Tarih: 10 Ağustos 1915
Yer: Çanakkale
Olaya Şahit Olanlar: Yeni Zelandalı Askerler
Olayı Rapor Edenler: istihkam Eri Künye No: 4/165 F. Reichard,
istihkam Eri Künye No: l 3/416 R. Nevnes ve Künye Numarası verilmeyen
istihkam Eri J.L. Newman
Olayın Alındığı Yer: "Râtselhafte Phanomene" Dergisi Sayı: 64
İngilizler askeri tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birine adım
adım yaklaşıyorlardı... İngiliz komutanı Sir Hamilton, korkunç bir
yenilgiye uğrayacağını sezmiş, savaşı kazanmanın tek şansını, taze
kuvvetlerle birlikte yapılacak büyük bir saldırıda görmüştür.
Kraliyet Norfolk Alayı, taze kuvvetlerin bir parçası olarak 29 Temmuz
1915'de İngiltere'de gemilere bindirildiler. Ve Çanakkale'ye doğru
yola çıktılar. Savaşta her şey olabilirdi ama Norfolklular,
Çanakkale'de başlarına gelecek olayı asla düşünemezlerdi...
Sir Hamilton, Tekke ve Kavaktepeleri'ne bir gece karanlığında ani ve
hızlı bir saldırı yapmayı planlamıştı. Bu is için 12 Ağustos gecesi
54. Tümen ilerlemeye başladı. İçlerinde Norfolklular'ın Tugayı da
bulunuyordu. Tepelerin yamacına kadar gelecekler ve şafak sökerken
saldırmak üzere hazırlanacaklardı. Fakat, gece yürüyüşünün yapılacağı
Küçük Anafartalar Ovası denilen yerde, Türk askerlerinin pusuya
yattığı zannediliyordu. Bu yüzden Norfolklular'ın bir Tümeni önden
giderek yolu açmak amacıyla, l 2 Ağustos öğleden sonra harekete
geçti.
Bu öncü Tümen'in ilerleyişi, tam bir bozgunla sonuçlandı. Gelibolu
Savaşı'nda İngilizlerin gösterdiği şaşkınlık ve beceriksizliğin tipik
bir örneğini verdiler. Öğleden sonra, saat 4'de topçu desteği
başlayacaktı ama 45 dakikalık bir gecikme oldu. Haberleşme hatası
yüzünden gecikmeyi öğrenemeyen topçu desteği gereksiz yere, saatinden
önce ateşe başladı ve boşuna ateş gücünü harcadı.
Savaş alanı hiç incelenmemişti, İngiliz komutanlarının, arazi hakkında
bilgileri yoktu. Hedefleri hakkında tam bir karara varamamışlardı.
Haritaların çoğu son anda çalakalem çizilmişti ve yarımadanın diğer
tarafını gösteriyordu. Ayrıca Türk kuvvetlerinin gücünden de
habersizdiler.
163. Tümen, gün ışığında çıplak ovayı geçmeye çalışmanın bariz bir
hata olduğunu anladığında, ancak 900 metre kadar ilerleyebilmişti. 4.
Norfolk Taburu onların gerisindeydi. Türkler'in direnci, İngilizlerin
tahmin ettiğinden çok daha büyüktü. İngiliz Tümeni'nin büyük bir kısmı
yoğun makinalı tüfek atışı altında kaldığı için, olduğu yerde
çakılmıştı. Ancak sağ tarafta yer alan 5. Norfolk Taburu daha az bir
mukavemetle karşılaştığından ilerlemeye devam etti.
Esrarengiz Bulutun İçine Doğru...
