Mülevves “Zaman”lar?!
12 Haziran 2011 seçimleri bağlamında “siyasi partilerin liderler” tarafından “seçilmiş milletvekili” aday listeleri açıklandı.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17524304.asp?gid=386
Öncelikle…
Bu anlamda Eflatun’dan “Devlet” tarifi:
“Devletin gerçek vazifesi; ‘sosyal kuvvetler’i uzlaştırarak, politikayı cemiyetin ilerleyişine çevirmektir. Devrimler birtakım basit sebeplerle meydana gelmiş görünürse de, bunlar birikmiş birçok kötülüklerin sonucudur. En sonunda demokrasi gelir. Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa ‘Demokrasi’ otoriteye geçebilir.”
http://tr.wikipedia.org/wiki/Eflatun
…………………………..
mülevves Ar. mulevve²
sf. esk. 1. Kirli, pis. 2. Karışık, düzensiz.
Güncel Türkçe Sözlük
………………………..
Nitekim…
2011 baharında olan da bu!
AKP & Gülen iktidarında, “Neo BİP” operasyonu kapsamında, MI6 & MİT üzerinden “istihbari darbe” yapıldı!
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17524312.asp?gid=386
Bu anlamda, siyasi partilerin “Milletvekili aday listeleri”ne, MI6 & MİT’in “lider kadro” üzerinden seçtiği, belirlediği “Turkuaz denekler” gözü ile bakmak da mümkün!
Hal böyleyken…
Eflatun’un tarifi ile “Demokrasi” nerede?!
Yüksek demokrasi bu mu?!
İstihbarat servisleri, “günah dosyaları” üzerinden “milletvekili aday listeleri”ni belirleyecek, liderler “tek seçici” olacak!
Sonra da yeni anayasayı onaylayacak!
O seçilmiş listeleri vatandaş oylayınca bunun adı demokrasi mi olacak?!
Sözün özü:
Eflatun’un altını çizdiği gibi “Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir”!
Ama sadece zannedilir.
Hülasa, “Lider demokrasisi” olmaz!
Olsa olsa o sistemin adı “oligarşi”dir.
“Darbe” sadece “Ordu” üzerinden yapılmaz ve tek çeşit değildir.
En tehlikeli olanı, “istihbari darbe”dir.
Aynen şu anda, İngiliz İstihbaratı’nın Gül adına, Erdoğan’ı diktatörleştirerek MİT & Emniyet üzerinden yaptığı gibi!
Nokta!
…………………………….
“Milletvekili aday listeleri”ne geçmeden önce, Abdullah Gül hakkında iki laf etmeden geçmek olmaz.
Dünyanın yangın yerine döndüğü bir ortamda A. Gül, “karikatür figürü”ne döndü.
Kah Fehmi Koru ile aynı fotoğraf karesi içinden gülümsüyor, Aydın Doğan’ı tehdit ediyor, kah balıkçı ile çıplak ayak poz kesiyor, kah ilkokulunu ziyaret ediyor, kah karda motor sürüyor, kah Çalık ile türlü dümenler çeviriyor!
“Cin Ali” ve/veya “Ayşegül” isimli ilkokul kitapları gibi…
“Cin Abdullah, topu at”!
“Cin Abdullah, balıkçı ile!”
“Cin Abdullah, Kraliçe’nin zehir hafiyesi!”
“Cin Abdullah, Londra’da!”
“Cin Abdullah, ormanda!”
“Cin Abdullah’ın gizemli komşusu!”
http://www.netkitap.com/kitap-kucuk-aysegul-gizemli-bir-komsu-gilbert-delahaye-marsik-kitap-2.htm
Vb…
Bu bağlamda, Fehmi Koru’nun “Çankaya Şubesi” Abdullah Gül’e bir hatırlatma:
“Cumhurbaşkanı’nın görevi” devlet imkanları ile gezmek, istihbari darbe üzerinden “Başbakan”a komplo kurmak, devleti kaosa sürüklemek değildir.
“Cumhurbaşkanı’nın görevi”, “Başkomutan”ı olduğu “Ordu”ya “asimetrik saldırı düzenletmek” değildir.
“Cumhurbaşkanı’nın görevi”, “Cumhurbaşkanlığı yaptığı ülke”yi “bölmek, parçalamak, rejimini dönüştürmek” için operasyon yapan dış güçlere, mesela İngilizler’e uşaklık, “taşeronluk” yapmak hiç değildir.
“Cumhurbaşkanı’nın görevi”, devletin bütünlüğüne, rejime sahip çıkmak, devletin ahenk içinde çalışmasını sağlamaktır.
Bir ‘Cumhurbaşkanı’nın “görevini kötüye kullanmasının” devlet katında karşılığı tartışmasız “ölüm”dür ve/veya “Yüce Divan” değil “Divan-ı Harp”te yargılanmaktır, o da ömrü yeterse!
Sözün özü:
“Cin Abdullah” bu kafa ile devam ederse seriye yeni kitaplar eklenecek:
“Cin Abdullah hastanede!”
“Cin Abdullah hesap veriyor!”
“Cin Abdullah hapiste!”
“Cin Abdullah terk-i diyar!”
Nokta!
………………………
“Tasfiye”!
Siyasi parti “milletvekili aday listeleri”ne birkaç satırla göz atacak olursak…
Görünen hali ile 12 Haziran 2012 genel seçimleri bir “Tasfiye Seçimi” olacak!
Şöyle ki:
Neo BİP!
İngilizler, Almanlar’ı, Almanlar, İngilizler’i, ABD, Rusya’yı, Ruslar, ABD’yi, Çin, Rusya üzerinden ABD’yi, İran, İsrail’i, İsrail, İran’ı, Batı “Doğu”yu, Doğu “Batı”yı, “12 Haziran seçimleri” üzerinden “tasfiye” etmek istiyor!
(…)
“Yeni CHP”!
“Turkuaz CHP”!
İlk olarak, Kılıçdaroğlu & Tekin ikilisinin, “Milletvekili aday listesi” üzerinden “Laik CHP”yi tasfiye ettiği anlaşılıyor!
http://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=134650
Asker ile arasındaki bağları kopartmış, “Sinan Aygün” üzerinden “Ankara’daki beşli çete” ve/veya Abdullah Gül ile “Atatürk Türkiyesi’nin tasfiyesi operasyonu uzlaşmış bir vücud dili içinde!
Mustafa Balbay gibi neden içerde yattığını anlamamış, köşesinde yazdığı halde AKP’ye nitelikli tek laf etmeyen, “Ben buradayım, paşalar neden dışarıda” diye soran bir ismi aday göstererek, “laik taban”a şirin gözükmeye çalışılmış.
Ecevit’i hastanesinde öldürmeye kastettiği iddia edilen Haberal’ı, Zonguldak’tan aday göstererek AKP’ye nitelikli bir pas atılmış.
http://www.gazetea24.com/haber/bagis_tan_haberal_a_ecevit_li_gonderme.htm
Aydın Doğan’ın Hürriyet’inde, Koç kontenjanından Başyazarlık yapan Oktay Ekşi de ‘Yeni CHP’nin aday listesinde!
Sözün özü:
Yeni CHP’de milletvekili aday listesini CHP’nin yapmadığı anlaşılıyor!
Bu bir “Cumhuriyet”i tasfiye listesi!
(…)
AKP!
Gül & Erdoğan “tasfiye” kavgası!
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17524398.asp?gid=386
Erdoğan, aday listesi üzerinden, Londra arka planlı Gül’ün adamlarını tasfiye etmiş!
Tamamı ile kendine biat edenlerden bir liste oluşturmuş.
İstemediklerini de zor seçim bölgelerine yerleştirmiş.
Fetullah Gülen’in ‘Zaman’ından ‘asimetrik’ provokasyonlar yapan, Londra arka planlı Mümtazer Türköne’yi ve siyasal Kürtçü Arslan, Fırat vb isimleri liste dışı bırakarak, aynı zamanda seçilme şansı zayıf yerlerden türbanlı hanım adayları göstererek, TSK’ya “Çankaya Savaşları” bağlamında “İpleri germeyeceğim, uzlaşmaya hazırım” alt mesajını yollamış!
http://www.internethaber.com/iste-liste-disi-kaldigina-sevinen-vekil-340251h.htm
İbrahim Tatlıses operasyonu patladığı için liste dışı kalmış, bağımsız AKP’li!
Erdoğan, 12 Haziran seçimlerinde sandığa “Yeni Anayasa” üst başlığı ve “Gül’ü tasfiye” altbaşlığı ile gidiyor!
Sözün özü:
AKP, seçimler öncesinde “merkez sağ” resmi üzerinden “millici” bir kıyafete bürünmüş!
Listede MİT’in Hocası Mahir Kaynak’ın eksikliği hissediliyor!
Aday yapılmış olsa yüzde 5 katkısı olurdu!:))
(…)
MHP!
Bahçeli, “Devlet”i tasfiye etmiş!
Koray Aydın’a vefa borcu ödenmiş!
Bu seçim Bahçeli’nin son seçimi olduğu anlaşılıyor.
Sözün özü:
Bu kadro, bu rüzgar Bahçeli’yi götürür.
(…)
PKK!
KCK!
BDP!
Apo & Karayılan dengesi gözetilmiş!
Sözün özü:
Her iki ekip de, 12 Haziran sonrası bir diğerini tasfiye etmek istiyor!
Netice:
12 Haziran seçimleri bir tasfiye seçimi!
Demokrasinin tasfiyesi seçimi!
Atatürk Türkiyesi’nin tasfiyesi seçimi!
Turkuaz Türkiye seçimi!
Laik Türkiye’nin tasfiyesi seçimi!
Eksen kaydırma seçimleri…
CHP “laik”liği, AKP “Anayasa”yı, MHP “devlet”i, BDP “ulusal sınırları” tasfiye için seçimlere giriyor.
Milletvekili aday listelerinden de anlaşıldığı üzere, siyasi partilerin adı farklı olsa da, bazı adayları tenzih ederek söylüyorum, hepsi de “turkuaz”a boyanmış!
Hülasa, suyun özenle bulandırıldığı bir ortamda, 12 Haziran 2011 seçimleri sonrası asıl tasfiye edilmek istenen “Atatürk Türkiyesi”!
Tasfiye operasyonunun 1 numaralı ismi ise “Laik Cumhuriyet”e ve “Cumhuriyet değerleri”ne “şaşı bakan” Abdullah Gül!
Onun yanında ise Bahçeli, BDP, Kılıçdaroğlu peşpeşe sıralanıyor!
Bakalım Erdoğan oyunu bozabilecek mi?!
Hülasa, gördüklerinin yarısına duyduklarının hiçbirine! Sadece ter akıtmak yetmez, neyi neden yaptığını da bilmek şart!
Ezcümle, her daim uyanığız, nöbetteyiz!
……………………..
Seviye I: RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
Seviye II: RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
Seviye III: RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
Seviye IV: RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
Seviye V: RAP… RAP… RAP… RAP… RAP…
……………………….
“BİR DARBE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR!”
http://www.haberler.com/filmler/film.asp?filmi=2549
http://tr.wikipedia.org/wiki/Darbe_(film)
http://www.haberturk.com/yazarlar/619981-ne-kadar-cari-acik-o-kadar-varlik-balonu
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17523740.asp?yazarid=8&gid=61
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17523189.asp?top=1
http://www.stargundem.com/dunya/1166126-dunyada-askeri-harcamalar-listesi.html
http://www.hurriyet.com.tr/planet/17525952.asp?gid=382
http://www.superpoligon.com/haber/25658
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17520331.asp?gid=381
………………………….
Medya notu:
“At hırsızı!”
Usta gazeteci, sevgili dostumuz, ağabeyimiz İlker Sarıer’den ödünç aldığımız ve severek kullandığımız bir deyimdir bu.
Dün ekranda gördüğüm Mehmet Tezkan, sakal bırakmış!
Yakışsa ne ala, bu haliyle, tam anlamı ile “at hırsızları”na dönmüş!
AKP iktidarında “Yusuf Yusuf” yapan her fani, “sakal” bırakıp, Gülen Cemaati’ne “Sizdeniz” mesajı veriyor.
Daha doğru ifade ile verdiriliyor!
Sedat Ergin, Emre Alkin, Ruşen Çakır, İsmet Berkan vb’den sonra “yeni at hırsızlarımız” ve/veya “sahte demokrat, sahte laikler listesi”ne bildik bir isim daha eklenmiş oldu.
Tezkan!
Herkes ait olduğu yerde, hak ettiği şekilde yaşamalı!
Nokta!
………………………
Hangi “Camii” cemaati?!
TRT Haber’de aynı ekip yine yan yana; Ekrem Dumanlı, Ergun Babahan, Cengiz Çandar!
Onlar konuşuyor diye üstüne para ödüyorlar, ben düşündüklerimi yazmak, sizlerle paylaşmak için binbir borç üzerinden internet kafelere para ödeyip yazıyorum.
Bu “fikir” denilen şey nasıl bir şeyse…
Neyse…
Program biterken, Ekrem Dumanlı yine o bildik hikayeyi anlattı.
