Futbol dünyası gençler için iş fırsatlarıyla dolu

0 views
Skip to first unread message

Sebahattin Devecioglu

unread,
Sep 14, 2010, 8:05:39 PM9/14/10
to Turkish Sports Manager
Futbol dünyası gençler için iş fırsatlarıyla dolu

Yeni Asır- 21.08.2010

Akşar, futbol kulüplerinin endüstrileşmesiyle beraber kurumsal bir
yapıya büründüğünü işletme, iktisat, sağlık, hukuk ve iletişim gibi
alanlarda eğitim alan gençlere çeşitli kariyer imkanları sunduklarını
söylüyorSpor ve futbol hayatımızın her an içinde. Öyle ki bazılar
neredeyse futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Dünya kupası, Şampiyonlar
Ligi ve Süper Lig derken her gün bir maç görüyoruz ekranlarda...
Oldukça fazla sayıda insanı ilgilendiren futbol dünyası, son yıllarda
yurtdışında veülkemizde adeta bir endüstriye dönüştü. Bunun sonucunda
da çeşitli istihdam fırsatları ortaya çıktı. Biz de bu hafta futbol
endüstirisinin büyüklüğü ve sağladığı istihdam olanaklarını
değerlendirmek üzere Türkiye'nin sayılı futbol ekonomistlerinden
Tuğrul Akşar'la konuştuk.
Futbolun endüstriyel ve sosyal yanlarını anlattığı çok sayıda makalesi
bulunan Akşar, çeşitli gazetelerde yaptığı köşe yazarlığının dışında,
üniversitelerde 'Spor Yönetimi, Finansı ve Ekonomisi' konularında ders
vermiş bir isim.

Pasta büyük
* Dünyadaki futbol endüstrisinin rakamsal büyüklüğü nedir? Türkiye'de
ne kadarlık bir endüstriden söz edebiliriz?
Deloitte'un her yıl düzenlediği Futbol Finans Raporu'nun en
sonuncusuna göre futbol ekonomisinin büyüklüğü Avrupa'da yaklaşık 16.7
milyar euro civarında. Bu büyüklüğün yaklaşık 7.9 milyar eurosunu,
yani yaklaşık yarısını İngiliz, İtalyan, Alman Fransız ve İspanyol
liglerinden oluşan 5 büyük lig oluşturuyor. Avrupa'da yaratılan futbol
pastasının büyüklüğü bu kadar.
Ülkemizde futbol pastasının büyüklüğü ise, yaptığım çalışmalara göre
yaklaşık 1 milyar dolar civarında. Bu, çok küçük bir oran değil.
Yaklaşık 800 milyon euro yapıyor ve 16 milyar 700 milyon euroluk
Avrupa pastasının yaklaşık yüzde 5'ine denk geliyor. Bu rakamın
paylaşımına baktığımızda ise Türkiye'de futbol gelirlerinin yaklaşık
yüzde 38'ini üç büyük kulübün aldığını görüyoruz.
Futbolun ilişkili olduğu çok önemli sektörler var. Medya, elektronik,
reklam ve halkla ilişkiler, tekstil ve elektronik bunlardan bazıları.
ciddi cirolar var. Futbol o kadar enteresan ki, bu sektörlerle de
ilave katma değer sağlıyor. Bunları dikkate aldığımız zaman yeryüzünde
yaklşık 200-220 milyar dolar civarında bir pazar yaratıyor. Bu pazar
da doğal olarak her ülkede her kesime iş ve istihdam olanakları
sağlıyor.
Diğer taraftan da insanları bir arada tutabilmesi ve ortak heyecana
yönlendirmesi gibi sosyal özellikleri de var. Yani futbol bugün 200
milyar dolar civarında gelir yaratan bir gösteri endüstrisine dönüşmüş
durumda. Özellikle 90'lı yıllardan sonra futbolun endüstriyelleşmesi,
onu ciddi biçimde ticari karaktere bürüdü. Bu ticari karakter de bugün
futbolun iş olsun diye oynanmasına yol açtı. .
* Futbolun ticarileşmesi iyi bir şey midir?
Bu, yeni iş ve istihdam olanakları yaratıyor ve bu nedenle önemli bir
şey. Yeni pozisyonların açılması yeni insanlar için iş fırsatı
sağlıyor. Ama diğer taraftan baktığımızda futbolun ticarileşmesi
kulüpler açısından da finansal kutuplaşma dediğimiz bir takım olumsuz
durumlara yol açıyor. Nedir bu? Zengin, büyük takımlar daha büyürken
küçük takımlar daha da küçülüyor. Takımların arasındaki finansal
uçurum açılıyor ve bu da takım rekabetlerini olumsuz etkiliyor.
Yeterli bütçeye sahip olmayan kulüpler büyükler karşısında rekabet
edemiyor ve hep büyük takımlar şampiyor oluyor.
Bir başka önemli konu da futbol parasallaştıkça spotifliğe yakışmayan
şike ve bahis olayları futbolu sakatlamaya başlıyor. Futbol masum bir
oyun olduğu halde ne yazık ki parasallaşma bu gibi olumsuzlukları
beraberinde getiriyor.
* Sevgi ve gönül bağından sıkça bahsedilen futbolda kulüplerin
şirketleşmesi, taraftarın da müşteri olarak algılanmaya başlanması
futbolun özündeki bu duygusal bağları olumsuz etkiliyor mu?
2005'te yaptığım bir araştırmaya göre taraftarlar yıllık gelirlerinin
bir kısmını destekledikleri kulüplere ayırıyorlar. Bugün futbol
kulüpleri daha fazla nasıl gelir elde edebiliriz arayışı içerisine
girdi. Stad kapasiteleri sınırlı olduğundan, koltuk sayılarını
artıramayacaklarına göre koltuk başına katma değeri
artırabilmek için bir arayış başladı. Bu nedenle stadlar 24 saat
yaşayan yerler haline getirildi. Doğal olarak taraftar da tuttuğu
takıma ciddi paralar harcayan 'taraftar tüketici'ye dönüştü. Kulüpler
de taraftarı müşteri olarak görmeye başladı.
Müşteri velinimetimizdir anlayışı burada da geçerli. Müşterisine iyi
davranan ve konfor sunan takımlar daha çok para kazanıyor,
yapamayanlar ise daha az kazanıyor. 90'lı yıllardan öncesine
baktığımız zaman kulüplerin gelirleri sadece maçlardan gelirken, bugün
artık naklen yayın gelirleri başta olmak üzere sponsorluk, lisanslı
ürün satışı gibi çok ciddi gelirleri var. Bugün bilinçli taraftar
ciddi şekilde takımına para harcıyor, lisanslı ürünler satın alıyor.
Kulüpler taraftarı müşteri olarak görüyor ve pazarlama stratejileri
oluşturuyor. Bence bu zon derece doğal ve normal.

