ena keimeno gia ta anathetika rimata. ta toyrkika grammata den
anagnwrizei giauto tha einai kourastiko to diavasma.
T RKÝYE T RKÇESÝNDE ETTÝRGENLÝK
Caner KERÝMOÐLU
ZET
Ettirgenlik gramerlerimizde genellikle morfoloji
esas alýnarak incelenmektedir. Oysa bazý fiillerin ettirgen
biçimleri morfolojik araçlarla yapýlamamaktadýr. Bazý
fiillerse anlamlarýna göre farklý ettirgen biçimlere sahiptir.
Dolayýsýyla bu kategorinin yalnýzca morfolojik bir kategori
olduðu tartýþmalýdýr. Türkçede morfoloji dýþýndaki
ettirgenlik olanaklarý da incelenmelidir. Bu çalýþmada
ettirgenliðin leksikolojik ve sentaktik öðelerle de
karþýlanabileceði üzerinde durulmaktadýr.
Anahtar Kelimeler: Türkçede ettirgenlik,
sözlüksel ettirgenlik, sentaktik ettirgenlik.
THE CAUSATIVENESS IN TURKEY TURKISH
ABSTRACT
The category of causativeness is generally
studied as a morphological category in Turkey grammar
writing. However, the causative forms of some verbs
cannot be expressed by morphological elements. In
addition to this, some verbs have different causative
forms according to their meanings. For these reasons, it
is controversial that this categ oriy is only a
morphological category. Other causativeness expressions
in Turkish also should be studied. In this article, it is
emphasized that the causativeness can be also expressed
by lexicological and syntactic elements.
Key Words: Causativeness, lexicological
causativeness, syntactic causativeness.
Yrd.Doç.Dr., Dokuz Eylül niversitesi, Buca Eðitim Fakültesi,
Türkçe
Eðitimi Anabilim Dalý,
canerke...@yahoo.com
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
Türkiye Türkçesinde
Ettirgenlik
1735
Giriþ
Fiillerle ilgili bir kategori olarak gramerlerde genellikle çatý
kavramý içerisinde deðerlendirilen ettirgenlik, Gramer Terimleri
Sözlüðü nde “Fiilin, belirtilen oluþ ve kýlýþýn baþka bir
nesneye
aktarýldý ýný gösteren, geçiþsiz fiilleri geçiþli fiile
dönüþtüren, geçiþli
fiillerden asýl hareketin baþkalarýna yaptýrýldý ýný gösteren çift
geçiþli
fiiller kuran -Ar-, -(I)r- / -(U)r-, -DIr- / -DUr-, -
(I)t- / -(U)t-
eklerinden biriyle veya ikisinin üst üste getirilmesiyle
oluþturulan fiil
çatýsý” Geklinde tanýmlanmýGtýr (Korkmaz 2007 : 89-90). Gncelediðimiz
diðer terim sözlüklerinde de benzer tanýmlar yapýlmýGtýr (Vardar
2002
: 96; Topaloðlu 1989 : 69-70; Hatipoðlu 1972 : 41).
Bugüne kadar Türkiye Türkçesinde ettirgenlikle ilgili olarak
pek çok çalýGma yapýlmasýna raðmen hâlâ cevap bekleyen
sorular
bulunmaktadýr. Bu çalýGmada ilk olarak ettirgenliðin Türkiye
Türkçesiyle ilgili yayýnlardaki iGleniGi ele alýnacaktýr.
Ardýndan
ettirgenlikle ilgili birkaç soru çerçevesinde bu kategorinin
tanýmý ve
ifade Gekilleri tartýGýlacaktýr
Türkiye Türkçesiyle ilgili yayýnlarda ettirgenliðin iþleniþi
Ettirgenliðin Türkiye Türkçesiyle ilgili eserlerde ele
alýnýGýnda dikkat çeken ilk nokta, konunun “özne -yüklem”
iliGkisi
bakýmýndan “çatý” kavramý içerisinde deðerlendirilmesidir. Bu
kategorinin “iGi baGkasýna yaptýrmak” gibi bir iGlev için
kullanýldýðý
sýklýkla ifade edilir. Ettirgenliðin öne çýkarýlan ikinci iGlevi,
“geçiGsiz
fiilleri geçiGli yapmak”týr. Bu ikinci iGlev , farklý görüGlerin
doðmasýna
neden olmuGtur. Ettirgenlik-oldurganlýk ayrýmý bu iGlevin
farklý
yorumlanmasýna dayanmaktadýr. GeçiGsiz fiillerin geçiGli yapýlmasýyla
ortaya çýkan fiillerin “oldurgan” fiiller olduðu ve bu
fiillerin ettirgen
fiillerden farklý incelenmesi gerektiði görüGü, Türkiye
dilciliðinde
tartýGmalara yol açar (Yücel 1999 : 179-180). O. Adalý (2004 : 57),
T.
Banguoðlu (1998 : 417-419), K. Bilgegil (1984 : 279), F.
Bozkurt
(2004 : 203-204), N. Demir - E. Yýlmaz (2003 : 178-179), T.
Demir
(2006 : 3640-371), H. Ediskun (1999 : 221-222), T. N. Gencan (2001
: 53-96), S. GüneG (2003 : 213-214), M. Hengirmen (2005 : 205-207)
ve T. Kahraman (2005 : 106) oldurganlýk ve ettirgenliði
birbirinden
ayýrarak incelemiGlerdir. Ettirgen fiillerde iGi yapan baGka bir
öðenin,
aracýnýn bulunduðu; oysa oldurgan fiillerde böyle bir aracýnýn
bulunmadýðý, öznenin doðrudan fiili gerçekleGtirdiði görüGü bu
ayrýmýn nedeni olarak ifade edilmektedir.
Oldurganlýðýn ettirgenlikten farklý bir kategori olmadýðýný
düGünen ve eserlerinde yalnýzca ettirgenliðe yer veren
dilciler de
vardýr (Atabay vd. 2003 : 194; Eker 2003 : 288-292; Koç 1996 : 336-
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
1736 Caner
KERGMOÐLU
337; Korkmaz 2003: 555-556). M. Ergin se “fiilden fiil yapan
ekler”
bölümünde, ettirgen ve oldurganlýk baGlýklarýný kullanmadan,
eklerin
iGlevleri üzerinde durarak konuyu ele alýr (Ergin 1993 : 199-203).
ÇalýGmalarýn hemen hepsinde ettirgenlik bildiren ifade aracý
olarak yalnýzca eklerden söz edilmiGtir. zerinde durulan ekler; -Ar,
-
DIr-, -r-, -t- „dir. Az kullanýldýðý belirtilen -zir-, -DAr-,
deðerlendirilen
diðer eklerdir. Bu eklerin üst üste kullanýmlarý, bir fiilin iki
farklý çatý
özelliði göstermesi ve çatý kavramýnýn öðretimi konusu da
dilcilerin
dikkatini çekmiG, incelemelere konu olmuGtur (König 1983; Gülsevin
1999; Börekçi : 2004; Yýlmaz 2007).
Ettirgenliðin ekler dýGýndaki ifade olanaklarýný ele alan ya da
bu olanaklarýn da incelenmesi gerektiðini ifade eden .
Demircan
(2003 : 17-34), S. Eker (2003 : 288) ve N. E. Uzun
(2004 : 208),
konuyu dilbilimsel verilerle yeniden yorumlamýGlardýr.
Ettirgenliðin, iGlev ve ifade olanaklarý bakýmýndan
yayýnlardaki görünüGünü bu Gekilde kýsaca özetledikten sonra
özellikle ettirgenlik-oldurganlýk tartýGmalarýnda dikkat çeken bir
nokta
üzerinde durmak istiyoruz.
Bilindiði üzere bir dil öðesinin iGlevi belirlenirken yapýlmasý
gereken ilk iG, o öðenin bir dizi içindeki varlýðý ve
yokluðunu
karGýlaGtýrmaktýr. Bunun için de eski ve yeni diziler
arasýndaki tek
farklý öðe, iGlevi deðerlendirilmek istenen öðe olmalýdýr.
GGlevselcilik
olarak da adlandýrýlan Prag Dilbilim Okulu nun (R. Jakobson
öncülüðünde) özellikle sesbirimleri belirlemek için kullandýðý,
dil
incelemelerinde de çok sýk baGvurulan ve ikili karGýtlar
(binary
pairs/binary oppositions) adýyla bilinen bir kavram
çerçevesinde
ele alýnan bu yöntem, gramerlerimizde özellikle ettirgenlik-
oldurganlýk tartýGmalarýnda yanlýG uygulanmýGtýr:
1. a. Ali süt içti. b. Ali (Ahmet e) süt içirdi. c.
(Ahmet)
Ali ye süt içirdi.
2. a. AyGe uyumuG. b. AyGe (Fatma yý) uyutmuG. c. (Fatma)
AyGe yi uyutmuG.
