Devletin curumuslugu, kokusmuslugu budur iste. Bunlar ki
buzdaginin sadece suyun ustundeki gorunen kismi. Neden sistemin
degistirilmesine karsi amansizca mucadele ediliyor, mucadele
edenlerin agzindan; buyrun:
+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+
(Meslekten atilan daha önce deniz polisinde görevli komiser
muavini Savas Çinar’in bir deniz motoru oldugu ve bu motorla
Bulgaristan Hücum botlariyla Türk sularina gelen Oflu Ismail’i
alarak Atesli ile görüstügünden bahsediliyor.)
Ben olayi o sekilde duymadim da Oflu Ismail’in Maslak’taki
evinde asagi yukari yirminin üzerinde kurt köpegi vardi.
Köpeklerini sevdigi kadar, karisini çocugunu, annesini sevmezdi.
Psikopat adam köpeklerini görmeye haftada bir, on günde bir
Bulgaristan’dan geliyordu. Türk kara sularina kadar Bulgar
hücumbotlariyla oradan bunlarin kömür ocaklari vardi, oraya bir
yere çikiyordu. Karaburun’da Fethi Çagatay’in köskü vardi.
Sunu da söyleyeyim size, Fatih’te Hayri Eniste diye bir
kaportaci var. Siirtli, Istanbul’da zula isini yapan tek
kaportaci budur. Vatan caddesinde parkin karsisinda Kivircik
Ismail’in kahvesi var, bu Ismail’in kiz kardesiyle evli zaten,
ondan buna eniste diyorlar. Bu yazin ilkbaharina kadar orada
çalisiyordu, alti-yedi aydir görmüyorum. Hatta 1 hafta önce
Ismail’e ‘Hayri nerede’ diye sordum. Fatih’te dedi. Vallahi ne
yaptigini bilmiyorum, kamyonet almis dedi. O zaman uyandim,
demek ayni isi yapmaya basladilar. Bunun kadar araba zulasi
yapan adam yoktur. Iyi zulacidir. Fatih’te iki tane kaporta,
kaynak filan dükkani vardir. Kendisi çalismaz. 3-5 tane çocuk
isçisi vardir, kalfasi vardir, onlar çalisirlar. Is oldugu zaman
bizzat kendisi çalisir. Izmir isini bu yapti, Mercedes’te zula
isini bu yapti. O zamanlar Fethi Kamil denilen memur arkadas,
simdi komiser muavinidir. Zamaninda pavyonda polislerden dayak
yemis ve bende polis olacagim diyerek, 1968 senesinde polislige
geçmis. Muazzam soförlügü vardir. Atesli’nin ve Erkan’in ise
soförlügü yoktur. Erkan, Fevzi öz vasitasiyla eroini alip
Atesli’ye götürür. Atesli, Erkan, Fethi götürürler. Fethi
arabayi kullanir. Arabanin zulasina yerlesir, Istanbul’dan
Izmir’e üçü birlikte giderler. Feribota koyarlar, Ingiltere’ye
gönderirler ve oradan filan kisi arabayi çeker. Fethi Bitlis’te
sarkini yapti. Istanbul’a getirmeye çok çalistilar ama olmadi.
Herhalde Usak’ta. Izmir Emniyet Müdürü’nün yazmis oldugu yazida,
Ingiltere’ye giden mali bu üçü buradan Izmir’e götürüyorlardi.
Ancak Erkan Sat eroini Fevzi Öz’den temin ediyordu. Erkan
Sat’in, Fevzi Öz’le arasi çok çok iyiydi. Erkan Sat su an
Kastelli’nin yaninda para tasiyor. Hatta bu sabah buraya geldi.
Merak ettim, bir isi olmayinca kolay kolay gelmez. Atesli de
öyle.
(Atesli’nin faaliyetleri konusunda, Ikinci Sube’den gelme
Emniyet Müdür Muavini Mehmet Agar’in bilgisi olmasi
gerektiginden bahsediliyor.)
Bakin ben size sunu söyleyeyim, ihtilal olmus, Mehmet Agar
Birinci sube Müdür Muavinligi’nden Ikinci Sube Müdürlügü’ne
atanmisti. Bir örgüt almistik, aksam olmus arkadaslara
ögretiyorduk, adami askiya aldik sorguluyoruz Mehmet Agar da
Birinci Subeci ya birazda hevesi var. Bu arada kisimda bir de
Ermeni olayi vardi. Mahmutpasa’da bir Ermeni. Ermeniler için
Amerika’da açilan bir hesaba çok külliyetli miktarda dolar
aktaran bu sahis sorgulaniyordu. Benim kisisel kanaatim ASALA’ya
parayi bu gönderiyordu. Ve olay üzerinde çalisiyor, bir de örgüt
ile ugrasiyorduk. Bunlar bir örgüt, bir kismi yakalandi. Ele
geçen Amerika’daki bir hesap numarasinin yirtilmasi karsiliginda
5 milyon nakit teklif ettiler. Arkadaslar yok dediler, ancak
arkasindan bir sey çikmadi.
(Vedat Kumdagezer -Sari Vedat- isimli Ermeni asilli bir sahistan
bahsediliyor.)
Mali sube, Klas Kuyumcusu’nun sahibi olan (Varujan Kumdagezer) o
adami yakaladi. 4 senedir halen firar, halen Istanbul’da. Geçen
duydum altinda 280 mercedes araba varmis. Ekseriye onun bölgesi
Yesilyurt’tur. Ama dükkani hala Çuharci Han’da. O Çuharci Han’da
Mehmet Kiliçarslan vardi, onu çok eskiden tanirim. Cinayetten
girdi, çikti filan. Mehmet Kiliçarslan tanistirdi beni
Varujan’la. Önce Vedat diye tanistirdi, sonradan ögrendim
Varujan oldugunu. Bunlar Italya’dan boyuna takilan zincir
getiriyorlar. Hatta o sirada samimi söylüyorum, Mehmet
Kiliçarslan dedi ki, Mümin agabey, bir adam ortaginin oglu ile
yeleginin içinde 15 kg falan altin zincir gönderiyor. Gelen adam
Bagcilar’da oturuyor. Yugoslav arabasiyla geliyor. Yugoslav
polisi yelegi benden aldi, içini bosaltti, iki saat sonra bos
yelekleri verdi diyor. Filan falan... yelek nerede, yelegi de
vermedi diyor. Mehmet bu Vedat’i bana gönderdi, Atesli o zaman
Beykoz’a gitmisti. Ben ekip sefiyim. O zaman bende beyaz bir
mercedes vardi. Metin Agabey vermisti. O zaman Vedat, ‘Böyle bir
durum var agabey, bunu çikart’ dedi. ‘Bu adami hiç olmasa bize
bos seyleri versin, ortagimdir, bize kazik mi atti nedir’ dedi.
Tabii ben bu durumu bilmiyordum. Sen polissin adami al, ufak
tefek sorgulama yap dedi. Sana bahsis 1 milyon lira vereyim
dedi. Hatta bir aksam çocugu Bagcilar’da Jandarma Bölgesinden
aldim kisima getirdim, nedir oglum dedi. Ortagin oglu Italya’dan
bana bos seyler vermis ve Yugoslav polisi aldi diyeceksin demis.
Mali Sube bunun ortaginin isçisinin üzerinde altin yakaladi.
Bunun üzerine bir süre kayboldu, bizim iste yatti. Ondan sonra
da piyasadan kayboldu. Fakat bir senedir duyuyorum, onun
dükkaninin üst kismi vardi. Orada oturduk, çig köfte yedik, raki
filan içtik. Ondan sonra arkadaslardan biri geldi, Varujan filan
dedi, sonradan aklima geldi, ondan sonra anladim Ermeni oldugunu.
Iste o aksam biz ayri tarafta sorusturma yapiyoruz, öbür tarafta
Cavit Okçuogullari filan Ermeni sorusturmasini yapiyorlar. Bir
ara Mehmet agabey bizim yanimiza geldi, Atesli girdi bunun
koluna öbür tarafa gittiler. öbür tarafta bir kiyamet
‘Hirsizlar, hirsizlar...ben hirsizlarla çalismam’. O zaman da
Sube Müdür Muavini Ahmet Sahinalp’di. Biz de bu feryat nedir
diye oraya dogru geldik. Bir de baktik Mehmet Agabey’in bir
koluna Ahmet Atesli, bir koluna Ahmet Sahinalp girmis. Ahmet
sahinalp agzini kapatmaya çalisiyor, halen Mehmet agabey, ben
sizlerle çalisamam diye bagiriyor. Tabii bizim yetkimizin
disinda oldugundan aradan yarim saat geçti, geçmedi biz
ayrildik. Suçludan bazi bilgiler aldik, disariya baskiya
gitmemiz gerekiyordu. Bende gitmemiz için Atesli’nin odasina
girdim, bir girdim ki bir sise viski açilmis, Ahmet Atesli,
Ahmet Sahinalp, Mehmet Agar viski içiyorlardi. Ne olduysa ondan
sonra oldu. Aslinda Mehmet Agar çok dürüst, çok iyi adamdi. Iste
ilk asiyi vuran o aksam oldu. Ilk igne o aksam yapildi. Ondan
sonra o da Ahmet Atesli’ye hitap ederken Ahmet agabey diye hitap
ederdi. Ünal Erkan da Ahmet Atesli’ye Ahmet agabey diye hitap
eder. Tek ters düsen kisi Kemal Bey’dir. Ömer Bey ile geldigi
günden beri içli disli, canim cigerimdir. Ahmet Atesli halen
Ikinci subede etkindir. Subede bir degistirme olacagi zaman
Ahmet Atesli’nin dedigi olur.
