“Gençliğin letafetini güzelliğini; Cenab-ı Hakk'ın latîf, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından istihsan etmek, sevmek, hüsn-ü istimal etmek, şâkirane bir nevi muhabbet-i meşruadır.” (Sözler, Otuz İkinci Söz) |
ALLAHIM, Yine İsimlerinle sana nida edip yalvarıyor, arz-ı niyaz ediyorum. Ey çok rahmet eden, en lâtîf rahmetini gösteren Hannân, Ey çok ihsan eden, hakiki iyilik sahibi olan Mennân, Ey amellere lâyık karşılık veren, zayi etmeyen Deyyân, Ey mağfireti bol olan, çok bağışlayan, affeden Ğufrân, Ey yol gösteren, mevcudiyetinde şek olmayan Burhan, Ey gerçek saltanat ve hüküm sahibi Sultân, Ey şirkten, noksan sıfatlardan münezzeh olan Sübhân. Ey kendisinden yardım dilenen, imdad istenen Müsteân, Ey ihsan eden, bol nimetiyle herkesi minnet altına alan, beyan ve delil gösteren, her şey kendisiyle bilinen, Zü’l Menni ve’l Beyan. Ey bütün korkulardan eman veren, hıfzeden Zü’l -Eman, Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman! Bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar. |