İşte, tam bu sırada, 22 kişilik Yeni Zelanda sahra birliğinin gözleri
önünde, Norfolk Alayı'nın 4. Taburu'na bağlı askerler, karşılarındaki
tepeye doğru yürümeye başladılar. Tepenin üzeri, ekmek somunu şeklinde
beyaz bir bulutla kaplıydı, İngiliz askerleri, yavaş yavaş tepeye
yaklaştılar ve bulutun içinde gözden kayboldular. Bulut yüzünden
askerler görülmüyordu. Son asker de bulutun içine girdikten sonra,
beyaz bulut yavaşça havalanmaya başladı ve rüzgarın aksi yönüne doğru
hareket etti. Bulutun hareket etmesiyle birlikte tepenin üstü de,
görüş alanına açılmıştı. Ama 4. Norfolk Taburu'ndan hiç bir asker
tepede görünmüyordu!...
Komutan Hamilton, İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener'e gönderdiği
telgrafta, olaya şöyle anlattı: "Savaş sırasında, 163. Tümen her
bakımdan üstün olduğu bir anda, çok. garip bir şey meydana geldi...
Türkler'in zayıflamakta olan kuvvetlerine karşı, Albay Sir H.
Beauchamp, cesur ve kendinden emin bir subay olarak büyük bir
gayretle, hızla ilerledi ve savaşın en önemli kısmı böyle başladı.
Mücadele iyice kızışmış ve iyice karışmıştı. Albay, 16 subayı ve 250
askeriyle önüne düşmanı katmış, hızla ilerlemesine devam ediyordu...
Daha sonra bunlardan hiç bir haber alınamadı. Ormanlık bölgeye hücum
ettikten sonra gözden kayboldular ve sesleri de duyulmadı, içlerinden
hiç biri geri dönmedi."
267 kişi hiçbir iz bırakmadan kaybolup gitmişti...
Savaş sonunda bu Tabur kayıp ilan edildi. 1918 yılında Anadolu işgal
edildiğinde, İngiltere'nin ilk talebi, bu Tabur'un iadesi olmuştu.
Buna karşılık Türkler böyle bir Tabur'un varlığından haberdar
olmadıklarını bildirmişlerdi.
Bu Olayın Sonunda Yenilgi Kaçınılmaz Oldu
O gün, öğleden sonra başlayan ilerleyişin başarısızlıkla sonuçlanması,
Sir Hamilton'ın savaşı kendi lehine döndürme ümidini de yok etmişti.
Böylece, 1915 yılı sonunda Müttefik Kuvvetler, geri çekilerek, büyük
bir yenilgiye uğradılar. Gelibolu Savaşı, 8,5 ay sürdü ve 46.000
askerin ölümüyle sonuçlandı. O zamanın savaşları için, bu korkunç bir
rakamdı...
50 yıl sonra...
Çanakkale Savaşı'nın bitmesinden 50 yıl sonra, olayın görgü
tanıklarından üç Yeni Zelandalı asker ortaya çıktılar ve çok önemli
bir açıklama yapmak istediklerini bildirdiler: "Aşağıda anlatılanlar,
12 Ağustos 1915 tarihinde meydana gelmiş garip bir olayın
dökümüdür..." sözleriyle başlayan bir rapor sundular. Raporda bu garip
olayın ayrıntıları, tüm açıklığıyla anlatılmıştı. Raporlarını:
"...Olayın 50. yılında, geç de olsa, aşağıda imzası olan bizler,
anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan
ederiz" sözleriyle bitiriyorlardı...
Olaya Dünya Basını'nda Geniş Bir Şekilde Yer Verildi
Bu savaşta hayatta kalanlar, yaşadıklarını hiç bir zaman unutmadılar.
Hatıralarını gelecek kuşaklara anlattılar. Savaşın tarihi yazıldı.
Ölenlerin, yaralıların, kaybolanların sayısı tespit edildi.
Şimdi o yılları yaşayan çok az sayıda insan kaldı... O yıllarla ilgili
unutulmayan pek çok şey oldu... Fakat tek bir şey, özellikle
unutulmadı. O da, Norfolk alayının garip bir şekilde kaybolan
askerleriydi.