Her iki dizide 1.a. ve 2.a. daki cümlelerin ettirgen
Gekilleri
1.b. ve 2.b. deki cümlelerdir. Eserlerde özellikle oldurganlýk
ile ilgili
örnek verirken 1.c. ve 2.c deki biçimlere göre deðerlendirme
yapýldýðý
görülmektedir. Ayrýca ettirgen fiilli cümlelerde fiilin eksiz
Gekli (iç-)
düGünülüp “iGin baGkasýna yaptýrýldýðý” ifade edilirken
oldurgan fiilli
cümlelerde fiilin ekli biçimi (uyut-) göz önünde
bulundurularak “GG
bizzat özne tarafýndan yapýlmaktadýr.” ifadesi kullanýlmaktadýr.
KarGýlaGtýrma yaparken her iki öðeyi de eGit deðerlendirmek
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
Türkiye Türkçesinde
Ettirgenlik
1737
gerekmektedir. 1.a da içme iGini yapan Ali yken, 1.b de içme
iGini
Ahmet yapmaktadýr. 2.a da uyuyan AyGe yken, 2.b de uyuyan
Fatma dýr. Fiil köklerinin (iç -, uyu-) bildirdiði iGin öznesi, iki
cümlede
de deðiGmiGtir. Her iki fiilde ekin iGlevinin belirlenmesi için
“içir -” ve
“uyut-” biçimlerinin karGýlaGtýrýlmasý gerekmektedir. 1. dizide,
fiil
kökünü (iç-) düGünerek iGe bir aracýnýn dahil edildiðini
savunurken 2.
dizide fiil gövdesini (uyut-) dikkate alarak bir aracýnýn
bulunmadýðýný
ifade etmek, iGlevin belirlenmesinde yanlýG sonuçlarýn ortaya
çýkmasýna neden olmuGtur. Yayýnlarda karGýmýza çýkan
ettirgenlik-
oldurganlýk tartýGmasýnda bu yöntem yanlýGlýðýnýn da payý büyüktür.
ÇalýGmanýn bundan sonraki bölümünde ettirgenlik
kategorisiyle ilgili sorular tartýGýlacak, bu sorulara iGlev
esas alýnarak
cevap verilmeye çalýGýlacaktýr.
Ettirgenlik, dilde hangi iþlevin adýdýr?
Bu sorunun cevabý için ettirgenlik bildirdiði söylenegelen bir
ek yardýmýyla Gu örnekleri inceleyelim:
3.a. Ali öldü. 3.b. AyGe kitabý aldý.
4.a. Ali Veli yi öldürdü. 4.b. AyGe kitabý Ahmet
e
aldýrdý.
Biri geçiGli (al-) diðeri geçiGsiz (öl-) olan iki fiile de
ayný ek
getirilmiGtir. Fiiller geçiGlilik bakýmýndan farklý olsa da ek
in her iki
cümleye katkýsý fiil kökünün bildirdiði yapma -olmayý baGka
bir
özneye aktarmaktýr. Her iki cümlede de özneler deðiGmemiGtir
ancak
fiil kökünde (öl-, al-) bildirilen yapma (Ahmet) ve olma (Veli)
baGka
tümleyicilere aktarýlmýGtýr. Gramerlerde oldurganlýðý
ettirgenlikten
ayýrmak için ifade edilen “Ettirgen fiilde iG baGkasýna
yaptýrýlýr,
oldurgan fiilde iGi yapan yine öznedir.” düGüncesinin
doðruluðu
tartýGmalýdýr. Çünkü oldurgan denen fiilde de bir “aracý”
vardýr.
“Veli yi öldüren” Ali dir. GGi yapan yani özne Ali dir. Ancak
ettirgenlik ekinin iGlevini görebilmek için fiilin ekli (öl-dür-) ve
eksiz
(öl-) Gekillerini karGýlaGtýrmak gerekmektedir. 3.a. da Ali, fiil
kökünün
bildirdiði oluGtaki kiGidir. 4.a. da fiilin ek almasýyla
“ölmek” fiili
baGkasýna (Veli) aktarýlmýGtýr. Ayný durum, geçiGli fiilde
de
karGýmýza çýkmaktadýr. 3.b. de “alma” iGini yapan AyGe yken
4.b. de
bu iG, Ahmet e yaptýrýlmýGtýr.
GeçiGli fiillerle geçiGsiz fiillerin ettirgenlik kategorisi
içerisinde birbirlerinden ayrýlmalarýný gerektiren önemli bir
iGlev
farkýnýn olmadýðý görülmektedir. Ancak bu iki fiil türünün iG ve
oluGu
baGkasýna aktarma (yaptýrma -oldurma) sürecinde aracýlarýn
cümleye
dahil ediliGi farklýlýk göstermektedir. GeçiGsiz fiillerin aracýsý,
“nesne”
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
1738 Caner
KERGMOÐLU
olurken geçiGli fiillerin aracýsý, +(y)A ekli bir tümleyici
olmaktadýr.
Bu durum, geçiGli fiillerin iki nesne (*Ali kitabý Ahmet i
aldýrdý.)
alamamasýyla açýklanabilir.
Ettirgenlik, bir anlamda yapma ve olmalara “neden, aracý”
dahil eden bir kategori olarak karGýmýza çýkmaktadýr. Çatýyý
“özne-
yüklem” iliGkisi olarak deðerlendirirsek bu kategorinin öznenin
önceki fiille iliGkisini deðiGtiren bir iGlev için
kullanýldýðý, cümleye
yeni bir öðeyi dahil etmesi bakýmýndan çatý içerisinde incelenen
diðer
kategorilerden (edilgen, iGteG vb) ayrýldýðý görülmektedir.
Ettirgenlik, yalnýzca morfolojik bir kategori midir?
Bu sorunun cevabý, gramerlerin çoðuna göre “evet”tir.
Ettirgenlik üzerinde durulurken ele alýnan ilk konulardan biri
eklerdir.
Peki gerçekten de ettirgenlik eklerle sýnýrlý mýdýr? Eklerle
bütün
fiillerin ettirgenliðini yapmak mümkün müdür?
Bu sorularýn cevaplarý ettirgenliðin yalnýzca morfolojik bir
kategori olup olmadýðýný bize gösterecek cevaplar olacaktýr. M.
Ergin
“Faktitif ekleri geçiþli, geçiþsiz bütün fiillere getirilir.”
demektedir
(Ergin 1993: 199). Ancak bazý fiillerin ettirgenliði farklý
özellikler
göstermektedir. Ettirgenliði eklerle yapýlamayan fiiller, O. N.
Tuna
tarafýndan ele alýnmýGtýr. Yazar , “ettirgen Gekillerle ayný
kökten
gelmeyen veya geldikleri anlaGýlmayan fiiller” baGlýðý altýnda
Gunlarý
sayar: “ ay- / uyar-, gel- / getir-, gir- / sok-, git-(1)/ gönder-,
gör-(1) /
göster-, götür- / (ile, birlikte) gönder-, görün-, gözük- /
(kendini)
göster-, kal-/ býrak -, koy-, alý koy -” (Tuna 1986 : 413).
Görüldüðü
üzere bazý fiiller eklerle ettirgen yapýlamamaktadýr. Bir fiilin
ettirgen
Gekli, baGka bir fiil olabilmektedir. Ayrýca ettirgenliðin
yalnýzca
morfolojik bir kategori olmadýðýný gösteren bir baGka durum
daha
vardýr. Yukarýdaki fiillerin ikisi, “anlamlarýna” göre farklý
ettirgen
Gekillere sahiptir. “ Git-” fiilinin “bir yerden baGka bir
yere geçmek,
hareket etmek” anlamýndayken ettirgen Gekli “gönder-“
olmaktadýr.
Ancak “(Bir Gey) yok olmak, gözden kaybolmak” anlamýndayken
ettirgen Gekli “gider-“ olmaktadýr. “Gör-” fiilinin “Gözler vasýtasý
ile
bir Geyi tesbit ve onun mekândaki durumuyla varlýðýný idrâk
etmek”
anlamýndayken ettirgenliði “göster-“dir. Ancak fiil, “iG
yapmak,
çalýGmak” anlamýndayken “gördür-” olarak ettirgen yapýlmaktadýr.
Anlamýn tek belirleyici olduðu elbette ifade edilemez. yle
olsaydý
diðer fiillerin farklý anlamlarý için farklý ekler kullanýlmasý
gerekirdi.
Ancak iki fiil dahi olsa anlama göre farklý ettirgen
Gekillerin ortaya
çýkmasý önemlidir.
Bu örnekler de göstermektedir ki ettirgenlikte anlam göz
ardý edilemeyecek kadar önemlidir. Ettirgenliði yalnýzca
morfolojik
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
Türkiye Türkçesinde
Ettirgenlik
1739
kategori olarak deðerlendirmek doðru deðildir. Yalnýzca
morfolojik
kategori olsaydý bir fiilin anlamýna göre iki farklý ettirgen
Gekli
olamazdý. Ayrýca ettirgenlik eki denen her ekte ettirgenlik iGlevi,
yani
iGi ve oluGu baGka bir özneye aktarma iGlevi yoktur; bunun
yerine
pekiGtirme iGlevi vardýr: Sal-dýr - (Ona kimin saldýrdý ýný
biliyorum),
koG-tur- (Ahmet kendi iþi için koþturdu bütün gün) vb.
Eklerin, Türkiye Türkçesindeki ettirgenliði açýklamakta
yetersiz kaldýðýný gösteren bir grup fiil daha vardýr. EG
zamanlý bir
bakýG açýsýyla açýklanamayacak olan Gu fiillerin ettirgenliði,
O. N.
Tuna tarafýndan “DeðiGmelikler” adý altýnda incelenir: kalk- /
kaldýr-,
kurtul - / kurtar- , aldan- / aldat-, ö ren- / ö ret- vb…
(Tuna 1986 :
413). Bu fiilleri eklerle ettirgen yapýlmýG fiiller olarak
deðerlendirmek
için art zamanlý bir açýklama gerekmektedir ki bu da bugünün
gramerini yazarken özellikle öðretim boyutunda, önemli sorunlara yol
açmaktadýr.
Gramerlerde üzerinde durulmayan bir diðer konu da birleGik
fiillerin ettirgenliðidir. zellikle hasta ol-, mahvol- vb.
fiillerin
ettirgen yapýlýp yapýlamayacaðý iGlenmemiGtir. Acaba bu
fiiller,
ettirgen Gekli olmayan fiiller midir? Eðer öyleyse neden
ettirgen
Gekilleri yoktur ve dilde bazý fiillerin ettirgenliðinin
yapýlamamasý
nasýl açýklanmalýdýr?
Gramerlerimizde ettirgenliðin morfoloji esas alýnarak
iGlenmesi, bazý konularýn kapsam dýGý kalmasýna neden
olmaktadýr.
Eklerin, söz konusu, hasta ol-, mahvol- fiillerinde
yetersiz kaldýðý
ortadadýr. Ettirgenliði morfolojik araçlar dýGýnda ifade etmek mümkün
olmalýdýr. Dil sonuç olarak iGlev temelli bir olgudur ve
iGlevi esas
alarak bazý açýklamalar yapmak mümkündür.
Ettirgenlik, baþka hangi yollarla ifade edilmektedir?
Ettirgenliðin yalnýzca morfolojik kategori olmadýðý,
leksikolojik hatta sentaktik öðelerle de karGýlanabildiði genel
dilbilim
çalýGmalarýnda sýklýkla ifade edilmektedir (Lyons 1983: 345;
Bolinger
vd. 1981: 98-99; Robins 1980: 209; Bussmann 1996: 68-69). B.
Comrie evrenselliklerle ilgili ünlü eserinde dünya dillerinde
ettirgenliðin farklý ifade Gekillerini ele alýr. Yazar, üç
tip ettirgenlik
olduðunu ifade eder:
1. Morfolojik (sentetik) ettirgenlik: öl- > öl-dür-
2. Leksikolojik ettirgenlik: to die “ölmek” > to kill
“öldürmek”
3. Sentaktik (analitik) ettirgenlik: to die > to cause to die
“ölüme neden olmak” (Comrie 205: 209-231)
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
1740 Caner
KERGMOÐLU
Ettirgenlik kategorisinin hangi iGlevi yerine getirdiðin i
belirledikten sonra, bu iGlevi dilde hangi birimlerin karGýladýðýný
tespit
ederek yapýlacak bir sýnýflandýrmada Türkçe için de farklý
ettirgenlik
biçimlerini bulmak mümkün olabilecektir .
Yukarýda da tartýGýldýðý üzere ettirgenlik, “fiilin
gerçekleGmesine aracýlýk eden, neden olan” bir baGka aktörün
cümleye dahil edilmesi üzerine kurulu bir kategoridir.
Ettirgen bir
fiille kurulmuG cümlelerde bir tür neden -sonuç iliGkisi
vardýr.
Türkçede bu iGlev için kullanýlan Gekilleri belirlemek
amacýyla,
Comrie nin yukarýdaki sýnýflamasýný da göz önünde bulundurarak
birkaç örnek üzerinde durmak istiyoruz.
Eklemeli bir dil olan Türkçede en sýk kullanýlan ettirgenlik
biçiminin morfolojik ettirgenlik olmasý doðaldýr. Comrie nin
sýnýflamasýnýn ilk iki Gýkkýyla ilgili olarak Türkçeden Gu
örnekler
verilebilir:
1. Morfolojik ettirgenlik : “Ahmet düþtü > Ahmet (kitabý)
düþürdü.”
