Eski zamanların toplumları, yaşam alanlarının etrafına sınır çizer, bu sınırın ardında canavarların yaşadığına ve kendilerine zarar vereceklerine inanırlarmış. Sınır çizgilerinin içinde huzur ve güven içinde yaşadıklarını sanırlarmış.
Bilir misiniz ? Dünya gezegeninde yaşanılan hiçbir savaş, hedef ülkedeki işbirlikçiler olmaksızın kazanılamamıştır. Eski zaman toplumları da, modern çağ toplumları da işbirlikçiler sayesinde dağıtılmış, yıkılmışlardır. Açıkçası insan ırkı, sınırların dışındaki sanal canavarların korkusuyla, içindeki gerçek canavarı unutmuştur.
1.nci ve 2.nci paylaşım savaşlarında, Kore, Vietnam… savaşlarında içerideki hainler aracılığıyla ülkeler bölünmüş, katliamlar, işkenceler, cinayetler işlenmiştir.
Günümüzde, O. Doğu ve K. Afrika ülkelerinde yaşanan bölücü hareketlerin ya da Batı kaynaklı saldırıların da “içerideki canavarlar” ın desteği olmadan başarıya ulaşmasının imkansız olduğu bir gerçektir. Önce Irak, ardından Afganistan, Pakistan, Mısır, Yemen ve nihayet Libya. Oysa, perde gerisindeki hedef “ TÜRKİYE ”
11 Eylül ikiz kuleler yalanından çok önce Irak’ta yaşanan ve adına “Halepçe katliamı” denilen olay gerçekte, abd’ nin hava kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmiş, Saddam Hüseyin’ e karşı sağlam bir Kürt muhalefetini oluşturmak açısından oldukça işe yaramıştır. Ardından gelen 11 Eylül olayı, abd yönetiminin ( bir avuç zengin elitin Irak petrollerine olan açlığı uğruna ) binlerce abd vatandaşının canı pahasına planlayıp,
uyguladığı bir başka katliam olarak “medeni Batı” tarihine geçmiştir.
Görülen o ki olanlar, yukarıda saydığımız ülkelerin halklarına olmuş, kazanan ise, bu ülkelerin “kaymak tabakası, iş adamı, zengin eliti…” diye adlandırılıp, sınıflandırılan içerideki canavarları…” olmuştur. Napolyon Fransa’sının İngiltere ile yaptığı savaş sırasında her iki tarafa da silah satan, İngiliz’ lere parasal yardım yaparak kendi ülkesi Fransa’ya karşı zafer kazanmasına yol açan Yahudi Rockefeller ailesinin bilmem kaç göbek sonrası torunları bu gün, dünyanın baş belası olan abd’ nin ekonomi – politiği üzerinde olmazsa olmaz söz sahibidirler.
Bugün ülkemizde yaşananların gerçek sorumluları, kendilerini gizlemeye gerek duymamaktadırlar. Sistem (!) adını verdikleri “şey” öylesine yürümektedir ki, ihanetleri bile sorgulanamamaktadır. Bu sistemin adına “Globalizm” diyen çanak yalayıcı sözde elitlerin göremedikleri ise, “halkın gücü” dür.
Halkımız, on yıllardan beridir yattığı ölüm uykusundan uyanmış, bir zamanlar oyunlara getirilip, düşman bellediği kardeşleri ile birliktelik oluşturmuş, gerçek düşmanın kimler olduğunu çözmüş, kendi kurduğu Cumhuriyet’i savunmak için saf tutmuştur. TÜSİAD’ ın Yahudileri, BOP’ un eş başkanları ya da Çankaya’ nın Gül’ leri, ya da Öz Silivri Turizm…
Cumhuriyet için Güçbirliği yapmış Türk Milleti’nin karşısında, Afgan halkının karşısındaki İngiliz askerlerinin durduğu kadar durabilecekler mi, sanmam.
Necmettin Tanju SÜAR,
10 Nisan 2011 Pazar