16 Şubat 1997: Cumhuriyet Gazetesi'nden Leyla Tavşanoğlu,
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'le röportaj yapıyor.
Bir yanıt şöyle: "Perinçek: ABD Tayyip Erdoğan'ı Başbakan,
Abdullah Gül'ü de Dışişleri Bakanı yapacak. CIA'nın yan
kuruluşlarından Rand Corporation'ın yayın organında da bu yazıldı."
5 yıl 8 ay sonra, 3 Kasım 2002 tarihinde, aynen öyle oldu:
Tayyip Erdoğan Başbakan ve Abdullah Gül de Dışişleri Bakanı oldu...
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6374615_p.asp
"
Şu feleğin işine bak!
21 Nisan 2007, Özdemir İNCE
15 Nisan 2007 tarihli Aydınlık Dergisi'nden ilginç şeyler öğrendim.
Çoğunuzun dergiyi okuduğunuzu sanmadığım için bilgileri
sizlerle paylaşmak istiyorum:
[Tarih: 16 Şubat 1997. Cumhuriyet Gazetesi'nden Leyla Tavşanoğlu,
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'le röportaj yapıyor.
Bir yanıt şöyle: "Perinçek: ABD Tayyip Erdoğan'ı Başbakan,
Abdullah Gül'ü de Dışişleri Bakanı yapacak. CIA'nın
yan kuruluşlarından Rand Corporation'ın yayın organında da bu yazıldı."
Doğu Perinçek, bu saptamayı 3 Kasım 2002 seçimlerinden
5 yıl 8 ay önce yaptı. Aydınlık da 20 Ekim 1996 tarihinde
"Abramowitz, Tayyip'i Erbakan'ın yerine hazırlıyor" kapak haberiyle
ABD'nin Erdoğan'a verdiği görevi duyurmuştu.
GÜLEN AKP MİMARI
Erdoğan'la Abramowitz'in ilk teması kapatılan Refah Partisi'nin
ilçe başkanıyken kuruldu. Bu temasın ardından Tayyip Erdoğan
İlçe Başkanlığı'ndan İl Başkanlığı'na ve oradan da İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na çıkarıldı.
CIA İstasyon Şefi Graham Fuller, 2001'de "İslami hareketin liderliği"
görevini, Tayyip Erdoğan'ın "yenilikçileri"ne verdi. Fuller,
Aktüel Dergisi'nin 520'nci sayısında Fazilet içerisinde "yenilikçi
kanat İslami hareketin lideri olacak" dedi.
Erdoğan'ın kuracağı partinin "mimarlığını" da Fethullah Gülen yaptı.
Tayyip Erdoğan, CIA şefleriyle görüştükten sonra TÜSİAD'a
"Turgut Özal'ın bıraktığı yerden gideceğim" sözünü verdi.]
15 Nisan 2007 tarihli Aydınlık'ta bunlar yazılı.
20 EKİM 1996!
Ben kartezyen, rasyonel ve kuşkucu bir insanım. Eğer Aydınlık Dergisi'nin
20 Ekim 1996 tarihli sayısının kapağının tıpkı basımını 15 Nisan 2007
tarihli derginin 6'ncı sayfasında görmeseydim, alıntıladığım satırlar
bana bir komplocu palavra olarak gelebilirdi.
Aydınlık Dergisi'nin kapağında "Merak edilen gizli mesajı açıklıyoruz:
Abramowitz Tayyip'i Erbakan'ın yerine hazırlıyor" diye yazan
20 Ekim 1996 tarihli sayısını mutlaka okumuşumdur.
Ama okuduğuma dair en küçük bir bilgi kırıntısı yok belleğimin
bir yerinde. Demek ki okuduktan sonra bir falcılık palavrası
olduğunu düşünerek unutmuş olmalıyım.
Ama Aydınlık Dergisi Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Cumhuriyeti
Başbakanı olacağını 3 Kasım 2002 seçimlerinden tamı tamına
5 yıl 8 ay önce ilan etmiş. Cumhurbaşkanı adayı olmasına kendi
kendisi mi yoksa aynı merciler mi karar verecek? 2007 yılının
şubatının 20'nci günü benim gözüm iyice korkmuş durumda.
ŞEYHİN ŞEYHİ KİM!
AKP, MKYK'sı yedi saat süren toplantıdan sonra cumhurbaşkanı
adayını tek başına seçmesi için parti başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ı yetkilendiriyor. Midemi bulandıran bu değil.
Demokrasinin "D"sinden habersiz bir partiden beklediğim bir şey.
Tarikatların sivil toplum örgütü kabul edildiği bir ortamda, kuşkusuz,
"Şeyh"in tek karar mercii olması pek doğal. Ama şeyhin şeyhi kim?
Bunlar kabul edilir gibi değil. Benim midemi bulandıran, kendilerini
amorf demokrasinin savunucusu ilan etmiş kalem erbabının bu
açık-seçik mutlakıyetçi (otokratik) duruma itiraz etmemeleri.
Bu türden insanlarla karşılaşmamak için köşe bucak kaçıyorum.
Olur da karşılaşır, ellerini sıkmak zorunda kalırım, elim kirlenir diye!...
Hürriyet
"
Salak GrandSenor, senin bilgin yok ve mantigin hatali.
Dogu Perincek biliyordu operasyonun hedefini. Sunu bir oku da gör.
http://www.gazeteport.com.tr/NEWS/PRINT/GP_170228
Hem bilse ne olacak yani? Kacacak miydi?
Dogu Perincek kendiliginden savciliga basvurdu (11 Mart civarinda)
ve suc duyurusunda bulundu:
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=353997
"bu operasyonu 10 gün önce öngördüklerini ve Ergenekon
soruşturmasını yürüten Savcı Öz hakkında Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu'na başvurduklarını açıkladı."
Yukardaki birinci yazi 11.03.2008 tarihli. Şöyle yaziyor orada:
"İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Aydınlık dergisine
verdiği röportajda Ergenekon operasyonunun hedefinin İşçi Partisi
ve kendisi olduğunu ileri sürdü."
CIA'in elindeki Tuncay Güney isimli bir ajan provaktör suclamalari yapmis.
Yani ABD usagi AKP'nin plani bu Ergenekon operasyonu...
Muhalif kisileri, muhalif yazarlari, muhalif medyayi susturmak icin,
medyada suclamak icin, karalamak icin, propaganda yapmak icin.
Anyi anda secimler icin karalama malzemesi toplamak,
muhalif toplumu topyekün karalamak, suclamak, propaganda yapmak,
ve kapatma davasina karsi "pazarlik yapmak" icin "rehin almalar" bunlar...
Santaj bu! Cumhuriyete saldiri bu! Bagimsiz Yargiyi yönlendirmek, talimat vermek bu!
Yani iktidarin fasistligi, yasadisiligi bu!
Göbbels'in propaganda metodlari bunlar, NAZI'lerin gizli polisi GESTAPO'nun metodlari bunlar.
Göründügü gibi AKP, NAZI'lerin "el-kitaplarini" kullaniyora benziyor...
Bunu yapan Fethullahcilar. Bunlarin Emniyete sizdiklari coktan biliniyor, istatistikler bile var.
Kim onlari ödüyor? Dis gücler... Fethullah Gülen yilani üzerinden... CIA... ABD...
Esas kaygi vermesi gereken cete bu Fethullahcilardir ve Hizbullahcilardir,
yani dinci tarikatcilar...
Tayyip'i basbakanliga hazirlayanlar da ayni dis gücler. O onlarin emrinde...
Dogu Perincek diyor ki:
"ERGENEKON OPERASYONU'NUN AMACI:
TÜRK ORDUSUNU VE MİLLİ GÜÇLERİ İÇERDEN VURMAK"
Evet, bende öyle görüyorum bu Ergenekon operasyonunu.
Asil amac muhalif kisileri susturmak, yargiya el koymak,
ve orduyu yipratmak, orduya suc yükleyerek orduyu "ele gecirmek"...
Suralarda da konu üzerine bircok bilgi mevcut:
http://www.aydinlik.com.tr/
http://ulusalkanal.com.tr/
http://www.doguperincek.gen.tr/
http://www.ip.org.tr/
www.kanalturk.com.tr
...