2. Leksikolojik ettirgenlik : “Ahmet içeri girdi > Ahmet
(kardeGini) içeri soktu.” Ettirgen Gekli köke doðrudan
getirilen bir
ekle yapýlamayan, baGka bir sözlük öðesi yardýmýyla ettirgen
yapýlan
fiiller bu baGlýk altýnda deðerlendirilmektedir. O. N. Tuna
nýn
çalýGmasýnda iki baGlýk altýnda ele aldýðý Gu fiiller
leksikolojik
ettirgenliðe örnektir:
a. Ettirgen Gekillerle ayný kökten gelmeyen veya geldikleri
anlaGýlamayan fiiller :
ay- / uyar- , gel- / getir-, gir- / sok-, git- (1) / gönder-,
gör-
(1) / göster-, götür- / (ile, birlikte) gönder-, görün-, gözük- /
(kendini)
göster-, kal- / býrak-, koy-, alý koy-
b. DeðiGmelikler :
k > dýr : kalk- / kaldýr-;
n > k : yan- / yak-;
n > r : uyan- (2) / uyar-;
ul > ar : kurtul- / kurtar-;
n > t : aldan- / aldat-, arýn- / arýt-, avun- / avut-,
aydýnlan- /
aydýnlat-, çýplan- / çýplat-, depren- / depret-, diren- /
diret-, donan- /
donat-, ýlýn- / ýlýt-, ýsýn- (1) / ýsýt-, ýslan- / ýslat-, incin- /
incit-, kirlen- /
kirlet-, körlen- / körlet-, kuGan- / kuGat-, öðren- / öðret-, tüken- /
tüket-
, ufan- / ufat-, yýpran- / yýprat- ;
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
Türkiye Türkçesinde
Ettirgenlik
1741
G > t : ýlýG- / ýlýt-, körleG- / körlet-, pekiG- / pekit- (Tuna
1986
: 412-413).
b. deki fiillerin etimolojik olarak ayný kökten geldiði
söylenebilir. Ancak Türkiye Türkçesinde bu köklerin kullanýmý
olmadýðý için (örn. *öðre-, *alda- vb) söz konusu ettirgen
Gekilleri
morfolojik ettirgenlik içerisinde deðerlendirmek mümkün deðildir.
Yukarýda deðinilen, eklerle ettirgen yapýlamayan birleGik
fiiller de bu bölümde deðerlendirilmelidir. Çünkü “ hasta ol-,
mahvol-
vb” fiillerin baGka bir öðeyi cümleye dahil edebilmeleri için
yardýmcý
fiillerinin deðiGmesi, yani baGka bir sözlük öðesinin
kullanýlmasý
gerekmektedir:
5.a. Fatma mahvoldu 5.b. Ali aldandý.
6.a. Fatma (AyGe yi) mahvetti. 6.b. Ali (Ahmet i)
aldattý.
Leksikolojik ettirgenliðin en güzel örneklerinden biri olan
5.b. ve 6.b. deki cümleler 5.a. ve 6.a daki cümlelere
ettirgenlik
bakýmýndan çok benzemektedir. 6.a. ve 6.b. de de olaya katýlan
ikinci
kiGiler (Ahmet-AyGe) 5.a ve 5.b deki fiillerin farklý sözlük
öðeleriyle
ettirgen yapýlmasýyla cümleye dahil edilmiGlerdir. Her iki
fiilin
(mahvol-, aldan-) ettirgen karGýlýðý baGka bir sözlük öðesidir.
(mahvet-
, aldat- vb)
3. Sentaktik ettirgenlik: Morfolojik araçlarýn yeterli
olmadýðý durumlarda devreye leksikolojik araçlar girmektedir. Ancak
sentaktik ettirgenlik gramerciliðimizde hemen hemen hiç
iGlenmediði
için örnek verirken tereddütler yaGanmaktadýr. Son yýllarda
çatýyla
ilgili çalýGmalarda sentaktik ettirgenliðin bazý fiiller
yardýmýyla
kurulduðu ifade edilmektedir. Bu fiiller sa la- ve neden ol-
fiilleridir
(Demircan 2003 : 17-34; Uzun 2004 : 208). Buna göre fiilin
ettirgen
olmadan önce bildirdiði iG ve oluGu üzerine alacak bir öðeyi iGe
dahil
etmek için cümle isim-fiiller yardýmýyla isimleGtirildikten sonra
bu
fiillere baðlanýr:
Ali öldü. > Ali (Ahmet) in ölmesin(+ i / + e) sa
ladý /
neden oldu. Sentaktik ettirgenlikte durumun algýlanma
biçimine
göre farklý fiiller seçilebilmektedir. KonuGucu için olumlu
durumlarda
sa la-, olumsuz durumlarda neden ol-, sebep ol-, yol aç-
vb. fiiller
kullanýlýr. Ayný cümlenin morfolojik ettirgenliði “Ali
(Ahmet)i
öldürdü.” biçiminde olacaktýr. Her iki Gekilde de fiilin
ettirgen
olmadan önce bildirdiði oluGu (öl-) ikinci bir kiGi (Ahmet)
üzerine
almýGtýr.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
1742 Caner
KERGMOÐLU
Sentaksýn çatý kategorisindeki önemi dikkatle ele
alýnmalýdýr. Sadece ettirgenlik için deðil, diðer
kategorilerde de
sentaks bazý farklý imkânlar saðlamaktadýr. Gramerlerimizde
yalnýzca
biçime bakýlarak edilgen kabul edilen “Ahmet Ali tarafýndan
öldürüldü.” cümlesinde sentaktik bir öðeyle (Ali tarafýndan)
“iGi
yapan” cümleye dahil edilmektedir. Morfolojik olarak “edilgen”
yapýlmýG fiil, sentaktik bir yolla “faili belli” bir fiile
dönüGtürülmüGtür.
Bu tip cümlelerdeki fiillerin edilgenliði de tartýGýlmalý bir
hale
gelmektedir. “Nedeniyle, aracýlýðýyla” gibi öðeler yardýmýyla
bir tür
ettirgenlik iGlevi gören buna benzer yapýlar da göz önünde
bulundurulmalýdýr. Bu öðeler yukarýda üzerinde durulan “iG ve
oluGu
baGka kiGilere aktarma” iGlevi için kullanýlmaktadýr.
Sonuç
Gramer geleneðimizde yerleGmiG olan “morfolojik
ettirgenlik” anlayýGý açýklamakta güçlük çekilen zorluklar
yaratmaktadýr. Bu anlayýG, tek bir doðruyu esas alarak
ettirgenliði
deðerlendirmektedir. Buna göre Türkçe için, ekler dýGýnda
baGka bir
ettirgenlik ifadesi yoktur. Dünya dilciliðindeki dýG yapý-iç
yapý
tartýGmasýna girmeden yapýlacak iG, dilin iGlevsel bir olgu
olduðunu
unutmadan, her iki öðeyi de (iç yapý-dýG yapý) iGlevlere
göre
sýnýflandýrmaktýr. Aksi taktirde bir taraf hep eksik kalacaktýr.
Gramer yazýcýlýðýmýzda yerleGmiG olan morfolojik temelli
ettirgenlik kategorisi yanýnda -belki onu da kapsayan- baGka
bir
kategoriye ihtiyaç vardýr. Bu üst kategori için baGka bir
isim de
kullanýlabilir (Nedenlilik kategorisi vb.). Fiilin
gerçekleGmesine
katkýda bulunan baGka bir öðeyi cümleye dahil etmek için
kullanýlan
dildeki tüm biçimleri ele alacak ve “neden-sonuç” iliGkisini
temel
kabul edecek olan bu kategori, tartýGýlan konularýn
aydýnlatýlmasýnda
yararlý olacaktýr. Ettirgenlik bu bakýmdan yeniden
deðerlendirilmelidir.
Bahsettiðimiz bu iGlev için Türkçede kullanýlan ifade
olanaklarýný birer örnek vererek Gu Gekilde sýralýyoruz:
1. Morfolojik ettirgenlik (-zir-, -It-, -Ar-, -Ir-, -t-, -
DIr-
ekleriyle) : öl- > öl-dür-
2. Leksikolojik ettirgenlik :
a. Tamamen farklý fiillerle : gir- > sok-
b. Türkiye Türkçesi için farklý sözlük öðeleri
haline
gelmiG fiillerle : ö ren- > ö ret-
c. BirleGik fiillerle: kaybol- > kaybet-
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
Türkiye Türkçesinde
Ettirgenlik
1743
3. Sentaktik ettirgenlik :
a. “Sa la-, neden ol-” fiilleri ile: Ali Veli’nin
ölmesine
neden oldu. / ölmesini sa
ladý.
b. “Aracýlý ýyla, tarafýndan vb” kelimeler ile : Veli
Ali
tarafýndan öldürüldü.
KAYNAKÇA
ADALI, Oya, (2004). Türkiye Türkçesinde Biçimbirimler.
Gstanbul:
Papatya Yay.
ATABAY, N.- zel, S. - Kutluk, G (2003). Sözcük Türleri.
Gstanbul:
Papatya Yay.
BANGUOÐLU, Tahsin, (1998). Türkçenin Grameri. Ankara: TDK
Yay.
BGLGEGGL, Kaya, (1984). Türkçe Dilbilgisi. Gstanbul: Dergah Yay.
BOLGNGER, D. - Sears, D. (1981). Aspects of Language.
New
York: Harcourt Brace Jovanovich.
BOZKURT,Fuat , (2004). Türkiye Türkçesi. Gstanbul: Kapý Y ay.
B REKÇG, Muhsine, (2004). “Türkçe ðretimi Bakýmýndan Çatý
Kavramý”. V. Uluslararasý Türk Dili Kurultayý Bildirileri I.
Ankara. TDK Yay.: 487-500.
BUSSMANN, Hadumod, (1996). Routledge Dictionary of
Language and Linguistics. Çev. G. Trauth-K. Kazzazi.
London-New York: Routledge.
COMRIE, Bernard, (2005). Dil Evrensellikleri ve
Dilbilim
Tipolojisi. Çev. G. UlutaG. Gstanbul: Hece
Yay.
DEMGR, Nurettin, - Yýlmaz, Emine (2003). Türk Dili El
Kitabý.
Ankara: Grafiker Yay.
DEMGR, Tufan, (2006). Türkçe Dilbilgisi. Ankara: Kurmay Yay.
DEMGRCAN, mer, (2003). Türk Dilinde Çatý. Gstanbul:
Papatya
Yay.
EDGSKUN, Haydar, (1999). Türk Dilbilgisi. Gstanbul:
Remzi
Kitabevi Yay.
EKER, Süer , (2003). Ça daþ Türk Dili. Ankara: Grafiker Yay.
ERGGN, Muharrem, (1993). Türk Dil Bilgisi. Gstanbul: Bayrak Yay.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
1744 Caner
KERGMOÐLU
GENCAN, Tahir Nejat, (2001). Dilbilgisi. Ankara: Ayraç Yay.
G LENSOY, Tuncer, (2000). Türkçe El Kitabý. Ankara:
Akçað
Yay.
G LSEVGN, Gürer, (1999). “Çatý Ekleri zerinde
Kullanýlabilen
Ekler”. Türk Gramerinin Sorunlarý II . Ankara : TDK
Yay. : 203-223
G NEg, Sezai, (2003). Türk Dili Bilgisi, Gzmir.
HATGPOÐLU, Vecihe, (1972). Dilbilgisi Terimleri Sözlü ü.
Ankara: TDK Yay.
HENGGRMEN, Mehmet, (2005). Türkçe Dilbilgisi. Ankara:
Engin
Yay.
KAHRAMAN, Tahir, (2005). Ça daþ Türkiye Türkçesi Dil Bilgisi.
Ankara.
KOÇ, Nurettin, (1996). Yeni Dilbilgisi. Gstanbul: Gnkýlap Yay.
KORKMAZ, Zeynep, (2003). Türkiye Türkçesi Grameri.
Ankara:
TDK Yay.
KORKMAZ, Zeynep, (2007). Gramer Terimleri Sözlü ü. Ankara:
TDK Yay.
K NGG, Güray, (1983). “Türkçede Çatý”. H. . Edebiyat
Fakültesi
Dergisi ( zel Sayý 1983): 111-126.
LYONS, John, (1983). Kuramsal Dilbilime Giriþ.Çev. A. Kocaman.
Ankara: TDK Yay.
ROBINS, R. H. (1980). General Linguistics. London-New York:
Longman.
TOPLAOÐLU, Ahmet, (1989). Dil Bilgisi Terimleri
Sözlü ü.Gstanbul: tüken Yay.
TUNA, Osman Nedim, (1986). “Türkçede Transitive –
Causative
“GeçiGli-Ettirgen” Fiiller ve Bunlarla Glgili Morfoloji ve
ðretim Meselelerinin Çözümü”. Türk Dili ve
Edebiyatý Dergisi XXIV-XXV: 381-427.
UZUN, N. Engin, (2004). Dilbilgisinin Temel Kavramlarý. Gstanbul:
Mehmet lmez Yay.
VARDAR, Berke, (2002). Dilbilim Terimleri Sözlü ü.
Gstanbul:
Multilingual Yay.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009
Türkiye Türkçesinde
Ettirgenlik
1745
YILMAZ, Engin, (2007). “Türkiye Türkçesinde Gkili Çatý Sorunu
ve
Bunun ðretimi Gle Glgili Meseleler”. IV. Uluslararasý Türk
Dili Kurultayý Bildirileri II. Ankara. TDK Yay.:2049-2082.
Y CEL, Bilâl, (1999). “Türkiye Türkçesinde Fiil
Çatýlarý”. Türk
Gramerinin Sorunlarý II . Ankara : TDK Yay.: 156-201
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 4/8 Fall 2009