Camii cemaati, ulusalcılar için kötü yola düşmüş kadın muamelesi yapıyormuş.
Dün seni ulusalcılar ile gördü demek, fena bir şeymiş.
Doğu Perinçek ulusalcı, İşçi Partisi’nin lideri, aynı zamanda gazeteci ve Abdullah Öcalan ile yan yana çekilmiş fotoğrafları var, onun üzerinden sahte kahkahalar ile “ulusalcılar böyle işte” demeye getiriyor.
Anlaşılan o ki, İşçi Partisi, Doğu Perinçek, Öcalan resmi olmasa, “Ulusalcılar”a söyleyecek laf bulamayacaklar!
Buradan Dumanlı’ya kibar kibar seslenmek istiyorum.
Çünkü, bazı nitelikli okurlarım, “Artık senin mevsimin geldi, uzatmak olmaz, işe başlayacaksın, kelimelerini daha bir özenle seç” diye not yolladığı için “okura saygı”mızdan, birkaç kibar laf edelim ama hak edene de hak ettiğini söylemekten geri kalmayalım:
Bre geri zekalı!
Bre angut!
Bre aptal!
Fetullah Gülen’e soruyorum; “Bu beyinsizi ne diye besliyorsunuz?”
Kaç defa yazdım, ihanet etmek dahi zeka ister!
Hayatta en nefret ettiğim şey zekamla alay edilmesidir.
Bu noktadan soru cevapla hakikati aramaya devam edelim:
Doğu Perinçek nerede?!
Hapiste, tutuklu!
Abdullah Öcalan nerede?
Hapiste, hükümlü!
Peki Öcalan ile İmralı’da pazarlık eden kim?
Perinçek mi yoksa AKP mi?!
Gül mü, Gülen mi, Erdoğan mı?!
Kim ulan o ahlaksız pazarlığı yapan “şerefsiz” söylesene!
Hatta dudaklarını büzerek, Cumhurbaşkanın Abdullah Gül’e “Efeenddim kim görüşüyor” diye sorsana!
Kalemi doğru tutmasını bilmezsen böyle makatına kaçar ucu!
Bu arada, İşçi Partisi de diğer partiler gibi bir parti!
BOP’a karşı!
“Ulusalcılar, İşçi Partilidir” diye söyleyen kim?
Böyle iddiası olan sizden başka kim var?!
Perinçek ile ne dünya görüşümüz uyuşur ne de geçmişimiz!
Ama BOP’a muhalif olmak, hepimizi aynı çatı altında bir şemsiye gibi toplar!
‘Fetullah’çılar da BOP’a muhalif olsalardı, vatanı bölmek isteyenler ile işbirliği yapmamış olsalardı, kula kulluk etmemiş olsalardı, onlarla da aynı çatı altına girerdi, hep birlikte vatanı bölüp parçalamak isteyenlere karşı mücadele ederdik, ne var bunda?!
Hocaefendiniz Fetullah Gülen dahi ABD’den nedamet getirmiyor mu, “Ben değil, onlar yapıyor, cemaat içinde cunta var” diye…
Sözün özü:
Ekrem Dumanlı, insanlar birbirine muhalif olabilir.
Önemli olan rakip de olsa, düşman da olsa, karşı taraftakilerin de saygısını kazanmaktır.
İyi olmak kolaydır, adil olmak zordur.
Müslüman olmak, kötülüklere, hırsızlıklara, ihanetlere uydurulacak bir kılıf değildir.
Kaldı ki, Perinçek & Apo fotoğrafı üzerinden ulusalcı & millici cenahı karalamaya çalışmak, kara propagandanın, psikolojik harekatın en basit örneğidir!
İletişim fakültelerinde “örnek vaka” olarak okutulabilir.
Ey Dumanlı, “Sor bakalım cami cemaatine, kul hakkı yiyen şerefsizlerin, veled-i zinaların Allah katında yeri var mıdır?!”
Elcevap: ?!
……………………………
Ve…
Son olarak…
Eflatun’dan son bir söz:
“Halk övülmeyi sever. Onun için güzel sözlü demagoglar, kötü de olsa başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. Hülasa, bütün sorumlulukların altında, beşer tabiatı gizlidir.”
Aynen şu anda olduğu gibi!
Hepsi ve daha ötesi şimdilik kaydıyla budur!
Nokta!
Sevgiler
12 Nisan 2011
Hayrullah Mahmud Özgür