Google Groups no longer supports new Usenet posts or subscriptions. Historical content remains viewable.
Dismiss

İmam hatip iyi bir ölçüdür

15 views
Skip to first unread message

Rifat Albayrak

unread,
Mar 20, 2012, 5:16:17 PM3/20/12
to


Özdemir İNCE

İmam hatip iyi bir ölçüdür

OKUMAKTA olduğunuz yazı birkaç yıl önce yazıldı. Hatırlayamadığım bir
nedenden ötürü yayınlanması ertelendi.

Şimdi artık tam zamanı. Çünkü, çocuk kandırır gibi, İHO'ların
(imam-hatip okulu) genel liselerden temelde hiçbir farkı olmadığını
söylüyorlar.
Sonra, “Ülkemizde iki farklı okul tipinin (genel lise ve İHO)
bulunmasının ne zararı var?” diye soruyorlar. Cevabını yazının sonunda
vereceğim. Şimdi o yazıya gelelim:
HORMONLAMA EVRESİ
[“Anayasa'nın değiştirilmez maddelerinin değiştirilmesi, Medeni Kanun'un
yerine Şeriat dogmalarının getirilmesini isteyen, namaz vakitlerinde
okullarda toplu namaz kılınmasını zorunlu hale getirmek hayalleri kuran
bir zihniyet, hükümet ve devlet tarafından hormonlanmadıkça, tehlikeli
olamayabilir ama tedirgin edicidir. Bu kafaya göre Anayasa ve yasaları
uygulayan yargı ‘yargıçlar diktası' sayılmakta, İslamcı cemaat ve
militanların öfkesine hedef olmaktadır. Bu türden muhterem zevatla
tartışmanın bir yararı yoktur.”]
(Artık bunun gereği kalmadı. Yargı tamamen iktidarın emrine girdi ve
hormonlama işleminin son evresi başladı.)
CUMHURİYET UZAKLAŞTIRILDI
[“İslamcıların, şeriatçıların, Fethullahçıların, tarikatçıların,
cemaatçilerin tamamının Anayasa Mahkemesi'ne, Danıştay'a, Yargıtay'a
düşman muamelesi yapıp ‘Bu bir yargı darbesidir' diye feryat etmelerini
anlamak mümkündür. Çünkü adamların ulus egemenliğiyle, ulusal
egemenlikle, kuvvetler ayrılığıyla, Yargı Erki'nin, yasama ve yürütmeyi
denetleme yetki ve sorumluluğundan haberleri yoktur. Haberleri olsa bile
bir gün kaldırmayı hayal ettikleri için ne oldukları umurlarında bile
değildir. Bu türden milliyetsiz ve milletsiz, cumhuriyetsiz ve
demokrasisiz fanatiklerle herhangi bir işimiz olamaz!”]
(Bu yazının yazılmasından bu yana köprünün altından çok su aktı. Devlet
işgal edildi, Cumhuriyet iktidardan uzaklaştırıldı. Amaç artık, sadece
iktidarda kalmak değil, cumhuriyet rejimini değiştirmek.)
AB'DE İHO'LAR YOKTUR
[“1. Avrupa Birliği ülkelerinde İHO benzeri okullar yoktur. İsteyenler
lise öğrenimi gördükten sonra ilahiyat (teoloji) fakültelerine giderler.
Mezunların kimi yöntemine göre Kilise'ye girer, kimileri de sivil
hizmetlerde din adamı olarak çalıştırılır. (Bu konuda benim ‘Yedi Canlı
Cumhuriyet' ve ‘Demokrasisiz Demokrasi' adlı kitaplarım okunabilir.
Ayrıca Hürriyet'in 7, 8, 9, 11 Aralık 2007 sayılarında yayımlanan ‘Bir
Kez Daha Tevhid-i Tedrisat' başlıklı yazı dizimi tavsiye ederim.)
2. Dünyanın bütün uygar ülkelerinde ortaöğretim iki kanaldan akar: Genel
liseler ve meslek liseleri (kolejleri). İmam-hatipler, bunların dışında
çok özel bir alandır. Vali, kaymakam, yargıç, savcı, öğretmen, polis
yetiştirmek için değil, sadece din adamı yetiştirmek amacıyla özel
olarak kurulmuştur.”] Artık gündeme gelebiliriz:
ANAYASALAR İPOTEK KOYAR
1. Kimileri Anayasa'nın gelecek kuşakları ipotek altına alamayacağı
iddiasında. Oysa bütün anayasalar ipotek koyar. Anayasa'nın birinci
maddesinde “Türkiye devleti bir Cumhuriyettir” diye yazar. Bu bir
ipotektir. Kaldırılamaz. Cumhuriyet'in, bu maddede belirtilen
nitelikleri de ipotektir. Değiştirilemez. Anayasa'nın 174. maddesinin
koruması altında olan Devrim Yasaları, cumhuriyetin ipotek koyan kurucu
temel yasalarıdır. Bu devrim yasalarından biri “Tevhid-i Tedrisat
Kanunu”dur (TTK). İHO, AKP'nin savunduğu haliyle, bu yasaya aykırıdır.
Adı geçen yasanın gerekçesinde “Bir millet bireyleri ancak bir eğitim
görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir. Bu
ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder”
der. Bu da ülkeyi kaosa sokar.
2. Fransa'daki kilise okullarının İHO'lara benzer yanı yoktur. “Kilise
okulu” adı mülkiyetle ilgilidir, özel okullardır. Bu okullarda da
Hıristiyan teolojisi öğretilmez Bu okullarda Müslüman çocukları da okurlar!
CHP'NİN ŞAŞIRTICI DURUMU
3. Devletin “dindar ve kindar” kuşaklar yetiştirmek türünden görevi
yoktur. Fransa'da okullarda din öğretilmez. Din dersi (catéchisme)
kilisede yapılır. Türkiye'de neden camide yapılmasın? TTK'ya uygun
İHO'lar neden dünyanın en iyi okulları haline getirilmesin? Bir din
adamının dindar ve dinci kuşaklar yetiştirmek istemesi doğaldır. Ancak,
bunu bir laik cumhuriyetin başbakanının istemesi kuraldışıdır.
4. CHP'nin bir devrim yasası olan
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun adını anmaması çok şaşırtıcı.

Acephale Lemar

unread,
Mar 20, 2012, 6:59:07 PM3/20/12
to
Rifat Albayrak wrote:
> Özdemir İNCE
>
> İmam hatip iyi bir ölçüdür
>
> OKUMAKTA olduğunuz yazı birkaç yıl önce yazıldı. Hatırlayamadığım bir
> nedenden ötürü yayınlanması ertelendi.
>
> Şimdi artık tam zamanı. Çünkü, çocuk kandırır gibi, İHO'ların
> (imam-hatip okulu) genel liselerden temelde hiçbir farkı olmadığını
> söylüyorlar.
> Sonra, “Ülkemizde iki farklı okul tipinin (genel lise ve İHO)
> bulunmasının ne zararı var?” diye soruyorlar. Cevabını yazının sonunda
> vereceğim. Şimdi o yazıya gelelim:
> HORMONLAMA EVRESİ
> [“Anayasa'nın değiştirilmez maddelerinin değiştirilmesi, Medeni
> Kanun'un yerine Şeriat dogmalarının getirilmesini isteyen, namaz
> vakitlerinde okullarda toplu namaz kılınmasını zorunlu hale getirmek
> hayalleri kuran bir zihniyet, hükümet ve devlet tarafından
> hormonlanmadıkça, tehlikeli olamayabilir ama tedirgin edicidir. Bu
> kafaya göre Anayasa ve yasaları uygulayan yargı ‘yargıçlar diktası'

Önce "zihniyet", sonra da "kafa"; ilki bilimsel bir terim digeri
asagilamak vasitasi, particiligin acikca yansimasi. Ben de bunu tedirgin
edici görüyorum. Diger taraf da beni tedirgin ediyor, ama gerekcelerimiz
farkli.

> sayılmakta, İslamcı cemaat ve militanların öfkesine hedef olmaktadır.
> Bu türden muhterem zevatla tartışmanın bir yararı yoktur.”]

"tartismanin yarari yoktur" diyen _kafa_ olumlu düsünceler üretebilir
mi? Kesinlikle üretemez, ancak darbe hayalleri kurgular.

> (Artık bunun gereği kalmadı. Yargı tamamen iktidarın emrine girdi ve
> hormonlama işleminin son evresi başladı.)
> CUMHURİYET UZAKLAŞTIRILDI
> [“İslamcıların, şeriatçıların, Fethullahçıların, tarikatçıların,
> cemaatçilerin tamamının Anayasa Mahkemesi'ne, Danıştay'a, Yargıtay'a
> düşman muamelesi yapıp ‘Bu bir yargı darbesidir' diye feryat
> etmelerini anlamak mümkündür. Çünkü adamların ulus egemenliğiyle,
> ulusal egemenlikle, kuvvetler ayrılığıyla, Yargı Erki'nin, yasama ve
> yürütmeyi denetleme yetki ve sorumluluğundan haberleri yoktur.

Seviyesiz, haddini asan, sakat, zararli, bölücü bir meydan okumak bu!

> Haberleri olsa bile bir gün kaldırmayı hayal ettikleri için ne
> oldukları umurlarında bile değildir.

Bu ihtimal, ki bence hakikatin ta kendisi, tedirgin etmeli idi adina
layik "öz+demir" olmaya cabalayan, fakat soyadini maaalesef cürüten
_kalin_= kaba bir üslup ile kendini toplumdan dislamasidir. Zavalliya
birisi anlatsin, yardim etson ona, Bakirköy'e havale etsin.

> Bu türden milliyetsiz ve milletsiz, cumhuriyetsiz ve demokrasisiz
> fanatiklerle herhangi bir
> işimiz olamaz!”] (Bu yazının yazılmasından bu yana köprünün altından
> çok su aktı.

Bre kacik, yirtik beyinli aydin soytarisi: "millet" Arapca va anlami
baska, farkli bir islami terimdir, bundan dolayi müslümanlarin milleti
vardir, adi da Islam dir. "milliyet" ise uyduruk bir kelimedir. Fakat
Türk kavminden gelen müslümanlar bunu insanlari ayirmak, bölmek icin
istismar etmezler. Dünya toplanmaya yöneldi, sen hala gericilikle
mesgulsun.

Devlet işgal edildi, Cumhuriyet iktidardan
> uzaklaştırıldı. Amaç artık, sadece iktidarda kalmak değil, cumhuriyet
> rejimini değiştirmek.) AB'DE İHO'LAR YOKTUR

AB icin konusamam, Almanya icin dogru, fakat, evet meshur _fakat" yeri
simdi: Sözde laik veya sekuler Almanya'da iki hristiyan kilisesinin
toplumda ve siyasette etkisi de tartisilmali. Ki adalet yerini bulsun.
En azindan yani.

> 2. Dünyanın bütün uygar ülkelerinde ortaöğretim iki kanaldan akar:
> Genel liseler ve meslek liseleri (kolejleri). İmam-hatipler, bunların
> dışında çok özel bir alandır. Vali, kaymakam, yargıç, savcı,
> öğretmen, polis yetiştirmek için değil, sadece din adamı yetiştirmek
> amacıyla özel olarak kurulmuştur.”] Artık gündeme gelebiliriz:

Gelmeyelim henüz. kanitlamadan savlamak, havlamak ile denktir.
Kiliselerin yönettigi (yatili) okullarda tedrisat biraz farkli. O
okullardan mezun olanlar üniversitede okumak hakkini elde ediyorlar.
Imam Haip Okullarini elestirmenin yolu, orada diger liselerdeki
tedrisatin aynen uygulanmamasindan gecer, yani, ayni derslerin yaninda,
Islam dini ile ilgile ek derslere de gönüllü giriyorlarsa, bundan kim,
nicin rahatsiz olsun ki!

> ANAYASALAR İPOTEK KOYAR
> 1. Kimileri Anayasa'nın gelecek kuşakları ipotek altına alamayacağı
> iddiasında. Oysa bütün anayasalar ipotek koyar. Anayasa'nın birinci
> maddesinde “Türkiye devleti bir Cumhuriyettir” diye yazar. Bu bir
> ipotektir. Kaldırılamaz. Cumhuriyet'in, bu maddede belirtilen
> nitelikleri de ipotektir. Değiştirilemez. Anayasa'nın 174. maddesinin
> koruması altında olan Devrim Yasaları, cumhuriyetin ipotek koyan
> kurucu temel yasalarıdır. Bu devrim yasalarından biri “Tevhid-i
> Tedrisat Kanunu”dur (TTK). İHO, AKP'nin savunduğu haliyle, bu yasaya
> aykırıdır.

Uzun konu, zaman yok. Bagnaz bir laikperest böyle düsünsün, bana ne!

> 3. Devletin “dindar ve kindar” kuşaklar yetiştirmek türünden görevi
> yoktur. Fransa'da okullarda din öğretilmez. Din dersi (catéchisme)
> kilisede yapılır. Türkiye'de neden camide yapılmasın? TTK'ya uygun

Bu soruyu _ancak_ Türklerin tarihinden bihaber bir zavalli
zirvalayabilir, yani aydin müseveddesi Özdemir Ince gibi.
Din 1 ile din 2 ayni mi? Degil! Kilise ile cami ayni mi? Degil! Öyle
ise, neden batinin pisligini zevkle yalamaya devam ediyorsun?

> İHO'lar neden dünyanın en iyi okulları haline getirilmesin? Bir din
> adamının dindar ve dinci kuşaklar yetiştirmek istemesi doğaldır.
> Ancak, bunu bir laik cumhuriyetin başbakanının istemesi kuraldışıdır.

"kural disidir"; .icayim senin Türkce'ne!
Senin o gerici mantika göre Gorbacov halka ragmen= karsi SSCB'yi tarihe
gömmesi kurala aykiridir. Yesinler zekani! Olsa, yerdim de, yerinde
yeller esiyor, saman bile yok ortalikta.

Veda turuna basladim.

Rifat Albayrak

unread,
Mar 20, 2012, 8:45:19 PM3/20/12
to
On 3/20/2012 5:59 PM, Acephale Lemar wrote:

> Bre kacik, yirtik beyinli aydin soytarisi: "millet" Arapca va anlami
> baska, farkli bir islami terimdir, bundan dolayi müslümanlarin milleti
> vardir, adi da Islam dir. "milliyet" ise uyduruk bir kelimedir. Fakat
> Türk kavminden gelen müslümanlar bunu insanlari ayirmak, bölmek icin
> istismar etmezler. Dünya toplanmaya yöneldi, sen hala gericilikle
> mesgulsun.

İnsan senin yazdığın diğer satırlara kıçıyla güler, o sebepten
kafadan kontak birinin imalatı olan gargarana cevap vermiyorum.

Fakat bu satırları geçemedim.
Ki bu satırlar senin cehaletinin en bariz bir göstergesidir..
Türkiye ve insanları hakkında (yazarları, kurumları, vs.) hiç
bir şey bilmediğin halde bu satırlarda adama kaçık, yırtık
beyinli aydın soytarısı diyebiliyorsun.

Senin Ö. İnce'ye öğretebileceğin hiç bir şey yok. Bilhassa
Türkçe. Önce cevapladığın adam hakkında bir araştırma yap.


porsuk

unread,
Mar 21, 2012, 12:38:59 AM3/21/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkb2a4$10a8$1...@geiz-ist-geil.priv.at...

> Imam Haip Okullarini elestirmenin yolu, orada diger liselerdeki tedrisatin
> aynen uygulanmamasindan gecer, yani, ayni derslerin yaninda, Islam dini
> ile ilgile ek derslere de gönüllü giriyorlarsa, bundan kim, nicin rahatsiz
> olsun ki!

Din dersine gonullu olarak girmek Imam Hatip Okullarinin tabiatina
aykiridir. Cunku bu tip okullar o gaye icin vardir. Asil sorulmasi gereken
laik devletin dini kurumlarla ne isi oldugudur.

Acephale Lemar

unread,
Mar 21, 2012, 6:21:08 AM3/21/12
to
Rifat Albayrak wrote:
> On 3/20/2012 5:59 PM, Acephale Lemar wrote:
>
>> Bre kacik, yirtik beyinli aydin soytarisi: "millet" Arapca va anlami
>> baska, farkli bir islami terimdir, bundan dolayi müslümanlarin
>> milleti vardir, adi da Islam dir. "milliyet" ise uyduruk bir
>> kelimedir. Fakat Türk kavminden gelen müslümanlar bunu insanlari
>> ayirmak, bölmek icin istismar etmezler. Dünya toplanmaya yöneldi,
>> sen hala gericilikle mesgulsun.
>
> İnsan senin yazdığın diğer satırlara kıçıyla güler, o sebepten
> kafadan kontak birinin imalatı olan gargarana cevap vermiyorum.

Ne ala!

> Fakat bu satırları geçemedim.
> Ki bu satırlar senin cehaletinin en bariz bir göstergesidir..
> Türkiye ve insanları hakkında (yazarları, kurumları, vs.) hiç
> bir şey bilmediğin halde bu satırlarda adama kaçık, yırtık
> beyinli aydın soytarısı diyebiliyorsun.
>
> Senin Ö. İnce'ye öğretebileceğin hiç bir şey yok. Bilhassa
> Türkçe. Önce cevapladığın adam hakkında bir araştırma yap.

Arastirmaya gerek yok, Hürriyet gazetesinden taniyorum kerizi. Aydin
müsveddesidir, zirnik aydinlik göremiyorum onda, ancak bati yalamasi
olduguna kanaat getirdim.
Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi: Ilhan
Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin diger
fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu yineliyor,
fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof düzeyinde, aydin
gecinenleri güzel fircalamasidir.

Acephale Lemar

unread,
Mar 21, 2012, 6:21:09 AM3/21/12
to
Yaniliyorsun!

Imam Hatip Okullarinin gayesi _hala_ din ögretimi vermek ise, o
okullardan mezun olanlarin da üniversiteye girmek gibi bir hakki olamaz.
Sadece, o da sayisi sinirlandirlimis olmasi kaydila, yüksek ilahiyat
ihtisasi veren islami bir üniversitede bilgilerini derinlestirebilirler,
fakat sonra da meydana cikip: Ben üniversite okudum, is istiyorum, diye
de yaygara koparamaz.

Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun yaninda
dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden dolayi da o
okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar. Böylece
mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim dallarindan
türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek insan gibi
yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini, halkin huzura
kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz, zorbalar
disinda.

IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!

Boğuldu Öldü

unread,
Mar 21, 2012, 8:33:36 AM3/21/12
to
Hesapta laik olan ABD gibi bir ülkede, secim sıralarında
dindar (evangalical) adamlardan gelen oyları medyada boyuna
osuranda bendim. ABD meclisinde kendilerini Hristyan bir ülke
olarak gören ve buna göre acendalarini hazırlayan da bendim...
hey yavrum hey! secular ABDeymis peh. Çevir yavrum çevir.
Ulan Moshe, Chaim, salamon len sizde katılin bu sohbete...

okeyci

unread,
Mar 21, 2012, 10:42:46 AM3/21/12
to
Cünkü; hristiyanlik Venedik'e hapsedilmistir ama islam hala din devleti
kurma potansiyelini tasiyor. Bu nedenle TC yeni bir din yaratmis(devlet
dini) bunu da Diyanet Isleri Bsk. eliyle yürütmektedir. "Ilimli islam",
ötedenberi TC'nin din politikasidir, yani. Buna da Türk tipi laiklik
denir :-)

okeyci

unread,
Mar 21, 2012, 10:48:57 AM3/21/12
to
Am 21.03.2012 11:21, schrieb Acephale Lemar:
> porsuk wrote:
>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>> news:jkb2a4$10a8$1...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>
>>> Imam Haip Okullarini elestirmenin yolu, orada diger liselerdeki
>>> tedrisatin aynen uygulanmamasindan gecer, yani, ayni derslerin
>>> yaninda, Islam dini ile ilgile ek derslere de gönüllü giriyorlarsa,
>>> bundan kim, nicin rahatsiz olsun ki!
>>
>> Din dersine gonullu olarak girmek Imam Hatip Okullarinin tabiatina
>> aykiridir. Cunku bu tip okullar o gaye icin vardir. Asil sorulmasi
>> gereken laik devletin dini kurumlarla ne isi oldugudur.
>
> Yaniliyorsun!
>
> Imam Hatip Okullarinin gayesi _hala_ din ögretimi vermek ise, o
> okullardan mezun olanlarin da üniversiteye girmek gibi bir hakki olamaz.
> Sadece, o da sayisi sinirlandirlimis olmasi kaydila, yüksek ilahiyat
> ihtisasi veren islami bir üniversitede bilgilerini derinlestirebilirler,
> fakat sonra da meydana cikip: Ben üniversite okudum, is istiyorum, diye
> de yaygara koparamaz.

IHO, TC dininin kurumlarinda görev yapacak imam yetistirmek üzere
kurulmus meslek okullaridir. Fakat amaca aykiri olarak, din egitimi
agirlikli lise gibi kullaniliyor. Kizlar imam olamadiklari halde onlar
da gidiyor IHO'lara.

IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir. Fakat
anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din üzerine ögrenim
göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas olarak islam dini
üzerine ögrenim göstermektedir.

> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun yaninda
> dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden dolayi da o
> okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar. Böylece
> mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim dallarindan
> türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek insan gibi
> yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini, halkin huzura
> kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz, zorbalar
> disinda.

Din-devlet isleri ayirimina aykiridir. Vaaz ettigin sonuclari dogurmasi
ise imkansiz.



Rifat Albayrak

unread,
Mar 21, 2012, 11:45:00 AM3/21/12
to
On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:
> Rifat Albayrak wrote:
>> On 3/20/2012 5:59 PM, Acephale Lemar wrote:

>>> Bre kacik, yirtik beyinli aydin soytarisi: "millet" Arapca va anlami
>>> baska, farkli bir islami terimdir, bundan dolayi müslümanlarin
>>> milleti vardir, adi da Islam dir. "milliyet" ise uyduruk bir
>>> kelimedir. Fakat Türk kavminden gelen müslümanlar bunu insanlari
>>> ayirmak, bölmek icin istismar etmezler. Dünya toplanmaya yöneldi,
>>> sen hala gericilikle mesgulsun.

>> İnsan senin yazdığın diğer satırlara kıçıyla güler, o sebepten
>> kafadan kontak birinin imalatı olan gargarana cevap vermiyorum.

> Ne ala!

>> Fakat bu satırları geçemedim.
>> Ki bu satırlar senin cehaletinin en bariz bir göstergesidir..
>> Türkiye ve insanları hakkında (yazarları, kurumları, vs.) hiç
>> bir şey bilmediğin halde bu satırlarda adama kaçık, yırtık
>> beyinli aydın soytarısı diyebiliyorsun.

>> Senin Ö. İnce'ye öğretebileceğin hiç bir şey yok. Bilhassa
>> Türkçe. Önce cevapladığın adam hakkında bir araştırma yap.

> Arastirmaya gerek yok, Hürriyet gazetesinden taniyorum kerizi. Aydin
> müsveddesidir, zirnik aydinlik göremiyorum onda, ancak bati yalamasi
> olduguna kanaat getirdim.

Kendi görüşündür. Bir şey diyemem. Ne ala dan gayrı.

> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi: Ilhan
> Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin diger
> fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu yineliyor,
> fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof düzeyinde, aydin
> gecinenleri güzel fircalamasidir.

Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla bile
ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar için
bakınız: Katolik Kilisesinin Lideri Papa ile kimler resim çektirmiştir
İsa'nın Heykeli altında.
İpucu: Soyadı Tayyip, Fettoş, Gül falan filan. Ve daha bir nice,
isimlerini bilmediğim.

O kitap İnternetteydi indirip baktım 100 satırdan başka okumamışımdır.
Beni sarmadı. Benim hoşlanabileceğim bir şey değil.


Acephale Lemar

unread,
Mar 21, 2012, 4:57:37 PM3/21/12
to
Rifat Albayrak wrote:
> On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:

>> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi:
>> Ilhan Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin
>> diger fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu
>> yineliyor, fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof
>> düzeyinde, aydin gecinenleri güzel fircalamasidir.
>
> Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla
> bile ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar

Seytan dogru konusur ise, seytanin yaninda dururum. Yaris ati degilim,
görüs alanimi daraltacak pesin yargilardan olabildigince serbestim.
Ezberini mi bozdum acep?

> için bakınız: Katolik Kilisesinin Lideri Papa ile kimler resim
> çektirmiştir İsa'nın Heykeli altında.
> İpucu: Soyadı Tayyip, Fettoş, Gül falan filan. Ve daha bir nice,
> isimlerini bilmediğim.

Yorumsuz.

> O kitap İnternetteydi indirip baktım 100 satırdan başka okumamışımdır.
> Beni sarmadı. Benim hoşlanabileceğim bir şey değil.

Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!

Acephale Lemar

unread,
Mar 21, 2012, 4:57:39 PM3/21/12
to
okeyci wrote:
> Am 21.03.2012 11:21, schrieb Acephale Lemar:
>> porsuk wrote:
>>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>>> news:jkb2a4$10a8$1...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>>
>>>> Imam Haip Okullarini elestirmenin yolu, orada diger liselerdeki
>>>> tedrisatin aynen uygulanmamasindan gecer, yani, ayni derslerin
>>>> yaninda, Islam dini ile ilgile ek derslere de gönüllü giriyorlarsa,
>>>> bundan kim, nicin rahatsiz olsun ki!
>>>
>>> Din dersine gonullu olarak girmek Imam Hatip Okullarinin tabiatina
>>> aykiridir. Cunku bu tip okullar o gaye icin vardir. Asil sorulmasi
>>> gereken laik devletin dini kurumlarla ne isi oldugudur.
>>
>> Yaniliyorsun!
>>
>> Imam Hatip Okullarinin gayesi _hala_ din ögretimi vermek ise, o
>> okullardan mezun olanlarin da üniversiteye girmek gibi bir hakki
>> olamaz. Sadece, o da sayisi sinirlandirlimis olmasi kaydila, yüksek
>> ilahiyat ihtisasi veren islami bir üniversitede bilgilerini
>> derinlestirebilirler, fakat sonra da meydana cikip: Ben üniversite
>> okudum, is istiyorum, diye de yaygara koparamaz.
>
> IHO, TC dininin kurumlarinda görev yapacak imam yetistirmek üzere
> kurulmus meslek okullaridir. Fakat amaca aykiri olarak, din egitimi
> agirlikli lise gibi kullaniliyor. Kizlar imam olamadiklari halde onlar
> da gidiyor IHO'lara.

Simdi sasiracaksin ama anlatiklarini biliyorum, hatta elestirine bile
katiliyorum, kismen de olsa.
Ilk devirde hedef bu idi, ama sonradan sorumluluk duygusu agir basti ve
IHO kizlara da acik, yari resmi yari dini mektebe dönüstü, cünkü hedef
degismisti. O okullar cogu insanlarin, öncelikle kizlarimizin okuyarak,
bilgili insanlar olmasini saglamak amaci ülkenin diger bölgelerinde de
kuruldu, sonra askeri cuntanin elinde kullanilan bir araca dönüstü, bu
gün de bu gelismeyi tartisiyoruz.

> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir. Fakat
> anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din üzerine
> ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas olarak islam
> dini üzerine ögrenim göstermektedir.

Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.

>> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun
>> yaninda dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden
>> dolayi da o okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar.
>> Böylece mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim
>> dallarindan türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek
>> insan gibi yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini,
>> halkin huzura kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi
>> cikamaz, zorbalar disinda.
>
> Din-devlet isleri ayirimina aykiridir.

Bu ayirim mutlak degildir, bilakis degiskendir. Sen de, falanjist diye
niteledigin de, halk düsmanlarisiniz.
Toplumsal huzur veya baris bu ayirimdan daha önemli.

> Vaaz ettigin sonuclari dogurmasi ise imkansiz.

Bayiliyorum böyle ahkam kesmene.

okeyci

unread,
Mar 21, 2012, 10:02:31 PM3/21/12
to
IHO'lar söyle veya böyle, sunun veya bunun elinde, ama daima TC'nin
toplumu zapt-u rapt altina almasinin yollarindan birisi olmustur.

>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir. Fakat
>> anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din üzerine
>> ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas olarak islam
>> dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>
> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.

Ben gerekce sunmadim, durum tespiti yaptim. Ilahiyat fakültelerinin
amaci dinleri ve tarihlerini bilimsel acidan incelemektir, din ögretmek
degil, dindar yetistirmek degil. Islam enstitüsü vb. olur, o islevi
görür akademik düzeyde. Hani, bunu da sana bonus olarak verdim :-) Ulan,
Muhammed hangi islami yüksekokula gitmisti beah?!

>>> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun
>>> yaninda dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden
>>> dolayi da o okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar.
>>> Böylece mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim
>>> dallarindan türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek
>>> insan gibi yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini,
>>> halkin huzura kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi
>>> cikamaz, zorbalar disinda.
>>
>> Din-devlet isleri ayirimina aykiridir.
>
> Bu ayirim mutlak degildir, bilakis degiskendir. Sen de, falanjist diye
> niteledigin de, halk düsmanlarisiniz.
> Toplumsal huzur veya baris bu ayirimdan daha önemli.

Acaiplale, $ov yapma.

>> Vaaz ettigin sonuclari dogurmasi ise imkansiz.
>
> Bayiliyorum böyle ahkam kesmene.

Bayilana limon muydu, nasildi o? :-)


porsuk

unread,
Mar 22, 2012, 12:31:48 AM3/22/12
to
On Mar 21, 6:21 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
> porsuk wrote:
> > "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
> >news:jkb2a4$10a8$1...@geiz-ist-geil.priv.at...
>
> >> Imam Haip Okullarini elestirmenin yolu, orada diger liselerdeki
> >> tedrisatin aynen uygulanmamasindan gecer, yani, ayni derslerin
> >> yaninda, Islam dini ile ilgile ek derslere de gönüllü giriyorlarsa,
> >> bundan kim, nicin rahatsiz olsun ki!
>
> > Din dersine gonullu olarak girmek Imam Hatip Okullarinin tabiatina
> > aykiridir. Cunku bu tip okullar o gaye icin vardir. Asil sorulmasi
> > gereken laik devletin dini kurumlarla ne isi oldugudur.
>
> Yaniliyorsun!

Sanmiyorum. Aciklayim. Normal okullarda zaten din dersi okutuluyor.
Teoride gonullu ama pratikte zorunlu. Senin tezine gore--yanlis
anlamadiysam--IHO'larda da din dersini gonullu yaparsan kimseyi
rahatsiz etmemesi gerektigi. Fakat IHO'larda asil amac din dersi
agirlikli egitim vermek. O yuzden IHO'larda din dersi gonullu olursa
normal okula donmus olur ki onlar zaten var.

>
> Imam Hatip Okullarinin gayesi _hala_ din ögretimi vermek ise, o
> okullardan mezun olanlarin da üniversiteye girmek gibi bir hakki olamaz.

Hayir. IHO'lar din egitimi verdigi halde o okullarin mezunlarinin
universiteye girmelerini engellemek haksizliktir, esitsizliktir. Eger
ogrenci universite giris sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
universite hakkini kazanmistir. Farzedelim ki IHO mezunu gitti
disaridan bir de normal lise diplomasi aldi (yasal olanagi olup
olmadigini bilmiyorum ama farketmez). O ogrenci neden universiteye
gidemesin?

> Sadece, o da sayisi sinirlandirlimis olmasi kaydila, yüksek ilahiyat
> ihtisasi veren islami bir üniversitede bilgilerini derinlestirebilirler,
> fakat sonra da meydana cikip: Ben üniversite okudum, is istiyorum, diye
> de yaygara koparamaz.
>
> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun yaninda
> dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden dolayi da o
> okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar. Böylece

Zaten oyle olmali. Fakat IHO'ya giden birisi muhakkak din dersine
girecektir. Aksi takdirde zaten gittigi okul IHO olamaz.

> mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim dallarindan

IHO'dan mezun olanlarin dindar olacagi sonucunu ben cikaramadim.

Fi tarihte bir Amerikan universitesinde tanidigim Islam din ve kulturu
okutan Iran asilli--ismen musluman--prof dini konularda ciddi din
adamlarini aratmayacak derecede derin Islam din bilgisine sahipti ama
kendisi uygulamiyordu.

Ters ornegi zaten vermeme pek gerek yok cunku sen de bilirsin,
"dindar" insanlarin azimsanamaz cogunlugu dini biligiden aciz. Ezbere
uyguluyor.


> türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek insan gibi
> yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini, halkin huzura
> kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz, zorbalar
> disinda.

Yukarida yazdigim gibi IHO'lar dindar insan yetistiremez. Ancak dini
bilgi verebilir. Her dini bilgisi olan da dindar olacak degil.

>
> IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!

Eh, Milli Egitim Bakanligi bir devlet kurumu olduguna gore ona bagli
IHO'da dini kurum olabilir.

Fakat ben daha genel anlam kastetmistim. Laik duzende din-devlet
ayrimi olmasi gerekmez mi? Ne din devlet uzerinde, ne de devlet din
uzerinde soz hakkina sahip olmamali. Turkiye'de, anayasasinda laik
oldugu yazilan duzende, devlet dini egitim veren okul aciyor, din
gorevlileri tayin ediyor, maas veriyor, camilere katkida bulunuyor.
Boyle olmamali. Veya illa olacaksa din hizmeti sadece Sunnilere degil
herkese verilmelidir. Diyanette maasli Alevi dedeleri var mi? Sanmam.

sct'de kendilerini aydin gorenlerin cogu diyanetin devlet icinde
barindirilmasinin din uzerinde kontrol icin oldugunu itiraf ediyor.
Yani bu konuda "laiklerle" "muslumanlar" her ne kadar ayri acidan olsa
da ayni noktada bulusuyorlar!

porsuk

unread,
Mar 22, 2012, 12:37:59 AM3/22/12
to
Kizlarin IHO'lara alinmasi mahkeme karariyla olmustu.
70li yillara kadar IHO'lar sadece erkek ogrenci aliyorlardi.
Yanilmiyorsam 1976'da kizini IHO'ya gondermek isteyen bir baba esitlik
ilkesine aykiri oldugu gerekcesiyle mahkemeye basvurduktan sonra
kizlari da IHO'lara almaya basladilar. Kizlar imam olma amaciyla
okumuyorlar ama vaiz, kuran kursu hocasi ve diyanette din gorevlisi
olarak ise alinabiliyorlar.

> kuruldu, sonra askeri cuntanin elinde kullanilan bir araca dönüstü, bu
> gün de bu gelismeyi tartisiyoruz.
>
> > IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir. Fakat
> > anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din üzerine
> > ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas olarak islam
> > dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>
> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.

Fekat, devlet universitesinde boyle olmamali. Aynen okeyci'nin dedigi
gibi olabilir. Ozel universiteler muftu, vs yetistirebilir tabii.

Rifat Albayrak

unread,
Mar 22, 2012, 2:29:19 AM3/22/12
to
On 3/21/2012 3:57 PM, Acephale Lemar wrote:
> Rifat Albayrak wrote:
>> On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:

>>> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi:
>>> Ilhan Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin
>>> diger fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu
>>> yineliyor, fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof
>>> düzeyinde, aydin gecinenleri güzel fircalamasidir.

>> Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla
>> bile ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar

> Seytan dogru konusur ise, seytanin yaninda dururum. Yaris ati degilim,
> görüs alanimi daraltacak pesin yargilardan olabildigince serbestim.
> Ezberini mi bozdum acep?

Oksimoron bir yaklaşım.
Eğer şeytanın 'doğru konuşması' ihtimal dahilindeyse ona 'şeytan'
değil başka bir isim takman lazımdı.
Bunu anlamakta biraz zorlanabilirsin. Kafadaki format meselesi.

>> için bakınız: Katolik Kilisesinin Lideri Papa ile kimler resim
>> çektirmiştir İsa'nın Heykeli altında.
>> İpucu: Soyadı Tayyip, Fettoş, Gül falan filan. Ve daha bir nice,
>> isimlerini bilmediğim.

> Yorumsuz.

>> O kitap İnternetteydi indirip baktım 100 satırdan başka okumamışımdır.
>> Beni sarmadı. Benim hoşlanabileceğim bir şey değil.

> Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!

Tepeden bakar gibi konuşmuyorum şu an. Biliyorum seninle bazı
konuşmalarda bu havayı veriyorum. Ama söylemek istediğim şu:
Nedenini kesin olarak bilmediğim bir sebepten dolayı önsözlerden
nefret ederim. Es geçer ilk sayfadan başlarım. Kitabı edinmeden
önce zaten bir reklam safhasından geçiyorsun ,kitapla beraber ikinci
bir reklam safhası geliyor önsöz adı altında.
Aynı şekilde program sunucularından da pek hoşlanmam: "Sayın Bilmemkim,
buraya gelip o billûr sesinizle bize rast makamında kemancı Tatyos
Efendi'nin dümtekli ve kaşar peynirli safa i mukaddeme i cart curt'unu
icra edermisiniz?"
Bu tip ifadelerin tutulacak yeri yok.
Bunları duyunca kan tepeme fırlıyor.
Bunu burada yazmak bir hatadır biliyorum. Zira son günlerde burada
kırılmış ego ile dolaşan amatör psikolojistler(!) kol geziyor.
Artık isim vermeyeyim. Yeni isimler taktım onlarla hitap ediyorum:
maydanoz1 ve maydanoz2.
Bu maydanoz serisine sen de dahilsin. Fakat bu husustaki aktivitelerin
onlarınki kadar yoğun olmadığından henüz bir isim verilmedi. Bunu
şundan diyorum. Ö. İnce'nin yazılarından birinde "Bana bu yüzden geçen
sene paranoyak demişlerdi.. falan filan" ifadesini görünce hemen adamı
deli olmakla suçladın.
Kolaya kaçmak, Türkiye ve onun insanının sub-kültürdeki en büyük
hasletlerinden biri de bu galiba.

Acephale Lemar

unread,
Mar 22, 2012, 4:10:14 AM3/22/12
to
Ilk IHO hangi yilda acildi? Sen Diyanet ile karistirmissin.

>>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir.
>>> Fakat anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din
>>> üzerine ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas
>>> olarak islam dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>>
>> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
>> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.
>
> Ben gerekce sunmadim, durum tespiti yaptim. Ilahiyat fakültelerinin
> amaci dinleri ve tarihlerini bilimsel acidan incelemektir, din
> ögretmek degil, dindar yetistirmek degil. Islam enstitüsü vb. olur, o
> islevi görür akademik düzeyde. Hani, bunu da sana bonus olarak verdim
> :-) Ulan, Muhammed hangi islami yüksekokula gitmisti beah?!

Sen de bati taklitcisisin, Orada islevi bu diye ilahiyat fakültelerinin,
Türkiye'de de böyle olmasi gerekmez. Cünkü din 1 ile din 2 ayni
degildir. Bahsettigin bilim dalinin adi "Dinler Tarihi", ilahiyat degil;
ayrica burada Ilahiyat Fakültesinden maksad, yüksek medrese tahsilidir,
yoksa batinin kicini yalamak degildir.

>>>> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun
>>>> yaninda dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden
>>>> dolayi da o okullardan mezun olanlar üniversitelerden
>>>> dislanamazlar. Böylece mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil
>>>> ettikleri bilim dallarindan türetilen mesleklerde calisarak,
>>>> dolayli yoldan, örnek insan gibi yasayarak, toplumun da tekrar
>>>> Islam ile icice girmesini, halkin huzura kavusmasi temin
>>>> edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz, zorbalar disinda.
>>>
>>> Din-devlet isleri ayirimina aykiridir.
>>
>> Bu ayirim mutlak degildir, bilakis degiskendir. Sen de, falanjist
>> diye niteledigin de, halk düsmanlarisiniz.
>> Toplumsal huzur veya baris bu ayirimdan daha önemli.
>
> Acaiplale, $ov yapma.

Okeyciyan, bana ahkam kesme.

>>> Vaaz ettigin sonuclari dogurmasi ise imkansiz.
>>
>> Bayiliyorum böyle ahkam kesmene.
>
> Bayilana limon muydu, nasildi o? :-)

Zirnik!

Acephale Lemar

unread,
Mar 22, 2012, 4:19:31 AM3/22/12
to
Asil amac bu degildi, egitim seviyesini yükseltmekti. Calismasalar da,
yarinin anneleri bu kizlar bilgilerini cocuklarina aktaracaklardir, bu
da ülke egitim seviyesini kisa zamanda yaymaya zemin hazirlayacaktir.
Tarihi gerekce önemli, ardindaki hedef daha önemli.

>>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir.
>>> Fakat anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din
>>> üzerine ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas
>>> olarak islam dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>>
>> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
>> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.
>
> Fekat, devlet universitesinde boyle olmamali. Aynen okeyci'nin dedigi
> gibi olabilir. Ozel universiteler muftu, vs yetistirebilir tabii.

Ben de diyorum ki: Nicin devlet üniversitesinde böyle olmasin! Eskiden
medreselerde kendini egiten müslümanlar devlete yaranmak amaciyla mi
okudular? Hayir! Bu Ilahiyat Fakültelerini de bu baglamda görmek
gerekiyor, yani oradan mezun olanin piyasada calisacak, para kazanacak
bir is talep hakki yoktur, olamaz, cünkü "klerus", ruhban sinifi yoktur
Islam dininde. Aslinda "ilahiyat" kavramina karsiyim, o ayri konu,
sadece bilgin olsun diye belirtiyorum.
Gelelim müftü gibi biat denen dine sonradan sokulan, yamalanan
garibelere: Islam dininde müftülük adinda bir makam yok. Müftüler gercek
dindar insanlar degil, inancini para karsiliginda düzene satan,
münafikliga yakin insanlardir.

Acephale Lemar

unread,
Mar 22, 2012, 5:24:35 AM3/22/12
to
Rifat Albayrak wrote:
> On 3/21/2012 3:57 PM, Acephale Lemar wrote:
>> Rifat Albayrak wrote:
>>> On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:
>
>>>> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi:
>>>> Ilhan Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin
>>>> diger fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu
>>>> yineliyor, fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof
>>>> düzeyinde, aydin gecinenleri güzel fircalamasidir.
>
>>> Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla
>>> bile ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar
>
>> Seytan dogru konusur ise, seytanin yaninda dururum. Yaris ati
>> degilim, görüs alanimi daraltacak pesin yargilardan olabildigince
>> serbestim. Ezberini mi bozdum acep?
>
> Oksimoron bir yaklaşım.
> Eğer şeytanın 'doğru konuşması' ihtimal dahilindeyse ona 'şeytan'
> değil başka bir isim takman lazımdı.

Hayir.

> Bunu anlamakta biraz zorlanabilirsin. Kafadaki format meselesi.

Zorlanan sadece sen zavallisin. Cünkü seytan _mutlak va daimi kötülük_
degildir. Eh, senin gibi Islam dini'ni hatmetmemisden beklemem bunu
bilmesini.

>> Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!
>
> Tepeden bakar gibi konuşmuyorum şu an. Biliyorum seninle bazı
> konuşmalarda bu havayı veriyorum. Ama söylemek istediğim şu:

Bazi degil, cogu münakasalarimizda bi intibai olusturmak icin elinden
geleni ardina koymuyorsun.

> Bunu burada yazmak bir hatadır biliyorum. Zira son günlerde burada
> kırılmış ego ile dolaşan amatör psikolojistler(!) kol geziyor.
> Artık isim vermeyeyim. Yeni isimler taktım onlarla hitap ediyorum:
> maydanoz1 ve maydanoz2.
> Bu maydanoz serisine sen de dahilsin. Fakat bu husustaki aktivitelerin
> onlarınki kadar yoğun olmadığından henüz bir isim verilmedi. Bunu
> şundan diyorum. Ö. İnce'nin yazılarından birinde "Bana bu yüzden geçen
> sene paranoyak demişlerdi.. falan filan" ifadesini görünce hemen adamı
> deli olmakla suçladın.

Ben Özdemir Ince'yi baska sebeplerden dolayi "yirtik beyinli" vs.
olmakla niteledim. Yanlis sandin.

> Kolaya kaçmak, Türkiye ve onun insanının sub-kültürdeki en büyük
> hasletlerinden biri de bu galiba.

Oh be, nihayet! Züppe oldugunu daha asikar beyan edemezdin. Tebrik
ediyorum cani yürekten.

Simdi doruktayim, veda turum bitti.

Acephale Lemar

unread,
Mar 22, 2012, 5:14:55 AM3/22/12
to
porsuk wrote:
> On Mar 21, 6:21 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>> porsuk wrote:
>>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>>> news:jkb2a4$10a8$1...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>
>>>> Imam Haip Okullarini elestirmenin yolu, orada diger liselerdeki
>>>> tedrisatin aynen uygulanmamasindan gecer, yani, ayni derslerin
>>>> yaninda, Islam dini ile ilgile ek derslere de gönüllü giriyorlarsa,
>>>> bundan kim, nicin rahatsiz olsun ki!
>>
>>> Din dersine gonullu olarak girmek Imam Hatip Okullarinin tabiatina
>>> aykiridir. Cunku bu tip okullar o gaye icin vardir. Asil sorulmasi
>>> gereken laik devletin dini kurumlarla ne isi oldugudur.
>>
>> Yaniliyorsun!
>
> Sanmiyorum. Aciklayim. Normal okullarda zaten din dersi okutuluyor.
> Teoride gonullu ama pratikte zorunlu. Senin tezine gore--yanlis
> anlamadiysam--IHO'larda da din dersini gonullu yaparsan kimseyi
> rahatsiz etmemesi gerektigi. Fakat IHO'larda asil amac din dersi
> agirlikli egitim vermek. O yuzden IHO'larda din dersi gonullu olursa
> normal okula donmus olur ki onlar zaten var.

Bazi yalnis anlamalar var, onlari düzelteyim biraz:
Ben diyorum ki, "rahatsiz etmemek" gibi gerekceye gerek görmeden, eger
IHO mezunlarinin da yüksek tahsil hakki olsun diyenler, tutarli olmak
zorundadirlar. Bu da ancak bir yoldan gitmekle mümkün, o da su: Diger
liselerdeki müfredat IHO'da _aynen_ uygulanacak; bunun yanisira da dini
bilgileri edinmek icin diger derslere girecekler. Böylece hem IHO'rinin
asil amaci gerceklesmis olacak, hem de yüksel tahsil hakkini elde
edeceklerdir IHO mezunlari.
Daha acikcasi: Resmi liselerde haftalik ders miktari mesela 30 saat ise,
IHO'rinda bu 30+ dini dersler olmak kaydiyla daha fazla
terleyeceklerdir. Fakat bundan sikayet etmek hakki dogmaz asla. Dini
agirlikli egitim mi? Tamam. Resmi egitimin yaninda olmak kaydiyla, yoksa
egitim seviyesi esit olmaz, issizler, becerisizler ordusunun olusmasina
izin vermis oluruz ki, bu siyasi sorumluluk ile uyusmaz.

>> Imam Hatip Okullarinin gayesi _hala_ din ögretimi vermek ise, o
>> okullardan mezun olanlarin da üniversiteye girmek gibi bir hakki
>> olamaz.
>
> Hayir. IHO'lar din egitimi verdigi halde o okullarin mezunlarinin
> universiteye girmelerini engellemek haksizliktir, esitsizliktir. Eger

Yukarda yazdigimi okuduktan sonra hala böyle düsünüyor isen, o zaman
cevaplarim nicin "Hayir!" dedigimin gerekcesini.
Üniversitelere girenlerin okuduklari dersler ayni, ortak bilgileri ayni,
fakat IHO mezunu ile onlarin seviyesi esit degil. Esit olmasi icin,
yukarda yazdigim gibi, IHO ögrencilerinin daha fazla zamanini dersde
gecirmesi zorunludur.
Bana müslümanlgi, Islam ahlakini ögretmeye hic cabalama. Yukardaki
aciklaman tek tarafli, adilane degil. Sorumluksuz hak olamaz. Hakki
talep eden, sorumluluklarini da yerine getirmelidir.

> ogrenci universite giris sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
> universite hakkini kazanmistir.

O zaman kaldiririm giris sinavlarini, koyarim sartimi, yukarda
acikladigim gibi, ve tikarim agizlarina bilincsiz bölücülerin
sevinclerini. Hissen ayni safda yer aliyorsak da (öyle saniyorum, emin
degilim, laf gelisi oku istersen), mantiken karsindayim.
Senin yaptigin, belescilige gedik acmaktir.
Milyonlarca genc salak mi da, umumi egitimden gectikten sonra bile
dogrudan giremiyorlar üniversiteye de, kaynagi ne olursa olsun, IHO
mezunlari sinavlari basaracaklar da girecekler. Bu nasil olacak?
Biliyorum nasil olacagini, ve o arki kurutmak sart: Onlari yasitlarindan
tecrit ederek, beyinlerini yikayarak, sinavlara hazirlamakla olacak.
Peki, kim veriyor bu parayi? Adalet nersinde bu düzenin?
Kisaca, bildigin gibi seriati savunan biriyim, fakat senin gibi düsünen,
davranan müslümanlardan da uzak durmayi yeglerim, cünkü siz gecici
dünyavi arzulariniz icin Islam' sulandiriyorsunuz.

> Farzedelim ki IHO mezunu gitti disaridan bir de normal lise diplomasi
> aldi (yasal olanagi olup
> olmadigini bilmiyorum ama farketmez). O ogrenci neden universiteye
> gidemesin?

Buna itirazim olmadi, aksine savundugum, anlattigim cözüm de bu yönde.
Yahu sen "detail master" degil misin?
Benim cözüm teklifim toplumsal huzuru temin etmek icin tek care. Her iki
taraf da kazanacak veya kaybedecek. Mühim olan, hangi taraf olursa
olsun, tek tarafin kazanmamasidir.
Imanli genclikten bekledigim, isterse IHO'da olsun, isterse kendini
egiterek olsun, dünyevilesmis, yüzeysel müslümanlardan ve dine karsi
ilgisizlerden daha caliskan, bilgili, becerikli olmalaridir. Bu da
tembellikten, sikayetcilikten beklenemez, zitlasmakdan hic beklenemez ki
Türkiye'de bazi sözde müslüman kesimlerde bu yönde aciklamalar
duyuyorum, okuyorum. O gibilerini sallandirmayi ben de düsünmedim degil.
Islam'a yarardan ziyade zarar veriyorlar.

>> Sadece, o da sayisi sinirlandirlimis olmasi kaydila, yüksek ilahiyat
>> ihtisasi veren islami bir üniversitede bilgilerini
>> derinlestirebilirler, fakat sonra da meydana cikip: Ben üniversite
>> okudum, is istiyorum, diye de yaygara koparamaz.
>>
>> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun
>> yaninda dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden
>> dolayi da o okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar.
>> Böylece
>
> Zaten oyle olmali. Fakat IHO'ya giden birisi muhakkak din dersine
> girecektir. Aksi takdirde zaten gittigi okul IHO olamaz.

Hemfikiriz, öyle mi? IHO'ya gidenler sadece ve muhakkak din dersine
girmeyecek, Islam dini ile baglantili derin bilgileri ögrenmek amaci ile
baska islami derslere gireceklerdir.

>> mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim
>> dallarindan
>
> IHO'dan mezun olanlarin dindar olacagi sonucunu ben cikaramadim.

Genelde öyledir, öyle olmasi da gerekir, fakat oradan cikan komunistleri
de biliyorum, tanidim cevremden. Zorunlu bir netice degil, ama ihtimal
cok yüksek.

> Fi tarihte bir Amerikan universitesinde tanidigim Islam din ve kulturu
> okutan Iran asilli--ismen musluman--prof dini konularda ciddi din
> adamlarini aratmayacak derecede derin Islam din bilgisine sahipti ama
> kendisi uygulamiyordu.
>
> Ters ornegi zaten vermeme pek gerek yok cunku sen de bilirsin,
> "dindar" insanlarin azimsanamaz cogunlugu dini biligiden aciz. Ezbere
> uyguluyor.

Bahsettigin prof mesleigini sadece para kaynagi olarak görüyor, batidaki
düzen de bunu tesvik ediyor. Iman gereksiz, bilgi yeterli. Sanki din
fenni ilimler gibi dis dünyadan ibaret, ic dünyasini görmemisden hayir
beklemem, sadece bilgisinden istifade ederim, sonra da sallarim tekmeyi
kicina. Nankörlük degildir bu, sadece haddini bildirmektir,
tutarsizligini teshir etmektir.

>> türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek insan gibi
>> yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini, halkin
>> huzura kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz,
>> zorbalar disinda.
>
> Yukarida yazdigim gibi IHO'lar dindar insan yetistiremez. Ancak dini
> bilgi verebilir. Her dini bilgisi olan da dindar olacak degil.

IHO'ya gidenlerin ekseriyeti dindardir. Fakat dindarligin da dereceleri
vardir.

>> IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!
>
> Eh, Milli Egitim Bakanligi bir devlet kurumu olduguna gore ona bagli
> IHO'da dini kurum olabilir.

Yapma bana karsi bu ayak oyunlarini, lütfen. Asla olamaz.

> Fakat ben daha genel anlam kastetmistim. Laik duzende din-devlet
> ayrimi olmasi gerekmez mi? Ne din devlet uzerinde, ne de devlet din
> uzerinde soz hakkina sahip olmamali. Turkiye'de, anayasasinda laik
> oldugu yazilan duzende, devlet dini egitim veren okul aciyor, din
> gorevlileri tayin ediyor, maas veriyor, camilere katkida bulunuyor.
> Boyle olmamali.

Sen dünyevi temelden cikarak elestiriyorsun, ben ise islami temelden.
Diyanet resmen biat tir.
Dünyevi düzeye gelince, Türkiye laik degildir, asla olmadi da.
Türkiye'de Islam dinini yasamdan soyutlamak harekati uygulandi, bunu
birisi "Dilipak?) Islam'i bizanslastirmak diye tanimlamisti. Aynen öyle.

> Veya illa olacaksa din hizmeti sadece Sunnilere degil herkese
> verilmelidir. Diyanette maasli Alevi dedeleri var mi? Sanmam.

Devlet yardim edebilir, ama karismadan. Suni bir kurum kurup, üzerinden
dini denetlemek amaci olmamali.
IHO'dan girdin, Diyanet'ten, yani devletin dini denetlemesinden, ciktin.
;-)

> sct'de kendilerini aydin gorenlerin cogu diyanetin devlet icinde
> barindirilmasinin din uzerinde kontrol icin oldugunu itiraf ediyor.
> Yani bu konuda "laiklerle" "muslumanlar" her ne kadar ayri acidan olsa
> da ayni noktada bulusuyorlar!

Biri tespit, digeri sikayet (celiskiyi acmak, göstermek). Hepsi bu
kadar.

Rifat Albayrak

unread,
Mar 22, 2012, 9:30:04 AM3/22/12
to
On 3/22/2012 4:24 AM, Acephale Lemar wrote:
> Rifat Albayrak wrote:
>> On 3/21/2012 3:57 PM, Acephale Lemar wrote:
>>> Rifat Albayrak wrote:
>>>> On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:

>>>>> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi:
>>>>> Ilhan Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin
>>>>> diger fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu
>>>>> yineliyor, fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof
>>>>> düzeyinde, aydin gecinenleri güzel fircalamasidir.

>>>> Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla
>>>> bile ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar

>>> Seytan dogru konusur ise, seytanin yaninda dururum. Yaris ati
>>> degilim, görüs alanimi daraltacak pesin yargilardan olabildigince
>>> serbestim. Ezberini mi bozdum acep?

>> Oksimoron bir yaklaşım.
>> Eğer şeytanın 'doğru konuşması' ihtimal dahilindeyse ona 'şeytan'
>> değil başka bir isim takman lazımdı.

> Hayir.

Evet mi Hayır mı onu aşağıda görürüz.

>> Bunu anlamakta biraz zorlanabilirsin. Kafadaki format meselesi.

> Zorlanan sadece sen zavallisin. Cünkü seytan _mutlak va daimi kötülük_
> degildir. Eh, senin gibi Islam dini'ni hatmetmemisden beklemem bunu
> bilmesini.

Aslında şeytan İbranice muhalif, itiraz eden anlamına gelen satan
dır. Oraya da çok büyük bir ihtimalle Sümerlerden geçmiştir.

Aşağıdakileri İslami ağırlığı olan sitelerden aldım.
Artık bunlar şeytan mutlak ve daimi kötülük anlamına
gelmiyorsa bu karara varan beyni incelemek gerekir.

"Şeytan kötü ruhun, kötülüğün, kötülüğe teşvik edenin, kötülüğün
temsilcisinin, karanlık ve delaletin önderinin, Allah'ın ve O'nu seven,
O'na kullukta bulunan herkesin büyük düşmanının müşahhaslaştırılmış
şekli veya kötülüğün sembolü olmuş varlıktır."

"Şeytanlar, hayra hiçbir kabiliyeti olmayan, *sırf şer işleyen* ruhani
bir varlık türüdür."

"İnsanlığın manevi terakkisinde, Allaha kulluk vazifesini yerine
getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kuran-ı Kerimde şeytan, insan
için “adüvv-ü mübin-apaçık bir düşman” olarak tavsif edilmiştir. Cenabı
Hak, Kuran-ı Kerimde pek çok ayet-i kerimede müminleri şeytandan
istiazeye, yani Allaha sığınmaya davet etmiştir."

Zavallı olan sensin. Senin bahsettiğine İslam Dini denmez!
Patates Dini denir! Kıçınızdan uydurduğunuz bir İslam ile
piyasaya sürülüyorsunuz, paket olarak!

>>> Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!

>> Tepeden bakar gibi konuşmuyorum şu an. Biliyorum seninle bazı
>> konuşmalarda bu havayı veriyorum. Ama söylemek istediğim şu:

> Bazi degil, cogu münakasalarimizda bi intibai olusturmak icin elinden
> geleni ardina koymuyorsun.

Bana sorarsan haklıyım da...
Senin gibi kafası geri dönülmeyecek derecede formatlanmış birinin,
büyük bir ihtimalle Karases yandaşının, sirkilip uyandırılması çok
zaman ve çaba istiyor. Ki sanmam, ne olursa olsun, senden artık böyle
bir sonuç elde edilebilir..
Kaybolmuş bir zavallısın!

>> Bunu burada yazmak bir hatadır biliyorum. Zira son günlerde burada
>> kırılmış ego ile dolaşan amatör psikolojistler(!) kol geziyor.
>> Artık isim vermeyeyim. Yeni isimler taktım onlarla hitap ediyorum:
>> maydanoz1 ve maydanoz2.
>> Bu maydanoz serisine sen de dahilsin. Fakat bu husustaki aktivitelerin
>> onlarınki kadar yoğun olmadığından henüz bir isim verilmedi. Bunu
>> şundan diyorum. Ö. İnce'nin yazılarından birinde "Bana bu yüzden geçen
>> sene paranoyak demişlerdi.. falan filan" ifadesini görünce hemen adamı
>> deli olmakla suçladın.

> Ben Özdemir Ince'yi baska sebeplerden dolayi "yirtik beyinli" vs.
> olmakla niteledim. Yanlis sandin.

İktidardaki hükümetten daha bu güne kadar "Biz şunda yanlışlık yaptık"
sesi de işitilmedi!. Bu hüküm senin için de aynı. Bu sizin ortak
yanınız. Kusursuz, hatasız, müminler... Yeni bir 'Patates Dini'nin
doğuşunu izliyoruz.

>> Kolaya kaçmak, Türkiye ve onun insanının sub-kültürdeki en büyük
>> hasletlerinden biri de bu galiba.

> Oh be, nihayet! Züppe oldugunu daha asikar beyan edemezdin. Tebrik
> ediyorum cani yürekten.

> Simdi doruktayim, veda turum bitti.

Dediğimin ne manaya geldiğini anlasaydın böyle bir beyanda hiç
bulunmazdın. :)

okeyci

unread,
Mar 22, 2012, 6:23:55 PM3/22/12
to
Acaiplale, yüksek müsaadenle biraz teknik $eyettireyim :-)

Ulan $eriatta var mi TR'deki gibi bir egitim?! Akildane!

$eriatta, bilimsel egitimin belki "b"sini, hadi bonus vereyim sana
"bi"sini verebilirsin ancak. Ha, Harun Yahyala$mayacaksiiiiiin.
Güzelll... Seni akilli cocuk. "Fakat ondan a$agisi hep 'kaplumbaga' ".
Sen anladin onu :-)

(TR'deki egitimde de bircok eksik, yanlis, hurafe, fasizm, irkcilik vs.
var. Ama Hans, anla bunu; $eriat egitimi bundan bile "kaplumbaga"...
(Kaplumbagalardan özür. Bir teyzenin lafinin tekrariydi sadece. Hakaret
felan amaci da yok.)

okeyci

unread,
Mar 22, 2012, 6:33:00 PM3/22/12
to
Nasil yoktur?

Mezhep kurucularinin, tarikat $eyhlerinin pozisyonlari nedir? Ha, bunlar
müselman degilse ben mi müselmanim?

Pratikte, ilahiyat fakülteleri liselere din hocasi yetistiriyor, devlet
memuru da oluyorlar. Halbuki burda konu bu degil. Ilahiyat
fakültelerinin esas itibariyle islami ögretmesi. Halbuki insanin tapinma
ihtiyacini irdelemeli; kisaca söyledim. Mesela, ben Stalin'e neden
tapiyorum :-)

> Aslinda "ilahiyat" kavramina karsiyim, o ayri konu,
> sadece bilgin olsun diye belirtiyorum.

Evet, sence müslimaniyat felan olmali :-)

> Gelelim müftü gibi biat denen dine sonradan sokulan, yamalanan
> garibelere: Islam dininde müftülük adinda bir makam yok. Müftüler gercek
> dindar insanlar degil, inancini para karsiliginda düzene satan,
> münafikliga yakin insanlardir.

Kim var para almadan din satan din görevlisi? $eyhler mi?

Allaam :-)

okeyci

unread,
Mar 22, 2012, 6:40:24 PM3/22/12
to
Am 22.03.2012 07:29, schrieb Rifat Albayrak:
> On 3/21/2012 3:57 PM, Acephale Lemar wrote:
>> Rifat Albayrak wrote:
>>> On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:
>
>>>> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi:
>>>> Ilhan Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin
>>>> diger fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu
>>>> yineliyor, fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof
>>>> düzeyinde, aydin gecinenleri güzel fircalamasidir.
>
>>> Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla
>>> bile ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar
>
>> Seytan dogru konusur ise, seytanin yaninda dururum. Yaris ati degilim,
>> görüs alanimi daraltacak pesin yargilardan olabildigince serbestim.
>> Ezberini mi bozdum acep?
>
> Oksimoron bir yaklaşım.
> Eğer şeytanın 'doğru konuşması' ihtimal dahilindeyse ona 'şeytan'
> değil başka bir isim takman lazımdı.
> Bunu anlamakta biraz zorlanabilirsin. Kafadaki format meselesi.

Senin sadece kafan degil, popon da formatli ya :-)

Bak akildane, ön kabullerle konusuyorsun. Ve seninki ile acaiplalenin
önkabulü ayni: $eytan var.

Varsa tikat idin, üstüne oturmayin; muhafazanallah icinize giriverir :-)

>>> için bakınız: Katolik Kilisesinin Lideri Papa ile kimler resim
>>> çektirmiştir İsa'nın Heykeli altında.
>>> İpucu: Soyadı Tayyip, Fettoş, Gül falan filan. Ve daha bir nice,
>>> isimlerini bilmediğim.
>
>> Yorumsuz.
>
>>> O kitap İnternetteydi indirip baktım 100 satırdan başka okumamışımdır.
>>> Beni sarmadı. Benim hoşlanabileceğim bir şey değil.
>
>> Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!
>
> Tepeden bakar gibi konuşmuyorum şu an. Biliyorum seninle bazı
> konuşmalarda bu havayı veriyorum. Ama söylemek istediğim şu:
> Nedenini kesin olarak bilmediğim bir sebepten dolayı önsözlerden
> nefret ederim. Es geçer ilk sayfadan başlarım. Kitabı edinmeden
> önce zaten bir reklam safhasından geçiyorsun ,kitapla beraber ikinci
> bir reklam safhası geliyor önsöz adı altında.

Ulan amma da pimpiriklisin beah.

Peki, annadik, kur'anin önsözü yok, onu oku :-)

> Aynı şekilde program sunucularından da pek hoşlanmam: "Sayın Bilmemkim,
> buraya gelip o billûr sesinizle bize rast makamında kemancı Tatyos
> Efendi'nin dümtekli ve kaşar peynirli safa i mukaddeme i cart curt'unu
> icra edermisiniz?"

Tabii. Haklisin. Emir gibi olmali. Kisa, öz. Arzederim, diye de hemen
bitirilmeli.

Allaam :-)

> Bu tip ifadelerin tutulacak yeri yok.
> Bunları duyunca kan tepeme fırlıyor.

Nerde o günleeer. 3 adet gri hücrene biraz O2 giderdi :-)

> Bunu burada yazmak bir hatadır biliyorum. Zira son günlerde burada
> kırılmış ego ile dolaşan amatör psikolojistler(!) kol geziyor.
> Artık isim vermeyeyim. Yeni isimler taktım onlarla hitap ediyorum:
> maydanoz1 ve maydanoz2.
> Bu maydanoz serisine sen de dahilsin. Fakat bu husustaki aktivitelerin
> onlarınki kadar yoğun olmadığından henüz bir isim verilmedi. Bunu
> şundan diyorum. Ö. İnce'nin yazılarından birinde "Bana bu yüzden geçen
> sene paranoyak demişlerdi.. falan filan" ifadesini görünce hemen adamı
> deli olmakla suçladın.
> Kolaya kaçmak, Türkiye ve onun insanının sub-kültürdeki en büyük
> hasletlerinden biri de bu galiba.

Yooo, Ince hak'katen kaciktir. Vallahi.

Irkci-fasist oldugu halde kendini marksist saniyor. Cevredekiler de
"aman iyice kacirmasin" diye "elbette sayin abicim yolda$" felan
diyorlar ona :-)

okeyci

unread,
Mar 22, 2012, 6:44:57 PM3/22/12
to
Am 22.03.2012 10:24, schrieb Acephale Lemar:
> Rifat Albayrak wrote:
>> On 3/21/2012 3:57 PM, Acephale Lemar wrote:
>>> Rifat Albayrak wrote:
>>>> On 3/21/2012 5:21 AM, Acephale Lemar wrote:
>>
>>>>> Aydin(-lar) üzerine sana benden beklemedigin bir kitap tavsiyesi:
>>>>> Ilhan Arsel'in, yanilmiyorsam, "Ah bu aydinlar" adli kitabi. Adamin
>>>>> diger fikirleri sakat, bu kitapta da sakat fikirlerinin cogunu
>>>>> yineliyor, fakat kitabin tavsiye etmeme gerekce olan tarafi, prof
>>>>> düzeyinde, aydin gecinenleri güzel fircalamasidir.
>>
>>>> Benim tahminim o kitabın ismini vermen menzile varman için şeytanla
>>>> bile ortaklık yapabileceğinizin bir başka kanıtıdır. Diğer kanıtlar
>>
>>> Seytan dogru konusur ise, seytanin yaninda dururum. Yaris ati
>>> degilim, görüs alanimi daraltacak pesin yargilardan olabildigince
>>> serbestim. Ezberini mi bozdum acep?
>>
>> Oksimoron bir yaklaşım.
>> Eğer şeytanın 'doğru konuşması' ihtimal dahilindeyse ona 'şeytan'
>> değil başka bir isim takman lazımdı.
>
> Hayir.
>
>> Bunu anlamakta biraz zorlanabilirsin. Kafadaki format meselesi.
>
> Zorlanan sadece sen zavallisin. Cünkü seytan _mutlak va daimi kötülük_
> degildir. Eh, senin gibi Islam dini'ni hatmetmemisden beklemem bunu
> bilmesini.

$imdi sictin, acaiplale. Pardon yani :-)

Demek, $eytan senin de ayagini kaydirdi... :-)

Ulan akildane, $eytan(ne demekse) senin icinde, evet icinde. Cünkü
üstüne oturdun zamaninda :-)

>>> Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!
>>
>> Tepeden bakar gibi konuşmuyorum şu an. Biliyorum seninle bazı
>> konuşmalarda bu havayı veriyorum. Ama söylemek istediğim şu:
>
> Bazi degil, cogu münakasalarimizda bi intibai olusturmak icin elinden
> geleni ardina koymuyorsun.

Yahu ayip beah. Anten sana referans yapti, dansa davet ediyor, sen ne
yaptin?! Poposunu kir, kalbini kirma onun. Neyse bosver, zaten tüm
islamistleri ipe dizecek sonunda... :-)

okeyci

unread,
Mar 22, 2012, 6:50:16 PM3/22/12
to
$iracinin $ahidi, bozaci.

Allaam :-)

> Zavallı olan sensin. Senin bahsettiğine İslam Dini denmez!

Sana ne beah?! Onyüzbinmilyon sene evvel ate$e tapiyordu, $imdi elde
malzeme kalmadi, bir hayale tapiyor; fakat sana ne?!

> Patates Dini denir! Kıçınızdan uydurduğunuz bir İslam ile
> piyasaya sürülüyorsunuz, paket olarak!

Evet, emir ve komuta zinciri icinde ve emirle bir TC dini yaratildi; ona
tapsin. Sen de er muradina, gökten 3 elma......

>>>> Ben cok zevk aldim bazi kisimlarindan, hele hele önsüzünden. Harika!
>
>>> Tepeden bakar gibi konuşmuyorum şu an. Biliyorum seninle bazı
>>> konuşmalarda bu havayı veriyorum. Ama söylemek istediğim şu:
>
>> Bazi degil, cogu münakasalarimizda bi intibai olusturmak icin elinden
>> geleni ardina koymuyorsun.
>
> Bana sorarsan haklıyım da...

Bak, gene tornistan...

Yüce rabbim, bu antene bi anten daha taksana :-)

> Senin gibi kafası geri dönülmeyecek derecede formatlanmış birinin,
> büyük bir ihtimalle Karases yandaşının, sirkilip uyandırılması çok
> zaman ve çaba istiyor. Ki sanmam, ne olursa olsun, senden artık böyle
> bir sonuç elde edilebilir..
> Kaybolmuş bir zavallısın!
>
>>> Bunu burada yazmak bir hatadır biliyorum. Zira son günlerde burada
>>> kırılmış ego ile dolaşan amatör psikolojistler(!) kol geziyor.
>>> Artık isim vermeyeyim. Yeni isimler taktım onlarla hitap ediyorum:
>>> maydanoz1 ve maydanoz2.
>>> Bu maydanoz serisine sen de dahilsin. Fakat bu husustaki aktivitelerin
>>> onlarınki kadar yoğun olmadığından henüz bir isim verilmedi. Bunu
>>> şundan diyorum. Ö. İnce'nin yazılarından birinde "Bana bu yüzden geçen
>>> sene paranoyak demişlerdi.. falan filan" ifadesini görünce hemen adamı
>>> deli olmakla suçladın.
>
>> Ben Özdemir Ince'yi baska sebeplerden dolayi "yirtik beyinli" vs.
>> olmakla niteledim. Yanlis sandin.
>
> İktidardaki hükümetten daha bu güne kadar "Biz şunda yanlışlık yaptık"
> sesi de işitilmedi!. Bu hüküm senin için de aynı. Bu sizin ortak
> yanınız. Kusursuz, hatasız, müminler... Yeni bir 'Patates Dini'nin
> doğuşunu izliyoruz.

E, ABD'de her hafta yeni bir tarikat doguyor. Eee?

>>> Kolaya kaçmak, Türkiye ve onun insanının sub-kültürdeki en büyük
>>> hasletlerinden biri de bu galiba.
>
>> Oh be, nihayet! Züppe oldugunu daha asikar beyan edemezdin. Tebrik
>> ediyorum cani yürekten.
>
>> Simdi doruktayim, veda turum bitti.
>
> Dediğimin ne manaya geldiğini anlasaydın böyle bir beyanda hiç
> bulunmazdın. :)

Evet, sen marifeti kendinden menkulsun, sekerim :-)


Rifat Albayrak

unread,
Mar 22, 2012, 6:53:25 PM3/22/12
to
On 3/22/2012 3:19 AM, Acephale Lemar wrote:

> Gelelim müftü gibi biat denen dine sonradan sokulan, yamalanan
> garibelere: Islam dininde müftülük adinda bir makam yok. Müftüler gercek
> dindar insanlar degil, inancini para karsiliginda düzene satan,
> münafikliga yakin insanlardir.

O zaman hocalar ve imamlar da öyle senin dediğine bakarsak.
Sendikaları bir iki Ramazan önce teravih namazı için fazla
mesai talebini şey etmişler di de. :)

(Yok walla seni aşağılamıyorum. Aşağılıyorsam iki gözüm önüme
aksın. Üç gün cırcır olup donuma sıçayım! Walla değil.)

okeyci

unread,
Mar 22, 2012, 7:00:17 PM3/22/12
to
1924-'30 ve tekraren 1949, ama alaka?

>>>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir.
>>>> Fakat anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din
>>>> üzerine ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas
>>>> olarak islam dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>>>
>>> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
>>> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.
>>
>> Ben gerekce sunmadim, durum tespiti yaptim. Ilahiyat fakültelerinin
>> amaci dinleri ve tarihlerini bilimsel acidan incelemektir, din
>> ögretmek degil, dindar yetistirmek degil. Islam enstitüsü vb. olur, o
>> islevi görür akademik düzeyde. Hani, bunu da sana bonus olarak verdim
>> :-) Ulan, Muhammed hangi islami yüksekokula gitmisti beah?!
>
> Sen de bati taklitcisisin, Orada islevi bu diye ilahiyat fakültelerinin,
> Türkiye'de de böyle olmasi gerekmez.

Bilim ise, heryerde ayni olmali. Yok, dincilik ise maksat, o baska.

> Cünkü din 1 ile din 2 ayni
> degildir. Bahsettigin bilim dalinin adi "Dinler Tarihi", ilahiyat degil;
> ayrica burada Ilahiyat Fakültesinden maksad, yüksek medrese tahsilidir,
> yoksa batinin kicini yalamak degildir.

Acaiplale, bilmedigini de bilmiyorsun. Batidaki ilahiyat fakültelerinin
(teoloji) de elestirilenleri var; cünkü hristiyan agirlikli ögrenim
veriyorlar. Veya dinleri bilimsel degil, metafizige bagli acikladiklari
icin.

>>>>> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun
>>>>> yaninda dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden
>>>>> dolayi da o okullardan mezun olanlar üniversitelerden
>>>>> dislanamazlar. Böylece mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil
>>>>> ettikleri bilim dallarindan türetilen mesleklerde calisarak,
>>>>> dolayli yoldan, örnek insan gibi yasayarak, toplumun da tekrar
>>>>> Islam ile icice girmesini, halkin huzura kavusmasi temin
>>>>> edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz, zorbalar disinda.
>>>>
>>>> Din-devlet isleri ayirimina aykiridir.
>>>
>>> Bu ayirim mutlak degildir, bilakis degiskendir. Sen de, falanjist
>>> diye niteledigin de, halk düsmanlarisiniz.
>>> Toplumsal huzur veya baris bu ayirimdan daha önemli.
>>
>> Acaiplale, $ov yapma.
>
> Okeyciyan, bana ahkam kesme.

Hadi gene iyisin; 1:1 oldun, sevin ulan keraneci :-)

>>>> Vaaz ettigin sonuclari dogurmasi ise imkansiz.
>>>
>>> Bayiliyorum böyle ahkam kesmene.
>>
>> Bayilana limon muydu, nasildi o? :-)
>
> Zirnik!

Ülen sen zebani misin? :-)

porsuk

unread,
Mar 23, 2012, 12:19:32 AM3/23/12
to
Egitim seviyesini yukseltme amacina ulasmak icin kiz cocuklarini
normal okullara yollamak her zaman icin vardi. Din egitimi mahalle
aralarinda ve hatta anayasasinda laik oldugu yazilan TC'nin maasli
imamlari tarafindan camilerde yapiliyordu.

Kizlarin IHO'lara alinmasinin ardindaki hedef neydi acaba?

>
> >>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir.
> >>> Fakat anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din
> >>> üzerine ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas
> >>> olarak islam dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>
> >> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
> >> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.
>
> > Fekat, devlet universitesinde boyle olmamali. Aynen okeyci'nin dedigi
> > gibi olabilir. Ozel universiteler muftu, vs yetistirebilir tabii.
>
> Ben de diyorum ki: Nicin devlet üniversitesinde böyle olmasin! Eskiden

Cunku devlet universitesinde bunu (Ilahiyat fakultesi) yaparsan,
Aleviler icin din egitimi, Hristiyanlar icin din egitim, Siiler icin
din egitimi vermen gerekir enazindan. Ama laik ulkenin devlet
okullarinda din egitimi vermesi kadar mantik disi bir sey olabilir mi?

> medreselerde kendini egiten müslümanlar devlete yaranmak amaciyla mi
> okudular? Hayir! Bu Ilahiyat Fakültelerini de bu baglamda görmek

Eskiden TC yoktu ve Osmanli seriatla (sozde) yonetiliyordu. Eskiden
yasal olan bazi seyler artik yasal degil cunku sistem farkli.

> gerekiyor, yani oradan mezun olanin piyasada calisacak, para kazanacak
> bir is talep hakki yoktur, olamaz, cünkü "klerus", ruhban sinifi yoktur
> Islam dininde. Aslinda "ilahiyat" kavramina karsiyim, o ayri konu,
> sadece bilgin olsun diye belirtiyorum.
> Gelelim müftü gibi biat denen dine sonradan sokulan, yamalanan
> garibelere: Islam dininde müftülük adinda bir makam yok. Müftüler gercek
> dindar insanlar degil, inancini para karsiliginda düzene satan,
> münafikliga yakin insanlardir.

Aynen. Ve ayni sekilde Diyanetin tum gorevlileri bu siniflandirmaya
girmiyor mu?


porsuk

unread,
Mar 23, 2012, 12:54:43 AM3/23/12
to
Prensip olarak laik ulkede devletin Imam Hatip Okulu isletmesi
kavramina karsiyim. Bu ne demek degildir? Ozel okullarda aynen senin
dedigin mufredat olabilir. Buna karsi degilim. Anayasasinda laik
oldugu yazan devletin dini egitim (ve sadece bir dini grup icin, ve
hatta sadece bir mezhep icin) vermesi benim mantigima uymuyor.


> Daha acikcasi: Resmi liselerde haftalik ders miktari mesela 30 saat ise,
> IHO'rinda bu 30+ dini dersler olmak kaydiyla daha fazla
> terleyeceklerdir. Fakat bundan sikayet etmek hakki dogmaz asla. Dini
> agirlikli egitim mi? Tamam. Resmi egitimin yaninda olmak kaydiyla, yoksa
> egitim seviyesi esit olmaz, issizler, becerisizler ordusunun olusmasina
> izin vermis oluruz ki, bu siyasi sorumluluk ile uyusmaz.

Yukarida yazdigim gibi dini agirlikli egitimin devlet okullarinca
verilmesi bence dogru degil. Hatta hak gaspettigini dusunuyorum.
Ornegin, Turkiye'de yasayan Hristiyanlarin vergilerini aliyorsun, bir
kismini "dindar musluman" yetistirmek icin harciyorsun. Oldu mu?
Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
Kaldi ki, senin durumun farkli cunku Almanya'ya gonullu olarak
gocmussun.Ya dogma buyume Turk gayri-muslimler veya gayri-sunniler?
Onlar Turkiye'nin yerlisi, baska gidecek yerleri de yok.

>
> >> Imam Hatip Okullarinin gayesi _hala_ din ögretimi vermek ise, o
> >> okullardan mezun olanlarin da üniversiteye girmek gibi bir hakki
> >> olamaz.
>
> > Hayir. IHO'lar din egitimi verdigi halde o okullarin mezunlarinin
> > universiteye girmelerini engellemek haksizliktir, esitsizliktir. Eger
>
> Yukarda yazdigimi okuduktan sonra hala böyle düsünüyor isen, o zaman
> cevaplarim nicin "Hayir!" dedigimin gerekcesini.
> Üniversitelere girenlerin okuduklari dersler ayni, ortak bilgileri ayni,
> fakat IHO mezunu ile onlarin seviyesi esit degil. Esit olmasi icin,
> yukarda yazdigim gibi, IHO ögrencilerinin daha fazla zamanini dersde
> gecirmesi zorunludur.

Tamam. Ama diyelim ben cocugumu hic okula gondermeden evde kendim
okuttum (ABD'de bu olanak var. Turkiye'de olup olmadigini bilmiyorum),
mufredatini kendim belirledim ve her yil resmi seviye sinavina sokup
lise diplomasi almasini sagladim... veya disaridan lise diplomasi aldi
bizim cocuk. Bu cocuk universite sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
istedigi herhangi bir universiteye gidebilmeli.

> Bana müslümanlgi, Islam ahlakini ögretmeye hic cabalama. Yukardaki
> aciklaman tek tarafli, adilane degil. Sorumluksuz hak olamaz. Hakki
> talep eden, sorumluluklarini da yerine getirmelidir.

Sanirim yukarida ornegimle neden haksizlik oldugunu anlatabildim.
Kaldi ki bunun Islam ahlakiyla yakindan uzaktan alakasi yok.

>
> > ogrenci universite giris sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
> > universite hakkini kazanmistir.
>
> O zaman kaldiririm giris sinavlarini, koyarim sartimi, yukarda
> acikladigim gibi, ve tikarim agizlarina bilincsiz bölücülerin
> sevinclerini. Hissen ayni safda yer aliyorsak da (öyle saniyorum, emin
> degilim, laf gelisi oku istersen), mantiken karsindayim.
> Senin yaptigin, belescilige gedik acmaktir.

Degil. Sinava girip ter dokeceksin.
Bu arada hissen ayni safta yer aldigimizi sanmiyorum.

> Milyonlarca genc salak mi da, umumi egitimden gectikten sonra bile
> dogrudan giremiyorlar üniversiteye de, kaynagi ne olursa olsun, IHO
> mezunlari sinavlari basaracaklar da girecekler. Bu nasil olacak?

Zeka ve bilgi edinebilmis olmak. Yoksa IHO mezunlari yeteri kadar
akilli degil mi ;-)

> Biliyorum nasil olacagini, ve o arki kurutmak sart: Onlari yasitlarindan
> tecrit ederek, beyinlerini yikayarak, sinavlara hazirlamakla olacak.
> Peki, kim veriyor bu parayi? Adalet nersinde bu düzenin?
> Kisaca, bildigin gibi seriati savunan biriyim, fakat senin gibi düsünen,
> davranan müslümanlardan da uzak durmayi yeglerim, cünkü siz gecici
> dünyavi arzulariniz icin Islam' sulandiriyorsunuz.

Ilginctir yukarida yazdigin...
Universite yillarimda en yakin arkadasim Yahudiydi. Kulturel Yahudi mi
diyelim, dindar olmayan yahudi mi diyelim farketmez (bu arkadas liseye
kadar yahudilere din egitimi veren ozel "yeshiva"da okumus ustelik).
Senin yazdigina benzer durumun onlarda da oldugunu soylerdi. Dindar
(veya dinci) yahudilerin, onun gibi dusunen ve davranan yahudileri
sevmedigini hatta benim gibi yahudi olmayanlari ("goyim") daha ustun
gorduklerini soylerdi. Megersem seriati savunan bir muslumanla
"Hasidik" yahudinin bu ortak yonu varmis.


> > Farzedelim ki IHO mezunu gitti disaridan bir de normal lise diplomasi
> > aldi (yasal olanagi olup
> > olmadigini bilmiyorum ama farketmez). O ogrenci neden universiteye
> > gidemesin?
>
> Buna itirazim olmadi, aksine savundugum, anlattigim cözüm de bu yönde.
> Yahu sen "detail master" degil misin?

Valla ben itirazin oldugunu dusunerek yazdim butun bunlari.

> Benim cözüm teklifim toplumsal huzuru temin etmek icin tek care. Her iki
> taraf da kazanacak veya kaybedecek. Mühim olan, hangi taraf olursa
> olsun, tek tarafin kazanmamasidir.
> Imanli genclikten bekledigim, isterse IHO'da olsun, isterse kendini
> egiterek olsun, dünyevilesmis, yüzeysel müslümanlardan ve dine karsi
> ilgisizlerden daha caliskan, bilgili, becerikli olmalaridir. Bu da
> tembellikten, sikayetcilikten beklenemez, zitlasmakdan hic beklenemez ki
> Türkiye'de bazi sözde müslüman kesimlerde bu yönde aciklamalar
> duyuyorum, okuyorum. O gibilerini sallandirmayi ben de düsünmedim degil.
> Islam'a yarardan ziyade zarar veriyorlar.

Ben hic kimseyi sallandirmayi dusunmedim. Dindar birisinin boyle
dusunmesi bana ters geliyor ama senin bilecegin is.

>
> >> Sadece, o da sayisi sinirlandirlimis olmasi kaydila, yüksek ilahiyat
> >> ihtisasi veren islami bir üniversitede bilgilerini
> >> derinlestirebilirler, fakat sonra da meydana cikip: Ben üniversite
> >> okudum, is istiyorum, diye de yaygara koparamaz.
>
> >> Fakat, diger okullardaki tedrisat _aynen_ uygulanir ise, bunun
> >> yaninda dini bilgiler edinmek icin girdikleri diger derslerden
> >> dolayi da o okullardan mezun olanlar üniversitelerden dislanamazlar.
> >> Böylece
>
> > Zaten oyle olmali. Fakat IHO'ya giden birisi muhakkak din dersine
> > girecektir. Aksi takdirde zaten gittigi okul IHO olamaz.
>
> Hemfikiriz, öyle mi? IHO'ya gidenler sadece ve muhakkak din dersine
> girmeyecek, Islam dini ile baglantili derin bilgileri ögrenmek amaci ile
> baska islami derslere gireceklerdir.

Bastan beri bunu soylemiyor muyum? Senin tezin IHO'larda din dersinin
gonullu olmasiydi diye hatirliyorum. Oyle degil mi?

>
> >> mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim
> >> dallarindan
>
> > IHO'dan mezun olanlarin dindar olacagi sonucunu ben cikaramadim.
>
> Genelde öyledir, öyle olmasi da gerekir, fakat oradan cikan komunistleri
> de biliyorum, tanidim cevremden. Zorunlu bir netice degil, ama ihtimal
> cok yüksek.

Dindarlikla din hakkinda bilgisi olani karistirmamali.

>
> > Fi tarihte bir Amerikan universitesinde tanidigim Islam din ve kulturu
> > okutan Iran asilli--ismen musluman--prof dini konularda ciddi din
> > adamlarini aratmayacak derecede derin Islam din bilgisine sahipti ama
> > kendisi uygulamiyordu.
>
> > Ters ornegi zaten vermeme pek gerek yok cunku sen de bilirsin,
> > "dindar" insanlarin azimsanamaz cogunlugu dini biligiden aciz. Ezbere
> > uyguluyor.
>
> Bahsettigin prof mesleigini sadece para kaynagi olarak görüyor, batidaki
> düzen de bunu tesvik ediyor. Iman gereksiz, bilgi yeterli. Sanki din
> fenni ilimler gibi dis dünyadan ibaret, ic dünyasini görmemisden hayir
> beklemem, sadece bilgisinden istifade ederim, sonra da sallarim tekmeyi
> kicina. Nankörlük degildir bu, sadece haddini bildirmektir,
> tutarsizligini teshir etmektir.

Bence tutarsiz degil. Belki hic bir zaman dindar degildi ama Islam
dinine karsi bir meragi vardi. Sanirim Basar'da boyle biri.
HAtirlarsin belki, burada Cluster User diye biri vardi. Sct'de nice
muslumandan daha cok Islam bilgisi vardi ama musluman olmadigini
yazardi.

>
> >> türetilen mesleklerde calisarak, dolayli yoldan, örnek insan gibi
> >> yasayarak, toplumun da tekrar Islam ile icice girmesini, halkin
> >> huzura kavusmasi temin edebilirler, ve buna kimse karsi cikamaz,
> >> zorbalar disinda.
>
> > Yukarida yazdigim gibi IHO'lar dindar insan yetistiremez. Ancak dini
> > bilgi verebilir. Her dini bilgisi olan da dindar olacak degil.
>
> IHO'ya gidenlerin ekseriyeti dindardir. Fakat dindarligin da dereceleri
> vardir.
>
> >> IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!
>
> > Eh, Milli Egitim Bakanligi bir devlet kurumu olduguna gore ona bagli
> > IHO'da dini kurum olabilir.
>
> Yapma bana karsi bu ayak oyunlarini, lütfen. Asla olamaz.

Ne oldugunu sen yaz.

>
> > Fakat ben daha genel anlam kastetmistim. Laik duzende din-devlet
> > ayrimi olmasi gerekmez mi? Ne din devlet uzerinde, ne de devlet din
> > uzerinde soz hakkina sahip olmamali. Turkiye'de, anayasasinda laik
> > oldugu yazilan duzende, devlet dini egitim veren okul aciyor, din
> > gorevlileri tayin ediyor, maas veriyor, camilere katkida bulunuyor.
> > Boyle olmamali.
>
> Sen dünyevi temelden cikarak elestiriyorsun, ben ise islami temelden.
> Diyanet resmen biat tir.
> Dünyevi düzeye gelince, Türkiye laik degildir, asla olmadi da.
> Türkiye'de Islam dinini yasamdan soyutlamak harekati uygulandi, bunu
> birisi "Dilipak?) Islam'i bizanslastirmak diye tanimlamisti. Aynen öyle.

Islam dinini yasamdan soyutlamak harekatinda neden Diyaneti
kaldirmadilar? Oysa halifeligi bile kaldirabilmisti TC. Neden IHO'lar,
Ilahiyat fakulteleri ve hatta Islam Enstituleri actilar?

>
> > Veya illa olacaksa din hizmeti sadece Sunnilere degil herkese
> > verilmelidir. Diyanette maasli Alevi dedeleri var mi? Sanmam.
>
> Devlet yardim edebilir, ama karismadan. Suni bir kurum kurup, üzerinden
> dini denetlemek amaci olmamali.

Ve fakat TC'de amac dini denetlemek(mis ozellikle "laikcilere"
sorarsan).

> IHO'dan girdin, Diyanet'ten, yani devletin dini denetlemesinden, ciktin.
> ;-)

Amacim buydu. Demek amacima erisebilmisim :-)

Acephale Lemar

unread,
Mar 23, 2012, 4:20:11 AM3/23/12
to
porsuk wrote:
> On Mar 22, 4:19 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>> porsuk wrote:

>>> Kizlarin IHO'lara alinmasi mahkeme karariyla olmustu.
>>> 70li yillara kadar IHO'lar sadece erkek ogrenci aliyorlardi.
>>> Yanilmiyorsam 1976'da kizini IHO'ya gondermek isteyen bir baba
>>> esitlik ilkesine aykiri oldugu gerekcesiyle mahkemeye basvurduktan
>>> sonra kizlari da IHO'lara almaya basladilar. Kizlar imam olma
>>> amaciyla okumuyorlar ama vaiz, kuran kursu hocasi ve diyanette din
>>> gorevlisi olarak ise alinabiliyorlar.
>>
>> Asil amac bu degildi, egitim seviyesini yükseltmekti. Calismasalar
>> da, yarinin anneleri bu kizlar bilgilerini cocuklarina
>> aktaracaklardir, bu da ülke egitim seviyesini kisa zamanda yaymaya
>> zemin hazirlayacaktir. Tarihi gerekce önemli, ardindaki hedef daha
>> önemli.
>
> Egitim seviyesini yukseltme amacina ulasmak icin kiz cocuklarini
> normal okullara yollamak her zaman icin vardi. Din egitimi mahalle
> aralarinda ve hatta anayasasinda laik oldugu yazilan TC'nin maasli
> imamlari tarafindan camilerde yapiliyordu.

Bahsettigin "din egitimi" degildi, sadece Arapca'yi okumak, anlayarak
mokumak degil, yüzeyden, seslendirerek okumak. Dini bilgi pek
aktarilmazdi ki kim anlayacakti o yasta bu bilgiyi?
Ha, gizli medreselerden bahsediyorsan, orada derin islami bilgi ile
donatilan bilgin hanimlar yok degil, fakat sayilari cok az.

Zikrettigin sebebden dolayi kizlarini okula gönderneler vardi, fakat
sayisi sinirliydi. Simdi öyle mi? Kizini ya da oglunu diger okullara
göndermekten kacinan aileler cocuklarini tereddütsüz IHO'na gönderdiler.

> Kizlarin IHO'lara alinmasinin ardindaki hedef neydi acaba?

Bence köy toplumundan sehir toplumuna gecisi hizlandirmak ve bu gecisin
basarili olmasini saglamak. Toplumda parya olarak degil de, bilincli
müslüman Türk olarak yerini almak.

>>>>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir.
>>>>> Fakat anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din
>>>>> üzerine ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas
>>>>> olarak islam dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>>
>>>> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
>>>> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.
>>
>>> Fekat, devlet universitesinde boyle olmamali. Aynen okeyci'nin
>>> dedigi gibi olabilir. Ozel universiteler muftu, vs yetistirebilir
>>> tabii.
>>
>> Ben de diyorum ki: Nicin devlet üniversitesinde böyle olmasin!
>> Eskiden
>
> Cunku devlet universitesinde bunu (Ilahiyat fakultesi) yaparsan,
> Aleviler icin din egitimi, Hristiyanlar icin din egitim, Siiler icin
> din egitimi vermen gerekir enazindan. Ama laik ulkenin devlet
> okullarinda din egitimi vermesi kadar mantik disi bir sey olabilir mi?

Laik devlet icin söyledigin dogru, fakat Türkiye laik degil ki, sadece
kabuk, yani yama üzerinde "laik" yaziyor.

Bence olur, bal gibi hem de. Devlet mi üstün olmali, yoksa insan mi?
Eger halk arzuluyorsa, istemese de din egitimi vermek zorunda kalir
devlet, cünkü halksiz devlet olamaz. Türkiye'de olan bu. Kisaca.
Basitce.

>> medreselerde kendini egiten müslümanlar devlete yaranmak amaciyla mi
>> okudular? Hayir! Bu Ilahiyat Fakültelerini de bu baglamda görmek
>
> Eskiden TC yoktu ve Osmanli seriatla (sozde) yonetiliyordu. Eskiden
> yasal olan bazi seyler artik yasal degil cunku sistem farkli.

Sen anlamamakta israrlisin. ;-(

Sözde serat ile yönetilen Osmanli devletinde _bile_ medreselerde
uzmanlasan insanlarin cogu bunu devletten medet umduklari icin
yapmadilar da, simdi IHO'na gidenler ne hakla esit davranilmasini talep
edebilirler?
Bunun üzerine yazdim yukardaki cümlemi, yoksa TC'de de her seyin eskisi
gibi olmasini bekledigimden ya da talep ettigimden degil. Kurmaz ise
devlet fakülteyi, devam eder sahsi egitim kurumlar disinda.

>> gerekiyor, yani oradan mezun olanin piyasada calisacak, para
>> kazanacak bir is talep hakki yoktur, olamaz, cünkü "klerus", ruhban
>> sinifi yoktur Islam dininde. Aslinda "ilahiyat" kavramina karsiyim,
>> o ayri konu, sadece bilgin olsun diye belirtiyorum.
>> Gelelim müftü gibi biat denen dine sonradan sokulan, yamalanan
>> garibelere: Islam dininde müftülük adinda bir makam yok. Müftüler
>> gercek dindar insanlar degil, inancini para karsiliginda düzene
>> satan, münafikliga yakin insanlardir.
>
> Aynen. Ve ayni sekilde Diyanetin tum gorevlileri bu siniflandirmaya
> girmiyor mu?

Seklen, yani soyut bakis acisindan, giriyor, fakat somut bakarsak,
görevlilerin icinde ihlasli, dini vecibelerini kendine, dinine ihanet
etmeden yerine getirmeye cabalayanlar da mevcut.
Evet, dersem, hem onlara karsi haksizlik yapmis olurum, hem de sorarim:
Onlari da dislarsan, kim kaliyor piyasada, göreceli de olsa, güvenilir
dini bilgileri genc nesillere aktaracak müslümanlar?
Ben Diyanet'i kurum olarak yeren biriyim, fakat dini bilgilerimin nere
ise yarisini o kurumun tercüme ettirerek bastirdigi kitaplardan edindim.
Nankörlük gibi bir ilkem olmadi.
Kabaca: hem tokatlarim, hem de oksarim. Fakat isterdim ki, daima
oksayayim, tokata gerek görmeyeyim. ;-)

Acephale Lemar

unread,
Mar 23, 2012, 5:42:17 AM3/23/12
to
porsuk wrote:
> On Mar 22, 5:14 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>> porsuk wrote:

>> Bazi yalnis anlamalar var, onlari düzelteyim biraz:
>> Ben diyorum ki, "rahatsiz etmemek" gibi gerekceye gerek görmeden,
>> eger IHO mezunlarinin da yüksek tahsil hakki olsun diyenler, tutarli
>> olmak zorundadirlar. Bu da ancak bir yoldan gitmekle mümkün, o da
>> su: Diger liselerdeki müfredat IHO'da _aynen_ uygulanacak; bunun
>> yanisira da dini bilgileri edinmek icin diger derslere girecekler.
>> Böylece hem IHO'rinin asil amaci gerceklesmis olacak, hem de yüksel
>> tahsil hakkini elde edeceklerdir IHO mezunlari.
>
> Prensip olarak laik ulkede devletin Imam Hatip Okulu isletmesi
> kavramina karsiyim. Bu ne demek degildir? Ozel okullarda aynen senin
> dedigin mufredat olabilir. Buna karsi degilim. Anayasasinda laik
> oldugu yazan devletin dini egitim (ve sadece bir dini grup icin, ve
> hatta sadece bir mezhep icin) vermesi benim mantigima uymuyor.

Hatan, hedef ile gercekligi es görmektir. Laik devlet bir hedef idi,
gerceklestirilmek istenilen. IHO da bunun iflasidir. (Su da mümkün:
laiklik dis dünya icin giyilen bir kaftandi, rahatsiz edilmemek icin ki
toparlasin ülke kendini. Durum düzelinde ve güzellesince, sartlar
lehimize ise, aciklamadigimiz gizli, öz siyaseti izlemeye davm ederiz.)
Kisaca, kusur mantik da degil, yüzeyselcilginde, sekilciliginde.

>> Daha acikcasi: Resmi liselerde haftalik ders miktari mesela 30 saat
>> ise, IHO'rinda bu 30+ dini dersler olmak kaydiyla daha fazla
>> terleyeceklerdir. Fakat bundan sikayet etmek hakki dogmaz asla. Dini
>> agirlikli egitim mi? Tamam. Resmi egitimin yaninda olmak kaydiyla,
>> yoksa egitim seviyesi esit olmaz, issizler, becerisizler ordusunun
>> olusmasina izin vermis oluruz ki, bu siyasi sorumluluk ile uyusmaz.
>
> Yukarida yazdigim gibi dini agirlikli egitimin devlet okullarinca
> verilmesi bence dogru degil. Hatta hak gaspettigini dusunuyorum.

Ilk cümlen konuya laikcik penceresinden bakiyor, diger cümlen ise islami
bir ifade.
Önce bakis acisinda anlasalim. Yoksa dolup dolasiriz, elimize gecmez bir
sey.

Hep kazani bosaltiyorsun, bir de doldur su kazani: Nasil bir egitim
olmali Türkiye'de?
Hep yerici olacak degilsin ya, biraz da yapici oluver.

> Ornegin, Turkiye'de yasayan Hristiyanlarin vergilerini aliyorsun, bir
> kismini "dindar musluman" yetistirmek icin harciyorsun. Oldu mu?

Oldu. Onlarin da kendi okullari var, özel okullari, orada dini bilgiler
veriliyor olmali. Eger devlet kasasindan o okullara ayni yardim
verilmiyor ise, ortada haksizlik var, derim.

> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?

Aktariliyor. Gitmiyor.

> Kaldi ki, senin durumun farkli cunku Almanya'ya gonullu olarak
> gocmussun.

Göcmen de degilim. Gönüllü de gitmedim, mecburen gittim, alilevi
sebepler, siyasi filan degil.

> Ya dogma buyume Turk gayri-muslimler veya gayri-sunniler?
> Onlar Turkiye'nin yerlisi, baska gidecek yerleri de yok.

Cözümünü söyle, elestirmeyi birak. Cünkü yüzeysel ilkecilik ile
sorunlari cözemezsin.
Toplu yasadiklari bölgelerde (kasaba, kent vs.) onlarin dini egitimi
icin ögretmen görevlendirebilirsin, maasini ödeyebilirsin, fakat tek tük
yasadiklari bölgelerde bunu yapmak cok zor. Bunun da caresi var elbet,
Islam dini disindaki dinlerin mensuplarina önce iki, üc ders verecek
ögretmenler yetistirmesi icin imkan verilmeli, onlar da ücra kasabalara
ögretmenlik icin gitmeli.

>> Yukarda yazdigimi okuduktan sonra hala böyle düsünüyor isen, o zaman
>> cevaplarim nicin "Hayir!" dedigimin gerekcesini.
>> Üniversitelere girenlerin okuduklari dersler ayni, ortak bilgileri
>> ayni, fakat IHO mezunu ile onlarin seviyesi esit degil. Esit olmasi
>> icin, yukarda yazdigim gibi, IHO ögrencilerinin daha fazla zamanini
>> dersde gecirmesi zorunludur.
>
> Tamam. Ama diyelim ben cocugumu hic okula gondermeden evde kendim
> okuttum (ABD'de bu olanak var. Turkiye'de olup olmadigini bilmiyorum),

Dolayli bildigim tek istisna var, o da Erkin Koray, sahsen ben buna
karsiyim, cünkü bu bölücülerin yoludur. BIreycilik kisitlanmazsa, sonu
felakettir.
Farzediyorum ki okuttun.

> mufredatini kendim belirledim ve her yil resmi seviye sinavina sokup
> lise diplomasi almasini sagladim... veya disaridan lise diplomasi aldi
> bizim cocuk. Bu cocuk universite sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
> istedigi herhangi bir universiteye gidebilmeli.

Hayir, girmemeli! Istisnasiz! Fakat burada devlet tüm cocuklara, zihni
sakatlara da, okulda egitim sunmak, zekalari cercevesinde onlari bilgi,
beceri ila donatmak ile yükümlüdür, ve Almanya'nin sahsen takdir ettigim
ender olumlu yasalaridan biridir bu.

Cünkü bunu gerceklestirmek ancak ve ancak esitsizligi sabitlestirir.
Senin imkanlari var diye bunu yaparsan, ne yapsin fukara cocuklari?
Hamal mi olsunlar?
Umarim simdi kavramissindir fikrinin sakatliligini.

>> Bana müslümanlgi, Islam ahlakini ögretmeye hic cabalama. Yukardaki
>> aciklaman tek tarafli, adilane degil. Sorumluksuz hak olamaz. Hakki
>> talep eden, sorumluluklarini da yerine getirmelidir.
>
> Sanirim yukarida ornegimle neden haksizlik oldugunu anlatabildim.
> Kaldi ki bunun Islam ahlakiyla yakindan uzaktan alakasi yok.

Anlattin, ben de sakatligini gösterdim zikrettigin gerekcenin..

>>> ogrenci universite giris sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
>>> universite hakkini kazanmistir.
>>
>> O zaman kaldiririm giris sinavlarini, koyarim sartimi, yukarda
>> acikladigim gibi, ve tikarim agizlarina bilincsiz bölücülerin
>> sevinclerini. Hissen ayni safda yer aliyorsak da (öyle saniyorum,
>> emin degilim, laf gelisi oku istersen), mantiken karsindayim.
>> Senin yaptigin, belescilige gedik acmaktir.
>
> Degil. Sinava girip ter dokeceksin.

Giris sinavlari mesela Almanya'da yok, fakat baska kisitlamalar var.
Burada lise mezunu herkes, sinav vermeden üniversiteye gidebilir, fakat
her dali tahsil etmek hakkini elde etmez. Tip tahsili icin not
ortalamasinin "pek iyi" olmasi sart aranir.
Buna benzer uygulamayi Türkiye'de uygular isem, o zaman yandan, disardan
okuyup da belese oturmak imkansizlasacaktir. Asil esitlik böyle yerine
oturturmalidir.

> Bu arada hissen ayni safta yer aldigimizi sanmiyorum.

Safini degil de safimi anlatirsan (tabii gördügünü), ben de safina uygun
bir cerceve bulurum senin icin.

>> Milyonlarca genc salak mi da, umumi egitimden gectikten sonra bile
>> dogrudan giremiyorlar üniversiteye de, kaynagi ne olursa olsun, IHO
>> mezunlari sinavlari basaracaklar da girecekler. Bu nasil olacak?
>
> Zeka ve bilgi edinebilmis olmak. Yoksa IHO mezunlari yeteri kadar
> akilli degil mi ;-)

Ezberciligi desteklemektir senin derdin.
Zeka degil mesele, isterse tek basina (ki bu imkansiz, sadece adalet
yerini bulsun diye bu sarti belirtiyorum), isterse özel ögretmenler
tarafindan egitilen cocuklar esitsizlik icinde büyüyeceklerinden,
toplumsal degerlerden bihaber yetiseceklerdir.

>> Biliyorum nasil olacagini, ve o arki kurutmak sart: Onlari
>> yasitlarindan tecrit ederek, beyinlerini yikayarak, sinavlara
>> hazirlamakla olacak. Peki, kim veriyor bu parayi? Adalet nersinde bu
>> düzenin?
>> Kisaca, bildigin gibi seriati savunan biriyim, fakat senin gibi
>> düsünen, davranan müslümanlardan da uzak durmayi yeglerim, cünkü siz
>> gecici dünyavi arzulariniz icin Islam' sulandiriyorsunuz.
>
> Ilginctir yukarida yazdigin...
> Universite yillarimda en yakin arkadasim Yahudiydi. Kulturel Yahudi mi
> diyelim, dindar olmayan yahudi mi diyelim farketmez (bu arkadas liseye
> kadar yahudilere din egitimi veren ozel "yeshiva"da okumus ustelik).
> Senin yazdigina benzer durumun onlarda da oldugunu soylerdi. Dindar
> (veya dinci) yahudilerin, onun gibi dusunen ve davranan yahudileri
> sevmedigini hatta benim gibi yahudi olmayanlari ("goyim") daha ustun
> gorduklerini soylerdi. Megersem seriati savunan bir muslumanla
> "Hasidik" yahudinin bu ortak yonu varmis.

Nicin sasirdin ki! Elbette ortak yanlarimiz var Yahudiler ile, hatta
bence bu ortak degerler, romalastirilmis katolik ve sulandirilmis
protestan hristanlara nispeten daha fazla ve derindir.
Altin inek tapinicilari cocuklarini tabii ki özel okullarda okuturlar,
nicin seviyelerini düsürsünler ki!

>> Benim cözüm teklifim toplumsal huzuru temin etmek icin tek care. Her
>> iki taraf da kazanacak veya kaybedecek. Mühim olan, hangi taraf
>> olursa olsun, tek tarafin kazanmamasidir.
>> Imanli genclikten bekledigim, isterse IHO'da olsun, isterse kendini
>> egiterek olsun, dünyevilesmis, yüzeysel müslümanlardan ve dine karsi
>> ilgisizlerden daha caliskan, bilgili, becerikli olmalaridir. Bu da
>> tembellikten, sikayetcilikten beklenemez, zitlasmakdan hic
>> beklenemez ki Türkiye'de bazi sözde müslüman kesimlerde bu yönde
>> aciklamalar duyuyorum, okuyorum. O gibilerini sallandirmayi ben de
>> düsünmedim degil. Islam'a yarardan ziyade zarar veriyorlar.
>
> Ben hic kimseyi sallandirmayi dusunmedim. Dindar birisinin boyle
> dusunmesi bana ters geliyor ama senin bilecegin is.

Sallandirmak son caredir, ilk tedbir asla degildir. Etkisizlestirmenin
baska yollari da var.
Dindar olan benim böyle düsünmem sana ters geliyor ise, neye dayanarak
söylüyorsun? Islam dininde, seriatinde, hukukunda ölüm cezasi yok mu?
Hos almasa da bazan gerekli.

>>> Zaten oyle olmali. Fakat IHO'ya giden birisi muhakkak din dersine
>>> girecektir. Aksi takdirde zaten gittigi okul IHO olamaz.
>>
>> Hemfikiriz, öyle mi? IHO'ya gidenler sadece ve muhakkak din dersine
>> girmeyecek, Islam dini ile baglantili derin bilgileri ögrenmek amaci
>> ile baska islami derslere gireceklerdir.
>
> Bastan beri bunu soylemiyor muyum? Senin tezin IHO'larda din dersinin
> gonullu olmasiydi diye hatirliyorum. Oyle degil mi?

Diger okula nispeten din ile derslerin tümü gönüllü derslerdir IHO'da.
Yani üniversiteye giris sinavi icin gerekli degildir o dersler.

>>>> mezunlar hem dindar olurlar, hem de tahsil ettikleri bilim
>>>> dallarindan
>>
>>> IHO'dan mezun olanlarin dindar olacagi sonucunu ben cikaramadim.
>>
>> Genelde öyledir, öyle olmasi da gerekir, fakat oradan cikan
>> komunistleri de biliyorum, tanidim cevremden. Zorunlu bir netice
>> degil, ama ihtimal cok yüksek.
>
> Dindarlikla din hakkinda bilgisi olani karistirmamali.

Tabii, cünkü bazi dinsizler= gayri müslimler cogu müslümandan daha derin
bilgilere sahiptir. Onlar "ilahiyati" bir nesne olarak görüyorlar,
bundan dolayi da yüzeyden bir mikron derine bile inemiyorlar.
Aileleri cocuklarinin dindar olmalarini arzuladiklari icin gönderiyorlar
IHO'na. Hedef bu. Bazi istisnalar disinda da bu aynen böyle oluyor.

>>> Fi tarihte bir Amerikan universitesinde tanidigim Islam din ve
>>> kulturu okutan Iran asilli--ismen musluman--prof dini konularda
>>> ciddi din adamlarini aratmayacak derecede derin Islam din bilgisine
>>> sahipti ama kendisi uygulamiyordu.
>>
>>> Ters ornegi zaten vermeme pek gerek yok cunku sen de bilirsin,
>>> "dindar" insanlarin azimsanamaz cogunlugu dini biligiden aciz.
>>> Ezbere uyguluyor.
>>
>> Bahsettigin prof meslegini sadece para kaynagi olarak görüyor,
>> batidaki düzen de bunu tesvik ediyor. Iman gereksiz, bilgi yeterli.
>> Sanki din fenni ilimler gibi dis dünyadan ibaret, ic dünyasini
>> görmemisden hayir beklemem, sadece bilgisinden istifade ederim,
>> sonra da sallarim tekmeyi kicina. Nankörlük degildir bu, sadece
>> haddini bildirmektir, tutarsizligini teshir etmektir.
>
> Bence tutarsiz degil. Belki hic bir zaman dindar degildi ama Islam
> dinine karsi bir meragi vardi. Sanirim Basar'da boyle biri.

Onun meraki daha cok kimlik sorunundan kaynaklaniyor, yoksa yüreginden
kaynaklanan bir merak degil, bence. Mensup oldugu tabakanin dindar
oldugunu sanmiyorum. 2. Dünya Savasi sonrasi bir Alman ile evlenmek,
dogal olarak bati kültürünü yakindan tanimis, ondan hoslanmis insanlar
tarafindan düsünülürdü, yani dindar bir müslüman bunu asla yapmazdi,
dini ile baglari gevsek insanlar acisindan bunda sakinca yoktur.
Bunu Yahudilerin ekseriyetinin kimliklerini, baslarina gelen felaketten
sonra, arayislarina benzetiyorum. Ben Alman idim, Ingiliz idim, fakat
hic bir yerde insan olamadim. Care mi? Özüme dönmek, kimligimden
utanmadan onu kabullenmek, sonra da icindeki olumsuzluklardan kurtulmak.

> HAtirlarsin belki, burada Cluster User diye biri vardi. Sct'de nice
> muslumandan daha cok Islam bilgisi vardi ama musluman olmadigini
> yazardi.

Evet, adami hatirliyorum da, öyle derin islami bilgisi oldugunu
düsünmedim asla. Liberal Ilhan Arsel cekmecesine atmistim onu.

>>>> IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!
>>
>>> Eh, Milli Egitim Bakanligi bir devlet kurumu olduguna gore ona bagli
>>> IHO'da dini kurum olabilir.
>>
>> Yapma bana karsi bu ayak oyunlarini, lütfen. Asla olamaz.
>
> Ne oldugunu sen yaz.

Yazdim ya dolayli! Illa da israrlisin: IHO dini kurum degildir. Baska ne
oldugu mu? Tutarsizlik abidesidir. Baska bir tutarsizligin zülmunden
kurtulmak icin dikilmis bir abide.

>>> Fakat ben daha genel anlam kastetmistim. Laik duzende din-devlet
>>> ayrimi olmasi gerekmez mi? Ne din devlet uzerinde, ne de devlet din
>>> uzerinde soz hakkina sahip olmamali. Turkiye'de, anayasasinda laik
>>> oldugu yazilan duzende, devlet dini egitim veren okul aciyor, din
>>> gorevlileri tayin ediyor, maas veriyor, camilere katkida bulunuyor.
>>> Boyle olmamali.
>>
>> Sen dünyevi temelden cikarak elestiriyorsun, ben ise islami temelden.
>> Diyanet resmen biat tir.
>> Dünyevi düzeye gelince, Türkiye laik degildir, asla olmadi da.
>> Türkiye'de Islam dinini yasamdan soyutlamak harekati uygulandi, bunu
>> birisi "Dilipak?) Islam'i bizanslastirmak diye tanimlamisti. Aynen
>> öyle.
>
> Islam dinini yasamdan soyutlamak harekatinda neden Diyaneti
> kaldirmadilar? Oysa halifeligi bile kaldirabilmisti TC. Neden IHO'lar,
> Ilahiyat fakulteleri ve hatta Islam Enstituleri actilar?

Beni siniyor musun, yoksa ciddi mi soruyorsun?
Ne kadar zeki oldugunu bilmiyorum fakat salak olmadigini gayet iyi
biliyorum, yani cevaplari sen yazabilecek olmalisin.
Gene de ögreteyim. ;-)
Hilafet kaldirildi, cünkü gücüne güveniyordu zorba takimi. IHO kuruldu,
cünkü zorba takimi halk tarafindan umursanmaz oldu, rejim ortadan kalkma
tehlikesi yasadi. Ardindan da bunun yetersizligini kavradilar, dini
istismar icin en etkin ve etikili yöntemin, kendilerine bagladiklari
maasli bir nevi yapay ruhban sinifi ihdas etmek oldugunu düsündü,
uygulamaya basladi.
Yoksa Islam dinine saygisindan filan degil, mecburiyetten mümkünü
bunlar.

>>> Veya illa olacaksa din hizmeti sadece Sunnilere degil herkese
>>> verilmelidir. Diyanette maasli Alevi dedeleri var mi? Sanmam.
>>
>> Devlet yardim edebilir, ama karismadan. Suni bir kurum kurup,
>> üzerinden dini denetlemek amaci olmamali.
>
> Ve fakat TC'de amac dini denetlemek(mis ozellikle "laikcilere"
> sorarsan).

Kim Türkiye'de hala kendini "laikcilikci" (laikci bence yanlis terim!)
olarak takdim ediyor ise, ben ona _gerici_ damgasini zevkle
bastiriyorum.

>> IHO'dan girdin, Diyanet'ten, yani devletin dini denetlemesinden,
>> ciktin. ;-)
>
> Amacim buydu. Demek amacima erisebilmisim :-)

Killik degil, amaca ulasilir, hedefe erisilir. Nacizane. ;-)

Başar Alabay

unread,
Mar 23, 2012, 7:55:37 AM3/23/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
>> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
>
> Aktariliyor. Gitmiyor.

Bu yanlış bir bilgi! Kilise vergisi var, ama bu sadece kiliseye
bağlı olanlar tarafından ödeniyor, hem de katolik ve protestan diye ayrı
ayrı kilse kasalarına. Hıristiyan olmayan, veya olup da bu iki büyük
kiliseye üye olmayan (!) bu vergiyi burada ödeyemez.

>> Degil. Sinava girip ter dokeceksin.
>
> Giris sinavlari mesela Almanya'da yok, fakat baska kisitlamalar var.
> Burada lise mezunu herkes, sinav vermeden üniversiteye gidebilir, fakat
> her dali tahsil etmek hakkini elde etmez. Tip tahsili icin not
> ortalamasinin "pek iyi" olmasi sart aranir.

Bunlar da tam doğru değil artık, bu böyle İDİ. Ama artık üniversiteler
istisnaen birisini bir dala alabilirler. Eskiden merkezî bir dağitım
sistemi vardı, o kalktı.

Ayrıca, burada üniversiteye girme imtihan sınavı yok, çünkü burada
liseyi bitirirken o sınava tabi tutuluyorsun. Biz bakalorya diyoruz
belki, ama Alman abitur denen şey genel büyük bir imtihan, liseler
burada boşuna 13’üncü sınıfa kadar gitmiyordu, şu an 12. ve 13 sınıf
diye tamamen bir karmaşa yaşaniyor, ama unutmamalı ki, Almanya Federal
bir devlet, ve okul ile yüksek okul konuları eyalete bağlıdır, federal
cumhuriyete değil. Bunun kötü tarafı, kuzey ile batının korkunç alçak
seviyeli, kısmen doğu ile güneyin ise muazzam yüksek seviyeli olması.
Schleswig-Holstein eyaleti ile Bavyera eyaleti iki ayrı dünya. Eyaletler
arası okul değiştiren bayağı zorlanabilir, sınıfta kalmadan geri
sınıflandırılabilir de. Türkiye’deki merkezî sistemi, olsa olsa, Fransa
ile mukayese edebilirsiniz.

>> Bence tutarsiz degil. Belki hic bir zaman dindar degildi ama Islam
>> dinine karsi bir meragi vardi. Sanirim Basar'da boyle biri.
>
> Onun meraki daha cok kimlik sorunundan kaynaklaniyor, yoksa yüreginden
> kaynaklanan bir merak degil, bence. Mensup oldugu tabakanin dindar
> oldugunu sanmiyorum. 2. Dünya Savasi sonrasi bir Alman ile evlenmek,

Hiç zahmet etmeyin :-) Yeterince bilgi sahibi değilsiniz bu konuda.

> dogal olarak bati kültürünü yakindan tanimis, ondan hoslanmis insanlar
> tarafindan düsünülürdü, yani dindar bir müslüman bunu asla yapmazdi,
> dini ile baglari gevsek insanlar acisindan bunda sakinca yoktur.
> Bunu Yahudilerin ekseriyetinin kimliklerini, baslarina gelen felaketten
> sonra, arayislarina benzetiyorum. Ben Alman idim, Ingiliz idim, fakat
> hic bir yerde insan olamadim. Care mi? Özüme dönmek, kimligimden
> utanmadan onu kabullenmek, sonra da icindeki olumsuzluklardan kurtulmak.

Almanca da bunlar hakkında yazıştık, ikimiz bu konuda apayrı uçlardanız.
Sen biraz yukarıda ayrılık ve beraberlik konusuna değindiğin hâlde,

B. Alabay

--
લવ ઇસ્તંબુલ
http://www.thetrial.de/

Acephale Lemar

unread,
Mar 23, 2012, 6:08:02 PM3/23/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
>>> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
>>
>> Aktariliyor. Gitmiyor.
>
> Bu yanlış bir bilgi! Kilise vergisi var, ama bu sadece kiliseye
> bağlı olanlar tarafından ödeniyor, hem de katolik ve protestan diye
> ayrı ayrı kilse kasalarına. Hıristiyan olmayan, veya olup da bu iki
> büyük kiliseye üye olmayan (!) bu vergiyi burada ödeyemez.

Ne cabuk da daldin! Seni beklediydim zatan, yas tahtaya bastin.

Genelde yazdigin dogru, fakat vergilerin bir kismi da kiliselere
ödeniyor dolayli yollardan; bunlardan biri de (hala yürürlükte mi,
bilmiyorum, bakmadim, fakat yillar önce) issizlik parasindan kiliseye
vergi _herkesden_ kesiliyordu, hatta bu konu zamaninda alman
televizyonunda bile tartisilmisti.
Yukarda "senden alinan verginin bir kismi" yaziyor, "alinan kilise/
mabet vergisinin bir kismi" yazmiyor.

>>> Degil. Sinava girip ter dokeceksin.
>>
>> Giris sinavlari mesela Almanya'da yok, fakat baska kisitlamalar var.
>> Burada lise mezunu herkes, sinav vermeden üniversiteye gidebilir,
>> fakat her dali tahsil etmek hakkini elde etmez. Tip tahsili icin not
>> ortalamasinin "pek iyi" olmasi sart aranir.
>
> Bunlar da tam doğru değil artık, bu böyle İDİ. Ama artık üniversiteler
> istisnaen birisini bir dala alabilirler. Eskiden merkezî bir dağitım
> sistemi vardı, o kalktı.

Yazdigin gibi "istisnaen", umumi durum eskisi gibi; senin deginmek
istedigin, simdi üniversitelerin secicilik haklari olmasi, ücretli de
üstelik, eskiden ücretsizdi; ayrintilardan haberim yok fakat sayi
kisitlamasi var gibi hatirliyorum.
Merkezi dagitim düzeni tüm dallar icin degil, bazi dallar icin vardi.

> Ayrıca, burada üniversiteye girme imtihan sınavı yok, çünkü burada
> liseyi bitirirken o sınava tabi tutuluyorsun. Biz bakalorya diyoruz
> belki, ama Alman abitur denen şey genel büyük bir imtihan, liseler
> burada boşuna 13’üncü sınıfa kadar gitmiyordu, şu an 12. ve 13 sınıf

Yazdiklarini senin yönteminle igneleyerek delik desik etmek cok kolay.
En basitini yazayim: "Abitur" denilen lies bitirme sinavini verenlerin
yüzde kaci üniversiteye gidiyor ve mezun oluyor? Ayrica, imtihan ile
sinav es anlamli kelimeler.
"bakalorya"= bachelor ile Abitur farkli olgunluk dereceleri. HTam
hatirlayamiyorum, wikipedia'dan filan bakabilir merak edenler,
"bachelor" kelimesinin kökü Arapca'dan, daha dogrsu islami egitim
düzeninden, latinlestirilerek avrupa dillerine girmistir.

>>> Bence tutarsiz degil. Belki hic bir zaman dindar degildi ama Islam
>>> dinine karsi bir meragi vardi. Sanirim Basar'da boyle biri.
>>
>> Onun meraki daha cok kimlik sorunundan kaynaklaniyor, yoksa
>> yüreginden kaynaklanan bir merak degil, bence. Mensup oldugu
>> tabakanin dindar oldugunu sanmiyorum. 2. Dünya Savasi sonrasi bir
>> Alman ile evlenmek,
>
> Hiç zahmet etmeyin :-) Yeterince bilgi sahibi değilsiniz bu konuda.

Tahminleri temellestiriyorum sadece, bilgi sahibi oldugumu iddia etmedim
ki.
O kadar da merak etmiyorum, mahremiyete karismamaya özen gösteririm.
>
>> dogal olarak bati kültürünü yakindan tanimis, ondan hoslanmis
>> insanlar tarafindan düsünülürdü, yani dindar bir müslüman bunu asla
>> yapmazdi, dini ile baglari gevsek insanlar acisindan bunda sakinca
>> yoktur.
>> Bunu Yahudilerin ekseriyetinin kimliklerini, baslarina gelen
>> felaketten sonra, arayislarina benzetiyorum. Ben Alman idim, Ingiliz
>> idim, fakat hic bir yerde insan olamadim. Care mi? Özüme dönmek,
>> kimligimden utanmadan onu kabullenmek, sonra da icindeki
>> olumsuzluklardan kurtulmak.
>
> Almanca da bunlar hakkında yazıştık, ikimiz bu konuda apayrı
> uçlardanız. Sen biraz yukarıda ayrılık ve beraberlik konusuna
> değindiğin hâlde,

Ben senin deyimin ile "melezler" hakkinda fikir yürütürken, daha 70 yil
öncesine kadar alman toplumuna ayak uydurmus, eritilmis, hatta bazilari
dinini degistirmis ve cephede cesaret nisanlari almis olmasina ragmen
Yahudilerin bu katliamdan kurtulamadiklarini unutamam. ABD veya
Australya'da bu gelisme daha kolay gerceklesebilir, fakat Avrupa'da
müslümanlara yer yoktur uzun vadede.

Evet, zit uclarda yerimizi, safimizi almisiz. Sen iyimser hayalci, ben
de karamsar gerceklikci.

Başar Alabay

unread,
Mar 23, 2012, 6:50:36 PM3/23/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

> Ne cabuk da daldin! Seni beklediydim zatan, yas tahtaya bastin.

Hepsine dalmıyorum, ama basbayağı yanlış olan bilgiye itiraz etmek
gerekir.

> Genelde yazdigin dogru, fakat vergilerin bir kismi da kiliselere
> ödeniyor dolayli yollardan; bunlardan biri de (hala yürürlükte mi,
> bilmiyorum, bakmadim, fakat yillar önce) issizlik parasindan kiliseye
> vergi _herkesden_ kesiliyordu, hatta bu konu zamaninda alman
> televizyonunda bile tartisilmisti.

O da yine sırf »medyasal« bir üttürüvüttür (idi), o kadar. Bir daha:
Kilise vergisi kilisede olanlardan kesilir. Eskiden (!) kilise
vergisinin yüzdesi işsizlerden hesaplanırdı, ama kilise vergisi olarak
kesilip, kiliseye aktarılmazdı, çünkü aktarılamıyordu – kilise tabiyeti
eksikti. Bunu hadta kafa cavcavcılar Almanya’da tabiîki anlamaz ve
bahane ettiler, lûtfen bu enayi kompl teoricilerin bokuna kanma ve
burada da kimseye böyle kandırıcı şeyler anlatma!

>> Bunlar da tam doğru değil artık, bu böyle İDİ. Ama artık üniversiteler
>> istisnaen birisini bir dala alabilirler. Eskiden merkezî bir dağitım
>> sistemi vardı, o kalktı.
>
> Yazdigin gibi "istisnaen", umumi durum eskisi gibi; senin deginmek
> istedigin, simdi üniversitelerin secicilik haklari olmasi, ücretli de
> üstelik, eskiden ücretsizdi; ayrintilardan haberim yok fakat sayi
> kisitlamasi var gibi hatirliyorum.

Genelleme yapılamayacak kadar üniversiteden üniversiteye değişiyor bu.

> Merkezi dagitim düzeni tüm dallar icin degil, bazi dallar icin vardi.

Eh herhâlde, ama artık yok işte.

>> Ayrıca, burada üniversiteye girme imtihan sınavı yok, çünkü burada
>> liseyi bitirirken o sınava tabi tutuluyorsun. Biz bakalorya diyoruz
>> belki, ama Alman abitur denen şey genel büyük bir imtihan, liseler
>> burada boşuna 13’üncü sınıfa kadar gitmiyordu, şu an 12. ve 13 sınıf
>
> Yazdiklarini senin yönteminle igneleyerek delik desik etmek cok kolay.
> En basitini yazayim: "Abitur" denilen lies bitirme sinavini verenlerin
> yüzde kaci üniversiteye gidiyor ve mezun oluyor? Ayrica, imtihan ile
> sinav es anlamli kelimeler.

Hişbir delik ve teşik yok ortada, işler tam yazdığım gibi. Elmayla muz
mukayesesi yapamazsın. Liseden çıkmak isteyen lise imtihanını vermek
zorunda. Onu verirse, üniversiteye girme hakkı kazanır. Vermezse de
kazanmaz. O zaman »applied sciences« yüksek okullarına gidebilir,
durumuna göre. Türkiye’de de, üniversiteye girmek için imtihanı vermek
zorunda. Ona bakarsan, benzer sistemler aslında. Tek dezavantaj, diyelim
ki, okuldan çıktın, seneler sonra üniversiteye girmek istiyorsun … o
zaman zorlanırsın Türkiye’de (belki). Ben meselâ okuldan çoook seneler
sonra üniversiteye gitmeye karar verdim. Giriş müsaadesi abitur ile
cebimdeydi. Bu kadar sene sonra yeniden bir giriş imtihanı için
matematiğe o denli dalmak … eh işte olurdu.

> "bakalorya"= bachelor ile Abitur farkli olgunluk dereceleri. HTam
> hatirlayamiyorum, wikipedia'dan filan bakabilir merak edenler,
> "bachelor" kelimesinin kökü Arapca'dan, daha dogrsu islami egitim
> düzeninden, latinlestirilerek avrupa dillerine girmistir.

Bachelor falan değil, bakalorya. 1960 ve 70lerde Türkiye’de abitur
karşılığı idi. Bugün belki değil, onu bilemem. Bachelor Almanya’da yeni
yeni gelen bir sistem ve üniversite »ilk etap« çıkışı. Diploma ve
magister kalktı, yok artık. Bachelor ve Master var. Ama o bachelor
bakalorya değil, isim olarak aynı olsa da; Türkiye’deki bakalorya
Fransız baccalauréat denkiydi, o ise yine abitur.

> Tahminleri temellestiriyorum sadece, bilgi sahibi oldugumu iddia etmedim
> ki.
> O kadar da merak etmiyorum, mahremiyete karismamaya özen gösteririm.

Sen bende daha çok selamiyetle ilgilenirisin :-)))

> Ben senin deyimin ile "melezler" hakkinda fikir yürütürken, daha 70 yil
> öncesine kadar alman toplumuna ayak uydurmus, eritilmis, hatta bazilari
> dinini degistirmis ve cephede cesaret nisanlari almis olmasina ragmen
> Yahudilerin bu katliamdan kurtulamadiklarini unutamam. ABD veya
> Australya'da bu gelisme daha kolay gerceklesebilir, fakat Avrupa'da
> müslümanlara yer yoktur uzun vadede.

Birincisi, o zamanlar olan olaylar çok özel ve çok uzun bir problemin
sonucu. İkincisi melezleşme konusunda ne diye ille de Yahudi konusuna
tutunuyorsun, bilmiyorum, çünkü işe dinden giriyorsun, o da bayat işte.
Polonyalı, başka Slav ve İtalyan melezleşmeleri son yüzyıllarda burada
paşa paşa oldu da bitti maşaallah. İşin içine dinleri karıştırırsan,
daha zor olur. Ama herkes hayatına dinden dalmıyor artık. He birde, Türk
eşiit müslüman diye bir kural yok! Veee Alman eşittir gayrimüslim diye
de bir kural yok. Büyük fark plural toplum. Nerede var? Biri topluma
göre mi yaşyacak, yoksa kendi dinini veya herhangi bir şeyini etrafına
mı dayatacak, o kendisinin bildiği şey. İsteyen Suudi Arabistan’a gider,
isteyen de burada yaşar.

> Evet, zit uclarda yerimizi, safimizi almisiz. Sen iyimser hayalci, ben
> de karamsar gerceklikci.

Evet, hayat bu. Ben Joy Division, sen Abba :-)))

Acephale Lemar

unread,
Mar 23, 2012, 8:36:49 PM3/23/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>> Ne cabuk da daldin! Seni beklediydim zatan, yas tahtaya bastin.
>
> Hepsine dalmıyorum, ama basbayağı yanlış olan bilgiye itiraz etmek
> gerekir.

Basbayagi yanlis bilgi, ha! Görelim.

>> Genelde yazdigin dogru, fakat vergilerin bir kismi da kiliselere
>> ödeniyor dolayli yollardan; bunlardan biri de (hala yürürlükte mi,
>> bilmiyorum, bakmadim, fakat yillar önce) issizlik parasindan kiliseye
>> vergi _herkesden_ kesiliyordu, hatta bu konu zamaninda alman
>> televizyonunda bile tartisilmisti.
>
> O da yine sırf »medyasal« bir üttürüvüttür (idi), o kadar. Bir daha:

Yaptigin hic hosuma gitmiyor. Nerede ise 30 yil evvel issiz
müslümanlarin issizlik parasindan kilise vergisi kesildigi bir
gercektir, hatta o kadar gerzek bir uygulamadir ki, Almanlar konuyu
dinsizler üzerinden tartismak yerine (cünkü kiliseyi mali acidan
elestirmekten cekiniyorlar, adamin istikbalini karartiyorlar gerekirse)
müslümanlar üzerinden tartisarak, cözüm aradilar bu adaletsizlige.

> Kilise vergisi kilisede olanlardan kesilir. Eskiden (!) kilise

Porsuk "kilise vergisi"nden bahsetmedi. Inatin üstünde bu gece. ;-(

Kiliseler de devletten yardim aliyorlar, buna teoloji kürsüleri de
dahil. Sen kili kirk kere yaracaksin da, ben senden beri mi kalacagim!
Bu 1 Cent bile olsa, beni hakli cikarir.
Incelemedim ama kililserle anlasmasi var alman devletinin. Kilise parayi
toplayan sirketlere, kurumlara ücret ödüyor mu, bilmiyorum, fakat
sanmiyorum, duyardim galiba simdiye dek.
Ha, kilise vergisi diger vergilere eklenen bir vergidir, yani kilise
kayitli bir Alman eline benden daha az para geciyor ayni saat ücreti ile
calissak bile. (bunu sana degil okuyanlara bilgi olarak aktariyorum.)

> vergisinin yüzdesi işsizlerden hesaplanırdı, ama kilise vergisi olarak
> kesilip, kiliseye aktarılmazdı, çünkü aktarılamıyordu – kilise
> tabiyeti eksikti.

Kesilen para hak sahibine ödeniyor muydu? Hayir! Nereye gidiyordu peki?
Kuslar mi yutuyordu yoksa?
Biraz manti ye, basaracaksin.

> Bunu hadta kafa cavcavcılar Almanya’da tabiîki
> anlamaz ve bahane ettiler, lûtfen bu enayi kompl teoricilerin bokuna
> kanma ve burada da kimseye böyle kandırıcı şeyler anlatma!

Savunma refleksin yerinde.
Beynimi bizzat ben yikadim, baska bir insan beynimi asla yikamayaz.
Bosuna zahmet ediyorsun.

>>> Bunlar da tam doğru değil artık, bu böyle İDİ. Ama artık
>>> üniversiteler istisnaen birisini bir dala alabilirler. Eskiden
>>> merkezî bir dağitım sistemi vardı, o kalktı.
>>
>> Yazdigin gibi "istisnaen", umumi durum eskisi gibi; senin deginmek
>> istedigin, simdi üniversitelerin secicilik haklari olmasi, ücretli de
>> üstelik, eskiden ücretsizdi; ayrintilardan haberim yok fakat sayi
>> kisitlamasi var gibi hatirliyorum.
>
> Genelleme yapılamayacak kadar üniversiteden üniversiteye değişiyor bu.

Ayrintilara bogulmaktan ise, nicin kus bakisi yanasmiyorsun meseleye?
Mesela tip okumak isteyen istedigi tip fakültesinde okuyabilir mi not
ortalasmi düsük olsa da? Özel okullar disinda, tabii. Yoksa parayi basan
her üniversitede okur. Yoksa en basarili ögrencileri parasi en fazla
olan okullar kapiyorlar.

Büyük ölcüde ABD düzeni örnek alinmisti. Sen icindesin, ayrintilari
benden iyi bilirsin.

>> Merkezi dagitim düzeni tüm dallar icin degil, bazi dallar icin vardi.
>
> Eh herhâlde, ama artık yok işte.

Telafisiz kaldirildi mi?

> Hişbir delik ve teşik yok ortada, işler tam yazdığım gibi. Elmayla muz
> mukayesesi yapamazsın. Liseden çıkmak isteyen lise imtihanını vermek
> zorunda. Onu verirse, üniversiteye girme hakkı kazanır. Vermezse de
> kazanmaz. O zaman »applied sciences« yüksek okullarına gidebilir,

Teknik Yüksek Okulu mi kasdettigin, Almanca Fachhhochschule? Ona
"abitur" olmadan da gidebilirsin,
meslek abituru yeterli.

> durumuna göre. Türkiye’de de, üniversiteye girmek için imtihanı vermek
> zorunda. Ona bakarsan, benzer sistemler aslında. Tek dezavantaj,
> diyelim ki, okuldan çıktın, seneler sonra üniversiteye girmek
> istiyorsun … o zaman zorlanırsın Türkiye’de (belki). Ben meselâ

"belki" degil, kesinlikle zorlanir. Herkes.

> okuldan çoook seneler sonra üniversiteye gitmeye karar verdim. Giriş
> müsaadesi abitur ile cebimdeydi. Bu kadar sene sonra yeniden bir
> giriş imtihanı için matematiğe o denli dalmak … eh işte olurdu.

Evet, bu güzel imkan Almanya'ya has bildigim kadariyla. Hatta yillar
sonra baska bir dali okumak imkani bile var. Türkiye'de görmek istedigim
ender alman uygulamalarindan birisi bu.

>> "bakalorya"= bachelor ile Abitur farkli olgunluk dereceleri. HTam
>> hatirlayamiyorum, wikipedia'dan filan bakabilir merak edenler,
>> "bachelor" kelimesinin kökü Arapca'dan, daha dogrsu islami egitim
>> düzeninden, latinlestirilerek avrupa dillerine girmistir.
>
> Bachelor falan değil, bakalorya. 1960 ve 70lerde Türkiye’de abitur
> karşılığı idi. Bugün belki değil, onu bilemem. Bachelor Almanya’da

Ne okudum ne duydum "bakalorya" nanesini o yillarda ki Türkiye'de idim.
Simdi kalkip, Steuerwald ve TDK'nin Almanca-Türkce sözlüklerine
bakacagim.
TDK harfiyen tercüme etmis, icine etmis: olgunluk sinavi, Almancasi
"Reifeprüfung". ;-(
Digerinde ikinci sirada "bakalorya" var, bu nane fransiz özentileri
tarafindan kullanilmis olabilir, o da resmi yazilarda.

> yeni yeni gelen bir sistem ve üniversite »ilk etap« çıkışı. Diploma ve
> magister kalktı, yok artık. Bachelor ve Master var. Ama o bachelor
> bakalorya değil, isim olarak aynı olsa da; Türkiye’deki bakalorya
> Fransız baccalauréat denkiydi, o ise yine abitur.

Kök _ayni_, istersen arastir, Yanilmis isem, gel, burada yüzüme tükür,
ben de sana "Aferin, hak ettim" diyeyim. Olmaz mi?
Keci inadi cogu zaman iyi degildir.

>> Tahminleri temellestiriyorum sadece, bilgi sahibi oldugumu iddia
>> etmedim ki.
>> O kadar da merak etmiyorum, mahremiyete karismamaya özen gösteririm.
>
> Sen bende daha çok selamiyetle ilgilenirisin :-)))

Aynen öyle, yalana gerek yok.

>> Ben senin deyimin ile "melezler" hakkinda fikir yürütürken, daha 70
>> yil öncesine kadar alman toplumuna ayak uydurmus, eritilmis, hatta
>> bazilari dinini degistirmis ve cephede cesaret nisanlari almis
>> olmasina ragmen Yahudilerin bu katliamdan kurtulamadiklarini
>> unutamam. ABD veya Australya'da bu gelisme daha kolay
>> gerceklesebilir, fakat Avrupa'da müslümanlara yer yoktur uzun vadede.
>
> Birincisi, o zamanlar olan olaylar çok özel ve çok uzun bir problemin
> sonucu.

Cok basitlestiriyorsun. Adamlar hala yahudi düsmanligi yaygin diye
tasalaniyorlar, sen de sorunu gecmise has oldugunu bana satmaya
cabaliyorsun.

> İkincisi melezleşme konusunda ne diye ille de Yahudi konusuna
> tutunuyorsun, bilmiyorum, çünkü işe dinden giriyorsun, o da bayat
> işte.

Hosuna gitmeyen her husus bayat, yani sakat mi olmali?
Evet, dinden giriyorum, cünkü bu unsur kavim mensubu olmaktan daha
önemlidir. Gene de tek mihenk tasi degildir.

> Polonyalı, başka Slav ve İtalyan melezleşmeleri son yüzyıllarda
> burada paşa paşa oldu da bitti maşaallah.

Onlar bile acisiz ve tam birlesmediler, kaynasmadilar, ön yargilar
günlük yasamda pek göze batmaz ama mbazi mevkilere oturmak istedigin,
talep ettigin an sana haddini bildiriyorlar.
Sana en meshur misali verecegim ki o adamdan zerre kadar hoslanmiyorum.
Suriye kökenli, eski solcu, siyaset bilimci, sonradan Almanlardan daha
cok almanlasan, batililasan, hatta "Euro-Islam"= Avrupa Islami diye
disardan tasarlanmis (yani müslümanlara nasil bir Islam gerektigine
müslümanlar degil de baskalari karar verecekler) bir fikri (öyle!)
savunan Bassam Tibi yillar önce hem Almanlardan, hem de, hatta daha cok
akademik cevresindeki yabancilasmayi gerekce göstererek, ABD'ye göctü,
agirligi oraya kaydirdi.
Bu örnek gözünü acamiyorsa, ben ne yapayim mi!

> İşin içine dinleri karıştırırsan, daha zor olur.

Kolayci mi olmaliyim? Basimi kuma gömmüyorum.

> Ama herkes hayatına dinden dalmıyor artık.

Denge sabit degil ki, oranlar degisiyor.

> He birde, Türk eşiit müslüman diye bir kural yok!

Eh iste, onlar kisa zamanda erirler alman toplumunda.

> Veee Alman eşittir gayrimüslim diye de bir kural yok.

Onlar da tercihlerini yapacaklardir.
Cok düsük bir ihtimal bile olsa, ben Avrupa'nin fethine inanmiyorum, bir
tuzak var ortada. Uyarmak görevim.
Kaynasacaksak illa da, diger türk öbekleri ile kaynasmaliyiz.

Başar Alabay

unread,
Mar 24, 2012, 6:44:28 AM3/24/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

> Basbayagi yanlis bilgi, ha! Görelim.

Evet.

> Yaptigin hic hosuma gitmiyor. Nerede ise 30 yil evvel issiz
> müslümanlarin issizlik parasindan kilise vergisi kesildigi bir
> gercektir, hatta o kadar gerzek bir uygulamadir ki, Almanlar konuyu
> dinsizler üzerinden tartismak yerine (cünkü kiliseyi mali acidan
> elestirmekten cekiniyorlar, adamin istikbalini karartiyorlar gerekirse)
> müslümanlar üzerinden tartisarak, cözüm aradilar bu adaletsizlige.

Bu »çözümü« arayanlar acaba dengesiz, işsiz, komplo teoricileri
olmasın?! Bir daha söylüyorum … işsizlerden kilise vergisi kesilmedi.
Kilise vergisi kadar para kesildi, ama kiliseye verilmedi. İlki din,
ikincisi teknik.

> Porsuk "kilise vergisi"nden bahsetmedi. Inatin üstünde bu gece. ;-(

Heee, Porsuk neden bahsetti? :-) Vergi ve kiliseden mi? E hangi vergi
kiliseye gidiyor? Köpek sicil vergisi mi? Araba kasko vergisi mi? :-)

> Kiliseler de devletten yardim aliyorlar, buna teoloji kürsüleri de
> dahil. Sen kili kirk kere yaracaksin da, ben senden beri mi kalacagim!
> Bu 1 Cent bile olsa, beni hakli cikarir.

Ohooo … »pardon, haksızmışım« lâfını senden duyacağımı sanmıyorum, haha.
Ama yine de, gereken yerde benden ek işte. Kiliseler devletten para
alıyorlar. Evet. Katolik kilise ve protestan kilise. Hür kilise
alamıyor, Mormon kilise de alamıyor, cami de alamıyor, sinagog da
alamıyor. Belki gün gelir, cami ve sinagog için de yol ararlar ammmaaa,
Sayın Papa Efendi dedi kiii … (duymuşundur), kiliselerin devletten para
almaları olmaz! (Adam Alman asıllı ha). Kiliseler kendi
paralarını kendileri toplasın. O kadar köktendinci ki, laikliğe
dindarlıktan girmiş :-)

> Incelemedim ama kililserle anlasmasi var alman devletinin. Kilise parayi
> toplayan sirketlere, kurumlara ücret ödüyor mu, bilmiyorum, fakat
> sanmiyorum, duyardim galiba simdiye dek.

E bilmiyorsan, git araştır işte. Sanmakla olmaz bu iş. Siyaset var,
hukuk var, vergi var, ve ucunda da bir kilisecik var. Kilise bir dolap
cevirerek para sökmeye kalkışsa, bak nasıl yanlız kalır, hele burada.
Suudistan değil burası.

> Ha, kilise vergisi diger vergilere eklenen bir vergidir, yani kilise
> kayitli bir Alman eline benden daha az para geciyor ayni saat ücreti ile
> calissak bile. (bunu sana degil okuyanlara bilgi olarak aktariyorum.)

E, aktardın, ama yine de, ille de, başka işleri olmayan, Alman kilise
vergisini öğrenmek isteyen degerli okuyucularımıza sunduğun az biraz
kaos? Yani, çalışırken yanındakinden vergiyi söküyor, işsizken hepinizi
Santa Bilmemne’ye gönderiyorlar? Noel babaya anlat :-))) Biliyorum,
böyle şeyleri söyleyen garip insanlar var … Kopp Medien falan. Huuu,
aman aman, kaç, böyle adamlarla fazla irtibatım olsa, ben de nefret
ederdim. Diyorum ya, yanlış »Almanlar« ile fazla uğraşıyorsun.

>> vergisinin yüzdesi işsizlerden hesaplanırdı, ama kilise vergisi olarak
>> kesilip, kiliseye aktarılmazdı, çünkü aktarılamıyordu – kilise
>> tabiyeti eksikti.
>
> Kesilen para hak sahibine ödeniyor muydu? Hayir! Nereye gidiyordu peki?
> Kuslar mi yutuyordu yoksa?
> Biraz manti ye, basaracaksin.

Sahibi kim? Devletin problemi bu, devlet de kendisi ödediği, kıçını bile
(o zamanlar) kıpırdatmayanlardan, kendi parasından bir pay almış demek.
Hay işe bak, herifler sosyal para aliyor ve hâlâ vıdıklıyor, hehe :-)

>> Bunu hadta kafa cavcavcılar Almanya’da tabiîki
>> anlamaz ve bahane ettiler, lûtfen bu enayi kompl teoricilerin bokuna
>> kanma ve burada da kimseye böyle kandırıcı şeyler anlatma!
>
> Savunma refleksin yerinde.
> Beynimi bizzat ben yikadim, baska bir insan beynimi asla yikamayaz.
> Bosuna zahmet ediyorsun.

Peki. Kabul. Fazla girmeyeceğim. Almanya cami vergisi kesiyor.
Almanya’da benzincide çıkışta pasta beleş.

>> Genelleme yapılamayacak kadar üniversiteden üniversiteye değişiyor bu.
>
> Ayrintilara bogulmaktan ise, nicin kus bakisi yanasmiyorsun meseleye?
> Mesela tip okumak isteyen istedigi tip fakültesinde okuyabilir mi not
> ortalasmi düsük olsa da? Özel okullar disinda, tabii. Yoksa parayi basan
> her üniversitede okur. Yoksa en basarili ögrencileri parasi en fazla
> olan okullar kapiyorlar.

Tıbbı okuyamayacak adamı neden tıbba alsın birisi? Anlamadım. Ama o da
kabul.

> Büyük ölcüde ABD düzeni örnek alinmisti. Sen icindesin, ayrintilari
> benden iyi bilirsin.

Tam tersi, ABD sistemine zıttı. Şimdi (!) ABD ve UK sisteminin taklidi
yapıliyor, böylece çalışkan eşek üretiliyor. Bi-Ey ve Em-Ey. Alman
üniversite kültürü battı! Düşünmek? Nah. Ama pozitif tarafı, benim gibi
lâstik patladığında düşünen hıyarlar olmayacak artık. Lâstik patladı mı,
sana araban yerine kamyon satacak yiğitler yetişiyor şimdi. Şöne Noye
Velt beee yavvv …

>> Eh herhâlde, ama artık yok işte.
>
> Telafisiz kaldirildi mi?

Bana göre evet, sana göre hayır. ZVS’nin SfH’ye dönüştürülmesinin nasıl
okuduğuna bakar.

> Teknik Yüksek Okulu mi kasdettigin, Almanca Fachhhochschule? Ona
> "abitur" olmadan da gidebilirsin,
> meslek abituru yeterli.

Hayır, teknik FH ile ateknik FH var. Berlin’de meselâ TFH vardı, tamamen
kendisine has bir yüksek okul. HdK gibi bu okullar kendi
elemanlarını kendileri seçer. FH isim olarak slında kaldırıldı, halk
arasında söyleniyor hâlen. Basitçe Hochschule diyorlar artık, ama bu
işte eyaletten eyalete de fark var. Senin bahsettiğin Fachabitur ile bu
okullara giriş müsaadesi olur, evet, ama Fach dal demek, yani dalına da
bakar, fen mi, ekonomi mi. Sosyal çalışmanlık, din pedagojisi vs de bu
okullardan çıkar. Teknik tarafta ise mühendisler ve mimarlar. İkisinin
arasında bayağı fark var, o yüzden direk mukayese etmek zor.

> "belki" degil, kesinlikle zorlanir. Herkes.

Eh işte …

> Evet, bu güzel imkan Almanya'ya has bildigim kadariyla. Hatta yillar
> sonra baska bir dali okumak imkani bile var. Türkiye'de görmek istedigim
> ender alman uygulamalarindan birisi bu.

Ender uygulamalarrr :-))) Sen Alman nimetlerini gör ve sev de, acele et
biraz, hepsi Amerikan/İngiliz sistemine adapte ediliyor.

> Ne okudum ne duydum "bakalorya" nanesini o yillarda ki Türkiye'de idim.

Ankara’daki Millî Eğitim Bakanlığı’nda duyardın :-)

> Simdi kalkip, Steuerwald ve TDK'nin Almanca-Türkce sözlüklerine
> bakacagim.
> TDK harfiyen tercüme etmis, icine etmis: olgunluk sinavi, Almancasi
> "Reifeprüfung". ;-(

Hahaha :-) Bak, bu sabah cidden güldürdün beni şimdi, çüşşş :-))) Ama
güzel bir tercüme işte, ergenli sınavı deseymişler bari. Hoşuma gitti.
Bunu beceremeyen oldun değil! Katıldım bak.

> Digerinde ikinci sirada "bakalorya" var, bu nane fransiz özentileri
> tarafindan kullanilmis olabilir, o da resmi yazilarda.

»Başar, len haklıydın beh!« diyemedin, canın sağolsung.

>> yeni yeni gelen bir sistem ve üniversite »ilk etap« çıkışı. Diploma ve
>> magister kalktı, yok artık. Bachelor ve Master var. Ama o bachelor
>> bakalorya değil, isim olarak aynı olsa da; Türkiye’deki bakalorya
>> Fransız baccalauréat denkiydi, o ise yine abitur.
>
> Kök _ayni_, istersen arastir, Yanilmis isem, gel, burada yüzüme tükür,
> ben de sana "Aferin, hak ettim" diyeyim. Olmaz mi?
> Keci inadi cogu zaman iyi degildir.

Suratına tükürmem, dikkafa da olsan, mertsin. Yok, ben bu konuda
yanılmıyorum, garanti yanılmıyorum, sebepleri de var. Ama şimdi senin
için Ankara’ya gidip, arşiflere girip dil bilmemnesi aramayacağım. Ve
Avrupa tarihi okuyup Avrupa dahili bakalorya n’erden ner’ye onu da
araştırmayacağım. Senin vaktin varsa, yaparsın. ben şimdi bozuk bir
dikiş makinasını götürceeem ve bozuk bir duş kafasını tam etceeem.

>> Birincisi, o zamanlar olan olaylar çok özel ve çok uzun bir problemin
>> sonucu.
>
> Cok basitlestiriyorsun. Adamlar hala yahudi düsmanligi yaygin diye
> tasalaniyorlar, sen de sorunu gecmise has oldugunu bana satmaya
> cabaliyorsun.

Hayır, kökün geçmişte olduğunu.

> Hosuna gitmeyen her husus bayat, yani sakat mi olmali?
> Evet, dinden giriyorum, cünkü bu unsur kavim mensubu olmaktan daha
> önemlidir. Gene de tek mihenk tasi degildir.

Eh, sen bilirsim.

>> Polonyalı, başka Slav ve İtalyan melezleşmeleri son yüzyıllarda
>> burada paşa paşa oldu da bitti maşaallah.
>
> Onlar bile acisiz ve tam birlesmediler, kaynasmadilar, ön yargilar
> günlük yasamda pek göze batmaz ama mbazi mevkilere oturmak istedigin,
> talep ettigin an sana haddini bildiriyorlar.

Ee? Bu Türkiye’de, Amerika’da, Hindistan’da başka mı? ne o şimdi? Özel
bir kum parçası mı buldun?

> Sana en meshur misali verecegim ki o adamdan zerre kadar hoslanmiyorum.
> Suriye kökenli, eski solcu, siyaset bilimci, sonradan Almanlardan daha
> cok almanlasan, batililasan, hatta "Euro-Islam"= Avrupa Islami diye
> disardan tasarlanmis (yani müslümanlara nasil bir Islam gerektigine
> müslümanlar degil de baskalari karar verecekler) bir fikri (öyle!)
> savunan Bassam Tibi yillar önce hem Almanlardan, hem de, hatta daha cok
> akademik cevresindeki yabancilasmayi gerekce göstererek, ABD'ye göctü,
> agirligi oraya kaydirdi.

Eh işte … burada yabancı problemi var. Bunu bilmeyen de yok. Ben de
rahatsız oluyorum. Ama SCT’ye baktıktan sonra, boşver diyorum :-)

> Bu örnek gözünü acamiyorsa, ben ne yapayim mi!

Acıyor, acıyor. Ama ben karşı kürek çekerken, sen böyle düşünen o.
çocuklarına, ateşleri sönmesin diye benzin satıyorsun!

>> İşin içine dinleri karıştırırsan, daha zor olur.
>
> Kolayci mi olmaliyim? Basimi kuma gömmüyorum.

Peki.

>> Ama herkes hayatına dinden dalmıyor artık.
>
> Denge sabit degil ki, oranlar degisiyor.

Ona da peki.

>> He birde, Türk eşiit müslüman diye bir kural yok!
>
> Eh iste, onlar kisa zamanda erirler alman toplumunda.

Di mi yani. Sonra Türkiye’de bakar seyrederiz, orada neler olur.

>> Veee Alman eşittir gayrimüslim diye de bir kural yok.
>
> Onlar da tercihlerini yapacaklardir.
> Cok düsük bir ihtimal bile olsa, ben Avrupa'nin fethine inanmiyorum, bir
> tuzak var ortada. Uyarmak görevim.
> Kaynasacaksak illa da, diger türk öbekleri ile kaynasmaliyiz.

Fetih? Hahaha! :-)))

Diğer Türk öbeklerle kaynaşmak içın daha çoook fırın ekmek yemek
gerekir. Bir de din konusunda bayağı gazdan inmek, çünkü başka türlü
olmaz, gâvur Türkler, Şii Türkler, ohooo … a, bir de hıristiyan Türkler
var, Gagauzlar … onları boşver, onları Avrupa’ya satarsınız.

Acephale Lemar

unread,
Mar 24, 2012, 8:55:38 AM3/24/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>> Basbayagi yanlis bilgi, ha! Görelim.
>
> Evet.
>
>> Yaptigin hic hosuma gitmiyor. Nerede ise 30 yil evvel issiz
>> müslümanlarin issizlik parasindan kilise vergisi kesildigi bir
>> gercektir, hatta o kadar gerzek bir uygulamadir ki, Almanlar konuyu
>> dinsizler üzerinden tartismak yerine (cünkü kiliseyi mali acidan
>> elestirmekten cekiniyorlar, adamin istikbalini karartiyorlar
>> gerekirse) müslümanlar üzerinden tartisarak, cözüm aradilar bu
>> adaletsizlige.
>
> Bu »çözümü« arayanlar acaba dengesiz, işsiz, komplo teoricileri
> olmasın?! Bir daha söylüyorum … işsizlerden kilise vergisi kesilmedi.
> Kilise vergisi kadar para kesildi, ama kiliseye verilmedi. İlki din,
> ikincisi teknik.

Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?

>> Porsuk "kilise vergisi"nden bahsetmedi. Inatin üstünde bu gece. ;-(
>
> Heee, Porsuk neden bahsetti? :-) Vergi ve kiliseden mi? E hangi vergi
> kiliseye gidiyor? Köpek sicil vergisi mi? Araba kasko vergisi mi? :-)

Alinan vergiden kiliseye para yardimi veriliyor mu?, diye sormustu. Bir
eski kilisenin tamiri icin devlet bir Cent yardim yapiyor ise, o Cent
vergiden alinmis bir Cent dir.

>> Kiliseler de devletten yardim aliyorlar, buna teoloji kürsüleri de
>> dahil. Sen kili kirk kere yaracaksin da, ben senden beri mi
>> kalacagim! Bu 1 Cent bile olsa, beni hakli cikarir.
>
> Ohooo … »pardon, haksızmışım« lâfını senden duyacağımı sanmıyorum,

Yeri gelince muhakkak duyacaksin.

> haha. Ama yine de, gereken yerde benden ek işte. Kiliseler devletten
> para alıyorlar. Evet. Katolik kilise ve protestan kilise. Hür kilise
> alamıyor, Mormon kilise de alamıyor, cami de alamıyor, sinagog da
> alamıyor. Belki gün gelir, cami ve sinagog için de yol ararlar
> ammmaaa, Sayın Papa Efendi dedi kiii … (duymuşundur), kiliselerin
> devletten para almaları olmaz! (Adam Alman asıllı ha). Kiliseler kendi
> paralarını kendileri toplasın. O kadar köktendinci ki, laikliğe
> dindarlıktan girmiş :-)

SImdi tamamlandi resim. Sen de, ben de hakliyiz. (Gördün mü, daima
uyarim "hem bu hem de su" ilkeme.) ;-)

>> Incelemedim ama kililserle anlasmasi var alman devletinin. Kilise
>> parayi toplayan sirketlere, kurumlara ücret ödüyor mu, bilmiyorum,
>> fakat sanmiyorum, duyardim galiba simdiye dek.
>
> E bilmiyorsan, git araştır işte. Sanmakla olmaz bu iş. Siyaset var,
> hukuk var, vergi var, ve ucunda da bir kilisecik var. Kilise bir dolap
> cevirerek para sökmeye kalkışsa, bak nasıl yanlız kalır, hele burada.
> Suudistan değil burası.

Asiri kilise düsmani degilim, bu bir, alman uyruklu degilim, bu da iki.
Bana ne, onlarin ic meselesi.

>> Ha, kilise vergisi diger vergilere eklenen bir vergidir, yani kilise
>> kayitli bir Alman eline benden daha az para geciyor ayni saat ücreti
>> ile calissak bile. (bunu sana degil okuyanlara bilgi olarak
>> aktariyorum.)
>
> E, aktardın, ama yine de, ille de, başka işleri olmayan, Alman kilise
> vergisini öğrenmek isteyen degerli okuyucularımıza sunduğun az biraz
> kaos? Yani, çalışırken yanındakinden vergiyi söküyor, işsizken
> hepinizi Santa Bilmemne’ye gönderiyorlar? Noel babaya anlat :-)))

Senin mizah anlayicin, mizacin bazan cok karmasik.
Farzet ki, sen tescilli hristiyan, kilise vergisini ödüyorsun/ kesiliyor
senden; ben de müslüman, kesilmiyor benden kilise vergisi.
_ayni saat ücreti_ karsiliginda calissak, ikimizin eline gecen meblag da
_ayni_ mi? Yani ben 100 Euro alsam, sen de 100 Euro mu alacaksin?
Haydi, Efes'e, Noel orada yatiyormus.

>>> vergisinin yüzdesi işsizlerden hesaplanırdı, ama kilise vergisi
>>> olarak kesilip, kiliseye aktarılmazdı, çünkü aktarılamıyordu –
>>> kilise tabiyeti eksikti.
>>
>> Kesilen para hak sahibine ödeniyor muydu? Hayir! Nereye gidiyordu
>> peki? Kuslar mi yutuyordu yoksa?
>> Biraz manti ye, basaracaksin.
>
> Sahibi kim? Devletin problemi bu, devlet de kendisi ödediği, kıçını
> bile (o zamanlar) kıpırdatmayanlardan, kendi parasından bir pay almış
> demek. Hay işe bak, herifler sosyal para aliyor ve hâlâ vıdıklıyor,
> hehe :-)

Girgira bogmak cabani görmüyor degilim.

>> Savunma refleksin yerinde.
>> Beynimi bizzat ben yikadim, baska bir insan beynimi asla yikamayaz.
>> Bosuna zahmet ediyorsun.
>
> Peki. Kabul. Fazla girmeyeceğim. Almanya cami vergisi kesiyor.
> Almanya’da benzincide çıkışta pasta beleş.

Bu da ne! Yok böyle bir sey, uydurma, bilincli uydurma. Begenmedim.

>>> Genelleme yapılamayacak kadar üniversiteden üniversiteye değişiyor
>>> bu.
>>
>> Ayrintilara bogulmaktan ise, nicin kus bakisi yanasmiyorsun meseleye?
>> Mesela tip okumak isteyen istedigi tip fakültesinde okuyabilir mi not
>> ortalasmi düsük olsa da? Özel okullar disinda, tabii. Yoksa parayi
>> basan her üniversitede okur. Yoksa en basarili ögrencileri parasi en
>> fazla olan okullar kapiyorlar.
>
> Tıbbı okuyamayacak adamı neden tıbba alsın birisi? Anlamadım. Ama o da
> kabul.

Buna sadece/ öncelikle not artalamasina bakarak mi hükmedeceksin?

>> Büyük ölcüde ABD düzeni örnek alinmisti. Sen icindesin, ayrintilari
>> benden iyi bilirsin.
>
> Tam tersi, ABD sistemine zıttı. Şimdi (!) ABD ve UK sisteminin taklidi
> yapıliyor, böylece çalışkan eşek üretiliyor. Bi-Ey ve Em-Ey. Alman

Ben de simdiki durumdan bahsetmistim, eski düzen tabii ki ABD düzenine
benzemiyordu, fakat isin ilginc tarafi, ABD üniversitelerinin önce alman
üniversitelerini örnek almalari, sonra ingiliz türü düzene gecmeleri.
Nerde okudugumu unuttum, bir dip aciklama olmali.

>>> Eh herhâlde, ama artık yok işte.
>>
>> Telafisiz kaldirildi mi?
>
> Bana göre evet, sana göre hayır. ZVS’nin SfH’ye dönüştürülmesinin
> nasıl okuduğuna bakar.

Anlastik. ;-)

> ve mimarlar. İkisinin arasında bayağı fark var, o yüzden direk
> mukayese etmek zor.

Ayrintilari kestim, neyi kasdettigini dogru tahmin etmisim.

>> Evet, bu güzel imkan Almanya'ya has bildigim kadariyla. Hatta yillar
>> sonra baska bir dali okumak imkani bile var. Türkiye'de görmek
>> istedigim ender alman uygulamalarindan birisi bu.
>
> Ender uygulamalarrr :-))) Sen Alman nimetlerini gör ve sev de, acele
> et biraz, hepsi Amerikan/İngiliz sistemine adapte ediliyor.

Ben dogruyu, güzeli nerede görürsem, oradan alip, kendime uyarlarim,
fakat Almanlardan pek güzel uygulamalar göremedim simdiye dek.

>> Simdi kalkip, Steuerwald ve TDK'nin Almanca-Türkce sözlüklerine
>> bakacagim.
>> TDK harfiyen tercüme etmis, icine etmis: olgunluk sinavi, Almancasi
>> "Reifeprüfung". ;-(
>
> Hahaha :-) Bak, bu sabah cidden güldürdün beni şimdi, çüşşş :-))) Ama
> güzel bir tercüme işte, ergenli sınavı deseymişler bari. Hoşuma gitti.

tabii ki hosuna gider, güldürür seni burada mecazen kullanilan
"Reifeprüfung" dan yola cikarak isi ergenlik sinavina getirmemis
olmalari.
Aslinda yabanci bir dilin inceliklerini bilmemekten kaynaklanan bir
tercüme hatasi.

>> Digerinde ikinci sirada "bakalorya" var, bu nane fransiz özentileri
>> tarafindan kullanilmis olabilir, o da resmi yazilarda.
>
> »Başar, len haklıydın beh!« diyemedin, canın sağolsung.

Oh!
Basar, sen haklisin, kullanilmis zamaninda bakalorya Türkiye'de. Memnun
musun simdi? ;-)

>>> yeni yeni gelen bir sistem ve üniversite »ilk etap« çıkışı. Diploma
>>> ve magister kalktı, yok artık. Bachelor ve Master var. Ama o
>>> bachelor bakalorya değil, isim olarak aynı olsa da; Türkiye’deki
>>> bakalorya Fransız baccalauréat denkiydi, o ise yine abitur.
>>
>> Kök _ayni_, istersen arastir, Yanilmis isem, gel, burada yüzüme
>> tükür, ben de sana "Aferin, hak ettim" diyeyim. Olmaz mi?
>> Keci inadi cogu zaman iyi degildir.
>
> Suratına tükürmem, dikkafa da olsan, mertsin. Yok, ben bu konuda
> yanılmıyorum, garanti yanılmıyorum, sebepleri de var. Ama şimdi senin
> için Ankara’ya gidip, arşiflere girip dil bilmemnesi aramayacağım. Ve

Mevzu o degil, yanlis anladin beni. "bakalorya", "bachelor",
"baccalauréat" terimlerinin kökü ayni, anlatmak istedigim bu, karsiligi
da kalfa, yani ustalik adayi. Nasil ki "kösk" dönüse dönüse Almanca'ya
"Kiosk" halinde girmis, yerlesmis ise, yukarda zikrettigim terimleri
kökü de ilk bakisda belli olmuyor.

>>> Birincisi, o zamanlar olan olaylar çok özel ve çok uzun bir
>>> problemin sonucu.
>>
>> Cok basitlestiriyorsun. Adamlar hala yahudi düsmanligi yaygin diye
>> tasalaniyorlar, sen de sorunu gecmise has oldugunu bana satmaya
>> cabaliyorsun.
>
> Hayır, kökün geçmişte olduğunu.

Tamam öyle ise.

>> Sana en meshur misali verecegim ki o adamdan zerre kadar
>> hoslanmiyorum. Suriye kökenli, eski solcu, siyaset bilimci, sonradan
>> Almanlardan daha cok almanlasan, batililasan, hatta "Euro-Islam"=
>> Avrupa Islami diye disardan tasarlanmis (yani müslümanlara nasil bir
>> Islam gerektigine müslümanlar degil de baskalari karar verecekler)
>> bir fikri (öyle!) savunan Bassam Tibi yillar önce hem Almanlardan,
>> hem de, hatta daha cok akademik cevresindeki yabancilasmayi gerekce
>> göstererek, ABD'ye göctü, agirligi oraya kaydirdi.
>
> Eh işte … burada yabancı problemi var. Bunu bilmeyen de yok. Ben de
> rahatsız oluyorum. Ama SCT’ye baktıktan sonra, boşver diyorum :-)

Ben de diyorum ki, Almanya'daki irkcilik sanki Almanlarin özüne tesir
etmis, girmis.

>> Bu örnek gözünü acamiyorsa, ben ne yapayim mi!
>
> Acıyor, acıyor. Ama ben karşı kürek çekerken, sen böyle düşünen o.
> çocuklarına, ateşleri sönmesin diye benzin satıyorsun!

Burada cok agir bir suclama var ki yanlis ve sakat bir suclama.
Ben adaletin, hakikatin yanindayim.

>>> He birde, Türk eşiit müslüman diye bir kural yok!
>>
>> Eh iste, onlar kisa zamanda erirler alman toplumunda.
>
> Di mi yani. Sonra Türkiye’de bakar seyrederiz, orada neler olur.

Aynen öyle, evet. Henüz gitmedim Akdeniz sahillerine, görmedim oraya
yerlesen düsük emekli maasli yabancilarin türk topluma tesirlerini fakat
tandigim bir örnek var, 25 yildir gider yilda 3 kere Türkiye'ye, bir
kelime Türkce bilmez, sebebini sordugumda da "Orada zatan herkes Almanca
konusuyor!" cevabini veriyor.
Yorum sana ait.

>>> Veee Alman eşittir gayrimüslim diye de bir kural yok.
>>
>> Onlar da tercihlerini yapacaklardir.
>> Cok düsük bir ihtimal bile olsa, ben Avrupa'nin fethine inanmiyorum,
>> bir tuzak var ortada. Uyarmak görevim.
>> Kaynasacaksak illa da, diger türk öbekleri ile kaynasmaliyiz.
>
> Fetih? Hahaha! :-)))

Evet, bunu düsleyen saf müslümanlar var hala.

> Diğer Türk öbeklerle kaynaşmak içın daha çoook fırın ekmek yemek
> gerekir.

Bence gerekmez, büyüklül, agabeylik taslamamak yeterli.

> Bir de din konusunda bayağı gazdan inmek, çünkü başka türlü
> olmaz, gâvur Türkler, Şii Türkler, ohooo … a, bir de hıristiyan
> Türkler var, Gagauzlar … onları boşver, onları Avrupa’ya satarsınız.

O gazdan ne kadar inecegimiz onlarin tavirlarina bagli, pesinen kimse
dislanmaz, dislanmadi da. Bölücülere firsat vermeden isteklerini ifade
etsinler, konusalim,bir care bulalim.


Başar Alabay

unread,
Mar 24, 2012, 10:20:38 AM3/24/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?

Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
devletin parası.

> Alinan vergiden kiliseye para yardimi veriliyor mu?, diye sormustu. Bir
> eski kilisenin tamiri icin devlet bir Cent yardim yapiyor ise, o Cent
> vergiden alinmis bir Cent dir.

Sen nereden çıkarıyorsun bu masalları yahu?! :-)

> SImdi tamamlandi resim. Sen de, ben de hakliyiz. (Gördün mü, daima
> uyarim "hem bu hem de su" ilkeme.) ;-)

Koçum benim, aslan gibisin! ;-)

> Asiri kilise düsmani degilim, bu bir, alman uyruklu degilim, bu da iki.
> Bana ne, onlarin ic meselesi.

Hehe, ama iyi karıştırdın bu vergi nane şekerini, e mi? Öz bir müslüman
olarak HİÇ kilise düşmanı olmaman gerekir, çünkü dinleri eşit ve saygın,
kendi kitabında yazıyooo! Ateşperestler için de geçerli.

> Senin mizah anlayicin, mizacin bazan cok karmasik.
> Farzet ki, sen tescilli hristiyan, kilise vergisini ödüyorsun/ kesiliyor
> senden; ben de müslüman, kesilmiyor benden kilise vergisi.

Farzedelim bakalım.

> _ayni saat ücreti_ karsiliginda calissak, ikimizin eline gecen meblag da
> _ayni_ mi? Yani ben 100 Euro alsam, sen de 100 Euro mu alacaksin?
> Haydi, Efes'e, Noel orada yatiyormus.

Ben daha az alırdım. Ama ikimiz de işsiz keleksek, ikimizden bir
zamanlar aynı miktar para gidiyordu ise, bu kiliseye gitti gidiyor demek
değildiii … annadıng? Bunu buradaki bazı komplo teoriciler öyle
gevelemişti, ama onlar çok şey geveler. Biliyorum, sen onları seversin,
ama ben komploculardan kaçarım, Alman komplocusu, Amerikan kompocusu,
Türk veya Tuvin kompocusu, hepsi aynı atığın soyu.

>> Sahibi kim? Devletin problemi bu, devlet de kendisi ödediği, kıçını
>> bile (o zamanlar) kıpırdatmayanlardan, kendi parasından bir pay almış
>> demek. Hay işe bak, herifler sosyal para aliyor ve hâlâ vıdıklıyor,
>> hehe :-)
>
> Girgira bogmak cabani görmüyor degilim.

Ama gırgırda bayağı ilginç bir çekirdek var, sen geçiyorsun :-) Ama
geçmemek için de buradaki sayın seyircilerimize de tüm sosyal sistemi
anlatmak gerekirdi. Çoğu da Amariga’da süründüğü için, bu imkânsız.

>> Peki. Kabul. Fazla girmeyeceğim. Almanya cami vergisi kesiyor.
>> Almanya’da benzincide çıkışta pasta beleş.
>
> Bu da ne! Yok böyle bir sey, uydurma, bilincli uydurma. Begenmedim.

A, beğenmedin mi? Ama komplo teorim buuu? O pastalara rfid çipleri
sokuyorlarmış, sonra kıçımıza takılıyorlarrr :-)))

>> Tıbbı okuyamayacak adamı neden tıbba alsın birisi? Anlamadım. Ama o da
>> kabul.
>
> Buna sadece/ öncelikle not artalamasina bakarak mi hükmedeceksin?

Bana mı soruyorlar? ben hükmedeceksem, adamla beş dakika yüz yüze
konuşurum, sonrasını bilirim :-)

>> Tam tersi, ABD sistemine zıttı. Şimdi (!) ABD ve UK sisteminin taklidi
>> yapıliyor, böylece çalışkan eşek üretiliyor. Bi-Ey ve Em-Ey. Alman
>
> Ben de simdiki durumdan bahsetmistim, eski düzen tabii ki ABD düzenine
> benzemiyordu, fakat isin ilginc tarafi, ABD üniversitelerinin önce alman
> üniversitelerini örnek almalari, sonra ingiliz türü düzene gecmeleri.
> Nerde okudugumu unuttum, bir dip aciklama olmali.

Ben öyle bir şey hatırlamıyorum.

> Ben dogruyu, güzeli nerede görürsem, oradan alip, kendime uyarlarim,
> fakat Almanlardan pek güzel uygulamalar göremedim simdiye dek.

Ama seneler evvel de yazmıştın, ne gezdin, ne tanıdın. Sen de en
külüstür yere yerleşmişin, yahu n’apalım? Ne dağ var, ne deniz. Baykuş
msallarından başka bir şey becerememişler. Boşver sen onu :-)))

> tabii ki hosuna gider, güldürür seni burada mecazen kullanilan
> "Reifeprüfung" dan yola cikarak isi ergenlik sinavina getirmemis
> olmalari.

Mecasinin falan boşver, bu konuda ciddiyim! Gelişim psikolojisi
açısından yanaşıyorum!

> Aslinda yabanci bir dilin inceliklerini bilmemekten kaynaklanan bir
> tercüme hatasi.

Ben tam bir hata görmüyorum aslında. Problem, sistemler ve insanların
düşünce tarzları ne kadar uyuşuyor/uyuyor, ona bakmamış kimse.

>> »Başar, len haklıydın beh!« diyemedin, canın sağolsung.
>
> Oh!
> Basar, sen haklisin, kullanilmis zamaninda bakalorya Türkiye'de. Memnun
> musun simdi? ;-)

Ohhhh … şimdi bir pasta yesem de, şöyle bir özel bayram havasına girsem.
Zaten hamfendi kızmak üzere … beni işler bekliyor, pastayla başlasam,
tebessüm bir izle …

> Mevzu o degil, yanlis anladin beni. "bakalorya", "bachelor",
> "baccalauréat" terimlerinin kökü ayni, anlatmak istedigim bu, karsiligi
> da kalfa, yani ustalik adayi. Nasil ki "kösk" dönüse dönüse Almanca'ya
> "Kiosk" halinde girmis, yerlesmis ise, yukarda zikrettigim terimleri
> kökü de ilk bakisda belli olmuyor.

Eh öyle olsun. Ben hep »köşk« Türkçe sanmıştım, Almanca’ya Türkçe’den
girmiş diye öğretirler burada. Megersa bizde de Farsça’dan geçmiş. Yani,
tek yoğurt ile joghurt kaldı :-) He bir de ordu/Horde ve yurt/Jurte.
Bakaloryaaa … dağda bir lâstik patladııı ver bana bir kamyon amucaaa …

>> Eh işte … burada yabancı problemi var. Bunu bilmeyen de yok. Ben de
>> rahatsız oluyorum. Ama SCT’ye baktıktan sonra, boşver diyorum :-)
>
> Ben de diyorum ki, Almanya'daki irkcilik sanki Almanlarin özüne tesir
> etmis, girmis.

Bazilerine etmiştir, bazılerine de etmemiştir. Türkiye de öyle, fark
yok.

>> Acıyor, acıyor. Ama ben karşı kürek çekerken, sen böyle düşünen o.
>> çocuklarına, ateşleri sönmesin diye benzin satıyorsun!
>
> Burada cok agir bir suclama var ki yanlis ve sakat bir suclama.
> Ben adaletin, hakikatin yanindayim.

Öyle olmak istiyorsun, buna inanırım. Ama fark etmeden benzin
satıyorsun. Hadi, benzinini çladırıyorsun diyeyim. Suçlama mı, tespit
mi, sen bilirsin, ama söylediğimi bilerek söylüyorum, trensleytorsuz.

> Aynen öyle, evet. Henüz gitmedim Akdeniz sahillerine, görmedim oraya
> yerlesen düsük emekli maasli yabancilarin türk topluma tesirlerini fakat
> tandigim bir örnek var, 25 yildir gider yilda 3 kere Türkiye'ye, bir
> kelime Türkce bilmez, sebebini sordugumda da "Orada zatan herkes Almanca
> konusuyor!" cevabini veriyor.
> Yorum sana ait.

Hahaha :-) Acaba bir Parallelgesellschaft çetesi mi kuracaklar?! :-)

>> Fetih? Hahaha! :-)))
>
> Evet, bunu düsleyen saf müslümanlar var hala.

Kuranlarını bir okusalar? Zor yok demiş. Kılıç ile çelişiyor, evet, di
mi? Zorla olmayan fetih aşk fetihi mi, ne?

>> Diğer Türk öbeklerle kaynaşmak içın daha çoook fırın ekmek yemek
>> gerekir.
>
> Bence gerekmez, büyüklül, agabeylik taslamamak yeterli.

Bakalım kim »abi«.

>> Bir de din konusunda bayağı gazdan inmek, çünkü başka türlü
>> olmaz, gâvur Türkler, Şii Türkler, ohooo … a, bir de hıristiyan
>> Türkler var, Gagauzlar … onları boşver, onları Avrupa’ya satarsınız.
>
> O gazdan ne kadar inecegimiz onlarin tavirlarina bagli, pesinen kimse
> dislanmaz, dislanmadi da. Bölücülere firsat vermeden isteklerini ifade
> etsinler, konusalim,bir care bulalim.

Acaba onlar da bir çare arıyorlar mı? Okeyci ile yazışırken bir yerde
gargarası geçmişti de … çözüm için sorun yaratmak fakan demiştim :-)

Acephale Lemar

unread,
Mar 24, 2012, 3:15:23 PM3/24/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>
> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
> devletin parası.

Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir dayanak
yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.

>> Alinan vergiden kiliseye para yardimi veriliyor mu?, diye sormustu.
>> Bir eski kilisenin tamiri icin devlet bir Cent yardim yapiyor ise, o
>> Cent vergiden alinmis bir Cent dir.
>
> Sen nereden çıkarıyorsun bu masalları yahu?! :-)

Masal ise, cürütmek cok kolay olmali, degil mi!

>> Asiri kilise düsmani degilim, bu bir, alman uyruklu degilim, bu da
>> iki. Bana ne, onlarin ic meselesi.
>
> Hehe, ama iyi karıştırdın bu vergi nane şekerini, e mi? Öz bir
> müslüman olarak HİÇ kilise düşmanı olmaman gerekir, çünkü dinleri
> eşit ve saygın, kendi kitabında yazıyooo! Ateşperestler için de
> geçerli.

Kilisenin kendisine düsman degilim, kurumun uygulamalarina düsmanim.

>> Senin mizah anlayicin, mizacin bazan cok karmasik.
>> Farzet ki, sen tescilli hristiyan, kilise vergisini ödüyorsun/
>> kesiliyor senden; ben de müslüman, kesilmiyor benden kilise vergisi.
>
> Farzedelim bakalım.
>
>> _ayni saat ücreti_ karsiliginda calissak, ikimizin eline gecen
>> meblag da _ayni_ mi? Yani ben 100 Euro alsam, sen de 100 Euro mu
>> alacaksin? Haydi, Efes'e, Noel orada yatiyormus.
>
> Ben daha az alırdım. Ama ikimiz de işsiz keleksek, ikimizden bir
> zamanlar aynı miktar para gidiyordu ise, bu kiliseye gitti gidiyor
> demek değildiii … annadıng? Bunu buradaki bazı komplo teoriciler öyle
> gevelemişti, ama onlar çok şey geveler. Biliyorum, sen onları
> seversin, ama ben komploculardan kaçarım, Alman komplocusu, Amerikan
> kompocusu, Türk veya Tuvin kompocusu, hepsi aynı atığın soyu.

Ben komploculari sevmem; nereden cikardin sen simdi bunu?

>> Ben de simdiki durumdan bahsetmistim, eski düzen tabii ki ABD
>> düzenine benzemiyordu, fakat isin ilginc tarafi, ABD
>> üniversitelerinin önce alman üniversitelerini örnek almalari, sonra
>> ingiliz türü düzene gecmeleri. Nerde okudugumu unuttum, bir dip
>> aciklama olmali.
>
> Ben öyle bir şey hatırlamıyorum.

1800-1860 yillarina dair bir aciklama idi.

>> Ben dogruyu, güzeli nerede görürsem, oradan alip, kendime uyarlarim,
>> fakat Almanlardan pek güzel uygulamalar göremedim simdiye dek.
>
> Ama seneler evvel de yazmıştın, ne gezdin, ne tanıdın.

Tanimak icin illa da cok gezmek gerekmez.

> Sen de en külüstür yere yerleşmişin, yahu n’apalım? Ne dağ var, ne
> deniz. Baykuş
> msallarından başka bir şey becerememişler. Boşver sen onu :-)))

Yasadigim bölge, "yüksek Almanca" diye tanimlanan Almanca'nin
konusuldugu bölge.

> Mecasinin falan boşver, bu konuda ciddiyim! Gelişim psikolojisi
> açısından yanaşıyorum!

Anladim da tercüme gene de killik.

> Ohhhh … şimdi bir pasta yesem de, şöyle bir özel bayram havasına
> girsem. Zaten hamfendi kızmak üzere … beni işler bekliyor, pastayla
> başlasam, tebessüm bir izle …

Yengeyi kizdirma sakin, yoksa ac kalirsin. ;-)

>> Mevzu o degil, yanlis anladin beni. "bakalorya", "bachelor",
>> "baccalauréat" terimlerinin kökü ayni, anlatmak istedigim bu,
>> karsiligi da kalfa, yani ustalik adayi. Nasil ki "kösk" dönüse
>> dönüse Almanca'ya "Kiosk" halinde girmis, yerlesmis ise, yukarda
>> zikrettigim terimlerin kökü de ilk bakisda belli olmuyor.
>
> Eh öyle olsun. Ben hep »köşk« Türkçe sanmıştım, Almanca’ya Türkçe’den
> girmiş diye öğretirler burada.

Tipki rakamlarin Araplardan btiya gitrmesi gibi, Arap rakamlari bundan
diyorlar, Hintliler 0 rakamini bulmuslar ama kullanmamislardi.
Derine inmiyorum, sadece bilgin olsun diye yaziyorum: Piyasada hem
rakamlarin hem de yazinin, alfabenin gelisimi üzerine büyük capli birer
kitap var, ikisi de litapligimda. Bu konular biraz karisiktir.

>>> Acıyor, acıyor. Ama ben karşı kürek çekerken, sen böyle düşünen o.
>>> çocuklarına, ateşleri sönmesin diye benzin satıyorsun!
>>
>> Burada cok agir bir suclama var ki yanlis ve sakat bir suclama.
>> Ben adaletin, hakikatin yanindayim.
>
> Öyle olmak istiyorsun, buna inanırım. Ama fark etmeden benzin
> satıyorsun. Hadi, benzinini çladırıyorsun diyeyim. Suçlama mı, tespit
> mi, sen bilirsin, ama söylediğimi bilerek söylüyorum, trensleytorsuz.

Somutlastir ya da birak. Senin isine gelmiyor diye ben simdi benzinci
oldum da benzinimi calanlari görmüyorum mu?

>>> Diğer Türk öbeklerle kaynaşmak içın daha çoook fırın ekmek yemek
>>> gerekir.
>>
>> Bence gerekmez, büyüklül, agabeylik taslamamak yeterli.
>
> Bakalım kim »abi«.

Hepimiz abiyiz, yani kardesiz. Yahu basit cümlemi anlamakta zorlandin
mi?

>>> Bir de din konusunda bayağı gazdan inmek, çünkü başka türlü
>>> olmaz, gâvur Türkler, Şii Türkler, ohooo … a, bir de hıristiyan
>>> Türkler var, Gagauzlar … onları boşver, onları Avrupa’ya satarsınız.
>>
>> O gazdan ne kadar inecegimiz onlarin tavirlarina bagli, pesinen kimse
>> dislanmaz, dislanmadi da. Bölücülere firsat vermeden isteklerini
>> ifade etsinler, konusalim,bir care bulalim.
>
> Acaba onlar da bir çare arıyorlar mı? Okeyci ile yazışırken bir yerde
> gargarası geçmişti de … çözüm için sorun yaratmak fakan demiştim :-)

Care aramiyorlar ise, olduklari yerde kalip, orada yasasinlar. Kimse
rahatsiz olmasin, edilmesin.

Başar Alabay

unread,
Mar 24, 2012, 4:35:06 PM3/24/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>>
>> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
>> devletin parası.
>
> Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir dayanak
> yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.

Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
devletin değil?! Anlamadım :-) Müslümanlar diyorsun da, o müslümanlar
burada devlete ne verdiler de işsiz olarak o paraya hakları oldu? Yani,
buyur, herkese para, herkese bal petek ve köri sosisi, ama yani şu
söylediğin biraz garip değil mi? Bir taraftan Almanya şayze diyorsun,
öte yandan alsınlar babam. E neden o zaman Türkiye’den veya
Suudistan’dan almıyorlar bu güzel paraları? Onlar »kilise« vergisini
kesmezler belki.

>>> Bir eski kilisenin tamiri icin devlet bir Cent yardim yapiyor ise, o
>>> Cent vergiden alinmis bir Cent dir.
>>
>> Sen nereden çıkarıyorsun bu masalları yahu?! :-)
>
> Masal ise, cürütmek cok kolay olmali, degil mi!

Eh, öyle değil dedik, yetti bence. Halk avukatı/savcı değilim.

> Kilisenin kendisine düsman degilim, kurumun uygulamalarina düsmanim.

Nasıl olur? İslamiyet kaç senesinde kitabını yazdı? O zaman kilise yok
muydu? Vardıysa, krana göre yazan olumlu şeyler sana nasıl kiliseye
karşı düşman olma hakkı tanıyor? İlginç yani.

> Ben komploculari sevmem; nereden cikardin sen simdi bunu?

Zavallı müslümanlardan kesilen kilise vergisinden :-)))

>> Ben öyle bir şey hatırlamıyorum.
>
> 1800-1860 yillarina dair bir aciklama idi.

Bayağı yaşlıymışın ama. 1400 senesindeki üniversiteleri de konuşalım
istersen :-)))

>> Ama seneler evvel de yazmıştın, ne gezdin, ne tanıdın.
>
> Tanimak icin illa da cok gezmek gerekmez.

Hee, sence öyle demek. İnternet yeter yani.

> Yasadigim bölge, "yüksek Almanca" diye tanimlanan Almanca'nin
> konusuldugu bölge.

Şöyle az biraz Platt falan yok mu yani? :-) Hakiki Yüksek Almanca
Tübingen’de knuşulur, seninkisi aslında Alçak Almanca, ama bunu sokakta
herkes karıştırır. Hannover’in göbeğinde bile insanlar Alçak Almanca
konuşuyor, da, aksansız, ağızsız diyorlar. Ama aslında öyle değil.
İlginç bir dil bilimi bakış açısı. Türkoloji (!) 1. sömestir gırgır ek
ilâvesi :-)

>> Mecasinin falan boşver, bu konuda ciddiyim! Gelişim psikolojisi
>> açısından yanaşıyorum!
>
> Anladim da tercüme gene de killik.

Eh işte …

> Yengeyi kizdirma sakin, yoksa ac kalirsin. ;-)

Ben evi temizledikten sonra kelepçelerimi açar, biraz güneş görebilirim,
inşaallah.

> Tipki rakamlarin Araplardan btiya gitrmesi gibi, Arap rakamlari bundan
> diyorlar, Hintliler 0 rakamini bulmuslar ama kullanmamislardi.

Nasıl kullanmamışlar?! Bütün Arap rakamı denen şeyler Hint yazılarından,
ve hâlâ bütün büyük Hint ve Hint yakını yazısında bulabilirsin,
Devanagari, Gurmukki, Bengali … ve Tamil yazısında. Hakiki Arap
rakamlarını Arap bile bilmez :-)

> Derine inmiyorum, sadece bilgin olsun diye yaziyorum: Piyasada hem
> rakamlarin hem de yazinin, alfabenin gelisimi üzerine büyük capli birer
> kitap var, ikisi de litapligimda. Bu konular biraz karisiktir.

BIliyorum, senelerce bu konularla ister istemez ilgilenmişim :-)

>> Öyle olmak istiyorsun, buna inanırım. Ama fark etmeden benzin
>> satıyorsun. Hadi, benzinini çladırıyorsun diyeyim. Suçlama mı, tespit
>> mi, sen bilirsin, ama söylediğimi bilerek söylüyorum, trensleytorsuz.
>
> Somutlastir ya da birak. Senin isine gelmiyor diye ben simdi benzinci
> oldum da benzinimi calanlari görmüyorum mu?

Yok, boşver. Herşey güzel.

>>>> Diğer Türk öbeklerle kaynaşmak içın daha çoook fırın ekmek yemek
>>>> gerekir.
>>>
>>> Bence gerekmez, büyüklül, agabeylik taslamamak yeterli.
>>
>> Bakalım kim »abi«.
>
> Hepimiz abiyiz, yani kardesiz. Yahu basit cümlemi anlamakta zorlandin
> mi?

Bence herkes hepimizin abi ve kardeş olduğu görüşte değil.

>> Acaba onlar da bir çare arıyorlar mı? Okeyci ile yazışırken bir yerde
>> gargarası geçmişti de … çözüm için sorun yaratmak fakan demiştim :-)
>
> Care aramiyorlar ise, olduklari yerde kalip, orada yasasinlar. Kimse
> rahatsiz olmasin, edilmesin.

Heh işte!

Acephale Lemar

unread,
Mar 24, 2012, 5:20:38 PM3/24/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>>>
>>> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
>>> devletin parası.
>>
>> Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir
>> dayanak yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.
>
> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
> devletin değil?! Anlamadım :-)

Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini
müslümanlardan kesmek yasal degil.

> Müslümanlar diyorsun da, o müslümanlar burada devlete ne verdiler de
> işsiz olarak o paraya hakları oldu?

Cidden mi sordun? Yaziklar olsun. Bu kadar siglasir mi insan. ;-(

Git de o hakki yürürülüge sokan alman hükümetine sor. Sanki öyle bir
sart varmis da...

> Yani, buyur, herkese para, herkese bal petek ve köri sosisi, ama yani
> şu söylediğin biraz garip değil mi? Bir taraftan Almanya şayze
> diyorsun, öte yandan alsınlar babam. E neden o zaman Türkiye’den veya
> Suudistan’dan almıyorlar bu güzel paraları? Onlar »kilise« vergisini
> kesmezler belki.

Eger Almanlar müslümanlardan cizye gibi bir vergi keseceklerse, bundan
rahatsiz olmam. Ben onlara, bana su, bu yardimi yapacaksin, demedim.

>> Ben komploculari sevmem; nereden cikardin sen simdi bunu?
>
> Zavallı müslümanlardan kesilen kilise vergisinden :-)))

Gereksiz yerde abartiyorsun, pireyi file dönüstürüyorsun.

>>> Ama seneler evvel de yazmıştın, ne gezdin, ne tanıdın.
>>
>> Tanimak icin illa da cok gezmek gerekmez.
>
> Hee, sence öyle demek. İnternet yeter yani.

Gene yersiz bir abartma daha! Ortayi bulmak önemli.

>> Yasadigim bölge, "yüksek Almanca" diye tanimlanan Almanca'nin
>> konusuldugu bölge.
>
> Şöyle az biraz Platt falan yok mu yani? :-) Hakiki Yüksek Almanca
> Tübingen’de knuşulur, seninkisi aslında Alçak Almanca, ama bunu
> sokakta herkes karıştırır. Hannover’in göbeğinde bile insanlar Alçak
> Almanca konuşuyor, da, aksansız, ağızsız diyorlar. Ama aslında öyle
> değil. İlginç bir dil bilimi bakış açısı. Türkoloji (!) 1. sömestir
> gırgır ek ilâvesi :-)

Köylerde, sahil kiyisinda var Platt, genelde hafif alayci tarzda bazi
deyimler kullanilir o lehceden güncel Almanca'da. Ölmeye mahkum bence,
tüm canli tutkmak cabalarina ragmen.
Belirttikten sonra, girgir da yapabilirsin.

>> Yengeyi kizdirma sakin, yoksa ac kalirsin. ;-)
>
> Ben evi temizledikten sonra kelepçelerimi açar, biraz güneş
> görebilirim, inşaallah.

Ne o, cok mu cektiriyor sana? Hava isinmaya basladi, bahar geldi artik.

>> Tipki rakamlarin Araplardan btiya gitrmesi gibi, Arap rakamlari
>> bundan diyorlar, Hintliler 0 rakamini bulmuslar ama kullanmamislardi.
>
> Nasıl kullanmamışlar?! Bütün Arap rakamı denen şeyler Hint
> yazılarından, ve hâlâ bütün büyük Hint ve Hint yakını yazısında
> bulabilirsin, Devanagari, Gurmukki, Bengali … ve Tamil yazısında.
> Hakiki Arap rakamlarını Arap bile bilmez :-)

Araplarin özelligi, 0 rakamini bir baglam=Kontext veya Zusammenhang da
kullanmalari, yoksa icad eden Hintliler, diger rakamlari da. Bence
degistirmek gerek, Hint rakamlari demeliyiz, hakliya hakkini iade
etmeliyiz.

>>> Öyle olmak istiyorsun, buna inanırım. Ama fark etmeden benzin
>>> satıyorsun. Hadi, benzinini çladırıyorsun diyeyim. Suçlama mı,
>>> tespit mi, sen bilirsin, ama söylediğimi bilerek söylüyorum,
>>> trensleytorsuz.
>>
>> Somutlastir ya da birak. Senin isine gelmiyor diye ben simdi benzinci
>> oldum da benzinimi calanlari görmüyorum mu?
>
> Yok, boşver. Herşey güzel.

Basar, yaptigina ben harbi lisanda döneklik diyorum. Hem agir
sucluyorsun beni, hem de somutlastirarak anlatmiyorsun, aciklamiyorsun
bende gördügün eksiklikleri, sakatliklari.
Olmaz böyle. Bos vermiyorum, efendi. Hic bir sey güzel degil. Cok
kizginim, bilesin.

>>>>> Diğer Türk öbeklerle kaynaşmak içın daha çoook fırın ekmek yemek
>>>>> gerekir.
>>>>
>>>> Bence gerekmez, büyüklül, agabeylik taslamamak yeterli.
>>>
>>> Bakalım kim »abi«.
>>
>> Hepimiz abiyiz, yani kardesiz. Yahu basit cümlemi anlamakta zorlandin
>> mi?
>
> Bence herkes hepimizin abi ve kardeş olduğu görüşte değil.

Orasi baska mecra, ben yukarda "cook firin ekmek yemek" gerekmez, dedim,
cözümü de bildirdim.
Onlara önderlik= önden gidenler yapmak baska, yönlerini belirlemek
bambaska. Yardim elimizi uzatalim, onlar isterlerse kavrasinlar,
kullansinlar elimizi. Elimi uzatirken dersem, bunu nasil yapacagini sana
ben söylerim, sen de köle gibi yerine getirrisin, o zaman akan sular
durur, donar. Simdiye dek Türkiye'nin idrak etmedigi, edemedigi hakikat
bu.

>>> Acaba onlar da bir çare arıyorlar mı? Okeyci ile yazışırken bir
>>> yerde gargarası geçmişti de … çözüm için sorun yaratmak fakan
>>> demiştim :-)
>>
>> Care aramiyorlar ise, olduklari yerde kalip, orada yasasinlar. Kimse
>> rahatsiz olmasin, edilmesin.
>
> Heh işte!

Bunu takdir etmen sasirtti beni, cünkü böylece disladim onlari, biz'den
saymadim yani. Daha acikca: Hristiyan Gagavuzlar beni
ilgilendirmiyorlar.

Başar Alabay

unread,
Mar 24, 2012, 5:33:00 PM3/24/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
>> devletin değil?! Anlamadım :-)
>
> Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini

He öyle miii? Hak burada hadi, hart diye ısırın, sonra mıymıylık yapın
:-))) Burayı sevmezük, ama para hakkımızzz! Hahaaa!

> müslümanlardan kesmek yasal degil.

Bak, son kez söylüyorum, yordun artık bu konuda: Müslümanlardan kilise
vergisini kesen yoktu ve hele hele hiç yok. O kadar. Nokta. Burada
Müslümanlardan kilise vergisi kesiyolaa ve Türkleri bacaklarından
asıyolaa ve Yahudilee falan diye Anti-Alman propagandası yapma. İlle de
yapmak istersen de doğru dürüst şekilde suçlayacak şeyler bul :-)

>> Müslümanlar diyorsun da, o müslümanlar burada devlete ne verdiler de
>> işsiz olarak o paraya hakları oldu?
>
> Cidden mi sordun? Yaziklar olsun. Bu kadar siglasir mi insan. ;-(

Hehe :-)

> Git de o hakki yürürülüge sokan alman hükümetine sor. Sanki öyle bir
> sart varmis da...

O hakkı Bismarck kurmuştu, bayağı oldu.

>> Zavallı müslümanlardan kesilen kilise vergisinden :-)))
>
> Gereksiz yerde abartiyorsun, pireyi file dönüstürüyorsun.

Eh Alman namusu falan :-)))

>>>> Ama seneler evvel de yazmıştın, ne gezdin, ne tanıdın.
>>>
>>> Tanimak icin illa da cok gezmek gerekmez.
>>
>> Hee, sence öyle demek. İnternet yeter yani.
>
> Gene yersiz bir abartma daha! Ortayi bulmak önemli.

Alman namusuuu … Türk usûlü.

>> Ben evi temizledikten sonra kelepçelerimi açar, biraz güneş
>> görebilirim, inşaallah.
>
> Ne o, cok mu cektiriyor sana? Hava isinmaya basladi, bahar geldi artik.

Yok, çok şükür arabayı yıkayan da oydu :->

> kullanmalari, yoksa icad eden Hintliler, diger rakamlari da. Bence
> degistirmek gerek, Hint rakamlari demeliyiz, hakliya hakkini iade
> etmeliyiz.

Sus, yoksa seni Mekke’de keserler, Araplar :-)

> Basar, yaptigina ben harbi lisanda döneklik diyorum. Hem agir
> sucluyorsun beni, hem de somutlastirarak anlatmiyorsun, aciklamiyorsun
> bende gördügün eksiklikleri, sakatliklari.
> Olmaz böyle. Bos vermiyorum, efendi. Hic bir sey güzel degil. Cok
> kizginim, bilesin.

Ben kızgın değilim. Sen ayırımcılık yolundasın, ben değilim. Bu kadar
fazla kıza kıza sadece kendine zararın dokunur.

>>> rahatsiz olmasin, edilmesin.
>>
>> Heh işte!
>
> Bunu takdir etmen sasirtti beni, cünkü böylece disladim onlari, biz'den
> saymadim yani. Daha acikca: Hristiyan Gagavuzlar beni
> ilgilendirmiyorlar.

Hehe, biliyorum. Ama beni ilgilendiriyorlar. Ve şöyle bir şey var – sen
onları dışladın ama fark etmez, onlar çünkü seni hiç içeri almadılar
bile :-) Yani yardım eli falan derken, demirağlarımızla onlara tren mi
satacaksın?

Acephale Lemar

unread,
Mar 24, 2012, 6:24:23 PM3/24/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
>>> devletin değil?! Anlamadım :-)
>>
>> Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini
>
> He öyle miii? Hak burada hadi, hart diye ısırın, sonra mıymıylık yapın
> :-))) Burayı sevmezük, ama para hakkımızzz! Hahaaa!

Cumhurbaskani'nin, seninkinin!, ilk konusmasini oku, sonra gerekeni yap.

>> müslümanlardan kesmek yasal degil.
>
> Bak, son kez söylüyorum, yordun artık bu konuda: Müslümanlardan kilise
> vergisini kesen yoktu ve hele hele hiç yok. O kadar. Nokta. Burada

Kesen vardi. Simdi kesiyorlar gibi bir iddiam yok.

> Müslümanlardan kilise vergisi kesiyolaa ve Türkleri bacaklarından
> asıyolaa ve Yahudilee falan diye Anti-Alman propagandası yapma. İlle
> de yapmak istersen de doğru dürüst şekilde suçlayacak şeyler bul :-)

Sen bu misali anti alman bir misal olarak mi degerlendirdin? Haddinden
fazla büyütmüssün o zaman. Ben sadece porsuk'un sorusunu cevapladim.
Tetikte bekler gibi Almanya'yi savunman dikkatimden kacmadi. Merak etme,
Almanlara darbe vurmak icin böyle hafif teferruatla asla ugrasmam.

>> Basar, yaptigina ben harbi lisanda döneklik diyorum. Hem agir
>> sucluyorsun beni, hem de somutlastirarak anlatmiyorsun,
>> aciklamiyorsun bende gördügün eksiklikleri, sakatliklari.
>> Olmaz böyle. Bos vermiyorum, efendi. Hic bir sey güzel degil. Cok
>> kizginim, bilesin.
>
> Ben kızgın değilim. Sen ayırımcılık yolundasın, ben değilim. Bu kadar
> fazla kıza kıza sadece kendine zararın dokunur.

Be adam, hala anlamamakta israrlisin!

Son kez: Haysiyetimi, serefimi lekeledin. Ya somutlastirarak
suclandirmani, ikna edersin hakli olduguna beni, ya da iletisim kopar.
Ben kimin atesine benzin veriyorum/ döküyorum?
Kizgin degilsin, cünkü ben senin haysiyetini lekelemedim. Ben ayrimcilik
yolunda degilim, toparlamak yolundayim, toparlamak istedigim de
müslümanlar. Bunu basarmadan diger adimlari atmak zekaya isaret etmez.

>> Bunu takdir etmen sasirtti beni, cünkü böylece disladim onlari,
>> biz'den saymadim yani. Daha acikca: Hristiyan Gagavuzlar beni
>> ilgilendirmiyorlar.
>
> Hehe, biliyorum. Ama beni ilgilendiriyorlar. Ve şöyle bir şey var –
> sen onları dışladın ama fark etmez, onlar çünkü seni hiç içeri
> almadılar bile :-)

Sanki iclerine girmek gibi bir arzum oldu. Yüregimde bir yaradir
Gagavuzlar ve benzerleri. Sen de bir yarasin.

> Yani yardım eli falan derken, demirağlarımızla onlara tren mi
> satacaksın?

Hayir. Satmak ile yardim etmek bagdasmaz. Bu yöntemi fark ettikleri an
cark ettiler SSCB'den sonra olusan türk devletleri, cevirdiler yüzlerini
Türkiye'den, döndülüer sirtlarini bize karsi. Haklilar.

okeyci

unread,
Mar 24, 2012, 7:07:25 PM3/24/12
to
Am 24.03.2012 20:15, schrieb Acephale Lemar:
> Başar Alabay wrote:
>> Acephale Lemar şunu yazmış:

> Yasadigim bölge, "yüksek Almanca" diye tanimlanan Almanca'nin
> konusuldugu bölge.

Bildim, Alanya!

Almanya'nin her tarafindan gelip oraya yerlesen Almanlar, aralarinda
anlasabilmek icin yüksek Almanca konusuyorlar :-)

Peki, alcak Almanca var mi? Ciddiyim.

porsuk

unread,
Mar 24, 2012, 10:22:08 PM3/24/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkhi20$ktg$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
> porsuk wrote:
>> On Mar 22, 4:19 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>>> porsuk wrote:
>
>>>> Kizlarin IHO'lara alinmasi mahkeme karariyla olmustu.
>>>> 70li yillara kadar IHO'lar sadece erkek ogrenci aliyorlardi.
>>>> Yanilmiyorsam 1976'da kizini IHO'ya gondermek isteyen bir baba
>>>> esitlik ilkesine aykiri oldugu gerekcesiyle mahkemeye basvurduktan
>>>> sonra kizlari da IHO'lara almaya basladilar. Kizlar imam olma
>>>> amaciyla okumuyorlar ama vaiz, kuran kursu hocasi ve diyanette din
>>>> gorevlisi olarak ise alinabiliyorlar.
>>>
>>> Asil amac bu degildi, egitim seviyesini yükseltmekti. Calismasalar
>>> da, yarinin anneleri bu kizlar bilgilerini cocuklarina
>>> aktaracaklardir, bu da ülke egitim seviyesini kisa zamanda yaymaya
>>> zemin hazirlayacaktir. Tarihi gerekce önemli, ardindaki hedef daha
>>> önemli.
>>
>> Egitim seviyesini yukseltme amacina ulasmak icin kiz cocuklarini
>> normal okullara yollamak her zaman icin vardi. Din egitimi mahalle
>> aralarinda ve hatta anayasasinda laik oldugu yazilan TC'nin maasli
>> imamlari tarafindan camilerde yapiliyordu.
>
> Bahsettigin "din egitimi" degildi, sadece Arapca'yi okumak, anlayarak
> mokumak degil, yüzeyden, seslendirerek okumak. Dini bilgi pek aktarilmazdi
> ki kim anlayacakti o yasta bu bilgiyi?
> Ha, gizli medreselerden bahsediyorsan, orada derin islami bilgi ile
> donatilan bilgin hanimlar yok degil, fakat sayilari cok az.

Kayit disi din egitimi sadece elifbadan ibaret degildi. Islam ilmihali,
islamin sarti, namaz kilmak vs. giriyordu bu isin icine.

>
> Zikrettigin sebebden dolayi kizlarini okula gönderneler vardi, fakat
> sayisi sinirliydi. Simdi öyle mi? Kizini ya da oglunu diger okullara
> göndermekten kacinan aileler cocuklarini tereddütsüz IHO'na gönderdiler.

Acaba bunda etken IHO'larin kizlara acilmasi mi, yoksa okur-yazarlilik
kampanyalari mi, gelisme mi?

Rifat gibi yasi 65-70 kusagina bak ve ortalama egitim seviyesine bak.
[Ustelik o zamanlar universite sinavi bile yoktu].

Kendi yas grubuna bak ve ortalama egitim seviyesine bak.

Yasi 30-40 arasina bak ve ortalama egitim seviyesine bak.

Butun bunlari IHO'lara baglamak basittir.

>
>> Kizlarin IHO'lara alinmasinin ardindaki hedef neydi acaba?
>
> Bence köy toplumundan sehir toplumuna gecisi hizlandirmak ve bu gecisin
> basarili olmasini saglamak. Toplumda parya olarak degil de, bilincli
> müslüman Türk olarak yerini almak.

Erkek ogrenciler icin hakli olabilirsin ama kiz ogrenciler icin hedef
farkliydi bence. Ama bu konuda uzlasamayiz.

>
>>>>>> IHO mezunlarinin Ilahiyat fakültelerine gidebilmeleri normaldir.
>>>>>> Fakat anormal olan, ilahiyat fakülteleridir. Genel olarak din
>>>>>> üzerine ögrenim göstermesi gerekirken, ilahiyat fakülteleri esas
>>>>>> olarak islam dini üzerine ögrenim göstermektedir.
>>>
>>>>> Ekleyiver öyle ise: Islami Ilahiyat Fakültesi. Tamam mi simdi!
>>>>> Senden bu kadar sig bir gerekce beklemedim.
>>>
>>>> Fekat, devlet universitesinde boyle olmamali. Aynen okeyci'nin
>>>> dedigi gibi olabilir. Ozel universiteler muftu, vs yetistirebilir
>>>> tabii.
>>>
>>> Ben de diyorum ki: Nicin devlet üniversitesinde böyle olmasin!
>>> Eskiden
>>
>> Cunku devlet universitesinde bunu (Ilahiyat fakultesi) yaparsan,
>> Aleviler icin din egitimi, Hristiyanlar icin din egitim, Siiler icin
>> din egitimi vermen gerekir enazindan. Ama laik ulkenin devlet
>> okullarinda din egitimi vermesi kadar mantik disi bir sey olabilir mi?
>
> Laik devlet icin söyledigin dogru, fakat Türkiye laik degil ki, sadece
> kabuk, yani yama üzerinde "laik" yaziyor.

Kendine laiklik yaftasini yapistirmis duzeni elestridigim belli degil mi? Bu
durum benim devamli dikkat cektigim bir sey sct'de.

>
> Bence olur, bal gibi hem de. Devlet mi üstün olmali, yoksa insan mi?

Tabii ki insan. Cunku devlet insani temsil eder ancak.

> Eger halk arzuluyorsa, istemese de din egitimi vermek zorunda kalir
> devlet, cünkü halksiz devlet olamaz. Türkiye'de olan bu. Kisaca. Basitce.

Yokk hayir boyle degil. Bazi konulara devlet girmemeli--ornegin din. Halkin
%100'u kesinlikle istiyorsa olabilir ama bu da idealist yaklasim sadece.

>
>>> medreselerde kendini egiten müslümanlar devlete yaranmak amaciyla mi
>>> okudular? Hayir! Bu Ilahiyat Fakültelerini de bu baglamda görmek
>>
>> Eskiden TC yoktu ve Osmanli seriatla (sozde) yonetiliyordu. Eskiden
>> yasal olan bazi seyler artik yasal degil cunku sistem farkli.
>
> Sen anlamamakta israrlisin. ;-(

Anlat o halde.

>
> Sözde serat ile yönetilen Osmanli devletinde _bile_ medreselerde
> uzmanlasan insanlarin cogu bunu devletten medet umduklari icin yapmadilar
> da, simdi IHO'na gidenler ne hakla esit davranilmasini talep edebilirler?
> Bunun üzerine yazdim yukardaki cümlemi, yoksa TC'de de her seyin eskisi
> gibi olmasini bekledigimden ya da talep ettigimden degil. Kurmaz ise
> devlet fakülteyi, devam eder sahsi egitim kurumlar disinda.
>
>>> gerekiyor, yani oradan mezun olanin piyasada calisacak, para
>>> kazanacak bir is talep hakki yoktur, olamaz, cünkü "klerus", ruhban
>>> sinifi yoktur Islam dininde. Aslinda "ilahiyat" kavramina karsiyim,
>>> o ayri konu, sadece bilgin olsun diye belirtiyorum.
>>> Gelelim müftü gibi biat denen dine sonradan sokulan, yamalanan
>>> garibelere: Islam dininde müftülük adinda bir makam yok. Müftüler
>>> gercek dindar insanlar degil, inancini para karsiliginda düzene
>>> satan, münafikliga yakin insanlardir.
>>
>> Aynen. Ve ayni sekilde Diyanetin tum gorevlileri bu siniflandirmaya
>> girmiyor mu?
>
> Seklen, yani soyut bakis acisindan, giriyor, fakat somut bakarsak,
> görevlilerin icinde ihlasli, dini vecibelerini kendine, dinine ihanet
> etmeden yerine getirmeye cabalayanlar da mevcut.
> Evet, dersem, hem onlara karsi haksizlik yapmis olurum, hem de sorarim:
> Onlari da dislarsan, kim kaliyor piyasada, göreceli de olsa, güvenilir
> dini bilgileri genc nesillere aktaracak müslümanlar?

Ozel okullar kurulur, egitim bu okullarda yapilir. Koken olarak diyanet ile
baslar belki ama sonradan kendi kendine devam eder. Ozel okul ilkokuldan
universite sonrasi egitime kadar gidebilir. Yani IHO'lari ve Ilahiyat
Fakultelerini ozellestirip baslayabilirler bu ise.

porsuk

unread,
Mar 24, 2012, 11:12:02 PM3/24/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkhi20$ktg$3...@geiz-ist-geil.priv.at...
> porsuk wrote:
>> On Mar 22, 5:14 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>>> porsuk wrote:
>
>>> Bazi yalnis anlamalar var, onlari düzelteyim biraz:
>>> Ben diyorum ki, "rahatsiz etmemek" gibi gerekceye gerek görmeden,
>>> eger IHO mezunlarinin da yüksek tahsil hakki olsun diyenler, tutarli
>>> olmak zorundadirlar. Bu da ancak bir yoldan gitmekle mümkün, o da
>>> su: Diger liselerdeki müfredat IHO'da _aynen_ uygulanacak; bunun
>>> yanisira da dini bilgileri edinmek icin diger derslere girecekler.
>>> Böylece hem IHO'rinin asil amaci gerceklesmis olacak, hem de yüksel
>>> tahsil hakkini elde edeceklerdir IHO mezunlari.
>>
>> Prensip olarak laik ulkede devletin Imam Hatip Okulu isletmesi
>> kavramina karsiyim. Bu ne demek degildir? Ozel okullarda aynen senin
>> dedigin mufredat olabilir. Buna karsi degilim. Anayasasinda laik
>> oldugu yazan devletin dini egitim (ve sadece bir dini grup icin, ve
>> hatta sadece bir mezhep icin) vermesi benim mantigima uymuyor.
>
> Hatan, hedef ile gercekligi es görmektir. Laik devlet bir hedef idi,
> gerceklestirilmek istenilen. IHO da bunun iflasidir. (Su da mümkün:

Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.
Diyanet Isleri de oyle..

> laiklik dis dünya icin giyilen bir kaftandi, rahatsiz edilmemek icin ki
> toparlasin ülke kendini. Durum düzelinde ve güzellesince, sartlar lehimize
> ise, aciklamadigimiz gizli, öz siyaseti izlemeye davm ederiz.)
> Kisaca, kusur mantik da degil, yüzeyselcilginde, sekilciliginde.
>
>>> Daha acikcasi: Resmi liselerde haftalik ders miktari mesela 30 saat
>>> ise, IHO'rinda bu 30+ dini dersler olmak kaydiyla daha fazla
>>> terleyeceklerdir. Fakat bundan sikayet etmek hakki dogmaz asla. Dini
>>> agirlikli egitim mi? Tamam. Resmi egitimin yaninda olmak kaydiyla,
>>> yoksa egitim seviyesi esit olmaz, issizler, becerisizler ordusunun
>>> olusmasina izin vermis oluruz ki, bu siyasi sorumluluk ile uyusmaz.
>>
>> Yukarida yazdigim gibi dini agirlikli egitimin devlet okullarinca
>> verilmesi bence dogru degil. Hatta hak gaspettigini dusunuyorum.
>
> Ilk cümlen konuya laikcik penceresinden bakiyor, diger cümlen ise islami
> bir ifade.

Hak (Tanri anlaminda olmayan) ne zamandan beri islami? Gayrimuslimler ve
ateistler de haktan anlarlar. Hak evrensel degerdir, herhangi bir dine ozgu
degildir.

> Önce bakis acisinda anlasalim. Yoksa dolup dolasiriz, elimize gecmez bir
> sey.

Yukarida hak konusunda anlasamadigimiza gore...

>
> Hep kazani bosaltiyorsun, bir de doldur su kazani: Nasil bir egitim olmali
> Türkiye'de?
> Hep yerici olacak degilsin ya, biraz da yapici oluver.

Ben nasil olacagini yazdim ki. Din egitimi ozel okullarda verilmeli. Devlet
okullarinda kaliteli egitim olmali. Baska ilmeklerde de yazdim defalarca.

Peki sen ne diyorsun?

>
>> Ornegin, Turkiye'de yasayan Hristiyanlarin vergilerini aliyorsun, bir
>> kismini "dindar musluman" yetistirmek icin harciyorsun. Oldu mu?
>
> Oldu. Onlarin da kendi okullari var, özel okullari, orada dini bilgiler
> veriliyor olmali. Eger devlet kasasindan o okullara ayni yardim verilmiyor
> ise, ortada haksizlik var, derim.

Ozel okullarin devletten yardim alip almadiklarini bilmiyorum.

>
>> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
>> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
>
> Aktariliyor. Gitmiyor.

Cidden mi? Ben bunun uzun yillar once kaldirildigini saniyordum. Herneyse,
aktariliyor ve senin hosuna gitmiyor. Peki seriati savunan birisinin
kiliseye [zorunlu] katkisi seriatla nasil bagdasiyor?? Cidden merak ettim.

>
>> Kaldi ki, senin durumun farkli cunku Almanya'ya gonullu olarak
>> gocmussun.
>
> Göcmen de degilim. Gönüllü de gitmedim, mecburen gittim, alilevi sebepler,
> siyasi filan degil.

herneyse, Almanya'ya yerlesmissin su veya bu sekilde. Gonullu yazmis olmamin
sebebi resmi bir zorunlulugun olmadigindan.. yani anladigim kadariyla (ve
teyit etmisin) iltica durumu yok.

>
>> Ya dogma buyume Turk gayri-muslimler veya gayri-sunniler?
>> Onlar Turkiye'nin yerlisi, baska gidecek yerleri de yok.
>
> Cözümünü söyle, elestirmeyi birak. Cünkü yüzeysel ilkecilik ile sorunlari
> cözemezsin.

Cozumumu yazmaktan usandim. Ozel okul.

> Toplu yasadiklari bölgelerde (kasaba, kent vs.) onlarin dini egitimi icin
> ögretmen görevlendirebilirsin, maasini ödeyebilirsin, fakat tek tük
> yasadiklari bölgelerde bunu yapmak cok zor. Bunun da caresi var elbet,
> Islam dini disindaki dinlerin mensuplarina önce iki, üc ders verecek
> ögretmenler yetistirmesi icin imkan verilmeli, onlar da ücra kasabalara
> ögretmenlik icin gitmeli.

Ya da bu bilgileri mufredat disi birakirsin.

>
>>> Yukarda yazdigimi okuduktan sonra hala böyle düsünüyor isen, o zaman
>>> cevaplarim nicin "Hayir!" dedigimin gerekcesini.
>>> Üniversitelere girenlerin okuduklari dersler ayni, ortak bilgileri
>>> ayni, fakat IHO mezunu ile onlarin seviyesi esit degil. Esit olmasi
>>> icin, yukarda yazdigim gibi, IHO ögrencilerinin daha fazla zamanini
>>> dersde gecirmesi zorunludur.
>>
>> Tamam. Ama diyelim ben cocugumu hic okula gondermeden evde kendim
>> okuttum (ABD'de bu olanak var. Turkiye'de olup olmadigini bilmiyorum),
>
> Dolayli bildigim tek istisna var, o da Erkin Koray, sahsen ben buna
> karsiyim, cünkü bu bölücülerin yoludur. BIreycilik kisitlanmazsa, sonu
> felakettir.
> Farzediyorum ki okuttun.
>
>> mufredatini kendim belirledim ve her yil resmi seviye sinavina sokup
>> lise diplomasi almasini sagladim... veya disaridan lise diplomasi aldi
>> bizim cocuk. Bu cocuk universite sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
>> istedigi herhangi bir universiteye gidebilmeli.
>
> Hayir, girmemeli! Istisnasiz! Fakat burada devlet tüm cocuklara, zihni

Nasil? Cocugun elinde diplomasi var OSS'den iyi puan almis ama sen onun
universiteye alinmamasini savunuyorsun! Herneyse, teorik konuydu ama senin
dusuncelerini bana anlatmaya yetti.

> sakatlara da, okulda egitim sunmak, zekalari cercevesinde onlari bilgi,
> beceri ila donatmak ile yükümlüdür, ve Almanya'nin sahsen takdir ettigim
> ender olumlu yasalaridan biridir bu.
>
> Cünkü bunu gerceklestirmek ancak ve ancak esitsizligi sabitlestirir. Senin
> imkanlari var diye bunu yaparsan, ne yapsin fukara cocuklari? Hamal mi
> olsunlar?

Hayir tabii ki. Ama fukara cocuk okula gidemedigi icin disaridan diploma
alsa ve universiteye girme hakkini kazansa ben onu universiteye aliyorum,
sen almiyorsun!

> Umarim simdi kavramissindir fikrinin sakatliligini.
>
>>> Bana müslümanlgi, Islam ahlakini ögretmeye hic cabalama. Yukardaki
>>> aciklaman tek tarafli, adilane degil. Sorumluksuz hak olamaz. Hakki
>>> talep eden, sorumluluklarini da yerine getirmelidir.
>>
>> Sanirim yukarida ornegimle neden haksizlik oldugunu anlatabildim.
>> Kaldi ki bunun Islam ahlakiyla yakindan uzaktan alakasi yok.
>
> Anlattin, ben de sakatligini gösterdim zikrettigin gerekcenin..

Sanirim benim dusuncem sakat degil. Yukarida yazdim.

>
>>>> ogrenci universite giris sinavlarinda basari gosterebiliyorsa
>>>> universite hakkini kazanmistir.
>>>
>>> O zaman kaldiririm giris sinavlarini, koyarim sartimi, yukarda
>>> acikladigim gibi, ve tikarim agizlarina bilincsiz bölücülerin
>>> sevinclerini. Hissen ayni safda yer aliyorsak da (öyle saniyorum,
>>> emin degilim, laf gelisi oku istersen), mantiken karsindayim.
>>> Senin yaptigin, belescilige gedik acmaktir.
>>
>> Degil. Sinava girip ter dokeceksin.
>
> Giris sinavlari mesela Almanya'da yok, fakat baska kisitlamalar var.
> Burada lise mezunu herkes, sinav vermeden üniversiteye gidebilir, fakat
> her dali tahsil etmek hakkini elde etmez. Tip tahsili icin not
> ortalamasinin "pek iyi" olmasi sart aranir.
> Buna benzer uygulamayi Türkiye'de uygular isem, o zaman yandan, disardan
> okuyup da belese oturmak imkansizlasacaktir. Asil esitlik böyle yerine
> oturturmalidir.

Yandan, disaridan okursan bile Turkiye'de OSS'ye girmeden universiteye
girmek mumkun degil. Bildigim tek istisna, yurt disinda universitede okuyan
ogrenciler Turkiye'de universiteye yatay gecis yapabilirler.

>
>> Bu arada hissen ayni safta yer aldigimizi sanmiyorum.
>
> Safini degil de safimi anlatirsan (tabii gördügünü), ben de safina uygun
> bir cerceve bulurum senin icin.

deger mi?

>
>>> Milyonlarca genc salak mi da, umumi egitimden gectikten sonra bile
>>> dogrudan giremiyorlar üniversiteye de, kaynagi ne olursa olsun, IHO
>>> mezunlari sinavlari basaracaklar da girecekler. Bu nasil olacak?
>>
>> Zeka ve bilgi edinebilmis olmak. Yoksa IHO mezunlari yeteri kadar
>> akilli degil mi ;-)
>
> Ezberciligi desteklemektir senin derdin.

Nereden cikti bu simdi?

> Zeka degil mesele, isterse tek basina (ki bu imkansiz, sadece adalet
> yerini bulsun diye bu sarti belirtiyorum), isterse özel ögretmenler
> tarafindan egitilen cocuklar esitsizlik icinde büyüyeceklerinden,
> toplumsal degerlerden bihaber yetiseceklerdir.

Iste Turkiye'deki durumu anlattin. MEB okullarinda egitim kalitesi cok
dusuk. Cocuklar 10 yasindan 18 yasina kadar dersanelerde sinav cozme sanati
ogreniyorlar! Tabii parasi olanlar. Parasi olmayanlar ya kendi
inisiyatifiyle ya da (nadiren) bursla birseyler yapmaya calisiyor. Geri
kalani hehalde hamal oluyor!
Olabilir ama sartlar o kadar agir ki.

> Hos almasa da bazan gerekli.
>
>>>> Zaten oyle olmali. Fakat IHO'ya giden birisi muhakkak din dersine
>>>> girecektir. Aksi takdirde zaten gittigi okul IHO olamaz.
>>>
>>> Hemfikiriz, öyle mi? IHO'ya gidenler sadece ve muhakkak din dersine
>>> girmeyecek, Islam dini ile baglantili derin bilgileri ögrenmek amaci
>>> ile baska islami derslere gireceklerdir.
>>
>> Bastan beri bunu soylemiyor muyum? Senin tezin IHO'larda din dersinin
>> gonullu olmasiydi diye hatirliyorum. Oyle degil mi?
>
> Diger okula nispeten din ile derslerin tümü gönüllü derslerdir IHO'da.

Hadi ya! Derslerin tumu gonullu okul olamaz. Kahvehane mi?

> Yani üniversiteye giris sinavi icin gerekli degildir o dersler.

Ne demek istedigini bir nebze anlar gibi oldum ama anlamadim.
Yanlis hatirliyorsun veya baskasiyla karistiyorsun. Din bilgisini Islam
karsitligi icin kullanmiyordu.

>
>>>>> IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!
>>>
>>>> Eh, Milli Egitim Bakanligi bir devlet kurumu olduguna gore ona bagli
>>>> IHO'da dini kurum olabilir.
>>>
>>> Yapma bana karsi bu ayak oyunlarini, lütfen. Asla olamaz.
>>
>> Ne oldugunu sen yaz.
>
> Yazdim ya dolayli! Illa da israrlisin: IHO dini kurum degildir. Baska ne
> oldugu mu? Tutarsizlik abidesidir. Baska bir tutarsizligin zülmunden
> kurtulmak icin dikilmis bir abide.

Ha, anlastik. Senin klavyenden cikmis IHO'nun tutarsizlik abidesi oldugu.
Muradima erdim :-)
Evet, senin klavyenden okumak daha bir degerli. Bunu sen ve kendilerini laik
tanimlayanlar devletin dini kontrol mekanizmasi olarak goruyor ve gerekli
oldugunu savunuyor. Ben de gerekli olmadigini savunuyorum.


> Yoksa Islam dinine saygisindan filan degil, mecburiyetten mümkünü bunlar.
>
>>>> Veya illa olacaksa din hizmeti sadece Sunnilere degil herkese
>>>> verilmelidir. Diyanette maasli Alevi dedeleri var mi? Sanmam.
>>>
>>> Devlet yardim edebilir, ama karismadan. Suni bir kurum kurup,
>>> üzerinden dini denetlemek amaci olmamali.
>>
>> Ve fakat TC'de amac dini denetlemek(mis ozellikle "laikcilere"
>> sorarsan).
>
> Kim Türkiye'de hala kendini "laikcilikci" (laikci bence yanlis terim!)
> olarak takdim ediyor ise, ben ona _gerici_ damgasini zevkle bastiriyorum.
>
>>> IHO'dan girdin, Diyanet'ten, yani devletin dini denetlemesinden,
>>> ciktin. ;-)
>>
>> Amacim buydu. Demek amacima erisebilmisim :-)
>
> Killik degil, amaca ulasilir, hedefe erisilir. Nacizane. ;-)

Erismek, ulasmak esanlamli degil mi?
Herneyse ben de muradima ulastim ;-)

>

porsuk

unread,
Mar 24, 2012, 11:15:32 PM3/24/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkis6a$24br$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
> Başar Alabay wrote:
>> Acephale Lemar şunu yazmış:
>>
>>>> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
>>>> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
>>>
>>> Aktariliyor. Gitmiyor.
>>
>> Bu yanlış bir bilgi! Kilise vergisi var, ama bu sadece kiliseye
>> bağlı olanlar tarafından ödeniyor, hem de katolik ve protestan diye
>> ayrı ayrı kilse kasalarına. Hıristiyan olmayan, veya olup da bu iki
>> büyük kiliseye üye olmayan (!) bu vergiyi burada ödeyemez.
>
> Ne cabuk da daldin! Seni beklediydim zatan, yas tahtaya bastin.
>
> Genelde yazdigin dogru, fakat vergilerin bir kismi da kiliselere
> ödeniyor dolayli yollardan; bunlardan biri de (hala yürürlükte mi,
> bilmiyorum, bakmadim, fakat yillar önce) issizlik parasindan kiliseye
> vergi _herkesden_ kesiliyordu, hatta bu konu zamaninda alman
> televizyonunda bile tartisilmisti.
> Yukarda "senden alinan verginin bir kismi" yaziyor, "alinan kilise/
> mabet vergisinin bir kismi" yazmiyor.

Sorum gayet basitti. Almanya'da odedigin vergiden kiliseye pay var mi? Bir
onceki yazinda pay ayrildigini yazmistin. Simdi de Basar'in duzeltmesine
karsilik olarak "genelde yazdigin dogru" diyorsun. Hangisi??


porsuk

unread,
Mar 24, 2012, 11:31:56 PM3/24/12
to

"Başar Alabay" <ala...@gmx.net> wrote in message
news:jkkl7m$pgq$4...@news.albasani.net...

> anlatmak gerekirdi. Çoğu da Amariga’da süründüğü için, bu imkânsız.

Surungenler daha cok guneydoguda (Florida, Louisiana falan arasinda
timsahlari kastediyorum)

Montana'da surungen varsa ufak kertenkele falandir. Orada guneydogudaki gibi
surungen bulamazsiniz.

Bizim burada surungenler ancak solucan falan. Yani adamdan sayilacak
surungen yok. Belki tarla faresi falanizdir, ya da hamam bocegi.


porsuk

unread,
Mar 24, 2012, 11:41:24 PM3/24/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkldpf$771$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
> Başar Alabay wrote:
>> Acephale Lemar şunu yazmış:
>>
>>>>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>>>>
>>>> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
>>>> devletin parası.
>>>
>>> Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir
>>> dayanak yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.
>>
>> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
>> devletin değil?! Anlamadım :-)
>
> Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini müslümanlardan
> kesmek yasal degil.

Nasil? Avrupa'da yasayip calismak istemeyen Turklerin yardim parasi
almalarini hak olarak mi goruyorsun? Adil mi bu duzen?

Cok sakat dusunce!

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:15:19 AM3/25/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>> Bak, son kez söylüyorum, yordun artık bu konuda: Müslümanlardan kilise
>> vergisini kesen yoktu ve hele hele hiç yok. O kadar. Nokta. Burada
>
> Kesen vardi. Simdi kesiyorlar gibi bir iddiam yok.

Yoktu.

> Sen bu misali anti alman bir misal olarak mi degerlendirdin? Haddinden
> fazla büyütmüssün o zaman. Ben sadece porsuk'un sorusunu cevapladim.
> Tetikte bekler gibi Almanya'yi savunman dikkatimden kacmadi. Merak etme,
> Almanlara darbe vurmak icin böyle hafif teferruatla asla ugrasmam.

Gereken yerde gereken şeyi savunurum.

>> Ben kızgın değilim. Sen ayırımcılık yolundasın, ben değilim. Bu kadar
>> fazla kıza kıza sadece kendine zararın dokunur.
>
> Be adam, hala anlamamakta israrlisin!
>
> Son kez: Haysiyetimi, serefimi lekeledin. Ya somutlastirarak
> suclandirmani, ikna edersin hakli olduguna beni, ya da iletisim kopar.
> Ben kimin atesine benzin veriyorum/ döküyorum?

Irkçıların, sağcıların.

> Kizgin degilsin, cünkü ben senin haysiyetini lekelemedim. Ben ayrimcilik
> yolunda degilim, toparlamak yolundayim, toparlamak istedigim de
> müslümanlar. Bunu basarmadan diger adimlari atmak zekaya isaret etmez.

Leke meke yok ortada. Bilhassa Almanca yazdığın metinde, ama Türkçe
yazdıklarında da, hep ve her zaman ayrımcılığı savunuyorsun (Türk–Alman
ilişkilerinde). Hakkın. Ama seninle hiçbir şekilde aynı fikirde olmayan
o üstte isimleri geçen yapılara benzin sattığını dememin sebebi bu!
Müslümanları veya Türkleri toplamana gerek yok, bırak, herkes kendisi
toplanacağa yere doğru gitsin.

> Sanki iclerine girmek gibi bir arzum oldu. Yüregimde bir yaradir
> Gagavuzlar ve benzerleri. Sen de bir yarasin.

Benim bir yara olmamı anlarım da, Gagauzlar?! Türkiye Türklerinden eski
bir soy, müslümanlıkla irtibatları olmamış, Asya’dan direk Avrupa’ya
göçmüşler … senin için yara? Hay maşaallah! :-)

Sen dinini parti gibi kullanıyorsun. Dahili sev, haricini yara san.
Olmadı bu. Bu da ayrımcılık. Sen bilirsin! »Hıristiyan Kulübü« diyen ve
savunan tiplerden sıfır farkın oluyor bu yolla. Ama peki, nasıl
isterseniz, dinciler dinleri için, milliyetçiler milletleri için …
bakalım, insan için kimi buluruz, hippilerde iş yok.

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:19:08 AM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

> Peki, alcak Almanca var mi? Ciddiyim.

Var. Ama daha evvel yazdığım gibi, aslında Yüksek Almanca diye
adlandırılan Alçak Almanca. Sokakta Yüksek derler. Hakiki Yüksek Almanca
(ki »temiz« veya »standart« değil işte) Dağ Almancası (yüksek), yani
Güney-Almanca. Alçak Almanca ise Kıyı Almancası (veya ova, alçak). Biri
Hochdeutsch, biri Niederdeutsch. Nederlande/Niederlande/Hollanda da
Nederduits konuşuyor, o da bir Alçak Almanca, Flamanca da. Frizce ise
kendisine has bir dil.

Ama genelde Hochdeutsch ile şu »temiz«, »lehçesiz« (göya) Almanca
adlandırılıyor, ama sadece sokakta, bilimde öyle değil.

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:20:24 AM3/25/12
to
porsuk şunu yazmış:

> Bizim burada surungenler ancak solucan falan. Yani adamdan sayilacak
> surungen yok. Belki tarla faresi falanizdir, ya da hamam bocegi.

Fareler çok tatlı ve zekîdir :-) Hamam böceği de, işin boktan tarafı,
atom bombası patlasa bile, genetiğini bozmuyor …

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:13:05 AM3/25/12
to
Benden kesilen vergiden kiliseye dogrudan= dolaysiz pay yok. Cünkü
tescilli hristiyan degilim.

Gecmiste müslüman issizlerden kilise vergisi kesildigini yazmistim,
simdiki durumu bilmedigimi de belirttim. Basar diyor ki, o kesilen para
kiliseye gitmedi, devlette kaldi, cünkü onun parasi imis filan fistik.

Bunun yaninda kilise hic devlet yardimi almiyor degil, bu da dolayli
vergiden pay vermekle mümkün. Yoksa resmi bir oran, meblag ödeniyor
olarak okumamalisin.

Simdi anlasilir cevabim, öyle umuyorum.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:28:22 AM3/25/12
to
Nerede yazmisim onu?

Yazmamis olmama ragmen: eger sartlar yasalara uygun ise, sahtekarlik,
yalan vs. yok ise, evet, yasal hakkidir calismak istemeyen _herkesin_
yardim parasi almasi. Hosuna gider veya gitmez, yasal hakkidir.
Bu hakki müslümanlar talep etmedi, Almanlar tanidi yani verdi, ikram
etti. Bu yardim herkese verilir, yalniz müslümanlara verilmez, sartlar
olusmussa tabii. Ve sartlarin olusup olusmadigina da alman memurlar
karar veriyor, öyle lop diye kimse cebine para koymuyor.

Konu ise o degil: Calisirken maasindan kilise vergisi kesilmeyen
müslümandan hangi hakla devlet kilise vergisi kesebilir ve bu parayi,
Basar'in yazdigini hakikat varsayayim, devlet kiliseye aktarmiyorsa,
kendi kasasina da aktaramaz, aksi halde bizzat kendi yasalarina aykiri
davranmis olur.

Adil düzen de nereden cikti simdi? Alakasi ne?

> Cok sakat dusunce!

Sakat düsünce, tataroglu, demedigimi demis gibi gösterip, yandan
saldirmandir.

Sana gene de yem vereyim: Gecmiste sahte belge düzenleyerek, cocuk
parasi alanlar vardi. Bu ise müslümana haram, yakismayan bir
davranisdir. Cünkü yasal hakki yoktu. Baskasinin cocuklarini nüfusuna
gecirenler, dogmamis bebekleri dogmus gösterenler, bunlar adil, islami
davranmadilar.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:39:03 AM3/25/12
to
Yaz tatilinde acilan Kuran derslerinde agirlik genelde Arapca'yi
okuyabilmekti. Gerisini kismen zatan okul kitabindan ögrenmek mümkündü,
ya da aileden ögrenirdi insan. Bahsettigin bilgiler _tanidigim_ hic bir
Kuran dersinde ders olarak aktarilmadi.

>> Zikrettigin sebebden dolayi kizlarini okula gönderneler vardi, fakat
>> sayisi sinirliydi. Simdi öyle mi? Kizini ya da oglunu diger okullara
>> göndermekten kacinan aileler cocuklarini tereddütsüz IHO'na
>> gönderdiler.
>
> Acaba bunda etken IHO'larin kizlara acilmasi mi, yoksa okur-yazarlilik
> kampanyalari mi, gelisme mi?

Bence kizlara okumak imkaninin sunulmus olmasi en tikili etkendir.

> Rifat gibi yasi 65-70 kusagina bak ve ortalama egitim seviyesine bak.
> [Ustelik o zamanlar universite sinavi bile yoktu].

O 70'in epey üzerinde olmali. Ne demek istediginden emin degilim.

> Kendi yas grubuna bak ve ortalama egitim seviyesine bak.
>
> Yasi 30-40 arasina bak ve ortalama egitim seviyesine bak.
>
> Butun bunlari IHO'lara baglamak basittir.

Ben o yönde bir fikir aciklamadim.

>>> Kizlarin IHO'lara alinmasinin ardindaki hedef neydi acaba?
>>
>> Bence köy toplumundan sehir toplumuna gecisi hizlandirmak ve bu
>> gecisin basarili olmasini saglamak. Toplumda parya olarak degil de,
>> bilincli müslüman Türk olarak yerini almak.
>
> Erkek ogrenciler icin hakli olabilirsin ama kiz ogrenciler icin hedef
> farkliydi bence. Ama bu konuda uzlasamayiz.

Sen sordun, ben de cevapladim. Hosuna gitmesi gerekmez cevabimin.

>> Eger halk arzuluyorsa, istemese de din egitimi vermek zorunda kalir
>> devlet, cünkü halksiz devlet olamaz. Türkiye'de olan bu. Kisaca.
>> Basitce.
>
> Yokk hayir boyle degil. Bazi konulara devlet girmemeli--ornegin din.
> Halkin %100'u kesinlikle istiyorsa olabilir ama bu da idealist
> yaklasim sadece.

Dedigimi nicin baska mecralara cekiyorsun, anlamakta zorlaniyorum.
Dedigim su: Laik bir devlet bile din dersi vermek zorunda kalabilir,
yani halk devleti bu yönde zorlayabilir.
Devlet dine karismali, demedim, ne de ima ettim.
Amaclarin dogrultusunda ifadelerimi oraya buraya cekmenden
hoslanmadigimi bildiriyorum.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 4:41:49 AM3/25/12
to
porsuk wrote:
> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
> news:jkhi20$ktg$3...@geiz-ist-geil.priv.at...
>> porsuk wrote:
>>> On Mar 22, 5:14 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>>>> porsuk wrote:
>>
>>>> Bazi yalnis anlamalar var, onlari düzelteyim biraz:
>>>> Ben diyorum ki, "rahatsiz etmemek" gibi gerekceye gerek görmeden,
>>>> eger IHO mezunlarinin da yüksek tahsil hakki olsun diyenler,
>>>> tutarli olmak zorundadirlar. Bu da ancak bir yoldan gitmekle
>>>> mümkün, o da su: Diger liselerdeki müfredat IHO'da _aynen_
>>>> uygulanacak; bunun yanisira da dini bilgileri edinmek icin diger
>>>> derslere girecekler. Böylece hem IHO'rinin asil amaci gerceklesmis
>>>> olacak, hem de yüksel tahsil hakkini elde edeceklerdir IHO
>>>> mezunlari.
>>>
>>> Prensip olarak laik ulkede devletin Imam Hatip Okulu isletmesi
>>> kavramina karsiyim. Bu ne demek degildir? Ozel okullarda aynen senin
>>> dedigin mufredat olabilir. Buna karsi degilim. Anayasasinda laik
>>> oldugu yazan devletin dini egitim (ve sadece bir dini grup icin, ve
>>> hatta sadece bir mezhep icin) vermesi benim mantigima uymuyor.
>>
>> Hatan, hedef ile gercekligi es görmektir. Laik devlet bir hedef idi,
>> gerceklestirilmek istenilen. IHO da bunun iflasidir. (Su da mümkün:
>
> Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.

Hopla! Tosladin, hem de fena. Basin yarilmis olmali. Kisaca:
yaniliyorsun.
Yanlis hatirlamiyorsam, DP devrinde kuruldular ya da ondan 1, 2 yil
önce, yani 1950 yillarinda.

> Diyanet Isleri de oyle..

Biraz sonra ama öyle olsun, ben kilcik arayanlardan degilim.

>>> Yukarida yazdigim gibi dini agirlikli egitimin devlet okullarinca
>>> verilmesi bence dogru degil. Hatta hak gaspettigini dusunuyorum.
>>
>> Ilk cümlen konuya laikcik penceresinden bakiyor, diger cümlen ise
>> islami bir ifade.
>
> Hak (Tanri anlaminda olmayan) ne zamandan beri islami?

Konu IHO olur ise, ben de islami pencereden bakarim. Hak hem Allah
anlaminda kullanilir hem de yasal bir hak anlaminda. Bu baglamda da
islami hak tartistigimiz konu, yoksa hak sadece Islam dinine has bir
özellik degil.

> Gayrimuslimler ve ateistler de haktan anlarlar. Hak evrensel degerdir,
> herhangi bir
> dine ozgu degildir.

Aksini mi savundum?

>> Önce bakis acisinda anlasalim. Yoksa dolup dolasiriz, elimize gecmez
>> bir sey.
>
> Yukarida hak konusunda anlasamadigimiza gore...

Ne cabuk hükmedersin sen, her zaman böyle misin? Daha yeni basladik
"hak" terimini nasil kullandigimiza. Anlasamadik tespiti bence hakikati
yansitmiyor.

>> Hep kazani bosaltiyorsun, bir de doldur su kazani: Nasil bir egitim
>> olmali Türkiye'de?
>> Hep yerici olacak degilsin ya, biraz da yapici oluver.
>
> Ben nasil olacagini yazdim ki. Din egitimi ozel okullarda verilmeli.
> Devlet okullarinda kaliteli egitim olmali. Baska ilmeklerde de yazdim
> defalarca.

Sorular:
Bu özel okullarda sadece din egitimi mi verilecek, yoksa baska derslerde
verilecek mi?
"kaliteli egitim"den anladigin ne, aciklar misin?

> Peki sen ne diyorsun?

Cevaplarina bagli.

>>> Ornegin, Turkiye'de yasayan Hristiyanlarin vergilerini aliyorsun,
>>> bir kismini "dindar musluman" yetistirmek icin harciyorsun. Oldu mu?
>>
>> Oldu. Onlarin da kendi okullari var, özel okullari, orada dini
>> bilgiler veriliyor olmali. Eger devlet kasasindan o okullara ayni
>> yardim verilmiyor ise, ortada haksizlik var, derim.
>
> Ozel okullarin devletten yardim alip almadiklarini bilmiyorum.

Ben de bilmiyorum, lakin senin gibi yukardan buyurmuyorum, bilakis
"eger" gibi kisitlayici, kosulcu baglaci kullaniyorum emin olmadigim
hususlarda.
Ve tabii ki, eger o hristiyanlar türk devlet okullarina gidiyorlar ise,
devlet nerede mümkün ise, onlara da inanclari geregi dini bilgiyi
aktarmakla yükümlüdür. Ilaveten, yukarda unutmusum.

>>> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
>>> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
>>
>> Aktariliyor. Gitmiyor.
>
> Cidden mi? Ben bunun uzun yillar once kaldirildigini saniyordum.
> Herneyse, aktariliyor ve senin hosuna gitmiyor.

Dogrudan aktarilmiyor, dolayli akrailiyor. Biraz Almancan var,
"Konkordat" kelimesi ile tara, aradigin ayrintilari bulabilirsin, ben
geneli biliyorum, ayrintilari kurcalamadim.

> Peki seriati savunan birisinin kiliseye [zorunlu] katkisi seriatla
> nasil bagdasiyor??
> Cidden merak ettim.

Bagdasmasi sart mi? Bir nevi cizye olarak görüyorum.

>>> Kaldi ki, senin durumun farkli cunku Almanya'ya gonullu olarak
>>> gocmussun.
>>
>> Göcmen de degilim. Gönüllü de gitmedim, mecburen gittim, alilevi
>> sebepler, siyasi filan degil.
>
> herneyse, Almanya'ya yerlesmissin su veya bu sekilde. Gonullu yazmis
> olmamin sebebi resmi bir zorunlulugun olmadigindan.. yani anladigim
> kadariyla (ve teyit etmisin) iltica durumu yok.

Evet, resmi, yasal yoldan geldim buraya.

>> Toplu yasadiklari bölgelerde (kasaba, kent vs.) onlarin dini egitimi
>> icin ögretmen görevlendirebilirsin, maasini ödeyebilirsin, fakat tek
>> tük yasadiklari bölgelerde bunu yapmak cok zor. Bunun da caresi var
>> elbet, Islam dini disindaki dinlerin mensuplarina önce iki, üc ders
>> verecek ögretmenler yetistirmesi icin imkan verilmeli, onlar da ücra
>> kasabalara ögretmenlik icin gitmeli.
>
> Ya da bu bilgileri mufredat disi birakirsin.

Yani hic din dersi verilmesin devlet okullarinda? Dogru mu anladim simdi
seni acep?

>>> Tamam. Ama diyelim ben cocugumu hic okula gondermeden evde kendim
>>> okuttum (ABD'de bu olanak var. Turkiye'de olup olmadigini
>>> bilmiyorum),
>>
>> Dolayli bildigim tek istisna var, o da Erkin Koray, sahsen ben buna
>> karsiyim, cünkü bu bölücülerin yoludur. BIreycilik kisitlanmazsa,
>> sonu felakettir.
>> Farzediyorum ki okuttun.
>>
>>> mufredatini kendim belirledim ve her yil resmi seviye sinavina sokup
>>> lise diplomasi almasini sagladim... veya disaridan lise diplomasi
>>> aldi bizim cocuk. Bu cocuk universite sinavlarinda basari
>>> gosterebiliyorsa istedigi herhangi bir universiteye gidebilmeli.
>>
>> Hayir, girmemeli! Istisnasiz! Fakat burada devlet tüm cocuklara,
>> zihni
>
> Nasil? Cocugun elinde diplomasi var OSS'den iyi puan almis ama sen
> onun universiteye alinmamasini savunuyorsun! Herneyse, teorik konuydu
> ama senin dusuncelerini bana anlatmaya yetti.

Ben esitlik taraftariyim, bu da Türkiye gibi giris sinavlarina
katilanlarin _ayni_ egitimden gecmesi sart.
Senin paran bol diye, cocugunu toplumdan soyutlayarak, onu özel
ögretmenler vasitasi ile sinavlara hazirlamak, esitlige aykridir,
toplumun huzurunu da bozacak mahiyettedir. Dolayli yoldan sen
foydal/feodal bir düzeni yeniden insa etmek istiyorsun, bir nevi ABD
modeli savundugun.

>> Cünkü bunu gerceklestirmek ancak ve ancak esitsizligi sabitlestirir.
>> Senin imkanlari var diye bunu yaparsan, ne yapsin fukara cocuklari?
>> Hamal mi olsunlar?
>
> Hayir tabii ki. Ama fukara cocuk okula gidemedigi icin disaridan
> diploma alsa ve universiteye girme hakkini kazansa ben onu
> universiteye aliyorum, sen almiyorsun!

"disardan diploma" eger devlet okullari veya onlara es baska egitici
kurumlar, mesela dershaneler ki özel sirketlerdir, araciligi ile almayi
basarmis ise biri, onu elbette üniversiteye alirim.
Ben sadece zenginlere has özel okul talebine karsiyim.

>>> Bu arada hissen ayni safta yer aldigimizi sanmiyorum.
>>
>> Safini degil de safimi anlatirsan (tabii gördügünü), ben de safina
>> uygun bir cerceve bulurum senin icin.
>
> deger mi?

Kesinlikle. Hem, söz veriyorum, haksiz da olsan, itiraz etmeyecegim,
sadece merakimi gidermek istiyorum. Sana göre hangi safta bulunuyorum?

>> Zeka degil mesele, isterse tek basina (ki bu imkansiz, sadece adalet
>> yerini bulsun diye bu sarti belirtiyorum), isterse özel ögretmenler
>> tarafindan egitilen cocuklar esitsizlik icinde büyüyeceklerinden,
>> toplumsal degerlerden bihaber yetiseceklerdir.
>
> Iste Turkiye'deki durumu anlattin. MEB okullarinda egitim kalitesi cok
> dusuk. Cocuklar 10 yasindan 18 yasina kadar dersanelerde sinav cozme
> sanati ogreniyorlar! Tabii parasi olanlar. Parasi olmayanlar ya kendi
> inisiyatifiyle ya da (nadiren) bursla birseyler yapmaya calisiyor.
> Geri kalani hehalde hamal oluyor!

Kuzum, Türkeye'nin egitim seviyesini baska bir ilmekte tartissak, daha
iyi olmaz mi? Bunun cözümü IHO degildir.

>>> Ben hic kimseyi sallandirmayi dusunmedim. Dindar birisinin boyle
>>> dusunmesi bana ters geliyor ama senin bilecegin is.
>>
>> Sallandirmak son caredir, ilk tedbir asla degildir.
>> Etkisizlestirmenin baska yollari da var.
>> Dindar olan benim böyle düsünmem sana ters geliyor ise, neye
>> dayanarak söylüyorsun? Islam dininde, seriatinde, hukukunda ölüm
>> cezasi yok mu?
>
> Olabilir ama sartlar o kadar agir ki.

Biliyorum, müsterih ol.
Ya da, vicdanin el veriyorsa, teslim et ve de ki: Karincayi bile
incitmekten sakinan bir müslüman, insan sallandirmaktan daha cok
sakinir.

>> Diger okula nispeten din ile derslerin tümü gönüllü derslerdir
>> IHO'da.
>
> Hadi ya! Derslerin tumu gonullu okul olamaz. Kahvehane mi?

Evvela eksik kelimeyi ekleyerek, düzeltiyorum: "..din ile _ilgili_
derslerin tümü gönüllü derslerdir IHO'da".
Bir devlet okulunda bu dersler verilmiyor, IHO'da verildigini bile bile
gidiyorlar ise, gönüllü derslerdir din ile ilgili derslerin tümü.
Diger dersler ayni, sadece bu ek, benim gönüllü diye niteledigim dersler
IHO'da veriliyor.

>> Yani üniversiteye giris sinavi icin gerekli degildir o dersler.
>
> Ne demek istedigini bir nebze anlar gibi oldum ama anlamadim.

Din ile ilgili dersler giris sinavi icin gerekli degildir.

>>> HAtirlarsin belki, burada Cluster User diye biri vardi. Sct'de nice
>>> muslumandan daha cok Islam bilgisi vardi ama musluman olmadigini
>>> yazardi.
>>
>> Evet, adami hatirliyorum da, öyle derin islami bilgisi oldugunu
>> düsünmedim asla. Liberal Ilhan Arsel cekmecesine atmistim onu.
>
> Yanlis hatirliyorsun veya baskasiyla karistiyorsun. Din bilgisini
> Islam karsitligi icin kullanmiyordu.

O acidan bakarsan, benzetmem aksak ata benzer, ben ise senin "daha cok
Islam bilgisi vardi" tanimina dair yazmistim. Yani senin fikrinde
degilim, bana cok hafif gelmisti, burada okuyorsa, böyük manti agasi da
teyit eder, diye düsünüyorum.

>>>>>> IHO "dini kurum" mu? Hadi ordan sen de!
>>>>
>>>>> Eh, Milli Egitim Bakanligi bir devlet kurumu olduguna gore ona
>>>>> bagli IHO'da dini kurum olabilir.
>>>>
>>>> Yapma bana karsi bu ayak oyunlarini, lütfen. Asla olamaz.
>>>
>>> Ne oldugunu sen yaz.
>>
>> Yazdim ya dolayli! Illa da israrlisin: IHO dini kurum degildir.
>> Baska ne oldugu mu? Tutarsizlik abidesidir. Baska bir tutarsizligin
>> zülmunden kurtulmak icin dikilmis bir abide.
>
> Ha, anlastik. Senin klavyenden cikmis IHO'nun tutarsizlik abidesi
> oldugu. Muradima erdim :-)

Gardas, ben oyun oynamiyorum. Ciddi tarzda tartismak istiyorsan, basim
üstünde yerin var, buyur, lakin benim ile cocuksu oyunlari oynamaktan
cayiver. Koy ortaya savini, ya desteklerim ya da yerlerim, belki de
susarim. Yani, sen de tutarsizlik abidesi olmak yolundasin, terket o
yolu.

>>> Islam dinini yasamdan soyutlamak harekatinda neden Diyaneti
>>> kaldirmadilar? Oysa halifeligi bile kaldirabilmisti TC. Neden
>>> IHO'lar, Ilahiyat fakulteleri ve hatta Islam Enstituleri actilar?
>>
>> Beni siniyor musun, yoksa ciddi mi soruyorsun?
>> Ne kadar zeki oldugunu bilmiyorum fakat salak olmadigini gayet iyi
>> biliyorum, yani cevaplari sen yazabilecek olmalisin.
>> Gene de ögreteyim. ;-)
>> Hilafet kaldirildi, cünkü gücüne güveniyordu zorba takimi. IHO
>> kuruldu, cünkü zorba takimi halk tarafindan umursanmaz oldu, rejim
>> ortadan kalkma tehlikesi yasadi. Ardindan da bunun yetersizligini
>> kavradilar, dini istismar icin en etkin ve etikili yöntemin,
>> kendilerine bagladiklari maasli bir nevi yapay ruhban sinifi ihdas
>> etmek oldugunu düsündü, uygulamaya basladi.
>
> Evet, senin klavyenden okumak daha bir degerli. Bunu sen ve
> kendilerini laik tanimlayanlar devletin dini kontrol mekanizmasi
> olarak goruyor ve gerekli oldugunu savunuyor. Ben de gerekli
> olmadigini savunuyorum.

Yavas gel, ahbap, yavas!
Ben gerekli oldugunu savunmadim, camurlu elini yikadiktan sonra temiz
cevabini bekliyorum.

>>>> IHO'dan girdin, Diyanet'ten, yani devletin dini denetlemesinden,
>>>> ciktin. ;-)
>>>
>>> Amacim buydu. Demek amacima erisebilmisim :-)
>>
>> Killik degil, amaca ulasilir, hedefe erisilir. Nacizane. ;-)
>
> Erismek, ulasmak esanlamli degil mi?

Es degil fakat yakin anlamli. Erismek bir nevi basarmak anlamini tasir,
ulasmak ise aradaki mesafeyi sifirlamak.
Ben gene de TDK sözlügüne bir bakayim, belki kendimi cürütürüm. ;-)
erismek: amaca varmak, ulasmak da var orda, ben ise ersimek fiilini
"yetismek" ile es anlamli kullanirim, mesela: Otobüse eristim/ yetistim
(kalkmadan evvel). Ankara'ya gitmek ise hedefim, oraya varinca da,
ulasmis olurum.

> Herneyse ben de muradima ulastim ;-)

Kulanmaya kullanmaya unuttum bazi deyimleri: Onlar erdi muradina/
(burada emin degilim, eklemeni, düzeltmeni bekliyorum) biz yiyelim
kere.. gibi gidiyordu, orta oyununda mi cok kullanilirdi, onu bile
hatirlamiyorum. ;-(

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 5:16:43 AM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> Ben kızgın değilim. Sen ayırımcılık yolundasın, ben değilim. Bu
>>> kadar fazla kıza kıza sadece kendine zararın dokunur.
>>
>> Be adam, hala anlamamakta israrlisin!
>>
>> Son kez: Haysiyetimi, serefimi lekeledin. Ya somutlastirarak
>> suclandirmani, ikna edersin hakli olduguna beni, ya da iletisim
>> kopar. Ben kimin atesine benzin veriyorum/ döküyorum?
>
> Irkçıların, sağcıların.

Ilk kismi cevapladin, ek sorumu da cevap o zaman: nasil yapiyorum bunu?
Burada, sence yanlis, bence dogru olan bir gercegi anlatarak mi yaptim
bunu?

>> Kizgin degilsin, cünkü ben senin haysiyetini lekelemedim. Ben
>> ayrimcilik yolunda degilim, toparlamak yolundayim, toparlamak
>> istedigim de müslümanlar. Bunu basarmadan diger adimlari atmak
>> zekaya isaret etmez.
>
> Leke meke yok ortada. Bilhassa Almanca yazdığın metinde, ama Türkçe
> yazdıklarında da, hep ve her zaman ayrımcılığı savunuyorsun
> (Türk–Alman ilişkilerinde). Hakkın.

Hakkim mi, hakli miyim acep?

> Ama seninle hiçbir şekilde aynı fikirde olmayan o üstte isimleri geçen
> yapılara benzin sattığını
> dememin sebebi bu!

Bu böyle bile olsa, bundan dolayi beni suclamana hakkin yok. Ben
bildigimi, inandigimi yaziyorum, baskasi onu istismar edebilir diye
makaslamiyorum metinlerimi.

> Müslümanları veya Türkleri toplamana gerek yok,
> bırak, herkes kendisi toplanacağa yere doğru gitsin.

Sen öyle arzu ediyorsun diye mi? Asla!

>> Sanki iclerine girmek gibi bir arzum oldu. Yüregimde bir yaradir
>> Gagavuzlar ve benzerleri. Sen de bir yarasin.
>
> Benim bir yara olmamı anlarım da, Gagauzlar?! Türkiye Türklerinden
> eski bir soy, müslümanlıkla irtibatları olmamış, Asya’dan direk
> Avrupa’ya göçmüşler … senin için yara? Hay maşaallah! :-)

Cünkü onlar ile birlikte kurulacak bir devlet yikilmaya mahkumdur,
bahsettigim yara bu.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 5:21:02 AM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> okeyci şunu yazmış:
>
>> Peki, alcak Almanca var mi? Ciddiyim.
>
> Var. Ama daha evvel yazdığım gibi, aslında Yüksek Almanca diye
> adlandırılan Alçak Almanca. Sokakta Yüksek derler. Hakiki Yüksek
> Almanca (ki »temiz« veya »standart« değil işte) Dağ Almancası
> (yüksek), yani Güney-Almanca. Alçak Almanca ise Kıyı Almancası (veya
> ova, alçak). Biri Hochdeutsch, biri Niederdeutsch.
> Nederlande/Niederlande/Hollanda da Nederduits konuşuyor, o da bir
> Alçak Almanca, Flamanca da. Frizce ise kendisine has bir dil.

Bilgi ile karisik bir gariplik!

Germanistik adindaki bilim dalindaki terimleri cografi aciklamalar ile
kiyasliyorsun.

> Ama genelde Hochdeutsch ile şu »temiz«, »lehçesiz« (göya) Almanca
> adlandırılıyor, ama sadece sokakta, bilimde öyle değil.

Bugün kullanilan "yüksek Almanca" bilimsel "yüksek Almanca"'nin son
evresi, yansimasi degil mi?
Hochdeutsch, tiyatroda konusulan Almanca'dir.

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 6:31:20 AM3/25/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>> Irkçıların, sağcıların.
>
> Ilk kismi cevapladin, ek sorumu da cevap o zaman: nasil yapiyorum bunu?
> Burada, sence yanlis, bence dogru olan bir gercegi anlatarak mi yaptim
> bunu?

Hayır, tespitlerle değil, desteklediğin şeylerle. Sen melezleşme
düşmanısın, herşey sadece ve sadece dinin için. Yani, Türk için bile
değil, yazık. Ama buyur, hakkın. Demokrasi dediklerinde sana da işte hak
tanımak zorundalar. Şeriatta »demokrasi« kalktıktan sonra, başkalarına söz
hakkı olmaz, onu bilen var ama. Okeyci’ye göre şimdi tabiîki
emp-kuklacılığı yapıyorumdur. Eh işte …

>> Ama seninle hiçbir şekilde aynı fikirde olmayan o üstte isimleri geçen
>> yapılara benzin sattığını
>> dememin sebebi bu!
>
> Bu böyle bile olsa, bundan dolayi beni suclamana hakkin yok. Ben
> bildigimi, inandigimi yaziyorum, baskasi onu istismar edebilir diye
> makaslamiyorum metinlerimi.

Niyet neydi, akıbet ne oldu (MFÖ).

>> Müslümanları veya Türkleri toplamana gerek yok,
>> bırak, herkes kendisi toplanacağa yere doğru gitsin.
>
> Sen öyle arzu ediyorsun diye mi? Asla!

Benim ne arzuladığımı nereden bileceksin? Hep ille de kendi görüşümü mü
ortaya merkez olarak koymam gerek. Ben bazen, şahsen hoşlanmadığım
şeyleri de doğru bulurum, aramızdaki fark bu. ARZU ettiğim şeyler
bambaşka ve buraya layık değil.

>> Benim bir yara olmamı anlarım da, Gagauzlar?! Türkiye Türklerinden
>> eski bir soy, müslümanlıkla irtibatları olmamış, Asya’dan direk
>> Avrupa’ya göçmüşler … senin için yara? Hay maşaallah! :-)
>
> Cünkü onlar ile birlikte kurulacak bir devlet yikilmaya mahkumdur,
> bahsettigim yara bu.

Hüzûn.

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 6:37:48 AM3/25/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

> Hochdeutsch, tiyatroda konusulan Almanca'dir.

Pek canım, sen bilirsin. Öyle olsun da bitsin maşaallah. Ben burada
satıhtan dibe indim, hoşlanmadın :-)

Tiyatroda konuşulan ALmanca derken, onun da özel bir terimi var, ismini
unuttum, ama öyle basit »Hochdeutsch« değil, sahne ve televizyon
Almancası başka kurallara da tabî. Meselâ abwegig apveegik diye değil,
apveegih diye söylenir. Ama aslında boşverebiliriz, burada kime Almanca
öğreteceksin? öyle olsun, kilise vergisini de kessin, kelleyi de kessin
… anlat sen işte. Düzeltmeme gerek yok, sen beni düzelt, herşey
kıvamında olsun :-|

Rifat Albayrak

unread,
Mar 25, 2012, 9:59:05 AM3/25/12
to
On 3/25/2012 3:41 AM, Acephale Lemar wrote:

>> Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.

> Hopla! Tosladin, hem de fena. Basin yarilmis olmali. Kisaca: yaniliyorsun.
> Yanlis hatirlamiyorsam, DP devrinde kuruldular ya da ondan 1, 2 yil
> önce, yani 1950 yillarinda.

1924 de kuruldular.
On sene sonra kapandılar. (Sayıları her sene azalıyordu)
Sonra tek parti sisteminden çok parti sistemine geçerken
chp Kuran kursları açtı. Bunu gören DP (Demokrat Parti-
Adnan Menderes) de İmam Hatip Okullarını geri getirdi.
Geliş o geliş.

Rifat Albayrak

unread,
Mar 25, 2012, 10:06:10 AM3/25/12
to
On 3/25/2012 3:20 AM, Başar Alabay wrote:
> Hamam böceği de, işin boktan tarafı,
> atom bombası patlasa bile, genetiğini bozmuyor …

Katolik Kilisesi ile aynı genetik yapıya sahipler ...

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 11:26:27 AM3/25/12
to
Am 25.03.2012 12:31, schrieb Başar Alabay:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> Irkçıların, sağcıların.
>>
>> Ilk kismi cevapladin, ek sorumu da cevap o zaman: nasil yapiyorum bunu?
>> Burada, sence yanlis, bence dogru olan bir gercegi anlatarak mi yaptim
>> bunu?
>
> Hayır, tespitlerle £eriatta demokrasi olmadigini, olamayacagini burada defalarca yazdimdeğil, desteklediğin şeylerle. Sen melezleşme
> düşmanısın, herşey sadece ve sadece dinin için. Yani, Türk için bile
> değil, yazık. Ama buyur, hakkın. Demokrasi dediklerinde sana da işte hak
> tanımak zorundalar. Şeriatta »demokrasi« kalktıktan sonra, başkalarına söz
> hakkı olmaz, onu bilen var ama. Okeyci’ye göre şimdi tabiîki
> emp-kuklacılığı yapıyorumdur. Eh işte …

Bu konuda, degil.

$eriatta demokrasi olmadigini, olamayacagini defalarca yazdim burda. Sen
o zamanlar daha su'ya buu diyordun :-)

>>> Ama seninle hiçbir şekilde aynı fikirde olmayan o üstte isimleri geçen
>>> yapılara benzin sattığını
>>> dememin sebebi bu!
>>
>> Bu böyle bile olsa, bundan dolayi beni suclamana hakkin yok. Ben
>> bildigimi, inandigimi yaziyorum, baskasi onu istismar edebilir diye
>> makaslamiyorum metinlerimi.
>
> Niyet neydi, akıbet ne oldu (MFÖ).
>
>>> Müslümanları veya Türkleri toplamana gerek yok,
>>> bırak, herkes kendisi toplanacağa yere doğru gitsin.
>>
>> Sen öyle arzu ediyorsun diye mi? Asla!
>
> Benim ne arzuladığımı nereden bileceksin? Hep ille de kendi görüşümü mü
> ortaya merkez olarak koymam gerek. Ben bazen, şahsen hoşlanmadığım
> şeyleri de doğru bulurum, aramızdaki fark bu. ARZU ettiğim şeyler
> bambaşka ve buraya layık değil.

Aman yarabbimcim, satanist misin yoksa? :-)

Kedileri saklayin! :-)

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 11:29:32 AM3/25/12
to
Am 25.03.2012 09:28, schrieb Acephale Lemar:
> porsuk wrote:
>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>> news:jkldpf$771$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>> Başar Alabay wrote:
>>>> Acephale Lemar şunu yazmış:
>>>>
>>>>>>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>>>>>>
>>>>>> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
>>>>>> devletin parası.
>>>>>
>>>>> Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir
>>>>> dayanak yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.
>>>>
>>>> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
>>>> devletin değil?! Anlamadım :-)
>>>
>>> Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini
>>> müslümanlardan kesmek yasal degil.
>>
>> Nasil? Avrupa'da yasayip calismak istemeyen Turklerin yardim parasi
>> almalarini hak olarak mi goruyorsun? Adil mi bu duzen?
>
> Nerede yazmisim onu?
>
> Yazmamis olmama ragmen: eger sartlar yasalara uygun ise, sahtekarlik,
> yalan vs. yok ise, evet, yasal hakkidir calismak istemeyen _herkesin_
> yardim parasi almasi. Hosuna gider veya gitmez, yasal hakkidir.

"Calismak istemeyenin hakki"?

Bunu sosyalamt'ta söyle de ebenin örekesini cilalayiversinler :-)

"$artlar olusmussa" imis... Peh peh...

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 11:35:14 AM3/25/12
to
Saol.

Bildigim, Hochdeutsch ile temiz Almanca'nin kastedildigiydi. Demek
heeerkesler yanlis biliyormus...

Hollandaca ve Flamanca nin ise Amanca-Ingilizca karisimi oldugunu tahmin
ediyordum.

Vay canasina, neler oluyor... :-)




porsuk

unread,
Mar 25, 2012, 12:26:11 PM3/25/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkmna2$qck$4...@geiz-ist-geil.priv.at...
> porsuk wrote:
>>
>> Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.
>
> Hopla! Tosladin, hem de fena. Basin yarilmis olmali. Kisaca: yaniliyorsun.

Yok yanilmiyorum. Hatirlarsan Turkiye'nin ilk anayasasi zaten laik degildi.
Ama asagiya bak bakalim.

> Yanlis hatirlamiyorsam, DP devrinde kuruldular ya da ondan 1, 2 yil önce,
> yani 1950 yillarinda.

Hayir.

Imam Hatiplerin tarihcesi Tevhid-i Tedrisat Kanununa gider. Bu kanun 3 Mart
1924'te kabul edildi. Ilk olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na dayanilarak
1924 yilinda 28 merkezde "Imam Hatip Mektepleri" açildi [bazi kaynaklara
gore 29 okul]. 1927 yilinda okullarin sayisi 2ye inmisti. Ogrenci
yetersizligi nedeniyle 1930 yilinda kapatildi.

1949 yilinda CHP Hükümeti, "Imam Hatip Kurslari" adi altinda 10 ay süreli
kurslar açti. DP iktidara gectikten sonra bu kurslar kaptilip, 7 ilde "Imam
Hatip Okullari" acildi. Bu okullar birinci devresi 4,
ikinci devresi 3 yil olan ve bir bütün teskil eden [kesintili egitim veren]
okullardi.

12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra yapilan düzenleme ile Imam Hatip
orta kisimlari kapatilarak süresi 4 yila indirildi. 1973 yilinda Naim Talu
Hükümeti döneminde Milli Egitim Temel Kanunu'nda yapilan degisiklikle Imam
Hatip Okullari'nin adi "Imam Hatip Lisesi" olarak degistirildi ve
mezunlarina fark dersleri vermelerine gerek kalmadan üniversitelerin
edebiyat kollarina gidebilme hakki tanindi. 26 Ocak 1974'te kurulan MSP-CHP
Hükümeti IHL'nin iki yil önce kapatilan orta kisimlarini tekrar açti.

>
>> Diyanet Isleri de oyle..
>
> Biraz sonra ama öyle olsun, ben kilcik arayanlardan degilim.

3 Mart 1924'te kuruldu, yani Imam Hatiplerin acildigi gun. Yasalar farkli
ama din ile devletin ayrilmasinda atilan paralel adimlardi bunlar. O gun hem
egitim duzenlemelerine gidildi hem de Seriye ve Evkaf Vekaleti kaldirildi,
hilafet lagvedildi ve yerine diyanet isleri kuruldu. Bundan kisa sure sonra
Seriat mahkemeleri de kaldirildi.

>
>>>> Yukarida yazdigim gibi dini agirlikli egitimin devlet okullarinca
>>>> verilmesi bence dogru degil. Hatta hak gaspettigini dusunuyorum.
>>>
>>> Ilk cümlen konuya laikcik penceresinden bakiyor, diger cümlen ise
>>> islami bir ifade.
>>
>> Hak (Tanri anlaminda olmayan) ne zamandan beri islami?
>
> Konu IHO olur ise, ben de islami pencereden bakarim. Hak hem Allah
> anlaminda kullanilir hem de yasal bir hak anlaminda. Bu baglamda da islami
> hak tartistigimiz konu, yoksa hak sadece Islam dinine has bir özellik
> degil.

Benim dusuncemi degistirmiyor. Konuya tabii ki sekuler pencereden bakiyorum
[Turk veya Fransiz laikligi yerine sekuler kavramini tercih ediyorum]. Ama
sekuler/laik pencereden bakarken haksizligi tabii ki gorecegim.

>
>> Gayrimuslimler ve ateistler de haktan anlarlar. Hak evrensel degerdir,
>> herhangi bir
>> dine ozgu degildir.
>
> Aksini mi savundum?

Oyle izlenim olustu bu ilmekte, bir onceki yazinda.

>
>>> Önce bakis acisinda anlasalim. Yoksa dolup dolasiriz, elimize gecmez
>>> bir sey.
>>
>> Yukarida hak konusunda anlasamadigimiza gore...
>
> Ne cabuk hükmedersin sen, her zaman böyle misin? Daha yeni basladik "hak"
> terimini nasil kullandigimiza. Anlasamadik tespiti bence hakikati
> yansitmiyor.

Olsun. Ben o kelimeye takmadim aslinda. Sekuler cercevede degerlendirdigim
konuda "hak" kelimesi gecince islami ifade kullanildigini sandin. O yuzden
bu is uzar da uzar. Istersen uzatiriz ama sonunda bana kizip kumese
atacagindan korkarim ;-)

>
>>> Hep kazani bosaltiyorsun, bir de doldur su kazani: Nasil bir egitim
>>> olmali Türkiye'de?
>>> Hep yerici olacak degilsin ya, biraz da yapici oluver.
>>
>> Ben nasil olacagini yazdim ki. Din egitimi ozel okullarda verilmeli.
>> Devlet okullarinda kaliteli egitim olmali. Baska ilmeklerde de yazdim
>> defalarca.
>
> Sorular:
> Bu özel okullarda sadece din egitimi mi verilecek, yoksa baska derslerde
> verilecek mi?

Okuluna gore. Eger ogrenci normal okula gidiyorsa, din bilgisi ek olarak bu
okullarda verilebilir. Yok, normal okula gitmiyorsa Milli Egitimin programi
+ din dersi okutulur. Sonucta MEB sartlarini yerine getirmek zorunda.

> "kaliteli egitim"den anladigin ne, aciklar misin?

Kacamak yapayim, ters cevireyim ;-) Kalitesiz egitimin tam tersidir.

Pek tabii ogrenciyi bir ust okula hazirlayacak program. Ilkokulda ortaokula
hazirlayacak, ortada liseye, lisede universiteye.

Su an yukarida yazdigim kriterlere uymuyor. Ogrenciler dersaneye gitmek
zorundalar bir ust okula girebilmek icin. Istisnalar var mi? Var.


>
>> Peki sen ne diyorsun?
>
> Cevaplarina bagli.

Yazmisem.

>
>>>> Ornegin, Turkiye'de yasayan Hristiyanlarin vergilerini aliyorsun,
>>>> bir kismini "dindar musluman" yetistirmek icin harciyorsun. Oldu mu?
>>>
>>> Oldu. Onlarin da kendi okullari var, özel okullari, orada dini
>>> bilgiler veriliyor olmali. Eger devlet kasasindan o okullara ayni
>>> yardim verilmiyor ise, ortada haksizlik var, derim.
>>
>> Ozel okullarin devletten yardim alip almadiklarini bilmiyorum.
>
> Ben de bilmiyorum, lakin senin gibi yukardan buyurmuyorum, bilakis "eger"
> gibi kisitlayici, kosulcu baglaci kullaniyorum emin olmadigim hususlarda.
> Ve tabii ki, eger o hristiyanlar türk devlet okullarina gidiyorlar ise,
> devlet nerede mümkün ise, onlara da inanclari geregi dini bilgiyi
> aktarmakla yükümlüdür. Ilaveten, yukarda unutmusum.

Ha, anlasildi. Ben de diyorum ki, devlet okullarinda din dersi sadece
muslumanlar icin ve hatta sadece Sunniler icin. Ozellikle bu sebepten karsi
cikiyorum. Su an Turkiye'de bu grubun disinda kimseye din egitimi yok devlet
okullarinda. "Gonullu" oldugu halde devlet okulunda zorunlu ustelik. Kalkip
birisi ben bu derse girmeyecegim diyemiyor. Hemen gavur yaftasini yiyor
(veya daha kotusu, Alevi diyorlar!).

>
>>>> Almanya'da senden alinan verginin bir kismi papaz okullarina,
>>>> kiliselere falan aktariliyor mu? Aktariliyorsa hosuna gidiyor mu?
>>>
>>> Aktariliyor. Gitmiyor.
>>
>> Cidden mi? Ben bunun uzun yillar once kaldirildigini saniyordum.
>> Herneyse, aktariliyor ve senin hosuna gitmiyor.
>
> Dogrudan aktarilmiyor, dolayli akrailiyor. Biraz Almancan var, "Konkordat"
> kelimesi ile tara, aradigin ayrintilari bulabilirsin, ben geneli
> biliyorum, ayrintilari kurcalamadim.

Evet, devlet, hastane, yasli bakimi, cocuk bakimi falan gibi kurum isleten
dini kuruluslara para veriyormus. Bu verilen para hizmet karsiligiysa ve bu
hizmetleri yapan kuruluslar din ayrimi gozetmiyorsa benim kriterime uymuyor.
Yani, no problem.

>
>> Peki seriati savunan birisinin kiliseye [zorunlu] katkisi seriatla nasil
>> bagdasiyor??
>> Cidden merak ettim.
>
> Bagdasmasi sart mi? Bir nevi cizye olarak görüyorum.

Ama Turkiye'den zorunlu gocmemis olduguna gore.... Gerci Turkiye de sayilmaz
senin icin cunku Seriatla yonetilmiyor. Eh, anladim.

>
>>>> Kaldi ki, senin durumun farkli cunku Almanya'ya gonullu olarak
>>>> gocmussun.
>>>
>>> Göcmen de degilim. Gönüllü de gitmedim, mecburen gittim, alilevi
>>> sebepler, siyasi filan degil.
>>
>> herneyse, Almanya'ya yerlesmissin su veya bu sekilde. Gonullu yazmis
>> olmamin sebebi resmi bir zorunlulugun olmadigindan.. yani anladigim
>> kadariyla (ve teyit etmisin) iltica durumu yok.
>
> Evet, resmi, yasal yoldan geldim buraya.
>
>>> Toplu yasadiklari bölgelerde (kasaba, kent vs.) onlarin dini egitimi
>>> icin ögretmen görevlendirebilirsin, maasini ödeyebilirsin, fakat tek
>>> tük yasadiklari bölgelerde bunu yapmak cok zor. Bunun da caresi var
>>> elbet, Islam dini disindaki dinlerin mensuplarina önce iki, üc ders
>>> verecek ögretmenler yetistirmesi icin imkan verilmeli, onlar da ücra
>>> kasabalara ögretmenlik icin gitmeli.
>>
>> Ya da bu bilgileri mufredat disi birakirsin.
>
> Yani hic din dersi verilmesin devlet okullarinda? Dogru mu anladim simdi
> seni acep?

Evet. 20 yildir yaziyorum. Devlet okullarinda din dersi verilmesin.

>
>>>> Tamam. Ama diyelim ben cocugumu hic okula gondermeden evde kendim
>>>> okuttum (ABD'de bu olanak var. Turkiye'de olup olmadigini
>>>> bilmiyorum),
>>>
>>> Dolayli bildigim tek istisna var, o da Erkin Koray, sahsen ben buna
>>> karsiyim, cünkü bu bölücülerin yoludur. BIreycilik kisitlanmazsa,
>>> sonu felakettir.
>>> Farzediyorum ki okuttun.
>>>
>>>> mufredatini kendim belirledim ve her yil resmi seviye sinavina sokup
>>>> lise diplomasi almasini sagladim... veya disaridan lise diplomasi
>>>> aldi bizim cocuk. Bu cocuk universite sinavlarinda basari
>>>> gosterebiliyorsa istedigi herhangi bir universiteye gidebilmeli.
>>>
>>> Hayir, girmemeli! Istisnasiz! Fakat burada devlet tüm cocuklara,
>>> zihni
>>
>> Nasil? Cocugun elinde diplomasi var OSS'den iyi puan almis ama sen
>> onun universiteye alinmamasini savunuyorsun! Herneyse, teorik konuydu
>> ama senin dusuncelerini bana anlatmaya yetti.
>
> Ben esitlik taraftariyim, bu da Türkiye gibi giris sinavlarina
> katilanlarin _ayni_ egitimden gecmesi sart.
> Senin paran bol diye, cocugunu toplumdan soyutlayarak, onu özel
> ögretmenler vasitasi ile sinavlara hazirlamak, esitlige aykridir, toplumun
> huzurunu da bozacak mahiyettedir. Dolayli yoldan sen foydal/feodal bir
> düzeni yeniden insa etmek istiyorsun, bir nevi ABD modeli savundugun.

Bu zaten oluyor. Parasi cok olan cocugunu ozel okullarda ve ozel hocalar
tarafindan okuttuktan sonra yurtdisina gonderiyorlar. Bu, ozellikle Turkiye
gibi tam gelismemis ulkelerde oluyor.

ABD icin "Land of Opportunity" (Firsat Diyari) dendigini hic duymadin mi?
ABD'de anan fahise bile olsa yuksek mevkiye gelmene engel degil [bkz Bernard
Kerik].

>
>>> Cünkü bunu gerceklestirmek ancak ve ancak esitsizligi sabitlestirir.
>>> Senin imkanlari var diye bunu yaparsan, ne yapsin fukara cocuklari?
>>> Hamal mi olsunlar?
>>
>> Hayir tabii ki. Ama fukara cocuk okula gidemedigi icin disaridan
>> diploma alsa ve universiteye girme hakkini kazansa ben onu
>> universiteye aliyorum, sen almiyorsun!
>
> "disardan diploma" eger devlet okullari veya onlara es baska egitici
> kurumlar, mesela dershaneler ki özel sirketlerdir, araciligi ile almayi
> basarmis ise biri, onu elbette üniversiteye alirim.
> Ben sadece zenginlere has özel okul talebine karsiyim.

Ne yazik ki kapitalist duzen boyle. Ozel okula yilda 10 bin TL veya daha
fazlasini her babayigit yumurtlamiyor.

>
>>>> Bu arada hissen ayni safta yer aldigimizi sanmiyorum.
>>>
>>> Safini degil de safimi anlatirsan (tabii gördügünü), ben de safina
>>> uygun bir cerceve bulurum senin icin.
>>
>> deger mi?
>
> Kesinlikle. Hem, söz veriyorum, haksiz da olsan, itiraz etmeyecegim,
> sadece merakimi gidermek istiyorum. Sana göre hangi safta bulunuyorum?

seriatci oldugunu yazdin. Herhalde o safta goruyorum.

>
>>> Zeka degil mesele, isterse tek basina (ki bu imkansiz, sadece adalet
>>> yerini bulsun diye bu sarti belirtiyorum), isterse özel ögretmenler
>>> tarafindan egitilen cocuklar esitsizlik icinde büyüyeceklerinden,
>>> toplumsal degerlerden bihaber yetiseceklerdir.
>>
>> Iste Turkiye'deki durumu anlattin. MEB okullarinda egitim kalitesi cok
>> dusuk. Cocuklar 10 yasindan 18 yasina kadar dersanelerde sinav cozme
>> sanati ogreniyorlar! Tabii parasi olanlar. Parasi olmayanlar ya kendi
>> inisiyatifiyle ya da (nadiren) bursla birseyler yapmaya calisiyor.
>> Geri kalani hehalde hamal oluyor!
>
> Kuzum, Türkeye'nin egitim seviyesini baska bir ilmekte tartissak, daha iyi
> olmaz mi? Bunun cözümü IHO degildir.

Olurdu ama burada tartistik. Aklin simdi mi basina geldi ;-)

>
>>>> Ben hic kimseyi sallandirmayi dusunmedim. Dindar birisinin boyle
>>>> dusunmesi bana ters geliyor ama senin bilecegin is.
>>>
>>> Sallandirmak son caredir, ilk tedbir asla degildir.
>>> Etkisizlestirmenin baska yollari da var.
>>> Dindar olan benim böyle düsünmem sana ters geliyor ise, neye
>>> dayanarak söylüyorsun? Islam dininde, seriatinde, hukukunda ölüm
>>> cezasi yok mu?
>>
>> Olabilir ama sartlar o kadar agir ki.
>
> Biliyorum, müsterih ol.
> Ya da, vicdanin el veriyorsa, teslim et ve de ki: Karincayi bile
> incitmekten sakinan bir müslüman, insan sallandirmaktan daha cok sakinir.
>
>>> Diger okula nispeten din ile derslerin tümü gönüllü derslerdir
>>> IHO'da.
>>
>> Hadi ya! Derslerin tumu gonullu okul olamaz. Kahvehane mi?
>
> Evvela eksik kelimeyi ekleyerek, düzeltiyorum: "..din ile _ilgili_
> derslerin tümü gönüllü derslerdir IHO'da".

Yapma acep, yapma. O zaman IHO olamaz. IHO'nun amaci din bilgisi vermek ise
ve o dersler gonulluyse duz okuldan farki ne? IHO'ya gideceksen din dersine
gireceksin, bu kadar!

> Bir devlet okulunda bu dersler verilmiyor, IHO'da verildigini bile bile
> gidiyorlar ise, gönüllü derslerdir din ile ilgili derslerin tümü.
> Diger dersler ayni, sadece bu ek, benim gönüllü diye niteledigim dersler
> IHO'da veriliyor.
>
>>> Yani üniversiteye giris sinavi icin gerekli degildir o dersler.
>>
>> Ne demek istedigini bir nebze anlar gibi oldum ama anlamadim.
>
> Din ile ilgili dersler giris sinavi icin gerekli degildir.

Ee bunu biliyoruz zaten. Yazismamizdan belli olmuyor mu?
Tamam da, ben bu ilmegin basindan beri bu tezi savunmuyor muyum? Sonunda
ayni yere geldik diyorum.

>
>>>> Islam dinini yasamdan soyutlamak harekatinda neden Diyaneti
>>>> kaldirmadilar? Oysa halifeligi bile kaldirabilmisti TC. Neden
>>>> IHO'lar, Ilahiyat fakulteleri ve hatta Islam Enstituleri actilar?
>>>
>>> Beni siniyor musun, yoksa ciddi mi soruyorsun?
>>> Ne kadar zeki oldugunu bilmiyorum fakat salak olmadigini gayet iyi
>>> biliyorum, yani cevaplari sen yazabilecek olmalisin.
>>> Gene de ögreteyim. ;-)
>>> Hilafet kaldirildi, cünkü gücüne güveniyordu zorba takimi. IHO
>>> kuruldu, cünkü zorba takimi halk tarafindan umursanmaz oldu, rejim
>>> ortadan kalkma tehlikesi yasadi. Ardindan da bunun yetersizligini
>>> kavradilar, dini istismar icin en etkin ve etikili yöntemin,
>>> kendilerine bagladiklari maasli bir nevi yapay ruhban sinifi ihdas
>>> etmek oldugunu düsündü, uygulamaya basladi.
>>
>> Evet, senin klavyenden okumak daha bir degerli. Bunu sen ve
>> kendilerini laik tanimlayanlar devletin dini kontrol mekanizmasi
>> olarak goruyor ve gerekli oldugunu savunuyor. Ben de gerekli
>> olmadigini savunuyorum.
>
> Yavas gel, ahbap, yavas!
> Ben gerekli oldugunu savunmadim, camurlu elini yikadiktan sonra temiz
> cevabini bekliyorum.

Evet anlam kaymasi olmus. Haklisin. Sonucta laikcilerle ayni noktada
bulustugunuzu ifade etmek isterken fazla olmus. Duzeltiyorum.

>
>>>>> IHO'dan girdin, Diyanet'ten, yani devletin dini denetlemesinden,
>>>>> ciktin. ;-)
>>>>
>>>> Amacim buydu. Demek amacima erisebilmisim :-)
>>>
>>> Killik degil, amaca ulasilir, hedefe erisilir. Nacizane. ;-)
>>
>> Erismek, ulasmak esanlamli degil mi?
>
> Es degil fakat yakin anlamli. Erismek bir nevi basarmak anlamini tasir,
> ulasmak ise aradaki mesafeyi sifirlamak.
> Ben gene de TDK sözlügüne bir bakayim, belki kendimi cürütürüm. ;-)
> erismek: amaca varmak, ulasmak da var orda, ben ise ersimek fiilini
> "yetismek" ile es anlamli kullanirim, mesela: Otobüse eristim/ yetistim
> (kalkmadan evvel). Ankara'ya gitmek ise hedefim, oraya varinca da, ulasmis
> olurum.
>
>> Herneyse ben de muradima ulastim ;-)
>
> Kulanmaya kullanmaya unuttum bazi deyimleri: Onlar erdi muradina/ (burada
> emin degilim, eklemeni, düzeltmeni bekliyorum) biz yiyelim kere.. gibi
> gidiyordu, orta oyununda mi cok kullanilirdi, onu bile hatirlamiyorum. ;-(

Onlar erdi muradina biz cikalim kerevetine.

Hala kerevetin bizim taraflarda kullanilan anlamindan baskasini bilmiyorum o
da bir nevi yatak veya sedir. Muratla alaka nedir hic bir zaman cozemedim.

>

porsuk

unread,
Mar 25, 2012, 12:35:37 PM3/25/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkmna1$qck$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
> porsuk wrote:
>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>> news:jkldpf$771$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>> Başar Alabay wrote:
>>>> Acephale Lemar şunu yazmış:
>>>>
>>>>>>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>>>>>>
>>>>>> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete. Zaten
>>>>>> devletin parası.
>>>>>
>>>>> Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir
>>>>> dayanak yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.
>>>>
>>>> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
>>>> devletin değil?! Anlamadım :-)
>>>
>>> Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini
>>> müslümanlardan kesmek yasal degil.
>>
>> Nasil? Avrupa'da yasayip calismak istemeyen Turklerin yardim parasi
>> almalarini hak olarak mi goruyorsun? Adil mi bu duzen?
>
> Nerede yazmisim onu?

Hem yukarida hem asagida yasal hak oldugunu yaziyorsun. "Yardim parasi yasal
hak,..."

>
> Yazmamis olmama ragmen: eger sartlar yasalara uygun ise, sahtekarlik,
> yalan vs. yok ise, evet, yasal hakkidir calismak istemeyen _herkesin_
> yardim parasi almasi. Hosuna gider veya gitmez, yasal hakkidir.

CalisAmayan dersen kabul edebilirim ama calismak ISTEMEYEN dersen kesinlikle
kabul edemem.

> Bu hakki müslümanlar talep etmedi, Almanlar tanidi yani verdi, ikram

Almanlar bu hakki hangi gerekceyle verdi? Ve alanlarin bir kismi hangi
gerekceyle aliyor?

> etti. Bu yardim herkese verilir, yalniz müslümanlara verilmez, sartlar
> olusmussa tabii. Ve sartlarin olusup olusmadigina da alman memurlar karar
> veriyor, öyle lop diye kimse cebine para koymuyor.
>
> Konu ise o degil: Calisirken maasindan kilise vergisi kesilmeyen

Evet konu o degildi ama oraya geldi iste.

> müslümandan hangi hakla devlet kilise vergisi kesebilir ve bu parayi,
> Basar'in yazdigini hakikat varsayayim, devlet kiliseye aktarmiyorsa, kendi
> kasasina da aktaramaz, aksi halde bizzat kendi yasalarina aykiri davranmis
> olur.
>
> Adil düzen de nereden cikti simdi? Alakasi ne?

Muslumanlarda kul hakki diye bir kavram var ya.

>
>> Cok sakat dusunce!
>
> Sakat düsünce, tataroglu, demedigimi demis gibi gösterip, yandan
> saldirmandir.
>
> Sana gene de yem vereyim: Gecmiste sahte belge düzenleyerek, cocuk parasi
> alanlar vardi. Bu ise müslümana haram, yakismayan bir davranisdir. Cünkü
> yasal hakki yoktu. Baskasinin cocuklarini nüfusuna gecirenler, dogmamis
> bebekleri dogmus gösterenler, bunlar adil, islami davranmadilar.

Iste bu. Umarim istisnai durumdur.
Avrupa'da yasayan Turklerle temaslarimda ABD'de sosyal haklarin iyi olmadigi
yonunde hep. Dovizli askerlik yaparken birbirlerine nasil askerlik yuzunden
yardim alinir falan anlatirlardi. Halbuki dovizli askerlik yardim
gerektirecek durum degil ama her neyse.

Bir tane tanimistim ABD'de.... Almanya'dan buraya gelmis, bir kac ay
calistiktan sonra sizde sosyal hak yok, ben Almanya'da calismadan cok iyi
yasiyorum diye donup gitti. Umarim bunlar istisnai durumlardir.

>

porsuk

unread,
Mar 25, 2012, 12:45:22 PM3/25/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jkmna1$qck$3...@geiz-ist-geil.priv.at...
Demek sadece kendi yoreni taniyorsun.

>
>>> Zikrettigin sebebden dolayi kizlarini okula gönderneler vardi, fakat
>>> sayisi sinirliydi. Simdi öyle mi? Kizini ya da oglunu diger okullara
>>> göndermekten kacinan aileler cocuklarini tereddütsüz IHO'na
>>> gönderdiler.
>>
>> Acaba bunda etken IHO'larin kizlara acilmasi mi, yoksa okur-yazarlilik
>> kampanyalari mi, gelisme mi?
>
> Bence kizlara okumak imkaninin sunulmus olmasi en tikili etkendir.

Bu yuzeysel sonuc. Ben de baska nedenleri var mi diye soruyorum?
Soyle analoji yapalim... Evinin ici sicaciksa yaz mi geldi, kalorifer mi
yandi?

>
>> Rifat gibi yasi 65-70 kusagina bak ve ortalama egitim seviyesine bak.
>> [Ustelik o zamanlar universite sinavi bile yoktu].
>
> O 70'in epey üzerinde olmali. Ne demek istediginden emin degilim.

Onun grubunda ortalama egitim seviyesi pek yuksek degil. Universite
okumamislar cogunlukta. Ortaokul bitirmis olanlari neredeyse yuksek
tahsilli.

>
>> Kendi yas grubuna bak ve ortalama egitim seviyesine bak.

Senin yas grubunda sanirim lise bitirmek daha yaygindir.

>>
>> Yasi 30-40 arasina bak ve ortalama egitim seviyesine bak.

Bu grupta universite mezunlari cogunluk olmayabilir ama hemen hepsi lise
meszunudur.

>>
>> Butun bunlari IHO'lara baglamak basittir.
>
> Ben o yönde bir fikir aciklamadim.

"kizlara okumak imkaninin sunulmus olmasi en tikili etkendir" demissin ve
benim cikardigim zonuc IHO'lara bagladigindir.

>
>>>> Kizlarin IHO'lara alinmasinin ardindaki hedef neydi acaba?
>>>
>>> Bence köy toplumundan sehir toplumuna gecisi hizlandirmak ve bu
>>> gecisin basarili olmasini saglamak. Toplumda parya olarak degil de,
>>> bilincli müslüman Türk olarak yerini almak.
>>
>> Erkek ogrenciler icin hakli olabilirsin ama kiz ogrenciler icin hedef
>> farkliydi bence. Ama bu konuda uzlasamayiz.
>
> Sen sordun, ben de cevapladim. Hosuna gitmesi gerekmez cevabimin.
>
>>> Eger halk arzuluyorsa, istemese de din egitimi vermek zorunda kalir
>>> devlet, cünkü halksiz devlet olamaz. Türkiye'de olan bu. Kisaca.
>>> Basitce.
>>
>> Yokk hayir boyle degil. Bazi konulara devlet girmemeli--ornegin din.
>> Halkin %100'u kesinlikle istiyorsa olabilir ama bu da idealist
>> yaklasim sadece.
>
> Dedigimi nicin baska mecralara cekiyorsun, anlamakta zorlaniyorum.
> Dedigim su: Laik bir devlet bile din dersi vermek zorunda kalabilir, yani
> halk devleti bu yönde zorlayabilir.
> Devlet dine karismali, demedim, ne de ima ettim.

Ima ediyorsun farkinda olmasan bile. Cunku devlet din egitimi verdigi an
dine karismis olur!

> Amaclarin dogrultusunda ifadelerimi oraya buraya cekmenden hoslanmadigimi
> bildiriyorum.

Yeteri kadar acikladim.

>

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:57:01 PM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> Irkçıların, sağcıların.
>>
>> Ilk kismi cevapladin, ek sorumu da cevap o zaman: nasil yapiyorum
>> bunu? Burada, sence yanlis, bence dogru olan bir gercegi anlatarak
>> mi yaptim bunu?
>
> Hayır, tespitlerle değil, desteklediğin şeylerle. Sen melezleşme
> düşmanısın, herşey sadece ve sadece dinin için. Yani, Türk için bile

Bir daha: Düsmani degilim, taraftari degilim, ama _karsitiyim_, Almanca
Gegner, nicht Feind. Geht das in deinen Schädel rein!

Benim icin ilk ölcek, elbette Islam dir; isine gelmis, gelmemis,
umurumda degil, tipki senin ölk ölcegin avrupai bakis, o da umurumda
degil, yani seninle yazismama engel teskil etmiyor.

> değil, yazık. Ama buyur, hakkın. Demokrasi dediklerinde sana da işte
> hak tanımak zorundalar.

Türkiye ikinci sirada, Türkler ücüncü sirada. Merakini giderebildim mi
acep?

> Şeriatta »demokrasi« kalktıktan sonra, başkalarına söz hakkı olmaz,
> onu bilen var ama.

Bildigin anlamda ve capinda yok, fakat _hic de_ yok anlamini cikarmak,
insafsizlik kanitidir.

> Okeyci’ye göre şimdi tabiîki emp-kuklacılığı yapıyorumdur. Eh işte …

Kim bu adam? Taniyor muyum?

>> Bu böyle bile olsa, bundan dolayi beni suclamana hakkin yok. Ben
>> bildigimi, inandigimi yaziyorum, baskasi onu istismar edebilir diye
>> makaslamiyorum metinlerimi.
>
> Niyet neydi, akıbet ne oldu (MFÖ).

Öyle de görebilirsin; tabii arzulamadigim yan etkilerini düsünmüyor
degilim gönderdigim metinlerin, fakat nu hususda seninle _ayni_ kanaati
paylasmak gibi bir mecburiyet yok.

>>> Benim bir yara olmamı anlarım da, Gagauzlar?! Türkiye Türklerinden
>>> eski bir soy, müslümanlıkla irtibatları olmamış, Asya’dan direk
>>> Avrupa’ya göçmüşler … senin için yara? Hay maşaallah! :-)
>>
>> Cünkü onlar ile birlikte kurulacak bir devlet yikilmaya mahkumdur,
>> bahsettigim yara bu.
>
> Hüzûn.

Ben de. Fakat sebepler ayni degil. Biliyoruz.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:57:03 PM3/25/12
to
porsuk wrote:
> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
> news:jkmna1$qck$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
>> porsuk wrote:
>>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>>> news:jkldpf$771$2...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>>> Başar Alabay wrote:
>>>>> Acephale Lemar şunu yazmış:
>>>>>
>>>>>>>> Nereye gitti bu kesilen paralar? Kagitta mi kaldilar?
>>>>>>>
>>>>>>> Bürokrasinin içinden geldikleri yere iade gittiler, devlete.
>>>>>>> Zaten devletin parası.
>>>>>>
>>>>>> Hayir, devletin parasi degil, cünkü kesilen para icin yasal bir
>>>>>> dayanak yok, o paralar müslümanlarin yasal hakkidir.
>>>>>
>>>>> Eee, şey, şimdi devletin sana verdiği sosyal yardım parası nasıl
>>>>> devletin değil?! Anlamadım :-)
>>>>
>>>> Yardim parasi yasal hak, yardim parasindan kilise vergisini
>>>> müslümanlardan kesmek yasal degil.
>>>
>>> Nasil? Avrupa'da yasayip calismak istemeyen Turklerin yardim parasi
>>> almalarini hak olarak mi goruyorsun? Adil mi bu duzen?
>>
>> Nerede yazmisim onu?
>
> Hem yukarida hem asagida yasal hak oldugunu yaziyorsun. "Yardim
> parasi yasal hak,..."

Ben nerede "calismak istemeyen Türklerin" kismini kasdettim, bunu sen de
bal gibi biliyorsun, detail master. Yaptigini bu kez nitelendirmiyorum,
agzim bozulacak aksam aksam. ;-(
Evet, onlar icin de yasal hak; var mi bir diyecegin? Parayi dagitan
makamin imkanlari genis, yakalasinlar sahtekarlari, agir para ve hapis
cezasi versinler...ben de aklislayayim.
Rahatladin mi simdi!

>> Yazmamis olmama ragmen: eger sartlar yasalara uygun ise, sahtekarlik,
>> yalan vs. yok ise, evet, yasal hakkidir calismak istemeyen _herkesin_
>> yardim parasi almasi. Hosuna gider veya gitmez, yasal hakkidir.
>
> CalisAmayan dersen kabul edebilirim ama calismak ISTEMEYEN dersen
> kesinlikle kabul edemem.

Yahu sen nasil tespit edeceksin kimin calismak istemedigini? Get real,
dude!
Varsayimlar üzerinde senin oyunlarina mi gelecek sandin beni?

>> Bu hakki müslümanlar talep etmedi, Almanlar tanidi yani verdi, ikram
>
> Almanlar bu hakki hangi gerekceyle verdi? Ve alanlarin bir kismi hangi
> gerekceyle aliyor?

Bak, onu Basar anlatsin, ben de kesinlikle, olumlu veya olumsuz bir
kelime dahi sarfetmeyecegim. Anlastik, anladin?

>> Konu ise o degil: Calisirken maasindan kilise vergisi kesilmeyen
>
> Evet konu o degildi ama oraya geldi iste.
>
>> müslümandan hangi hakla devlet kilise vergisi kesebilir ve bu parayi,
>> Basar'in yazdigini hakikat varsayayim, devlet kiliseye aktarmiyorsa,
>> kendi kasasina da aktaramaz, aksi halde bizzat kendi yasalarina
>> aykiri davranmis olur.
>>
>> Adil düzen de nereden cikti simdi? Alakasi ne?
>
> Muslumanlarda kul hakki diye bir kavram var ya.

Onu yardim alanlar anlatsin, ben Allah'a sükür, 1 Cent yardim bile
almadim calismaya basladiktan beri.

>> Sana gene de yem vereyim: Gecmiste sahte belge düzenleyerek, cocuk
>> parasi alanlar vardi. Bu ise müslümana haram, yakismayan bir
>> davranisdir. Cünkü yasal hakki yoktu. Baskasinin cocuklarini
>> nüfusuna gecirenler, dogmamis bebekleri dogmus gösterenler, bunlar
>> adil, islami davranmadilar.
>
> Iste bu. Umarim istisnai durumdur.
> Avrupa'da yasayan Turklerle temaslarimda ABD'de sosyal haklarin iyi
> olmadigi yonunde hep. Dovizli askerlik yaparken birbirlerine nasil
> askerlik yuzunden yardim alinir falan anlatirlardi. Halbuki dovizli
> askerlik yardim gerektirecek durum degil ama her neyse.
>
> Bir tane tanimistim ABD'de.... Almanya'dan buraya gelmis, bir kac ay
> calistiktan sonra sizde sosyal hak yok, ben Almanya'da calismadan cok
> iyi yasiyorum diye donup gitti. Umarim bunlar istisnai durumlardir.

"sosyal hak"dan sadece mali yardim anlama, is anlasmasinin icerikleri de
buna dahil, sendika burada ABD'ye nispeten daha etkin ve sosyal demokrat
diye de taninan cizgide, alsinda iki, üc 2. sira partileri disinda, en
büyük iki parti arasindaki farklar bu acidan o kadar derin degildir.
Mesela burada calisani kolay kolay sepetleyemezsin.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:57:04 PM3/25/12
to
porsuk wrote:
> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
> news:jkmna2$qck$4...@geiz-ist-geil.priv.at...
>> porsuk wrote:
>>>
>>> Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.
>>
>> Hopla! Tosladin, hem de fena. Basin yarilmis olmali. Kisaca:
>> yaniliyorsun.
>
> Yok yanilmiyorum. Hatirlarsan Turkiye'nin ilk anayasasi zaten laik
> degildi. Ama asagiya bak bakalim.
>
>> Yanlis hatirlamiyorsam, DP devrinde kuruldular ya da ondan 1, 2 yil
>> önce, yani 1950 yillarinda.
>
> Hayir.
>
> Imam Hatiplerin tarihcesi Tevhid-i Tedrisat Kanununa gider. Bu kanun
> 3 Mart 1924'te kabul edildi. Ilk olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na
> dayanilarak 1924 yilinda 28 merkezde "Imam Hatip Mektepleri" açildi
> [bazi kaynaklara gore 29 okul]. 1927 yilinda okullarin sayisi 2ye
> inmisti. Ogrenci yetersizligi nedeniyle 1930 yilinda kapatildi.

Evet, fakat bunu saymadim, taktik sebpden dolayi acildi ve kapandi
nitekim.

> 1949 yilinda CHP Hükümeti, "Imam Hatip Kurslari" adi altinda 10 ay
> süreli kurslar açti. DP iktidara gectikten sonra bu kurslar kaptilip,
> 7 ilde "Imam Hatip Okullari" acildi. Bu okullar birinci devresi 4,
> ikinci devresi 3 yil olan ve bir bütün teskil eden [kesintili egitim
> veren] okullardi.

Asil IHO tarihi burada baslar.

>>> Diyanet Isleri de oyle..
>>
>> Biraz sonra ama öyle olsun, ben kilcik arayanlardan degilim.
>
> 3 Mart 1924'te kuruldu, yani Imam Hatiplerin acildigi gun. Yasalar
> farkli ama din ile devletin ayrilmasinda atilan paralel adimlardi
> bunlar. O gun hem egitim duzenlemelerine gidildi hem de Seriye ve
> Evkaf Vekaleti kaldirildi, hilafet lagvedildi ve yerine diyanet
> isleri kuruldu. Bundan kisa sure sonra Seriat mahkemeleri de
> kaldirildi.

IHO ile Diyanet arasindaki fark, Diyanet'in kapatilmadan bu güne dek
gelmis olmasi.

> Benim dusuncemi degistirmiyor. Konuya tabii ki sekuler pencereden
> bakiyorum [Turk veya Fransiz laikligi yerine sekuler kavramini tercih
> ediyorum]. Ama sekuler/laik pencereden bakarken haksizligi tabii ki
> gorecegim.

Ilimli müslüman kisaca.

>>> Ben nasil olacagini yazdim ki. Din egitimi ozel okullarda verilmeli.
>>> Devlet okullarinda kaliteli egitim olmali. Baska ilmeklerde de
>>> yazdim defalarca.
>>
>> Sorular:
>> Bu özel okullarda sadece din egitimi mi verilecek, yoksa baska
>> derslerde verilecek mi?
>
> Okuluna gore. Eger ogrenci normal okula gidiyorsa, din bilgisi ek
> olarak bu okullarda verilebilir. Yok, normal okula gitmiyorsa Milli
> Egitimin programi + din dersi okutulur. Sonucta MEB sartlarini yerine
> getirmek zorunda.

Soruma dogrudan cevap vermedin. Farkinda misin acep? Alt konu: özel
okullar.

>> "kaliteli egitim"den anladigin ne, aciklar misin?
>
> Kacamak yapayim, ters cevireyim ;-) Kalitesiz egitimin tam tersidir.
>
> Pek tabii ogrenciyi bir ust okula hazirlayacak program. Ilkokulda
> ortaokula hazirlayacak, ortada liseye, lisede universiteye.
>
> Su an yukarida yazdigim kriterlere uymuyor. Ogrenciler dersaneye
> gitmek zorundalar bir ust okula girebilmek icin. Istisnalar var mi?
> Var.

Kisaca: Egitim seviyesi ögrencileri dershanelere muhtac etmeyececek
kadar iyilestirilmelidir. Dershaneler, üniversiteye hazirlayan
dershaneler tabii, her ülkenin utanc duvaridir.

> Ha, anlasildi. Ben de diyorum ki, devlet okullarinda din dersi sadece
> muslumanlar icin ve hatta sadece Sunniler icin. Ozellikle bu sebepten
> karsi cikiyorum. Su an Turkiye'de bu grubun disinda kimseye din
> egitimi yok devlet okullarinda. "Gonullu" oldugu halde devlet
> okulunda zorunlu ustelik. Kalkip birisi ben bu derse girmeyecegim
> diyemiyor. Hemen gavur yaftasini yiyor (veya daha kotusu, Alevi
> diyorlar!).

Evet, bu bir sorun.

>> Dogrudan aktarilmiyor, dolayli akrailiyor. Biraz Almancan var,
>> "Konkordat" kelimesi ile tara, aradigin ayrintilari bulabilirsin,
>> ben geneli biliyorum, ayrintilari kurcalamadim.
>
> Evet, devlet, hastane, yasli bakimi, cocuk bakimi falan gibi kurum
> isleten dini kuruluslara para veriyormus. Bu verilen para hizmet
> karsiligiysa ve bu hizmetleri yapan kuruluslar din ayrimi
> gozetmiyorsa benim kriterime uymuyor. Yani, no problem.

Ha, bak, bu görüsü, desteklemesem de, saygi ile kaydederim. Bence bu
Almanya'da olmamasi gereken bir garibet.

>> Yani hic din dersi verilmesin devlet okullarinda? Dogru mu anladim
>> simdi seni acep?
>
> Evet. 20 yildir yaziyorum. Devlet okullarinda din dersi verilmesin.

Tamam.

>> Ben esitlik taraftariyim, bu da Türkiye gibi giris sinavlarina
>> katilanlarin _ayni_ egitimden gecmesi sart.
>> Senin paran bol diye, cocugunu toplumdan soyutlayarak, onu özel
>> ögretmenler vasitasi ile sinavlara hazirlamak, esitlige aykridir,
>> toplumun huzurunu da bozacak mahiyettedir. Dolayli yoldan sen
>> foydal/feodal bir düzeni yeniden insa etmek istiyorsun, bir nevi ABD
>> modeli savundugun.
>
> Bu zaten oluyor. Parasi cok olan cocugunu ozel okullarda ve ozel
> hocalar tarafindan okuttuktan sonra yurtdisina gonderiyorlar. Bu,
> ozellikle Turkiye gibi tam gelismemis ulkelerde oluyor.

Bu yasaklanmali derhal! Bölücülük buna derim ben.

>>> deger mi?
>>
>> Kesinlikle. Hem, söz veriyorum, haksiz da olsan, itiraz etmeyecegim,
>> sadece merakimi gidermek istiyorum. Sana göre hangi safta
>> bulunuyorum?
>
> seriatci oldugunu yazdin. Herhalde o safta goruyorum.

Peki, o safin sana göre özellikleri nedir? ;-)

>> Kuzum, Türkeye'nin egitim seviyesini baska bir ilmekte tartissak,
>> daha iyi olmaz mi? Bunun cözümü IHO degildir.
>
> Olurdu ama burada tartistik. Aklin simdi mi basina geldi ;-)

Senin egitim üzerine tartisacagini nereden bilebilirdim ki acep?

>> Evvela eksik kelimeyi ekleyerek, düzeltiyorum: "..din ile _ilgili_
>> derslerin tümü gönüllü derslerdir IHO'da".
>
> Yapma acep, yapma. O zaman IHO olamaz. IHO'nun amaci din bilgisi
> vermek ise ve o dersler gonulluyse duz okuldan farki ne? IHO'ya
> gideceksen din dersine gireceksin, bu kadar!

Sen bakis acimi anlamiyorsun. Esitlik icin MEB müfredati _tüm_ okullarda
ayni. IHO'da buna ilaveten dini dersler var. Iste bu dini dersler diger
liselerde olmadigindan, IHO'ya gidenler de bu derslere gönüllü
giriyorlar. Sen diyorsun ki, okulu adi IH diye, onlar mecburen
giriyorlar. Bu zatan bilinen bakis acisi, ama bir de alim, verim
acisindan, maliyetinden baksana olaya.

>> Din ile ilgili dersler giris sinavi icin gerekli degildir.
>
> Ee bunu biliyoruz zaten. Yazismamizdan belli olmuyor mu?

O zaman, iste o zaman, din ile ilgili dersler gönüllü, istege bagli
olmus olurlar.

>>> Evet, senin klavyenden okumak daha bir degerli. Bunu sen ve
>>> kendilerini laik tanimlayanlar devletin dini kontrol mekanizmasi
>>> olarak goruyor ve gerekli oldugunu savunuyor. Ben de gerekli
>>> olmadigini savunuyorum.
>>
>> Yavas gel, ahbap, yavas!
>> Ben gerekli oldugunu savunmadim, camurlu elini yikadiktan sonra temiz
>> cevabini bekliyorum.
>
> Evet anlam kaymasi olmus. Haklisin. Sonucta laikcilerle ayni noktada
> bulustugunuzu ifade etmek isterken fazla olmus. Duzeltiyorum.

Tesekkür ediyorum. Unuttum, gitti.

>> Kulanmaya kullanmaya unuttum bazi deyimleri: Onlar erdi muradina/
>> (burada emin degilim, eklemeni, düzeltmeni bekliyorum) biz yiyelim
>> kere.. gibi gidiyordu, orta oyununda mi cok kullanilirdi, onu bile
>> hatirlamiyorum. ;-(
>
> Onlar erdi muradina biz cikalim kerevetine.

Tekrar tesekkür ediyorum; oluyor bazan böyle hatira bosluklari.

> Hala kerevetin bizim taraflarda kullanilan anlamindan baskasini
> bilmiyorum o da bir nevi yatak veya sedir. Muratla alaka nedir hic
> bir zaman cozemedim.

Belki su: Onlar evlendiler, yeni bir ev kurdular (ev-lenmek de buna
isaret ediyor zatan!), aliledeki odalarini, esyalarini biraktilar,
geride kalanlar da cikiyorlar, kullaniyorlar. Sadece bir yorum. hakikati
belki halk müzigi, orta oyunu vs. ile sayfalarda bulacagini saniyorum.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:57:06 PM3/25/12
to
porsuk wrote:
> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message

>>> Kayit disi din egitimi sadece elifbadan ibaret degildi. Islam
>>> ilmihali, islamin sarti, namaz kilmak vs. giriyordu bu isin icine.
>>
>> Yaz tatilinde acilan Kuran derslerinde agirlik genelde Arapca'yi
>> okuyabilmekti. Gerisini kismen zatan okul kitabindan ögrenmek
>> mümkündü, ya da aileden ögrenirdi insan. Bahsettigin bilgiler
>> _tanidigim_ hic bir Kuran dersinde ders olarak aktarilmadi.
>
> Demek sadece kendi yoreni taniyorsun.

Hayir, sadece yöremi tanimadim, tanimadigim yöreden tanistiklarima da
sordum bazan, yani yeri geldiginde. Senin anlattigin ancak ücra
köylerde, özel olarak evlerde yapilirdi, camide veya yakininda acilan
derslerde verilmezdi, verilemezdi, cünkü ilgi seviyesi farkl idi, fakat
bir hafizin, dini bilgisi derin bir alimin özel derslerine, sohbetlerine
katilarak, zikrettigin konulardaki bilgisini genisletmek mümkündü.

>>> Acaba bunda etken IHO'larin kizlara acilmasi mi, yoksa
>>> okur-yazarlilik kampanyalari mi, gelisme mi?
>>
>> Bence kizlara okumak imkaninin sunulmus olmasi en tikili etkendir.
>
> Bu yuzeysel sonuc. Ben de baska nedenleri var mi diye soruyorum?
> Soyle analoji yapalim... Evinin ici sicaciksa yaz mi geldi, kalorifer
> mi yandi?

Evelemden düsünceni telaffuz et ya da birak. Cocuksu oyunlardan zevk
almiyorum.

> Senin yas grubunda sanirim lise bitirmek daha yaygindir.

Sen kac yasindasin ki, kusagini ayricaliklasmis görüyorsun? EN kötü
ihtimale göre benden 5 yas büyüksün, sahsen seni 2, 3 yas kücük
saniyorum.

>>> Butun bunlari IHO'lara baglamak basittir.
>>
>> Ben o yönde bir fikir aciklamadim.
>
> "kizlara okumak imkaninin sunulmus olmasi en tikili etkendir"
> demissin ve benim cikardigim zonuc IHO'lara bagladigindir.

Sen kullandigin kelimeleri özenle secmiyorsun! "bütün" yerine
"cogunlukla/ ekseriyetle" baslasaydin, o zaman ben de IHO'na baglardim
büyük ölcüde, tümden degil amma, cünkü zorunlu egitimin de etkisi var,
orta okul mezunlarinin aldiklari saat ücretleri, calisma sartlari
biliniyor vs. Bunlar da birer etken.

>>> Yokk hayir boyle degil. Bazi konulara devlet girmemeli--ornegin din.
>>> Halkin %100'u kesinlikle istiyorsa olabilir ama bu da idealist
>>> yaklasim sadece.
>>
>> Dedigimi nicin baska mecralara cekiyorsun, anlamakta zorlaniyorum.
>> Dedigim su: Laik bir devlet bile din dersi vermek zorunda kalabilir,
>> yani halk devleti bu yönde zorlayabilir.
>> Devlet dine karismali, demedim, ne de ima ettim.
>
> Ima ediyorsun farkinda olmasan bile. Cunku devlet din egitimi verdigi
> an dine karismis olur!

Ben yazmisim "laik devlet", sen yaziyorsun "devlet". Beni, Rifat'i
kizdiran senin bu cirkin huyun, alsikanligin, her ne ise.Daha acik
yazayim, yazdigimi yorayim: Halk isterse eger, laik devleti tarihin
cöplügüne atabilir.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 3:57:16 PM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>> Hochdeutsch, tiyatroda konusulan Almanca'dir.
>
> Pek canım, sen bilirsin. Öyle olsun da bitsin maşaallah. Ben burada
> satıhtan dibe indim, hoşlanmadın :-)
>
> Tiyatroda konuşulan ALmanca derken, onun da özel bir terimi var,
> ismini unuttum, ama öyle basit »Hochdeutsch« değil, sahne ve
> televizyon Almancası başka kurallara da tabî. Meselâ abwegig apveegik
> diye değil, apveegih diye söylenir. Ama aslında boşverebiliriz,

Evet, burda konusulan "yüksek Almanca'ya" benzer ama ayni degildir.
Galiba ARD, ZDF haberlerini sunanlarda da bu diksiyon marifeti
araniyormus.

> burada kime Almanca öğreteceksin? öyle olsun, kilise vergisini de
> kessin, kelleyi de kessin … anlat sen işte. Düzeltmeme gerek yok, sen
> beni düzelt, herşey kıvamında olsun :-|

Sen galiba baska bakis acilarina tahammül edemiyorsun. Alinglik icin
sebep görmüyorum.

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:08:48 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

> Aman yarabbimcim, satanist misin yoksa? :-)

Sen git bir COS ilkelerini oku. Bakalım ne dersin.

> Kedileri saklayin! :-)

Benim kara bir kedim var :-)

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:18:48 PM3/25/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>> Almanlar bu hakki hangi gerekceyle verdi? Ve alanlarin bir kismi hangi
>> gerekceyle aliyor?
>
> Bak, onu Basar anlatsin, ben de kesinlikle, olumlu veya olumsuz bir
> kelime dahi sarfetmeyecegim. Anlastik, anladin?

Porsuk onu biliyor, anlatmama gerek yok. Kendisi bir yerde adlandırmış.

>>> Konu ise o degil: Calisirken maasindan kilise vergisi kesilmeyen
>>
>> Evet konu o degildi ama oraya geldi iste.

Kilise vergisi kesilmemişti, o bir komplo teoricileri nanesi :-)))

> Onu yardim alanlar anlatsin, ben Allah'a sükür, 1 Cent yardim bile
> almadim calismaya basladiktan beri.

Yardım almak ayıp değil. Sadece kamuya bok atıp, kamudan almak istemek,
o biraz problematik. Bu burada bazı dinciler tarafından çøk güzel
yapılır. Gâvurlara zarar falandan …

Gücü yetmeyin, problemi olan, topluma belki sadece düşüncesini
sunabilen, müslüman olsun, ateist olsun, problem değil. Ama nefret ve
ver bakiim? Bilmem yani.

> Mesela burada calisani kolay kolay sepetleyemezsin.

Bundan ne yazık ki son zamanlarda pek emin değılim. İnşaallah yine öyle
olur, ama insanlar daha ve daha koyun sürüsü hâline geliyor/getiriliyor.
Bakalım.

Herkes inek gibi çalışmalı tutuculuğum da yok. Aslında garip … ta
70’lerde magina ve ropott düşleri vardı ya … hani makineler işleyecek de
biz tatil yapcaaz? Nah. Ya tvoy sluga ya tvoy rabotnik :-)))

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:23:47 PM3/25/12
to
Acephale Lemar şunu yazmış:

>> burada kime Almanca öğreteceksin? öyle olsun, kilise vergisini de
>> kessin, kelleyi de kessin … anlat sen işte. Düzeltmeme gerek yok, sen
>> beni düzelt, herşey kıvamında olsun :-|
>
> Sen galiba baska bakis acilarina tahammül edemiyorsun. Alinglik icin
> sebep görmüyorum.

Affedersin ama Almanca veya Türkce gramer kurallarında görüş açısı pek
yok. Hadi, Almanca’da eski mi, yeni mi kurallara göre diye
anlaşır/anlaşmayız, ama Türkçe’de (meselâ)? Tek bildiğim »problem« –
şapka bir var bir yok. Almanca’da da ben eski tarz yazarım, yeni tarzı
bilisem de, sevmem.

Bakış açısı tahammülünde aman dikkat et, aheste.

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 4:25:35 PM3/25/12
to
Am 25.03.2012 22:08, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>> Aman yarabbimcim, satanist misin yoksa? :-)
>
> Sen git bir COS ilkelerini oku. Bakalım ne dersin.

Nedir o? Bir alaman cesidi mi? :-)

>> Kedileri saklayin! :-)
>
> Benim kara bir kedim var :-)

Sakin ona yaklasma :-)

> B. Alabay
>

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 4:30:13 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

> Bildigim, Hochdeutsch ile temiz Almanca'nin kastedildigiydi. Demek
> heeerkesler yanlis biliyormus...

Evet, genelde temiz Almanca diye tanımlanıyor, ama yeri gelmişken, bunun
aslında yanlış olduğunu bildirmek istedim. Acep ile bu konularda hop
diye görüş karmaşasına girmek mümkün, hehe :-) Ama şimdi de şunun yeri
geldi: Almancası bence ÇOK muazzam, sen bakma benim arada sırada
yaptığım uçlara.

> Hollandaca ve Flamanca nin ise Amanca-Ingilizca karisimi oldugunu tahmin
> ediyordum.

Hollandaca ve Flamanca aslında aynı dil :-) İkisi de saf Alçak Almanca.
Büyük (ve ilginç) fark – iml\âlarını telâfuzlarına göre ayarlamışlar.
İsviçre’deki Alemanca için bunu yapmamışlar. Halbuki »dil/lehçe
uzaklığı« aynı.

Ve hep diyorum, İngilizce bir Almanca (Cermence) Fransızca (Romanca)
karışımı (basitçe). Öyle yeho …

Bakalım şimdi Törökçeh ile Alamancah beraber »Kiezdeutsch« olarak
n’olcak, şimdi dil bilimleri buna sarıldı, çoh moddah, hadi çüş felan.
Midemi bulandırıyor, ama ne yapalım, Kankaca işte. Yani Kankanacktscha.

> Vay canasina, neler oluyor... :-)

Boş lâflar dönüyor falan :-)))

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 4:42:37 PM3/25/12
to
Am 25.03.2012 22:23, schrieb Başar Alabay:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> burada kime Almanca öğreteceksin? öyle olsun, kilise vergisini de
>>> kessin, kelleyi de kessin … anlat sen işte. Düzeltmeme gerek yok, sen
>>> beni düzelt, herşey kıvamında olsun :-|
>>
>> Sen galiba baska bakis acilarina tahammül edemiyorsun. Alinglik icin
>> sebep görmüyorum.
>
> Affedersin ama Almanca veya Türkce gramer kurallarında görüş açısı pek
> yok. Hadi, Almanca’da eski mi, yeni mi kurallara göre diye
> anlaşır/anlaşmayız, ama Türkçe’de (meselâ)? Tek bildiğim »problem« –
> şapka bir var bir yok.

$apka kalkali yillar oldu. Fakat aliskanligi sürdürenler var. Yagmur
Adsiz, mesela.

> Almanca’da da ben eski tarz yazarım, yeni tarzı
> bilisem de, sevmem.

Duden amcan duymasin :-)

> Bakış açısı tahammülünde aman dikkat et, aheste.

O simdi cihad yapiyo :-)

> B. Alabay
>

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 4:51:47 PM3/25/12
to
Am 25.03.2012 22:30, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>> Bildigim, Hochdeutsch ile temiz Almanca'nin kastedildigiydi. Demek
>> heeerkesler yanlis biliyormus...
>
> Evet, genelde temiz Almanca diye tanımlanıyor, ama yeri gelmişken, bunun
> aslında yanlış olduğunu bildirmek istedim. Acep ile bu konularda hop
> diye görüş karmaşasına girmek mümkün, hehe :-) Ama şimdi de şunun yeri
> geldi: Almancası bence ÇOK muazzam, sen bakma benim arada sırada
> yaptığım uçlara.

E, onun anadili... :-)

>> Hollandaca ve Flamanca nin ise Amanca-Ingilizca karisimi oldugunu tahmin
>> ediyordum.
>
> Hollandaca ve Flamanca aslında aynı dil :-)

Yöresel farklari cok. Flamanlarin yazi dili Hollandaca olmasina ragmen...

> İkisi de saf Alçak Almanca.
> Büyük (ve ilginç) fark – iml\âlarını telâfuzlarına göre ayarlamışlar.
> İsviçre’deki Alemanca için bunu yapmamışlar. Halbuki »dil/lehçe
> uzaklığı« aynı.

Isvicre Almancasi da yok. Vallahi.

Wallis'lileri Almanca konusan diger Isvicreli'ler hemen hic anlamazlar.
Daagoov! Ne bu simdi? Tagwohl!! Ebesinin örekesi :-)

> Ve hep diyorum, İngilizce bir Almanca (Cermence) Fransızca (Romanca)
> karışımı (basitçe). Öyle yeho …
>
> Bakalım şimdi Törökçeh ile Alamancah beraber »Kiezdeutsch« olarak
> n’olcak, şimdi dil bilimleri buna sarıldı, çoh moddah, hadi çüş felan.
> Midemi bulandırıyor, ama ne yapalım, Kankaca işte. Yani Kankanacktscha.

Kaya Yanar: Du alder, ih mah dih kirankenhaus! (Yildirims'den)

:-)

>> Vay canasina, neler oluyor... :-)
>
> Boş lâflar dönüyor falan :-)))

Yok vallah, bu yasima geldim, ilk kez tiefdoyc'dan bahseden bir alaman
duydum :-)

E, ögrenmenin yasi yoktur, denir ya. Hele alaman teknik titizligi isin
icine girmisse :-)

> B. Alabay
>

porsuk

unread,
Mar 25, 2012, 4:55:03 PM3/25/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jknt93$21dp$4...@geiz-ist-geil.priv.at...
>
> Ben yazmisim "laik devlet", sen yaziyorsun "devlet". Beni, Rifat'i
> kizdiran senin bu cirkin huyun, alsikanligin, her ne ise.Daha acik

Avukatlarla calismadigin(iz) icin bu meseleleri anlamazsiniz ;-)


porsuk

unread,
Mar 25, 2012, 5:00:18 PM3/25/12
to

"Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
news:jknt92$21dp$3...@geiz-ist-geil.priv.at...
> porsuk wrote:
>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>> news:jkmna2$qck$4...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>> porsuk wrote:
>>>>
>>>> Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.
>>>
>>> Hopla! Tosladin, hem de fena. Basin yarilmis olmali. Kisaca:
>>> yaniliyorsun.
>>
>> Yok yanilmiyorum. Hatirlarsan Turkiye'nin ilk anayasasi zaten laik
>> degildi. Ama asagiya bak bakalim.
>>
>>> Yanlis hatirlamiyorsam, DP devrinde kuruldular ya da ondan 1, 2 yil
>>> önce, yani 1950 yillarinda.
>>
>> Hayir.
>>
>> Imam Hatiplerin tarihcesi Tevhid-i Tedrisat Kanununa gider. Bu kanun
>> 3 Mart 1924'te kabul edildi. Ilk olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na
>> dayanilarak 1924 yilinda 28 merkezde "Imam Hatip Mektepleri" açildi
>> [bazi kaynaklara gore 29 okul]. 1927 yilinda okullarin sayisi 2ye
>> inmisti. Ogrenci yetersizligi nedeniyle 1930 yilinda kapatildi.
>
> Evet, fakat bunu saymadim, taktik sebpden dolayi acildi ve kapandi
> nitekim.

Saymadin degil, bilmedin! Nazik bir sekilde bilgiyi aktardiktan sonra bile
bu tarzin dusundurucu.

Bir kere "yaw, yanlislik yapmisim, hata etmisim, haklisin" demiyecek misin?

Geri kalanini belki sonra okurum--simdilik burada takilip kaldim. Verdigin
gerekce de "taktik, vs" zaten yanlis.


>

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 5:36:44 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

>> Sen git bir COS ilkelerini oku. Bakalım ne dersin.
>
> Nedir o? Bir alaman cesidi mi? :-)

Sen bir araştır onu, neymiş falan :-)

>> Benim kara bir kedim var :-)
>
> Sakin ona yaklasma :-)

Hep kucağımdadır. Vudu!

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 5:41:13 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

> $apka kalkali yillar oldu. Fakat aliskanligi sürdürenler var. Yagmur
> Adsiz, mesela.

Emin misin bu şapka konusunda?! Ben de ciddî bir şekilde kalktığını
sanmıştım, ta ki bir türkolog profesör bana sordu – eminim mi diye. Ben
de … eee şey, emin değilim dedim. Bir de baktım/baktık, bir kalkmış, bir
yokmuş, evvel zaman için… pardon, neyse, kalkmış, iâdeli taahütlü geri
gelmiş, yine kalkmış, falan ve filan. Yani, şu an bu benim için belli
değil. Ve evet … zaten ben kullanmaya devam ederim :-)

>> Almanca’da da ben eski tarz yazarım, yeni tarzı
>> bilisem de, sevmem.
>
> Duden amcan duymasin :-)

Eski kurallara göre yazmak yasak değil! Bazı gazeteler bile bile o tarzda
yazıyorlar. Bazı yayınevi de öyle, bazıleri de değil. Önemli olan,
ikisini karıştırmama, onu hiç sevmezler.

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 5:44:05 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

> Yok vallah, bu yasima geldim, ilk kez tiefdoyc'dan bahseden bir alaman
> duydum :-)

Niederdeutsch be! Ne tief’i … LOL …

> E, ögrenmenin yasi yoktur, denir ya. Hele alaman teknik titizligi isin
> icine girmisse :-)

Yaşın kaç ki?!

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 5:50:28 PM3/25/12
to
Am 25.03.2012 23:36, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>>> Sen git bir COS ilkelerini oku. Bakalım ne dersin.
>>
>> Nedir o? Bir alaman cesidi mi? :-)
>
> Sen bir araştır onu, neymiş falan :-)

Sekreterlik sirasi bu kez sende.

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 5:55:03 PM3/25/12
to
Am 25.03.2012 23:41, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>> $apka kalkali yillar oldu. Fakat aliskanligi sürdürenler var. Yagmur
>> Adsiz, mesela.
>
> Emin misin bu şapka konusunda?! Ben de ciddî bir şekilde kalktığını
> sanmıştım, ta ki bir türkolog profesör bana sordu – eminim mi diye. Ben
> de … eee şey, emin değilim dedim. Bir de baktım/baktık, bir kalkmış, bir
> yokmuş, evvel zaman için… pardon, neyse, kalkmış, iâdeli taahütlü geri
> gelmiş, yine kalkmış, falan ve filan. Yani, şu an bu benim için belli
> değil. Ve evet … zaten ben kullanmaya devam ederim :-)

TDK kaldirdi, diye biliyorum. Halbuki Türkce'ye uygundur.

>>> Almanca’da da ben eski tarz yazarım, yeni tarzı
>>> bilisem de, sevmem.
>>
>> Duden amcan duymasin :-)
>
> Eski kurallara göre yazmak yasak değil! Bazı gazeteler bile bile o tarzda
> yazıyorlar. Bazı yayınevi de öyle, bazıleri de değil. Önemli olan,
> ikisini karıştırmama, onu hiç sevmezler.

Yasak olmasa da Duden'e uymamak okulllarda bas agritir, galiba.
............
Yav bu Allah baba neden bu kadar dil yaratti? Bi dene yeterdi halbuki
herkese... :-)

> B. Alabay
>

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 5:57:29 PM3/25/12
to
Am 25.03.2012 23:44, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>> Yok vallah, bu yasima geldim, ilk kez tiefdoyc'dan bahseden bir alaman
>> duydum :-)
>
> Niederdeutsch be! Ne tief’i … LOL …

Evet ya, agiz aliskanligi iste; alman derin devleti... felan :-)

>> E, ögrenmenin yasi yoktur, denir ya. Hele alaman teknik titizligi isin
>> icine girmisse :-)
>
> Yaşın kaç ki?!

Tevellüt teee önceki yüzyila ait :-)

> B. Alabay
>

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 6:11:17 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

>> Sen bir araştır onu, neymiş falan :-)
>
> Sekreterlik sirasi bu kez sende.

Aaa, Kıdemli Onbaşı n’oldu?

Neyse, COS bir yana, sana direk kurallar:

<https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeytani_%C4%B0ncil>

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 6:13:29 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

> TDK kaldirdi, diye biliyorum. Halbuki Türkce'ye uygundur.

Ben de TDK kaldırdı diye biliyorDum, ama kaldırmış mı, kaldırmamış mı?
Buna tam cevap yok?! Çok garip bir durum. Ben çözemedim.

>> Eski kurallara göre yazmak yasak değil! Bazı gazeteler bile bile o tarzda
>> yazıyorlar. Bazı yayınevi de öyle, bazıleri de değil. Önemli olan,
>> ikisini karıştırmama, onu hiç sevmezler.
>
> Yasak olmasa da Duden'e uymamak okulllarda bas agritir, galiba.

Okul başka yahu, okulda mıyız biz, hoca? Çocuklar tabiîki eski kuralları
bilemeyecek artık. Eh işte.

> Yav bu Allah baba neden bu kadar dil yaratti? Bi dene yeterdi halbuki
> herkese... :-)

Babil’de bir kibir olayı felan olmuş da …

Başar Alabay

unread,
Mar 25, 2012, 6:14:57 PM3/25/12
to
okeyci şunu yazmış:

>> Yaşın kaç ki?!
>
> Tevellüt teee önceki yüzyila ait :-)

Hey meşeelleh … ilk üç onbaşı, şey onyıla mı, sonraki ikisinde mi kulaga
bismilleh?

porsuk

unread,
Mar 25, 2012, 6:08:41 PM3/25/12
to

"okeyci" <oke...@araf.cennem> wrote in message
news:4f6f943f$1...@news.x-privat.org...
> Am 25.03.2012 23:41, schrieb Başar Alabay:
>> okeyci şunu yazmış:
>>
>>> $apka kalkali yillar oldu. Fakat aliskanligi sürdürenler var. Yagmur
>>> Adsiz, mesela.
>>
>> Emin misin bu şapka konusunda?! Ben de ciddî bir şekilde kalktığını
>> sanmıştım, ta ki bir türkolog profesör bana sordu – eminim mi diye. Ben
>> de … eee şey, emin değilim dedim. Bir de baktım/baktık, bir kalkmış, bir
>> yokmuş, evvel zaman için… pardon, neyse, kalkmış, iâdeli taahütlü geri
>> gelmiş, yine kalkmış, falan ve filan. Yani, şu an bu benim için belli
>> değil. Ve evet … zaten ben kullanmaya devam ederim :-)
>
> TDK kaldirdi, diye biliyorum. Halbuki Türkce'ye uygundur.

Merak edim baktim. Bir aralar kaldirmislardi diye hatirliyorum ben de.
http://www.tdk.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=176:Duzeltme-Isareti&catid=50:yazm-kurallar&Itemid=132

Düzeltme işaretinin kullanılacağı yerler aşağıda gösterilmiştir:

1. Yazılışları bir, anlamları ve söylenişleri ayrı olan kelimeleri ayırt
etmek için okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine ko­nur: adem (yokluk),
âdem (insan); adet (sayı), âdet (gelenek, alışkanlık); alem (bayrak), âlem
(dünya, evren); aşık (eklem kemiği), âşık (vurgun, tutkun); hal (sebze,
meyve vb. satılan yer), hâl (durum, vaziyet); hala (babanın kız kardeşi),
hâlâ (henüz); rahim (esirgeme), rahîm (koruyan, acıyan); şura (şu yer), şûra
(danışma kurulu) vb.


Bu arada, acep kucuk harf/buyuk harf falan duzeltmeleri yapmaya calismisti.
Bakalim TDK ne diyor...

http://www.tdk.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=183:Buyuk-Harflerin-Kullanildigi-Yerler-&catid=50:yazm-kurallar&Itemid=132

6. Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Alman, Arap, İngiliz,
Japon, Rus, Türk; Kazak, Kırgız, Oğuz, Özbek, Tatar; Hacımusalı, Karakeçili
vb.

7. Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, İngilizce,
Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Tatarca vb.

8. Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Kırım
Özerk Cumhuriyeti vb.

9. Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük
harfle başlar: Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik,
Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Katoliklik, Katolik vb.

10. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah,
İlah, Cebrail, Zeus, Osiris, Kibele vb.

UYARI: “Tanrı, Allah, İlah” sözleri özel ad olarak kullanılmadıklarında
küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları. Müzik dünyasının ilahı.

“Amerika'da kaçakçılığın allahları vardır.” (Tarık Buğra)

11. Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Merkür, Neptün, Satürn;
Halley vb.

UYARI: Dünya, güneş, ay kelimeleri gezegen anlamı dışında kullanıldıklarında
küçük harfle başlar:

Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş. (Hüseyin Cahit Yalçın)

12. Düşünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlar bildirdiğinde doğu ve batı
sözlerinin ilk harfleri büyük yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi vb.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 6:32:12 PM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>> Onu yardim alanlar anlatsin, ben Allah'a sükür, 1 Cent yardim bile
>> almadim calismaya basladiktan beri.
>
> Yardım almak ayıp değil. Sadece kamuya bok atıp, kamudan almak
> istemek, o biraz problematik. Bu burada bazı dinciler tarafından çøk
> güzel yapılır. Gâvurlara zarar falandan …

En sevdigim müslümanlardir onlar. ;-(

Yardim almak ayip degil de, Allah beni muhtac etmedi ele karsi.

>> Mesela burada calisani kolay kolay sepetleyemezsin.
>
> Bundan ne yazık ki son zamanlarda pek emin değılim. İnşaallah yine
> öyle olur, ama insanlar daha ve daha koyun sürüsü hâline
> geliyor/getiriliyor. Bakalım.

ABD ile kiyaslarsan, hala öyle; sartlain kötülestigini, insanlari nerede
ise bogaz tokluguna calismak zorunda birakildiklari bir devir icindeyiz.


Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 6:32:13 PM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> Acephale Lemar şunu yazmış:
>
>>> burada kime Almanca öğreteceksin? öyle olsun, kilise vergisini de
>>> kessin, kelleyi de kessin … anlat sen işte. Düzeltmeme gerek yok,
>>> sen beni düzelt, herşey kıvamında olsun :-|
>>
>> Sen galiba baska bakis acilarina tahammül edemiyorsun. Alinglik icin
>> sebep görmüyorum.
>
> Affedersin ama Almanca veya Türkce gramer kurallarında görüş açısı pek
> yok. Hadi, Almanca’da eski mi, yeni mi kurallara göre diye

Beni tam tersinden anlamissin. Ben sadece senin alayli ve alinganlik
kokan sitemine dair yazdim "bakis acisini", yoksa her hangi bil dil ile
ilgili yazmadim.


Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 6:32:15 PM3/25/12
to
Başar Alabay wrote:
> okeyci şunu yazmış:
>
>> Bildigim, Hochdeutsch ile temiz Almanca'nin kastedildigiydi. Demek
>> heeerkesler yanlis biliyormus...
>
> Evet, genelde temiz Almanca diye tanımlanıyor, ama yeri gelmişken,
> bunun aslında yanlış olduğunu bildirmek istedim.

Hayir, sen onu yapmadin, bilimsel, linguistik "yüksek Almanca"
kavramini, konusulan Almanca telaffuzlari ayird etmek icin kullanilan
"yüksek Almanca" ile, iyimser bakarsam, kiyasladin, kötümser bakarsam,
karistirdin.
Yabancilar tarafindan anlasilir, en temiz Almanca yasadigim
Niedersachsen eyaletinde, daha dar cemberde ise, baskenti Hannover ve
civarinda, konusulan agizdir.

>> Hollandaca ve Flamanca nin ise Amanca-Ingilizca karisimi oldugunu
>> tahmin ediyordum.
>
> Hollandaca ve Flamanca aslında aynı dil :-) İkisi de saf Alçak

Flemenkce diyenler de var.
Kulaklara küpe: Almanca, Danimarkaca (Danca hosuma gitmiyor, Türkiye'de
kimse anlamaz onu, böylesi hosuma gitmese de anlasilir türden), Isvecce,
Norvecce, Hollandaca ortak, akraba dillerdir, bu Avrupa dilinin yarisi,
diger yarisi da: Ingilizce ile Fransizca telaffuzda akraba, yazimda
farkli, Fransizca, Ispanyolca, Portekizce, Italyanca da diger tarafi,
dili Avrupanin, yani akrabalik iliskileri tespit edilmis diller bunlar.
SImdi kitabi bulamam, "Mondern Antuquariat" ta satiyorlardi, Avrupa
dillerini kiyaslayan ve her dilden ortal kelimeler listeleri iceren,
gramere de deginen bir Ingiliz'in kitabindan cok faydalandim.

> Ve hep diyorum, İngilizce bir Almanca (Cermence) Fransızca (Romanca)
> karışımı (basitçe). Öyle yeho …

Biraz Latince, biraz Keltce, tamamdir corban.

Acephale Lemar

unread,
Mar 25, 2012, 6:32:17 PM3/25/12
to
porsuk wrote:
> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
> news:jknt92$21dp$3...@geiz-ist-geil.priv.at...
>> porsuk wrote:
>>> "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote in message
>>> news:jkmna2$qck$4...@geiz-ist-geil.priv.at...
>>>> porsuk wrote:
>>>>>
>>>>> Ama IHO'lar Cumhuriyetin kurulusundan beri var.
>>>>
>>>> Hopla! Tosladin, hem de fena. Basin yarilmis olmali. Kisaca:
>>>> yaniliyorsun.
>>>
>>> Yok yanilmiyorum. Hatirlarsan Turkiye'nin ilk anayasasi zaten laik
>>> degildi. Ama asagiya bak bakalim.
>>>
>>>> Yanlis hatirlamiyorsam, DP devrinde kuruldular ya da ondan 1, 2 yil
>>>> önce, yani 1950 yillarinda.
>>>
>>> Hayir.
>>>
>>> Imam Hatiplerin tarihcesi Tevhid-i Tedrisat Kanununa gider. Bu kanun
>>> 3 Mart 1924'te kabul edildi. Ilk olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na
>>> dayanilarak 1924 yilinda 28 merkezde "Imam Hatip Mektepleri" açildi
>>> [bazi kaynaklara gore 29 okul]. 1927 yilinda okullarin sayisi 2ye
>>> inmisti. Ogrenci yetersizligi nedeniyle 1930 yilinda kapatildi.
>>
>> Evet, fakat bunu saymadim, taktik sebpden dolayi acildi ve kapandi
>> nitekim.
>
> Saymadin degil, bilmedin! Nazik bir sekilde bilgiyi aktardiktan sonra
> bile bu tarzin dusundurucu.

Sen ister inan, ister inanma, ben sana gene de dolayli kanit sunayim,
seni uyarmama ragmen haddini astin, hem de COOK astin, bundan dolayi:
Hodri meydan!

Hasan Hüsayin Ceylan'in üc ciltlik Cumhuriyet Devri Din Devlet
Iliskileri adinda bir belgeler derlemesi var, bu arastirmayi yillar önce
burada zikretmistim. Sen simdi o kitaplari, elinde yok ise, acilen temin
edeceksin ve bastan sona dek okuyacaksin. Eger icinde konuya dair
bilgiler yok ise, gel, suratima tükür! SIc, ben de bokunu yiyeyim,
sidigini iceyim.

LAKIN orada o bilgiler var ise (ki var!), o zaman, simdi yeri geldi,
sictigin boku yiyeceksin, yedirtecegim sana. Simsi anladin mi,
haysiyetsiz sonradan yetismis sokak süpürgesi!

Sen eksik bilgilerini internet araciligi ile giderirsin, ben ise
hafizamdan, asksi gibi parlak olmasa da, ezberden yaziyorum, ender
yanilirim, hatta 99% emin oldugum durumlarda bile, madara olmamak icin
"belki" diye kayit bile düserim. Sen karsinda kim var, hala idrak
edemedin, cocuk!

> Bir kere "yaw, yanlislik yapmisim, hata etmisim, haklisin" demiyecek
> misin?

Senin yukarda, benim gibi "Hodri meydan!" diyecek utanc duygun var mi?
Merak ediyorum.

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 6:34:03 PM3/25/12
to
Am 26.03.2012 00:11, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>>> Sen bir araştır onu, neymiş falan :-)
>>
>> Sekreterlik sirasi bu kez sende.
>
> Aaa, Kıdemli Onbaşı n’oldu?

Maresal acaiplale dururken, bana onbasilik degil acemi erlik bile düsmez.

Kaldi ki, nedir bu militerseverlik?

> Neyse, COS bir yana, sana direk kurallar:
>
> <https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeytani_%C4%B0ncil>

Gec bunlari.

Kaldi ki elestirmege kalksam, ohoooo; ilmek gene uzar gider.

> B. Alabay
>

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 6:37:13 PM3/25/12
to
Fakat kendisi Sami dillerine takilip kalmis :-)

> B. Alabay
>

okeyci

unread,
Mar 25, 2012, 6:38:22 PM3/25/12
to
Am 26.03.2012 00:14, schrieb Başar Alabay:
> okeyci şunu yazmış:
>
>>> Yaşın kaç ki?!
>>
>> Tevellüt teee önceki yüzyila ait :-)
>
> Hey meşeelleh … ilk üç onbaşı, şey onyıla mı, sonraki ikisinde mi kulaga
> bismilleh?
>
> B. Alabay

Binücyüz... kacti yav? Tillahi ,kafa kagidim bile kayip :-)


It is loading more messages.
0 new messages