http://www.habernews.com/yazar.asp?yazarid=64&yaziid=789
Bugün, şiirde ölçü ve kafiyeye, düz yazıda Türkçe cümlenin olmazsa
olmaz, en temel yapı taşı olan "özne + tümleç + yüklem / fail + mef'ul
+ fiil" sıralamasına dönüş hareketi olan Üçüncü Yeni akımını, açık ve
seçik ilân etmemizin birinci ay dönümü.
Sür'at asrına uygun olarak, internetin de aracılığıyla bu bir aylık
süre içinde baş döndürücü denilebilecek gelişmeler oldu. Şimdi bunlara
kısaca bir göz atalım:
Fitili, Tinci ateşledi!
Editör-yazar İlhan Tinci, habernews.com'a 12 Ocak 2007'de gönderdiğim
rutin köşe yazılarımdan biri olan 'Monna Rosa ne?'yi, 'anti-monna
rosa' forumunda yayınladığım Dante Gabriel Rossetti'nin Monna Rosa
tablosunu da ekleyerek, bhdhaber.com'da, "Bu kafa ve Monna Rosa"
başlığıyla manşet haber olarak da yayınladı.
Bu da gösteriyordu ki, İlhan Tinci, farkı fark etmişti. Farkı, anında
fark etmek çok önemli bir özellik.
Tinci, habere dönüştürdüğü yazımın spotuna da şunları ekledi:
Yazarımız, Sefa Koyuncu, Sezai Karakoç'un Monna Rosa'sına farklı bir
bakış açısı getirdi: "Asaf Halet Çelebi'nin Türkçe bir kitabına niye,
"Om Mani Padme Hum (1953)" adını verdiğini merak ettiğim gibi Sezai
Karakoç'un da Monna Rosa'sını hep merak etmişimdir...
Gerçekten de, bu ve bundan önce yayınlanan "Sezai'ye ödül mü?"
başlıklı yazım, Türk basın ve edebiyatında, Sezai Karakoç'a
yöneltilmiş belki de ilk ve en ağır eleştiriydi. Yazılarımda, Kültür
Sanat Büyük Ödülü'nün, Sezai Karakoç'un şahsında "devrik nesir ile
ölçüsüz şiire" verilmiş olduğuna da dikkat çekmeye çalıştım; bu
sebeple ödülün iptalini istedim.
Yayıncının bu çok önemli ayrıntıyı fark ederek ön plana çıkarması
işimi kolaylaştırdı. Peşinden, "Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı
Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Laurent Mignon, 'Çağdaş Türk Şiirinde Aşk'
kitabında, Sezai Karakoç'un şiirine Monna Rosa ismini vermesini
şaşırtıcı buluyor ve bu ismin Mona Lisa'yı çağrıştırdığını belirtiyor"
spotlu haberim ve İsmail Hami Danişmend'in Tarihî Hakikâtler'ini
kaynak alan "Şiirimizi evrimci, devrimci ve çevrimciler bitirdi"
başlıklı yazım yayınlandı.
Hatice Bayramoğlu ilklerden...
Farkı fark edenlerden biri de şair-yazar Hatice Bayramoğlu'ydu.
Fevkalâde bir yazma kabiliyetine sahip olan Hatice Bayramoğlu ile
yaklaşık bir yıldır internette yazışıyorduk ve kendisine devamlı
olarak, yazılarında devrik cümle kullanmamasını, şiiri ise mutlaka
ölçülü ve kafiyeli yazmasını telkin ediyordum. Meseleyi kavramıştı;
"Gül mü, Rosa mı?" başlıklı yazımı değerlendirdiği mailinde,
"Habernews'deki yeni yazınızı okudum. Bir harika olmuş. Son okuduğum
yazılarınızı ben yazmak isterdim" diyordu. Bhdhaber.com'da yayınlanan
"Ölçülü Şiirler" başlıklı yazıma eklediği "Üçüncü Yeni" yorumunda,
"Üçüncü Yeni akımının maddeyi değil, ma'nâyı savunan, 'deli yazmış'
izlenimi vermeyen, dengeli şiirlerle Türk Edebiyatının yüzünü
güldüreceğine inanıyorum" sözleriyle, kervana katıldı. Bayramoğlu,
habernews.com'da yayınlanan "Üçüncü yeni, şiirimizde öze dönüş
müjdecisidir" yazısıyla ise yeni hareketin odak noktasında yer
aldığını ilân etmiş oldu.
Ömer Söztutan'ın 'söz market'inde teşhir edilen şiirlerimiz de bu ayın
en renkli ve önemli edebî olayları arasındaki yerini aldı:
HAYDİ ÜÇÜNCÜ YENİ!
Şiirlere musallat, 'Garip' bir hastalık var.
Dinleyen olur berbat, okuyan sara tutar...
...
Korsan Hikmet'ler daldı, çaldılar mücevheri.
Kuru iskelet kaldı, şiirimizden geri...
...
Nazım Hikmet kuyruğu, Birinci Yeni şiir,
Moskova'dan buyruğu, pîri Orhan Veli'dir...
...
İkinci Yeni kaos, ya da cinnet şiiri,
'Garip' üstüne bir sos, sanki kürar zehiri...
...
Ece hülyâya daldı, Sezai de Roza'ya,
Galiba mahsur kaldı, Ay'da Cemal Süreyya...
...
Bunun kimi hayâli, kimi ma'nâyı attı.
Bitti nazmın mecâli, şâirleri yan yattı...
...
Ölçü gerekmez diye, lâf yığdılar bir sürü.
Şiir adlı vâdiye, estirdiler terörü...
...
Ne ise ki biz geldik, şiiri toplamaya.
Üçüncü Yeni dedik, girdik hemen sıraya...
...
Gözümüz yok kolayda, ölçü işi azimdir.
Şiir denen sarayda, aruz-hece bizimdir!...
...
Har vurup savursa da, hayırsız evlâtları,
Bilmeliyiz bir sevda, edebî sanatları...
...
Ölçülü yazmak için, aldırmadan yaşına,
Şâirler hemen geçin, klavyenin başına!...
...
Bunalımda insanlık, dâvet ediyor seni,
Şiirine sâhip çık; haydi Üçüncü Yeni!...
(...Sefa Koyuncu) Söz Market / 05 Şubat 2007 Türkiye
Bu şiirdeki mesajı fark eden ilk kişi ise, Eskişehir'den Adil
Musulluoğlu oldu. Şiiri okur okumaz faydalı bir iş yapmak niyetinde
olduğumuzu anlayıp, tebrik için telefona sarıldı. Adil beyin,
internetten bize ulaşmasını ve ölçülü, kafiyeli güzel şiirlerini
göndermesini bekliyoruz.
Nasılsın Türkçe?
Üçüncü Yeni'nin, üniversiteli gençlerin müdavimi olduğu "Nasılsın
Türkçe" ve "Milliyetçi İnisiyatif- Başka Türkiye Yok!" forumlarında
tartışılması da, bu ayın en sevindirici gelişmelerinden biri oldu.
Bu arada ölçülü, kafiyeli şiirin ustalarından Hanefi Söztutan
(İstanbul) ve Ramazan Çetin (Konya), Üçüncü Yeni'ye katıldı.
Önümüzdeki günlerde bu iki usta şâirin şiirlerini yayınlamaya
başlayacağız. Mavizaman yazarları Ayşe Bayramoğlu, Nurcan Şahingül,
Hatice Hande, Kezban Siret, Ayşe Çal ve Selahaddin Koyuncu zaten
hareketin içindeler. "Yettiler artık!" diyerek, Bir ve İkinci Yeni'ye
isyan eden Emekli öğretmen Nihat Bayramoğlu da (İstanbul), "Kervan
Yürüdü" başlıklı yazımdaki bir bölümle, Üçüncü Yeni'nin ilkleri
arasında yerini aldı. Akdeniz kıyılarından (Alanya) Engin Ömer
İhsanoğlu ve mavizaman.com şâirlerinden Tahmazoğlu ile yazar Hasan
Güner de (Konya) Üçüncü Yeni'nin renkli simalarından.
Bu arada, Almanya'dan Servet Yüksel ise "Gurbetten Merhaba, "Mavi
Zaman" has şiirin harman olduğu bir siteymiş. Gerçekten sevindim.
Çeşitli sitelerde, şiir diye ne herzeler yayınlanıyor. Gönül işi olan
şiiri ayağa kaldırmaya çalışan sizin gibi güzel insanları tebrik
ediyor ve acizâne birkaç şiirimle selamlıyorum" diyerek, gönderdiği
altı şiirle Üçüncü Yeni'ye hızlı bir giriş yaptı.
Şiiri ölçülü ve kafiyeli, düz yazıyı kurallı cümleyle yazan herkese
kapımız ardına kadar açık; Türk dilinin tabiatına aykırı bir şekilde
serbest şiir ve devrik nesir yazanlara ise sımsıkı kapalı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın bir genelgeyle orduya
verdiği, "Asker, Türkçe'yi düzgün kullan!" talimâtı ile TBMM'de
Türkçe'nin bozulmasıyla ilgili bir araştırma komisyonu kurulmasını da
ayın önemli kültür olayları olduğunu kaydettikten sonra, gelelim ayın
sürprizine:
Hiç şüphesiz ayın ve son yılların en önemli edebiyat olayı, Muammer
Erkul'un, "Üçüncü Yeni" makalesiydi. Öyle anlaşılıyor ki Üçüncü Yeni,
Erkul'un
"Ben şâirmiyim, değil miyim?" sorusunun cevabı etrafında şekillenecek.
Üçüncü Yeni bir aylık değerlendirme raporunda görüşmek ümidiyle,
sevgili edebiyat dostlarına gönül dolusu selâm ve muhabbetlerimi arz
eder, hakiki nesirli ve has şiirli günler geceler dilerim.
Şiir, yazı ve mesajlarınız için e-posta:
KAYNAK:
http://www.habernews.com/yazar.asp?yazarid=64&yaziid=789