Millete ne diyorlarsa, kendileri tam tersini yapiyorlar.
Tutumlu ol, diyorlar. Kendileri saraylarda dügün yapiyorlar.
Calma-cirpma, diyorlar, sürekli calip-cirpiyorlar.
Bu dinciler üst tabaka. Alt tabaka dindar; yani dincilerin talan ettigi
alandakiler :-)
Bu dincilerin baska bir tuhafligi da sürekli kendi cevrelerini
yolmalari. Dindarlar tavuk mu ya ? :-)
Dinciler, milleti korkuttuklari cehennem atesinden kendileri hic
korkmuyor vallahi :-)
Bunlarin 'mercümek' ve 'holding' davalari bitmez sekerim. Iste yolanlar
ve yolunanlara bir baska örnek:
"Deniz Feneri’yle kesişen ortaklık
Aldatılan bir kadının ihbarıyla patlak veren Deniz Feneri vurgununda
ilginç ilişkiler ağı. Türkiye’ye aktarılan milyonlarca euronun adresi
olarak gösterilen Mustafa Çelik ve Zekeriya Karaman geçmişte halen
İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Beşir Atalay ve RTÜK Başkanı Zahid
Akman ile aynı şirkette yönetim kurulu üyeliği görevini üstleniyordu.
YOLLAR KESİŞTİ
Deniz Feneri yolsuzluğunda, bu organizasyonu Türkiye’den yönetmekle
suçlanan Kanal 7 ortaklarından Karaman ve Çelik ile RTÜK Başkanı Akman
İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre 5 Ocak 1999 günü kurulan (411677
sicil numaralı) Nehir Medya Yayıncılık A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi
olarak yer aldı.
BAKAN’IN ADIMI MERAK KONUSU
Bu üç isimle birlikte aynı şirkette yöneticilik yapan bir başka isim ise
halen İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Beşir Atalay. Atalay,
Kırıkkale Üniversitesi rektörlüğünden alındıktan sonra şirket yönetimine
girdi. Atalay ile birlikte Fehmi Koru, Mehmet Kaplan gibi isimler de
Nehir Medya’nın yöneticilerindendi. Türkiye’deki Deniz Feneri
Derneği’nin yöneticilerinden Harun Kapıyoldaş’ın da adı Alman savcının
iddianamesinde geçti. Bu derneği denetlemekse İçişleri’nin görevleri
arasında Şimdi merak konusu olan Bakan Atalay’ın soruşturma başlatıp
başlatmayacağı.
KAYITLARDA NE VARSA O’
Nehir Medya’nın telefonla ulaştığımız genel müdürü Tayfun Esen, şirketin
eskiden beri genel müdürlerle idare edildiğini söyledi. Beşir Atalay ile
Mustafa Çelik, Zekeriya Karaman ve Zahid Akman’ın hangi dönemde
yöneticilik yaptığını bilemediğini söyleyen Esen şirketin ortaklarına
ilişkin “Ticaret Odası kayıtlarında ne yer alıyorsa odur” dedi.
Cengiz ERDİNÇ
--------------------------------------------------------------------------------
FİRMANIN CEO’SU HAPİSTE
ŞİRKETİN şu anda Yönetim Kurulu Başkanı olan Dursun Uyar ise Yimpaş
Yolsuzluğu nedeniyle 2 yıllık hapis cezasını tamamlamak için geçen yıl
cezaevine kondu. Şirketin şu anki başkan yardımcısı ve genel müdürü olan
Ahmet Hüküm Kanal 7 yöneticilerinden ve Mustafa Çelik’in kayınbiraderi.
Nehir Medya’nın bir başka yönetim kurulu üyesi olan Halit Ziya Erenay
ise Aytaç Et şirketinin genel müdürlüğü görevini yürütüyor.
KARAMAN GİZLİ BAŞKAN
İDDİANAMEYE göre Zekeriya Karaman, Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği’nin
gizli başkanı: “Türkiye’ye gönderilen para ‘Deniz Feneri Derneği’nin
gayrı resmi başkanı’ Zekeriya Karaman’a teslim edildi. Almanya Deniz
Feneri’ne borç kaydedilerek, yeniden Almanya’ya gönderildi ve şirketler
kuruldu.”
--------------------------------------------------------------------------------
ŞİRKET YÖNETİMİNDE KİMLER VARDI?
Nehir Medya Yönetim Kurulu
İSMAİL GÖKDOĞAN Yönetim Kurulu Üyesi
İSMET EKİNCİ Yönetim Kurulu Üyesi
AHMET HÜKÜM Başkan Yardımcısı Genel
Müdür (Mustafa Çelik’in kayınbiraderi)
DURSUN UYAR Yönetim Kurulu Başkanı (YİMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı)
HALİT ZİYA ERENAY Yönetim Kurulu Üyesi (AYTAÇ’ın Genel Müdürü)
ESKİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
BEŞİR ATALAY (İçişleri Bakanı)
FEHMİ KORU (Gazeteci yazar)
VELİ KORKMAZ (Kırıkkale Belediye Başkanı)
MEHMET KAPLAN (Yazar)
MUSTAFA GÜLEÇ
SÜLEYMAN KARABABA (Yazar)
MUSTAFA ÇELİK (Kanal 7 YK ÜYESİ)
ZEKERİYA KARAMAN (Kanal 7 YKB)
AYKUT ZAHİD AKMAN (RTÜK Başkanı)
--------------------------------------------------------------------------------
MİT için mi çalıştı?
ALMANYA’NIN en büyük yolsuzluk davası olan ‘Deniz Feneri Davası’nın
başlamasına neden olan ‘aldatılan sevgili’, Mehmet Gürhan’ın MİT’le
anlaştığını iddia ediyor. Elde edilen paranın yüzde 40’nın yardım için
kullanıldığı, geri kalanının cebe atıldığının belirtildiği iddianameden
bazı bölümler şöyle:
PARA TÜRK ŞİRKETLERE
Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş ve Mehmet Taşkan 2002 ile 2007 yılları
arasında Deniz Feneri eV adına Avrupa’da toplanan 41.4 milyon Euro’nun
18 milyon Euro’sunu hesaplarına geçirip Euro 7 gibi Kanal 7’nin uzantısı
olan şirketlere aktardı. Para trafiğinde oklar Beyaz Holding, Yeni Dünya
A.Ş., gibi aynı kişilerin kontrolündeki şirketlere çıkıyor. Tanıklara
göre organizasyonun tepesinde bulunan Mehmet Gürhan’ı, Türkiye’den
Zekeriya Karaman ve Mustafa Çelik yönlendiriyordu.
SEVGİLİDEN İLGİNÇ SUÇLAMA
Gürhan’ın kendisini aldattığını düşünen sevgilisinin 2002’de gönderdiği
mektupta önemli iddialara da yer veriliyor. Buna göre Türk
vatandaşlığından çıkıp, Alman vatandaşı olan ve yine Türk vatandaşlığına
dönen Gürhan 2002 yılında Burdur’da askerlik hizmetini yaparken Milli
İstihbarat Teşkilatı için çalışmayı kabul etti. Ancak Gürhan ajanlığını
kullanarak tanıdıklarını ve iş arkadaşlarını polise ve Interpol’e
şikayet etti.
9 BİN EURO DANIŞMANLIK ÜCRETİ
Zekeriya Karaman Kanal 7’nin Avrupa temsilcisi Mehmet Gürhan’a maaşının
yanı sıra ayda 9 bin Euro danışmanlık ücreti verilmesini onaylıyor.
İDDİANAMEDEN MUHTAR ÇIKTI
Dolandırıcılığa Eminönü Süleymaniye Mahallesi Muhtarı da karıştı.
Olmayan gıdalar sahte faturalarla alınarak yardım yapılmış gibi
gösterildi. Bu fatura ve makbuzlar bir muhtar tarafından kaşe basılarak
onaylandı.
AKMAN’DAN SONRA GÜRHAN
“Bu şirketin (Almanya Euro 7) daha önce genel müdürlüğünü Akman
yapıyormuş. Para, şirketlerin hesabına ‘ana sermaye’ olarak
yatırılıyormuş. Gayri resmi muhasebede Deniz Feneri’ne borç olarak
geçmiş, hiçbir zaman ödenmemiş. Gayri resmi muhasebede borçların
karşılığı olarak, Weiss şirketine ait bir binanın dernek adına
geçirildiği kaydedilmişti. 2003’te Weiss şirketinin sermayesi artırılmış
ve bu parayı ödeyen şahıslar olarak da, Karaman, Zahid Akman ve Gürhan
gösterilmişlerdi.”
--------------------------------------------------------------------------------
Akman’ın koltuğu tartışılıyor
ALMANYA’DA yaşanan Deniz Fener’i vurgununda çarpıcı gelişme. Adı
iddianamede geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın yasa gereği görevinden
çekilmesi tartışması ortaya çıktı. Alman savcının iddianamesine göre
gelişmelerin kronolojik seyri şöyle:
AKMAN HİSSEDAR: Avrupa’da Europan Consuting & Marketing GmbH isimli bir
şirket kuruldu. Şirketin adı 2003’te “Yeni Şafak Europan GmbH” olarak
değişti. RTÜK Başkanı Akman 26.03. 2003 ile 02.06.2003 tarihleri
arasında 80 bin Euro ile hissedar olarak görülüyor.
4 YIL GENEL MÜDÜR: Akman 28.03.2003 - 24.08.2006 tarihleri arasında dört
yıl aynı şirketin genel müdürlüğü görevini yapmış. 13 Temmuz 2005’te
önce RTÜK üyesi, ardından başkanı seçilen Akman buna
göre bir yıl kadar hem RTÜK Başkanlığı hem de şirket genel müdürlüğü
görevini birlikte yürüttü.
YASA ‘OLAMAZ’ DİYOR: 3984 sayılı RTÜK Kanunu’nun 9. maddesi, seçilen
üyelerin, böyle bir görev üstlenmesini yasaklıyor. Aykırılık durumunu
ise ‘çekilmiş sayılırlar’ diye hükme bağlıyor. RTÜK’ün CHP’li üyelerinin
konuyu RTÜK’e taşıması bekleniyor.
A. Rezzak ORAL
--------------------------------------------------------------------------------
Hükümet niye telaş içinde
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ‘Deniz Feneri’ vurgununu değerlendirdi.
Alman savcının hazırladığı iddianamede, bir sanığın ‘Mehmet Gürhan’a
Türk Başbakanı’na götürmesi için para verdim’ sözlerinin yer aldığını
belirten Baykal “Bu, çok önemli dayanak noktasıdır. Bizim yargı
makamlarının dosyayı derhal ele alıp kendi içimizde araştırması gerekir.
Başbakan’a bu paralar intikal etmiş midir etmemiş midir? Vermiş olsa da
vermemiş olsa da Başbakan’ın çevresindeki bir takım insanların
Başbakan’a vermek üzere orada para toplandığını kabul etmiş olması
olağanüstü önemlidir” dedi. Baykal iddianamede “Türk hükümeti
tarafından, devam eden tutukluluğa mani olunması için baskı
yapıldığının’’ yer aldığını belirterek “Anlaşılıyor ki Türk hükümeti bu
işle yakından ilgili” dedi. Hükümeti eleştiren Baykal, ‘’Ortada bir
yolsuzluk var, bırakın incelesinler. Sana ne? Sen niye telaş içindesin?
‘Aman aman’ diye niye müdahale ediyorsun? Bu müdahalenin altında ne
yatıyor? Bir siyasi dayanışma, ortaklık mı söz konusu?’’ görüşünü dile
getirdi. Baykal konuyu TBMM gündemine getireceklerini de kaydetti.
--------------------------------------------------------------------------------
Erdoğan, ne kadar para aldı
CHP MYK Üyesi ve Türk-Alman Dostluk Federasyonu
Başkanı Ali Kılıç da Başbakan Erdoğan’a seslenerek, “Deniz Feneri’nden
ne kadar para aldın” diye sordu. Yazılı bir açıklama yapan Kılıç, şu
tespitleri sıraladı “Dava iddianamesi skandallarla dolu. İddianameye
göre Deniz Feneri Derneği yöneticilerinden Mehmet Gürhan ve Firdevsi
Ermiş, Başbakan Erdoğan’a para verdiklerini kabul etmişler. Öte yandan
iddianameyi hazırlayan savcı, soruşturma sürecinde Türkiye’nin
kendilerine siyasi baskı yaptığını belirtmiş. YİMPAŞ, Kanal 7, Deniz
Feneri’nin çarpık para transferi söz konusu. Örümcek ağına dönüşen para
transferinde Başbakan Erdoğan’a da para verildiği belirtiliyor.”
İddianamede Euro 7 yöneticisi Mehmet Gürhan’ın Başbakan Erdoğan’a para
teslim ettiğinin belirtildiğini ifade eden Kılıç, Erdoğan’a şu soruları
yöneltti:
1-Sayın Başbakan Deniz Feneri yöneticilerinden
para aldınız mı?
2-Aldıysanız miktarı ne kadar?
3-Almanya’da devam etmekte olan Deniz Feneri
davasında hükümet baskı yaptı mı?
4- Tutukluların serbest bırakılmasını istediğiniz iddia ediliyor. Bu
doğru mu?”
--------------------------------------------------------------------------------
Savcılara baskı yapan bakan kim?
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol da Başbakan Erdoğan’a yönelik
önergede, şu soruların yanıtlarını istedi:
Alman savcının soruşturmaya etki yaptığı ve tutukluların serbest
bırakılmasına yönelik girişimde bulunduğunu iddia ettiği bakanlar kim ya
da kimlerdir?
Bu bakanlar bilginiz dâhilinde mi Almanya’daki soruşturmaya müdahalede
bulunmuşlardır?
Türkiye’nin itibarını zedeleyen, bu bakanları azletmeyi düşünüyor musunuz?
Alman savcının hazırladığı iddianamede yer alan şüphelileri tanıyor
musunuz? Almanya’daki siyasi faaliyetlerinizde geçmişte bu kişilerle
işbirliği yaptınız mı?
İddianamede 40 milyon Euro’dan fazla bağış parasının 14 milyon
Euro’sunun kuryelik yapan kişilerle Türkiye’ye aktarıldığı
belirtilmektedir.
MASAK harekete geçirilmiş midir?
Türkiye ayağındaki Deniz Feneri Derneği’ne ilişkin bugüne kadar hangi
kamu birimleri harekete geçirilmiştir? "