“Dünyada yediğin meyve üstünde söylediğin 'Elhamdülillah' kelimesi, cennet meyvesi olarak tecessüm ettirilip sana takdim edilir. Burada meyve yersin, orada 'Elhamdülillah' yersin.” (Sözler, Otuz İkinci Söz) |
Ey güzelliği izhar edip gösteren, yarattığı her şeye mahsus güzellik vererek güzelliği esas alan, Ey çirkinliği gizleyip örten, güzel görünmeyeni güzellikle perdeleyen, Ey günahkârlara fırsat tanıyan, suçüstü muaheze etmeyen, Ey utanç veren günah ve ayıplar üzerindeki perdeyi yırtmayan, Ey affı bol, bağışlaması sınırsız olan, Ey suçluları bağışlamasında güzellik ve hikmet bulunan, en iyi şekilde affeden, Ey mağfireti geniş olan, küçük büyük her günahı ihata edip meşietiyle bağışlayan, Ey rahmet elini açıp uzatan, daim ve bol rahmet eden, Ey bütün sesli ve sesiz yalvarış ve yakarışları işiten sahip çıkan, cevap veren. Ey bütün şikâyetlerin son mercii, dertlilerin tek halaskarı, Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman! Bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar. |