Baskomiser Ilhan bir zamanlar Komiser Muavini, bizim büro
amiriydi. Türkiye’de asiri solcu olarak, bilinçli olarak kimi
tanirsaniz onun üstündedir o. Bu devirde de duruyor o. Ben bunu
Komiser Muavinligi’nde Atesli’ye söyledim. Ahmet agabey
vücudumuzda hala solcu kursunu var, bu adamla ben ekipte
çalisiyorum. Hani geçinemezlikten degil dedim, bir de
Kahramanmarasli bir memur vardi, memuriyetten önce
Kahramanmaras’ta ayagindan yaralanmis. Biz ekipte neden
yaralandin diye sorduk, o da bize dügünde arkadaslar ates
ederken yaralandim demisti. Meger sonra duyduk ki, Kahramanmaras
olaylarina bizzat gitmis, olaylarda yaralanmis. Ben bunlarin
ikisini Ahmet Atesli’ye defalarca söyledim. Bak dedim bunlar
ikisi de asiri, bunlar bizim kismimizda yaramayan kisiler.
Sonradan memurun tayini çikti. Bizim kisimdan bunu niye
göndermiyorsun dedim. Atesli bu adam ilerde Emniyet amiri
olacak, Emniyet Müdürü olacak, icabinda Valilige kadar çikacak.
Agaci yasken egsen bir seyler olur, egmesen bu memleketin basina
çiban olur gider dedi. Bende bir adam kendi kendini egitirse bir
sey olur, çünkü benim kardesim, agabeyim ne olursa olsun ayni
durumda bir adami ne kadar egitsen zamaninda beyni yikanmistir,
bitmistir isi. Bu Türkiye’de en bilinçli solcusundan daha
bilinçli solcudur. Üzerine okumadigi kitap, yazi, makale yoktur.
Kafasi da muazzamdir, zehir gibidir. Hatta Kemal Bey ilk
geldiginde beraber çalisiyorduk. Hatta bazen kendini duyurmak
için anons eder, o zaman Kemal Bey sube Müdürüydü, bu masa
amiriydi. Kemal Bey anons ettigi zaman, bu da hemen kendi
ekiplerine anons ederdi. Hatta Kemal Bey bir kere bu çocuk ne
kadar zeki dedi. Ben de evet kafalidir, fakat içinin ne oldugunu
biliyor musunuz dedim. Nedir dedi, bende durum bu bu merkezde
dedim. Yapma ya, ben bunu bir inceleyeyim dedi. Sonra ne oldu,
ne yapildi bilmiyorum.
(Alaattin Çakici’dan ve Istanbul polisinin Alaattin Çakici’ya
karsi diger yeralti dünyasi ile birlikte hareket edip, ezmeye
çalistiklarindan bahsediliyor.)
Istanbul Mafya alemi olan bir sehir. Bugün eski mafyadan, eski
kabadayilardan hiç bir eser kalmamistir, bitmistir. Heybetli
babasinin mirasini yiyor. Halen Fevzi Öz gizli mafya, o da
Atesli ile Erkan’la isler yapiyor. Ikisinin direktifleriyle
isini yürütüyor ve duyduguma göre o da Istanbul’u parsellemeye
baslamis. Unkapani, eski halin oralari, çay bahçelerini, oto
parklari onun kontrolü altina girmis diye geçenlerde duydum. Dün
aksam biri dedi ki; Fevzi Öz soförünün katilini bulana 50 milyon
mükafat vaat etmis. Tamam dedim, bu isi o yapmis. Simdi bir alti
aydir içerde, kalemde çalisiyorum. Istanbul^da alti aydir ne bir
cinayet olayina bakiyorum, nede ilgileniyorum. Alti aydir olan
olaylardan kolay kolay haberim olmuyor. Olaylari disarida ki
arkadaslardan duyuyorum. Ben Bakanlik, Genel müdürlük,
Vilayetler arasi yazismalari yapiyorum. Baskada hiç bir seye
karismiyorum, kabuguma çekildim. Artik öyle bir duruma geldik
ki, bunlar bizim sahsi sorunlarimiz. Istanbul’da kurdular bir
derebeylik, ben su Ünal Erkan dönemi kadar derebeylik görmedim.
Olmaz bu kadar olmaz. Astigi astik, kestigi kestik. Simdi ben
yan bir adim atmaya korkuyorum. Gerçi emekliligimi hakkettim. Su
anda kimseye karsi gelmeye korkuyorum. Hatta tamire gidecek bir
ekip otosu, zar zor beni eve daireye getirip, götürüyor. Arabada
siren vardi, söktüm sireni. Istanbul’un trafigi malum, birisi
bagiriyor, birisi küfür ediyor. Araba sivil, bende sivilim.
Vatandas gibi gidip, geliyorum ki eskiden olacak, ben sey
yapacagim. Indim mi asagiya o soförün agzini burnunu kirmadan
birakmazdim. Simdi düsünüyorum birisine bir karsi gelsem.
Kisimda bir Ilhan Öken, bir Mustafa Gündogdu, subede bir Ömer
Tüzel, öbür tarafta bir Mehmet Agar, bir Ünal Erkan mafya
kurmuslar. Resmen mafya kurmuslar. Eskiden yeralti dünyasinin
lideriydi Ahmet Atesli, bugün Istanbul Emniyet Müdürlügü’nün
lideri Ahmet Atesli. Ünal Erkan da. Sükrü Balci’nin bir
fonksiyonu olup olmadigini bilemiyorum. Çoktandir Sükrü Balci
ile irtibatim yok, duydugum kadariyla o Istanbul’a gidip
geliyor. Teksas’ta bir çiftlik kurmus. Ermenilerle sirtini
saglama bagladi. Oraya gidip, geliyor, rahati yerinde.
Ahmet Atesli Mafyanin lideriydi. Simdi Istanbul Emniyeti’nin
daha dogrusu Emniyet Müdürü’nün beyni oldu. Maalesef mafya,
polis birlesti.
(Kimlerin telefonu dinlendiginde bazi deliller elde
edileceginden bahsediliyor.)
Kalkavanlarin telefonunu dinlerseniz. Ama kaç tane telefonlari
var, bilmiyorum. 5-6 tane var galiba.
(Ziya ve Sefer Kalkavan ile Kaptanogullari’nin otomobillerine
mobil taktirdiklari ve uzun mesafeli müsaadesiz telsizler
kullandiklarindan bahsediliyor.)
Üsküdar’da güzel bir restoran vardir, köprüden çikildiginda,
Anadolu yakasinda Baglarbasi’na dönüldügünde oto galerisine
çikmadan. O aralarda içerde bir yer olacak. Ünal Bey, Atesli ve
Kalkavanlarin bulustugu yerdir burasi. Kemal bey ile çalisirken
bir sefer oraya gittik. Hatta Ünal Bey’ler Kalkavan'lar orada
toplandik. Ismini hatirlamiyorum üç sene geçti aradan. Bulusma
olarak orada bulusurlar. Bunun haricinde tamamen telefon
görüsmeleri yaparlar. Bir de araci kullanirlar. Mesela Mehmet’in
soförü Necdet’i. Necdet’i çoktan beridir görmüyorum. Hayali
ihracat islerini takip ediyordu. Mehmet Agar’in, Fevzi Öz’ün 316
bir BMW’si vardi. O olayda alinmisti. Müdüriyetin önünde 1 ay
yatti. 1 ay sonra Mehmet Agar aldi Necdet’e verdi. Necdet açik
yesil BMW’yi paramparça etti. Mehmet Agar Necdet’e hiç bir sey
söylemedi. Fakat Necdet’i Sirkecide hiç görmüyorum. Necdet
pirlanta yüzükler, kolyeler takan yakisikli bir çocuktu.
(devami var)