“ZIR CAHİL, PERAKENDECİ”
Recep’ in “Ucube” olarak nitelendirip, “Yıkıla” buyurduğu İnsanlık Anıtı’ nı, ( hangi arızalı beyinden çıktığı bilinmeyen ) sıkı bir çözüm ( ! ) bulunarak, kepçeler marifetiyle yerinden sökme çalışmaları başlatıldı. Parçalar halinde sökecekler…miş. Ülkemizin, Atatürk’ ten kalan tüm oluşumlarını söktükleri gibi. Recep’ in TÜSİAD’ çı patronlarından edindiği “perakendeci” bir anlayış.
“Millet’e haykırış” anlamına da gelen “seçim propagandası” nı izlediniz mi ? İleride, genç arkadaşlara örnek teşkil etmesi için ben, kaydettim. “1995 yılından bu yana ülkemin başına gelenler…” konulu bir arşivim var da…
Recep, seçim propagandası yaparken de ticari anlayışından vazgeçmiyor. Yine perakende mal satıyor. Ele aldığı konuların neredeyse hepsinin üstü örtülü. Bir çoğu yalan, dolanla bezenmiş. Mahmutpaşa’da satılan, defolu ama üzerinde L.C. Waikiki damgası taşıyan mallar kadar asılsız. Bir de “Anayasa” vurgusu var ki, üzerinde durulması gereken asıl önemli konu bu. Ancak, Recep’in perakendeciliği burada öne çıkıyor. Dünyanın tüm ciddi politikacılarının tersine Recep, seçim öncesinde Anayasa değişikliği vaadinde bulunuyor ama, bu değişikliklerin neleri içerdiğinden söz etmiyor. Aksine “adamı gıcık edercesine” SÜRPRİİİİİZZZZZ yapıyor. Açıklasa ne olur? Şu olur. Türk milleti, ülkesinin bölünmesini öngören bir parti programına destek vermez. AKP saf dışı kalınca da abd, Recep ve yandaşlarının elini bir anda bırakıverir. Mısır’da Mübarek’in başına gelenler, bu kez Recep’ in başına gelir ( Allah göstersin. Amin.) Kıblesi abd olan politikacıların, sözde aydınların, işbirlikçi iş adamlarının, sarı sendikacıların… ortak kabusu bu. Varlığını abd’ ye borçlu olanlar, son kullanma tarihleri geçince “fırtınada, yağmurda dışarıda unutulmuş malak gibi” çaresiz, çırılçıplak kala kalıyorlar. Recep… mi ? Tıpkı ANAP’ ın eşsiz lideri ( bir “eş” daha bulunamayınca ANAP, sizlere ömür…) Tonton gibi, Recep’ te çaresizlik içinde sonunun gelmesini bekliyor. Tonton’un ANAP’ ını anımsayın. Hani ANAP ( Tonton’un deyişiyle ) bir mozaik’ ti ! AKP’ nin ne farkı var sizce ? Siyasette mozaikler, yıkılmaya en müsait yapılardır. Tıpkı, parça parça sökülmesi öngörülen İNSANLIK ANITI gibi. Bu anıtın parçalanmasına göz yumup, tek bir söz bile söylemeye yanaşmayan Türk Aydını… gibi. 12 Haziran seçimine şu kadarcık süre kalmışken hala tazı yarıştırmakta direnen, isabetli bir tek atış bile yapamayan duygusal solcular gibi.
Dün İzmir’ de Cumhuriyet Güçbirliği adayları kamuoyuna tanıtıldı. On binlerin katıldığı bir şölen vardı İzmir’ de. Silivri’ de tutsak alınanların yoldaşları, aileleri, silah arkadaşları, öğrencileri… vardı orada. Hepsi, hep bir ağızdan, “GELİYORUZ…” dediler. Gurur duyduk, gözlerimiz yaşardı. Recep gibi perakendeci değildiler. Açık açık savundular fikirlerini, programlarını. Açık açık savundular VATANI. On binlerin, on binlerce Silivri’ ye tıkılması pahasına.
Bu günlerde adından “saygı dolu ifadelerle” sık sık söz edilen bebek katilini paketleyip getiren, sorgulayan ve sırf bu yüzden Silivri’ de tutsak edilen komutan Hasan Atilla Uğur, vatanın bölünmezliği, tam bağımsızlığı, Atatürk ilke ve devrimleri… uğruna ömrünün neredeyse yarısını zindanlarda geçirmiş İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Recep’in sıkça diş bileyip te bir türlü ısırmaya cesaret edemediği değerli komutan Çetin Doğan... ve isimlerini yazmaya kalksam sayfalara sığmayacak nice değerli vatansever. Kendileri yoktu ama, hepimiz o’nların seslendiklerini duyduk. Sadece vatanseverlere özgü olan bir ses tonuyla şöyle dediler..,
“ Geliyoruz. Haramilerin saltanatını yıkmaya geliyoruz.”
Evet, geliyorlar. Hem de Recep’in perakendeci zihniyetine meydan okuyarak “TOPTAN GELİYORLAR”
Necmettin Tanju SÜAR.
18 Nisan 2011 Pazartesi