Terör örgütleri memleketi istila etmiş durumda

2 views
Skip to first unread message

Sözcü Haber

unread,
Feb 7, 2017, 2:08:08 PM2/7/17
to Sözcü Haber
İtirafçının itirafı: Daha bunlar ne ki… - Saygı Öztürk



Terör örgütleri memleketi istila etmiş ve buna yıllarca seyirci kalınmış
olacak ki, şimdi operasyon üzerine operasyon yapılıyor. Bakıyorsunuz bir
gecede 500'ün üzerinde IŞİD militanı, 300'ün üzerinde Fetullahçı Terör
Örgütü (FETÖ) üyesi gözaltına alınıyor. Darbe girişimiyle ilgili ifadeleri
okuduğumuzda, toplantılar yapılıyor, emirler veriliyor, darbe günü için
hazırlıklar yapılıyor. Ama nasıl oluyorsa bu konuda istihbarat birimleri tam
anlamıyla uyumuş…
Son dönemlerde Türk Silahlı Kuvvetleri'yle ilgili “Şu kadar pilot atıldı”,
“Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan görevli şu kadar asker gözaltına
alındı” haberleri eksik olmuyor. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, pilot açığını
kapatmak için daha önce emekliye ayrılanları göreve çağırmak zorunda
kaldı. 15 Temmuz gecesi 35 uçak, 37 helikopter “uçuş yasağı”na rağmen
kullanıldı.

‘İTİRAFÇILIK İÇİN TALEBİM OLMADI'
“Ergenekon”, “Balyoz”, “Poyrazköy” gibi soruşturma ve davalarda olduğu
gibi darbe girişiminin de “gizli tanığı”, “itirafçısı” çok… Gizli tanık ve
itirafçıların ifadeleriyle tek başına asla yetinilmemeli, iddiaları başka bilgi
ve belgelerle desteklenmeli. Yoksa geçmişte yaşananların benzerleri
bugün de yaşatılır.
“Eski cemaat imamı” olduğunu öne süren kişinin itiraflarıyla da çok sayıda
asker tutuklandı. Birçok ifadede adı geçen “eski FETÖ imamı” olan
itirafçının adını açıklamıyor, gönderdiği mektuptan bir bölüm
aktarıyorum:
“2 sene önce; iyi niyetle çıkılan yolda niyetin değişimini görerek birkaç
kez yollarını ayırmış biri olarak ‘hiçbir şey talep etmeden' gerekenleri,
gerekli makamlara anlatarak görevimi yapmaya çalıştım. Bu sırada
sorumluluğu üzerime alarak savcılara ‘Lütfen beni tutuklayın' dedim.
Yetiştirmiş olduğum personel, bir halt ederken ve sonucunda
tutuklanırken, benim elimi kolumu sallayarak gezmem pek vicdani değildi.
Ancak her nedense; tutuksuzum ve sudan çıkmış balık gibi yaşantıma
tüm maddi-manevi zorluklara tek başıma katlanarak, benimle ve ailemle
uğraşılmasına rağmen devam ediyorum. Siz de takdir edersiniz ki; konu
hakkında anlatılacak çok şey vardır. Ancak şu ana kadar medyadan
uzaktayım. Yapının yurt dışındaki çalışmalarını gördükçe yerimde
duramıyorum. Medyada, henüz buzdağının görünen yüzü çıktı. Gerisi
haddim değil, susmalıyım.”

DENİZ KUVVETLERİNDE 54 KRİTER
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde Adli Takip İdari İnceleme Şube
Müdürlüğü, hemen her askerle ilgili özel çalışma yapıyor. 54 ayrı kriter
belirlenmiş, bu kriterlere göre personelin durumu inceleniyor. Bugüne
kadar 460 denizci tutuklanmış. Belirlenen kriterler, devletten gelen ve
gelecek bilgilerden oluşuyor. MİT, Emniyet, ÖSYM Başkanlığı, Bankacılık
Denetleme ve Düzenleme Kurulu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Mali
Suçları Araştırma Kurulu, Genelkurmay Başkanlığı, savcılık, idari
soruşturmalar, tüm bakanlıklardan gelen bilgiler kriterlerin ağırlığını
oluşturuyor.
İsimsiz, imzasız gelen mektupların hiçbirisi işleme alınmadığı gibi
yakınlarının bazı yapılarla ilişkileri konusunda da “suçun şahsiliği” esas
alınıyor. Açıkçası dedikoduya da itibar edilmiyor. Aslında, kişilerle ilgili
kriterleri üst üste koyarsanız, zaten ortaya kişi hakkında ayrıntılı bir
bilgiye sahip olunuyor.
Öğrenim gördüğü okullar, gittiği dershaneler, Silahlı Kuvvetler'de göreve
başladıktan sonra çalıştığı birimler, aldığı siciller, girdiği sınavlarda aldığı
notlar, özellik gerektiren bölümlerde çalışıp çalışmadığı, öğrenci seçme
kurullarında görev yapıp yapmadığı, yüksek lisans ve doktoralı subayların
tez danışmalarının FETÖ bağlantısı olup olmadığı, karı-kocanın subay
olup olmadığı da ortaya konuluyor. Gelen her bilginin eşleşmesi yapılıyor,
neredeyse 1.5 metreyi bulan formlara işleniyor.

O MÜDÜR DE KIZAĞA ÇEKİLDİ
FETÖ'cüler kendilerine o kadar güvenmiş ki, karı-kocanın girdiği bir
sınavda ikisi de küsuratına kadar aynı puanı almış. Bu durum bile
soruların önceden alındığı ya da sınavdan sonra cevap kağıtlarının
düzeltildiği sonucunu ortaya koymaya yetiyor. Hangi dönemlerde
soruların önceden verildiği, personelin sınav notları incelendiğinde bile
ortaya çıkıyor. Anlaşılan bazıları saadet zincirinin ömür boyu devam
edeceğini sanmış ve rahat hareket etmiş…
Belirlenen kriterler, bir kurul tarafından değerlendiriliyor. Bunun
sonucuna göre personel eğer açıktaysa göreve iade ediliyor ya da kamu
görevinden uzaklaştırılması önerisi yapılıyor.
Konuştuğum yetkililer, yaptıkları değerlendirmelerin son derece sağlıklı,
resmi belgelere dayalı olarak gerçekleştiğini, hata yapma payının hemen
hemen olmadığını belirtiyorlar. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral
Bülent Bostanoğlu'nun, kimseye en küçük haksızlık yapılmaması için
çalışmaların her aşamasıyla ilgilendiğini de öğreniyorum.
Bostanoğlu, darbe girişimi gecesi kendisini Ankara'ya güvenli bir biçimde
ulaştıran Bakırköy Emniyet Müdürü Murat Çetiner'in de, 15 gün içinde
iki kez görev yerinin niçin değiştirildiğini, görevden almaların kendisiyle
ilgisi olup olmadığını da mutlaka merak edecektir.


http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/saygi-ozturk/itirafcinin-itirafi-daha-bunlar-ne-ki-1663984/
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages