Ortada "hayvanlarimizin et, sut ve derisini onlarin rizasini almadan
kullaniyoruz" seklinde ifade edilen bir hakikat var. Bu kullanma nereye
kadar mesru bir faydalanma, nereden sonra bir suiistimal ve nihayet
nereden itibaren bir vahset halini aliyor?
Hayvanlari hic kullanmamak bize ne kadar pahaliya malolur? Onlari
suiistimal etmeden kullanmanin maliyeti ne olur? Suiistimal nedir?
Vahset nedir? Hepsi insanlar icin yasayan (ve olen) milyonlarca koyun,
sigir, tavuk ve digerleri icin hayati ve olumu kolaylastirmak
gerektigine inanan var mi? Bunun hayvani gida maliyetlerini yukseltmek
ve kamu vicdanini mutemadiyen tirmalamak pahasina yapilmasina riza
gosterir misiniz? Nereye kadar? Herkes etegindeki tasi doksun bakalim.
Mesru yollardan faydalanmanin mumkun oldugunu ama maalesef bugun cok
buyuk suiistimallere ve vahsete goz yumar hale geldigimizi dusunuyorum.
Bunu da bilhassa hayvanlar ile bunlari tuketen insanlarin arasindaki
irtibatin zayifligina bagliyorum. Hayvanlari para kazanmak icin satan,
bunlarin sudunu sagan, hatta kesen insanlar bunlara birer canli
nazariyla degil, ticari emtea nazariyla bakiyor. Baska turlu
dusunmelerini nasil bekleriz? Diger tarafdan, bu mamulleri tuketenler de
bunlarin nasil elde edildigi uzerine pek kafa yormuyor. Ekonominin
kaidesi icabi bir mamulun fiyat etiketine bakarak karar veriyor.
Maalesef o mamulun ucuzlamasi demek cogu zaman o mamulu veren hayvanin
hayat sartlarinin agirlasmasi demektir.
Bu trendin devami sart degil, cunki maliyetin dusmesini isteyen
tuketicinin bunun yani sira diger faktorleri de dikkate almasi pekala
mumkun. Nasil ki "hormonlu" domates ne kadar iri ve ucuz olursa olsun
makbul sayilmiyor, yahut nasil ki ucuncu hamur kagida basilmis bir
tebrik karti birinci hamur kagida tercih ediliyor, ayni hassasiyetin
hayvani gida sektorunde de ortaya cikmasi neden mumkun olmasin?
Herkesin bu meseleye ayni hassasiyetle bakmasi mumkun degil, butun
bunlar hos bir sohbet malzemesi de degil. Ama yine de bu hayvanlarin
bizden neler cektigini unutmamak lazim. Onlari kullanmamiz sart mi?
Sartsa nereye kadar kullanmak bizim hakkimiz? Ve onlari menfaatimiz
icabi kullanirken daha otesine gecmememiz gereken bir takim sinirlar...
insafsizlik, suiistimal yahut vahset kelimeleriyle tarif edilebilecek
bazi davranislar var midir?
Ahmet
Fakat bu sürecte yap1labilecek cok $ey de var..
Mesela et yeMemek te$vik edilmeli..
Hayvanlar1n ya$am/transport vb. $artlar1 iyile$tirilmeli.
Hayvanlar1n ac1 hissedecek durumda iken kesimleri önlenmeli.
öfff Aametim, öyle derin bir etik konu act1n ki..
önerilerim neredeyse bir i$kencecinin "gomonistin hayalar1na m1 yoksa
ayag1na falan m1 elektrik verelim?" sorusuna benzedi..
Canl1 öldürülMeyecek, canl1n1n ürettigi gasbedilMeyecek bir
dünyaya -maalesef- daha cooook vakit var..
Fakat ben et yeMiyerek ba$lad1m bile..
Farenin *idigi degirmene kard1r..
Efferim Aametim, bak, istedigin zaman padi$ahs1z, me$rutiyetsiz, yani
hak'katen di$e dokunur yaz1lar da yazabiliyorsun ;-)
hunici
Tekeli <tek...@attglobal.net> schrieb in im Newsbeitrag:
38DB44C1...@attglobal.net...
Sayin Tekeli ve okurlar, bu "nazik" ve derin konuya girmeden once kendi
bakis acimi yeniden belirtmeli ve kisa da olsa bir acilis, genel bakis
sunmaliyim...yoksa dediklerim yine "egzantrik palavralar" :) sinifina
alinacaktir...bunun zarari yok zaten...akilda kalmasi onemli..."gorus",
"bakis acisi" tohumlari serpilmasi onemli...
Kendi parantezimi actiktan sonra icindekilerin anlasilmasi daha kolay olacak
sanirim...
Yine geriye, insanligin baslangicina donmek zorundayim. Anlasilmak icin buna
mecburum...ben anlatmaktan sikilmamaya kararliyim..lutfen sizde disinizi
sIkin biraz..:)
Insan, hakimiyetleri yuvarlak 70 M yil suren dinozorlardan sonra ortaya
cikan faremsi bir kemirgenin yine yaklasik 65 M yilda evrimlesip donustugu
maymuna yuklenmis bir "software"dir benim teorime gore...
Yada bir diger deyisle hayvan evriminin ulastigi son nokta, "ucuncu nesil"
(bitkiler ve hayvanlardan sonra) canli turu de deniliyor/diyorum...bunun
sebebi ve musebbib yada musebbibleri ayri bir konudur...ama demek istedigim,
insan
aslinda bir "hayvan" degildir...
Yani hayvanlarla olan iliskilerimize bir denge, bir duzen getirmek;
karsilastigimiz etik-beslenme-ticari-kullanma/kotuye kullanma sorunlarina
cozumler getirebilmek icin bu kabulden yola cikiyorum...
Aslinda bunu kabul etmek cok kolay..cunku zaten hemen hepimiz "hayvan"
seklinde
anilmayi hakaret telakki eder. Bununla birlikte "su goturmez bilimsel
gercek" kabul eder geceriz...
Bu tasiyici beden, bu hayvan, tarafimizdan ustaca ele
gecirilmis ve kontrol altina alinmistir...onun bir parcasiyiz yada tersi,
ama "o" degiliz. "O" gri bir hucre tabakasi altinda gomulu...
Insanin ortaya cikisi sadece birkac bin yil evveline dayanir...yani birakin
dunya canlilari ile insani mukayesayi, dinozorlardan sonraki sureyi bir
kilometre yol kabul ederseniz insanlik sadece bir karis yer
tutmaktadir...daha carpici bir ifade ile kendi boyunuzu dinozorlardan bu
yana gecen sure kabul ederseniz insanlik tarihi gazete kagidi kalinliginda
olacaktir....(eskiden bir espri vardi..boyun yetmiyorsa altina sigara kagidi
koy derlerdi...cocuklugumda agabeylerim beni bu lafla sinir etmistir...:)
neyse...yani burada coook yeniyiz...daha dun geldik...
Bir de yerlestigimiz bedene bakmamiz gerekiyor...onun ihtiyaclari bizi
hayvanlarla bu girift iliskiye sokmustur cunku...
Bu kendi halinde maymun insana donusurken bazi cok hizli ve belli bir yonde
"planlanmis" degisiklikler gecirmis bulunuyor. Baslicalari sunlar,
1) Asiri ureyebilme yetenegi [hic bir akrabamizda bulunmayan disisi yilda 12
kez hamile kalabilme sansi olan, erkegi ne zaman gerekirse ciftlesebilen tur
ozelligi...doymaz cinsel aclik...(hangi hayvan hamileyken ciftlesebilir
mesela+binlerce ornek)]..
2) Tuylerin dokulmesi ve ciplak bir hayvana donusme [bu dis atmosfer
kosullarindan korunmak icin birseyler yapma ihtiyaci doguruyor, insan
haricinde tum hayvanlarda bu sorun dogustan cozulmustur..hicbirinin
giyinmeye ihtiyaci yok]
3) Ayakta yuruyebilme, motor kontrol ustunlugu (ellerin
kullanilmasi..balinalar belki "ham zeka" olarak bizden ilerdedir ancak elsiz
ayaksiz ne yarari var?), bes duyuda denge gibi kimi hayvanda hic olmayan
kiminde digerlerini bastiracak duzeyde olan yetenekler.
4) Ve merak...merak...merak...evet tum hayvanlar biraz meraklidir aslinda
ama kabul edersiniz ki insaninki mukayese kabul etmeyecek boyutta ve dozajda
enjekte edilmis...:)
Gecenlerde kadin haklari konusunda yazdigim gibi cok kisa bir insanlik
tarihi gececek olursak, asiri ureyen atalarimiz bitkisel ve kolay beslenme
ortamindan disari surulmek zorunda kalmistir...Ac acikta yapilacak sey
(zaten atalarinin da kitlikda kuraklikta yapageldigi) odunu kapip bir
hayvanin kafasina indirmek, beslenme zincirinin bu halkasina dahil
olmaktir...kurk, deri vb. diger hayvanlarin sahip oldugu atmosferik
koruyucular :) da cabasi...
Et yeme, yani "avcilik" sayesinde insanlar, "dil" gelistirmisler,
koordinasyon, isbolumu, zeka, motor kaabiliyet, bugunku duzeye gelmistir.
Tum et yiyen hayvanlarda bu gorulur...ne kadar hizli olursa olsun bir aslan
geyigi yakalayamaz..ama kafasini calistirir, arakadaslariyle pusu
kurarlar..kim yakalayacak, kim pusuya surecek, surudeki hangi hayvan
secilecek belirlenir...av sonrasi oturulup hep beraber yemek yenir..yemegi
de kim once kim sonra kim neresini vb. detaylara "adabi muaseret"e uyarak
yerler...
Gecenlerde kambur ve katil balinalarin ekip halinde avlanmalarini seyrettim
TV de..tek kelimeyle dudak ucuklatici bir zeka...
Yani kisaca, "sen suradan git ben onunu su kayanin dibinde kesecegim" den
uydu haberlesmesine, ucuna tas bagli sopadan cok baslikli nukleer fuzelere,
"su tepenin ardinda ne var" dan "gezegenler arasi yolculugun esigine"
gelinmis bulunuyor...ve ...bunlarin cikis noktasi avcilik...hayvan urunleri,
et yiyerek bitkilerin-meyvalarin mevsimlerine ve dogal ortamlarina bagli
kalmaksizin hayatta kalabilme, tasiyici ve binek olarak hayvanlarin
kullanilmasidir...
Sonuca geliyorum...bazi seyleri cok hizli ve teferruat uzerinde ozellilkle
vakit harcamadan gectim...gonul istiyorki done done konusalim..o da olur
umarim...
Bu gun insanlarin ulastigi konfor ortaminda artik hayvanlara gerek
kalmamistir...bazi hayvan kullanimlari zaten kendiliginden tarih oluyor,
mesela hic kimse ihtiyaci icin ata essege binmedigi gibi at arabasi, tarla
suren okuz vb. kullanimlar da yokoldu-olmak uzere...
(Zevk/spor kullanimi meselesi minimal bir nokta simdilik ihmal ediyorum)
Geriye giyecek, ve yiyecek meselesi kaliyor...Giyecek konusunu atlamak
istiyorum...deri kiyafet, canta ve ayakkabinin alternatifleri oldugunu, bu
mevzunun modacilarin azicik konu uzerinde calismasi sonucunda derhal
hallolacagini varsayiyorum...zaten deri bir "yan urun"dur bence... esas olay
gida sektoru meselesidir.
Once toplum beslenme konusunda bilinclenmelidir...illa herkes benim gibi
vegetaryen olmalidir demiyorum...ben ki pek cok konuda merakli olmama ragmen
bes yil evveline kadar dengeli ve yeterli beslenme icin hayvan urunlerinin
sart oldugunu saniyordum...degilmis!
Dengeli ve dogru beslenmenin meyva, sebze, et ve sair hayvan urunlerinden ve
herhangi birine asiri agirlik verilmeyerek tuketilmesi oldugunu
saniyordum..degilmis!
Protein ihtiyaci icin et yemekten baska care olmadigini, boyle dizayn
edildigimizi, o halde bunun tanrinin sorunu oldugunu, et yemekte olsun,
hayvan oldurmekte olsun herhangi bir etik problem olmadigini
dusunuyordum...degilmis!
Bu hayvanlari zaten bizim yetistirdigimiz, biz onlari yemesek onlarin
mevcudiyetlerinin zaten sozkonusu olmayacagi yaygin mantigi ruhumun sesini
yatistiriyordu...artik yatistirmiyor! Kendim gibi vegetaryenligi ecenlerden
biliyorum..ruhunuz bu prangadan kurtuldumu geri donus yok...ve aslinda
ruhunuz sizsiniz...bunu gormenin bir yolu da bu inanin bana..
Milyonlarca insan bunun farkinda artik...her gecen yil daha cok insan
farkina variyor ve ses yukseliyor.."av mevsimi kapandi"...artik "hayatta
kalmak, kendimizi, dilimizi, zekamizi gelistirmek icin hayvanlari oldurmeye
etlerini yemeye; derilerine, kurklerine burunmemize ihtiyac kalmadi..."
Bu gercegi bir kez gormeniz tum bunlardan vazgecmeniz (yada yavas yavas el
etek cekmeniz diyeyim) icin yeterli aslinda...ben kendimden biliyorum...bunu
farkettikten sinra her et lokmasi daha bir zor gecistir bogazimdan.."insan"
oldugumu fark etmsimdir...bu gezegende konuk oldugumu...benim aslinda yoluma
devam etmek icin daha baska seyler yapmam gerektigini...once ruhumu bu
yukten kurtarmam gerektigini....yada isterseniz soyle bakin : "birnci asama"
olan "gezegende gerekli konforun saglanmasi" hedefine basari ile
ulastigimizi...
Insan son derece degerli bir varlik...soyle dusunun bir an..bu gezegenden
"insan" ve onun "marifetlerini" (eserler ve yolactigi kirlilik vs) cikartin
bir an icin...hayal iste...mesela...geriye kalan dunya da bu yaralari
kapamis olsun...bir ziyaret edin dunyayi simdi...
Muhtesem degilmi? tertemiz okyanuslar, dereler, ve hava....dengeli sayida ve
yasam biciminde gecinip giden hayvanlar alemi...
Guzel degilmi? ...peki bu guzelligin kime ne faydasi var? Tabiiki
kanitlayamam ama yemin etsem basim agrimaz ki boyle milyarlarca gezegen
vardir evrende...soru ayni...kime ne faydasi var..birileri bunu gorup bu
guzelligi algilamadikca...bu essiz dengeden yararlanip biryerlere
varamayacak olduktan sonra?
Insanligin birinci asamasi bu gezegende tamalanmak uzere..:) simdi actigimiz
yaralari onarma vaktidir...dogadan ogrenilecek milyonlarca yeni bilginin
ogrenilmesi, degerlendirilmesi ve ilerleme vaktidir....bence "dorduncu
nesile" dogru...baska gorusler de olabilir ama buraya isten eve evden ise
yuvarlanip gitmek icin geldiginize inaniyorsaniz zaten bunlari da
okumuyorsunuzdur...
Sessizce terkedelim hayvanlari...curuyen, unutulan giden atarabalari gibi
yokolsun gitsin mezbahalar, Ispanyol arenalari, kopek yaris pistleri, horoz
deve guresi ciftlikleri...bayramda fidanliklar dolsun tassin mesela...kan ve
dehset sahneleri silinsin hafizalardan yavas yavas...
Kedilerimiz kopeklerimiz olsun..."insanca" hayvanat bahcelerimiz olsun ki
cocuklarimiz onlari tanisin..dokunsun...iliskilerimize insanca bir boyut ve
saygin standartlar getirelim...onlarin bize karsi kurdugu iliski ve mesafeye
saygi gostermesini bilelim...
Bir sey diyeyimmi...Ben severim ama ....Sevmeniz gerekmez hayvanlari...nasil
ki kocanizi, kardesinizi, kuzenininizi, annenizi illede sevmeniz gerekmedigi
gibi!...onlar akrabalardir...boyut farklidir...iliskinin sevgi ile baslamasi
guzeldir de surdurulmesi bazen sagliksiz sonuclara yol acar...
Ornegin bugun ilaclar uzerinde deneyler artik (genellikle) beyaz fare,
tavsan yada hamster gibi hayvanlar uzerinde degil "sican"lar uzerinde
yapiliyor...ne demek istedigimi anliyorsunuz degilmi? Sicanlari kim sever?
Kimin umurunda? Kanserli hucre asilanan hayvan "miki fare" olmadikca sorun
yok !
--------------
Bu girizgahtan sonra Tekelinin yazisindan cok uzaklasmis oldugumu farkedip
ona saplamalar yaparak corbaya cevirmek istemiyorum...ona ayri bir postingde
bulunacagim (Turkce bu hale geldi sonunda)...
Didikliyelim bu konulari lutfen..birlikte ogrenecegimiz cok sey
var...eteginizdekileri dokun...
Saygilar...
Donald Duck of the SCT :)
Senin yazdiklarindan benim cikardigim netice su: insan, ihtiyaci oldugu
zaman hayvanlari her sekilde kullanabilir ve buna layiktir. Eskiden
onlarin etine, derisine ve sabana kosulmasina ihtiyacimiz vardi, biz de
ahlaken dogru olani yaptik. Fakat simdi sartlar degismistir. Artik
hayvanlara eskisi kadar ihtiyacimiz kalmamistir dolayisiyla onlari daha
az kullanmaliyiz. Halbuki biz tam tersini yapip onlari daha fazla
eziyoruz. Bu goruslere istirak ediyorum. Yalniz yaptiklarimizi "inkar"
etme ihtiyacimizdan hic bahsetmemissin, halbuki pek cok mesele tam
olarak burada dugumleniyor.
Bana gore hayvanlarimiza yapilan bazi zulumler artik insanlik icin utanc
verici bir hale geldi ve bu yuzden de onlari evimizden ve ailemizden
iyice uzaklastirmamiz gerekiyor. En rahatsiz edici islerden biri de
hayvanlarin "kesilmesi". Bu zor is once mutfaktan kasap dukkanina, sonra
kasap dukkanindan mezbahaya tevdi edilmis. Simdi mezbahalardan da
kurtuluyoruz. Kisa bir zaman once Halic kiyilarindaki bir mezbaha
"sagligimizi tehdid ettigi" icin kapatildi. Bundan sonra kesim isi
gozlerden daha da uzak, ucra koselerde, devasa tesislerde yapilacak.
Oraya sevkedilen hayvanlari gormemize ve iceride olup bitenleri merak
etmemize artik luzum yok. Kurban bayramina yapilan itirazlarin cogu yine
bu sebeble yapiliyor. Yani olup biteni inkar etme ihtiyaci. Icimizde
koyde yetismis ve ziraatle ugrasmis olanlar, sehirlinin bu kesim isini
gizleme ihtiyacini anlayamayabiliyor. Bazi hallerde bunu dine yapilan
bir hucum olarak goruyor. Bazi hallerde ise hayvan sevgisi kisvesi
altinda dine hucum edenler olabiliyor. Esas konuya donelim simdi...
Evinde kaldigim yasli Irlandali ev sahibesi benim vegetarian oldugumu
ogrenince bana cocuklugunda pazardan canli tavuk alip evde kestiklerini
uzuntuyle anlatmisdi. Artik medenilestigimiz icin boyle yapmiyoruz. O
halde ne yapiyoruz? Pazardan hazir kesilmis ve guzelce ambalajlanmis bir
tavuk aliyoruz, onu elimize kan bulasmadan pisirip afiyetle yiyoruz. Ama
o tavuk nasil kesiliyor? Once bir havuz dolusu suya batirilip elektrik
veriliyor, sonra otomatik bir bicak ile kafasi kesiliyor. Eger burasi
bir "entegre" tesis ise kesilen tavuk kaynar suya atilip pisiriliyor.
Oyle bir sistem ki bir tavuk icin elektrik carpmasindan kurtulmak demek
bicaga ayik vaziyette gitmek demek, bicakdan kurtulmak demek diri diri
pisirilmek demek. Bu kesim makinesi ariza yapinca, elektrik kesilince,
bir sigortasi atinca neler olur insan dusunmek bile istemiyor.
Insanlarin boyle bir tavuk kesme teknolojisine ihtiyaci var mi? Dr
Guillotine mezbahalarda hayvanlari suratli (ve acisiz) kesecek bir
makine icad etmis ve bildigim kadariyla Fransa'da devrim olunca kendi
kellesi kendi icad ettigi aletle ucurulmus.
Hayvanlarimizi birer hammadde gibi isleyen gida sektorumuz tek aybimiz
degil, baska ayiplarimiz da var. Herkes uzaya ilk giden insanlarin
isimlerini birer kahraman olarak hatirlar ama uzaya ilk giden bir insan
degil bir kopek idi. Bu kopegi kim hatirlayacak? Sahsen ne ismini ne de
cinsini hatirlayabiliyorum. Bildigim tek sey kopegin geri donmedigi,
cunki onu gonderenlerin buna luzum gormedikleri. Zannediyorum herkes
hayvanlari istedigimiz gibi kullanip sonra bir de onlari inkar etmekle
yanlis yaptigimizi kabul edecektir. Burada en muhim olan nokta,
suiistimal ve vahsetin nereden itibaren basladigina karar verebilmek.
Buna karar vermek kolay olmayabilir ama hic olmazsa uzerinde kafa yormak
lazim.
Ahmet
Dogru bir gorus olmakla beraber bu "hayvan" bedeninde yerlesik hayatimiz
surdugu surece bu mumkun degil maalesef...
Tum ikinci nesil, yani hayvanlar baska canlilari yiyerek hayatta kalma
zorunda...
Inorganik maddelerle beslenebilenler sadece bitkiler...bunlar genelleme
tabii..cansizlarla beslenen hayvanlar (saglikli yasam surdurmekten
bahsediyorum), canlilarla beslenmen bitkilerde var tabii ama esas mesele bu
degil tabii...
> Fakat bu sürecte yap1labilecek cok $ey de var..
> Mesela et yeMemek te$vik edilmeli..
> Hayvanlar1n ya$am/transport vb. $artlar1 iyile$tirilmeli.
> Hayvanlar1n ac1 hissedecek durumda iken kesimleri önlenmeli.
Et yememek cozum getiriyor ancak beraberinde dogru beslenme de
ogrenilmeli...hayvanlardaki guduler bizde kontrol altinda oldugundan ve
birincil endisemiz "ne bahasina olursa olsun hayatta kalip nesli surdurmek"
oldugundan agzimiza sigabilecek ve gorunusu yiyecege benzeyen herseyi yemeyi
en azindan bir kere deneriz...
Tadi iyi gibi olan hersey menude yer alir...
> öfff Aametim, öyle derin bir etik konu act1n ki..
>
> önerilerim neredeyse bir i$kencecinin "gomonistin hayalar1na m1 yoksa
> ayag1na falan m1 elektrik verelim?" sorusuna benzedi..
>
> Canl1 öldürülMeyecek, canl1n1n ürettigi gasbedilMeyecek bir
> dünyaya -maalesef- daha cooook vakit var..
Evet sen de "isigi gorenlerden"sin...trendi goruyorsun...nereye
gittigimizi...
Cok vakit var..dogru...sen kendin icin kisalt iste...bu bilinci
yay...gordugun isigi herkese anlat...benim yaptigim bu...
> Fakat ben et yeMiyerek ba$lad1m bile..
Bravo...zayif dusmemek ve yeni rejime ayak uydurmak icin ac karnina meyva
(sabah kahvaltisi niyetine) ve yemeklerde bol (neredeyse cig sayilabilecek
kadar az pismis) sebze + salata yemenizi tavsiye ederim...
Meyva ile herhangi bir diger yiyecek midenizde karismasin...
>
> Farenin *idigi degirmene kard1r..
:)
Yaw ne laflar var...kirk yil dusunsem aklima gelmez...
Oyle dusunme...inansan da inanmasan da "ruhunu bu eziyetten kurtarmis
olmak", hem hayvan sevgisi / saygisi duyup hem olulerini yemek duygusundan
kurtulmak butun dunya gorusunuzu degistirecek...yepyeni bir "my"
olacaksiniz..ki bu herseye deger. Bunu herkese tavsiye ediyorum...saglikli
bir hayat surdurmek icin et yemeye gerek yok...
Hatta ozellikle cocuklarinizi et ve sair hayvan urunlerinden uzak
tutun...onlara et yemegi sevdirmeye calismayin...butun cocuklar sebze meyve
pureleri ile buyur..oyle de devam eder gider...et cocuk istemese de zorla,
kofte yapilarak, sebezeye et suyu/tavuk suyu olarak karistirilarak cocuklara
alistirilir...hamburger/cheesburger olarak alistirilir...
Burada kisaca ben ne zaman "et yemek gerekmez" desem bana sorulan "ee peki
protein ihtiyaci noolcak?" sorusuna deginecegim..
Evet insan ve tum hayvanlarin protein ihtiyaci vardir...altini ciziyorum
"butun hayvanlar" yani saf vegetaryen geyik, inek, tavsan da protein
ihtiyaci icindedir ve omurlerinde agizlarina gram (ana sutu disinda)
hayvansal gida koymadan saglikli bir omur surerler.
Protein yapi tasi olan amino-asitlerden vucut tarafindan uretilir. Yani
baska hayvandan aldiginiz proteinden dogrudan protein olarak
yararlanamazsiniz...once sindirim sistemi bunulari parcalar ve amino
asitlere boler; karaciger, dalak ve dolasim sisteminizdeki amino asit pool
una katar...sonra metabolizmaniz bunlardan ihtiyaci olan proteini imal
eder...
Bilin bakalim amino asitler dogada nerede bulunur?...:) Tabii ki
bitkilerde...hemde sindirilmeye hazir olarak...ette kesinlikle
bulunmaz...fiber da bulunmaz...vitamin de bulunmaz...yag asitleri de
bulunmaz...su da bulunmaz...karbonhidrat da bulunmaz...
Ama kolesterol, sature yaglar bulunur....zirai ilaclar bulunur...agir
metaller bulunur...hayvana verilen asilar, hormonlar, ilaclar bulunur...ve
en enteresani ne bulunur bilirmisiniz..."dehset" bulunur...evet...olumu
hisseden hayvanin kapildigi panik sirasinda kanina karisan adrenalin ve
diger (fonksiyonlari henuz tam cozumlenmemis) hormonlar bulunur...
Kanserli hucreler, hastaklikli iltihapli dokular bulunur...ceyrek ekmek
arasi yediginiz koftelerde neler var neler...hele sucuk salam ... neyse hic
karistirmayalim simdilik...
Konu dagildi yine...kusura bakma...
Saygilar herkese...sagliklar...
The Donald.
>
> Efferim Aametim, bak, istedigin zaman padi$ahs1z, me$rutiyetsiz, yani
> hak'katen di$e dokunur yaz1lar da yazabiliyorsun ;-)
>
> hunici
>
>
> Tekeli <tek...@attglobal.net> schrieb in im Newsbeitrag:
> 38DB44C1...@attglobal.net...
> >
> > Hayvan haklari gibi netameli, vicdanen zorlayici ve uzucu bir meseleyi
> > konusmak isteyen cikar mi?
> >
Kendi yazdiklarimi sildim...lutfen dileyen threadden takip etsin...asiri
uzun olacak...
>
>
> Senin yazdiklarindan benim cikardigim netice su: insan, ihtiyaci oldugu
> zaman hayvanlari her sekilde kullanabilir ve buna layiktir.
Dikkat ..."idi"...gecmis zaman...bitti..."layik" kelimesi ne gerek
yok...ihtiyaci vardi kullandi...artik yok..ozde bu kadar basit.."layik"
bambaska birsey...konuyu raydan cikarmak uzere...tehlikeli...uzerinde
durmuyorum...:)
>Eskiden onlarin etine, derisine ve sabana kosulmasina ihtiyacimiz vardi,
biz de
> ahlaken dogru olani yaptik. Fakat simdi sartlar degismistir. Artik
> hayvanlara eskisi kadar ihtiyacimiz kalmamistir dolayisiyla onlari daha
> az kullanmaliyiz.
Evet tamamen dogru..
> Halbuki biz tam tersini yapip onlari daha fazla
> eziyoruz.
Bu da dogru..cunku sayimiz katlanarak artiyor ve artik hayvanlarin ustune
binerek daha yuksek citalardan atlaamayacagimizin bilincine varamadik...yada
biz varanlar ustumuize duseni tam yapamiyoruz...
Vegetaryenlige gecip, "isigi gorenlerin" bir kenara cekilip saglikli ve
keyifli bir hayata gecmek luksu yok....simdilik....bunu yaymak zorundayiz,
gelistirmek zorundayiz...hayvan haklari, daralan yabanil alanlar, kirlenen
doga, nesli tukenen-tukenmekte olan hayvanlarin korunmasi gibi "bizim"
bihakkin anlayabilecegimiz, savunabilecegimiz konulara agirlik vermeliyiz.
Sirtinda "deri" ceketle cevreci eylemi yapip aksam yemeginde kuzu tandir
lupleyenlerin yiyecegi nane degil bu isler.
> Bu goruslere istirak ediyorum. Yalniz yaptiklarimizi "inkar"
> etme ihtiyacimizdan hic bahsetmemissin, halbuki pek cok mesele tam
> olarak burada dugumleniyor.
Ben bu konuda biraz (acaip olacak ama) tanrisal bir acidan bakiyorum
olaya...Bunu anlamaya calisin lutfen...
Yukardan bakiyorum...ihtiyaclari vardi...zekalari findik kadardi...gerekeni
yaptilar...gerekli konfor icin baska yol yoktu...veee artik gerekli konfor
saglandi...
"Artik" bundan sonra bu zulme gerek yok...hayvan urunlerinin hicbirine
ihtiyac yok...
Marginal bir ornek burada diger okurlar icinde carpici olacaktir...insanlik
bu sayede (et yeme) en olmayacak dogal ortamlarda yerlesmasini
bilmistir..Eskimolar gibi...balik ve fok tan baska yiyecek birseyi yok bu
insanlarin...ama tanrisal buyruk bu...gezegene yayil...ure...demis....ne
bahasina olursa olsun demis...genetik kodlarina yazmis bunu...istersen
yapma...
Bu ugurda Eskimolarin tutturabildigi yas ortalamasi 27 dir...!...
Oysa Insan ortalama hayati 100 yil dizayn edilmis...dogamiz disinda
beslenerek, "gerekli konfor ulasma" icin verdigimiz OdUn yeter
diyorum...diyelim...
Yani Insanligin bu etapta kaybettigi ortalama yari dizayn omru de yabana
atilacak sey degildir...cok buyuk fedakarliklarla bu gunlere gelindi....
Farkinda bile degiliz!
------
"Yaptiklarimiz inkar etme ihtiyaci"ndan fazla birsey anlamadim...ben
etmiyorum..cogu insan da etmez zaten...
Onune gelen pilic kizartamasina "bunu ben oldurmedim" der tabii..."inkar
etme ihtiyaci"ndan kastin buysa...haklisin...
Temelde "etobur" olmadigimizdan hayvan oldurmek kimsenin hosuna gitmez...kan
bizim icin basli basina urkuntu kaynagidir zaten..."kan tutmasi" diye bir
sey vardir...sadece vegetaryen turlere mahsus...siz kan yutunca oguren kusan
bir kaplan dusunebiliyormusunuz...insan kusar...neyse..daha once uzun
uzadiya yazmistim yinelemeyecegim...haklisin..
> Bana gore hayvanlarimiza yapilan bazi zulumler artik insanlik icin utanc
> verici bir hale geldi ve bu yuzden de onlari evimizden ve ailemizden
> iyice uzaklastirmamiz gerekiyor.
Hey sakin ha!...ben bu konuda sana katilmiyorum...hayvanlar aleminin bize en
yakin temsilcileri batida "pet" denen ev hayvanlari, hayvan sirkleri, ve
muhtelif gorunusteki hayvanat bahceleridir...bunlarin islahi sorunu
vardir..ve cok ciddi bir sorundur ayri bir konu...
Cocuklarin hayvanlari tanimasi, sevmesi, onlara dokunmasi...onlarin soslarla
marine edilmemis, boynuzlu, tuylu, kokulu, huyu suyu olan, karakteri olan
akrabalarimiz olduklarinin onlara verilmesi son derece muhim bir konu
bence...kuzulari, kecileri gormeli cocuklar ve hatta sehirli buyukler,
gencler...onlara dokunmali...gozlerinin icine bakmali...
daha once yazdigim gibi ..sevmeleri gerekmez...akarabaligi hissetmeliler...
Hayvan sevgisi yola cikmak icin dogru bir yaklasimdir ama kesinlikle
yetersizdir...bacagi kirik kopegi veterinere goturur ama yarali bir baligin
tava edilmesinde sakinca gormez cogu insan...
En rahatsiz edici islerden biri de
> hayvanlarin "kesilmesi". Bu zor is once mutfaktan kasap dukkanina, sonra
> kasap dukkanindan mezbahaya tevdi edilmis. Simdi mezbahalardan da
> kurtuluyoruz. Kisa bir zaman once Halic kiyilarindaki bir mezbaha
> "sagligimizi tehdid ettigi" icin kapatildi. Bundan sonra kesim isi
> gozlerden daha da uzak, ucra koselerde, devasa tesislerde yapilacak.
> Oraya sevkedilen hayvanlari gormemize ve iceride olup bitenleri merak
> etmemize artik luzum yok.
Evet..bu daha boyle bir sure devam edecektir...ama ben bunlarin tarihte
utanc verici sayfalar icinde kalacagi gunlerin yakinda oldugunu
dusunuyorum..
Bu bir cikmaz tabii...simdi benim imkanim olsa ve icim kaldirabilse Beyoglu,
Bagdat caddesi, Kadikoy, Bakirkoy vb yerlerde en islek yerlerde genis cam
vitrinli mezbahalar acarim...kasap yada otomatik kesici..en modern vede
temiz bir sekilde gelen hayvanlari milletin colugun cocugun gozu onunde
oldurur...
Cama fiskiran kani silen otomatik mekanizma da dusunulebilir bu
dramatizasyonu artirmak icin...kesinlikle ses ve koku da disriya
sizdirilacaktir...
Ancaak insanlara alternatif sunmadan boyle bir girisim anack husranla
sonuclanacaktir...yani once insanlar hayvan urunlerinin hicbirine ihtiyac
duymaksizin yasayabileceklerini ogrenmis olmalilar...bunun "vegetaryenlik"
gibi ayri bir akim, yada marginal bir yasam tarzi gibi algilanmamasi, asil
dogal olanin bu oldugu, et ve urunlerine ihtiyac duyulan bir yasam tarzinin
aslen "marginal" ve yanlis oldugu, sagliksiz oldugu anlatilmalidir...
Bunun bir hata oldugu teslim edilmelidir...artik ihtiyac kalmadigi
vurgulanmalidir...basta kendisi sigara icip hastasina men eden doktor
kafasinda olmayan bilim adamlari, beslenme uzmanlari, doktorlar bunu
"anlamali" ve "anlatmalidir"..
ben beslenme konusunda bir turlu buraya, web page e aktaramadigim
calismalarim sirasinda bunlarla cok gorustum...genel yaklasimlari "valla cok
haklisin sekerim de...yani simdi...kim ugrasacak bunlarla...evet biz et
yemegi azaltin diyoruz..tavuk balik..." filan falan... bildiginiz seyler...
Taban tavani itecek gibi gorunuyor ... ben tavan dan umutlu degilim
pek...baski bilinclenen kesimden, genclikten ve herkesin ruhundan gelecek...
> Kurban bayramina yapilan itirazlarin cogu yine
> bu sebeble yapiliyor. Yani olup biteni inkar etme ihtiyaci. Icimizde
> koyde yetismis ve ziraatle ugrasmis olanlar, sehirlinin bu kesim isini
> gizleme ihtiyacini anlayamayabiliyor. Bazi hallerde bunu dine yapilan
> bir hucum olarak goruyor. Bazi hallerde ise hayvan sevgisi kisvesi
> altinda dine hucum edenler olabiliyor. Esas konuya donelim simdi...
Ben hayvanlarin "herkes" tarafindan hunharca yada her nasilsa oldurmesinin
normallesmesi taraftari degilim...bu konuda uzmanlasma sagliklidir...kasap
ozel bir ruh yapisi gelistirmistir...anlatmisimdir ben avda olsun, evimizde
olsun defalarca hayvan kesmisimdir...bu diger bu isle ugrasmamis insanlarin
ruhunu yaralar...insanlar etobur degildir...taze kan kokusu hicbirimizin
agzini sulandirmaz...o zamanlar bana gayet dogal gelirdi...bir gun ne
olduysa farkina vardim ve o gun biraktim...neyse herkes yapmamali bu
isi...bu bir...
Ikincisi "din" ugruna, yada baska bir inanc ugruna herhangi bir hayvanin
oldurulmesi de bana ters geliyor...anlamsiz geliyor...
Hayvansever bu konuda bilinclendirilmedigi ve konuya "hayvan sevgisi"nden
yola cikarak baktigi icin yanlis yoldadir. Acmazdadir...Benim tanidigim
birsuru insan da hayvanseverdir ve ogle yemeginde tavuk kanadi yerken iki
defa dusunmezler...bu yaygin bir fenomen....
Dindarlar icinde ayni sorun var..o nedenle ben din tartismalarina girmem
elimden geldigince...ayni acmaz icindedirler...mantikli sorulara yanit
veremezler...inanc isidir...inanan inansin...saygim sonsuz...ama inanc
ugruna (sekli onemli degil) bir hayvani, insani olduruyorsa, insanligin
gelismesini durduruyorsa, beni layik olmadigim bir duzene surukluyorsa,
haklarimi, ozgurlugumu kisitliyorsa, dusunce ozgurlugume pranga, gozume at
gozlugu getiriyorsa sorun var demektir...(burada konu sadece islam degildir
tabii)...
9 yasinda Ayse muhabbeti var, saraplar akan cennetler, 4 er 5 er karilar,
cocuk yasta cariyeler, huriler...bunlarla kanmam ben..boyle seylere
ihtiyacim yok benim...beni asagilamak icin bana bunlari layik gorebilirsin
ancak...Tanri cahili cuhelayi tavlamak icin bunlari uydurmus olmali...yada
bin yil evvelki araplari..bana hitab etmiyor diyor bu acilmayasica mevzuuyu
kapatiyorum...
>
> Evinde kaldigim yasli Irlandali ev sahibesi benim vegetarian oldugumu
> ogrenince bana cocuklugunda pazardan canli tavuk alip evde kestiklerini
> uzuntuyle anlatmisdi. Artik medenilestigimiz icin boyle yapmiyoruz. O
> halde ne yapiyoruz? Pazardan hazir kesilmis ve guzelce ambalajlanmis bir
> tavuk aliyoruz, onu elimize kan bulasmadan pisirip afiyetle yiyoruz. Ama
> o tavuk nasil kesiliyor? Once bir havuz dolusu suya batirilip elektrik
> veriliyor, sonra otomatik bir bicak ile kafasi kesiliyor. Eger burasi
> bir "entegre" tesis ise kesilen tavuk kaynar suya atilip pisiriliyor.
> Oyle bir sistem ki bir tavuk icin elektrik carpmasindan kurtulmak demek
> bicaga ayik vaziyette gitmek demek, bicakdan kurtulmak demek diri diri
> pisirilmek demek. Bu kesim makinesi ariza yapinca, elektrik kesilince,
> bir sigortasi atinca neler olur insan dusunmek bile istemiyor.
> Insanlarin boyle bir tavuk kesme teknolojisine ihtiyaci var mi? Dr
> Guillotine mezbahalarda hayvanlari suratli (ve acisiz) kesecek bir
> makine icad etmis ve bildigim kadariyla Fransa'da devrim olunca kendi
> kellesi kendi icad ettigi aletle ucurulmus.
Bu dehset manzaralarina yabanci degilim...vakti zamaninda boyle bir yumurta
ciftligi dizayn ettiydim...Kurtkoy civarinda..su anda calisiyor...igrenc bir
olaydir..
Bence bu mezbahalar terkedilip, tum insanlar vegetaryen oluncaya kadar
gececek zaman icinde daha modern, hayvanlar icin daha izdirapsiz mezbahalar
dizayn edilmelidir...hayvanseverler sevgilerini boyle gostermeli...bir
yandan da toplum daha az et ve hayvan urunu tuketimi konusunda
bilinclendirilmelidir...
Ben rahmetli annemden bir ornek vereyim...evlerde kurban bicagi olurdu
eskiden...annem onu bildigi bir yerde saklar ve sadece bu is icin
kullanilmasina izin verirdi...her hayvan kesiminde (tavuklarimiz, kazlarimiz
vardi) bu bicagi kendi biler, vallahi jilet gibi yapardi...sebebi hayvan
sevgisidir...bilmem anlatabiliyormuyum...
Benim av bicagimda oyleydi, oldurucu olmayan hicbir atis yapmamisimdir
vs....sebebi hayvan sevgisidir...ne acmaz degilmi? Degil iste..."sevgi"
yeterli degil ve yanlis...
> Hayvanlarimizi birer hammadde gibi isleyen gida sektorumuz tek aybimiz
> degil, baska ayiplarimiz da var. Herkes uzaya ilk giden insanlarin
> isimlerini birer kahraman olarak hatirlar ama uzaya ilk giden bir insan
> degil bir kopek idi. Bu kopegi kim hatirlayacak? Sahsen ne ismini ne de
> cinsini hatirlayabiliyorum.
Cinsi Laika idi ismini hic ogrenemedim...
Su anda da bu cins sayilabilecek bir kopegim var, bir Samoyed... (Ruslar
"Samoyedskaya Laika" diyor)...
> Bildigim tek sey kopegin geri donmedigi,
> cunki onu gonderenlerin buna luzum gormedikleri.
Teknolojileri de yeterli degildi...objektif olmali...yeterli olsalardi sag
salim geriye getirebilmek Rusyanin ali menfaatleri acisindan cok daha muthis
bir basari olurdu...
Zannediyorum herkes
> hayvanlari istedigimiz gibi kullanip sonra bir de onlari inkar etmekle
> yanlis yaptigimizi kabul edecektir. Burada en muhim olan nokta,
> suiistimal ve vahsetin nereden itibaren basladigina karar verebilmek.
Bu "acmazin" herkes farkinda emin ol...
Yillar yillar once bir Anadolu gezisinde kizli oglanli bir genc grup olarak
bir koye ugradik...koylulerle yarenlik ettik..havadan sudan tarimdan
egitimden (o zamanlar sagci solcu olaylari yoktu pek) konustuk...kiz
arkadaslarda kizlarla...gelinlerle yarenlik ettiler....sonra kirlarda gezdik
biraz...bir ara bir keci surusu geldi yanimiza...yeni yavrular var bir
suru...nasil hopluyor zipliyorlar anlatamam..ne kadar guzeller...
Hikayenin gerisi tipik Turk misafirperverligi, kuzu cevirme ile
bitiyor...goz yaslarina bogulan genc, daha nasirlasmamis ruhlar...birsey
anlamasi olanaksiz yerli evsahipleri...
Diyecegim su ki beslenme konusunda biraz bilgim olsaydi o gunden sonra
vegetaryen olabilirdim...birkac gun et yememek isi cozmuyor...
Gencleri bilinclendirmek ve cocuklari "zehirlememek" bu isin
kilididir...bunu bilir bunu soylerim...
> Buna karar vermek kolay olmayabilir ama hic olmazsa uzerinde kafa yormak
> lazim.
Dogrudur...
Kalin saglicakla...
The Duck, Donald Duck
> Ahmet
Eh hayvan canini bu ise bosuna vememis bak...
Selamlar
DD
Laika flew on Sputnik II on November 3, 1957.
http://starchild.gsfc.nasa.gov/docs/StarChild/space_level2/travel.html and
http://starchild.gsfc.nasa.gov/docs/StarChild/space_level2/laika.html You
can find some pictures at:
> > Bana gore hayvanlarimiza yapilan bazi zulumler artik insanlik icin utanc
> > verici bir hale geldi ve bu yuzden de onlari evimizden ve ailemizden
> > iyice uzaklastirmamiz gerekiyor.
>
> Hey sakin ha!...ben bu konuda sana katilmiyorum...
Yooo, sen beni yanlis anladin. Kasaplik hayvanlari evimizden ve
ailemizden uzak tutmamizin sebebini anlatmaga calisiyordum yoksa bu
hareketimizin ahlaken dogru oldugunu hic soylemedim. Turkiye elli sene
once ziraatle ugrasan bir cemiyetken, etin nereden geldigini herkes
biliyormus. Halbuki bugun et ve sut mamullerinin kaynagini bilmeden
tuketir hale geldigimiz anlasiliyor. Cocuklara okulda sex egitimi bile
verilmesi normal karsilandigina gore, hayatlarinda bir kerecik olsun
cocuklara hayvani gidalarin tam olarak nasil elde edildigini anlatan bir
ders verilebilir, belki bir film dahi gosterilebilir. Cok rahatsiz edici
bir sey tabii, ama ogrenilmesi gereken bir hakikat. Bilhassa dramatize
edilmezse cocuklari yetiskinler kadar tedirgin etmeyebilir ayrica.
> Hayvan sevgisi yola cikmak icin dogru bir yaklasimdir ama kesinlikle
> yetersizdir...bacagi kirik kopegi veterinere goturur ama yarali bir baligin
> tava edilmesinde sakinca gormez cogu insan...
Bacagi kirilan kopegi tedavi ettirmek de bir zamanlar sokaga para atmak
gibi gorulurdu, hele kopek bir sokak kopegi ise! Ama madem bu noktaya
temas ettin, sana baska bir problemden bahsedeyim. Bizim kopegimiz adale
arasinda kan toplamasindan dolayi zayif dustu ve sekte-i kalbden oldu.
Bu kopege veterinerler hic bir zaman bir teshis koyamadilar. Ve Istanbul
gibi bir sehirde kopeklere M/R yapabilen tek bir hastane vardi. Bu
hastane bir hayvan hastanesi olmadigindan M/R icin veteriner
fakultesinin yazili istegi gerekiyormus. Maalesef bu da ailemizden
esirgenmisdir.
> En rahatsiz edici islerden biri de
> > hayvanlarin "kesilmesi". Bu zor is once mutfaktan kasap dukkanina, sonra
> > kasap dukkanindan mezbahaya tevdi edilmis. Simdi mezbahalardan da
> > kurtuluyoruz. Kisa bir zaman once Halic kiyilarindaki bir mezbaha
> > "sagligimizi tehdid ettigi" icin kapatildi. Bundan sonra kesim isi
> > gozlerden daha da uzak, ucra koselerde, devasa tesislerde yapilacak.
> > Oraya sevkedilen hayvanlari gormemize ve iceride olup bitenleri merak
> > etmemize artik luzum yok.
>
> Evet..bu daha boyle bir sure devam edecektir...ama ben bunlarin tarihte
> utanc verici sayfalar icinde kalacagi gunlerin yakinda oldugunu
> dusunuyorum..
> Bu bir cikmaz tabii...simdi benim imkanim olsa ve icim kaldirabilse Beyoglu,
> Bagdat caddesi, Kadikoy, Bakirkoy vb yerlerde en islek yerlerde genis cam
> vitrinli mezbahalar acarim...kasap yada otomatik kesici..en modern vede
> temiz bir sekilde gelen hayvanlari milletin colugun cocugun gozu onunde
> oldurur...
> Cama fiskiran kani silen otomatik mekanizma da dusunulebilir bu
> dramatizasyonu artirmak icin...kesinlikle ses ve koku da disriya
> sizdirilacaktir...
Buna kimsenin izin vermeyecegini tahmin edersin. Ama hic olmazsa okulda
bir ders nevinden cocuklara hayatta boyle seyler de oldugunun
anlatilmasi gerekiyor. Bunu bile herkesin cok igrenc bulacagini
zannettigimden korka korka teklif ediyorum. Hayvanciligin ekonomide bir
sektor oldugu, elde edilenin sadece gida ve deri olmadigini da anlatmak
lazim. Cok fazla dramatize etmeden ama her seyi tam ve eksiksiz ogretmek
lazim.
Kasabin ozel bir ruh yapisi olmasi elbette gerekir, yoksa adam
cildirirdi. Hastalarini tedavi maksadiyla kesen cerrahlarin bile
kendilerine has mesleki bir ruh yapisi oluyor. Kanser hastasi bir hanimi
muayene eden boyle bir doktor hasta yakinina aynen soyle demis:
"hastaniz ilk teshisten 12 yil sonra hala hayatta, bu size yetmiyor
mu?" Megerse tibbi literature gore teshisin ardindan 12 yil yasayabilen
(ve son senesinde olen) bir kanser hastasi "kurtarilmis" sayiliyormus.
Yani istatistiklere o sekilde kaydediliyor.
Tamam kesim isini sadece kasap yapsin, yiyenlerin ruhu yaralanmasin da,
bu isin ruh yaralayici bir tarafi sahiden varsa olup biteni habire hasir
alti etmenin kesilmege mahkum edilmis bu hayvanlara ne faydasi olabilir?
> Bu dehset manzaralarina yabanci degilim...vakti zamaninda boyle bir yumurta
> ciftligi dizayn ettiydim...Kurtkoy civarinda..su anda calisiyor...igrenc bir
> olaydir..
Anlatabilirsen biz de bir seyler ogrenmis olacagiz. Kurtkoy nerede?
Igrenc olan tam olarak nedir? "Koy yumurtasi" diye satilan yumurtayi
gonul rahatligiyla yememiz mumkun mu?
> Bence bu mezbahalar terkedilip, tum insanlar vegetaryen oluncaya kadar
> gececek zaman icinde daha modern, hayvanlar icin daha izdirapsiz mezbahalar
> dizayn edilmelidir...hayvanseverler sevgilerini boyle gostermeli...bir
> yandan da toplum daha az et ve hayvan urunu tuketimi konusunda
> bilinclendirilmelidir...
Evet. Tuketici birinci hamur kagit kullanmanin veya hormonlu domates
yemenin mahzurlarini kesfettigi gibi, hayvani gidada da bazi ahlaki
zaruretler oldugunu kesfedecektir. Aslinda tuketici buna zaten dikkat
ediyor. Yurt disinda yasayanlar "helal" et kasaplarini gormus olmali.
Bizim adalarda cok sayida Musevi yasadigindan oradaki kasaplarin
hepsinin uzerinde "ka$er" diye bir tabela vardir. Ama bu tur teminatlar
benim acimdan hic de tatmin edici degiller. Aynen senin tarif ettigin
gibi et yemek istesem bogazimda dugumlenecekdir. Bu tur dini standartlar
bir baslangic noktasi olabilir ama gelistirilmelerinde bir kotuluk
olmasa gerekir.
> Ben rahmetli annemden bir ornek vereyim...evlerde kurban bicagi olurdu
> eskiden...annem onu bildigi bir yerde saklar ve sadece bu is icin
> kullanilmasina izin verirdi...her hayvan kesiminde (tavuklarimiz, kazlarimiz
> vardi) bu bicagi kendi biler, vallahi jilet gibi yapardi...sebebi hayvan
> sevgisidir...bilmem anlatabiliyormuyum...
Evet, keskin bir bicak aci vermeyecek diye. Jiletle yuzunu kesen adam
aci hissetmez, olsa olsa kan gorur.
> Benim av bicagimda oyleydi, oldurucu olmayan hicbir atis yapmamisimdir
> vs....sebebi hayvan sevgisidir...ne acmaz degilmi? Degil iste..."sevgi"
> yeterli degil ve yanlis...
Bazi avcilar cemiyet tarafindan yanlis anlasildiklarini, aslinda
hayvanlari en cok kendilerinin sevdiklerini israrla anlatip duruyorlar.
Bana silah kullanmasini ogreten adam boyle bir av meraklisiydi. Cok
kabiliyetli bir talebe bulmus ve karisinin yaninda ava gitmegi teklif
etmis. Tahmin edebilecegin gibi adamin karisi da hemen olaya mudahale
etmis. Adam bunu gucenmis bir tavirla bana anlatip beni davet etmek
istedi, ben de hakli mazeretler one surerek - askere gitmek uzereydim,
vakit ayiramayacakdim - onu kirmadan davetini reddedebildim. Av hakkinda
senin gorusun nedir? Mesru bir spor mu, yoksa bir suiistimal, hatta
vahset sayilabilir mi?
> > Hayvanlarimizi birer hammadde gibi isleyen gida sektorumuz tek aybimiz
> > degil, baska ayiplarimiz da var. Herkes uzaya ilk giden insanlarin
> > isimlerini birer kahraman olarak hatirlar ama uzaya ilk giden bir insan
> > degil bir kopek idi. Bu kopegi kim hatirlayacak? Sahsen ne ismini ne de
> > cinsini hatirlayabiliyorum.
>
> Cinsi Laika idi ismini hic ogrenemedim...
> Su anda da bu cins sayilabilecek bir kopegim var, bir Samoyed... (Ruslar
> "Samoyedskaya Laika" diyor)...
>
> > Bildigim tek sey kopegin geri donmedigi,
> > cunki onu gonderenlerin buna luzum gormedikleri.
>
> Teknolojileri de yeterli degildi...objektif olmali...yeterli olsalardi sag
> salim geriye getirebilmek Rusyanin ali menfaatleri acisindan cok daha muthis
> bir basari olurdu...
Kopegi gondermeden once teknolojilerini biraz daha gelistirebilirlerdi.
Amerika ile sidik yarisinda iki sene once davranmis olmak ugruna zavalli
bir kopegi feci bir olume mahkum etmisler. 1957 Stalin zamani mi oluyor?
Tam da onlardan beklenecek bir hareket.
>
> Zannediyorum herkes
> > hayvanlari istedigimiz gibi kullanip sonra bir de onlari inkar etmekle
> > yanlis yaptigimizi kabul edecektir. Burada en muhim olan nokta,
> > suiistimal ve vahsetin nereden itibaren basladigina karar verebilmek.
>
> Bu "acmazin" herkes farkinda emin ol...
> Yillar yillar once bir Anadolu gezisinde kizli oglanli bir genc grup olarak
> bir koye ugradik...koylulerle yarenlik ettik..havadan sudan tarimdan
> egitimden (o zamanlar sagci solcu olaylari yoktu pek) konustuk...kiz
> arkadaslarda kizlarla...gelinlerle yarenlik ettiler....sonra kirlarda gezdik
> biraz...bir ara bir keci surusu geldi yanimiza...yeni yavrular var bir
> suru...nasil hopluyor zipliyorlar anlatamam..ne kadar guzeller...
>
> Hikayenin gerisi tipik Turk misafirperverligi, kuzu cevirme ile
> bitiyor...goz yaslarina bogulan genc, daha nasirlasmamis ruhlar...birsey
> anlamasi olanaksiz yerli evsahipleri...
Ziraatle ugrasanlar ile sehirliler bu tur seylere cok cok farkli
bakiyorlar. Arada muazzam bir zihniyet farki var. Tenkide maruz kalanlar
sebebini anlayamiyorlar. Bizim de askerde kogusumuzda kalan bir zat
herkese ziyafet icin koyun kesmesini cok iyi becerdigini ve koyunlarin
kaninin en az bir metre oteye sicradigini falan iftiharla anlatti,
sasirip kaldim acikcasi. Adamin kasap olmadigini da ilave edeyim.
> Diyecegim su ki beslenme konusunda biraz bilgim olsaydi o gunden sonra
> vegetaryen olabilirdim...birkac gun et yememek isi cozmuyor...
>
> Gencleri bilinclendirmek ve cocuklari "zehirlememek" bu isin
> kilididir...bunu bilir bunu soylerim...
>
> > Buna karar vermek kolay olmayabilir ama hic olmazsa uzerinde kafa yormak
> > lazim.
>
> Dogrudur...
>
> Kalin saglicakla...
>
Hep beraber.
Ahmet
> Ahmet
Ohoooo Aametim, sen bu konularda cok geri kalm1$s1n..
Stalin 1953 y1l1nda öldü ve bir söylentiye göre yukar1da (her neresi ise?)
can1 s1k1ld1g1 icin gecen y1l dünyaya geri dönmü$..
Nedense Türkiye'ye, hatta istanbul'a yerle$mi$. Bir geliri olmad1g1 icin de
araba h1rs1zl1g1 yapan bir $ebeke örgütlemi$. 7 bin US$'dan dü$ük k1ymette
arabalara dönüp bakm1yorlarm1$ bile. Sahi senin araba kac US$ ederdi? Bir de
Skoda'ya merak salm1$ son günlerde. Neden acaba?
hunici
"burda gülünecek"
Ruhlar halinde ya$ayamayacag1m1za göre, ki Zahit falan ölüm sonras1 böyle
$eylere inan1yorlar, bu "hayvan" bedeni ile insanca beslenmeyi ögrenmeliyiz;
Beynimiz var zira..
Cans1z tabiattan beslenmek ile kasdim, yaln1z hayvanlar1 degil, bitkileri de
öldürmeden beslenmektir. Bu fikrin ayaklar1 -$imdilik- yere basmasa da madem
ki vücudumuz mineral, karbonhidrat, amino asit, vitamin vs. ile ayakta
duruyor ve bunlar da cans1z $eyler, o halde cooook ileride de olsa
metabolizmam1z1n bu cans1z g1dalar1 alarak cal1$abilmesi de teorik olarak
mümkün görünüyor. San1r1m bu da zaman1n cözecegi bir evrim problemi..
hunici
Beni rahatsiz eden sey ne biliyor musun? Hic luzum yokken zavalli bir
kopegin susuzlukdan can cekiserek olume mahkum edilmesi ve bunun
insanlik adina buyuk bir atilim olarak gosterilmesi. Bir kopegi olecegi
hucrenin icine koyarken insanin yuregi sizlamaz mi? Bunlar nasil
insanlar diye dusunuyorum. Madem kopegi geri getiremiyorlar, o halde
gondermemeleri gerekir. Illa birinin gitmesi lazimsa, bir idam
mahkumunu, tabii gonullu olmasi kaydiyla, gonderebilirler. Kopege boyle
bir zulmu yapmanin ne manasi var?
Tamam, Sovyetlere karsi bir parca pesin hukumlu oldugum dogrudur.
Onlarin butun fikirleri bana cok ters geldigi icin burada biraz fazla
sert bir reaksiyon gostermis olabilirim. Ama unutma ki haftalardir
burada bir takim adamlar Muslumanlarin ne kadar hayvan dusmani ve vahsi
oldugu tezini isliyorlar. Bir kismi samimidir, onlara kizmiyorum ama
herkes aynayi bir kerede kendi suratina tutarsa daha kolay anlasacagiz.
Yani yapmak istedigim aslinda bir takim adamlari hayvan haklarini bahane
ederek muskul vaziyette birakmak degil, hayvanlari sahiden sevdigim icin
bu tur seyler uzerinde duruyorum.
Daha adil olmak acisindan, biraz da bizim "kapitalist" sistemin
hayvanlara zulmunu konusalim o halde. Ilac ve kozmetik sanayii
laboratuarlarinda cok igrenc tecrubeler yapiliyor. Mesela tavsanlarin
gozlerine bir takim kimyevi maddeler damlatiliyor, taa ki onlari kor
edinceye kadar. Her turlu zehir, silah sanayiinde kullanilanindan tut,
piyasada satilan bocek ve fare zehrine kadar, once hayvanlar uzerinde
tecrube ediliyor. Tib fakultesi talebelerine kedi, kopek ve kurbaga gibi
hayvanlar kestiriliyor. Bunlar bazen kesilmeden once zehirleniyor, bazi
hallerde ise diri diri parcalaniyor. Butun bunlar insanliga hizmet adina
yapiliyor. Biz insanlar boyle bir hizmeti kabul edecek miyiz?
Onlardan nereye kadar istifade etmemiz bir haktir? Nereden sonrasi
vahsettir? Cevabini aradigimiz sual aslinda bu. Yani Sovyetlerin bu uzay
arastirmasinda bir kopegi feci bir olume mahkum etmesi ile bizim tib
fakultelerinde kopek kesilmesi arasida pek fark yok aslinda. Anlastik
mi?
Ahmet
> Beni rahatsiz eden sey ne biliyor musun? Hic luzum yokken zavalli bir
> kopegin susuzlukdan can cekiserek olume mahkum edilmesi ve bunun
> insanlik adina buyuk bir atilim olarak gosterilmesi. Bir kopegi olecegi
> hucrenin icine koyarken insanin yuregi sizlamaz mi? Bunlar nasil
> insanlar diye dusunuyorum. Madem kopegi geri getiremiyorlar, o halde
> gondermemeleri gerekir. Illa birinin gitmesi lazimsa, bir idam
> mahkumunu, tabii gonullu olmasi kaydiyla, gonderebilirler. Kopege boyle
> bir zulmu yapmanin ne manasi var?
Hayvanlari bu tur deneylerde kullananlari mazur gostermek
icin soylemiyorum, fakat Discovery Channel'da izledigim bir
programda Laika'nin gorev sonunda uyutuldugunu soylediler,
yani susuzluktan can cekiserek olmemis. Bilmem biraz teselli
sayilabilir mi...
Programin burasinda gozlerimin doldugunu hatirliyorum. Aslinda
_jilet kadar keskin_ kurban bicagi ile de benzerligi var.
Hayvanin olmesi kacinilmazsa, bunun korkusuz ve acisiz
olmasina gayret gosterilmelidir.
Ben, seneler once etyemez (vejetaryen) olmaya calistim, bir
sure de basardim. Fakat karsima bir suru pratik zorluklar cikti.
Esimin buna niyeti olmadigindan evde sadece sebze yenmesi
yurumedi, bana ayri yemek yapilmasini da ben istemedim. Isyerinde
ac kaldim, vs. Sonuc olarak geri donmek zorunda kaldim. Bu ilmek
beni tekrar bilemekte.
Bir de icinden cikamadigim bir ikilem var: Ben kedi severim
ve evde daima kedimiz olmustur. Ancak bu hayvanin yasamasi icin
bir suru baska hayvanin olmesi gerekiyor. Kediyi etyemez
yapmak mumkun olmadigina gore bu boyle surecek gibi...
Kedi/kopek sevenler hayvansever midirler? Bu hayvanlarin cani
digerlerinden daha mi degerlidir? Bir turlu cevap bulamiyorum.
Selamlar, sevgiler.
--
Haluk Okur / Istanbul - Turkiye
Tabiiki teselli sayilir...Tekeli ve biraz ben de hayvan sevgisinden
yola ciktigimiz icin biraz yanlis yerlere gidiyoruz bazen farkindayim
ama ben azicik daha objektif bakis acilari kesfetmis durumdayim...
Once de yazdim...
Soyle bakin lutfen...Laika nin gorev aldigi misyon insanligin uzaya
acilmasindaki dev adimlardan biridir...dunyadan uzaya acilan ilk
canlidir...(bildigimiz kadariyla..bu da bize yeter zaten..)
Hergun binlercesi belediye tarafindan zehirlenerek, ezilerek, asiri
dogurdu diye torbaya konulup bogularak, yanlis tedavi sonucu, aclik
sonucu, soguktan vs. vs. olup giden bu hayvan dostlarimizdan biri son
derece onemli bir deneyde "gorev almistir"..."kurban edilmistir"...
Evet din adina olmayan bir kurban...
Bir "adi" olan bu kopek surada yazisan bizlerden cok daha derin izler
birakmistir insanlik tarihinde...aradan gecen 40 kusur yil onu
unutturmamistir...adina pullar basilmis, cesitli uluslar adini
kitaplarina okullarina yerlestirmistir...
Hangimize kismet olabilir boyle seref?..hangi kopege kismet
olur?...evet o zavallinin fikri sorulmamistir, dogru da boyle bir seyi
bir kopege anlatamayacaginiz ve olurunu talep edemeyeceginiz de acik...
Bu arada insanlar kendilerini de bu deneylerde pek cok kez
kullanmislardir...bunu yabana atmayin...sanmayin Laikayi kapsule
koyanlar imkanlari olsa kendileri de o kapsulde gitmezlerdi...
Bugunku aklimiz olsaydi hickimseyi Apollo 11 gibi "ilkel" bir konserve
kutusuyla aya gondermezdik emin olun...
Ilk dunya kesiflerinde, okyanus tabanindan, uzay calismalarina,
havaciliktan, tibba kadar her alanda insanlar goreceksiniz gozunu
kirpmadan olume giden...Apollo 7nin murettebatini hatirliyormusunuz
heni hepsi birden yanip yokoldular...(7 idi degilmi:))peki ya
Challenger da olenlerden ikisinin adini saoyleyebilirmisiniz? Soyleyene
helal olsun da...lafin nereye geldigi malum...Laika yerini
doldurmustur..
Bu arada gecen yazida bahsettigim hayvan sevgisi / deney hayvani konusu
var...biliyorsunuz artik sican / yilan vb insanlar tarafindan
sevilmeyen hayvanlar deneylerde kullanilmaya baslandi...iste bu gidisat
berbattir...
Sadece gorunusu guzel ve alimli oldugu icin Pandalarin nesli
tukenmeyecek...!Emin olabilirsiniz ama ayni seyi gergedanlar yada yaban
domuzlari icin soyleyemem...Hayvan hakki koruyuculari tarafindan "panda
fenomeni" olarak bilinen bu ayrimcilik dunyada sadece insan estetik
duygularina hitap eden hayvanlarin yasam hakki olmasi gibi bir sonuc
seriyor gozler onune... (WWF'e..World Wide (eski wildlife) Found, ates
kusuyorlar...amblemi panda dir malum)
Deneylerde hayvan kullanimina dunyada yeni kisitlamalar
getiriliyor...pek cok orgut bu ise soyunmus durumda...ve batida pek cok
ilac, kozmetik urunu vb. uzerinde "bu urunun uretiminde hayvanlar
uzerinde herhangi bir deney yapilmamistir" yaziyor artik...yani bu bir
gidisat..geriye donusu olmayan..dogru yolda...
Bu konuda calisanlara destek verelim...arastiralim bu konuyu...ilgili
yerlerle yazisalim, bu tur urunleri secelim elimizden geldigince...
> Programin burasinda gozlerimin doldugunu hatirliyorum. Aslinda
> _jilet kadar keskin_ kurban bicagi ile de benzerligi var.
> Hayvanin olmesi kacinilmazsa, bunun korkusuz ve acisiz
> olmasina gayret gosterilmelidir.
>
> Ben, seneler once etyemez (vejetaryen) olmaya calistim, bir
> sure de basardim. Fakat karsima bir suru pratik zorluklar cikti.
> Esimin buna niyeti olmadigindan evde sadece sebze yenmesi
> yurumedi, bana ayri yemek yapilmasini da ben istemedim. Isyerinde
> ac kaldim, vs. Sonuc olarak geri donmek zorunda kaldim. Bu ilmek
> beni tekrar bilemekte.
Saglikli bir sanci cektigini biliyorum...bende buralardan gectim...
tamnamen ayni bile sayilabilir detaylar...bende bu tur nedenlerle pes
etmis yine geriye donmustum kos kos...taa ki nerede hata yaptigimi
anlayincaya kadar...
Isin sirri dogru beslenmekte...ve kesinlikle pratikte daha kolay, et
yemeginden daha kolay yemekler, kimseye eziyet olmayan menuler soz
konusu...
Bu arada vegetaryenlerin cogunun et yiyenlerden daha kotu beslendigini
de eklemeliyim...dogru beslenmek tamamen bir ilim...ama icimizde gizli,
gormezlikten geldigimiz dogal guduler bir kere ortaya sacildimi gerisi
kolay...bu konuda yardim edecegim soz..ilk firsatta bir web page
hazirliyor, buradan duyuruyorum...bu arada "my" a verdigim tavsiye ile
saglikli bir baslangic yapabilirsiniz...zaten herseyi bir anda
degistirmek dogru da olmayabilir...
Sabah kahvaltilarinizi meyvaya cevirin...sinirsiz, aciktikca ogleye
kadar istediginiz kadar bol sulu meyva...muz, elma, portakal...ogle
yemeginden bir sonraki sabaha kadar bir daha meyva yemeyin ama...baska
yiyecekle karismasin midenizde...
Simdilik bu kadar yeter...
> Bir de icinden cikamadigim bir ikilem var: Ben kedi severim
> ve evde daima kedimiz olmustur. Ancak bu hayvanin yasamasi icin
> bir suru baska hayvanin olmesi gerekiyor. Kediyi etyemez
> yapmak mumkun olmadigina gore bu boyle surecek gibi...
Kedi ve kopekleri etyemez yapmak mumkundur...benim kopegim vegetaryen
mesela...aslinda sivas kangal vb. kopekler de vegetaryen dir...omurleri
boyu kepek, su karismi "yal" denilen bir karisimla besler koyluler
bunlari...son derecede sagliklidir...
Batida boyle mamalar var...benimki cok seviyor, hep ondan veriyoruz...
Bulgur sever, makarnaya bayilir...kediler icinde var boyle
seyler...ama...kedinin dogasi, yada et yiyenlerin dogasi nasilsa
birakin oyle beslensinler derim ben...kaplanin kuzuyu parcalamasi feci
birsey degildir bence...dogasi, dizayni, bu isin sirri boyle...ama
bizim yaptigimiz "artik" kabul edilebilir bir sey degil...:)
Bir de saplama...kedi mamasi icin balina, yunus, kopek baligi avlanmasi
bu amacla insanlar icin oldurulen hayvanlarin disinda hayvanlarin,
ustelik yaban hayvanlarinin oldurulmesidir esas "feci" olan...aldiginiz
kedi mamalarinda bu ozelligi arayabilirsiniz...
>
> Kedi/kopek sevenler hayvansever midirler? Bu hayvanlarin cani
> digerlerinden daha mi degerlidir? Bir turlu cevap bulamiyorum.
>
Istisnalara kafa yormazsak butun insanlar hayvanseverdir...yada her
insan bir hayvani sever. Kedi kopek vb ev hayvanlari hayvanlar aleminin
evimizdeki temsilcileridir...dokunabileceginiz kaplan,
kurttur...hayvanlarin tavir ve davranislari hakkinda, tepkileri
hakkinda size surekli birseyler verirler...evinde kedi olmayan icin
kaplan neslinin tukeniyor olmasi birsey ifade etmeyebilir...ben onun
icin her evde bir hayvan olmali diyorum..kus, balik..ne olursa...
cocuklar onlara dokunmali...baska hayvanlarin sorumlulugunun bilincine
varmali...olumun ne oldugunu, "can"in ne oldugunu bu yakin dostla
ogrenmeliler...heyven sevgisi / et yeme ikilemine dusmeliler...dogru
yolu secebilmeliler...evinde hayvani olmayanin anlayabilecegi birsey
degildir bu...
>
> Selamlar, sevgiler.
Bilmukabele...gorus ve katilimin icin tesekkurler...
Saglicakla kal...
Uncle Donald had a farm eeya eeya oooo:)
Alimin dedigine gore bahar gelmis...:)
> --
> Haluk Okur / Istanbul - Turkiye
>
Sent via Deja.com http://www.deja.com/
Before you buy.
Hayir. Olum sebebinin susuzluk olmamasi elbette sevindirici bir sey ama
bir kopegi geri donmeyecegi bir seyahate bile bile gondermek beni yine
de rahatsiz ediyor. Bu mesele sadece bir hayvan haklari meselesi degil.
Hayvanlara reva gorulen her eziyet eninde sonunda insanlara da
yapiliyor. Muhtemelen biliyorsunuz, Ittihad ve Terakki iktidara
geldiginde Istanbul'daki butun kopekleri toplayip, oleceklerini bile
bile Hayirsiz Ada'ya goturup atmislar. Bu kopekler de once birbirini
yiyip sonra telef olmuslar. Farkettiyseniz Ermenilerin de sikayet mevzuu
yaptiklari seyler silahla katledilmekden ziyade, aclik, susuzluk ve agir
tabiat sartlari altinda olume mahkum edilmek turunden seyler. Onun icin
bu iddialarini her zaman ciddiye alirim. Laika ismindeki bu kopegin
olume gonderen adamlarin da ayni yillarda Sibirya'da muhalifleri sessiz
sedasiz ortadan kaldirmak icin temerkuz kamplari islettiklerini
biliyoruz. Hayvanlar ile yakin akrabaligimizin bir neticesi bu. Onlara
yapilan her fenalik mutlaka bize de yapilir.
Dogru ya, tip fakultesinde zehirli igneyle uyutulup sonra da bilim adina
parcalanan kopeklere nazaran Laika'nin sansli bir kopek oldugunu kabul
etmek lazim! Cok daha heyecan verici bir bilimsel arastirmada
oldurulmus.
> Bu arada gecen yazida bahsettigim hayvan sevgisi / deney hayvani konusu
> var...biliyorsunuz artik sican / yilan vb insanlar tarafindan
> sevilmeyen hayvanlar deneylerde kullanilmaya baslandi...iste bu gidisat
> berbattir...
>
Uzucu bir sey ama akla yakin bir yonu de var. Mesela, lokantada bir
garson senin uzerine yemek doktu diyelim. Bu garson sakalli biyikli bir
adamsa reaksiyonun kotu olur, ama genc ve guzel bir kizsa biraz daha
fazla tahammul gosterebilirsin. Veya araba satin alirken, gozune guzel
gorunen bir arabayi performansi daha yuksek ya da fiyati daha ucuz olan
baska bir arabaya tercih edebilirsin.
> Sadece gorunusu guzel ve alimli oldugu icin Pandalarin nesli
> tukenmeyecek...!Emin olabilirsiniz ama ayni seyi gergedanlar yada yaban
> domuzlari icin soyleyemem...Hayvan hakki koruyuculari tarafindan "panda
> fenomeni" olarak bilinen bu ayrimcilik dunyada sadece insan estetik
> duygularina hitap eden hayvanlarin yasam hakki olmasi gibi bir sonuc
> seriyor gozler onune... (WWF'e..World Wide (eski wildlife) Found, ates
> kusuyorlar...amblemi panda dir malum)
>
> Deneylerde hayvan kullanimina dunyada yeni kisitlamalar
> getiriliyor...pek cok orgut bu ise soyunmus durumda...ve batida pek cok
> ilac, kozmetik urunu vb. uzerinde "bu urunun uretiminde hayvanlar
> uzerinde herhangi bir deney yapilmamistir" yaziyor artik...yani bu bir
> gidisat..geriye donusu olmayan..dogru yolda...
> Bu konuda calisanlara destek verelim...arastiralim bu konuyu...ilgili
> yerlerle yazisalim, bu tur urunleri secelim elimizden geldigince...
Hic kimse sattigi seyin uzerine "bu ilac binlerce tavsan uzerinde
tecrube edilmistir" diye yazmiyor ki. "Bilinen yan tesiri yoktur" veya
"yuksek dozda alinirsa uyku verir" gibi gayet masum seyler yaziyorlar.
Tuketicinin elinde ilac secimi yapacak imkanlar yok! Olmasi gerekir.
!!!!
Resat, sen yanlis yoldasin. Kopek otobur olamaz. Onun disleri kemik
kemirme ihtiyacini hisseder. Yakin akrabasi olan kurtlar avlanarak
yasarlar. Kedi de vejeteryen olamaz. Sakin ha! Hayvani oldurursun. Kedi
kopek bir yana, insan pekala et yemeyebiliyor. Omrumun yarisindan
fazlasini bu sekilde gecirdim ve bu yuzden hic bir sihhi problemim
olmadi. Aziz Nesin'e inat, proteinsizlikden geri zekali da olmadim. Et
yememenin insanin hayat standardini dusurecegini, en azindan menuyu
fakirlestirecegini soyleyebiliriz ama bunun fizyolojik olarak imkansiz
oldugunu iddia edenler cahillik ediyorlar. Bu arada dengeli beslenmeden
de hic anlamam, on yedi senedir icinde et olmayan herseyi keyfime gore
yedim. Sadece lezzete bakarim. Aklima gelmisken, bana e-mail adresini
verirsen sana sahsi olarak baska bir sey daha yazmak istiyorum. Kopegi
otobur yapacagim diye tutturduysan Daisy ile aranda tahmin edemeyecegin
bir sebeple ihtilaf cikabilir!
Dogru gibi gozukuyor ama evinde hayvan olmayip da et yiyemeyenler
cikiyor. Buna mukabil ciftliginde yuzlerce hayvani olup da bunlari
afiyetle yiyenler de var. Demek ki tek faktor o hayvanlara dokunmak,
gozlerinin icine bakmak falan degil! Muhim bir noktayi atlamis
olmaliyiz. Ne olabilir?
Ahmet
Mantiksal olarak sana hak veriyorum, duygusal olaraksa... I-ih!
Laika bu onemli gorev -daha iyisi deney diyelim- sirasinda bir kaza
falan sonucu olseydi pek fazla soyleyecek birsey olmazdi, nitekim
senin de yukarida sozunu ettigin gibi, animsayabildigim kadariyla,
on amerikali, bir de rus uzay adami cesitli kazalarda yasamini
yitirdi.
Ote yandan, Amerika Laika'dan sonra biraz bekleyip uzaya bir sempanze
yolladi ve dunyaya canli olarak geri getirmeyi basardi. Hatta bu
hayvan yakin zamana kadar da hayattaydi, bir tur emeklilik yasiyordu.
Demem o ki, hayvanlari deneylerde kullanmaya bir kere baslaninca
objektiflik tamamen kayboluyor ve ne kadar ileri gidilecegi sadece
kisilerin insafina kaliyor. Bence uzayin kesfi icin -oyle veya boyle-
oldurulen bir kopekle insana kalp nakli yapmak icin canli canli
kalbi sokulen bir domuz veya sokak arasinda zehirlenen gariban kedi
arasinda zerre kadar fark yok. Amac hayvanlarla dost olmak degil de,
onlardan yararlanmak olunca bunun sonu gelmiyor.
Bunun icin, gonlum hayvanlara yapilan tum bu muamelelerin, amaci
gozetilmeden, tamamen durdurulmasindan yana. Prensip meselesi.
Bir insanin yasamasi icin bir hayvanin olmesi bile bir turlu icime
sinmiyor. "Ne yani, insanla hayvani bir mi tutuyorsun" diyenler
cikacaktir simdi. Aflarina siginarak itiraf ediyorum ki, evet,
bir tutuyorum.
> Bu arada gecen yazida bahsettigim hayvan sevgisi / deney hayvani konusu
> var...biliyorsunuz artik sican / yilan vb insanlar tarafindan
> sevilmeyen hayvanlar deneylerde kullanilmaya baslandi...iste bu gidisat
> berbattir...
>
> Sadece gorunusu guzel ve alimli oldugu icin Pandalarin nesli
> tukenmeyecek...!Emin olabilirsiniz ama ayni seyi gergedanlar yada yaban
> domuzlari icin soyleyemem...Hayvan hakki koruyuculari tarafindan "panda
> fenomeni" olarak bilinen bu ayrimcilik dunyada sadece insan estetik
> duygularina hitap eden hayvanlarin yasam hakki olmasi gibi bir sonuc
> seriyor gozler onune... (WWF'e..World Wide (eski wildlife) Fund, ates
> kusuyorlar...amblemi panda dir malum)
Haklisin. Bunu su an farkettim ve dehsete dustum. Kurbaga yutan yilani
izleyebiliyorum da ceylan yakalayan aslana bakamiyorum. Hic dusunmedigim
bir sey, sonuc olarak insanlar arasinda irk ayrimi yapmaktan farki
yok. Bir de zararli-zararsiz hayvan ayrimi var. Tabii ki zarar kavrami
yine insan cikarlari acisindan yorumlaniyor.
Ama insanlarin WWF'ye kizmalari yersiz. Evet, panda bir sembol oldu ama
bunu WWF'ye -ustelik bir suc olarak- yuklemenin hic alemi yok. Sonuc
olarak WWF de senin-benim kafada insanlardan olusan ve elinden geleni
yapmaya calisan bir kurulus.
> > Ben, seneler once etyemez (vejetaryen) olmaya calistim, ...
...
>
> Saglikli bir sanci cektigini biliyorum...bende buralardan gectim...
> tamnamen ayni bile sayilabilir detaylar...bende bu tur nedenlerle pes
> etmis yine geriye donmustum kos kos...taa ki nerede hata yaptigimi
> anlayincaya kadar...
Onceki yazimda soz edecektim unutmusum, hayvanlara acidigim icin
icimden et yemek gelmedigini soyledigim iki arkadasimin bana ilk
sorduklari soru "bir ruh doktoruna gorundun mu?" olmustu!
...
> kolay...bu konuda yardim edecegim soz..ilk firsatta bir web page
> hazirliyor, buradan duyuruyorum...bu arada "my" a verdigim tavsiye ile
> saglikli bir baslangic yapabilirsiniz...zaten herseyi bir anda
> degistirmek dogru da olmayabilir...
Merakla bekliyorum. Belki bu sayede bizim kasik dusmanini(!) da ikna
edebilirim. Birlikten de pek tabii ki kuvvet dogar.
...
> Kedi ve kopekleri etyemez yapmak mumkundur...benim kopegim vegetaryen
> mesela...aslinda sivas kangal vb. kopekler de vegetaryen dir...omurleri
> boyu kepek, su karismi "yal" denilen bir karisimla besler koyluler
> bunlari...son derecede sagliklidir...
> Batida boyle mamalar var...benimki cok seviyor, hep ondan veriyoruz...
> Bulgur sever, makarnaya bayilir...kediler icinde var boyle
> seyler...ama...kedinin dogasi, yada et yiyenlerin dogasi nasilsa
> birakin oyle beslensinler derim ben...kaplanin kuzuyu parcalamasi feci
> birsey degildir bence...dogasi, dizayni, bu isin sirri boyle...ama
> bizim yaptigimiz "artik" kabul edilebilir bir sey degil...:)
Bak bunu hic dusunmemistim. Kopek belki ama, bir kedinin etyemez
olabilecegine hic kafam yatmiyor dogrusu. Bu defa da kediyi zorla
bunyesine uymayan seyleri yemeye zorlayarak baska turlu bir eziyette
bulunmaktan korkuyorum.
> Bir de saplama...kedi mamasi icin balina, yunus, kopek baligi avlanmasi
> bu amacla insanlar icin oldurulen hayvanlarin disinda hayvanlarin,
> ustelik yaban hayvanlarinin oldurulmesidir esas "feci" olan...aldiginiz
> kedi mamalarinda bu ozelligi arayabilirsiniz...
Hicbirinde bu tur bilgiye rastlamadim simdiye kadar. Sadece "balikli",
"tavuklu" falan yaziyor. Ama yine yukaridaki konuya donersek, onemli
olan _hangi hayvanin_ olduruldugu degil. Eger zaten insanlar icin
oldurulmus olan hayvanlarin, insanlarca kullanilmayan artiklarini
iceren mamalardan soz ediyorsan haklisin, fakat kedinin yemesi icin
bir tavuk veya bir balina oldurulmus, temelde farketmez bence. Hatta
olen hayvan ne kadar buyukse ve de ne kadar cok et sagliyorsa o kadar
iyidir diyebilirim, cunku bir can bir candir.
...
> > Selamlar, sevgiler.
>
> Bilmukabele...gorus ve katilimin icin tesekkurler...
Insanlar konusa konusa... degil mi?
> Dogru gibi gozukuyor ama evinde hayvan olmayip da et yiyemeyenler
> cikiyor. Buna mukabil ciftliginde yuzlerce hayvani olup da bunlari
> afiyetle yiyenler de var. Demek ki tek faktor o hayvanlara dokunmak,
> gozlerinin icine bakmak falan degil! Muhim bir noktayi atlamis
> olmaliyiz. Ne olabilir?
Hayvani kendinle esit gormek. Atlanan nokta bu. Benim dunya uzerinde
ne hakkim varsa hayvanlar da ayni haklara sahiptirler. Nokta.
Insanlar bunu kabul ettiklerinde -ki ne yazik ki ben bunu hic olasi
gormuyorum- hayvanlarin gordugu iskenceler sona erecektir.
> Ahmet
Insanlarin hayvanlara iskence etmemesi icin illa insan ve hayvanlarin
esit sayilmasi mi gerekir? Tam musavat insanlar arasinda da yok ki
insanlarla hayvanlar arasinda olsun. Lakin bazi ustunluklerimizin olmasi
bize hayvanlara nihayetsiz acilar verme hakkini vermiyor. Herkes
hayvanlarin da hisleri oldugunu, fiziki ve manevi acilari
hissedebildiklerini anlasa ve kendisinin hayvanlarla musterek yonleri
oldugunu farketse, bu iskenceler biter. Evinde hayvan beslemek
insanlarin bu musterek yonleri kesfetmesini kolaylastirir ama bazi
hallerde hayvanlari daha iyi taniyanlar onlara daha az kiymet
verebiliyor. Ben bu noktaya takildim.
Acaba bizi hayvanlari ezmege sevkeden sey bir takim ihtiyaclar olabilir
mi? Ihtiyacin zorlamasiyla onlari inkar etmek mecburiyetini hissediyor
olabilir miyiz?
Sunu da not edeyim ki hayvanlarin yenmesi beni cok uzdugu halde, hukuki
manada bir suiistimal gibi gozukmuyor. Fakat hayvanin hayat hakkini
elinden almak ile onun hayat umidini bile elinden almak arasinda cok
buyuk farklar var.
Ahmet
Beni de cok rahats1z ediyor.
$imdi, etik dedik ya, zor bir olay..
üstelik relatif bir olay..
mesela, cocuguna kalp nakli gerekiyor..
verici ise sadece bir canl1 domuz yavrusu..
gel i$in icinden c1k..
uzaya hangi konular icin gidiliyor tamam1n1 bilmiyorum..
belki -diger baz1 $eylerin yan1s1ra- bin y1l sonras1 dünya insanl1g1 icin
$imdiden kac1$-kurtulu$ projeleri üretilmeye cal1$1l1yor..
etik, korkar1m menfaat yönü ag1r basan kurallar iceriyor.
Bir de, uzayda ölüme yollanan köpek ile -mesela- hakkaride cöp toplamak
zorunda kalan cocuklar1, tayland'da sekse itilen cocuklar1, brezilya'da
polisler taraf1ndan toplu katliama maruz b1rak1lan cocuklar1 vs. vb. falan
birlikte dü$ünmek var ki san1r1m buna daha cok ihtiyac1m1z var..
>Bir kopegi olecegi
> hucrenin icine koyarken insanin yuregi sizlamaz mi? Bunlar nasil
> insanlar diye dusunuyorum. Madem kopegi geri getiremiyorlar, o halde
> gondermemeleri gerekir. Illa birinin gitmesi lazimsa, bir idam
> mahkumunu, tabii gonullu olmasi kaydiyla, gonderebilirler. Kopege boyle
> bir zulmu yapmanin ne manasi var?
idam konusunda bir acmaz icinde oldugumu itiraf edeyim..
>
> Tamam, Sovyetlere karsi bir parca pesin hukumlu oldugum dogrudur.
Gerek SSCB gerekse USA uzay projeleri esnas1nda olsun atom denemeleri ile ve
cevreye zarar veren teknolojiler nedeniyle olsun dünyada bircok bölgeyi
ya$anmaz hale getirdiler ve de ag1r cevre sorunlar1 yaratt1lar. Ba$ka baz1
ülkeler de buna ilave edilmeli.. Bu gerceklerden yola c1karsak pe$in hüküm,
yerini makul bir hükme
b1rakacakt1r.
> Onlarin butun fikirleri bana cok ters geldigi icin burada biraz fazla
> sert bir reaksiyon gostermis olabilirim. Ama unutma ki haftalardir
> burada bir takim adamlar Muslumanlarin ne kadar hayvan dusmani ve vahsi
> oldugu tezini isliyorlar.
Sinir y1prat1c1 oldugunu kabul ediyorum. özellikle senin de hassas bir insan
oldugunu biliyorum. Fakat bu durumlar varl1g1 bilinmeyen, sadece inan1lan
bir ilah1n dünyay1 düzenlemeye ili$kin koydugu iddia edilen sabit kurallar1n
uygulanmak istenmesinden kaynaklan1yor. yani bir sistem mücadelesi ki dînî
olan1 kendini tart1$t1rm1yor bile:TABU! Hayvan dü$manl1g1 ve vah$ilikte
müslümanlar yaln1z degil..
> Bir kismi samimidir, onlara kizmiyorum ama
> herkes aynayi bir kerede kendi suratina tutarsa daha kolay anlasacagiz.
> Yani yapmak istedigim aslinda bir takim adamlari hayvan haklarini bahane
> ederek muskul vaziyette birakmak degil, hayvanlari sahiden sevdigim icin
> bu tur seyler uzerinde duruyorum.
Samimiyetine $üphe yok. Fakat coook zor durumda olan, hatta ya$am mücadelesi
veren yüzmilyonlarca insan var ki yeryüzünde, sadece adil olmayan dag1l1m'1n
kurban1d1rlar.. Bunlara da samimi olarak egilirsen, "allah'1n imtihan1d1r"
gibi sorunlar1 örtücü/onlardan kac1c1 ac1klamalar vb. ard1na saklamazsan
kendini, hele hele tüm maddi/insan ürünü degerlerin yarat1c1s1 ve esas
sahibi insan kafa/kol emegine lay1k oldugu degeri verirsen, samimiyetine
herkes inanacakt1r.
>
> Daha adil olmak acisindan, biraz da bizim "kapitalist" sistemin
> hayvanlara zulmunu konusalim o halde. Ilac ve kozmetik sanayii
> laboratuarlarinda cok igrenc tecrubeler yapiliyor. Mesela tavsanlarin
> gozlerine bir takim kimyevi maddeler damlatiliyor, taa ki onlari kor
> edinceye kadar. Her turlu zehir, silah sanayiinde kullanilanindan tut,
> piyasada satilan bocek ve fare zehrine kadar, once hayvanlar uzerinde
> tecrube ediliyor. Tib fakultesi talebelerine kedi, kopek ve kurbaga gibi
> hayvanlar kestiriliyor. Bunlar bazen kesilmeden once zehirleniyor, bazi
> hallerde ise diri diri parcalaniyor. Butun bunlar insanliga hizmet adina
> yapiliyor. Biz insanlar boyle bir hizmeti kabul edecek miyiz?
Kat1l1yorum. En aptal olan silah endüstrisi falan da var da, konu ta$mas1n..
"sahip olmak" fiili lügatlarda yer ald1g1 müddetce bu sorunlar da $öyle veya
böyle varolmaya devam edecektir. "Bir lokma, bir h1rka" degil art1k ama,
insan olman1n erdemi bence "az1 karar, ortas1 yarar, fazlas1 zarar"
laf1ndaki "s1r"da yat1yor. Insan egosunun temelini buna göre
$ekillendirebildigimiz zaman tüm sorunlar1n cözüm anahtar1 elimizde
demektir.
>
> Onlardan nereye kadar istifade etmemiz bir haktir?
Böyle bir hak olduguna inanm1yorum. Fakat bu laf1n tutacag1 günlere daha
cooook zaman var.. hak'1n olmad1g1 yerde vah$i-gayri vah$i ay1r1m1na girmeye
gerek bile kalm1yor.
>Nereden sonrasi
> vahsettir? Cevabini aradigimiz sual aslinda bu. Yani Sovyetlerin bu uzay
> arastirmasinda bir kopegi feci bir olume mahkum etmesi ile bizim tib
> fakultelerinde kopek kesilmesi arasida pek fark yok aslinda. Anlastik
> mi?
Anla$1yoruz. Bunu hayat1n tüm alanlar1na uygulamak kayd1 ile..
>
> Ahmet
Domuzlarla akrabaligimizin diger hayvanlarla mukayese edilemeyecek kadar
yakin oldugu nasil tuhaf sekillerde ortaya cikiyor oyle degil mi? Domuz
cok da zeki bir hayvan, her seyi bilip uzelecek kadar zeki. "Domuz gibi
biliyor" diyoruz ya.
Diger yazdiklarin, yani uzay seyahati, cocuklar, idam cezasi, vs biraz
konu disi. Cok kisaca cevap veriyorum ama konu dagilmasin. Uzay
arastirmalarinin bize getirecegi fayda madencilik - bilhassa agir ve
nadir madenleri kasdediyorum. Vicdani olan adam bir cocuga ne cop
toplatir, ne onu fuhsa bulastirir, ne de onu oldurur. Idam cezasinda
infaz icin nihai karari maktulun ailesi, yakinlari vermelidir.
> Sinir y1prat1c1 oldugunu kabul ediyorum. özellikle senin de hassas bir insan
> oldugunu biliyorum. Fakat bu durumlar varl1g1 bilinmeyen, sadece inan1lan
> bir ilah1n dünyay1 düzenlemeye ili$kin koydugu iddia edilen sabit kurallar1n
> uygulanmak istenmesinden kaynaklan1yor. yani bir sistem mücadelesi ki dînî
> olan1 kendini tart1$t1rm1yor bile:TABU! Hayvan dü$manl1g1 ve vah$ilikte
> müslümanlar yaln1z degil..
Seriatin dogrulugunu isbat etmek icin Allah'in varligini isbata luzum
yok. Bu kaidelerin hepsi kendilerini tecrubeyle isbat etmis zaten.
Kimisi 1,400 yildir, kimisi 2,000, hatta 5,000 kusur yildir tecrube
edilmis ve bunlarin hepsinin iyi isledigi gorulmus. Yani Allah'in
varliginin en kuvvetli isbati seriatin mukemmel calismasidir bile
diyebilirim.
> Samimiyetine $üphe yok. Fakat coook zor durumda olan, hatta ya$am mücadelesi
> veren yüzmilyonlarca insan var ki yeryüzünde, sadece adil olmayan dag1l1m'1n
> kurban1d1rlar.. Bunlara da samimi olarak egilirsen, "allah'1n imtihan1d1r"
> gibi sorunlar1 örtücü/onlardan kac1c1 ac1klamalar vb. ard1na saklamazsan
> kendini, hele hele tüm maddi/insan ürünü degerlerin yarat1c1s1 ve esas
> sahibi insan kafa/kol emegine lay1k oldugu degeri verirsen, samimiyetine
> herkes inanacakt1r.
Dagilim nasil "adil" olacak? Israrla konu disina tasiyorsun. Konumuz
hayvanlara karsi zulum, suiistimal ve vahsetin ne oldugu idi. Ekonomik
kaynaklarin dagitilmasina gelince, dunyanin her yerinde dindar insanlar
fakirlere yardim elini uzatiyor. Bunu yapmak icin vakiflar kuruluyor,
sadakalar, zekatlar veriliyor. Dogru olan da bu zaten. Yanlis olan sey
dogru isleyen bir sistemi ortadan kaldirip, onun yerine islemeyen,
islemesi asla mumkun olmayan, islemeyecegi tecrube ile gorulmus sacma
seyler icad etmek.
> > Onlardan nereye kadar istifade etmemiz bir haktir?
>
> Böyle bir hak olduguna inanm1yorum. Fakat bu laf1n tutacag1 günlere daha
> cooook zaman var.. hak'1n olmad1g1 yerde vah$i-gayri vah$i ay1r1m1na girmeye
> gerek bile kalm1yor.
Ha simdi esas konuya geri donduk. Hayvanlardan hic mi istifade
edilmemesi gerekir diyorsun? Bu da tefrit olur. Sen ve Haluk, istimal
bir kere basladigi zaman bu isin mutlaka sui-istimale kadar varacagina
inaniyorsunuz. Istimali mesru sinirlar dahilinde tutmak icin bazi insaf
olculeri olamaz mi?
Resat zaman zaman gayet enteresan seyler anlatiyor ama anlattigi seyin
ne kadar enteresan oldugunu kendi bile farkedemeyebiliyor. Bir seferinde
et yemenin erkekce yolunun avlanmak oldugunu soylemisti. Resat ayrica
avciligin bazi kaideler cercevesinde yapilmasi ve ava merhamet
gosterilmesi gerektigini de soyledi. Resadin av hakkinda yazdiklarini
okurken beni heyecanlandiran sey onun merhamet anlayisindan ziyade bazi
seylerin mutlaka bazi kaideler dahilinde yapilmasi gerektigine dair
gorusu oldu. Insan hayvan munasebetlerine sadece merhamet cercevesinde
bakmakla hic bir yere varamayiz, bu munasebetleri bir an evvel hukuk
cercevesine oturtmaliyiz.
Ahmet
Maalesef durum sandigindan daha komplike..:) Hernekadar cansiz
organik/inorganik kimyasallar ile besleniyor gorunsek de isin ucu
"canliliga" dayaniyor...bunu da saglayan evrimin, yaratilisin yada "can"
tabir ettigimiz mucizenin sirlarini gizleyen "enzim" denilen yapida
bulunuyor...
Soyle bir konu acayim...biliyorsunuz tum hareketlerimiz icin gerekli enerji
karbonhidrat (KH) yakilarak uretiliyor...hucreye gelen KH, yani seker, yine
hucreye tasinan oksijen ile yakiliyor ortaya enerji cikiyor, karbon ve
oksijen atiklari karbon diokside donusup yine kan vasitasiyla hucreden
uzaklastiriliyorlar filan...bunlar malum...ancak gunun birinde birinin
kafasina su soru takiliyor...iyi de diyor...ulan bu islem icin gerekli sure
gayet uzun...eger hakikaten bu sistem boyle calisiyorsa hepimiz slowmotion
da hareket ederdik...elimizi kaldirip kulagimizi kasimak saatler
surerdi...bu dizaynda kuslarin ucmasi, balinalarain bogulmamalari mumkun
degil...!! evet bu hakikaten boyle...bu islemin bu kadar kisa surede
saglanmasini hucrelerdeki enzimler sagliyor...