Başkan olmak
* Türkiye'de kulüplerin şirketleşmeye başladığını görüyoruz. Ancak
Avrupa'da kulüp şirketleri birer ikişer batıyor. Bunun sebebi ne
olabilir?
Futbol kulüpleri, sektörün endüstriyelleşmesiyle kurumsal yönetişim
mantığıyla hareket eden örgütler haline geldi. Çok fazla gelirleri
olan bu tür örgütleri artık sadece dernek vakıf olarak yönetmek çok
kolay olmuyor. Ancak şirketleşmek bütün sorunların çözümü olmuyor.
Avrupa'da futbol kulüpleri arasında şirketleşip iflas eden, küme düşen
takımlar
var. Bu anlamda endüstriyelleşmek bir şekilde şirketleşmeyi zorunlu
hale getiriyor. Dernek statüsünde olan istisnai büyük kulüpler de var.
Günümüzde futbol parasallaştı, dernek statüsünde işi götürmek zor.
Kurumsal yönetim mutlaka kulüp yönetiminde egemen olmalı, yoksa bunun
üstesinden gelmek kolay değil.
* Türkiye'de bir işadamı neden bir futbol kulübüne başkan olmak ister?
Futbol tüm dünyada çok etkin bir nufuz oluşturma aracıdır. Başkan
olursanız politikacılara ulaşma şansınız var. Ayrıca toplum içinde son
derece prestij sağlayan bir görev. O nedenle yönetici ya da başkan
olmak nüfuz oluşturuyor.
* Futbol bir endüstri ise istihdama olan katkısı nedir?
1990'ların sonu 2000'lerin başından itibaren futbol kulüplerinde yeni
kariyer olanakları ortaya çıktı. O nedenle bazı üniversiteler spor ve
futbol yönetimi eğitim programları açtı. Futbol artık bir iş kolu ve
çok önemli bir pastası var. Sektörde yer alarak pastadan pay almak
istiyorlar. Yurtdışında bu işleri yapan finansal ve pazarlama işlerini
yürüten kişiler çok ciddi paralar kazanıyor. Son zamanlarda futbol
kulüplerinde insan kaynakları bölümleri de oluşturuluyor. Bu
birimlerde pek çok kişiye ihtiyaç var. Yetenekli insanlar Türkiye ve
yurdışında önemli kulüplerde önemli bölümlerde işlere sahip
olabilirler. Bugün Fenerbançe'de 500, Galatasaray'da 300-400,
Beşiktaş'ta 200 kişilik bir istihdamdan söz edebiliriz. Bunu Süper
Lig'de oynayan 18 takımın ortalama çalışan sayısından hesaplarsak, her
kulüpte ortalama 150 kişi çalışıyor dersek, Türkiye'de kulüplerde 2
bin 500'e yakın istihdam söz konusu.
* Futbol endüstrisi nasıl bir geleceğe doğru yol alıyor?
Futbolun önü çok açık ve geleceği çok parlak. Kariyer fırsatları
açısından bakıyorsak önemli olan kendimize yatırım yapmak. Bu alanda
çalışmak isteyenler spor yönetimiyle ilgili akademik olarak
kendilerini geliştirsinler, staj yapsınlar. İstihdamın da artarak
devam edeceğini düşünüyorum. İnsanlar var olduğu sürece spor devak
edecek. Sporun olduğu her herde, herkese kariyer fırsatları var.

kaynaklar

http://www.yeniasir.com.tr/InsanKaynaklari/2010/08/22/futbol_dunyasi_gencler_icin_is_firsatlariyla_dolu

http://www.futbolekonomi.com/



Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages