Man is harder than iron, stronger than stone and more fragile than rose.
He who handles honey has the chance to lick his fingers.
No camel route is long, with good company.
?
I really appreciate your help ! J
Bali tutan parmagini yalar.
which correctly translates as= He/She who holds/handles the honey licks
his/her finger/s.
i've tried to give both the literal word by word and normal translations of
the saying in the above translation.
hope others can help you with the other two Turkish sayings. But where did
you get the English translations from? the "chance" (to) (lick one's
fingers). does not exist in the original turkish saying.
incidentally the nearest english saying to this would be *dipping into the
pot*. i've known the turkish saying being translated as= he who holds the
(pot of) honey licks his fingers. (brackets mine)
--
choro-nik
*******
choro-nik,
that's very useful indeed. thank you.
I found all these (well actually, I have many others) in an old book
of proverbs, where there is a whole chapter on Turkish ones. And I got
really interested in them .. but unfortunately there is not the
original Turkish text and I am concerned about the freedom taken in
translating them (as this case you pointed out just shows !) !
Havn't you ever heard the 'man is harder than iron....' ? Or is it
maybe a (too) free translation as well ?
And what about 'If you get up to dance, you have to shake your butt' ?
Please, let me know if you know any good Turkish proverbs, with a
theme of love, friendship, and happiness !
Thanks again !
I guess that is not just a Turkish sentence: I remaind clearly I had to
translate that very same sentence from ancient Greek while I was at high
school, and the professor did the comparation with the Sicilian version of
that "ku mania u meli s'allikka i irita" (read it with Turkish spelling) and
the Italian one "Chi maneggia il miele si lecca le dita": it is ever a one
to one translation with the ancient Greek version.
--
Ale
La RFD originale per it.comp.dotnet su
http://www.sen.it/stoa/articles.asp?id=10
Se vuoi discuterne, vai su it.news.gruppi
Türkce'yle ve tanitimiyla bu kadar yakindan ilgilendigin icin seni tebrik
etmeliyiz en azindan.
Fakat müsaadenle bir seyi düzeltelim.
Bu atasözünün asli "Bal tutan parmagini yalar" olmali, "bali tutan" degil.
Bali tutan biraz fazla "geri ceviri/cevirinin geriye cevirisi" gibi geliyor.
Ingilizyaca becerimiz cevirecek kadar olmasa da, üc bes lafin belin kiracak
düzeyde. Lakin, diger deyimleri/atasözlerini tam kavrayamadim.
Sanirim, onlarda ingilizyacaya ceviri yapilirken, biraz daha fazla "sanatci
özgürlügü" kullanilmis.
Mesela, "Man is harder than iron, stronger than stone and more fragile than
rose" deyimi! Ne kadar ugrasirsam ugrasayim, "erkek/adam demirden sert,
tastan güclü/dayanikli ve gül gibi nazik" seklinde bir deyim veya atasözü
bulamiyorum. Bunlara benzer cok söz var, fakat, bunlar ne deyim, ne de
atasözü tasnifine girer. Belki öznel bir kullanimdir, ama genel ve bilinen
bir deyim oldugunu sanmiyorum. -Tabii bu ifade hazreti hafizaya dayaniyor,
elimde kapsamli bir deyimler sözlügü yok su anda.-
Diger deyim, "No camel route is long, with good company." ise, bu cümlenin
Türkce'ye geri tercüme edilme sekliyle hic bir sey ifade etmiyor. Lakin,
cümlede kullanilan "Camel route" tamlamasindan bunun Türkce kökenli olmadigi
cikarsanabilecegi gibi, ayni zamanda, bunu Türkce'den ilk tercüme eden
sahisin, Türkce'deki belli bazi kavramlari, hedef dile yeterince
yabancilastirilmis olarak sunabilme kaygisi gözetmis olabilecegi de
gözönünde bulundurularak, burada asil kastin kervan, veya yol oldugu anlami
da cikarsanabilir.
Buradan hareketle, aklima gelen en uygun örnek, "yola yoldas gerek" deyimi.
Tabii, bunun bazi varyasyonlari da olabilir.
Her ne ise Coronik, elimizden/dilimizden gelen simdilik budur.
Umarim, bunlari asil soru sahibine cevirip iletebilirsin. Netekim, bazi
gavurca dillesmeleri biraz zorlanarak da olsa, söksek de, istedigimiz
düzeyde dillesemiyoruz;-)
Eldemir
Evet, bu atasozunun dogrusu dedigin gibidir, yani "bal tutan parmagini
yalar."
Geri ceviri hatasi degil, daha asagida bahsettigin hazreti hafiza zayifligi!
>
> Ingilizyaca becerimiz cevirecek kadar olmasa da, üc bes lafin belin
kiracak
> düzeyde. Lakin, diger deyimleri/atasözlerini tam kavrayamadim.
>
> Sanirim, onlarda ingilizyacaya ceviri yapilirken, biraz daha fazla
"sanatci
> özgürlügü" kullanilmis.
> Mesela, "Man is harder than iron, stronger than stone and more fragile
than
> rose" deyimi! Ne kadar ugrasirsam ugrasayim, "erkek/adam demirden sert,
> tastan güclü/dayanikli ve gül gibi nazik" seklinde bir deyim veya atasözü
> bulamiyorum. Bunlara benzer cok söz var, fakat, bunlar ne deyim, ne de
> atasözü tasnifine girer. Belki öznel bir kullanimdir, ama genel ve bilinen
> bir deyim oldugunu sanmiyorum. -Tabii bu ifade hazreti hafizaya dayaniyor,
> elimde kapsamli bir deyimler sözlügü yok su anda.-
>
> Diger deyim, "No camel route is long, with good company." ise, bu cümlenin
> Türkce'ye geri tercüme edilme sekliyle hic bir sey ifade etmiyor. Lakin,
> cümlede kullanilan "Camel route" tamlamasindan bunun Türkce kökenli
olmadigi
> cikarsanabilecegi gibi, ayni zamanda, bunu Türkce'den ilk tercüme eden
> sahisin, Türkce'deki belli bazi kavramlari, hedef dile yeterince
> yabancilastirilmis olarak sunabilme kaygisi gözetmis olabilecegi de
> gözönünde bulundurularak, burada asil kastin kervan, veya yol oldugu
anlami
> da cikarsanabilir.
camel route kervan sozcugunun tercumesi olabilir mi? fakat dogruyu soylemek
gerekirse benim de aklima bu tip bir atasozu gelmiyor. Diger yonden
bakildiginda, Turkce ata sozleri o kadar cok ki her hangi tek bir sahsin
hapsini bilmesi imkansiz gibi.
>
> Buradan hareketle, aklima gelen en uygun örnek, "yola yoldas gerek"
deyimi.
> Tabii, bunun bazi varyasyonlari da olabilir.
"yola yolda$ gerek" cok guzel bir tabir. cevirisi ise hem gayet basit hem de
baslibasina bir problem! haydi sen de $unu turkceye cevir bakalim= "...and
one for the road!"* "Bu da yolun/yolculugun* $erefine!" mi diyelim?
$erefe! $erefe!....
(*meyhaneden geri eve yolculugun $erefine anlaminda!)
>
> Her ne ise Coronik, elimizden/dilimizden gelen simdilik budur.
> Umarim, bunlari asil soru sahibine cevirip iletebilirsin.
Benim ISP bir tuhaf. Ilmeklerin buyuk bir kismi ansizin hemen ortadan
kaybolur. Bu ilmekte $u an gorebildgim sadece son iki yazisma. Ilk soru
sahibinin gectigi mesaj, benim ona verdigim cevap kayiplara karisti! Bir de
bakarsin, be$ gun sonra hemen tekrar ortaya cikarlar. Ne kadar sikayet
etmissem de durum aynen boyle devam edip gidiyor. Dolayisi ile simdilik onun
mesajina direk olarak cevap veremiyecegim. Yarina kadar biraz sabredelim,
bakayim ne olacak!
--
choro-nik
******
........
> "yola yolda$ gerek" cok guzel bir tabir. cevirisi ise hem gayet basit hem
de
> baslibasina bir problem! haydi sen de $unu turkceye cevir bakalim= "...and
> one for the road!"* "Bu da yolun/yolculugun* $erefine!" mi diyelim?
> $erefe! $erefe!....
>
> (*meyhaneden geri eve yolculugun $erefine anlaminda!)
Anlami tam karsilar mi bilmiyorum, ama "Hadi bu da yolluk olsun!" seklinde
bir kullanim da vardir. Yani meyhanede, kalkmadan önce atilan son kadeh
icin.
Turk meyhane kulturum pek yoktur--biriki birahane disinda, o da yillar
once-- ama "Hadi bu da yolluk olsun" bana choro-nik'in deyiminin tam
cevirisi ve dolayisiyla Amerikan filmlerinden Turkceye gecmis oldugu
izlenimini veriyor.
Sen cocukken "A harika!", "Olamaz!" gibi laflar eder miydin? Sanmam.
("A harika" - Oh it's wonderful)
("Olamaz" - "It can't be")
--
porsuk
imeyillerinizin bana ulasabilmesi icin ".jambon"suz olmasi gerekir
--
>
>
>
>
>
>
>
ansizin kulagima "CIt" diye bir ses geldi. bizim "avci nevzat" buralarda.
ama nerede?
aman, sakIn pot kirmayiniz.
--
choro-nik
*******
"porsuk" <porsuk1...@yahoo.com> wrote in message
news:01c2c473$5cd8f240$442faeac@default...
Yoo fakat belki soyle derdin:
"Bak bu shahane!"
"Mumkun degil!"
"Inanmam!"
"Inanilir gibi degil!"
> > porsuk
Insan tastan sert, demirden saglam fakat gulden narindir.
>
> He who handles honey has the chance to lick his fingers.
Bal tutan parmak yalar!
> No camel route is long, with good company.
Yola yoldas gerek.
Fakat müsaadenle bir seyi düzeltelim.
> Bu atasözünün asli "Bal tutan parmagini yalar" olmali, "bali tutan" degil.
> Bali tutan biraz fazla "geri ceviri/cevirinin geriye cevirisi" gibi geliyor.
musaade edersen ben de bunu duzelteyim, bunun dogrusu:
"Bal tutan parmak yalar"'dir "parmagini yalar" degil!.
Fakat mesela bir baska soz "Avucunu yalarsin!" :-))'dir.
> > > Bali tutan parmagini yalar.
> >
> > Türkce'yle ve tanitimiyla bu kadar yakindan ilgilendigin icin seni tebrik
> > etmeliyiz en azindan.
> >
> > Fakat müsaadenle bir seyi düzeltelim.
> > Bu atasözünün asli "Bal tutan parmagini yalar" olmali, "bali tutan" degil.
> > Bali tutan biraz fazla "geri ceviri/cevirinin geriye cevirisi" gibi
> geliyor.
>
> Evet, bu atasozunun dogrusu dedigin gibidir, yani "bal tutan parmagini
> yalar."
hayir dogrusu dedigi gibi degil fakas soyledir:
"Bal tutan parmak yalar."
Fakat her ne ise, bu nokta zaten o kadar da muhim degil.
Bu atasozonun degisik bolgelerde farkli olmasi da mumkundur.
Ne ise, benim ISP ne mok yer, ben de anlayamadim. Bugun sadece orijinal
yaziyi degil, Eldemir'in yazdiklarini da goremiyorum. Broadband (Genis
Band'mi olur bunun Turkcesi?) servisi basliyali, her seyi alt ust ettiler.
Bir turlu de bir duzene sokamiyorlar.
--
choro-nik
*******
"Grand Sen~or" <Grand...@yahoo.com> wrote in message
news:736874a6.0301...@posting.google.com...
Band olamaz ;-)
Olsa olsa bant veya $erit olur.
Genis Serit bana pek anlam ifade etmiyor acikcasi.
Broadband ile broadcast arasinda bir baglanti oldugunu dusunursek (ben oyle
saniyorum), broadband olsa olsa Seritsel Yayin diye cevrilir (mi?) :-))
Not: obur yazinda Nevzat baglantisini cozemedim.
choro-nik ise ayri... k harfi ile sonuclanir.
benim anladigim kadari, her radyo istasyonunun belirli bir "bandwidth"i var
ki orta dalgada bu 5 bin hertz kadardir. Muzik ise en az 10,000 hertzlik ve
hatta 15,000 hertzlik band genisligi gerektirir (VHF yayinlarinda oldugu
gibi). Genclerin duyma kabiliyeti 10 veya 15 hertz ile 20,000 hertz olabilir
fakat orta yaslilar 15 hertz ile 15,000 hertz arasinda ki sesleri
isitebilir. Insan yaslandikca tiz sesleri gittikce daha da az duymaga
baslar. Hatirladigim kadari muzikte kullanilan en kalin ses titresimi 17
hertz idi galiba. 20,000 hertzten daha tiz sesleri ise kopekler duyar fakat
insan kulagi duymaz.
internet'te bandwidth'in ne oldugunu, daha dogrusu nasil calistigini
arastirmadim fakat broadband dedikleri nesne normal telefon hattiyle calisan
modemlerin suratinden10 hatta 20 misli daha suratlidir. Nitekim benim bagli
oldugum broadband 512 ve hatta 1024 KB/second (yani saniyede 1 Megabyte)
suratinda halbuki normal modem baglantisi azami 56 KB/second suratinda.
Duyduguma gore cok gecmez iki uc yil sonra bu surat tekrar 10 veya 20 katina
cikacak.
ne ise kisa keselim, bunun $erit merit'le bir ilgisi, alakasi yok. o genis
$eritler ayni $eride degisik enstrumanlari degisik hatlara/cizilere
kaydetmek icin kullanilirdi ki bu hatlara TRACK denirdi. Bir genis $eride 24
track kaydedilebilirdi. Internet'de kullnilan bandwidth kelimesinin bununla
hic bir alakasi yok.
Nevzat bu isleri daha iyi bilir. Nerelerdesin Nevzat? Citin arkasina mi
saklandin?
--
choro-nik
*******
"porsuk" <porsuk1...@yahoo.com> wrote in message
news:01c2c566$3be38de0$20b06842@default...
Fakat bant ile serit esanlamli kelimeler. Track ise serit degil.
Herneyse, ben zaten anlamam bu islerden. Nevzat, enstruman deyince aklima
geldi, fabrikalarda otomatik aletler olur, enstruman derler (instrument),
onlari kontrol eden devreleri (control loop) ayarlarken (tune)
"proportional band" ya da "gain" denen bir seyin degeri degistirilir.
Anlatmaya Turkcem yetmiyor cunku bu konudaki egitimim ve tecrubem tamamen
Ingilizceydi.
choro-nik <chor...@tvcom.net> wrote in article
<ZKYY9.259$sG2...@news-binary.blueyonder.co.uk>...
Ya da dalga. Ama Karadeniz dalgasi degil, ha. Serit cogu yerde
kullanilir, anlamlidir, bant ise bantdir, manyetik, yapay maddeden
üretilmis sanal ses bellegi. "Track" ise, yerine göre, mesela on
an EP: extented play single ya da on CD bir sarkidir, parcadir, stüdyo
kayitlarinda ise ayni aletin bir kac kere kaydini degisik seritlere:
track almaktir, yanyana koymaktir, basit anlatmak gerekirse.
Cogu "modern" stüdyolarda 100'den fazla track kayit edilebilir, her ses,
calgi icin özel serit ayrilir, nitelikli seslendiriciler de sanki canli
yayinmis gibi kulaklara ulastirir müzigi, sesi. Beatles zamaninda
8-track kayit cihazlari yeni cikmisti, kiyaslamak isteyenlere.
>
> Genis Serit bana pek anlam ifade etmiyor acikcasi.
Genis bant diyor Ingilizce-Türkce teknik terimler sözlügü. broadcast:
yayimlamak ki bu bana garip, en azindan eksik geliyor. Radyoda dalgalar,
frekanslar var, internet broadcast'nin neresinde buna esdeger dalga
yayini, frekans davasi?
> Not: obur yazinda Nevzat baglantisini cozemedim.
Antalyali ya bak, sanirim ona isaret ettI. ;-)
Nevzatin Antalyali ile hicbir ilgisi yok.
Onun isaret ettigi Nevzatin onu arada bir avci gibi avlamasi ya da
oyle -avlar gibi- davranmasi. Baska bir sey degil.
Hadi bakayim fazla heyheylerin gelirse eger Antalyaliya muracaat et
kendisi doktordur ve esantiyondan bir ilac verir artik sana.
> "Grand Sen~or" <Grand...@yahoo.com> wrote in message
> news:736874a6.0301...@posting.google.com...
> > hayir dogrusu dedigi gibi degil fakas soyledir:
> > "Bal tutan parmak yalar."
521- Bal tutan parmagini yalar.
Baskalarina guzel seyler dagitmakla gorevli olan kimse, dagittigindan az
cok kendisi de yararlanir.
Krs. Harman doven okuzun agzi baglanmaz.
OMER ASIM AKSOY
ATASOZLERI VE DEYIMLER SOZLUGU
7. Basim / 1993
Hic cekinme söyle usta.
Cünkü bu mevzuda haklisin.
Parmak yalamak ile, parmagini yalamak arasinda büyük bir fark var.
Birak farki kofulkelle kendi bulsun!
Hayir!
Bu Atasözünün asli söyledir:
"Bal tutan parmagini yalar"
Bu, sayet deyim olsaydi, cekime girebilecegi icin mastar halinde bulunurdu.
Oysa, artik bu kullanimin cekime girmesi sözkonusu degildir.
"Bal tutan parmagini yalar" bu sekilde kaliplasmis ve Türk Dili'nin kültür
varliginda bu sekilde yerini almistir.
"Bal tutan parmak yalar", Türkce'de hic bir sekilde bir atasözü kivaminda
bir anlam ifade etmemektedir. Cünkü, ardi sira gelen sorulara kim, kimin,
neden sorularina cevap verebilecek bir ifade olmaktan yoksundur. Böylesi
ifadeler ise, Atasözü olarak degil, ancak "deyim" olarak
siniflandirilabilir. Yani sürekli olarak cekime girmeleri gerekir. O zaman
da Atasözü degil, deyim olarak tasnif edilirler.
"Bal tutan parmak yalar" sekline dönecek olursak: ilk ve asil kasittan cok
daha
baska bir anlam cikar ortaya. Nitekim bal tutan'in parmagini yalamasi ile,
(her) bal tutanin parmak yalamasi arasinda bir miktar anlam ayrimi olmasi ve
de bunu bir kisim kofullarin dahi anlayamamis olmalari vakayi adiyeden
sayilmak gerektir.
Hele ki, bizim bazi önerilerimizi sahiplenen bazi kofullari teshir etmemiz,
bunlarin önce bizce önerildigini bile bile sahiplenmelerine karsilik olarak,
hafiften nodullamamiz; bizim bunlarin burunlarina bir nodul vurmamiz,
elbette ki vaka-i adliyeden sayilsa gerektir.
Eldemir
"Ben Demir, El Demir, ya sen kimsin? -hani moda ya;-) "
Olabilir.
Fakat dikkar edilirse, tam bir cevirinin sözkonusu olmadigi ortaya cikar,
Cünkü, Türkce'de "yolluk" ayni zamanda "azik" anlamindadir. Yani, yolda
tüketilmesi gereken sey.
Isin aslina bakilirsa, benim de aslinda Türkiye'de öyle hatiri sayilir bir
meyhane kültürü edinmis oldugum söylenemez. -Bizimkisi o vakitler hic bir
meyhanede hic bir sekilde saygin müsteri konumuna ulasamayacak düzeydeydi.
Ama bu ayri bir hikayedir.
Fakat, bu "hadi bu da yolluk" olsun kullaniminin ceviri bir öge oldugunu pek
düsünemiyorum. Pek pek bir anlam genislemesi yoluyla, "yolluk", "azik"
kavramlarinin, ickili ortamlara aktarilmis olmasi sözkonusu olabilir. Cünkü
bu kullanimi duydugum ortamlar pek de öyle yabanci diller ile ha$ir ne$ir
olan ortamlar degil.
> Sen cocukken "A harika!", "Olamaz!" gibi laflar eder miydin? Sanmam.
Böyle laflar ettigimi hatirlamiyorum, zaten simdi de kullanmam. Ama biz
zaten Kemalettin Tugcu
okurduk, Edmondo de Amici okurduk, Teksas Tommiks, Zagor, Teks vs. -gizli
gizli- okurduk. Bizim kusak zaten lanetlenmis. Nerdeyse izimize sürek avi
baslayacak!
Velakin, senin kastettigin ünlemler yerine, "Vay beee", Vay canina", "Allah
allah!, Helal olsun lan" gibi sözler kullanirdik herhalde. Konuya ve baglama
bagli tabii.
Netekim, bu tür konulara iliskin kimi baska yazilar da var.
Sen ki ayrinti müdürüsün, ayrintilardan bilirsin.
> ("A harika" - Oh it's wonderful)
> ("Olamaz" - "It can't be")
Peki, ya "ay inanmiyorum"a ne diyeceksin.
Peki dogrudan dogruya "wouv"a ne diyeceksin. Veya, düpedüz "Cool"
kullanimina.
-Galiba bu "cool" konusuna iliskin birseyler de yazmistik bir vakitler.
Ingilizce de bilen bir Büyükannenin, torununun "cool" sözüyle ne demek
istedigini pek anlayamadigina iliskin bir seylerdi-
Onlari gectik, "seni seviyorum hüsamettin/Hüsamettin abi" tarzi yalakaliklar
da var. Yaw, bir
adam bir baska adama, niye seni seviyorum husamettin/husamettin abi desin?
Hani varsa bi mevzu, mesela söyle denebilir: "Bak Hüsamettin, seni
severim... ", veya "Yaw Hüsamettin, seni severim bilirsin, ama...", veya
"Bak Hüsamettin abi, seni sayar ve takdir ederim..." vs.
Yani hep genis zaman modunda...
Fakat simdiki zaman ile, "seni seviyorum Hüsamettin/hüsamettin abi"
seklindeki lavukluklara ne denir?
Ulan biz eskiden sevdigimiz hatunlara bile "seni seviyorum" diyemezdik,
utanirdik, Simdiki Zaman'in bir haysiyeti vardi, bir agirligi vardi. Simdi
herifler birbirlerine diyorlar. Üstümüzden irak, sanki yumos muhabbetler
gibi! Adam utanir yaw!
Bu kadar yalaklik olur mu?
Bu hangi amerikancanin hangi hal tercümesi, belki sen bildirirsin.
Eldemir
"hay haaaayyyyyyy,
Gökte ucan telli turnam
Gökte ucan telli turnam
Ah bizim beyler yerindeeeeeee miiiiii
Türlü tevrü cenge giren
Türlü tevrü cenge giren
Demircoglum yerindeee miiiii"
Burayi düzeltmeye kalkisip cehaletini ortaya sürersin.
Bunun asli "Bal tutan parmagini yalar"dir.
"Bal tutan parmak yalar" sözü hic bir anlam ifade etmemektedir.
Etse bile, "bal tutan parmagini yalar" deyiminin ifade ettigi anlami ifade
etmemektedir.
> Fakat mesela bir baska soz "Avucunu yalarsin!" :-))'dir.
Hadi sen git simdi, avucunu, pardon cift tirnakli toynaklarini yala
sayin kofulkelle!
Haa, pardon, kusura bakma, avucuna -yani toynaklarinin arasina- buyukbas
hayvanlar icin gerekli olan iri kaya tuzlari eklemeyi unutmusuz, bunun
yerine araya ektigimiz kara biber ile idare et.-
Bu mümkün bir ceviri. Benim de daha önce bahsettigim gibi.
Fakat bu sekilde bir Türk Atasözü yok!
> > He who handles honey has the chance to lick his fingers.
>
> Bal tutan parmak yalar!
Burayi acikladik!
> > No camel route is long, with good company.
>
> Yola yoldas gerek.
Iste bunu zaten biz de belirtmistik.
Eldemir
"Türkce'nin ayakli ansiklopedisi... dense yeridir yani"
o senin ana dilinin turkce olmamasindan oyle...
o anadili Turkce olmayanlar icin oyledir...
anadilin Turkce olmadigi icin aciklamanin yanlis oldugunu soylemistik...
bana inanmiyorsan anadili Turkce olanlara sor.
siz donme oldugunuz icin Turkceyi iyi bilmiyorsunuz, aslinda iyi
bilmeseniz de olur, fakat bilmeden ukalalik etmeniz ancak cehaletinizi
gosterir.
