https://www.aydinlik.com.tr/tanidigim-taner-akcam-nasil-devsirildi
Hikmet Çiçek
aydinlik.com.tr, 16.11.2014
Tanidigim Taner Akçam nasil devsirildi?
Dev-Yol’un eski liderlerinden Taraf gazetesi yazari Taner Akçam, yazilarinda Nasuh Mitap’i anlatti. Kim bu Taner Akçam? Hala “Sol” adina konusma cüretini nereden buluyor? Taner Akçam’in, nasil “degisime ugradigini” degil de nasil dönek oldugunu anlatayim.
Devrimci Yol’un kurucu önderlerinden Nasuh Mitap’i geçen hafta kaybettik. Nasuh, 12 Eylül askeri darbesi ile birlikte tutuklanan ve yogun iskenceli sorgulardan geçirilen bir devrimci. Dev-Yol ana davasinda idam istemiyle yargilandi, 11 yil hapiste kaldi. Dev-Yol’un eski liderlerinden Taraf gazetesi yazari Taner Akçam, 11 ve 12 Kasim tarihli yazilarinda Nasuh Mitap’i anlatti. Kemalizm konusunda Mitap’la yollarinin nasil ayrildigini yazdi. Mitap’in, “Ben senin eski kafa dedigin Ittihatçi solculardanim, bu tutumumu degistirmeye hiç de niyetim yok” dedigini aktardi.
Nasuh’u çok eskiden tanirdim. Taner Akçam’i ise daha Kurtulus Lisesi ögrencisiyken, bir “devrimci liseli” olarak SBF’ye, Basin Yayin Yüksek Okulu’na gelislerinde tanimistim. 40 yili geçmistir.
Akçam’in yazilari, nasil bir “dönüsümden” geçtigini çok iyi gösterir. Liberaller, sosyalist saflari terk edenleri “degisim” ya da “dönüsüm”e ugradi diye överler. Önceki gün Halk TV’de Ümit Aslanbay ve Cüneyt Akman da bunu yaptilar.
Kim bu Taner Akçam? Hala “Sol” adina konusma cüretini nereden buluyor? Taner Akçam’in, nasil “degisime uradigini” degil de nasil dönek oldugunu anlatayim.
‘INTIKAM IÇIN ÖLDÜRDÜLER’
Taner Akçam, 23 Ocak 2012 günlü Taraf’ta, “Talat Pasa’nin intikami alinmistir” baslikli yazisinda bakin neler demisti:
“Hrant Dink’i Talat Pasa’nin intikamini almak için öldürdüler. Her sey, ama her sey, 1921 yilinda islenmis suikastin intikamini almaya uygun örgütlendi... Niçin? Çünkü Hrant’in nezdinde Ermenilerden Talat Pasa’nin intikamini almak istediler... Her sey, 1921’deki gibi olmaliydi. Amaç hem Talat Pasa’nin intikamini almakti hem de Ermenilere 1915 soykirimini, onlarin sesini bogmak için yaptiklarini hatirlatmakti.”
Iki cinayet arasinda böyle bir “benzerligi” ancak Akçam gibi bir “bilim adami” bulabilirdi. Akçam’in nasil “devsirildigini” ve marifetlerini Aydinlik’ta çok yazdik ama gene hatirlatmakta yarar var.
Reklamdan sonra devam ediyor ?
Akçam, 1977 yilinda cezaevinden kaçarak Almanya’ya gittikten sonra müthis bir “degisime” ugradi. Geçmisini, davasini, arkadaslarini ve vatanini bir kenara birakti. Alman istihbarat servisinin konugu oldu, “siyasi mülteci” sayildi ve kisa sürede Alman uyruguna kabul edildi. Tessa Hofmann ile tanistirildi. Hoffmann, Berlin Hür Üniversitesi’nde, “Türkiye ve Kafkaslar’da Azinlik Çatismalari Uzmani.” Alman istihbaratinin “think tank”i olarak kabul edilen Hamburg Sosyal Incelemeler Enstitüsü, Akçam’a hemen “Arastirma Bursu” vermeye basladi. 1988 yilinda ise Enstitü’nün maasli elamani oldu. Hamburg Bilim ve Kültürü Tesvik Vakfi’nin yüklü miktardaki bursuyla, “Türkiye ve Dogu Sorunu” baslikli doçentlik tezini hazirladi. Akçam’in “arastiracagi” konulari, Tessa Hoffmann ve Alman Dogu Enstitüsü belirliyordu. Akçam’a siparis edilen konular sunlardi: “Türk Tarihinde siddet”, “Türk Tarihinde iskence”, “Ermeni Soykirimi.” Özeti “Türkiye’nin cinayet dosyalari.” Emperyalizm bu konularin yazilmasini istiyordu. Görev yerine getiriliyordu.
AKIL HOCASI TESSA HOFFMANN
Akçam’in elinden tutan Dr. Tessa Hofmann’in Almanya Disisleri Bakanligi’yla ve Federal Istihbarat Servisi (BND)’yle baglantili oldugu biliniyor. Hofmann ayni zamanda Ermeni Yazarlar Birligi onur üyesi. Hoffmann’in tezgahindan geçen bir baska “siyasi mülteci” de Oral Çalislar’dir. Hamburg Sosyal Incelemeler Enstitüsü, Almanya’nin Türkiye Istihbarat masasi seflerinden Udo Steinbach’in yönettigi ve kaynagi Alman Disisleri Bakanligi bütçesinden saglanan Hamburg Dogu Enstitüsü ile birlikte Tessa Hofmann tarafindan yönlendiriliyordu.
Taner Akçam’i “Ermeni soykirimini dogrudan bir suç olarak elestiren ilk Türk” ünvani ile tanitan Hoffmann, yillardan beri “Ermeni kiyiminin 20. yüzyilin ilk ve sistemli jenosidi olarak Nazilerin Yahudi kitle kiyimina örnek olusturdugunu, dahasi gaz odalarinin da ilk kez Türkler tarafindan kullanildigini” iddia eden kitaplar yaziyor, yazdiriyor ve yayinlatiyor.
Hofmann, Almanya’da 1994 yilinda çikan Ermeniler ve Ermenistan adli kitabinda söyle yaziyor: “Ittihatçilar gözleri kan bürümüs irkçilar toplulugu. Mustafa Kemal, iki milyonu askin Ermeni ve Rum’un katili. Ermeni isyancilar ise umutsuzlugun verdigi bir cesaretle savasan aile reisleridir. Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon Ermenilerin yurdudur.”
DÖNEK PORTRELERI
Hasan Yalçin, “Dönekler”de Taner Akçam’i söyle anlatir:
“Oralarda usul budur, ajan, ajani bulup getirir. Devsirme üzerinden yenileri devsirilir. Usta terzinin iyi kumasi bir dokunusta anladigi gibi, usta istihbarat örgütü de olacak oglani bir bakista tanir. Taner Akçam’in basvurusu Alman Aygiti’nin seflerini çok sevindirmis olmali, ‘tam istedigimiz gibi’ demislerdir mutlaka. Çünkü adam birincisi, Türk; ikincisi, solculuktan geliyor; üçüncüsü, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birini bitirmis, yani kumas her bakimdan iyi.
“Daha önemlisi çevresinden, davasindan, vatanindan kopmustur; bostur ve bosluktadir. Her sekli almaya, istenen her hizmeti vermeye hazir. Kontrgerilla örgütlerinin, yetistirip kullanmak için anasiz babasiz çocuklari özellikle tercih ettigi televizyon dizilerine bile konu olmustur. Çünkü böyleleri siki baglanir, itaatte kusur etmez, aygiti babasinin yerine koyar.
“Alman psikolojik savas aygitinin, Türkiye ve Ortadogu politikasinda kullanmak üzere, ‘Ermeni soykirimini dogrudan bir suç olarak niteleyen’ Türklere ihtiyaci vardir. Söyle veya böyle bu adam mutlaka yaratilacaktir. Taner Akçam sadece arastirma yapacagi konulari degil, içine sokulacagi kalibi da Alman devletinin dosyalarinda hazir bulmustur.”