Ayrica barsaklardaki emilim ve yenilen gidalararin kana karismasi,
karacigerdeki islemlerin musebbibi de bu enzim denen ara islemciler...peki
sorun ne diyeceksiniz...mademki enzim diye bir sey bizde var, gerekli
vitaminleri tablet halinde alalim bitsin mesela, enzimler gerisini
halletsin...
Ancak sistem, bizi bagimsiz kilacak sekilde yurumuyor...siz canli bir gida
(pismemis, pastorize olmamis vs.) yerseniz icindeki canli enzimler o daha
once bahsettigim 60-70M yillik calisma sonucu kurduklari iliskilerle bizim
vucut enzimlerimizle ortak calismaya girip gidalarin vucuda girisini
saglayabiliyorlar...yoksa yeterli gida almaniz kesinlikle soz konusu
degil...
Ornek...bir adet portakalda bir gunluk C vitamini ihtiyacinizi karsilayacak
miktar mevcut. Oysaki bir gunluk ihtiyacinizi karsilayabileceginiz C
vitamini tabletinde iki cuval portakaldakine esdeger C vitamini var !...
Portakal canli oldugu icin icindeki enzimler sizinkilerle bir nevi kopru
olusturup C vitaminini vucudunuza aliyor...oysaki tablet cansiz ve enzim
icermedigi icin kopru olusamiyor ve ancak binde biri vucuda
alinabiliyor...gerisi idrar yoluyla atilir gider...
(tabii bobreklerinizin canina okuyarak...)
Mesele sadece C vitamini degildir ustelik...diger mineral, su, yag asitleri,
amino asitler icinde ornek aynen gecerlidir...
Yine portakaldan ornek...bir adet portakalda asagi yukari bir bardak su
vardir...ve bu suyun tamami vucudunuza girer (kabul edilir)...
Ayni miktarda suyun vucudunuza girebilmesi icin tam bes bardak (cansiz) su
icmeniz gerekir...!
Kisaca bu bedende oldugumuz surece baska bir beslenme tarzi bizim icin
olanakli degil...surekli bunu zorladigimiz icinde envai cesit hastalikla
mucadele halindeyiz...siz hic diyabetik, astimli, ulserli yada gastritli,
miyop, bobrek tasli, disleri curuyen bir hayvan gordunuz mu dogada?
--------
Kissadan hisse...
Kutulanmis, siselenmis, pastorize edilmis, tursulanmis, kurutulmus, asiri
pismis seylerden uzak durun...
Insan sahip oldugu tum hastaliklari bu beslenme sistemine
borcludur...(hayvanlarla aramizdaki bariz farklardan biri insanin yemegini
pisirmesidir...pismis sebze-meyva cop tur...hicbir besleyici degeri
yoktur...istisnalar (bitkisel protein) ve detayli bilgi icin sabir
lutfen..:))
Sebzelerde pisme siniri icin rengine bakin...cig ile pismisi renginden
ayiramamaniz lazim...
------
Ruhlar seklinde yasamaktan sozetmissin...bu belki benim bahsettigim dorduncu
nesil olabilir...henuz bu konuda tam oturmus "fiction" larim yok ama
olabilir...gunun birinde insanlik burada sikisacak...gelismesini
durduramayacagina, teorik olarak isik hizina erisip, asip baska yildizlara
pratik seyahatler duzenleyemeyecegine, ve bence aslinda buna gerek
olmadigina gore boyut degistirecektir...sartlar bunu zorlayacak gibi
gorunuyor. Matrix vari bir hayat tarzi...aslinda hersey elektronik image
lardan ibaret degilmi? Bu internetle biraz boyle bir boyuta ufak ufak bebek
adimlari atiyor olmayalim?
Buyrun buradan yakin...
Selamlar...
DD
Ascii yi seviyorum...:) yazdiklarini seve seve okumak istiyorum...
Tabii ki bunun farkindayim...oyledir...ama "erkekce" tabiri fazla da birsey
ifade etmiyor bu konuda herkese...
Resat ayrica
> avciligin bazi kaideler cercevesinde yapilmasi ve ava merhamet
> gosterilmesi gerektigini de soyledi. Resadin av hakkinda yazdiklarini
> okurken beni heyecanlandiran sey onun merhamet anlayisindan ziyade bazi
> seylerin mutlaka bazi kaideler dahilinde yapilmasi gerektigine dair
> gorusu oldu. Insan hayvan munasebetlerine sadece merhamet cercevesinde
> bakmakla hic bir yere varamayiz, bu munasebetleri bir an evvel hukuk
> cercevesine oturtmaliyiz.
> Ahmet
Evet...hayvan sevgisi yada merhamet (burada es anlamli olarak algiliyorum)
yola cikmakta yanlis kistaslardir...bunu bende yineleyip durdum...
Yureginizde merhametle ava cikamazsiniz...hayvanlari koruma, hayvan haklari
hakkinda bir gelisme saglamak mumkun degildir salt sevgi yada
merhametle...sakatlar gibi dusunun...sakatlarin sakat olmayanlarin sevgi ve
merhametine ihtiyaci yoktur...insanca yasamalarini saglayacak
duzenlemelerdir onlari mutlu edecek olan.
Ava donacek olursak marhameti biraz evde birakacaksiniz haliyle...hani su
kasabin gelistirdigi ozel ruh yapisi meselesi...Avcinin da gelistirdigi
ozel ruh dan bahsedilebilir...dogrudur. Gecenler de de Tekeli avdan
bahsetmemi istediydi, oraya geceyim....ancak hemen bir parantez aciyorum;
hile, tuzak, bekleme, pusu, teyp, projektor, gece gorus durbunu, durbunlu
tufekle buyuk hayvan avi vb. yontemler benim kitabimda yazmiyor...bunu
avcilik kabul etmiyorum..Benim bildigim, vaktiyle yaptigim kopek ve tufek
yada ok/yay ile kus (bildircin, keklik, sulun ve culluk) ve snorkelle gunduz
su alti (karagoz, mercan, kefal) avidir...Orfoz, lagos, kirlangic gibi kacip
saklanma endisesi olmayan hayvanlari da avlamamisimdir.
Tanidigim, takdir ettigim tum avcilar ve agabeyim (bana avi ogreten)
istisnasiz hayvan sevgisi ile dolan tasan insanlardir...hele bir Niko vardir
allah selamet, en son ava ciktigimizda 80ini devirmisti, her vurdugu kusu
oksar sever, gozleri dolardi...bunu belkide hic anlayamayacaksiniz. Bu
kisiler herzaman insan hayvan iliskilerini objektif olarak
degerlendirirler..av avdir...o is icin dunyaya gelmistir, kacma saklanma,
izini kaybettirme uzerine ustalasmistir...av onun icin hayatinin bir
fonksiyonudur..yani sanki culluk pesinde avci olmadiginda mutsuzdur gibi bir
duyguya kapilirsiniz bu usta avcilarin yaninda....
Avcilik uzun acilis hikayemde belirttigim gibi insanligin baslangicindan
beri var ve genlerimize kazili...ben sirf artik av mevsimi insanlik icin
kapandi inanisindan yola cikarak avi biraktim yillar evvel...oysa ki av
ornegin bende icguduseldir...hayatima islemistir...bes yildan fazla oluyor
birakali hala sokakta yanimdan bir guvercin kalksa kanat sesi butun
dikkatimi oraya yoneltir, tuylerim diken diken olur...
Benim inancima gore bu bizim genlerimize yapay olarak islenmistir...tum
diger hayvanlarda disiler avci olmasina ragmen insanlarda erkeklerin avci
olmasi, yakin akrabalarimiz maymunlarda dahi durumun bu sekilde tezahur
etmemesi gariptir...disilerimizde ise avciligin zerresi olmadigi gibi tam
tersi bir tepki sozkonusudur...yine tanidigim hicbir avcinin esi annesi, kiz
arkadasi bu ise hic bir ilgi gostermemistir...hatta tepki gosterirler...
Av spormudur vahsetmidir sorularini yanitlamam zor...ben karsiyim...ben
gereksiz buluyorum...spormu? evet tek bir kusun pesinde yedi saatten fazla
orman yuruyusu spordur ama ayni yuruyus trekking adi altinda daha da zevkli
yapilabilir...yukarida saydigim uckagitci avcilik yontemlerinin hicbirinin
sporla sportmenlikle alakasi tabii ki yoktur...en sportmen av bile spor
degildir...avcinin sportmen ruhundan bahsedilebilir...ama avin bir spor
olmasindan bahsetmek av hayvanina yapilabilecek en buyuk hakarettir bence...
Avda biraz pornografi vardir belki...biraz sex vardir...yaptiginiz sey,
gordugunuz sey "gercek"tir...biraz tehlikelidir...birisi olum kalim
mucadelesinin zirvesine ulasir...tum benliginizle tanik olursunuz....olume
tanik olursunuz...hayat mucadelesine....bu kadar yeter bu mevzu bayanlar
baylar...bogazim dugumlendi...benim anlatabilecegim sinira
geldim....gerisini kitaplardan okuyun...kusura bakmayin...
Av icin kurallar/hukuk mevzuu basittir aslinda...Gerek olmamsina ragmen
komsumuz Yunanistan ornek alinsa yeter mesela...butun kurallari alin ve
onlarin uyguladiklari ciddiyetle uygulayin olsun bitsin...ben tanik oldugum
icin biliyorum...
Ornekler vereyim...haftada sadece iki gun ve sadece gun isiginda av
yapilabiliyor, sadece av mevsiminde avlanilabiliyor...bazi yillar belli
turler icin av izni cikmayabiliyor...sadece etrafi cevrili, parayla
girilebilen avlaklarda avlanilabiliyor, vee bunlar gayet siki bir sekilde
kontrol ediliyor. Sunu da ekleyeyim, karga, saksagan domuz gibi hayvanlari
yil boyunca avlamanin serbest oldugu tek ulke olsa olsa Turkiyedir...bu
hayvanlar sanki nesilleri tuketilmesi serbest tur ilan edilmisler...hic
olacak is degil...
Ben avin tumden yasaklanmasi taraftariyim...Turkiyede mesela gelecek on yil
hic avlanilmasa av hayvani sayisi onyil sonra yinede bugunden onyil onceki
adede ulasamaz...cevre kirliligi, avlak ve yesil alanlarin daralmasi,
ureme - otlama sahalarinn yokolmasi zaten hayvanlarin canina
okuyor...ustelik ava cikanlar benim farkadip herseyden vazgectigim gizli ruh
nasiri tabakasina kavusuyor, hayvan oldurme ve hayvan sevgisini ayni ruh
yapisinda barindirabilecek hale geliyorlar...ben bunu istemiyorum..yada buna
karsiyim diyelim...
Yineliyorum bu ruhumuza vurdugumuz bir prangadir...korkunc agir bir
zirhtir...kurtulup rahatlamak elimizde...hayvanlar ile saglikli iliskiler
kuralim...onlar uzerindeki somuruyu yavas yavas terkedelim...onlari
koruyalim...diyorum dostca...
Gelecek yazida tavuk ciftlikleri...soz...
Duck the magic dragon...
Tekeli...ben saglikli iliskiden bahsediyorum...yuzlerce hayvani olan
afiyetle yiyebilir...ama iki uc hayvani olan ayni gonul rahatligini
gudemez...gecen sene bizim sarikiz i kestik diye yakinan, uzulen cok koylu
bilirim...
Faktor tabii ki tek degil...bir suru muhim nokta da var...dur
bakalim..dusunuyoruz iste..:)
> Hayvani kendinle esit gormek. Atlanan nokta bu. Benim dunya uzerinde
> ne hakkim varsa hayvanlar da ayni haklara sahiptirler. Nokta.
Benim yaklasimim ilk yazimda da belirttigim gibi farkli burada...ben insani
bir hayvan turu olarak gormuyorum...
yani esitlik bence sozkonusu degil...aslinda hayvan aleminde de esitlik diye
bir sey varmi bilmem..niye olsun ki ayrica?...herkesin yeri bellidir...bir
kaplanla bir uskumru ne kadar esit olabilir ..nasil yani ? :)
Insan ayrica zekasi ile tum dunyaya egemen bir durumda ve esitligi hic bir
sekilde kabule yanasacak yapida degil...hayvanlar somurulebilme ozellikleri
sayesinde hayattalar, guzel olanlar guzellikleri sayesinde, guzel otenler
sesleri sayesinde, yuk cekebilme, yumurtasi, sutu vs. sayesinde
hayattalar...ihtiyaci olmasa insan gezegendeki tum diger canlilari simdiye
degin coktan supurup atmisti...
Birsey diyeyimmi size..dunyada aslinda artik hayvan kalmadi...yani yabani,
dogada yasayan...ozgur...mevcut nesillerin hepsinin sayisini biliyoruz
farkindamisiniz? Avrupa gibi koca bir kitada kac tane yabani hayvan var?
Neredeyse hic...! Afrikada fotografi cekilmemis bir tane bile aslan
yok...kaplanlar ise zaten galiba tamamen tukendi...cok aci tablolar
bunlar...
Evet "insanin gozunde" esitlik...ama bu da olmamali...nesli tehlikede bir
kelaynak ile istedigimiz kadar urettigimiz bir hindi esit midir..yada
nasil...bilmiyorum ben bu "esitlik" kavramindan anlamiyorum...dunyada boyle
bir sey yok...o halde sartlara ayak uyduralim derim...esit olmayan
kosullarla hakki olan konfora sahip olsun herkes...buna esitlik diyorsan..eh
seni mi kiracagim yani...oyle olsun...:)
Dunya uzerindeki haklarda esitlik...bu da uymuyor be yahu... mesela
martilarin dunya petrol uretiminden hissesi ne olmali? yada kopeklerin
kitalar arasi seyahat ozgurlugu falan...kafam karisiyor...ayni haklara sahip
olamiyor hayvanlar...yada geregi yok galiba..sen de onlarin haklarina sahip
olamiyorsun...mesela bir balinanin antarktika civarindaki plankton
yataklarina duydugu ilgi senin icin hicbirsey ifade etmez sanirim...yada
gunu geldiginde, yilda bir arkadaslarinla Nil vadisine ucma ozgurlugu senin
icin ilgincmi?
Galiba dugum noktasi her canlinin dogal yasam cevresinde diger canlilara
karsi saygin bir sinir hukuku gutmesi...bunu tum hayvanlar guzelce
hallederken biz sanki onlar hic yokmus gibi davrandigimiz icin bu sorunlarla
karsi karsiyayiz herhalde...
> Insanlar bunu kabul ettiklerinde -ki ne yazik ki ben bunu hic olasi
> gormuyorum- hayvanlarin gordugu iskenceler sona erecektir.
Bu cumle benim paragrafimi da tamamladi...:)
Olasi gormedigin seyi bende kabul edemedim...biraz daha irdeleyelim bunu...
Selam..sabah...
Hoscakalin..
The Duckling
> > Ahmet
Yani avini yerken goz yasi doken bir nevi krokodil yahut timsah gibi mi?
Kusu oldurunce uzulen bir adamin bir atis poligonunda sabit, ya da
seyyar hedefler uzerinde calismasi daha iyi degil mi? Neyse, burada seni
fazla zorlamayalim.
Ben de kedilerin avlanmasi hakkinda bir iki laf sokusturacagim. Kedinin
aviyla oynamasi insanlarin bazilari tarafindan yanlis anlasiliyor. Bir
kedinin avina fazladan eziyet etmesinin sebebi sadizm degil, bilakis
oldurmede tereddut ve isteksizlik, yani merhamet. Insanlar da ayni
hataya dusuyorlar. Mesela, merhametleri yuzunden gormege (hatta bilmege
bile!) tahammul edemedikleri seyler, sirf bu yuzden daha da feci
sekilde, yani seri imalat usulu ile yapilabiliyor.
>
> Haluk Okur <sp...@sbs.de> wrote in message news:38E0B408...@sbs.de...
> > Tekeli wrote:
> >
> > > Dogru gibi gozukuyor ama evinde hayvan olmayip da et yiyemeyenler
> > > cikiyor. Buna mukabil ciftliginde yuzlerce hayvani olup da bunlari
> > > afiyetle yiyenler de var. Demek ki tek faktor o hayvanlara dokunmak,
> > > gozlerinin icine bakmak falan degil! Muhim bir noktayi atlamis
> > > olmaliyiz. Ne olabilir?
>
> Tekeli...ben saglikli iliskiden bahsediyorum...yuzlerce hayvani olan
> afiyetle yiyebilir...ama iki uc hayvani olan ayni gonul rahatligini
> gudemez...gecen sene bizim sarikiz i kestik diye yakinan, uzulen cok koylu
> bilirim...
>
> Faktor tabii ki tek degil...bir suru muhim nokta da var...dur
> bakalim..dusunuyoruz iste..:)
>
>
> > Hayvani kendinle esit gormek. Atlanan nokta bu. Benim dunya uzerinde
> > ne hakkim varsa hayvanlar da ayni haklara sahiptirler. Nokta.
>
> Benim yaklasimim ilk yazimda da belirttigim gibi farkli burada...ben insani
> bir hayvan turu olarak gormuyorum...
> yani esitlik bence sozkonusu degil...aslinda hayvan aleminde de esitlik diye
> bir sey varmi bilmem..niye olsun ki ayrica?...herkesin yeri bellidir...bir
> kaplanla bir uskumru ne kadar esit olabilir ..nasil yani ? :)
Merhaba,
Bu ilmek oldukca iyi gidiyor. Ilgi ile takip ediyorum.
Benim burada , Haluk amcamin dedigi "hak/esitlik" ten anladigim
"yasama hakki"dir.
Benim, bu dunyada, ne kadar ozgurce yasamaya hakkim varsa,
hayvanlar da boyle yasayabilmelidir. mi? ;))
Selamlar
Proxy1
Biz de bunu anlamaga calisiyoruz. Hayvanlari oldurup yemek fikri herkesi
tedirgin ediyor. Etoburlara mezbahadan bahsedemezsin cunki huzursuz
olurlar. Ama etten de vazgecemiyorlar. Eziyet etmememk kaydiyla
hayvanlari oldurup yemek dinen mahzurlu degil. Ayrica hayvanlar arasinda
da sik sik olan bir sey. Ama gunumuzde zirai maksatla yetistirilen
hayvanlarin oldurulurken eziyet edilmedigini kimse soyleyemiyor.
Hayvanlara yapilan her eziyetin mutlaka insanlara da sirayet ettigini de
biliyoruz.
Bunun yani sira hayvanlarin tibbi tecrubelerde kullanilmasi,
universitelerde kesilmesi, belediyeler tarafindan zehirlenerek
oldurulmesi, bazi hallerde nesillerinin tukenmesi gibi baska rezaletler
de var.
Insanin yapisini da tam olarak anlayabilmis segiliz. Mesela insanin
disleri etle beslenen hayvanlarinkini andirmiyor. Ama midesi otla
beslenenlerinki gibi iskembeli degil. Insan kandan igreniyor, eti
pisirip, salcalayip ancak oyle yiyebiliyor. Ama avlanmakdan da
hoslaniyor. Herkes hoslanmayabilir ama av fikri insanin hosuna gitmese
bu kadar harb cikar miydi? Her gun onlarca, yuzlerce hayvani kesip
parcalayan bir kasabin psikolojisi nasil olur? Bu etleri kasap
dukkanindan alan insanlar etin kaynaginin kendilerine hatirlatilmasindan
niye rahatsiz olurlar?
Benim en cok kafami kurcalayan mesele su: hayvanlari kullanirken hersey
serbest mi? Yoksa bazi sinirlar var mi? Simdiye kadar hic kimse her sey
serbest demedi. Demek ki herkes bir takim sinirlarin olmasi gerekdigine
inaniyor. Artik o sinirlarin detaylarina inmek gerekecek.
Ahmet
Selam,
Dun izinli oldugum icin SCT okuyamadim ve de tabii ki cevap da
yazamadim, fakat Proksi yigenim benim ne demek istedigimi
-benden iyi- anlamis.
Donald da Ahmet de benim esitlikten kastimi cok daha genis
anlamda yorumlamislar, o kadar ki kaplanla uskumruyu dahi
bir tutmaya kalkmislar (halbuki kaplan tava bir seye
benzemez, degil mi ;)
Demek ki benim ne dusundugumu biraz acmam gerekiyor.
Bir kere, ben insanin da bir hayvan turu olduguna inaniyorum.
Benim esitlik anlayisimin kaynagi budur. Yoksa dis gorunus,
zeka duzeyi, fiziksel guc, beslenme aliskanliklari, sosyal
davranislar vs vs acisindan -birakin iki insani- iki kedi
bile birbirine benzemez. Bunu bilmez degilim.
Bu acidan bakarsak, insanin diger hayvanlardan ustunlugu
sadece ve sadece bencilce ve dusuncesizce kullandigi zekasi
ve herseyi kendisine yontmasidir. Ben insanin sadece hayvan
oldurmeye degil onlardan herhangi bir sekilde yararlanmaya
dahi hakki olmadigina inaniyorum. Ornegin ata binmek,
hayvanat bahcesinde maymun sergilemek gibi.
Bu bir acima duygusu degil, bir canlinin digerine karsi
duydugu saygidir.
Insan disindaki hayvan turleri, insan denen turun dunyada
belirmesinden cok once de buradaydi, insanin kendi kendini
yok etmesinden sonra da burada olacaktir. Insan dunyanin
efendisi degil sadece bir konuktur.
Sonuc olarak benim esitlikten, esit haklardan anladigim
sadece yasama hakki degil, dunyayi paylastigimiz kardes
turlerle birbirini somurmeden beraberce yasama hakkidir.
Utopik, biliyorum ama kafam da baskasina basmiyor iste...
Umarim simdi daha iyi aciklayabilmisimdir.
Selamlar, sevgiler
Hayvanat bahcesinde maymun sergilemek elbette cirkin bir sey. Ama ata
binmek boyle degil. At sevmeyen adam bu devirde ata binmez zaten. Ata
binenler tanidiklari atlarin ne kadar muzip ve dost canlisi oldugunu
anlata anlata bitiremiyorlar. Fakat her seyde oldugu gibi burada da bazi
detaylara dikkat etmek lazim. Mesela sicak bir yaz gununde yokus yukari
giden bir arabayi bir ata cektiriyorsan, mumkun oldugu kadar yavas
gitmen gerekir.
Yalniz atlarin tedavisinde bazi problemler var. Eskiden ayagi kirilan
atlar tedavisi cok zor oldugu icin olduruluyordu. Halbuki zannediyorum
artik tip ilerledi. En azindan ilerlemis olmasi gerekir.
Bu da bizi baska bir konuya getiriyor. Tedavisi imkansiz olan bir
hayvanin "uyutulmasi", yani aci vermeyen bir zehirle oldurulmesi cemiyet
icinde kabul goruyor. Ama ayni seyin bir insana yapilmasi kabul
gormuyor. Burada bariz bir cifte standart var.
Ahmet
> Bu bir acima duygusu degil, bir canlinin digerine karsi
> duydugu saygidir.
>
> Insan disindaki hayvan turleri, insan denen turun dunyada
> belirmesinden cok once de buradaydi, insanin kendi kendini
> yok etmesinden sonra da burada olacaktir. Insan dunyanin
> efendisi degil sadece bir konuktur.
>
> Sonuc olarak benim esitlikten, esit haklardan anladigim
> sadece yasama hakki degil, dunyayi paylastigimiz kardes
> turlerle birbirini somurmeden beraberce yasama hakkidir.
>
> Utopik, biliyorum ama kafam da baskasina basmiyor iste...
>
> Umarim simdi daha iyi aciklayabilmisimdir.
>
> Selamlar, sevgiler
Seninle burada ayriliyoruz galiba Ahmet. Benim demek istedigim
hayvana istemedigi bir muamelenin yapilmamasi gerektigi idi.
Hangi hayvan olursa olsun. At, maymun, yilan farketmez.
Atin, sirtinda bir insan tasimaktan veya -sahibi ne kadar
iyi davranirsa davransin- araba cekmekten hoslandigina
inanmiyorum, senin de inandigini sanmiyorum. Atin insan
seven bir hayvan oldugunu cok duydum. Bir atla dostluk kurma
firsatim hic olmadi (sehir yasami iste), olsa eminim bu da
bana buyuk zevk verirdi. Ama tepesine tirmanip da agzini
acitmak uzere yapilmis bir demir parcasini cekistirerek,
karnina tekmeler savurarak oradan oraya kosmaya zorlamam
ata ne kadar zevk verir ki? Sadece cezalandirilma korkusundan
ve duydugu acidan dolayi bana itaat etmek zorunda kalacaktir.
Bir an olsun bunun sana yapildigini gozunun onune getir.
Dortayak ustunde, sirtinda kendi cocugunu tasiyarak hic
atcilik oynadin mi? Hosuna gitti mi?
Sen hayvanlardan yararlanmakta bir sakinca gormuyorsun,
sadece eziyete karsisin. Bu da bir seydir, en azindan
hayvan sevgisinde anlasiyoruz. Zaten bu ilmege yazanlarin
ortak noktasi bu.
Benim dusunce tarzim biraz aykiri dusuyor, kabul ediyorum
ama yine de diyorum ki: Hayvanlari dogal ortamlarinda mutlu
edelim. Onlarla sadece cikar iliskisi kurmayalim.
Insanlarin bir "dogal ortami" olmadigi ve tum yasamlarini
cikar iliskileri uzerine kurduklari icin bunu anlamak,
anlamak degilse de kabullenmek her halde cok zor geliyor.
> Yalniz atlarin tedavisinde bazi problemler var. Eskiden ayagi kirilan
> atlar tedavisi cok zor oldugu icin olduruluyordu. Halbuki zannediyorum
> artik tip ilerledi. En azindan ilerlemis olmasi gerekir.
Ilerlemeye ilerledi, zaten kirik bir kemigin kaynamasini
saglamak icin uzay teknolojisine de gerek yok. Fakat bunu
sadece yarista ayagi kirilan ama damizlik olarak
kullanilabilecek degerli aygirlara uyguluyorlar. Yani
ucunda yine merhamet ya da sevgi degil, cikar var.
> Bu da bizi baska bir konuya getiriyor. Tedavisi imkansiz olan bir
> hayvanin "uyutulmasi", yani aci vermeyen bir zehirle oldurulmesi cemiyet
> icinde kabul goruyor. Ama ayni seyin bir insana yapilmasi kabul
> gormuyor. Burada bariz bir cifte standart var.
Kimi toplumlarda bu da gundeme gelmeye basladi, hatta sanirim
Hollanda'da otenazi ile ilgili yasal duzenlemeler de yapildi
veya yapiliyor. Cifte standartin nedeni de daha once soyledigim
seyin ta kendisi. Insanlar kendilerini farkli bir tur hayvan
olarak gormek istemiyor ve ustunluk tasliyorlar.
> Ahmet
>
> > Bu bir acima duygusu degil, bir canlinin digerine karsi
> > duydugu saygidir.
> >
Fikra:
Bir ciftlige giden bir ziyaretci uc bacakli bir koyun gormus.
Ciftlik sahibine nedenini sormus.
"-Ah o mu" demis ciftci, "o en sevdigim koyunumdur, kesmeye
kiyamadik, yavas yavas yiyoruz."
;)
Katilimin icin sagol Proxy1..:) kimsenin sesi cikmayacak saniyordum...
Simdi...once..."dunyada ozgurce yasama hakki"mizin zekamizla, tum hayvan ve
doga kosullarini altederek kazanmis oldugumuz ve nesilden nesile devrederek
gelistirdigimiz bir "kazanim" (baska kelime bulamadim) oldugunu teslim
edelim... yani bu bir "hak" degil bence...her irk, tur vs. bunu bileginin
hakkiyla kazanmistir. Dunyada hayat kiyasiya bir savastir...her turun bir
dogal dusmani vardir ve her tur baska bir tur yada turlerin dogal
dusmanidir...canlilar (hayvanlar) sadece canlilarla beslenebilir
unutmamali..."kendibeslek" olan sadece bitkiler...
Insan dedigimiz ve Hakan la ters goruste oldugumuz ortaya cikan, hayvan
olmadigini dusundugum canli ya gore kendisinden baskalarinin yasama hakki
sunlara baglidir
1- Oyle bir canli oldugunun farkinda degildir (bazi bakteri-bocek turleri,
derin su hayvanlari vs.) ,
2-Canli kendisi yada mali mulku icin bir tehlike arz etmemektedir (terliksi
hayvan, kiwi, kelebek....),
3-Etinin ticari degeri yoktur (Cinlileri muaf tutmak lazim aslinda) (yarasa,
hamster, denizanasi vs.)
4-Gorunus yada baska bir ozellik olarak "Guzel"dir (Panda, Papagan, Kanarya,
Koi (guzel bir buyuk balik..Japonlar pek meraklidir), tavus kusu falan..)
5-Bir isine yariyordur (at, kopek, av kuslari, esek vs..)
Bunun disindaki hayvanlarin yasama sansi oldukca zayif olup turlerinin
tukenmeme sansi ise yararliliklariyla, faydalanilabilirlikleriyle
mumkundur....(ipek bocegi, inek, alabalik, keci vs.)...gercekci olmali...
Simdi gelelim meseleye...diyoruz ki dunyadaki butun hayvanlar da bizim gibi
yasasinlar, nesilleri falan tukenmesin, onlarla dost olalim gereksiz yere
oldurmeyelim zavallilari, zehirlemeyelim, otlaklarini, goc yollarini pic
etmeyelim...veee biz bu olagelen yasantimizi degistirmeden bunu
saglayalim...
Bu mumkun degil...
Bu bence ancak ve ancak dedigim yontemle olabilir...herkes yavas yavas
hayvanlardan elini etegini caker...sutten , yumurtadan, bonfileden,
cigerden, deri ayakkabi, cantadan siyrilir once...bunlarin hicbirine
ihtiyacimiz olmadigini biliyoruz...
Kuzu pirzolasi kemiririp, deri kemerinizi biraz gevsetip sonra hayvan
haklari mevzulari ayni anda konusamazsiniz...
Bu konu bir master plan olarak ortaya konup etap etap ele alinmadikca
cozulmez...birseylerin yanlis oldugunu herkes biliyor ama kimsenin istifini
bozmaya ve kendini improve etmeye, gelistirme yonunde degistirmeye, niyeti
yok...bu olmaz..cikmaz sokak..bosuna laf ebeligi...
Bence master planin birinci maddesi hayvanlarla olan iliskinin, onlardan
"yararlanma" iliskisinin mesela gelecek yirmi yil icinde tedricen ve sonucta
tamamiyle kesilmesidir...
Bu once bizlerin, sirasiyla genclerin, anne-babalarin, cocuklarin beslenme
ve giyim aliskanliklarinin degismesiyle olacaktir.
Bilincle, egitimle olacaktir.
Yaklasik otuz yil sonraki genclik hayvanlara tamamen baska bir gozle
bakabilecektir...et yiyenler ABD de sigara icenler durumunda
olacaklar...hicbir lokanta, kapali mahal onlari kabul etmeyecek,
evlenemeyecekler, sevgili arkadas bulmayacaklar, sinemada kimse yanlarina
oturmayacak vs. (bir kac ay et yemeyin bakin et yiyenler nasil kokuyor..hele
evleri, mutfaklari..aman allah..) ve bu son derece saglikli gorulecek...ben
simdiden oyle goruyorum..en yakinlartim da dahil olmak uzere et yiyenlere
pek de hos bakmiyorum acik soyleyeyim..evet daha agzimi acip kimseye tek laf
etmedim ama yanlis yolda olduklarini bile bile sirf damak zevki ugruna ve
"amaan uc gunluk omrum var surda bosver allasen" zihniyetiyle, ruhen yanlis
birseylerin farkina vardiktan sonra bu tutumu surdurenlere karsi saygim her
gecen gun azaliyor...
Farkinda olmayanlar icin diyecek birseyim yok ve hosgorum sonsuz..nasil olsa
bir gun farkedecekler diyorum...biliyorum...
Master planin ikinci maddesine daha kirk yil filan var ama o zamana kadarki
gelisme bu yolla yapilabilirse ikinci maddeye gerek kalmayacak...aslinda
hicbirsey yapmazsak zaten herhengi bir hayvan zaten kalmayacak...
ve biz kaybetmis olacagiz.
Durum ciddi...
DD
Insanlar etobur degildir...rastgele kaleme alirsan restgele yerlere gider
kayboluruz...
Herobur (omnivore)dur...temelde meyve, sebze, tane (bugday, findik, fistik,
kok, tohumlar) ve kitlik/goc zamanlari bocek, kurbaga, kertenkele yiyebilen
bir canli turunden evrimlesmistir.
Dis yapisi meyve ve tane kesip parcalar, alt cene saga sola hareket
edebilir, tukuruk bezleri kalevi (bazik) sivilar salgilar, protein degil
nisasta parcalayan enzimler agizda bulunur, sindirim sistemi boyumuzun 12-14
katidir (etoburlarda 3-4 kati), etobur eti yiyemeyiz (genetik olarak
kilitlidir kedi, aslan, tilki kurt eti yemek dusuncesi dahi derhal icgudusel
tiksinti hissi dogurur), diski yiyemeyiz (genetik kilit..tiksinti
hissi...etoburlar hic cekinmeden mideye indirir), suyu "emerek" iceriz
(etoburlar "yalayarak" icer) vs. vs. daha bir suru ayrinti var....bunlar
insanin bir etobur olmadiginin kanitlaridir...ne oldugu baska bir mevzu
cesitli gorusler vardir..konu bu olmadigindan gitmeyelim oralara...
mezbahadan bahsedemezsin cunki huzursuz
> olurlar. Ama etten de vazgecemiyorlar. Eziyet etmememk kaydiyla
> hayvanlari oldurup yemek dinen mahzurlu degil. Ayrica hayvanlar arasinda
Dini bu ise karistirmayalim derim...mantikli, yari bilimsel birseyler
konuyor ortaya...dinle biryere gidemeyecegimizi yazdim daha once...bin
yillik toreler hicbirsey ifade etmiyor artik..inancini kendine sakla, sonuna
kadar saygim var..ama bugunun gercek bir problemi ile ugrasiyoruz..hayali
kahramanlar ve tartismali inanclara dayali veriler cahil cuhelayi
yonlendirmekten baska bir ise yaramaz. "Dinen mahzurlu degil" demek burada
enson edilecek laf..bu hic olmadi kusura bakma...bu arada "eziyet etmemek
kaydi" sana bana birsey ifade ediyor da...neyse...bosver...
Alttakileri Proxy ye bir ozet niteliginde gectigini varsayiyorum..benim
ekleyecegim birsey yok...
Selam
DD
Haluk gel sunu kabul et...biz bir hayvan turu degiliz...oyle olsaydik
herhangi bir sorunumuz olmadan ulvi bir uyum icinde gul gibi gecinip
gidiyorduk simdi...:)
Hayvanlar biz geldigimizde buradaydi...ama biz giderken burada
olacaklarmi...? yoksa sadece insanlar tarafindan seleksiyona tabi tutulmus,
artik insan olmaksizin dogal cevrede yasayamaz hale gelmis ucube irklar mi
kalacak..?
Peki biz nereye gitmis olacagiz? Kendimiz yok ettiysek zaten hayvan mayvan
kalmadi gitti...
Insan su anda dunyanin efendisi...konuklugu ayri bir tema...1994 de dunyayi
tam 26 defa buharlastirmaya yetecek nukleer silah stogumuz vardi..:( :) !@#
>
> Sonuc olarak benim esitlikten, esit haklardan anladigim
> sadece yasama hakki degil, dunyayi paylastigimiz kardes
> turlerle birbirini somurmeden beraberce yasama hakkidir.
>
Bu mumkun degil...bunu anlaman lazim...karincalar, arilar ve bazi baska
bocek turleri dahi esir kullaniyor..bir gidim zekasi olan onu enerji
tasarrufu ugruna sonuna kadar kullanir...bir kova zekasi olan neler yapmaz?
> Utopik, biliyorum ama kafam da baskasina basmiyor iste...
Estagfurullah...utopya senin hedefi mumkun olabicek en uc noktadan daha
ileriye koymani sagliyor...bu guzel bir sey..
Simdi yavas yavas, kendine saygindan feragat etmeden hedefi yaklastir
bakalim...:) Bizlerde gorebilelim....
Kal saglicakla...
DD
> Umarim simdi daha iyi aciklayabilmisimdir.
>
> Selamlar, sevgiler
> Kusu oldurunce uzulen bir adamin bir atis poligonunda sabit, ya da
> seyyar hedefler uzerinde calismasi daha iyi degil mi?
Hayir ...ben cansiz hedefe atis yapan avci hic gormedim...bunun hic bir
anlami yoktur onalrin gozunde....ben de dahil...
Neyse, burada seni
> fazla zorlamayalim.
Benim kend kendimi bu konuda elestirdigim kadar kimse beni elestiremez
saniyorum....lutfen cekinme...
Yazimda avi tasvib etmedigimi ve tamamen yasaklanmasi gerektigini kendi
sebeplerimle destekleyerek yazdiydim...
>
> Ben de kedilerin avlanmasi hakkinda bir iki laf sokusturacagim. Kedinin
> aviyla oynamasi insanlarin bazilari tarafindan yanlis anlasiliyor. Bir
> kedinin avina fazladan eziyet etmesinin sebebi sadizm degil, bilakis
> oldurmede tereddut ve isteksizlik, yani merhamet.
Sanmiyorum...zeki hayvanlarin hepsi aviyla oynar...bu bir nevi antremandir.
Hic katil balina (orca) larin foklarla nasil oynadigini izledinizmi?
Asi ile vucuda giren zayif bakterilerin savunma sistemi tarafindan evirile
cevrile hezimete ugretilmasi bagisiklik sistemini nasil gelistiriyorsa iyice
hirpalanip canliligini koruyan av da bu zeki avciya oyle antreman
verir...gelistirir.
Saygilar..
DD
Bir at da konusabilse kendisinin hayvan degil, "at" oldugunu
soyleyecekti. Insan, bencilligi ve hasbelkader gelismis zekasi
nedeniyle kendisini yere-goge sigdiramiyor, kendi turu dahil
tum canlilari ezmeye, somurmeye calisiyor. Gel, sen biraz
alcakgonullu ol da benim dedigimi kabul ediver.
Aslinda bu felsefi bir konu. Ayni sonuca varmak icin ayni
seyi dusunmek zorunda da degiliz. Umarim insanlarin bir hayvan
turu oldugu dusunceme "insanlara/insanliga hakaret" falan gibi
garip bir nedenle kiziyor degilsindir.
> Hayvanlar biz geldigimizde buradaydi...ama biz giderken burada
> olacaklarmi...? yoksa sadece insanlar tarafindan seleksiyona tabi tutulmus,
> artik insan olmaksizin dogal cevrede yasayamaz hale gelmis ucube irklar mi
> kalacak..?
> Peki biz nereye gitmis olacagiz? Kendimiz yok ettiysek zaten hayvan mayvan
> kalmadi gitti...
> Insan su anda dunyanin efendisi...konuklugu ayri bir tema...1994 de dunyayi
> tam 26 defa buharlastirmaya yetecek nukleer silah stogumuz vardi..:( :) !@#
Bunun _nasil_ olacagini bilmek kehanete girer. Hic de muneccim
tarafim yok ne yazik ki ;) Ama insan irkinin gunun birinde yok
olacagina hic suphem yok. Giderken bugun bildigimiz hayvanlari da
beraber goturur ya da goturmez, konu o degil. Nukleer etkilere
dayanikli oldugu bilinen bir suru organizma daha bugunden herkesin
malumu. Eger hayvanlar da yok olursa bu organizmalardan tureyecek
yeni bir canli neslinden yeni hayvanlar tureyecek. Belki evrim
kendini tekrarlar ve insan turu de yine ortaya cikar.
Sonra da sil bastan... Yeni gelenler ayni seyleri tartisirlar :(
> >
> > Sonuc olarak benim esitlikten, esit haklardan anladigim
> > sadece yasama hakki degil, dunyayi paylastigimiz kardes
> > turlerle birbirini somurmeden beraberce yasama hakkidir.
> >
> Bu mumkun degil...bunu anlaman lazim...karincalar, arilar ve bazi baska
> bocek turleri dahi esir kullaniyor..bir gidim zekasi olan onu enerji
> tasarrufu ugruna sonuna kadar kullanir...bir kova zekasi olan neler yapmaz?
Yapma be sevgili ordegim, insan zekasini ille de somurmeye mi
harcamali? Sen kendin de bir suru alternatif koyuyorsun sonra ayni
-haydi benzer olsun- seyleri soyluyorum, bana bozuk atiyorsun.
Bak aglayacam valla...
Proksi'ye yazdigin cevabi bi okusana allahaskina, gel beraber
okuyalim:
-> Simdi gelelim meseleye...diyoruz ki dunyadaki butun hayvanlar da
bizim gibi
-> yasasinlar, nesilleri falan tukenmesin, onlarla dost olalim gereksiz
yere
-> oldurmeyelim zavallilari, zehirlemeyelim, otlaklarini, goc yollarini
pic
-> etmeyelim...veee biz bu olagelen yasantimizi degistirmeden bunu
-> saglayalim...
->
-> Bu mumkun degil...
Dogru, olagelen yasantimizi -ve de kafa yapimizi- degistirmeden
bu is olmaz. Degismeyecegine gore de hic bir zaman olmaz.
Ben de "utopik" dedim zaten. Fark nerede?
-> Bu bence ancak ve ancak dedigim yontemle olabilir...herkes yavas
yavas
-> hayvanlardan elini etegini caker...sutten , yumurtadan, bonfileden,
-> cigerden, deri ayakkabi, cantadan siyrilir once...bunlarin hicbirine
-> ihtiyacimiz olmadigini biliyoruz...
->
-> Kuzu pirzolasi kemiririp, deri kemerinizi biraz gevsetip sonra hayvan
-> haklari mevzulari ayni anda konusamazsiniz...
->
-> Bu konu bir master plan olarak ortaya konup etap etap ele alinmadikca
-> cozulmez...birseylerin yanlis oldugunu herkes biliyor ama kimsenin
istifini
-> bozmaya ve kendini improve etmeye, gelistirme yonunde degistirmeye,
niyeti
-> yok...bu olmaz..cikmaz sokak..bosuna laf ebeligi...
->
-> Bence master planin birinci maddesi hayvanlarla olan iliskinin,
onlardan
-> "yararlanma" iliskisinin mesela gelecek yirmi yil icinde tedricen ve
sonucta
-> tamamiyle kesilmesidir...
Yaw, yirmi yil lafini etmedim diye simdi ben baska bir sey mi
soylemis oluyorum?
-> Bu once bizlerin, sirasiyla genclerin, anne-babalarin, cocuklarin
beslenme
-> ve giyim aliskanliklarinin degismesiyle olacaktir.
-> Bilincle, egitimle olacaktir.
->
-> Yaklasik otuz yil sonraki genclik hayvanlara tamamen baska bir gozle
-> bakabilecektir...et yiyenler ABD de sigara icenler durumunda
-> olacaklar...hicbir lokanta, kapali mahal onlari kabul etmeyecek,
-> evlenemeyecekler, sevgili arkadas bulmayacaklar, sinemada kimse
yanlarina
-> oturmayacak vs. (bir kac ay et yemeyin bakin et yiyenler nasil
kokuyor..hele
-> evleri, mutfaklari..aman allah..) ve bu son derece saglikli
gorulecek...ben
-> simdiden oyle goruyorum..en yakinlartim da dahil olmak uzere et
yiyenlere
-> pek de hos bakmiyorum acik soyleyeyim..evet daha agzimi acip kimseye
tek laf
-> etmedim ama yanlis yolda olduklarini bile bile sirf damak zevki
ugruna ve
-> "amaan uc gunluk omrum var surda bosver allasen" zihniyetiyle, ruhen
yanlis
-> birseylerin farkina vardiktan sonra bu tutumu surdurenlere karsi
saygim her
-> gecen gun azaliyor...
->
-> Farkinda olmayanlar icin diyecek birseyim yok ve hosgorum
sonsuz..nasil olsa
-> bir gun farkedecekler diyorum...biliyorum...
->
-> Master planin ikinci maddesine daha kirk yil filan var ama o zamana
kadarki
-> gelisme bu yolla yapilabilirse ikinci maddeye gerek
kalmayacak...aslinda
-> hicbirsey yapmazsak zaten herhengi bir hayvan zaten kalmayacak..."
Goruldugu gibi umutsuzlukta bile ayni fikirdeyiz.
> > Utopik, biliyorum ama kafam da baskasina basmiyor iste...
>
> Estagfurullah...utopya senin hedefi mumkun olabicek en uc noktadan daha
> ileriye koymani sagliyor...bu guzel bir sey..
> Simdi yavas yavas, kendine saygindan feragat etmeden hedefi yaklastir
> bakalim...:) Bizlerde gorebilelim....
Galiba bu ilmek sagirlar diyaloguna donusmek uzere. Ama
yine de cok keyif aliyorum. SCT'deki pek cok ilmekten daha
tatli gidiyor. Bir yere varamasak da derdimizi anlatmis,
icimizi dokmus oluyoruz.
Bir bakalim, iyimser bir tahninle, SCT'yi surekli okuyanlarin
sayisi ikibin olsa, bu ilmegi sIkIlmayip ikiyuz kisi okumus
olsa, bunlardan yirmi tanesi bize hak verip elinden geleni
yapsa....
Demek ki
besmilyardokuzyuzdoksandokuzmilyondokuzyuzdoksandokuzbindokuzyuzseksen
kisi daha var.
Biz daha cooook klavye eskitiriz dostum.
Sen de kal saglicakla...
Etobur demekle butun insanlari degil sadece et yiyen cogunlugu
kasdettim. Hayvanlarin kesilmesini hem isteyip hem de istememek, ya da
biftek yerken o et parcasinin hangi hayvanin neresinden kesildigini
geldigini bilmek istememek insana has bir tuhaflik. Benim kedilerim et
yerken bir takim seyleri unutma ihtiyacini hissetmezler.
Onlar icin av da gayet normal bir sey. Onlar da tipki senin gibi bir
kusun kanat sesini duyunca dikkat kesilirler. Ama senin gibi kendilerini
zabtetme ihtiyacini hissetmez, firsatini bulduklari anda kusu avlarlar.
Piyasada satilan kedi cingiraklari sus icin degil, kedinin eve agzinda
bir sican veya kus ile gelmemesi icin.
Bir yanda et seven bir adamin etin kaynagini inkar etmesi, diger yanda
avcilik seven bir adamin bu sporun yasaklanmasini istemesi. Bu tur
tezatlarin sebebini merak ediyorum. Galiba biz ne tam etobur ne de tam
otobur bir mahlukuz. Bu yuzden bir suru celiski icinde sikisip
kaliyoruz. Her seyi dialektik ile izah etmege calisanlarin buna
soyleyecegi bir soz yok mu?
> Herobur (omnivore)dur...temelde meyve, sebze, tane (bugday, findik, fistik,
> kok, tohumlar) ve kitlik/goc zamanlari bocek, kurbaga, kertenkele yiyebilen
> bir canli turunden evrimlesmistir.
Evrim degil, yaradilis.
> Dini bu ise karistirmayalim derim...mantikli, yari bilimsel birseyler
> konuyor ortaya...dinle biryere gidemeyecegimizi yazdim daha once...bin
Resat, biz bir ahlak meselesinden bahsetmiyor muyuz?
Ahmet
Bence biz (hayvan +) oluyoruz. Bunu Turkiye'nin Avrupali olmasina
benzetebilirim. Elbette Turkiye bir Avrupa ulkesidir fakat hem cografi
hem de kulturel manada Avrupa'nin disina tasan bir Avrupa ulkesidir.
Insanin hayvanligi da boyle bir hayvanlik.
>
> Hayvanlar biz geldigimizde buradaydi...ama biz giderken burada
> olacaklarmi...? yoksa sadece insanlar tarafindan seleksiyona tabi tutulmus,
> artik insan olmaksizin dogal cevrede yasayamaz hale gelmis ucube irklar mi
> kalacak..?
> Peki biz nereye gitmis olacagiz? Kendimiz yok ettiysek zaten hayvan mayvan
> kalmadi gitti...
> Insan su anda dunyanin efendisi...konuklugu ayri bir tema...1994 de dunyayi
> tam 26 defa buharlastirmaya yetecek nukleer silah stogumuz vardi..:( :) !@#
>
> >
> > Sonuc olarak benim esitlikten, esit haklardan anladigim
> > sadece yasama hakki degil, dunyayi paylastigimiz kardes
> > turlerle birbirini somurmeden beraberce yasama hakkidir.
> >
> Bu mumkun degil...bunu anlaman lazim...karincalar, arilar ve bazi baska
> bocek turleri dahi esir kullaniyor..bir gidim zekasi olan onu enerji
> tasarrufu ugruna sonuna kadar kullanir...bir kova zekasi olan neler yapmaz?
>
> > Utopik, biliyorum ama kafam da baskasina basmiyor iste...
>
> Estagfurullah...utopya senin hedefi mumkun olabicek en uc noktadan daha
> ileriye koymani sagliyor...bu guzel bir sey..
> Simdi yavas yavas, kendine saygindan feragat etmeden hedefi yaklastir
> bakalim...:) Bizlerde gorebilelim....
>
Evet, Haluk cok idealist ama az realist davraniyor. Hislerine aynen
istirak ediyorum fakat esitlik fikrini makul gormuyorum. Dunyada
kendisini diger hayvanlara esit goren her hangi bir hayvan var mi?
Dunyada kendisini diger insanlara esit goren bir insan var mi?
Yasama hakkinda esitlik demek yururken kazayla sumuklu bocek ezen bir
adamin alkol muayenesine goturulmesi ve mahkemeye cikarilmasi demek
olur. Ama Haluk'un kasdettigi sey bu olamaz! Ya hayat hakkinda esitligin
manasinda anlasamiyoruz ya da Haluk farkina varmadan hayat turlerini
insana yakin olanlar ve insana uzak olanlar diye ikiye ayirmis bile.
Esitligi bize cok benzeyen, uc asagi bes yukari ayni hisleri tasiyan ve
buna ragmen kesilmege mahkum edilen koyun ve sigirlar icin istemis
olabilir. Ama esitligi sadece insana yakin olan turler icin istemek
esitlik fikrine ters dusmez mi?
Bir hayvana merhamet ve sevgi gostermek icin esitlik diye bir sey lazim
degil ki. Hasta bir kedi veya kopek gorup de onunla mesgul olan insan
bunu esit oldugu icin degil, kendisinden zayif oldugunu farkettigi bir
canliya yardim etmis olmak icin yapiyor. Ama su kadari da var ki, "ac
insanlar varken ac kopegin karnini doyurmak olmaz" diyen zihniyeti de
nefretle reddediyorum. Bu kafada olan insanlar aslinda insan cemiyetinde
en asagida olan, bu yuzden asagilik kompleksi olan ve bunun acisini
kendisinden zayif olanlardan cikarmak isteyenler.
Ahmet
> Kal saglicakla...
>
> DD
>
> > Umarim simdi daha iyi aciklayabilmisimdir.
> >
> > Selamlar, sevgiler
[...]
>Hayvanat bahcesinde maymun sergilemek elbette cirkin bir sey. Ama ata
>binmek boyle degil. At sevmeyen adam bu devirde ata binmez zaten. Ata
>binenler tanidiklari atlarin ne kadar muzip ve dost canlisi oldugunu
>anlata anlata bitiremiyorlar. Fakat her seyde oldugu gibi burada da bazi
>detaylara dikkat etmek lazim. Mesela sicak bir yaz gununde yokus yukari
>giden bir arabayi bir ata cektiriyorsan, mumkun oldugu kadar yavas
>gitmen gerekir.
At sevmek ile ata binmeyi sevmek arasinda fark var gibime geliyor.
Ne kadar dikkat edersen et, hayvana bir miktar eziyet etmeden ata
binilmez.
>Yalniz atlarin tedavisinde bazi problemler var. Eskiden ayagi kirilan
>atlar tedavisi cok zor oldugu icin olduruluyordu. Halbuki zannediyorum
>artik tip ilerledi. En azindan ilerlemis olmasi gerekir.
Bircok atta da (bircok kopekte de oldugu gibi) turun insan baskisiyla
gecirdigi ters evrimden kaynaklanan fizyolojik problemleri var. Yani
ayagi kirilan ati vurmak degil iki, uc adet yanlisi, zalimligi ustuste
yapmak.
Zevk icin veya spor adi altinda hayvanlari kullanmak ve eziyet etmek
et yemekten ote bir tiksinti veriyor.
Hayvanat bahcelerin gelince.. Iyisi var kotusu var. Insana hizmet
ettigi kadar, ve hatta daha fazlasi, hayvanlara hizmetleri olanlari
var. Ama, mesela, at yarisinin, boga guresinin, rodeonun, hayvan
sirklerin.. vs iyi tarafi, veya, iyi isletileni olmasi sozkonusu
degil. Bu tip ugraslar tamamen tek amaca hizmet ediyor.
>Bu da bizi baska bir konuya getiriyor. Tedavisi imkansiz olan bir
>hayvanin "uyutulmasi", yani aci vermeyen bir zehirle oldurulmesi cemiyet
>icinde kabul goruyor. Ama ayni seyin bir insana yapilmasi kabul
>gormuyor. Burada bariz bir cifte standart var.
--
Remove 1st xyz, replace 2nd w home.
[...]
>toplatir, ne onu fuhsa bulastirir, ne de onu oldurur. Idam cezasinda
>infaz icin nihai karari maktulun ailesi, yakinlari vermelidir.
Bunu daha once de ortaya getirdin. Haydi butun diger ahlaki ve kanuni
sorunlari unutsak bile, maktulun ailesine ikinci kez eziyet etmeyi
dogru mu buluyorsun?
[...]
[...]
>Ben de kedilerin avlanmasi hakkinda bir iki laf sokusturacagim. Kedinin
>aviyla oynamasi insanlarin bazilari tarafindan yanlis anlasiliyor. Bir
>kedinin avina fazladan eziyet etmesinin sebebi sadizm degil, bilakis
>oldurmede tereddut ve isteksizlik, yani merhamet.
Hic sanmiyorum. Olsa olsa ya avini bitkin dusurmek icindir, ya da bir
ogrenme, antreman yontemidir. Yani ne sadizm ne merhamet: pratiklik.
Niye? Ben sabit hedeflere atis yapmanin gayet dinlendirici ve tatmin
edici oldugunu dusunuyorum. Ayrica bu tur atislarda kullanacagin tabanca
herhangi bir av tufegiyle mukayese kabul etmeyecek kadar daha tesirli
bir silah olacakdir. Fasulye tanesi gibi .44 veya .45 inch mermiler mi
seni daha cok heyecanlandirir yoksa minnacik rulman parcalari mi?
> Benim kend kendimi bu konuda elestirdigim kadar kimse beni elestiremez
> saniyorum....lutfen cekinme...
Bence kendine haksizlik ediyorsun. Anlamadigim nokta Niko'nun kusu once
oldurup sonra aglamasi, sonra gidip bir tane daha oldurmesiydi. Burada
bir terslik yok mu sence?
> Yazimda avi tasvib etmedigimi ve tamamen yasaklanmasi gerektigini kendi
> sebeplerimle destekleyerek yazdiydim...
Anlamadigim sey insanin avdan niye zevk aldigi. Sadizm degil herhalde?
Ve avciliga karsi tavrimizdan cikarmamiz gereken bir netice olup
olmadigini hala cozemedim. Eger insan avlanmakdan zevk aliyorsa, insanin
et-obur bir yaradilisi oldugunu kabul etmemiz gerekecek. Her ne kadar
disleri, alt cenesi ve sindirim sistemi tam olarak et-obur
standartlarina uymamakdaysa da avlanmak istemesi et-obur oldugunu
dusundurur.
Buna mukabil avciligin vahset olduguna inanan cok insan var. Et
oburlarin boyle bir fikri olamaz. Ama bu durumda da insanin avlanmamasi
yetmez, etten busbutun vazgecmesi icab eder. Senin benim gibi yani.
Biz insanlar diger turlerden farkli olarak bir takim tezatlar icinde
yasiyoruz. Hemen herkes aslinda senin arkadasin Niko gibi davraniyor.
Hem oldurup hem de uzuluyor.
> Sanmiyorum...zeki hayvanlarin hepsi aviyla oynar...bu bir nevi antremandir.
> Hic katil balina (orca) larin foklarla nasil oynadigini izledinizmi?
Hayir. Nasil oynuyor?
> Asi ile vucuda giren zayif bakterilerin savunma sistemi tarafindan evirile
> cevrile hezimete ugretilmasi bagisiklik sistemini nasil gelistiriyorsa iyice
> hirpalanip canliligini koruyan av da bu zeki avciya oyle antreman
> verir...gelistirir.
Beni ikna edemedin. Mesela zayif bir oyuncu ile tavla veya satranc
oynamak mi oyuncuyu daha cok gelistirir yoksa kuvvetli bir oyuncuya
karsi oynamak mi?
Ahmet
Bana birsey vermiyor bunlar...silah olarak sadece ahsap degeri ve el
isciligi yuksek av tufegi severim...yada severdim diyelim...artik daha
rafine zevkler pesindeyim....digerleri adam oldurmekten baska birseye
yaramaz...soguk pis yagli celik...allah korusun..hele bahsettigin
kalibreler...
Silahi olan silahla OlUr derler...o silah bir gun muhakkak patlar
derler...seytan doldurur derler...hepsi dogrudur...
Av zamanindan hatirlarim...hayvan kalkar...sen nisan alabildigin kadariyla
alirsin..sihirli an gelir..zaman yavaslar yavaslar ve durur...o anda
kulaklarinda damarlarinda akan kanin sesi uguldar...ayni sesi iste o hayvan
da duyuyordur..bilirsin...kalbin durur...birisi tetigi ceker..hersey bir
sekilde biter...
Sana bunu hicbir cansiz hedef veremez...burada konu ates etmek, mermi capi,
namlu boyu filan degildir...
> > Benim kend kendimi bu konuda elestirdigim kadar kimse beni elestiremez
> > saniyorum....lutfen cekinme...
>
> Bence kendine haksizlik ediyorsun. Anlamadigim nokta Niko'nun kusu once
> oldurup sonra aglamasi, sonra gidip bir tane daha oldurmesiydi. Burada
> bir terslik yok mu sence?
Tabii var ve bunu yazdim...avcilar (dogru durustlerini kastediyorum, onun
tanimini da yaptiydim) hayvan sevgisi ile doludur...bu tabii ki ters
birsey...ama extereme noktalari yasiyorlar iste ...bu beni bence dogru yola
soktu...ava cikmayan biri olsaydim hic bir zaman bu uc noktanin farkina
varmadan hem kopegimi sever hemde kuzu pirzola yiyebilirdim..hatta
kelaynaklarin neslinin korunmasi uzerine ahkam dahi kesebilirdim arabamdaki
deri koltuklardan utanmadan...
> > Yazimda avi tasvib etmedigimi ve tamamen yasaklanmasi gerektigini kendi
> > sebeplerimle destekleyerek yazdiydim...
>
> Anlamadigim sey insanin avdan niye zevk aldigi. Sadizm degil herhalde?
Bundan da bahsettim...kuzum sen yazilari dejanews dan mi okuyorsun...orada
uzun yazilarin 2/3 u falan okunmuyor...merak ettim gidip baktim bu konudaki
8-10kb lik yazilarin yaridan fazlasi yok...
Av bir icgudu...zevk degil...su icmek gibi...en cok da sex e
yakin...gerceklik var pornografi var, hayat memat meselesi var...lutfen bu
konudaki paragraflarimi bir kez daha, yada suraya ekleyeyim ..okuyuver...
saygilar..
DD
-------kes yapistir bundan sonrasi...
-------------------------------------
> Ve avciliga karsi tavrimizdan cikarmamiz gereken bir netice olup
> olmadigini hala cozemedim. Eger insan avlanmakdan zevk aliyorsa, insanin
> et-obur bir yaradilisi oldugunu kabul etmemiz gerekecek. Her ne kadar
> disleri, alt cenesi ve sindirim sistemi tam olarak et-obur
> standartlarina uymamakdaysa da avlanmak istemesi et-obur oldugunu
> dusundurur.
>
> Buna mukabil avciligin vahset olduguna inanan cok insan var. Et
> oburlarin boyle bir fikri olamaz. Ama bu durumda da insanin avlanmamasi
> yetmez, etten busbutun vazgecmesi icab eder. Senin benim gibi yani.
>
> Biz insanlar diger turlerden farkli olarak bir takim tezatlar icinde
> yasiyoruz. Hemen herkes aslinda senin arkadasin Niko gibi davraniyor.
> Hem oldurup hem de uzuluyor.
>
>
>
> > Sanmiyorum...zeki hayvanlarin hepsi aviyla oynar...bu bir nevi
antremandir.
> > Hic katil balina (orca) larin foklarla nasil oynadigini izledinizmi?
>
> Hayir. Nasil oynuyor?
Karinlarini doyurduktan sonra kuyruklari ile birbirlerine
firlatiyorlar...voleybol oynar gibi...tabiii fok un 40-60 kg orcanin 3-4 ton
oldugunu hesaba katmali...havaya attigi zaman en az 15m ye atiyor...
> > Asi ile vucuda giren zayif bakterilerin savunma sistemi tarafindan
evirile
> > cevrile hezimete ugretilmasi bagisiklik sistemini nasil gelistiriyorsa
iyice
> > hirpalanip canliligini koruyan av da bu zeki avciya oyle antreman
> > verir...gelistirir.
> Beni ikna edemedin. Mesela zayif bir oyuncu ile tavla veya satranc
> oynamak mi oyuncuyu daha cok gelistirir yoksa kuvvetli bir oyuncuya
> karsi oynamak mi?
Burada amac seni ikna etmek degil tabii...bildiklerimi anlatiyorum...ornegin
yanlis...iyi bir oyuncuyla satranc oynamak degil amac...hamleleri
calismak..kucuk kucuk yuzlerce satranc problemi cozdugunu dusun...acilistan
sonuca giden tam bir mac degil....mesela sadece acilis uzerine aylarca
calisabilirsin kendi kendine...
Yada soyle dusun JR Capablancanin sirtinda bir dugme var ceviriyosun senin
seviyenin yarisi ile on misli arasinda ayarliyorsun...:) simdi iyi bir
satrancci olmak istiyorsan en iyi yol en dusuge ayarli biir JR dan baslayip
tedricen dugmeyi + isaretine gore artirmaktir...kedi de onu yapiyor
iste....once dovup iyice downgrade ediyor sonra taktiklerini slow motion da
tadini cikara cikara uyguluyor...seyretmen lazim bunu...ama
dayanamazsin...ben hicbir zaman seyredemedim...hep fareyi alip kedinin
bulamayacagi biryere salmisimdir...
DD
> Ahmet
Vallahi sana bozuk atmiyorum lutfen yanlis anlama...burada bir ironi
var...zekamizi tabiiki cok baska seylere yormaliyiz...hayvanlarla iliskimizi
niran evvel keselim gorusum bu yuzden zaten...
hem saglik olarak ve hemde ruhen bu iliski bizi mahfediyor...ilerlememiz
icin bu prangadan kurtukmak zorundayiz...
> Bak aglayacam valla...
>
> Proksi'ye yazdigin cevabi bi okusana allahaskina, gel beraber
> okuyalim:
Iste o yazdiklarimi okuduktan sonra sana yazdiklarimin ironik degerini
anlamissindir diye dusunuyorum...onlari sadece proxy ye yazmadim
zaten...buradaki hic bir seyi hatta bu yazdigimi dahi sahsi bir hedefe
yazmiyorum..oyle olaydi emaille gonderirdim...
Hayir hayir...artik anladigini dusunuyorum...bir yere varmak icin adimlar
atilmali...bu yazismalar, adimlardir...
> Bir bakalim, iyimser bir tahninle, SCT'yi surekli okuyanlarin
> sayisi ikibin olsa, bu ilmegi sIkIlmayip ikiyuz kisi okumus
> olsa, bunlardan yirmi tanesi bize hak verip elinden geleni
> yapsa....
>
> Demek ki
> besmilyardokuzyuzdoksandokuzmilyondokuzyuzdoksandokuzbindokuzyuzseksen
> kisi daha var.
Kalite kelle sayisindan daha onemlidir bu islerde...
> Biz daha cooook klavye eskitiriz dostum.
OK ..ben varim...
Selamlar...
DD
> Bundan da bahsettim...kuzum sen yazilari dejanews dan mi okuyorsun...orada
> uzun yazilarin 2/3 u falan okunmuyor...merak ettim gidip baktim bu konudaki
> 8-10kb lik yazilarin yaridan fazlasi yok...
Yazdiklarinin tamamini dikkatle okumustum ama demek ki anlamamisim.
Madem yeniden gonderdin bir daha okuyup anlamaga calisayim...
>
> Av bir icgudu...zevk degil...su icmek gibi...en cok da sex e
> yakin...gerceklik var pornografi var, hayat memat meselesi var...lutfen bu
> konudaki paragraflarimi bir kez daha, yada suraya ekleyeyim ..okuyuver...
Anliyorum, burada anahtar kelimeler "hayat memat meselesi" kelimeleri.
Ama sabit hedefe atis yapmak da cok keyiflidir. Silah da insana erkek
oldugunu hatirlatiyor. Hayvanlari pek sevdigim icin avciliga hic
bulasmadim ama silah severim. Kuvvetli bir silah bana hic de "soguk pis
yagli celik" gibi gozukmez. Nasihatimi dinle, bir poligona git ve
oradaki silahlardan biriyle atis yap. Istersen birlikte gidelim, ben de
uzun zamandir hic silah atmadim. Sabit bile olsa hedefi vurmanin cocuk
oyuncagi olmadigini, buyuk bir dikkat ve gayret istedigini goreceksin.
Erkekce ihtiyaclarini tatmin etmen acisindan cok faydali olacakdir.
Kendini sevdigin bir seyden bu kadar insafsizca mahrum etmene luzum yok,
cansiz hedeflerin cani yanmaz.
>
> saygilar..
>
> DD
> -------kes yapistir bundan sonrasi...
>
> Avcilik uzun acilis hikayemde belirttigim gibi insanligin baslangicindan
> beri var ve genlerimize kazili...ben sirf artik av mevsimi insanlik icin
> kapandi inanisindan yola cikarak avi biraktim yillar evvel...oysa ki av
> ornegin bende icguduseldir...hayatima islemistir...bes yildan fazla oluyor
> birakali hala sokakta yanimdan bir guvercin kalksa kanat sesi butun
> dikkatimi oraya yoneltir, tuylerim diken diken olur...
>
Boyle bir icgudumuz olmasi bizim kismen et-obur mahluklar
olabilecegimizi gostermez mi? Ama sen bu icgudu icin genlerimize "yapay"
olarak islenmistir diyorsun. Yani "suni" olarak genlerimize islenmis. Et
yemenin bir takim ihtiyaclar neticesi ortaya cikan arIzi ve cirkin bir
aliskanlik oldugunu soylemis olsan uzerinde durmazdim ama genlerimize
suni olarak islendigini dusunuyorsan bu isi kimin ne zaman ve nasil
yapmis oldugunu da anlatmanda fayda var. Bana bir tanidigim buyuk tufana
kadar insanlarin et yemedigini soylemisti. Ne kadar dogrudur
bilemiyorum.
> Benim inancima gore bu bizim genlerimize yapay olarak islenmistir...tum
> diger hayvanlarda disiler avci olmasina ragmen insanlarda erkeklerin avci
> olmasi, yakin akrabalarimiz maymunlarda dahi durumun bu sekilde tezahur
> etmemesi gariptir...disilerimizde ise avciligin zerresi olmadigi gibi tam
> tersi bir tepki sozkonusudur...yine tanidigim hicbir avcinin esi annesi, kiz
> arkadasi bu ise hic bir ilgi gostermemistir...hatta tepki gosterirler...
>
Haklisin, boyle bir hikayeyi bana da bir tanidigim anlatmisti.
Kadinlarin cogunun avdan nefret ettigini tahmin ediyorum. Ama dusun
bakalim, tanidigin o avcilardan herhangi biri vejeteryen olmak istese bu
sefer de annesi ve kiz arkadasi "sana ne yemek pisirecegim?" diye kazan
kaldirir mi kaldirmaz mi? Anlasilan o ki kadinlarin cogu aslinda eti
seviyor. Sevmedikleri sey etin nereden geldiginin onlara hatirlatilmasi.
Sen vejeteryen olmaga karar verince evde gurultu patirti olmadi mi?
Hayvanlari somurdugumuzu farketmezsek, bundan utanmazsak bu problem
cozulmez. Buna mukabil, senin yasadigin dilemmayi zannediyorum herkes
yasiyor aslinda. Yani "hayvan oldurme ve hayvan sevgisini ayni ruh
yapisinda barindirabilecek hale gelmek" sadece avcilara has bir tezat
degil gibi gozukuyor.
Bu isi bazi anne kedilerin yavrularina av ogretmek icin yaptiklarini
zannediyordum. Bizim cocuklarin boyle seyler yapmasina tabii ki musaade
etmem. Ben onlara carsidan hazir kedi mamasi aliyorum. Kan ve vahset
mezbahada tamamlanmis, guzelce ambalajlanmis ve mama da etten baska
herseye benzedigi icin beni tedirgin etmiyor.
Canli bir hayvani oldurup yeme fikri sahiden itici bir sey. Mesela kofte
insani tedirgin etmeyebilir ama bir balik veya tavuk sofraya getirilse
cidden huzursuz olurum. Et yemeyeli 15 sene olduysa balik ve tavuk
yemeyeli 25 sene olmus olmali. Tek fark da su: kofte hayvana benzemez,
tavuk benzer. Hatta enteresan bir sey daha soyleyeyim: Kasaplar niye bir
hayvani parcalamadan once kafasini govdesinden ayirip bir kenara kor?
Bunun arkasinda hayvana karsi bir mahcubiyet hissi olmasi gayet muhtemel
degil mi?
Ahmet
>> Niye? Ben sabit hedeflere atis yapmanin gayet dinlendirici ve tatmin
>> edici oldugunu dusunuyorum. Ayrica bu tur atislarda kullanacagin tabanca
>> herhangi bir av tufegiyle mukayese kabul etmeyecek kadar daha tesirli
>> bir silah olacakdir. Fasulye tanesi gibi .44 veya .45 inch mermiler mi
>> seni daha cok heyecanlandirir yoksa minnacik rulman parcalari mi?
>Bana birsey vermiyor bunlar...silah olarak sadece ahsap degeri ve el
>isciligi yuksek av tufegi severim...yada severdim diyelim...artik daha
>rafine zevkler pesindeyim....digerleri adam oldurmekten baska birseye
>yaramaz...soguk pis yagli celik...allah korusun..hele bahsettigin
>kalibreler...
>Silahi olan silahla OlUr derler...o silah bir gun muhakkak patlar
>derler...seytan doldurur derler...hepsi dogrudur...
>Av zamanindan hatirlarim...hayvan kalkar...sen nisan alabildigin kadariyla
>alirsin..sihirli an gelir..zaman yavaslar yavaslar ve durur...o anda
>kulaklarinda damarlarinda akan kanin sesi uguldar...ayni sesi iste o hayvan
>da duyuyordur..bilirsin...kalbin durur...birisi tetigi ceker..hersey bir
>sekilde biter...
>Sana bunu hicbir cansiz hedef veremez...burada konu ates etmek, mermi capi,
>namlu boyu filan degildir...
Etine, derisine ihtiyaci oldugu icin avlananlara bir lafim yok, saygi
bile duyarim, ama sirf adrenalin yuklemesi yapmak icin avlananlara
bungee jumping tavsiye ederim.
> > Biz daha cooook klavye eskitiriz dostum.
> OK ..ben varim...
Ben de varim. Artik bir suiistimal ve vahset listesi hazirlayabilecek
kadar sohbet ettik:
-Sokak kopeklerinin zehirlenmesi, sadece cins kopeklere musteri
bulunabilmesi, bazi kopeklerin sahipleri tarafindan sokaga atilmasi
-Hayvanlar uzerinde aci verici, sakatlayici ve oldurucu tecrubeler
yapilmasi
-Bazi ilac, hatta zehirlerin, hayvanlar uzerinde tecrube edilmesi, bazi
asilarin hayvanlar uzerinde imal edilmesi, bir kalp hastasinin tedavisi
icin canli bir domuzun kalbinin sokulmesinin mesru sayilmasi
-Zirai maksatla yetistirilen hayvanlara birer sut gugumu ya da kulucka
makinesi muamelesi yapilmasi, bunlarin bazi hisleri oldugunun dikkate
alinmamasi
-Ayni sekilde eti icin kesilen hayvanlara merhamet gosterilmemesi,
mezbahaya cok fena sartlarda nakledilmeleri ve kesimde seri imalat
teknolojilerinin kullanilmasi
-Yeni dogmus erkek kuzu, dana ve civcivlerin istenmemesi
-Eglence icin ayi oynatilmasi, kopek ve horoz dogusu yaptirilmasi,
sirkler ve hayvanat bahceleri
-Kurku icin avlanan fok yavrulari, nesli tuketilen hayvanlar
-Otenazinin hayvanlar icin kabul edilir olmasi, tedavinin zor ve
masrafli olmasi halinde hayvandan vazgecmenin mesru sayilmasi, bazi
teshis ve tedavi aletlerinin hayvanlara adapte edilmemis olmasi,
veterinerlerin ihtisas sahibi olarak yetistirilmemesi
-Hayvanlarin faydali ve zararli gibi egoistce kategorilere ayrilmasi
-Karga ve domuz gibi antipatik (!) hayvanlarin avinin tamamen serbest
birakilmis olmasi
Bence yukaridakilerin hepsi ciddi birer problem.
Ama:
-Ata binmek
-Evde kedi, kopek, kus, kablumbaga, hamster, vs beslemek
gibi davranislar bana gayet hos gozukuyor.
Bir de su zor mevzular var:
-Bir hayvani eti icin besleyip buyutmek sonra da kesip yemek kabul
edilebilir mi?
-Kurku icin yetistirilen samurlar veya derisi icin yetistirilen
timsahlar icin ne soylenebilir?
-Cocuk dogurmus bir hayvanin yavrularinin icecegi sude ortak olmak dogru
mudur? Bu yavrulardan bir kisminin daha bebek denecek yasta kesilmesi
nasil bir seydir?
-Insanlar hayvanlari oldurmekten niye hem hoslanir hem de nefret eder?
Son olarak hayvanlarla munasebetlerimizde bazi igrenclikler yapmiyor
degiliz. Oldurulmus hayvanlarin yagini sabun sanayiinde kullanmak
bunlardan ilk aklima gelen. Her gun kesilen binlerce hayvanin boynuzu,
tirnagi, kemigi nereye gidiyor? Bir yerlerde sarfediliyor olmasi lazim.
Sosis, salam ve sucuk nasil imal edilir bilmem ama berbat bir sey
oldugunu tahmin ediyorum. Bilen var mi?
Hayvanlara yapilan fenaliklarin ardinda iki sebep goruyorum. Birincisi
cehalet, ikincisi ac gozluluk.
Ahmet
> Ama sabit hedefe atis yapmak da cok keyiflidir. Silah da insana erkek
> oldugunu hatirlatiyor. Hayvanlari pek sevdigim icin avciliga hic
> bulasmadim ama silah severim. Kuvvetli bir silah bana hic de "soguk pis
> yagli celik" gibi gozukmez. Nasihatimi dinle, bir poligona git ve
> oradaki silahlardan biriyle atis yap. Istersen birlikte gidelim, ben de
> uzun zamandir hic silah atmadim. Sabit bile olsa hedefi vurmanin cocuk
> oyuncagi olmadigini, buyuk bir dikkat ve gayret istedigini goreceksin.
> Erkekce ihtiyaclarini tatmin etmen acisindan cok faydali olacakdir.
> Kendini sevdigin bir seyden bu kadar insafsizca mahrum etmene luzum yok,
> cansiz hedeflerin cani yanmaz.
Aameeeeet, aamet?
n'ettin gene?
hunici
"Aamet padi$ah olmu$; haremdekiler: 10 adet kala$nikof, 3 adet mp5, 12 adet
beretta, 500 adet geco... hehhe.."
Sadece hic kimsenin canina kiymadan silah zevkini tatmin etmenin yolunu
anlatiyorum. O saydigin silahlarin hic birine merakli degilim. Sadece
toplu tabancalari (revolver) seviyorum. Otomatiklerden bir tek 1911
model Colt hosuma gidiyor. Ayrica butun bunlar konu disi olacak.
Anlatmak istedigim sey silah kullanmanin erkekce bir ihtiyac oldugunun
dogru oldugu, lakin bir silahi canli hedefler yerine cansiz hedefler
uzerine bosaltmanin da tatmin edecegiydi.
Itirazin ne olacagini biliyorum. Cansiz hedefi vurmak "gercek" degil, bu
tur atislarda "hayat memat" meselesi yok vs. Ama ne olursa olsun hedef
vurmak insana muazzam bir haz verir. Poligonda atis yapmak biraz
masrafli da olsa, cana kiyamayanlar icin iyi bir alternatif. Bazi
poligonlarda hareketli hedefler de var.
Ahmet
[.......]
>
> Boyle bir icgudumuz olmasi bizim kismen et-obur mahluklar
> olabilecegimizi gostermez mi? Ama sen bu icgudu icin genlerimize "yapay"
> olarak islenmistir diyorsun. Yani "suni" olarak genlerimize islenmis. Et
> yemenin bir takim ihtiyaclar neticesi ortaya cikan arIzi ve cirkin bir
> aliskanlik oldugunu soylemis olsan uzerinde durmazdim ama genlerimize
> suni olarak islendigini dusunuyorsan bu isi kimin ne zaman ve nasil
> yapmis oldugunu da anlatmanda fayda var. Bana bir tanidigim buyuk tufana
> kadar insanlarin et yemedigini soylemisti. Ne kadar dogrudur
> bilemiyorum.
Burada galiba isin icine Daenikenvari aciklamalar giriyor. Cok ilginc tezler
ileri suruyor adam. Mesela, Tufan'in bazi "hatali yan urunleri" ortadan
kaldirmak icin cikarildigini soyluyor. Hatta, domuzun, bu tufanda ortadan
kalkmayan "hatali yan urunler"den olabilecegini ima ediyor... Yani, buyuk
dinlerdeki Domuz eti yasaginin, o eski gunlerin bir anisi olabileceginden
dem vuruyor. -Hristiyanlikta domuz eti yasaginin kalkmasinin sebebi
Obelixtir;-) -Turkce'de Hopdedix mi deniyordu?- Herif ilk hristiyan
misyonerlere domuz yemekten asla vazgecmeyecegini soyledigi icin, Petrus
muydu, Paulus muydu neydi, "al ve ye" diye serbest birakiyor, ama bu zaten
ayri konudur. Yani, Daeniken'e gore, insan bilinmeyen bir cagda, genetik
muhendislik sonucu turetilmis, bu arada, bu genetik muhendislik calismalari
sirasinda -cesitli hayvanlarin caprazlanmasi vs, tam basarili olmayan bazi
sonuclar da elde edilmis, bunlarin bir kismi ureme kabiliyetleri olmadigi
icin cogalamamis, ama bazilari tesadufen cogalmislar, yani ya bunlarin ureme
yetenekleri oldugu gozden kacmis, ya da bunlar "labaratuar"lardan kacarak,
kendi baslarina yasama becerisi gosterip cogalmislar, sonra basarili
sonuclardan olan bazi "insan"lar da bunlarla ciftleserek, yeni ve sapkin
turler ortaya cikmis, bunun uzerine o "muhendisler" basarili ornekleri alip
(Nuh ve avanesi), digerlerini yok etmeye karar vermisler, iste tufan buymus.
Hatta, Adem ve Havva'nin ilk basarili genetik muhendislik ornegi olduklari,
o yuzden ozel bir sera vari "biyotop" icinde, yani "cennet, aden bahcesi"nde
yasatildiklari vs. yi Tevrattan ayetleri de kanit gostererek ileri suruyor.
Ayrica bu capraz turler icin de, mitolojilerdeki yari hayvan yari insan,
yari kus, yari hayvan tiplerini, ozellikle Sumer, Babil tapinak resimleri ve
fresklerindeki tipleri ornek gosteriyor.. Bir de benim en ilgimi ceken
seylerden biri, Tevrat'taki bazi ifadelerdir. Ozellikle Tekvin 6.4 ve
devami... Elinize gecerse bir goz atin.
Yani bana gore cok ilginc savlar bunlar, ve ustelik oldukca keyifli okunuyor
bu kitaplar. Haa, bir de Arthur C. Clark'in "2001 Bir Uzay Macerasi" isimli
romaninin epilog bolumunde boyle seyler var. Romani bilmiyorsan bile filmini
duymussundur, sanirim Stanley Kubrik cekmisti o filmi. Donald'in "insan"in
bir ileri asamaya sicramasi vs. gibi dusunceleri bana hep onu
hatirlatiyor;-) Astront David Bowman'di galiba yanilmiyorsam ismi, Saturn
cevresinde "sicramisti" bir ileri "varlik duzlemine", sonra 2011'de
Jupiter'i gunes yapmisti artik David Bowman olmayan David Bowman, evrensel
bir guc idi artik, 2061'de ise, Jupiter'in adi Lucifer idi ve Saturn'un
uydularinda yasam baslamisti... Her neyse, konu uzayacak.
Dumrul
Aslinda bu tartismayi ilgiyle izlemekle birlikte pek bulasmak istemiyordum.
Isin dogrusu, su sira hic bir
tartismaya "bulasacak" zamanim ve keyfim de yok. Ama bana, uzaktan uzaktan
bu
is "sosyal darvinizm"de bitecekmis gibi geliyor.
Hayvan severlik iyi, guzel de, bu isi fazla uzatirsaniz, isin sonunda
zooloji ve antropoloji'yi
karistirma noktasina gelinebilir. Bu bakimdan simdilik, en saglikli
savlari -her iki yonden- Donald getiriyor gibi. Tekeli'yi de yabana atmamak
lazim. Sadaret muhrunu guvenmekle yanlis yapmamisiz;-)
Yalniz yine dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Bakalim, insani nasil
tanimliyoruz?
Bundan yedi sekiz yil once, Eibl-Eiblsfeld diye bir herif -aslinda zoolog ve
davranisbilimci takiliyor- Almanya'daki yabanci dusmanligini, sterotip
hayvan davranislarina gore yorumlamaya baslamisti, tabii onun savlarindan
da, yabanci dusmanligina iliskin "hak verici" bir takim argumanlar
gelistirilmisti... Ne konustugumuzu, ne tartistigimizi bilelim.
Benim sahsen, et yemeyle, hayvansal veya bitkisel urunleri tuketmeyle hic
bir sorunum yok. Et, peynir, zeytin, yumurta, tereyagi, zeytinyagi, sebze
meyve, tursu, sucuk, sosis vs. ile hep hos gecinmisimdir. Donald'in onerdigi
gibi salt meyva ile yasayamam ben. Hatta bir ara doktor babama ve anneme,
her ikisine de perhiz onerdigi icin, annem surekli etsiz sebze yemekleri,
cesitli otlardan salatalar vs. yapiyordu; O donemler babamin soyle
sizlandigini isitmistim: "Oglum, valla yakinda melemeye baslayacam, bu kadin
bana her gun ot yediriyor!" Biz de gulup gecmistik.
Simdi, isin dogrusuna gelirsek, Akdeniz ve Anadolu mutfaginda secenekler
cok. Etsiz de bir suru yemek cesidi var. Ve hatta, simdi sunu da
soylemeliyim ki, bir gun Fakultede surdan burdan tartisirken, "dunya'nin en
delikanli besini bulgurdur" demistim de, onun uzerine aylarca tartismistik.
Oysa, acik secik ortada. Anadolu halkini -burada vayyy Trakya yok demeyin;
Kurt vs. demeyin- yirminci yuzyila tasiyan gercekten de "bulgur"dur. Cogunuz
bilmez, bilmesin daha iyi, ama bizim dedelerimiz, ninelerimiz zamaninda cok
kotu kitliklar gecirmisler. Ben hayvanci bir soydan gelirim. Ama, savaslar,
yikimlar sonucu cok cile cekilmis. Bu yuzden bana hala boylesi tavirlar
"lux" gibi gelir. Benim anneannem, kibrit kutusu kadar peyniri yarim
ekmege katik ederdi, biz peyniri zeytini kavurmayi vs. fazla yeyince de
azarlardi bizi. Ne de olsa, kitlik gormus kadin -Inandigi Allah rahmet
eylesin, guvendigim Koktengrim ulu yerde yatirsin!-.
Her neyse bu "gida temini" bakimindan, simdilik hayvansal urunlerden
vazgecilemeyecegi gorusundeyim ben. Isin aslina bakilirsa, et yemeyelim, iyi
guzel de, tereyagi, peynir, yogurt, yumurta vs. de mi yemeyelim. Is prensip
meselesi ise, onlari da yememek lazim. Niye zavalli buzaginin veya kuzunun
hissesi olan sute zorla el koyuyoruz? Niye tarim yapiyoruz, boylece pek cok
hayvanin dogal yasama alanini kisitliyoruz? Tarla farelerini oldurup yirtici
kuslarin, kucuk yirticilarin besin kaynaklarini yok ediyoruz, niye coban
kopekleri besleyip Kurtlarin, Tilkilerin yasamlarini zora sokuyoruz? Boyle
bir suru sorular cikiyor ortaya.
Her neyse, yine son soz olarak bir bilim-kurgu'dan ornek getirelim. sanirim
Ursula K. LeGuin'in bir kitabindaydi, kitabin ismini simdi tam
hatirlamiyorum, cok kit kaynaklari olan bir gezegenden gelen, son derece
degisik etik kurallari olan bir kahraman vardi. Dunya'da neredeyse bir
peygamber gibi, bilge gibi karsilaniyor... Yani yasama son derece saygili
falan ama, en yakin arkadaslari olunce dahi onlari rahatca yiyecek kadar
da -ilke: gida israf edilmez, insan organizmasi da son derece zengin bir
gidadir!- bize ters etik kurallar...
Kalin saglicakla
Dumrul
"Yaw yine lafa nerden girdik, nerden ciktik"
Proxy1 <pro...@my-deja.com> schrieb in im Newsbeitrag:
8btj28$fds$1...@nnrp1.deja.com...
> Donald Duck <re...@usa.net> wrote in message
> news:fglE4.13392$QJ3.2...@dfiatx1-snr1.gtei.net...
>
> >
> > Haluk Okur <sp...@sbs.de> wrote in message
news:38E0B408...@sbs.de...
> > > Tekeli wrote:
> > >
> > > > Dogru gibi gozukuyor ama evinde hayvan olmayip da et yiyemeyenler
> > > > cikiyor. Buna mukabil ciftliginde yuzlerce hayvani olup da bunlari
> > > > afiyetle yiyenler de var. Demek ki tek faktor o hayvanlara dokunmak,
> > > > gozlerinin icine bakmak falan degil! Muhim bir noktayi atlamis
> > > > olmaliyiz. Ne olabilir?
> >
> > Tekeli...ben saglikli iliskiden bahsediyorum...yuzlerce hayvani olan
> > afiyetle yiyebilir...ama iki uc hayvani olan ayni gonul rahatligini
> > gudemez...gecen sene bizim sarikiz i kestik diye yakinan, uzulen cok
koylu
> > bilirim...
> >
> > Faktor tabii ki tek degil...bir suru muhim nokta da var...dur
> > bakalim..dusunuyoruz iste..:)
> >
> >
> > > Hayvani kendinle esit gormek. Atlanan nokta bu. Benim dunya uzerinde
> > > ne hakkim varsa hayvanlar da ayni haklara sahiptirler. Nokta.
> >
> > Benim yaklasimim ilk yazimda da belirttigim gibi farkli burada...ben
insani
> > bir hayvan turu olarak gormuyorum...
> > yani esitlik bence sozkonusu degil...aslinda hayvan aleminde de esitlik
diye
> > bir sey varmi bilmem..niye olsun ki ayrica?...herkesin yeri
bellidir...bir
> > kaplanla bir uskumru ne kadar esit olabilir ..nasil yani ? :)
>
>
> Merhaba,
>
> Bu ilmek oldukca iyi gidiyor. Ilgi ile takip ediyorum.
>
> Benim burada , Haluk amcamin dedigi "hak/esitlik" ten anladigim
> "yasama hakki"dir.
>
> Benim, bu dunyada, ne kadar ozgurce yasamaya hakkim varsa,
> hayvanlar da boyle yasayabilmelidir. mi? ;))
>
>
> Selamlar
> Proxy1
>
>
>
Daeniken teorisi icin tesekkurler. Resadin "yapay" demekle bir seyler
ima ettigini fark ettim fakat senin anlattiklarin insanlarin et yeme
aliskanligini izah etmiyor. Bunlari Resadin anlatmasi gerekecek. Domuza
gelince, esasinda domuzun da maymunun da insan ile yakin akrabaligini
Kur'an izah ediyor. Bakara 65,66, Maide 60 ve Araf 166.
Benim zaten et yeme ile bir sorunum yok. Ben Insanin nasil insan oldugu ile
ilgileniyorum, ve bu konuda Donald'in kimi goruslerine katiliyorum. Yani, su
software vs. meselesi degil. O biraz Daneikenvari kokuyor, ilginc fakat
fazla ciddi degil. Ben insanin insan olmasini, bir ellerini kullanabilme, ve
dolayisi ile kafasini calistirma zorunda kalmasi ile aciklamak istiyorum.
Bunun en basit ornegi de, dusmani ile kavga ederken, eline bir tas veya sopa
gecirip de, ellerini "uzatabilme" ve "vurucu gucu"nu artirabilme becerisini
gosterebilen ilk "insaymun"dur -terim Ozcan Baskan'in, primatlarin hominid
dali icin-. Yani, av vs. konularinda pek cok yerde Donald'a katiliyorum.
Hatta, bugunku maymunlarin bir kismi da et yer, fakat cig olarak pek degil.
Biraz "akilli"lari, kimi sempanze veya gorillerin, eti curutup -bir nevi
pisirme- yediklerini okumustum bir zamanlar. Bence, insan turu et yemeye,
ilk "zeka" sicramasini yaptigi zaman basladi. Bu sicramanin nasil oldugu
onemli degil simdilik su konuda. Bu sicrama ister "eline tas veya sopayi
alip karsisindakinin kafasina indirme" seklinde, ister, bir baska "ilahi
guc"un veya "genetik muhendis"in sayesinde olsun, eninde sonunda "en az
caba" yasasiyla tutarlilik icindedir. Yani mumkun oldugunca az emekle,
mumkun oldugunca cok gida edinebilme. Burada "emek" yalnizca kaba guc
degildir, zeka cok zaman ise yarar, ve bol protein alan hayvanlar-canlilar,
digerlerinden kismen biraz daha zekidirler.
> gelince, esasinda domuzun da maymunun da insan ile yakin akrabaligini
> Kur'an izah ediyor. Bakara 65,66, Maide 60 ve Araf 166.
Orada Kuran'in izah etmesi gibi bir durum yok. Sadece bu hayvanlarin ismi
geciyor. Ama bu satirlari Daeniken okusaydi, buyuk hikmetler bulurdu, bundan
eminim, tipki bir zamanlar Abdullah Ramazanoglu kardesimizin, dort gunes
sistemini bir demir atomuna sikistirdigi gibi;-)
Haa, bu arada aklima geldi, Daeniken, en son 90'li yillarin baslarinda
Hz.Adem'in, Hz.Ibrahim'in mezarlarini, kendi kuraminca "Aden Bahcesinin"
yerlerini falan tespit etmeye soyunduydu, ama sonradan ardi gelmedi. Semer
dar geldi herhalde ki, muslumanlikla, Kuran'la falan fazla ilgilenemedi.
Sevgi ve Hosgoru dini Islamiyetin, Salman Rusdu'ye yaptiklarini gorunce
tirsti herhalde! Halbu ki, gitse de, mesela su hacer-ul esved'in fotografini
cekip yayinlayabilse ne guzel olurdu;-)
Dumrul
"Bilim-Kurgu bilimlerin anasi degilse bile dadisi veya uvey annesidir,
bilimlerin babasi ise malediktolojidir -vay terbiyesiz mikici
malediktoloji-"
Not: Bu sozumu yabana atmayin, burda buyuk hikmetler gizli: Bir dusunun
bakalim, kendi teritoryumuna giren bir baska hemcinsine karsi dislerini
gosterip "hirlayan" bir hayvan, acaba neler soyluyor;-) Ona karsi ne gibi
tedbirler "dusun"uyor.
> Etine, derisine ihtiyaci oldugu icin avlananlara bir lafim yok, saygi
> bile duyarim, ama sirf adrenalin yuklemesi yapmak icin avlananlara
> bungee jumping tavsiye ederim.
Bu konuda sana hak veriyorum. Simdiye kadar soyledigim her seyle
celisiyor olsa bile, ben de acliktan olmem soz konusu oldugunda
avlanacagimdan eminim. Yasama icgudusu her turlu etik ve duygusal
durtuden daha gucludur. Kimsenin oyle bir durumda oturup olumu
bekleyecegini sanmiyorum.
Avi spor olarak gormek ise bana cok ters geliyor. Donald da ayni
seyi soyledi, kus pesinde olmadan da ormanda saatlerce yurunebilir.
Ote yandan, Izledigin hayvana tufek yerine fotograf makinasi
dogrultmak ta ayni tatmini verir herhalde. Herhalde diyorum, cunku
Donald deneyimlerine dayanarak konusuyor, artik birakmis olsa da
eski avci oldugu icin olayi her iki yandan da gorebiliyor. Oysa
benim boyle bir sansim yok. Laf aramizda, buna pek uzuldugum de
soylenemez...
Selamlar
> Aslinda bu tartismayi ilgiyle izlemekle birlikte pek bulasmak
istemiyordum.
> Isin dogrusu, su sira hic bir
> tartismaya "bulasacak" zamanim ve keyfim de yok. Ama bana, uzaktan uzaktan
> bu
> is "sosyal darvinizm"de bitecekmis gibi geliyor.
Hicbirseyi ongorme bence...ille bir kaliba da sokma..bakarsin okurlarin
icinden mesela Ruknettin cikar..."Ruku the way of life" gorusu ile bir
senteze ulasir ve gelecek nesiller kan kusar yada umulmaz bir refaha
ulasir...kim bilir? Kaotik davalar bunlar...her zaman guvenirim..
> Hayvan severlik iyi, guzel de, bu isi fazla uzatirsaniz, isin sonunda
> zooloji ve antropoloji'yi
> karistirma noktasina gelinebilir.
Ben burada cuvalliyorum iste...heyvan sevmenin yanlis oldugu gorusundeyim
objektif bir yaklasim icin...ote yandan "niye objektif yaklasacakmisim
ulan...beyaz asabi ordekleri seviyorum, emme pitbull kopekleri sevmiyorum
iste" diyebilmeliyim diyorum icimdende...oysaki yagmurdan sonra kaldirimda
kuruyarak cancekismekte olan solucan gorursem kaldirip nemli otlarin arasina
yerlestiriyorum...kac kere yilanlari iscilerin elinden almisimdir...akrebin
etrafinda etes yakip intiharini seyreden dort isciyi kovdum sirketten...yine
santiyenin kedisini tekmeledigi icin iscinin birini zor aldilar elimden
Bodrumda...biraz abartmistim ama hala pisman degilim...
Hayvan sevmek en az bazi hayvanlari sevmemek yada hayvanlari hepten sevmemek
kadar yanlis...ara nokta nerede kimbilir...
Ben bu ara noktayi hic aramayalim, hayvanlarla iliskimizi yavas yavas
keselim, birakalim ne halleri varsa gorsunler diyorum...bu iliski kesme
muhabbetinde onlara artik zarar vermeyelim de var tabii...hem de on
planda...
Ben bu yakin akrabalarimiza karsi "saygi duyuyorum" bu gezegen onlar ve
bitkiler aleminindir...biz bir turlu burayi benimseyememisizdir..oyle
olsaydi icine etmezdik...
Su tabelayi dun okudum gittigim bir parkta aynen tercume etmeye
calisacagim...:
"Bir yilan resmi" Cingirakli yilan...bu yilanlar bu cevrenin dogal parcasi
olup insanlara saldirmaz ancak koseye sikistirilir ve tehdit edilirlerse
kendilerini savunabilirler. Bunlar bu dogal ortamin gercek sahiplerindendir,
onlara saygi gosterelim....
Hani bazen kafani mesgul eden bir seyin cevabini o gun rastgele gittigin bir
discide sira beklerken oradaki bayat dergileri karistirirken bulursun...bu
da onun gibi iste...iliskimizin aslinda ne olmasi, nasil olmasi gerektigi
gayet basit bir dille kaleme alinivermis bir ranger tarafindan...kirk tane
filozof onun oraya gum diye caktigi cumleyi kurmak icin ontane kitap
yaziyor...abarttim yine ama bu iste...
Bu bakimdan simdilik, en saglikli
> savlari -her iki yonden- Donald getiriyor gibi. Tekeli'yi de yabana
atmamak
> lazim. Sadaret muhrunu guvenmekle yanlis yapmamisiz;-)
> Yalniz yine dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Bakalim, insani nasil
> tanimliyoruz?
>
> Bundan yedi sekiz yil once, Eibl-Eiblsfeld diye bir herif -aslinda zoolog
ve
> davranisbilimci takiliyor- Almanya'daki yabanci dusmanligini, sterotip
> hayvan davranislarina gore yorumlamaya baslamisti, tabii onun savlarindan
> da, yabanci dusmanligina iliskin "hak verici" bir takim argumanlar
> gelistirilmisti... Ne konustugumuzu, ne tartistigimizi bilelim.
>
> Benim sahsen, et yemeyle, hayvansal veya bitkisel urunleri tuketmeyle hic
> bir sorunum yok. Et, peynir, zeytin, yumurta, tereyagi, zeytinyagi, sebze
> meyve, tursu, sucuk, sosis vs. ile hep hos gecinmisimdir. Donald'in
onerdigi
> gibi salt meyva ile yasayamam ben.
Kacirmissin herhalde my a yazdiklarimi..."salt meyva" diye bir sey
yok...yanlis zaten oyle birsey...ama istenirse tum bir omur boyle
surdurulebilir..hic bir mahzuru yok...
Meyva sabah kahvaltisina saglikli bir alternatiftir...(benim onerim)...baska
gidalarla karistirilmamali ve sadece ogleye kadar istenildigi miktar ve
cesitte yenilmelidir...
Dikkat et (bu senin yukardaki "dikkat!"e benzedi...) "salt meyva ile
yasayamam ben." diyorsun..bunu diyen Dumrul...huyu var , suyu var
aliskanliklari var , nevisahsina munhasir bir tip...bir insan...oysaki bir
"insan" sadece meyva ile tum omur boyu yasayabilir...sanirim anlattim
derdimi...
> Hatta bir ara doktor babama ve anneme,
> her ikisine de perhiz onerdigi icin, annem surekli etsiz sebze yemekleri,
> cesitli otlardan salatalar vs. yapiyordu; O donemler babamin soyle
> sizlandigini isitmistim: "Oglum, valla yakinda melemeye baslayacam, bu
kadin
> bana her gun ot yediriyor!" Biz de gulup gecmistik.
>
Onlar da "insan"lar senin gibi yukardaki ornekte yer alan...
> Simdi, isin dogrusuna gelirsek, Akdeniz ve Anadolu mutfaginda secenekler
> cok. Etsiz de bir suru yemek cesidi var. Ve hatta, simdi sunu da
> soylemeliyim ki, bir gun Fakultede surdan burdan tartisirken, "dunya'nin
en
> delikanli besini bulgurdur" demistim de, onun uzerine aylarca
tartismistik.
Bu konuda haklisin...ben zaten kimseye et yemeyi derhal birakin yanlis
yoldasiniz filan demiyorum..trendi gosteriyorum...nereye
gittigimizi...gorenlerin bu islemi hizlandirmamalari icin neden yok
tabiiki...et yemeyi birakmak ve hayvan sevgisi/saygisi ile celisik hayati
terketmek benim ruhumu ozgur kildi...benim gibi bu duyguyu paylasan herhalde
yuzbinler var..ben onbes yirmi kisi ile konustum...adini koyamadiklari halde
(ben soyledigim icin farkedenler de var) bu duyguyu biliyorlar...
Ben Apikoglu sucuklarinin Halicteki imalathanesinde dort bes aylik bir
insaat isi yaptim 95 yilinda...(o yillarda veg.dim ama evvelden sarkuteriye
bayilirdim..) simdilerde Anadolu yakasina tasindilar...gayet
modern..tertemiz tesisleri var allah icin...neyse...sucuktan sosisten
bahsettigin icin aklima geldi...ilk gittigimde beni soke eden orada gordugum
dev tanklar oldu...her biri 30-35 m3 olan bu devasa (kamyonlarin arkasinda
gordugunuz benzin/su tanklari 10-12m3/ tirlarda 20/22m3 tur) tanklarin
ustune buyuk harflerle "KAN" yaziyordu...
Kac dana, sigir can veriyor o tanklari doldurmak icin...gozlerindeki dehseti
goreniniz varmi?
Olumu basiretle bekleyen kanserli hasta degil bu...yada vatani icin sehit
dusmeyi goze almis nefer...
olumden "korkan" hayvan...hisseden..gozleri yuvalarindan ugrayan ...olmek
icin bir nedeni olmayan...insanlarla bir alip veremedigi olmayan...herhangi
bir kusur etmemis...saygisizlik etmemis...
"sabah kaavaltisinda sucuktan vazgecmem sekerim" diyenlere ben "eti yavas
yavas azaltsaniz daha iyi olur, kolesterol pek faydali degildir"
diyorum...ama bu duzeyde konustugum kimselere bu kadar musamahakar
degilim...seni rahatsiz etmek istiyorum...tasradan inip yada bazi ciplak
gerceklerden korkusuzca yola cikan bir eda ile bazi sehirli zuppelikleriyle
dalga gecmek eglenceli olabilir...ama bu o degil...
Tekeli ye de kulak verin...onun yazdiklarini benim tekrarlamiyor olmam ona
katilmadigimi gostermiyor tabiiki...
> Oysa, acik secik ortada. Anadolu halkini -burada vayyy Trakya yok demeyin;
> Kurt vs. demeyin- yirminci yuzyila tasiyan gercekten de "bulgur"dur.
Cogunuz
> bilmez, bilmesin daha iyi, ama bizim dedelerimiz, ninelerimiz zamaninda
cok
> kotu kitliklar gecirmisler. Ben hayvanci bir soydan gelirim. Ama,
savaslar,
> yikimlar sonucu cok cile cekilmis. Bu yuzden bana hala boylesi tavirlar
> "lux" gibi gelir. Benim anneannem, kibrit kutusu kadar peyniri yarim
> ekmege katik ederdi, biz peyniri zeytini kavurmayi vs. fazla yeyince de
> azarlardi bizi. Ne de olsa, kitlik gormus kadin -Inandigi Allah rahmet
> eylesin, guvendigim Koktengrim ulu yerde yatirsin!-.
Amin ..bende boyle bir ailede yetistim..bunlari anlayabiliyorum...rahmetli
annemin yaptigi nohut kahvesinin kokusu burnuma geldi...
> Her neyse bu "gida temini" bakimindan, simdilik hayvansal urunlerden
> vazgecilemeyecegi gorusundeyim ben.
Ben de aksini demiyorum..."simdilik"...tedricen el cekme...yirmi otuz yillik
programlardan master planlardan bahsettik Haluk Okur la...bir goz at....
> Isin aslina bakilirsa, et yemeyelim, iyi guzel de, tereyagi, peynir,
yogurt, yumurta vs. de mi yemeyelim. Is prensip
> meselesi ise, onlari da yememek lazim. Niye zavalli buzaginin veya kuzunun
> hissesi olan sute zorla el koyuyoruz?
Cogu sut urunu etin kendisinden daha zararli zaten..."sut" zaten "sivi
et"tir...ha et yemissin ha sut icmissin...icindeki kazein den dolayi daha da
zararli...
Ayrica..sen biraz Anadolu gormus birisin (gibime gelir) o sut buzaginin
hakki olan sut degildir...bazi koylerde "agiz sutu" denilen sut buzagi
icindir...bu sut insanlarca icilmiyor bildigim kadariyla...(muhakkak
denemisizdir bunadn nasil yararlaniriz diye lakin heyhat...) dogumdan sonra
bir iki ay icinde de kesiliyor zaten...
Inek dizayni icabi (genetik planlama yada supernatural-artificial selection
diyebilirsin) bu sutu insanlar icin uretiyor...sen hic Hollandadan gelmis
"turbo inek" gordunmu? Insanligindan utanirsin...bu hayvani bu hale mi
getirdik diye gozlerin fal tasi gibi acilir..
> Niye tarim yapiyoruz, boylece pek cok hayvanin dogal yasama alanini
kisitliyoruz? Tarla farelerini oldurup yirtici
> kuslarin, kucuk yirticilarin besin kaynaklarini yok ediyoruz, niye coban
> kopekleri besleyip Kurtlarin, Tilkilerin yasamlarini zora sokuyoruz? Boyle
> bir suru sorular cikiyor ortaya.
Hersey corba oldu kafanda be Dumrul...dur biraz ayiklayayim...:) (aslinda
bunu kendim icin yapiyorum)
Burada bizim kendi dogal dizaynimiza saygi var...benim havuc yemeye
ihtiyacim varsa, oyle yaratildi isem o havucu yerim...benim hakkimdir onu
yemek...havucu sokerken oradaki solucanin ustune basmak degildir...havuc
tarlamin etrafina o havucu paylasmak istemediklerim gelmesin diye bir cit
yaparim...yaban otlarini sokerim...oraya giren tavsani vururum...nafakam o
benim...bahceme bir bekci kopegi koyarim hani cocugumu kurt filan kapmasin
diye ama onlari suru haline getirip kurdun kusun ortasina salmaya hakkim
yok...dagdaki tarla faresini oldurmeye, yirtici kuslara, martilara sirf
hedef talimi icin ates etmeye hakkim yok...hic ihtiyacim yokken aygazla
zehirleyip tilkileri inlerinde bogmaya, kurklerini oracikta soyup bir
calinin dibine firlatmaya hakkim yok...
> Her neyse, yine son soz olarak bir bilim-kurgu'dan ornek getirelim.
sanirim
> Ursula K. LeGuin'in bir kitabindaydi, kitabin ismini simdi tam
> hatirlamiyorum, cok kit kaynaklari olan bir gezegenden gelen, son derece
> degisik etik kurallari olan bir kahraman vardi. Dunya'da neredeyse bir
> peygamber gibi, bilge gibi karsilaniyor... Yani yasama son derece saygili
> falan ama, en yakin arkadaslari olunce dahi onlari rahatca yiyecek kadar
> da -ilke: gida israf edilmez, insan organizmasi da son derece zengin bir
> gidadir!- bize ters etik kurallar...
Ben de sana bir iki bilgi kirintisi ile yeni bir ufuk gostereyim bu kiyagina
karsilik...
Proteinler cok ilginctir...bir kez parcalanip yeni protein zincirleri
olustugunda artik bir daha parcalanamaz bazen eski hallerine donemez hale
gelirler...fiziksel etkilenime ornek, haslanmis kati yumurta bir daha hicbir
zaman sivi hale gelemez...kimyasala ornek de mayonezdir en bildik...asitle
degisime ugranmis protein (yumurta aki) bir daha ayrisamaz...
(protein konusu bu kadar basit degil...soz konusu mevzuu icin gerekli kismi
geciyorum)
Yani...
Bir etobur, bir aslan msl, bir geyigin etini proteinini parcalayip kendi
proteini haline getirdikten sonra bu protein tekrar parcalanmaz hale
gelir...besin degeri neredeyse hic yok hale gelir...dolayisiyla et yiyenler
birbirlerinin etini yemezler...
"Pure" vegetaryen hayvanlari yememizin sirri buradadir...
Burada "omnivore" herobur hayvanlar ara bolgededir...etleri diskilari
etoburlarca yenilebilir "kerhen"de olsa...insanlar, baliklar, maymunlar,
kopek bunlar arasinda...kutupta kizaginizi ceken kopegi yeme fikri nasil?
sizi bilmem ama bana "iggyak ...ama gerekirse neden olmasin" diye
geliyor..ama kedi eti icin ayni seyi dusunun bakalim...
Aslinda soyle bir teorim de var...pek saglam bir sey degil ama cimnastik
olsun iste...insanlar tirnaksiz, boynuzsuz ve ciplak olarak ortada
kaldiklarinda vahsi etoburlarin dogal yemi haline donusmus olmalilar...ama
beyninde gri bir tabaka bulunan bu yaratik gozlem yetenegi ile etoburlarin
birbirlerini yemediklerini gorup, bu berbat durumdan kurtulmanin caresini et
yemekte bulmus olabilir.
Burada kendi teorilerimden derleme bir fiction u da sokusturmadan gecemem...
ben bu surulur, gudulur, yetistirilir, uretilir, evcillestirilebilir
hayvanlarin insanlarla ayni donemde dunyaya insanlara "yem" olsun diye
"indirildigi" kanaatindeyim...baska gezegenen gelmistir demiyorum (neden
olmasin ayrica ama gerek yok) bizi biz yapanlar bu dunyanin bu hayvanlarini
da bu hale getirmislerdir diyorum...
Dikkat ederseniz bu ciftlik hayvanlarinin dagdan indirilip
evcillestirilmeleri diye bir bilgi birikimimiz yoktur...bunlar dunyanin her
bir yerinde pop pop pop diye insnlarla bearber belirivermistir...oysaki bu
tur bir evcillestirme islemi yuzyillar gerektiriyor...dikkatiniz cekmedimi
ki dunyada sagda solda kalmis evcillestirilmeyi bekleyen herhangi bir hayvan
yok ortada...bir yabani tavugun ormanda yakalanip yilda bir yumurtlarken
gunasiri yumurtlar, ucamaz, et verir hale gelmesi icin ne islemler lazim
gozunuzun onune getirsenize...
(bazi denemeler istisnaidir ve hesaba katmiyorum, bildircin, hindi, devekusu
ciftlileri gibi..hicbir zaman bir tavuk yada koyun la mukayese edemezsiniz)
Daha once bahsettiydim...Afrikanin kesfi sirasinda artik hayvanlarin
ciftliklerde uretilmesi ve hayvan urunlerinin sanayi haline gelmesi
konusunda ustalasmis Avrupali ureticiler bu yeni kitadaki dev filleri, su
aygirlarini gorunce gozleri faltasi gibi acilmisti...oyle ya her biri yedi
sekiz inek gibi hayvanlar burada kurulacak ciftliklerde tum dunyaya et
sut...aman allah kose olduk lan Hans!...nah sana kofte Hans...Margit vede
Pierre...! Insanlik bu hayvanlari ciftlik hayvani haline getirme ugruna
bildigim kadariyla 450-500 yildir ugrasir durur...nah muzafferiyat!
Sanki cok kolaymis gibi duran, kurt, ayi, yaban domuzu, dag kecisi bile
hicbir zaman ehlilesmemis, ciftlik hayvani haline gelmemistir...
Bu arada "at" in senin koktengri tarafindan gokten bir isik topu icinde
gonderildigi, koyunun melekler tarafindan cocugunu kesecegine bunu kes
turunden aktarma bir hikaye ile de olsa gokten indigi biliniyor...
Sohbet uzadi...yine favori gorusumle bitireyim...artik hayvanlara
ihtiyacimiz yoktur... elimiz etegimizi cekelim onlardan... ruhumuzu
kurtaralim...daha yapacak cok isimiz var... "4th kind" a gecis basladi...
sirtimizda bu tur yuklerle bunu beceremeyebiliriz....vakti geldiginde oyle
hizli olacakki... belki biz goremeyecegiz ama benim gibi yuzbinlercesi
farkediyor... :)) gozunuzu kulaginizi acin...
> Kalin saglicakla
Sende kal...hepiniz kalin...
Donald the Duck with the shiny white feathers....
Konu 1...Tekeli ye...
> > Daeniken teorisi icin tesekkurler. Resadin "yapay" demekle bir seyler
> > ima ettigini fark ettim fakat senin anlattiklarin insanlarin et yeme
> > aliskanligini izah etmiyor. Bunlari Resadin anlatmasi gerekecek.
Pargrafindan dolayi..oncelikle acilis yazimda ve daha once kadin haklari
konusunda (3/13/2000 erkekler neden kadinlari kucumser?) bu konudan
bahsettiydim...soyle demisim kadin haklari mevzuunda...
"...efendim insanlik bu "tasiyici" bedene gireli epey zaman oluyor...benim
beslenme ile ilgili
baslangic yazilarimda degindigim donem bu...ismine tanri demekte sakinca
duymayacagim babalarimiz bize bu maymun vucudunu munasip buldular ve
gelismemizi saglamak icin gerekli genetik degisiklikleri de beraberinde
sagladilar..buralari biraz Daeniken ci oldu ama varsin olsun...
Bu degisikliklerin baslicasi killarimizin dokulmesi ve iki ayak uzerinde
dikilme dir...digerleri de ozellikle cinsellik uzerine kurulmustur ve amaci
dunyaya hakim olacak adede ulasmak ve yayilmak ve surekli motivasyon temini
olsa gerektir.
Cok basitce plan soyle calisir...bir gezegene gider uygun bir tasiyiciya
"insan" yazilimini "install" edersiniz ve bu titizlikle secilmis tasiyici
uzerinde gerekli genetik uyarlamalari da yaptiktan sonra oradan
ayrilirsiniz...arada bir ugrayip isler nasil gidiyor diye caktirmadan goz
atmak tabii ki serbesttir...hatta dogrudan mudahalelerde bile
bulunabilirsiniz..neyse konu bu degil...dagitmadan devam edeyim...ayrica bu
hic de boyle gelismemis olabilir..onemli degil..varsayin boyle baslamis
olsun.
Neyse bizim gariban atalarimiz birden surekli ciftesebilen bir erkek ve
yilda 12 defa hamile kalmasi olasi bir disi ile cilgin gibi uremeye baslar
ve otobur (meyva obur aslinda) dar cercevesine sigamaz olur. Zaten dar olan
beslenme alani iyice kuculmus koloninin disina surulmektedir. Care
avlanmaktir...zaten program bunu gerektirmektedir...
Oturdugu yerde meyvasini yiyip uykuya cekilen maymun birden "geyik suradaki
agacin arkasinda, siz ikiniz su taraftan gidin biz de soole dolasacagiz"
deme yani, tuzak, pusu kurma, kurnazlik, konusma, plan yapma, koordinasyon,
disiplin, bilgi, deneyim, bilgi aktarma, egitim, yetistirme veeee en
onemlilerinden biri "is bolumu" nu ogrenmistir. Et yeme sayesinde yilin her
mevsiminde her iklim ortaminda hayatta kalabilmekte, yanina aldigi canli
hayvanlarla kitalar asmakta, okyanuslar gecmektedir."
-----------
Insanin ortaya cikisi sadece birkac bin yil evveline dayanir...yani birakin
dunya canlilari ile insani mukayesayi, dinozorlardan sonraki sureyi bir
kilometre yol kabul ederseniz insanlik sadece bir karis yer
tutmaktadir...daha carpici bir ifade ile kendi boyunuzu dinozorlardan bu
yana gecen sure kabul ederseniz insanlik tarihi gazete kagidi kalinliginda
olacaktir....(eskiden bir espri vardi..boyun yetmiyorsa altina sigara kagidi
koy derlerdi...cocuklugumda agabeylerim beni bu lafla sinir etmistir...:)
neyse...yani burada coook yeniyiz...daha dun geldik...
----------
Et yeme, yani "avcilik" sayesinde insanlar, "dil" gelistirmisler,
koordinasyon, isbolumu, zeka, motor kaabiliyet, bugunku duzeye gelmistir.
Tum et yiyen hayvanlarda bu gorulur...ne kadar hizli olursa olsun bir aslan
geyigi yakalayamaz..ama kafasini calistirir, arakadaslariyle pusu
kurarlar..kim yakalayacak, kim pusuya surecek, surudeki hangi hayvan
secilecek belirlenir...av sonrasi oturulup hep beraber yemek yenir..yemegi
de kim once kim sonra kim neresini vb. detaylara "adabi muaseret"e uyarak
yerler...
----------
Bir de bugun Dumrul a yazarken su, nacizane ilginc buldugum teorimide
tekrarlayayim suracikta...
"Aslinda soyle bir teorim de var...pek saglam bir sey degil ama cimnastik
olsun iste...insanlar tirnaksiz, boynuzsuz ve ciplak olarak ortada
kaldiklarinda vahsi etoburlarin dogal yemi haline donusmus olmalilar...ama
beyninde gri bir tabaka bulunan bu yaratik gozlem yetenegi ile etoburlarin
birbirlerini yemediklerini gorup, bu berbat durumdan kurtulmanin caresini et
yemekte bulmus olabilir."
Evet et yiyerek onlarin sinifina gecmis ve bu yirticilarin dogal avi
olmaktan kurtulmusuzdur...
Kes yapistirlar burada bitti....Tekeli...ekleyebilecegim baska bir sey
yok...
2. Dumrul a...
> Benim zaten et yeme ile bir sorunum yok. Ben Insanin nasil insan oldugu
ile
> ilgileniyorum, ve bu konuda Donald'in kimi goruslerine katiliyorum. Yani,
su
> software vs. meselesi degil. O biraz Daneikenvari kokuyor, ilginc fakat
> fazla ciddi degil.
Buna itirazim yok...ama gorusum "falanca sahsin gorusu kokuyor" diye bir
endisem yok...senin de olmamali..aslinda kimsenin olmamali degilmi? Koksun,
aynisi bile olabilir, kopyalanmis...ozgun olacak diye bir sart yok
zaten...olmamalida... ben "su gorusu Dumrul dan edindim" diye utanmam...yada
bu "guzel" bir seyse gorusumun Dumrul Dumrul kokmasi sadece aptallara ozgu
bir asagilama olabilir...
Daeniken devrimci gorus acilari yakalamis, inandigi dava ugruna cabalayan
saydigim bir sahis...bazi fikirleri ucuk ta olsa...ille Alimin dedigi gibi
noterden Inaninlabilirlikname getirin o fikre inaniiim diyecek degilim...
Fikrimin ciddi olmadigini soylerken acele ediyor olabilirsin...software
sozcugu biraz bu ortamda "avam" kaciyor olabilir...ama gozu din, politika ve
vatanin kurtarilmasindan baska birsey gormeyen bir okuyucuya hitab
ederken...hey burada baska birseyler daha oluyor lan...dunya var ...guldur
guldur donuyor...derken bilimsel makale ciddiyeti aramiyorum..hatta tam
tersi elimden geldigince "neseli" diyebilecegim bir tempo tutturmaya
calisiyorum dahi denebilir...oysa ki benim de siradan bir alay dertlerim
var...ben de yazilarima "bugun hic havamda diilim..daalin lan" diye
baslayabilirim...:)
[......]
> Haa, bu arada aklima geldi, Daeniken, en son 90'li yillarin baslarinda
> Hz.Adem'in, Hz.Ibrahim'in mezarlarini, kendi kuraminca "Aden Bahcesinin"
> yerlerini falan tespit etmeye soyunduydu, ama sonradan ardi gelmedi. Semer
> dar geldi herhalde ki, muslumanlikla, Kuran'la falan fazla ilgilenemedi.
> Sevgi ve Hosgoru dini Islamiyetin, Salman Rusdu'ye yaptiklarini gorunce
> tirsti herhalde! Halbu ki, gitse de, mesela su hacer-ul esved'in
fotografini
> cekip yayinlayabilse ne guzel olurdu;-)
Lan bunu sirf Donald Celebiyi tahrik etmek icin yapiyorsun diimi....simdi
anlatirdim sana hacerul esved in nasil ziyaret edildigini ama yoruldum artik
baska zaman soz...:)
> Dumrul
> "Bilim-Kurgu bilimlerin anasi degilse bile dadisi veya uvey annesidir,
> bilimlerin babasi ise malediktolojidir
O ne ki? cahal kalmisah...
-vay terbiyesiz mikici
> malediktoloji-"
>
> Not: Bu sozumu yabana atmayin, burda buyuk hikmetler gizli: Bir dusunun
> bakalim, kendi teritoryumuna giren bir baska hemcinsine karsi dislerini
> gosterip "hirlayan" bir hayvan, acaba neler soyluyor;-) Ona karsi ne gibi
> tedbirler "dusun"uyor.
>
Uff daha bi de Haluk Okur a yazmam lazim....onu hatirladim...
Hoscakalin...
Donald the Duck with the navy beret...
[...........]
>
> > Haluk gel sunu kabul et...biz bir hayvan turu degiliz...oyle olsaydik
> > herhangi bir sorunumuz olmadan ulvi bir uyum icinde gul gibi gecinip
> > gidiyorduk simdi...:)
>
> Bir at da konusabilse kendisinin hayvan degil, "at" oldugunu
> soyleyecekti. Insan, bencilligi ve hasbelkader gelismis zekasi
> nedeniyle kendisini yere-goge sigdiramiyor, kendi turu dahil
> tum canlilari ezmeye, somurmeye calisiyor. Gel, sen biraz
> alcakgonullu ol da benim dedigimi kabul ediver.
Bunun alcakgonullulukle hic ilgisi yok maalesef...ben objektif olmaya
calisiyorum, elimden geldigince tabii...
iki noronluk beyni ile bir tirtili cin gibi bir kargayla karsilastir
mesela...karganin alcakgonullulukle kabul edebilecegi bir ustunluk
yok...oldugu gibi kabul etmisler yasantilarini gul gibi gecinip gidiyorlar
su ahir dunyada...dedigim bu...yerimizi tanimlamak...
ikincisi ise "at konusabilseydi" diyorsun...atlar konusabilir...kuslar,
kediler konusur..konusmayan hayvan varmidir bilmiyorum...
anlatabiliyormuyum ...mesela benim kopegim ne zaman cisi geldigini,
neresinin agridigini, alaka istedigini, ozledigini vs vs bana
"iletir"...hangi yemegi sevdigini, hangi tur ayakkabilari kemirdigini, ne
ses cikardigi zaman postacinin bahceye yaklastigini, esimin arabasinin
ikiyuz metre otedeki kavsaktan ne zaman dondugunu bana "soyler"...konusma
illaki bizim konusmamiz degildir...balina ve yunuslara hic girmeyeyim...
Soyle diyelim, senin at iyi bir gozlemci olsun ve tum dunya hayvanlarini
incelesin...simdi oyle bir tur varki diger tum hayvanlardan farkli...
Konusma konusunda hepsini asmis durumda...hem beden dili hem ses ve hemde
kagida ciziktirdigi birseylerle, dumanla, isikla ve anlam veremedigi
birtakim dugmeli siyah cisimlerle konusuyor.Ustune ustluk hepsi ayni dili de
konusmuyor...
Kendini doga kosullarindan koruyabilecek bir doku yok...kilsiz, zirhsiz,
ince derili...giyinmek zorunda...!?
Erkegi cani istedikce ciftlesiyor !..disisi yilda 12 kez gebe kalabiliyor...
Disisinin gogsunde fonksiyonsuz iki tane cikinti var...maymunlardakine
andiriyor ama hem emmesi zor bebege hem de tasimasi zor kadina...
Bebegi dunyaya gelince yillarca bakim egitim istiyor...
Bebegin beyni ve dolayisiyla kafatasi legen kemigi boslugundan buyuk oldugu
icin dogum erken oluyor...
Eriskinleri karinlari doysada yemek yemegi surdurebiliyor...
Inanclari ugruna baska insanlari oldurebiliyor...
Liste uzun Haluk...
sen de ekleyebilirsin hayvanlarda hic gorulmeyen ve bize ozgu pek cok
ozellik...ve senin at derdiki ulan bu hayvan degil...baska birsey...evet
vucudu hayvan vucudu emmeeee...
Dur kafani daha da karistirayim....inek canlidir, tas degil...bariz degilmi?
peki ya virus?
Inek hayvandir, ispanak bitki...peki ya likenler? mantarlar?...
Pek cok marjinal vegetaryenin mantar yemedigini biliyormusunuz?
> Aslinda bu felsefi bir konu. Ayni sonuca varmak icin ayni
> seyi dusunmek zorunda da degiliz. Umarim insanlarin bir hayvan
> turu oldugu dusunceme "insanlara/insanliga hakaret" falan gibi
> garip bir nedenle kiziyor degilsindir.
>
> > Hayvanlar biz geldigimizde buradaydi...ama biz giderken burada
> > olacaklarmi...? yoksa sadece insanlar tarafindan seleksiyona tabi
tutulmus,
> > artik insan olmaksizin dogal cevrede yasayamaz hale gelmis ucube irklar
mi
> > kalacak..?
> > Peki biz nereye gitmis olacagiz? Kendimiz yok ettiysek zaten hayvan
mayvan
> > kalmadi gitti...
> > Insan su anda dunyanin efendisi...konuklugu ayri bir tema...1994 de
dunyayi
> > tam 26 defa buharlastirmaya yetecek nukleer silah stogumuz vardi..:( :)
!@#
>
> Bunun _nasil_ olacagini bilmek kehanete girer. Hic de muneccim
> tarafim yok ne yazik ki ;) Ama insan irkinin gunun birinde yok
> olacagina hic suphem yok.
Bu bana cok ilginc geliyor..lutfen yaz..."nasil" i merak etmiyorum..neden
""sen"in hic suphen olmadigini" merak ediyorum...nereden bu kanaate
vardigini...
Giderken bugun bildigimiz hayvanlari da
> beraber goturur ya da goturmez, konu o degil. Nukleer etkilere
> dayanikli oldugu bilinen bir suru organizma daha bugunden herkesin
> malumu. Eger hayvanlar da yok olursa bu organizmalardan tureyecek
> yeni bir canli neslinden yeni hayvanlar tureyecek. Belki evrim
> kendini tekrarlar ve insan turu de yine ortaya cikar.
Nukleer savas gerceklesirse hicbirsey kalmayacagindan emin
olabilirsin...dunyayi 26 defa buharlastiracak silah kaabiliyetini laf olsun
diye yazmadim...gercekten dunya kutlesinin 26 defa toz edebilecek enerjiden
bahsediyorum...
> Sonra da sil bastan... Yeni gelenler ayni seyleri tartisirlar :(
>
Gerisini yanitlamisim...
Uf klavyeden buharlar cikti bugun artik...
Sevgiler herkese...
Donald Duck with the beautiful fins between his toes...
Kesinlikle katilirim. Ozellikle antipatik buldugumuz
hayvanlarin dogal yasama katkilari, dolayisiyla yine
bize olan yararlarini surekli gozardi ediyoruz.
> Ama:
> -Ata binmek
> -Evde kedi, kopek, kus, kablumbaga, hamster, vs beslemek
> gibi davranislar bana gayet hos gozukuyor.
Ata binmek konusundaki fikrimi soylemistim. Kedi-kopege
gelince, dogal ortamlarindan kopartip binlerce yildir
kendimize bagimli kildigimiz bu hayvanlari tabii ki
besleyecegiz, beslemek zorundayiz. Bu aslinda bir tur
ozur dileme, kendini affettirme cabasidir. Zaten bunun
alternatifi de sokaga atip senin listenin ilk maddesinin
uygulanmasini saglamaktan baska bir sey degil.
Onlari bir evlat gibi seviyor olmamiz, bu gorevimizi
yapmayi kolaylastirir, zevk verici hale getirir.
Ekzotik kuslar, dogal ortamlarinda yakalanip buyuk
fireler verilerek tuketici(!) ulkelere sokuluyor. Bavul
icine tikilmis, cogunlugu aclik-susuzluktan, havasizliktan
olmus (Laika'yi hatirla!) papaganlari gazetelerde
defalarca okuduk. Bunlara talep olmazsa yakalanarak
binbir eziyet cekmeleri de onlenmis olur. (Maymunlar,
sus baliklari, kaplumbagalar da oyle.)
Bir de serce, saka, guvercin gibi zaten cevremizde
ucusup otusup duran yerli kuslar var. Kafamizi pencereden
uzatip seslerini dinlemek varken bunlari yakalayip kafese
koymayi hic mi hic anlamiyorum. Yakinda kaybettigimiz
kayinpederim bir kus delisi idi. Buyuk kafeslerde
(salma deniyor galiba) onlarca kus beslerdi. Onlari
cocugu gibi sever, her biriyle tek tek konusurdu. Oysa
oturdugu yer -Anadoluhisari- her turlu kusun zaten
ozgurce yasama olanagi buldugu, hala eski Istanbul'un
koklanabildigi cennet gibi bir yerdir. Buna ragmen
hala nicin kus yakalayip, satin alip kafeslere tiktigini
anlamis degilim. Bir de kuslar otmeyi ogrensin diye
onlara teypten kus civiltisi dinletirdi. Zavalli
hayvanlar etrafta hemcinsleri oldugunu sanip avaz avaz
onlari cagirmaya baslarlardi. Biz de kuslarin keyiften(!)
sarki soyleyip bizi eglendirdigini saniriz, degil mi?
> Bir de su zor mevzular var:
> -Bir hayvani eti icin besleyip buyutmek sonra da kesip yemek kabul
> edilebilir mi?
> -Kurku icin yetistirilen samurlar veya derisi icin yetistirilen
> timsahlar icin ne soylenebilir?
> -Cocuk dogurmus bir hayvanin yavrularinin icecegi sude ortak olmak dogru
> mudur? Bu yavrulardan bir kisminin daha bebek denecek yasta kesilmesi
> nasil bir seydir?
Bunlarin hepsi ayni yere cikiyor: Hayvani mal olarak
kabul etmek. Bir ciftci nasil yetistirdigi bugdaya
sevgi duyup baglanmaz, zamani geldiginde guzelce
hasat ederse, hayvan yetistiricileri de yetistirdigi
hayvani zamani geldiginde urune donusturur. Bunda
yadirganacak birsey yok. Her ikisi icin de sozkonusu
olan bir "mal"dir. Zaten carpiklik da burada basliyor.
Hayvan "mal" olmamali. Ozellikle kurk gibi, yilan/timsah
derisi gibi luks tuketim metai olmasi daha da utanc
verici.
Kafalarina odun vurularak oldurulen fok yavrularini,
kurku bozulmasin diye zehirlenen tilki ve vizonlari,
daha dogmadan analarinin karnindan cikarilip derileri
yuzulen astragan kuzularini dusunun. Insan denen bu
yari-hayvan (buna ne dersin McDuck?) turun bir uyesi
olmaktan utandigim oluyor bazen.
Zamaninda koleler de insan degil, sahibinin mali olarak
gorulurdu. Su an hayvanlar icin sozkonusu ettigimiz
hersey cok degil, yuz-yuzelli yil oncesinin bir kisim
insanlari icin de gecerli. Donald'in da -benden daha
kuvvetle- umdugu gibi, bir gun bu da bitecek herhalde.
Biz gorebilir miyiz acaba? Hic sanmam...
> -Insanlar hayvanlari oldurmekten niye hem hoslanir hem de nefret eder?
>
> Son olarak hayvanlarla munasebetlerimizde bazi igrenclikler yapmiyor
> degiliz. Oldurulmus hayvanlarin yagini sabun sanayiinde kullanmak
> bunlardan ilk aklima gelen. Her gun kesilen binlerce hayvanin boynuzu,
> tirnagi, kemigi nereye gidiyor? Bir yerlerde sarfediliyor olmasi lazim.
> Sosis, salam ve sucuk nasil imal edilir bilmem ama berbat bir sey
> oldugunu tahmin ediyorum. Bilen var mi?
>
> Hayvanlara yapilan fenaliklarin ardinda iki sebep goruyorum. Birincisi
> cehalet, ikincisi ac gozluluk.
>
> Ahmet
Bu is bir bilim haline getirilmisse artik cehaletten
soz etmek dogru olmaz. Baksana, en parlak zekalar ve
teknolojinin en son urunleri hayvanlara eziyet etmek
icin kullaniliyor. Yok, sokak kopeklerini zehirleyen
belediye iscilerini kastediyorsan, onlar zaten neden
degil, sadece sonuc. Bu ilmekte yerleri yok. Bir yerde
cuzdanla vicdan arasina sIkIsma meselesi onlarinki.
Bence ac gozluluk ve bencillik daha dogru bir yorum.
Yani insanin dogasi.
Selamlar
> Neyse bizim gariban atalarimiz birden surekli ciftesebilen bir erkek ve
> yilda 12 defa hamile kalmasi olasi bir disi ile cilgin gibi uremeye baslar
Insanda standard bir ciftlesme mevsimi olmamasi gercekden hayvanlar
alemi icin alisilmamis bir hal ama bizim disilerin yilda 12 defa hamile
kalabildiklerinden ben pek emin degilim. Yilda 12 defa yerine yilin 12
ayinda demek istemis olabilir misin?
> ve otobur (meyva obur aslinda) dar cercevesine sigamaz olur. Zaten dar olan
> beslenme alani iyice kuculmus koloninin disina surulmektedir. Care
> avlanmaktir...zaten program bunu gerektirmektedir...
Avlanmanin bir beslenme ihtiyacina care olarak basladigina ben pek
inanmiyorum. Ustelik senin simdiye kadar avciliga dair anlattigin her
sey bu gorusumu teyid ediyor.
Butun bu konusmalar bana cok eskiden okudugum bir kitabi hatirlatti.
Kitabin ismi "Lord of the Flies", yazan William Golding. Insanin medeni
ve vahsi taraflarini arastiran cok ikna edici bir romandir. Romanin
basinda yaslari 6 ila 12 olan bir grup cocuk issiz bir adada mahsur
kaliyor. Bu cocuklar ilk baslarda ailelerinden almis olduklari terbiye
ile medeni bir cemiyet kuruyorlar. Fakat sonralari kabilenin "et
ihtiyacini" karsilamak icin avciliga baslayan bir grup cocuk medeniyet
dusmani birer vahsi kesiliyor ve diger cocuklari oldurup butun adayi
atese veriyorlar. Bu kitabi okudugun zaman anliyorsun ki aslinda
kabilenin "et ihtiyaci" sadece beslenmekle alakali degildir.
Et yeme aliskanligi sadece aclikla alakali olmus olsaydi bir takim
nebati hayvan yemi olarak kullanacagimiza bunlari kendimiz yer ve daha
az paraya daha cok yemek elde etmis olurduk. Gercek su ki insan
tabiatinde hem medeniyet hem de vahset ihtiyaci var. Vahset ilk once
hayvanlar, hemen ardindan insanlar uzerinde tatbik ediliyor. Iftihar
edilecek bir sey degil tabii, onun icin bu vahsi yonumuzu daima inkar
ederiz. Eti protein ihtiyacimiz icin yeriz, avi spor ihtiyacimiz icin
yapariz, harbi vatan mudafaasi icin, vs. Ama her zaman iyi bir mazeret
de buluruz yani. Resat, fitratinda olan bir ihtiyaci busbutun ortadan
kaldiramazsin. Av ve etten vazgecmen senin ruhunda medeniyetin bir
zaferidir ama silahlardan busbutun vazgecmen bana hic de gercekci
gozukmuyor. Ne luzum var?
William Golding'in romanini siparis edip okumak isteyen olursa
Amazon.com'dan bulabilir.
Ahmet
Cehalet de degil, ac gozluluk demek.
Eski patriklerden Dimitrios cevre kirliliginin esas sebebinin fabrika
atiklari, egzos gazlari falan olmadigini, gercek sebebin sadece ac
gozluluk oldugunu soylemisti. Peki cehalet hayvanlara yapilan
eziyetlerde hic mi rol oynamiyor?
Ahmet
Biz tarafiz, Donald, tarafsiz olamayiz ki. Insaniz, iste!
> iki noronluk beyni ile bir tirtili cin gibi bir kargayla karsilastir
> mesela...karganin alcakgonullulukle kabul edebilecegi bir ustunluk
> yok...oldugu gibi kabul etmisler yasantilarini gul gibi gecinip gidiyorlar
> su ahir dunyada...dedigim bu...yerimizi tanimlamak...
>
> ikincisi ise "at konusabilseydi" diyorsun...atlar konusabilir...kuslar,
> kediler konusur..konusmayan hayvan varmidir bilmiyorum...
> anlatabiliyormuyum ...mesela benim kopegim ne zaman cisi geldigini,
> neresinin agridigini, alaka istedigini, ozledigini vs vs bana
> "iletir"...hangi yemegi sevdigini, hangi tur ayakkabilari kemirdigini, ne
> ses cikardigi zaman postacinin bahceye yaklastigini, esimin arabasinin
> ikiyuz metre otedeki kavsaktan ne zaman dondugunu bana "soyler"...konusma
> illaki bizim konusmamiz degildir...balina ve yunuslara hic girmeyeyim...
Benim demek istedigim, turlerin kendilerini ayri tutma egilimi,
belki de icgudusu idi. Hayvanlarin sadece kendi turdaslari
ile ciftlesmesi, etobur hayvanlarin hic yemek secmezken
-bir kac istisnai yamyam tur disinda- kendi turdaslarini
yememesi bunun isareti degil mi?
Hayvanlarin konusmasina gelince, insanin konusmasiyla hayvanin
konusmasi arasindaki en buyuk fark, insanin soyut kavramlari
kullanabilmesidir. Hayvanlarin davranislarini gereksinimleri
ve icguduleri belirledigi icin, soz gelimi sevgi ya da ahlak
gibi seyleri kavramalarini ve kendi aralarindaki iletisimde
kullandiklarini hic sanmiyorum.
Senin kopeginin seni, benim de kedimin beni ozledigi, ya da
ozlemis gorundugu dogrudur. Fakat bu bizim anladigimiz anlamda
bir ozleme degildir. Hayvanlar statukocudur, alistiklari
ortamin degismesini istemezler. Aksam isten eve donuste
benim kedim kucagima zipliyorsa, senin kopegin de sana turlu
cilveler yapiyorsa, bu, onlarin herseyin hala alistiklari gibi
oldugunu gormelerinden kaynaklanan bir rahatlamadir.
> Soyle diyelim, senin at iyi bir gozlemci olsun ve tum dunya hayvanlarini
> incelesin...simdi oyle bir tur varki diger tum hayvanlardan farkli...
> Konusma konusunda hepsini asmis durumda...hem beden dili hem ses ve hemde
> kagida ciziktirdigi birseylerle, dumanla, isikla ve anlam veremedigi
> birtakim dugmeli siyah cisimlerle konusuyor.Ustune ustluk hepsi ayni dili de
> konusmuyor...
> Kendini doga kosullarindan koruyabilecek bir doku yok...kilsiz, zirhsiz,
> ince derili...giyinmek zorunda...!?
> Erkegi cani istedikce ciftlesiyor !..disisi yilda 12 kez gebe kalabiliyor...
> Disisinin gogsunde fonksiyonsuz iki tane cikinti var...maymunlardakine
> andiriyor ama hem emmesi zor bebege hem de tasimasi zor kadina...
> Bebegi dunyaya gelince yillarca bakim egitim istiyor...
> Bebegin beyni ve dolayisiyla kafatasi legen kemigi boslugundan buyuk oldugu
> icin dogum erken oluyor...
> Eriskinleri karinlari doysada yemek yemegi surdurebiliyor...
> Inanclari ugruna baska insanlari oldurebiliyor...
> Liste uzun Haluk...
> sen de ekleyebilirsin hayvanlarda hic gorulmeyen ve bize ozgu pek cok
> ozellik...ve senin at derdiki ulan bu hayvan degil...baska birsey...evet
> vucudu hayvan vucudu emmeeee...
Tamam, insani hayvanlardan ayiran tek sey davranis tarzidir
diyorsun. Vucut yapisini buna katma, cunku hayvanlar da birbirinden
cok farkli. Senin tezini anlamiyor degilim. Hak da veriyorum.
Gercekten de insan "farkli", ya da bir sekilde "farklilastirilmis"
bir hayvan. Senin tezine ancak bu kadar yaklasabiliyorum,
n'olur fazlasini isteme.
Aslinda ben hic bir yerde insanla hayvanin ya da tum hayvanlarin
birebir es/esit oldugunu soylemedim. Benim tum soyledigim,
- Insanin da _bir tur_ hayvan oldugu,
- Oteki hayvanlarin -yani kardes turlerin- ozgur ve mutlu
yasama hakkina mudahale etmesinin yanlis oldugu idi.
Bu ilmegin ana fikri de buydu yanilmiyorsam. Insanin ayri bir
tur olmasi ya da olmamasi bunu degistirmeyecektir. Ben hala
insanin hayvani bir mal, bir esya, bir urun gozuyle gormemesi
gerektigine inaniyorum. Sen buna hayvanlarin bir gida maddesi
olarak gorulmemesi gerektigini de ekliyorsun, katiliyorum.
"Ben insanim, hayvan degilim, hepsinden ustunum, dunyanin
efendisiyim, istersem keserim, istersem yerim" dusuncesi
insanin davranis tarzini degistirmesinin onunde engel
olarak kalacaktir.
> Dur kafani daha da karistirayim....inek canlidir, tas degil...bariz degilmi?
> peki ya virus?
Bildigim kadariyla virusler canlidan sayilmiyor. Bir tur
karmasik organik molekul ya da protein falan sanirim.
> Inek hayvandir, ispanak bitki...peki ya likenler? mantarlar?...
Cevap yok...
> Pek cok marjinal vegetaryenin mantar yemedigini biliyormusunuz?
Hayir, buna da cevap yok...
...
> >
> > Bunun _nasil_ olacagini bilmek kehanete girer. Hic de muneccim
> > tarafim yok ne yazik ki ;) Ama insan irkinin gunun birinde yok
> > olacagina hic suphem yok.
>
> Bu bana cok ilginc geliyor..lutfen yaz..."nasil" i merak etmiyorum..neden
> ""sen"in hic suphen olmadigini" merak ediyorum...nereden bu kanaate
> vardigini...
>
> Giderken bugun bildigimiz hayvanlari da
> > beraber goturur ya da goturmez, konu o degil. Nukleer etkilere
> > dayanikli oldugu bilinen bir suru organizma daha bugunden herkesin
> > malumu. Eger hayvanlar da yok olursa bu organizmalardan tureyecek
> > yeni bir canli neslinden yeni hayvanlar tureyecek. Belki evrim
> > kendini tekrarlar ve insan turu de yine ortaya cikar.
>
> Nukleer savas gerceklesirse hicbirsey kalmayacagindan emin
> olabilirsin...dunyayi 26 defa buharlastiracak silah kaabiliyetini laf olsun
> diye yazmadim...gercekten dunya kutlesinin 26 defa toz edebilecek enerjiden
> bahsediyorum...
Aslinda insan irkinin sonsuza kadar dunyaya kazik cakip
kalabilecegine inanmiyorum, hepsi o. Aksini dusunmek fazla
buyukluk taslamak olurdu. Insanligin sona ermesi icin illa ki
nukleer savas, dunyanin buharlasmasi falan gerekmez ki. *)
Dinozorlari yok ettigi dusunulen bir goktasi carpismasi,
ozon tabakasindaki delik, insanin kendi hatalari sonucunda
veya kendiliginden ortaya cikan asiri bir iklim degisimi
ve kimbilir daha neler dunyaya ciddi bir zarar vermeden
insani yok edebilir.
Bunun bugune kadar bir, hatta birkac kere tekrarlanmis
olma olasiligini da hic yabana atma derim.
Bunlar dunyanin gecmisinde olan seyler, gelecekte niye
tekrarlanmasin ki? Her defasinda da bazi turler yok oldu,
bazilari da varligini surdurebildi. Hatta biraz da
Daeniken'cilik yapip, dunya disindan gelen yaratiklarin
tum insanlari -belki de bir zamanlar yarattiklari gibi-
bu defa da ortadan kaldirmalarini bile bir olasilik olarak
sayabiliriz.
Insan, zekasini, bilgi ve teknoloji birikimini kullanarak
bunlarin bir kismina karsi direnebilir kuskusuz. Ama sonunda
basa cikamayacagi birseyle karsilasmayacagini kimse iddia
edemez.
Dahasi, insan kendi soyunu yok edecek tohumu atti bile: AIDS.
Karamsar bir tablo, ama gercekci. Iste, "Hic suphem yok"
dememin nedeni bu.
> > Sonra da sil bastan... Yeni gelenler ayni seyleri tartisirlar :(
>
> Uf klavyeden buharlar cikti bugun artik...
Valla oyle, ben de biraz is falan yapsam diyorum.
Sevgiler,
*) Ote yandan bir nukleer savasta _butun_ nukleer silahlarin
kullanilacagini da hic sanmiyorum. O silahlarin pek cogu
savas basladiginda daha yuvalarindan cikmadan yok olup
gidecektir. (Bir nukleer baslik kendi mekanizmasiyla
tetiklenmedikce disardan gelen etkilerle patlamaz.
Icindeki nukleer yakit erir gider.) Geri kalan silahlar
da sadece insanlari yok eder, olur biter. Hatta bir ara
Amerika'nin "temiz" bir bomba gelistirme cabasi vardi:
Notron bombasi. Sadece canlilari oldurecek, etrafa zarar
vermeyecek, radyoaktivite de uretmeyecekti! Sevindirici
bir gelisme, degil mi ;)
Cehaletten ne kastettigine bakar. Buraya kadar konustuklarimiz
hep hayvanlara genel olarak yapilan eziyetlerle ilgili idi.
Yani, tum dunyada hayvanlarin layik goruldugu uygulama. Cesitli
urunler elde etmek ve bundan para kazanmak icin gelistirilmis
yontemler.
Bu, kesinlikle cehalet urunu olamaz.
Senin kastettigin, bu urunleri arkasinda yatan dramlari
bilmeden, ogrenmek istemeden, bilse de umursamadan kullanan
kamuoyunun -ne kadar murekkep yalamis da olsa- bu konudaki
bilgisizligi/ilgisizligi olabilir ancak. Bu, cevre bilincinin
daha dogrusu bilincsizliginin bir parcasidir. Esas cehalet
budur.
Esimin kurk almasina karsi cikiyorum. Yazdigim programlarin
urettigi tum listelerin sonuna daima su ibareyi ekliyorum:
"Dikkat: Kagit agactan yapilir. Gereksiz liste almayiniz."
Yani derdim sadece hayvanlar degil. Hepimiz doganin birer
parcasiyiz. Doganin zarar gormesine karsi cikmamiz gerekir.
Biri yazmisti: Farenin sidigi degirmene kardir. Dogru,
ben de o kafadayim.
Kedinin kuyruguna ip baglayan veletler ya da kor bicakla kurban
kesmeye calisan gercek korkutuk cahiller*) de muhakkak kendi
paylarina duseni yapiyorlar, fakat esas korkunc olan, bunun
organize eylem ve cikar kapisi haline getirilmis olmasi.
*) Burada kimsenin inancina satasma yoktur.
Gayet mantikli. Insanlarin ustun olduklari taraflari oldugu gibi zayif
kaldiklari yerler de var. Ayiptir soylemesi insanin disi olani dogru
durust cocuk dogurmakdan bile aciz. Halbuki benim kedim bir kac saat
arayla dort tane nur topu yavru dogurdu, onlari temizledi, parlatti,
emzirdi ve hic de tantana yapmadi. Iki farkli hayat turu esit olamaz ama
buna ragmen herkes birbirini sevip saymali.
> Bu ilmegin ana fikri de buydu yanilmiyorsam. Insanin ayri bir
> tur olmasi ya da olmamasi bunu degistirmeyecektir. Ben hala
> insanin hayvani bir mal, bir esya, bir urun gozuyle gormemesi
> gerektigine inaniyorum. Sen buna hayvanlarin bir gida maddesi
> olarak gorulmemesi gerektigini de ekliyorsun, katiliyorum.
Bir ilave: bir hayvani "mal" olarak kabul etmek sadece bizim kendi
aramizda kullandigimiz bir protokoldur. Hayvan kendisini falanca zatin
mali olarak gormez, kopek bile bir suru psikolojisi ile insanina
baglanir. Hayvan sahiplerinin de hayvanla cansiz esya arasindaki farki
unutmamalari gerekir. Bir adam kendine ait buzdolabini bozuldu diye
sokaga atabilir ama kopegini hastalandigi icin sokaga atamaz.
> "Ben insanim, hayvan degilim, hepsinden ustunum, dunyanin
> efendisiyim, istersem keserim, istersem yerim" dusuncesi
> insanin davranis tarzini degistirmesinin onunde engel
> olarak kalacaktir.
Hepsinden her bakimdan ustun oldugunu zanneden cok aldanir.
> Aslinda insan irkinin sonsuza kadar dunyaya kazik cakip
> kalabilecegine inanmiyorum, hepsi o. Aksini dusunmek fazla
> buyukluk taslamak olurdu. Insanligin sona ermesi icin illa ki
> nukleer savas, dunyanin buharlasmasi falan gerekmez ki. *)
Tabii ki bizim de sonumuz gelecek ama biz o gunleri gormeyiz herhalde.
> Dinozorlari yok ettigi dusunulen bir goktasi carpismasi,
> ozon tabakasindaki delik, insanin kendi hatalari sonucunda
> veya kendiliginden ortaya cikan asiri bir iklim degisimi
> ve kimbilir daha neler dunyaya ciddi bir zarar vermeden
> insani yok edebilir.
Dinozorlari mahveden iklim degisikligine tufan sebep oldu.
"12 defa hamile kalmasi olasi(muhtemel)" diyorum da ne demek istedigimi
biliyorsunuz....peki daha dogru bir cumle kuralim...(Porsuk gitti Tekeli
geldi...zor bu perfeksiyonistlerle yazismak...:)...
Yilda 12 kez gebe kalmak uzere gerekli hazirligi saglayabilen...bu 12 tabii
ki ay oluyor yil/12=ay ...:)
>
> > ve otobur (meyva obur aslinda) dar cercevesine sigamaz olur. Zaten dar
olan
> > beslenme alani iyice kuculmus koloninin disina surulmektedir. Care
> > avlanmaktir...zaten program bunu gerektirmektedir...
>
> Avlanmanin bir beslenme ihtiyacina care olarak basladigina ben pek
> inanmiyorum. Ustelik senin simdiye kadar avciliga dair anlattigin her
> sey bu gorusumu teyid ediyor.
>
> Butun bu konusmalar bana cok eskiden okudugum bir kitabi hatirlatti.
> Kitabin ismi "Lord of the Flies", yazan William Golding. Insanin medeni
> ve vahsi taraflarini arastiran cok ikna edici bir romandir. Romanin
> basinda yaslari 6 ila 12 olan bir grup cocuk issiz bir adada mahsur
> kaliyor. Bu cocuklar ilk baslarda ailelerinden almis olduklari terbiye
> ile medeni bir cemiyet kuruyorlar. Fakat sonralari kabilenin "et
> ihtiyacini" karsilamak icin avciliga baslayan bir grup cocuk medeniyet
> dusmani birer vahsi kesiliyor ve diger cocuklari oldurup butun adayi
> atese veriyorlar. Bu kitabi okudugun zaman anliyorsun ki aslinda
> kabilenin "et ihtiyaci" sadece beslenmekle alakali degildir.
>
> Et yeme aliskanligi sadece aclikla alakali olmus olsaydi bir takim
> nebati hayvan yemi olarak kullanacagimiza bunlari kendimiz yer ve daha
> az paraya daha cok yemek elde etmis olurduk.
Her nebati sindirebilecek bir sindirim sistemimiz yok maalesef ve her nebat
her iklim bolgesinde ve senenin her zamani bulunmaz...oysa hayvanlar senin
sindiremedigin seyleri sindirir ve ve sana sunar...balikcilikla gecinen
koyleri dusun mesela...plankton ve derin deniz yosunlarini toplayip yemek
yapmasi mumkun olmayan insanlar bunlari hazirlop olarak masalarinda
buluveriyorlar...kecileri dusun...karidesleri, kuslari dusun...bir kus,
mesela bir serce hayatini surdurebilmek icin hergun kendi agirligi kadar
bocek yemek zorunda...sen bir kus yiyerek bu korkunc ve igrenc zahmetten
kurtuluyorsun...
Insanligin gelisme ve yayilmasinda hayvanlari fonksiyonu buyuktur...onlar
olmaksizin bunu basarmamiz soz konusu degildi...
Et yeme olayinin sadece aclikla tabii ki ilgisi yok..bunu soylemediydim
zaten...
Et yeme olayi "avcilik" tir. Avcilik ise zekanin bilenmesi, bilenmesi ve
bilenmesidir...ok ve yaydan lazer nisangahli otomatik tabancaya, tas
baltadan ucak gemisine insanligi tasiyan sey avciliktir. Tabii bu tuyler
urpertici savas olum makinelerinin bir diger boyutu bilimin sinirlarinin
zorlanmasi ve yan urun olarak, radar, sonar, X isinlari, bilgisayar, mikro
elektronik, sibernetik, artificial intelligency, uzay calismalari vs. vs.
vs. nin insanliga getirdigi yararlardir.
Artik yan urun esas urun iyice karismis bulunuyor...cunku av mevsimi
kapandi...:) lafi yine buraya getirdim ya ...helal olsun valla...
Gercek su ki insan
> tabiatinde hem medeniyet hem de vahset ihtiyaci var. Vahset ilk once
> hayvanlar, hemen ardindan insanlar uzerinde tatbik ediliyor. Iftihar
> edilecek bir sey degil tabii, onun icin bu vahsi yonumuzu daima inkar
> ederiz. Eti protein ihtiyacimiz icin yeriz, avi spor ihtiyacimiz icin
> yapariz, harbi vatan mudafaasi icin, vs. Ama her zaman iyi bir mazeret
> de buluruz yani. Resat, fitratinda olan bir ihtiyaci busbutun ortadan
> kaldiramazsin. Av ve etten vazgecmen senin ruhunda medeniyetin bir
> zaferidir ama silahlardan busbutun vazgecmen bana hic de gercekci
> gozukmuyor. Ne luzum var?
Sevginin objektif yaklasimda dogru bir yontem olmadigini birlikte
gorduk...silahlari severim sevmesine ama bunun anlami yok...sevgi ruhumun
bir uzantisidir...onu kullanir ve baska seylere yoneltebilirim..kontrol
edebilirim...istedigim seyi sevebilirim...her seyi sevebilirim...
Bunun ustunde dusunmeni ve beni anlamaya calismani istiyorum...
Bu arada...benligimdeki savasci ruhun egitilerek baska islerde
kullanilabilecegini kesfettim bir gun...barisci amaclar icin...bilginin
kilictan keskin oldugunu gordum....dogalligin gucunu kesfettim..."ki"yi
kesfettim...bu ayri ve derin bir mevzu...burada ve simdi girmek istemiyorum.
Her ne kadar da ironik bir yaklasim olsa "Eti protein ihtiyaci icin yeriz"
cumleni geri al.:)... yada alma ve "avi spor ihtiyacimiz icin yapariz" la
beraber kullanmaya devam et...her ikisi de iyice yanlis olsun...daha carpici
olsunlar...
Okurlarin kafasini iyice karistirmayalim derim...yanliz degiliz..:)
Biliyorsunuz etin protein ihtiyacinin karsilanmasinda hicbir faydasi
yok..omru boyunca etten baska sey yiyemeyen Eskimolarin yas ortalamasinin 27
oldugunu yazmistim...tum omru biyunca agzina et koymamis bir inek yada tam
bir vegan olan Einstein da diger yuzbinlercesi gibi protein ihtiyacini
bitkilerle karsilayabilmistir ve saglikli bir omur surmustur...+...avi "av"
genlerimize islendigi icin, ulvi bir emir oldugu icin, gudulerimize uyarak
yada et ihtiyacinin karsilanmasi icin, bazilari icinde sirf hayvan oldurme
zevki icin yapariz...bunlarin hicbiri "spor" kavrami icine girmez...maksat
ruhumuzun cigligini bastirmaktir.."kulp" takmaktir...bugun kimin et
ihtiyaci, yada yuvasinin rizki icin ava cikmaya ihtiyaci var? Kimsenin !...
ama adini "spor" yaparsaniz isler degisiveriyor...
>
> William Golding'in romanini siparis edip okumak isteyen olursa
> Amazon.com'dan bulabilir.
Bu Amazon Turkiyeye servis veriyormu?...Akilci bir alisveris oluyormu yani?
tabii ki UPS le her yere gonderiyordur da...hic denedinizmi..merak ettim....
Saygilar sevgiler herkese..
DD
> Ahmet
> "12 defa hamile kalmasi olasi(muhtemel)" diyorum da ne demek istedigimi
> biliyorsunuz....peki daha dogru bir cumle kuralim...(Porsuk gitti Tekeli
> geldi...zor bu perfeksiyonistlerle yazismak...:)...
> Yilda 12 kez gebe kalmak uzere gerekli hazirligi saglayabilen...bu 12 tabii
> ki ay oluyor yil/12=ay ...:)
?? Gebelik devrelerinde tedahul olabiliyor mu yani? Neyse hayvandan
farkli oldugumuzu anladik ya, gerisini bosver.
> Her nebati sindirebilecek bir sindirim sistemimiz yok maalesef ve her nebat
> her iklim bolgesinde ve senenin her zamani bulunmaz...oysa hayvanlar senin
> sindiremedigin seyleri sindirir ve ve sana sunar...balikcilikla gecinen
> koyleri dusun mesela...plankton ve derin deniz yosunlarini toplayip yemek
> yapmasi mumkun olmayan insanlar bunlari hazirlop olarak masalarinda
> buluveriyorlar...kecileri dusun...karidesleri, kuslari dusun...bir kus,
> mesela bir serce hayatini surdurebilmek icin hergun kendi agirligi kadar
> bocek yemek zorunda...sen bir kus yiyerek bu korkunc ve igrenc zahmetten
> kurtuluyorsun...
> Insanligin gelisme ve yayilmasinda hayvanlari fonksiyonu buyuktur...onlar
> olmaksizin bunu basarmamiz soz konusu degildi...
Bicare hayvanlarin ustuna basa basa buraya kadar tirmanmisiz. Onlara
tesekkuru bile cok gormege ne hakkimiz var? Son rezaleti duydun mu?
Hurriyet gazetesinden bir mujde:
Kemoterapiden tüy dökülmesine karşı mucize bir jel geliştirildi
Glaxo Wellcome şirketi, kanser tedavisi kemoterapinin en fazla
tedirginlik yaratan yan etkilerinden saç dökülmesine karşı bir jel
geliştirdi. Araştırma ekibinin başkanı Stephen Davis önceki gün
Amerikan Kanser Araştırması Derneği'nin yıllık toplantısında
müjdeyi verdi. Davis'in ilettiği bilgiye göre, GW8510 içeren jel,
kemoterapi gören farelerin kafataslarına sürüldü ve yarısının
saçlarının dökülmesi tamamen önlendi. Jelin herhangi bir yan
etkisi görülmedi ve kanserli hücreleri öldüren kemoterapiyi
gölgelemedi.
Davis, kanser hastalarının ağır fiziksel ve ruhasla deprem
yaşadıklarına dikkat çekip, ‘Kanser teşhisi zaten hastaları
mahvediyor. Duygusal bir şok yaşıyorlarb. Bir de
kemoterapi yüzünden tüylerini yitirmeleri, kel kalmaları
muazzam bir stres yapıyor ve buna acilen bir çare
bulunması gerekli. Farelerle çalıştık. Kemoterapiye rağmen
jelin farelerin tüylerini önemli ölçüde koruması çok
şaşırtıcıydı. Jeli yakında insanlar üzerinde denemeyi umut
ediyoruz. GW8510 doğrudan kafatasına sürüldüğünden,
ilaç kana karışmıyor ve sadece tüy hücrelerini etkiliyor.
Kanserli hücreler jelden etkilenmiyor. İnsanlarda olumlu
sonuçlar alırsak, kemoterapi öncesinde her sabah jeli
sürebilirler. Daha sonra da yıkayabilirler. GW8510 içeren jeli
ilerlemiş düzeydeki göğüs kanseri hastalarında da
denemeyi düşünüyoruz’ dedi.
http://www.hurriyet.com.tr/hur/turk/00/04/04/dunya/01dun.htm
Dogrudur. Etle beslenmek olsun, av sporu olsun bunlar gercek birer
ihtiyac degil. Gercek ihtiyaci kabul etmek hic kimsenin isine gelmedigi
icin bu tur paravan ihtiyaclara siginmamiz gerekiyor. Aslinda
gerceklerden o kadar utanmaga, habire hasiralti etmege luzum var mi onu
da bilemiyorum. Kisinin kendini tanimasi falan iyidir derler.
> >
> > William Golding'in romanini siparis edip okumak isteyen olursa
> > Amazon.com'dan bulabilir.
> Bu Amazon Turkiyeye servis veriyormu?...Akilci bir alisveris oluyormu yani?
> tabii ki UPS le her yere gonderiyordur da...hic denedinizmi..merak ettim....
Yurt disinda gecen bir kredi kartiyla siparis verip bir iki ay
beklersen, siparis ettigin kitap postayla adresine geliyor. Belki extra
para odeyenlere UPS ile gonderiyor olabilirler.
Ahmet
http://news.bbc.co.uk/hi/english/world/africa/newsid_707000/707624.stm