Ben bu konuda sizinle bahse girmeye hazirim. Gelin anadili Turkce olan
100 kisiye soralim bakalim onlar ne diyecekler bu Turkce deyim icin.
Var misiniz?
yoksa anadilimin turkce olmasi icin senin gibi arab usagi olmam mi gerekir?
--
choro-nik
*******
"Grand Sen~or" <Grand...@yahoo.com> wrote in message
news:736874a6.03013...@posting.google.com...
yazdiklarindan kestirdim tabii ki, ne usagi (yahudi/arap/turk) olursan
ol bu senin anadilini Turkce yapabilecek degil. Turkce'de bir hata
yaptin anadilinin Turkce olmadigini gosterdin, hepsi bu. Bunda kuplere
binecek ne var? Anadili Turkce olmayan bir sen mi varsin ki? Ayrica
anadilinin Turkce olmamasi utanilacak bir durum da degil. Utanilacak
durum: yalan soylemek, hatasini kabul etmemek, bilgisizliginde
direnmektir.
Haydi baska kapiya!!
hehhehe sen bizi burada kacin kurrasi zannediyorsun?!
hatamin ne oldugunu yazabilir min? parmagini yalamak mi? burada hata yapan
sensindir. parmak yalayacak da sensin. anlasidi mi?
len sen herkesi kendin gibi dilenci mi saniyorsun? baska kapiya yuruyecek
olan sensin. ben degil.
--
choro-nik
*******
"Grand Sen~or" <Grand...@yahoo.com> wrote in message
news:736874a6.0302...@posting.google.com...
evet dil hatasi yaptin, bu genellikle anadili Turkce olmayanlar
tarafindan yapilir hatalardan. Yani annesinden ya da yakin cevresinden
bu sozu duymayan cok az kisi vardir. Sense bunu hic duymamis gibi bir
cumle kurdun. Kurdugun cumle Turkce kurallarina aykiri degil, fakat bu
soz ("Bal tutan parmak yalar!") anadili Turkce olanlar tarafindan
hicbir sekiilde boyle ogrenilmez ve kullanilmaz. Bu da Turkcenin senin
anadilin olmadigina isarettir.
>
> hatamin ne oldugunu yazabilir min? parmagini yalamak mi? burada hata yapan
> sensindir. parmak yalayacak da sensin. anlasidi mi?
Kizma birader;-))
> len sen herkesi kendin gibi dilenci mi saniyorsun? baska kapiya yuruyecek
> olan sensin. ben degil.
sensin, sen!!
Farzet ki ben dilenciyim ve sana;->
"Haydi baska kapiya!!" diyorum. Simdi bu seni ne yapar?
Dilenciden dilenen yapmaz mi? Kimden ne dilendigini bilmeyen yapmaz
mi?
Bak ben de senin gibi dilenciyim, su farkla ki ben sana "Haydi baska
kapiya!" diyecek kadar olsun bir mevkiye sahip dilenciyim;->RO(T/F)L
Haydi baska kapiya!!
Essah'in kapisini cal Loyn Essah'in kapisini cal, bakalim ne der
sana;->>>
"Hos geldin, safalar getirdin, nerelerdeydin, bendeniz de zati
alilerini bekletmemek icin kapiyi aralik birakmis, tek gozum kapida,
tek gozum ekranda sizleri beklerdim - dilenin benden ne
dilenirseniz!!" mi diyecek;->>>
Essah Loyn! al sana bir dilenci daha, benim bununla isim bitti, baska
kapiya cektim buna sira sende, ne yaparsan yap!
>
> --
> choro-nik
Bak, sen parmagini yalamaktan sa parmak yalamagi tercih edersen ona bir
diyecegim yok. Bu senin bilecegin i$.
Bana oyle cok acikgotluk, pardon acikgozluk, yapma.
Hepsine lololo, bana da mi lololo?
Bak, sen simdi gidip abdestini al, namazini kil da da bana oyle fazla
ustalik yapma yoksa abdestin bozulur valla!
--
choro-nik
*******
"Grand Sen~or" <Grand...@yahoo.com> wrote in message
news:736874a6.03020...@posting.google.com...
> bak buraya grand sen~or, Kibris'ta bu deyim "......parmagini yalar" diye
hah bak simdi oldu, eger bastan Kibris'ta buna boyle derler deseydin
hic itirazim olmazdi. Ben burada Kibris Turkcesi'nden soz etmiyordum.
Turkiye'de ozellikle Istanbul'da kullanilan Turkce'den soz ediyordum.
Diger dillerle karismis Turkce'lerde bu senin dedigin gibi
soylenebilir, ornegin Istanbul'daki Rumlar da bunu senin dedigin gibi
soylerler. Biz bunu hemen farkederiz. Bu Kibris Turkcesini asagilamak
falan degil, yanlis anlama, fakat sadece farki gostermek. Sen cikip bu
Turkce'de boyledir diyecegine Kibris Turkcesinde boyledir deseydin bos
yere bir yigin laf etmemis olurduk, cunku o zaman ben de Turkce'de
boyledir Kibris Turcesinde demek oyleymis der gecerdim.
> bilinir. 30 kusur yildir benim Kibris'lilarla alis verisim yok. Ne de 30
> kusur yildir Turk dunasi ile pek temasta buludugum olmadi. Fakat insan ana
> dilini kolay kolay unutmaz.
>
> Bak, sen simdi gidip abdestini al, namazini kil da da bana oyle fazla
> ustalik yapma yoksa abdestin bozulur valla!
abdest almak, namaz kilmak butun insanlara buyurulmus cok degerli
ibadetlerdir. Ezrail kapini calmadan Allah sana da bunlari yapmak
nasip etsin derim. Dusun bir kere Londra'da bir ofiste calisiyorsun,
butun gun ayagini ayakkabindan disari cikarmiyorsun, ayagin oluyor
tursu gibi ayakkabinin icinde. Halbuku Allah'in buyruguna uyup abdest
alsan, en az iki kere ayagina bayram ettirmis olacaktin. Hangisi daha
iyi? Ayagini tursu yapmak mi yoksa ona bayram ettirmek mi?
Allah akletmek nasip etsin sana! Namaz abdest alip namaz kilmak da
nasip etsin, hem de baskalari senin namazini kilip abdest almadan
once, cok once;-)
Hayir efendim. Kibris'ta kullanilan Turkce degisik degil. Rum'canin hic
tesiri altinda kalmadi da demiyecegim. Fakat tahsilli aileler arasinda
konusulan Turkce aynen Turkiye'de yani Anadolu'da konusulan Turkce.
Turkiye'de Turkceye getirilen yanilikler disinda tabii. Ornegin, biz
Kibrislilar "Bal tutan, barmagini yalar" deriz. Mekteb deriz. Mekgub deriz
ki ben ce dogrusu da budur. Turkiye Turkcesinde b'ler p oldu d'ler de t
oldu. Bu bence yanlis. I$in tuhafi bunu yapanlar sozde milliyetciler,
turancilar halbuki yaptiklari Turkiye Turkleri ile Asyadaki Turk
cumhuriyetleri arasinda dil farkini derinlestiriyorlar. Kibrisli tum
Turklerin guzel turkce bildiklerini soylemiyorum. Bircoklarinin lisani
oldukca zayifti. Fakat daha once de dedigim gibi tahsilli ailelerin
konustuklari Turkce Anadolu'da kullanilan Turkce idi. Son zamanlarda pek
tabii ki Kibris Turkcesi de Turkiye Turkcesinin tipa tip ayni. Malum, radyo,
televisyon, vs medyanin tesiri altinda. Fakat daha once de belirttigim gibi
maalesef yakin dogu ve orta asyada yasiyanlarla aramizdaki dil farki pek
acildi. Bu her halde arzulanacak bir durum degil.
>
> > bilinir. 30 kusur yildir benim Kibris'lilarla alis verisim yok. Ne de 30
> > kusur yildir Turk dunasi ile pek temasta buludugum olmadi. Fakat insan
ana
> > dilini kolay kolay unutmaz.
> >
> > Bak, sen simdi gidip abdestini al, namazini kil da da bana oyle fazla
> > ustalik yapma yoksa abdestin bozulur valla!
>
> abdest almak, namaz kilmak butun insanlara buyurulmus cok degerli
> ibadetlerdir. Ezrail kapini calmadan Allah sana da bunlari yapmak
> nasip etsin derim. Dusun bir kere Londra'da bir ofiste calisiyorsun,
> butun gun ayagini ayakkabindan disari cikarmiyorsun, ayagin oluyor
> tursu gibi ayakkabinin icinde. Halbuku Allah'in buyruguna uyup abdest
> alsan, en az iki kere ayagina bayram ettirmis olacaktin. Hangisi daha
> iyi? Ayagini tursu yapmak mi yoksa ona bayram ettirmek mi?
> Allah akletmek nasip etsin sana! Namaz abdest alip namaz kilmak da
> nasip etsin, hem de baskalari senin namazini kilip abdest almadan
> once, cok once;-)
Eh, bak, burada haklisin. Namaz hakikaten guzel bir beden egitimi. Buna
diyecegim yok. Seni de esasinda oldukca ilerici bir din adami alarak
goruyorum. Yani o yobaz din adamlarindan degilsin. Bu iyi bir sey fakat beni
ne kadar ikna etmege cabalasan bo$. Cunku ben dogaya yani tabiata inanirim.
Allah bilmem hangi melegi peygambere gonderdi de kurani ona soyledi veya
okudu veya dikte ettirdi hikayeleri beni ikna etmez. Bunlar hep masal.
Pek ala, $imdi de sen soyle bize bakalim. Senin gibi bu kadar dindar adam,
niye Yeni Zelanda'ya yerlestin? Gayen veya maksadin ne? Hakikaten ilerici
bir din adami isen, bundan ne elde edeceksin, ne ba$aracaksin? Yeni Zelanda
koyunlarini mi musluman edeceksin? ;-))))))))))
--
choro-nik
*******
Soralim sormasina da, ne gerek var ki?
Iste Esas, Deyimler sözlügünden aktarmis.
alinti: news:2003012911161...@nym.alias.net...
521- Bal tutan parmagini yalar.
Baskalarina guzel seyler dagitmakla gorevli olan kimse, dagittigindan az cok
kendisi de yararlanir.
Krs. Harman doven okuzun agzi baglanmaz.
OMER ASIM AKSOY
ATASOZLERI VE DEYIMLER SOZLUGU
7. Basim / 1993
***
Ayrica bir baska kaynak (Burada da, bir kac sözcük farkiyla, hemen hemen
ayni tanim var.
"Bal tutan parmagini yalar: Güzel ve yararli seyleri dagitmakla ugrasan
kisiler o seylerden kendileri de yararlanirlar."
Bkz. Yurtbasi, Metin; Siniflandirilmis Türk Atasözleri, s. 152, Özdemir
Yayincilik, Ankara 1994.
Daha ne inat ediyorsun?
Haa, ne üzerine bahse girmek istiyordun;-)
Eldemir
Bizim anadilimiz Türkce.
Hergün hasir nesir oldugumuz dil Türkce.
Hem de gelecek kusaklara en dogru bir sekilde aktarabilmek icin ugrastigimiz
dil.
Sana bu Atasözünün dogrusunu gösterdik iste. Ister kabul edersin, ister
cehaletinin icinde debelenip durursun, kime ne?
Yalniz meydana cikip da, bahse girerim dedikten sonra kacmak olmaz.
Hem nesine bahse giriyorsun?
Ortaya henüz bir sey sürmüs degilsin.
Yaniliyorsan, mesela, "Ben büyükbas hayvanlar sinifina dahil olan bir
öküzüm" diyebilir misin?
Fakat ben acikca ilan ediyorum, sayet ben yanilmis isem, su sct meydaninda
esek gibi aniririm!
Var misin?
Hodri meydan koca senyör!
Eldemir
"Hadi kitabina bak bakalim ne diyor?"
Sormama gerek yok.
-Ayrica belirtmeye gerek yok, fakat söylemis olalim; anadilim Türkce-
Bu Atasözünün dogrusunu biliyorum ve sana da gösteriyorum.
Ki Esas da, kaynak vererek göstermis, inanmamissin, bunun üzerine biz ikinci
bir kaynak daha vermisiz.
Daha kac kere gösterelim.
Daha bu inat neye?
Eldemir
"Bu kocakelle'nin kaburgasi kalindir"
Hayir!
Coronik Türkce'de hata yapmadi.
Türkce'de hata yapan sensin.
Yani, senin ifadenle söyleyelim: Türkce'nin senin anadilin olmadigini su
meydana sereserpe seren sensin!
Deh bakiim!
Eldemir
"Yaw essek de ne eyi oluyor ki, hem oturuyon hemi gediyon"
Bu mevzuda haklisin Coronik agam.
Sen hata yapmadin.
Dogrusunu söyledin.
Simdi kivranma sirasi pisirdigi makarnalari manti sanan kofulkellede!
Zaten kivrandigi icin o kadar saldirganlasiyor.
Eldemir
O nerede nasil yanildigini dahi anlayamayacak bir düzeyde anlasildigi kadari
ile.
Eldemir
"Ben kalender mesrebim..."
"choro-nik" <chor...@tvcom.net> schrieb im Newsbeitrag
news:Sx1%9.5632$xr1....@news-binary.blueyonder.co.uk...
Hayir!
Coronik burada hic bir surette dil hatasi yapmamistir.
Hata sendedir.
Kavrama eksikligin oldugundan, hatanin nerde ve nasil oldugunu dahi tespit
edebilecek bir düzeyde olmadigin anlasiliyor.
Bak bir daha söyleyelim: O atasözü, "bal tutan parmagini yalar" seklindedir.
"Bal tutan parmak yalar" sekli'nin, sirf bicimsel -morfolojik- olarak bile
atasözü olmasi mümkün degildir.
-Simdi surda sana Atasözü ve Deyim kavramlarini da mi en ince noktalarina
kadar anlatalim?
-Hayir, anlattik diyelim de, sanki sen hemen, evet sagol sen anlattin, ben
de ögrendim, veya yeniden kontrol edip senin dediginin dogru oldugunu kabul
ettim mi diyeceksin?
-Hic sanmiyorum!
Anlatilani anlayamayacak denli bir kalin kaburgali oldugun halde, daha bu
´meydan okumalar neye;-)
> tarafindan yapilir hatalardan. Yani annesinden ya da yakin cevresinden
> bu sozu duymayan cok az kisi vardir. Sense bunu hic duymamis gibi bir
> cumle kurdun. Kurdugun cumle Turkce kurallarina aykiri degil, fakat bu
> soz ("Bal tutan parmak yalar!") anadili Turkce olanlar tarafindan
> hicbir sekiilde boyle ogrenilmez ve kullanilmaz. Bu da Turkcenin senin
> anadilin olmadigina isarettir.
Iste tam tersine!
Anadili Türkce olan hic bir kimse, "bal tutan parmak yalar" gibi bir
denyolugu savunma zaafiyetine düsmez.
Cünkü asli "Bal tutan parmagini yalar"dir.
"Bal tutan parmak yalar" sözü, Türkce'de atasözü kivaminda degil, deyim
kivaminda olur. Ki, bunun deyim degil de atasözü oldugunu sana defalarca
gösterdik. Fakat kaburga kalin netekim!
> > hatamin ne oldugunu yazabilir min? parmagini yalamak mi? burada hata
yapan
> > sensindir. parmak yalayacak da sensin. anlasidi mi?
>
> Kizma birader;-))
Yok, yok sen kizma, kalin kaburgali koca senyor!
Sahi, bahsin hala gecerli mi kofulkelle?
Eldemir
"Hakli cik, ben su meydana ai ai baslikli mesaj yazacagim, ya sen 'ben
kocabas bir öküzüm' diyebilecek misin?"
Kivirtma Koful!
Türkiye Türkce'sinde de bu "atasözü" Bal tutan parmagini yalar" seklindedir,
Eski Anadolu Türkce'sinde de, ve o dönemler söz konusu olan tüm Türk lehce
ve agizlarinda da. Kibris Türkcesi diye ayri bir dil yoktur. Kibris
Türkce'si, öz be öz Anadolu Türkce'sinin bagrindan kopup gidenlerin
Türkcesidir.
Coronik usta'nin Türkce'sinin anadili olarak Türkce olmadigini ima etmek
bile ancak senin cehaletinin bir göstergesi olabilir.
Ki, tam tersi de ortaya cikmistir artik.
> Turkiye'de ozellikle Istanbul'da kullanilan Turkce'den soz ediyordum.
Ay, bu nasil laf!
Türkiye'de, ve de özellikle Istanbul'da kullanilan ayri bir Türkce mi var?
Bu Türkce'de "bal tutan parmagini yalar" degil de, "bal tutan parmak yalar"
mi deniliyor?
Bu olsa olsa, Türkce'yi sonradan ögrenmis bir kisim sahsiyetler icin söz
konusu olabilir. Fakat, anadili Türkce olan hic bir kimse, Türkce'de "bal
tutan parmak yalar" seklinde bir atasözü oldugunu iddia edemez; böyle bir
densizlikte bulunamaz!
Hele ki, kendi salakliginin üstüne tüy dikercesine "haa, sen Kibris'li
miydin, ben Istanbul Türkce'sini kastediyordum" diyemez.
> Diger dillerle karismis Turkce'lerde bu senin dedigin gibi
> soylenebilir, ornegin Istanbul'daki Rumlar da bunu senin dedigin gibi
> soylerler. Biz bunu hemen farkederiz. Bu Kibris Turkcesini asagilamak
> falan degil, yanlis anlama, fakat sadece farki gostermek. Sen cikip bu
> Turkce'de boyledir diyecegine Kibris Turkcesinde boyledir deseydin bos
> yere bir yigin laf etmemis olurduk, cunku o zaman ben de Turkce'de
> boyledir Kibris Turcesinde demek oyleymis der gecerdim.
Kivir bakiim kofulkelle!
Oooh yandan, hadi calkala!
bre melun, kim yetistirdi bu gune servden bala seni;-)
Aammaaan,
Ah o üc cifte kayik aldi kararim.
Cuma namazina deyu izn alip maderden, gidelim mi servi revanim, sadabade
dogru?
Fakat, isin ilginc tarafi kofulkelle,
Coronik Ustanin Kibris Türkcesi, senin var oldugunu zannettigin Türkce
bilginden, bilgini gecelim, Türkce duyumsamandan cok cok üstün.
Ne kadar ugrassan da, bu bakimdan belki onun düzeyine dahi ulasamayacaksin.
Eldemir
"Gösterir..."
Senin herhangi bir seyin herhangi kurrasi olup olmaman degil, fakat kimin
zurnasi olup olmadigin bir soru teskil edebilir;-)
--
bilmiyorsun, bana da birsey gosterbilecek degilsin..
>
> Ki Esas da, kaynak vererek göstermis, inanmamissin, bunun üzerine biz ikinci
> bir kaynak daha vermisiz.
Kaynaginiz da yanlis, kendinize baska kaynak arayin.
>
> Daha kac kere gösterelim.
>
hic birsey gostermediniz.
> Daha bu inat neye?
Turkce biliyorum da ondan..Turkce'yi sizin gibi sunun bunun kitabindan
ogrenmedim de ondan.
"Bal tutan parmak yalar"'la
"Bal tutan parmagini yalar" arasinda daglar kadar fark vardir da
ondan..
siz bu farki bilmiyorsunuz/goremiyorsunuz da ondan...
mesela ikincisi icin "Hangi parmagini yalar?" diye sordugunuzda "Balli
parmagini" demeniz gerekir. Halbu ki birincisi icin buna gerek yoktur,
yani parmagi ballida olsa balli olmasa da onu yalar. Zaten Atasozunun
de soylemek istedigi bu. Bal tuttun mu parmak yalarsin, parmagin
ballansa da, ballanmasa da.
Bal kabagi herifler siz de;->
Ben derim ki siz gidin o sizin kaynk gosterdiginiz Hiyar Agasi Turkce
bilmez kerkenez gelsin!
Haydi baska kapiya,
Essah'ina soyle sana daha dogru durust bir kaynak versin!
>
> Eldemir
> Grand Sen~or 736874a6.03020...@posting.google.com
> ..... anadili Türkce olan hic bir kimse, Türkce'de
> "bal tutan parmak yalar" seklinde bir atasözü oldugunu
> iddia edemez; böyle bir densizlikte bulunamaz!
Eder... Örneğin ben ediyorum...
Bu atasözünün doğrusu "bal tutan parmak yalar"dır...
Böyle bir konuda hem yanılıyor olup hem de Senor'a
bu kadar abanman ilginç...
Başka bir yazında şöyle demişsin:
> "Bal tutan parmak yalar" sekli'nin, sirf bicimsel
> -morfolojik- olarak bile atasözü olmasi mümkün degildir.
Biraz alçak gönüllü olsan ve küçük ufalasan da civcivler
aç kalmasa...??
> -Simdi surda sana Atasözü ve Deyim kavramlarini da mi en
> ince noktalarina kadar anlatalim?
> -Hayir, anlattik diyelim de, sanki sen hemen, evet sagol
> sen anlattin, ben de ögrendim, veya yeniden kontrol edip
> senin dediginin dogru oldugunu kabul ettim mi diyeceksin?
"Bal tutan parmak yalar" atasözünde iki deyim var:
1) Bal tutmak
2) Parmak yalamak
Atasözünün anlamı ve kullanımı da gerçekten bal tutmakla
ve parmak yalamakla ilgili değil. Benzetme yapma yoluyla
başka bir şeyler anlatmakta kullanılıyor...
"Bal tutmak" deyiminde "bal"ın yalın kullanılmış olduğu
gibi, "parmak yalamak" deyiminde de "parmak"ın yalın
kullanılması, hem anlam hem de yapı bakımından daha doğru,
daha öz ve güzel...
Bu atasözünde "parmak yalamak" demekle parmak yalamaktan
söz edilmiyor, başka bir şeylere gönderme yapılıyor...
Dolayısıyla "parmağını yalamak" diyerek parmak sözcüğünü
daha belirterek vurgulamak yanlış...
Gene başka bir yazında "Ömer Asım Aksoy" ve "Metin Yurtbaşı"
diye iki kişiyi kaynak göstermişsin. Kim bunlar...? Özgün
çalışma yapmışlarmı atasözleri alanında? Yoksa onlarca öbür
"üçüncü dünya papağan pırofesörlerinin", vb. yaptıkları gibi
derlemelerin derlemesinimi yapmışlar?
İnternet'te ("bal tutan" yalar) sözcükleriyle arama yapınca
ben 155 yaprak buldum. Böyle aramakla "parmak", "parmağını",
"parmagini" ve hatta "barmaq" biçimleri bile bulunmuş oluyor.
("Bal tutan parmak yalar") diye arayınca da 22 yaprak buldum.
"Bal tutan parmağını yalar" kullanımının "bal tutan parmak
yalar" kullanımından beş kat daha yaygın olduğu görülüyor
oysa bu o kullanımın doğru olduğu demek değil. En azından
doğru kullanımının da yabana atılamayacak oranda görülüyor
olması önemli ve Türkçe adına sevindirici...
MK
Kac kere gösterdim.
Fakat kalin kafana girmiyor bir türlü!
> > Ki Esas da, kaynak vererek göstermis, inanmamissin, bunun üzerine biz
ikinci
> > bir kaynak daha vermisiz.
>
> Kaynaginiz da yanlis, kendinize baska kaynak arayin.
Neden yanlis?
Bütün kaynaklar yanlis da, bir tek kofulkelle mi dogru;-)
> > Daha kac kere gösterelim.
> >
> hic birsey gostermediniz.
Gösterdik, fakat senin kafanda, at gözlügü bile degil resmen faraday kafesi
var.
Elleriyle kulaklarini kapayip, hayir dinlemiycem iste diye inatla zirildayan
kücük bir cocuga benziyorsun.
> > Daha bu inat neye?
>
> Turkce biliyorum da ondan..Turkce'yi sizin gibi sunun bunun kitabindan
> ogrenmedim de ondan.
Allah allah?
Demek Türkce üzerine yazilmis bütün kitaplar sunun bunun kitabi olup,
okunmasi gerekmiyor.
Bu nasil bir mantik ulen?
Yoksa mantik kitaplariyla manti canagini mi karistirdin yine;-)
>
> "Bal tutan parmak yalar"'la
> "Bal tutan parmagini yalar" arasinda daglar kadar fark vardir da
> ondan..
Elbette vardir.
Iste biz de sana gösteriyorúz.
Mesela, "Bal tutan parmagini yalar" Türkce bir atasözüdür, buna karsin "bal
tutan parmak yalar" cümlesi bir atasözü degildir.
Farki bilmiyorsun, atasözü nedir, deyim nedir, usturluplu laf nedir
bilmiyorsun, hepsini birbirine karistiriyorsun.
> siz bu farki bilmiyorsunuz/goremiyorsunuz da ondan...
> mesela ikincisi icin "Hangi parmagini yalar?" diye sordugunuzda "Balli
> parmagini" demeniz gerekir. Halbu ki birincisi icin buna gerek yoktur,
Böyle bir durum sözkonusu olmaz, cünkü "Bal tutan parmagini yalar"
atasözüdür, bu sekilde kaliplasmistir. Orada yüzye yapida görünmese bile,
derin yapida oldugu Türkce'yi anadili olarak ögrenmis olan herkesin de hemen
varoldugunu zihninin en derinde bildigi, (kendi) parmagini anlami vardir.
Hadi simdi git biraz Türkce calis.
20.000 küsüu sene manti kasiklayacagina üc bes sayfa Türkce oku!
Eldemir
salak mi ne?!
ulan sen hic mi hayatinda bir deneme olsun diye bal
tutmadin;->RO(T/F)L
istersen bir dene, bakalim ne yapacaksin, parmagini mi yal;iyacaksin
yoksa birer birer parmaklarini mi yaliyacaksin;->RO(T/F)L
Turkce bilmiyorsun, hepsi bu.
>
> Eldemir
> Grand Sen~or 736874a6.03020...@posting.google.com
>> "Bal tutan parmak yalar"'la "Bal tutan parmagini yalar"
>> arasinda daglar kadar fark vardir da ondan..
> Elbette vardir. Iste biz de sana gösteriyorúz. Mesela,
> "Bal tutan parmagini yalar" Türkce bir atasözüdür, buna
> karsin "bal tutan parmak yalar" cümlesi bir atasözü degildir.
> Farki bilmiyorsun, atasözü nedir, deyim nedir, usturluplu
> laf nedir bilmiyorsun, hepsini birbirine karistiriyorsun.
> Hadi simdi git biraz Türkce calis. 20.000 küsüu sene manti
> kasiklayacagina üc bes sayfa Türkce oku!
Eldemir, yeter artık... Geçmişte ben de Hakkı'yla mantıyla
mantığı karıştırıyor, dilbilgisinden anlamıyor diye
tartışmıştım oysa sen onun kadarını bile yapamıyorsun... :(
Adam haklı. Bal tutan birisi büyük olasılıkla balı bir tek
parmağıyla tutmaz...!!
Oysa "parmağını yalar" sözü tekil... Yoksa "parmaklarını
yalar" olması gerekirdi...!!
Eğer birisinin balı birden çok parmakla tuttuğunu ve de
birden çok parmağına bal bulaştığını varsayarsak, bir tek
"parmağını yalar" anatımını duyunca doğal olarak "hangi"
parmağını yalar diye sorabiliriz...?
Buna karşılık "parmak yalar" anlatımı geniş ve bu bağlamda
"mantıklı"...
Dalyaraklık etmenin gereği ve yararı yok... Bırak artık...
MK
ha bak, bal petegini tutarsa o zaman on parmagini da yalar. $u da demek ki
bali tutan parmagini/parmaklarini yalar. yani, parmak yalamaz,
parmagini/parmaklarini yalar.
--
choro-nik
*******
"Murat Kalinyaprak" <mu...@compuplus.net> wrote in message
news:2831c30c.03020...@posting.google.com...
Ne ola ki?
Mantici züpürtüge sahit püsürtük!
(MK sen alinma, fakat su an ve su konumda yanlis konumdasin)
Lakin, grand koful'un ortaya attigi bahis yine orda duruyor.
Hani nerde kaldi bahis koful?
Eldemir
"nitekim öküzlügün onaylanmak üzere"
>
> Adam haklı. Bal tutan birisi büyük olasılıkla balı bir tek
> parmağıyla tutmaz...!!
Burda "bal tutmak" la bir insanin birbebir sözcuk karsiligi *bal
tutmasi* kastedilmiyor. Bal tutmakla "iyi bir seylerin
sorumlusu/dagiticisi olmak" kastediliyor. Bu atasözu "bal nasil tutulur,
bal tutulursa parmak yalanmalidir" gibilerinden bal tutmakla ilgili bir
kissadan hisse kullanim klavuzu durumlari söz konusu degil, salak,
mankafak, piskopak cocuk.
>
> Oysa "parmağını yalar" sözü tekil... Yoksa "parmaklarını
> yalar" olması gerekirdi...!!
Bal tutulsa degil parmaklarini, insan herhalde vucudunun, giysilerinin,
vesaire yarisini yalar. :) Salak mankafa.
Demek salak cocuk sen böyle "yuz cekiyorsun"? :))) Hem de "hic
acimadan".. :))
Bu saldirgan, kendini ASIRI begenmis, hakaretamiz piskopat, anti-sosyal
tavirlarinin ardinda ne denli BANGIR BANGIR kendini aciga vurmak icin
can atan gercek bir APTALLIK oldugunu ortaya koydun, yine sicip batirdin
rezil oldun mankafa cocuk.
>
> Eğer birisinin balı birden çok parmakla tuttuğunu ve de
> birden çok parmağına bal bulaştığını varsayarsak,
Anlat bakem bir "bal tutmak" nasil oluyor? Kim, ne zaman, nasil "bal
tutmus"?
> bir tek
> "parmağını yalar" anatımını duyunca doğal olarak "hangi"
> parmağını yalar diye sorabiliriz...?
"Dogal olarak"? Ulan amma APTALmissin sen be mankafa herif. Kaliplasmis
bir deyime ustelik sakat mi sakat carpik bir "mantik" cozumlemesi
uyduruyorsun. Ustelik bir de taa göklerden yukardan bakan tavirlarla ki,
evlere senlik. :))
Ulan sen kac tane boncuk buldun sictigin bokta da kendini bunca dev
aynasina sigmaz gorursun mankafa kalinkafa?
> Dalyaraklık etmenin gereği ve yararı yok... Bırak artık...
>
E ne diyelim be sana mankafa cocuk, insan senin kadar aptal olunca
zirdeli hakki kofulun yaninda yer alir, hem kendi dalyaraklik eder, hem
baskalarini dalyaraklikla suclar, dogaldir, vede hattaaaa "mantikli" .. :))
Bunu dusunmemistim. Sebebine gelince; yolluk, yolda tuketilmesi
gereken sey olduguna gore, yola cikmadan (meyhanede) tuketilmesi
"azik" anlaminda kullanilmadigini gostermiyor mu?
| Isin aslina bakilirsa, benim de aslinda Türkiye'de öyle hatiri
sayilir bir
| meyhane kültürü edinmis oldugum söylenemez. -Bizimkisi o vakitler
hic bir
| meyhanede hic bir sekilde saygin müsteri konumuna ulasamayacak
düzeydeydi.
| Ama bu ayri bir hikayedir.
Benim biraz yurt disi meyhane kulturum vardir ama ogrencilik donemime
rastlar. Aynen, ben de o yuzden fazla saygin bir musteri konumuna
ulasamamisimdir herhal.
| Fakat, bu "hadi bu da yolluk" olsun kullaniminin ceviri bir öge
oldugunu pek
| düsünemiyorum. Pek pek bir anlam genislemesi yoluyla, "yolluk",
"azik"
| kavramlarinin, ickili ortamlara aktarilmis olmasi sözkonusu
olabilir. Cünkü
| bu kullanimi duydugum ortamlar pek de öyle yabanci diller ile ha$ir
ne$ir
| olan ortamlar degil.
Yabanci dille hasir nesir olmaya gerek yok--yeter ki evde bir
televizyon olsun!
|
| > Sen cocukken "A harika!", "Olamaz!" gibi laflar eder miydin?
Sanmam.
|
| Böyle laflar ettigimi hatirlamiyorum, zaten simdi de kullanmam. Ama
biz
| zaten Kemalettin Tugcu
| okurduk, Edmondo de Amici okurduk, Teksas Tommiks, Zagor, Teks vs.
-gizli
| gizli- okurduk. Bizim kusak zaten lanetlenmis. Nerdeyse izimize
sürek avi
| baslayacak!
|
| Velakin, senin kastettigin ünlemler yerine, "Vay beee", Vay
canina", "Allah
| allah!, Helal olsun lan" gibi sözler kullanirdik herhalde. Konuya
ve baglama
| bagli tabii.
|
| Netekim, bu tür konulara iliskin kimi baska yazilar da var.
| Sen ki ayrinti müdürüsün, ayrintilardan bilirsin.
|
| > ("A harika" - Oh it's wonderful)
| > ("Olamaz" - "It can't be")
|
| Peki, ya "ay inanmiyorum"a ne diyeceksin.
|
| Peki dogrudan dogruya "wouv"a ne diyeceksin. Veya, düpedüz "Cool"
| kullanimina.
| -Galiba bu "cool" konusuna iliskin birseyler de yazmistik bir
vakitler.
| Ingilizce de bilen bir Büyükannenin, torununun "cool" sözüyle ne
demek
| istedigini pek anlayamadigina iliskin bir seylerdi-
|
| Onlari gectik, "seni seviyorum hüsamettin/Hüsamettin abi" tarzi
yalakaliklar
| da var. Yaw, bir
| adam bir baska adama, niye seni seviyorum husamettin/husamettin abi
desin?
|
| Hani varsa bi mevzu, mesela söyle denebilir: "Bak Hüsamettin, seni
| severim... ", veya "Yaw Hüsamettin, seni severim bilirsin, ama...",
veya
| "Bak Hüsamettin abi, seni sayar ve takdir ederim..." vs.
| Yani hep genis zaman modunda...
| Fakat simdiki zaman ile, "seni seviyorum Hüsamettin/hüsamettin abi"
| seklindeki lavukluklara ne denir?
|
| Ulan biz eskiden sevdigimiz hatunlara bile "seni seviyorum"
diyemezdik,
| utanirdik, Simdiki Zaman'in bir haysiyeti vardi, bir agirligi
vardi. Simdi
| herifler birbirlerine diyorlar. Üstümüzden irak, sanki yumos
muhabbetler
| gibi! Adam utanir yaw!
|
| Bu kadar yalaklik olur mu?
|
| Bu hangi amerikancanin hangi hal tercümesi, belki sen bildirirsin.
Valla olsa olsa "I love you like a brother" (Seni kardesim gibi
severim) gibi laflar edilebilir ama duz "I love you Husamettin"
dersen ters ters bakarlar.
Eskilerde, bir Turk arkadasla her gorustugumuzde (sokakta, kampuste)
Turk usulu opusurduk sirf Amerikalilara giciklik olsun diye! Bu da
ayri hikaye.
|
|
| Eldemir
| "hay haaaayyyyyyy,
| Gökte ucan telli turnam
| Gökte ucan telli turnam
| Ah bizim beyler yerindeeeeeee miiiiii
| Türlü tevrü cenge giren
| Türlü tevrü cenge giren
| Demircoglum yerindeee miiiii"
|
|
|
|
|
|
|
"Eldemir" <Eld...@bayindir.oba> wrote in message
news:3e457776$0$3208$45be...@newscene.com...
Kitabin hangi bölümünde/ cevirisinde var bu cümle? Üc ceviride de
bulamadim. Ayrica o bir, Musashi iki. ;-)
Cevirisinde olmaz tabi. ;-)
Oricinalinden okuyacan benim gibi. ;-)
> Eldemir wrote 3e38587c$0$16856$45be...@newscene.com
>> Fakat, bu "hadi bu da yolluk" olsun kullaniminin
>> ceviri bir öge oldugunu pek düsünemiyorum. Pek pek
>> bir anlam genislemesi yoluyla, "yolluk", "azik"
>> kavramlarinin, ickili ortamlara aktarilmis olmasi
>> sözkonusu olabilir. Cünkü bu kullanimi duydugum
>> ortamlar pek de öyle yabanci diller ile ha$ir ne$ir
>> olan ortamlar degil.
> Yabanci dille hasir nesir olmaya gerek yok--yeter ki
> evde bir televizyon olsun!
Bu çeviri-deyimin Amrikancası "one for the road"...
Amrikanın bize öğrettiği kötülüklere başka bir örnek.
Genellikle yasaların daha sıradan çiğnendiği, "vahşi
batılığını" koruyan küçük yerlerde geçerli...
Bir çok eyeletlerde ve genellikle büyük şehirlerde
bardan elinde içki ile çıkmak yasaktır ve özellikle
barı işletenlerce uygulanır. Montana'nın buraları
gibi yerlerde ise "yolda içmek için" istenilen son
içkiyi barcı kartondan "coke/pepsi" bardağına koyar
da verir...
Birçok eyaletlerde arabada içki içmek yasak değil,
şarhoş araba kullanmak yasak. Bu gerçekten özgürlüğü
gereksiz yere kısıtlamaya karşı çok "Amrikan" bir
yaklaşım. Oysa, işten çıkınca içki içmek için evine
gidinceye kadar bekleyemeyen, yada bardan eve dönünce
daha içecek olup yolda içmeden duramayan birisi büyük
olasılıkla sarhoş olmaya ve sarhoş araba kullanmaya
yatkın birisidir...
Umarım üçüncü dünyanın özenti bozuntusu kişiliksiz
davarları arasında şimdi bir de "bar"dan çıkarken
"bir tane de yol için" içki isteme "modası" çıkmaz...
MK
Zaten senin yazdigin kelimeler uzerine yazilmisti yazilanlar.
Choro-nik ayni ilmekte "...and one for the road!" diye yazmisti.
>
> Amrikanın bize öğrettiği kötülüklere başka bir örnek.
>
> Genellikle yasaların daha sıradan çiğnendiği, "vahşi
> batılığını" koruyan küçük yerlerde geçerli...
>
> Bir çok eyeletlerde ve genellikle büyük şehirlerde
> bardan elinde içki ile çıkmak yasaktır ve özellikle
> barı işletenlerce uygulanır. Montana'nın buraları
> gibi yerlerde ise "yolda içmek için" istenilen son
> içkiyi barcı kartondan "coke/pepsi" bardağına koyar
> da verir...
>
> Birçok eyaletlerde arabada içki içmek yasak değil,
> şarhoş araba kullanmak yasak. Bu gerçekten özgürlüğü
Heh, New York'ta araba icinde otururken araba calismiyorsa ama
anahtar kontaga sokulmussa "ickili araba kullanma" sucuna
giriyormus. Yok ama anahtar kontakta degilse, sorun yokmus.
Baton Rouge, Lousiana'da "drive-in" margarita barlari vardi.
Bildigim bir iki yerin gecenlerde gittigimde kapanmis oldugu
gozume carpti ama... kaldirildigini sanmiyorum.
Baton Rouge civarinda pikap kullanirken ikide bir kesekagidina
sarilmis sise veya kutudan firt ceken bir coonass gorursen buyuk
ihtimal icki iciyordur araba kullanirken. Coonass olmayabilir ama
olma ihtimali daha yuksek.
New Orleans'da French Quarter'da bardan acik icki cikarmak
serbest. Icki alirken "to-go cup" isteyip istemidigini de
sorarlar bazi barlarda.
Bunlarin tersine bazi eyaletlerin bazi kasabalarinda icki satisi
tamamen yasaktir. "Dry Town" derler.
> gereksiz yere kısıtlamaya karşı çok "Amrikan" bir
> yaklaşım. Oysa, işten çıkınca içki içmek için evine
> gidinceye kadar bekleyemeyen, yada bardan eve dönünce
> daha içecek olup yolda içmeden duramayan birisi büyük
> olasılıkla sarhoş olmaya ve sarhoş araba kullanmaya
> yatkın birisidir...
Hic icmese de olur. Oyle yazarsak islamci etiketini de yeriz
ya... (ulam entropi, nerelerdesin yaw?)
>
> Umarım üçüncü dünyanın özenti bozuntusu kişiliksiz
> davarları arasında şimdi bir de "bar"dan çıkarken
> "bir tane de yol için" içki isteme "modası" çıkmaz...
Eldemir'in dedigine gore varmis.
>
> MK
>