Etiket Oyunu ve bir gazeteciye açılan dava | Remzi ÖZDEMİR,,Cuma günü elime ilginç bir mahkeme tebligatı geçti. Gönderen, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi. Davacı ise Türkiye’de faaliyet gösteren MediaMarkt Turkey Ticaret Limited Şirketi. Yani herkesin bildiği Alman teknoloji perakendecisi markanın Türkiye’deki şirketi.,,Davanın nedeni ise birkaç ay önce yaptığım bir haber.,,Kasım ayında, İstanbul Marmara Forum’daki MediaMarkt mağazasında dikkat çekici bir durumla karşılaştım. Bir okuyucum, mağazada sergilenen bir monitörün önünde 50.499 TL’lik kırmızı indirim etiketi bulunduğunu, ancak ürünü satın almak istediğinde mağaza görevlilerinin “satamayız” dediğini aktardı. Oysa ürünün normal fiyatı yaklaşık 90 bin lira civarındaydı.,,Okuyucumun iddiasını yerinde görmek için mağazaya gittim. Apple standında söz konusu monitörün önünde gerçekten de 50.499 TL’lik kırmızı etiket duruyordu.

2 views
Skip to first unread message

İsmail Yalçın

unread,
Mar 8, 2026, 11:13:08 PM (2 days ago) Mar 8
to tekn...@googlegroups.com, anadolu...@googlegroups.com
Etiket Oyunu ve bir gazeteciye açılan dava | Remzi ÖZDEMİR

Cuma günü elime ilginç bir mahkeme tebligatı geçti. Gönderen, İstanbul
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi. Davacı ise Türkiye’de faaliyet
gösteren MediaMarkt Turkey Ticaret Limited Şirketi. Yani herkesin
bildiği Alman teknoloji perakendecisi markanın Türkiye’deki şirketi.

Davanın nedeni ise birkaç ay önce yaptığım bir haber.

Kasım ayında, İstanbul Marmara Forum’daki MediaMarkt mağazasında dikkat
çekici bir durumla karşılaştım. Bir okuyucum, mağazada sergilenen bir
monitörün önünde 50.499 TL’lik kırmızı indirim etiketi bulunduğunu,
ancak ürünü satın almak istediğinde mağaza görevlilerinin “satamayız”
dediğini aktardı. Oysa ürünün normal fiyatı yaklaşık 90 bin lira
civarındaydı.

Okuyucumun iddiasını yerinde görmek için mağazaya gittim. Apple
standında söz konusu monitörün önünde gerçekten de 50.499 TL’lik kırmızı
etiket duruyordu. Üstelik etikete göre ürünü alanlara ayrıca yaklaşık
%10 değerinde puan verileceği yazıyordu.

Satış görevlisine sordum:
“Bu ürünün fiyatı bu mu?”

“Evet” yanıtını aldım.

“Peki ben alıyorum” dediğimde cevap değişti:
“Biz bunu satamayız.”

O noktada doğal olarak şu soruyu sordum: Eğer satılmayacaksa bu fiyat
etiketi neden orada? Aldığım yanıt ise net bir açıklama içermiyordu.
Üstelik bu etiketin yalnızca o gün değil, Kasım ayındaki kampanya
döneminin önemli bir kısmında orada kaldığını öğrendim. Yani mağazaya
gelen çok sayıda tüketici aynı etiketi görmüş, ancak ürünü o fiyattan
satın alamamıştı.

Durumu fotoğraflarla belgeledim ve haber yaptım. Yazımda, Türkiye’de
Ticaret Bakanlığı’nın özellikle indirim kampanyaları ve yanıltıcı
etiketler konusunda ciddi denetimler yürüttüğünü hatırlatarak,
uluslararası bir markanın bu tür uygulamalarla anılmasının yanlış
olduğunu vurguladım.

Aradan yaklaşık dört ay geçti ve bana mahkeme tebligatı geldi.

MediaMarkt, haberimin erişime engellenmesini talep ediyor. Bununla da
kalmamış; bir bilirkişi raporu hazırlatılmış ve bu süreç için 18 bin
lira ödeme yapılmış. Şirket, söz konusu masrafı ve diğer mahkeme
giderlerini de benden talep ediyor.

İşin dikkat çekici tarafı şu: Davada haberin yanlış olduğu iddia
edilmiyor. Zaten ortada fotoğraflar var, etiket var, ürün var. Tartışma
“haberin markaya zarar verdiği” ve “haksız rekabete neden olduğu”
iddiası üzerine kurulmuş.

Burada bir noktayı özellikle belirtmek gerekir. Ben bir gazeteciyim. 35
yıldır gazetecilik yapıyorum. Herhangi bir perakende şirketiyle rekabet
eden bir satıcı değilim. Bir gazetecinin belgeye dayalı bir haberi nasıl
“haksız rekabet” oluşturur, doğrusu bu da ayrı bir tartışma konusu.

Mahkeme süreci elbette kendi yolunda ilerleyecek. Ancak ben MediaMarkt
Türkiye yönetimine çok basit bir soru sormak istiyorum:

Aynı etiket uygulaması Almanya’daki bir MediaMarkt mağazasında
yapılabilir mi?

Varsayalım ki böyle bir etiket yanlışlıkla kondu. Almanya’da bunun
sonucu ne olur?

Orada tüketici hukuku oldukça nettir: Eğer raf fiyatı ile satış fiyatı
arasında bir çelişki varsa, çoğu durumda tüketicinin gördüğü fiyat esas
alınır veya işletme ciddi yaptırımlarla karşılaşır. Yanıltıcı
fiyatlandırma Avrupa Birliği tüketici mevzuatında açık biçimde
düzenlenmiş bir konudur.

Dolayısıyla asıl tartışılması gereken mesele şu: Aynı marka kendi
ülkesinde uygulayamayacağı bir yöntemi başka bir ülkede uygulayabilir mi?

Gazetecileri dava etmek elbette her şirketin hukuki hakkıdır. Ancak bir
markanın itibarı mahkeme kararlarıyla değil, tüketiciye karşı şeffaf ve
dürüst davranmasıyla korunur.

Kaldı ki bu konu yalnızca benim meselem değil. Eğer ortada tüketiciyi
yanıltan bir uygulama varsa, bu aynı zamanda Ticaret Bakanlığı’nın da
incelemesi gereken bir konudur.

Fotoğraflar ortada. Etiket ortada.

Bu nedenle sorular da ortada duruyor.

MediaMarkt Türkiye önce bu etiketi açıklamak zorunda.
Daha da önemlisi şu soruya yanıt vermek zorunda:

Almanya’da yapamayacağınız bir uygulamayı Türkiye’de yapabilir misiniz?

Ben bu konunun peşini bırakmayacağım. Çünkü mesele bir gazeteciye açılan
dava değil; mesele tüketicinin gördüğü fiyatın gerçek olup olmadığıdır.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages