muratk wrote:
> On Feb 26, 9:22 am, "Acephale Lemar" <pri...@org.invalid> wrote:
>> choro wrote:
>
>
>>> basinini takib etmiyorum. Dolayisi ile de yeni uyduru Turkce
>>> kelimelerle de ba$im pek hos degil zaten.
>
>
>> Yeni kelimelerin tümü uydurma, sakat türden degil, bazilari Türkceya
>> gayet uygun, kulaga hos ve anlami da tahmin edilebilir türden. Beni
>> cileden cikaran hususlarin basinda "tarihi" yerine "tarihsel" yazmak,
>> yani eklerin yanlis kelimelere yapistirilmasi.
>
>
> Yukardaki yazılanlar dolayısıyla bu ilmeği başlatıyorum.
Ve ben de senin ile, insa Allah, sövgüsüz, merak ettigim, önem verdigim
bir konuda nesnesel tartisiriz, sahsi asagilamalardan uzak kaliriz,
diyerek basliyorum:
> Türkçe sözcük uydurmakla, Türkçe kelime uydurmak aynı şey değil...!
Burada "sözcük" baska bir anlami mi iceriyor "kelime" kavramindan, yani
ikisi de farkli terimler mi? (Istersen bu ayrintiya ari türkce ile
halkin türkcesi ´basliginda, baglaminda deginelim.)
> Bütün dillerde kullanılan bütün sözcükler ya özgün "uydurmadır" ya da
> başka bir dilde "uydurulmuş" sözcüklerin çalınmasıdır...!
>
> Gerçekte "uydurmak" deyimi bile büyük bir haksızlık. Örneğin "hayat"
> yerine kullanılmaya başlayan "yaşam" sözcüğü uydurulmuş bir sözcük
> değil, Türkçe "yaş" kökünün, Türk dil genellemelerine uyan bir
> kullanım biçimidir.
Ben böyle kelimeler icin "uydurma" dedigimi hatirlamiyorum. Burada
yazanlarin cogunun da böyle düsündügünü sanmiyorum.
> Oysa bundan 30-40 yıl önce, bir gazetenin "Seyyal Taner'in hayatına
> girmiş erkekler" yerine "Seyyal Taner'in yaşamına girmiş erkekler"
> diye başlık atarak bir yazı yayımlaması, Türk/Türkçe düşmanı
> Arap/İngiliz
> piçlerinin, yeni ergen olan orta okul çocukları gibi kikirdemesine
> neden olmuştu...
>
> Ne demek oluyor şimdi bu? Seyyal Taner bir hamam açsa, Arapçılara
> ayıp olur diye erkekler "Seyyal Taner'in hamamına" giremeyeceklermi??
Icerige girmeden evvel gözüme carpan bazi egrilikleri zikredeyim:
Hakaret nesnesi kelimeleri (hukuki baglamda!) cok kullaniyorsun, bir
saplantin oldugu imasi doguruyor bu uygulaman. Ayrica "??" gereksiz, tek
? yeter. Senin kadar ben de bazan sekle önem veririm.
Geleyim verdigin örneklere ve göstereyim hatani: Burada mevzu "hayat" ve
"yasam" kelimeleri degil, bu kelimeler ile kullanilan zarflar (emin
degilim ama dogru terim bu olmali, "adverbs" kelime türünü
kasdediyorum). Ve bu yerlestirilmek istenilen deyimin "hayatina girmis/
yasamina girmis" yabanci bir dilden cevrilmis bir deyim olmasidir, yani
anlatilmak istenilen konunun türk toplumunun alisik oldugu, begendigi
bir konu olmamasidir, "kikirdemesine" gerekce de budur.
Simdi bu baglam cercevesini belirledikten sonra cevap: Girebilecekler
elbet, fakat "onun yasamina girmek" ile "onun hamamina girmek" arasinda
anlam acisindan fark var, yani _ayni_ kelime daima _ayni_ anlami
tasimaz., fakat ilk verdigin örnekte "hayat" ile "yasam" _ayni_ anlami
tasirlar.
Yani bunu seklen (sen "bicemsel" yeglersin galiba) sana mantik hatasi
yaptigini benden daha iyi Böyük Aga izah eder, lakin o hala sessiz,
belki de kenardan bizi izliyordur baliklama dalmadan önce.
> Değerlendirme: "yaşam" sözcüğü her Türkün anasının "yaşamı" kadar
> Türkçedir...!!!
Akintiya kürek cekiyorsun. Itiraz eden yok.
> "Ananızın yaşamı" denince aklınıza kötü şeyler geliyorsa, gidin Arap
> çöllerinde deve sikin...
Sen de manti yapmasini ögren. Baglamlari ve kavramlari karistiran
sensin. Yukarda acikladim.
> Oysa birisi Türkçeye "hayatsal" diye bir sözcük uydurarak katkıda
> bulunmaaya çalışırsa, ben de buna "uydurmasyon" diye karşı çıkarım.
Neden _uydurma_, uydurulmus degil de, "uydurmasyon"?
Konuda hemfikiriz, verdigim misalde de "tarihi" yerine "tarihsel"
denmesini elestirmistim.
> Arapça, İngilizce, Fıransızca sözcük köklerine Türkçe ek takılarak,
> ya da Türkçe köklere Arapça, İngilizce, Fıransızca ek takılarak,
> Türkçe
> sözcük üretilemez, "uydurulamaz". Ancak "Türkçe kelime" uydurulur!
Killil yani polemik senin gizli dogan sanki (san ki, degil, yerine göre
ama "san ki" de yazilir). Kelime ve sözcük terimleri ile oynuyorsun,
fakat güldüremedin beni.
Kelime yerine "sözcük" kullanmakta israr eden sen bana "söz" terimini
tarif eder misin? Ki "sözcük" söz'ün kücügüdür, kücültülmüsüdür. Eger
söz= cümle ise, "tümce" neyin nesi? Ki "tüm" den türetilmistir.
Uzun lafin kisasi, kelime ve sözcük _ayni anlami iceren_ terimlerdir,
biri arapca kökenli, digeri de ari türkcecilerin uydurdugu esanlamli bir
karsilik.
> "Türkçe sözcük" uydurabilmeniz için, önce ananızın dilinin Türkçe
> olması gerekir, sonra da Türkçe köklere Türkçe ekler ekleyerek Türkçe
> sözcükler üretmeniz "uydurmanız" gerekir...
Babamin dili Türkce olsa, "Türkce köklere türkce kökler ekleyerek türkce
sözcükler" türetemem mi yani?
> Anlayabildinizme lan Arap, İngiliz, Fıransız dölleri...??
Deh, git isine, bulanik beyinli gariban. Olgunlastiktan sonra karsima
cikarsan, tartismayi derinlestirebiliriz.
Dikkatini cekmek istedigim celiskilerinden biri de, nerede sifat, nerede
ad olarak, ve bundan dolayi da nerede büyük, nerede kücük harfler ile
"türkce", "Türkce" yazman gerektigini bilmedigindir; ben de daima dogru
yazmiyorum, bazan aceleye geliyor, fakat senin gibi ap acik hatalari,
mesela yukardaki cümlende görüldügü gibi, yapmadim, yapmayacagim da,
cünkü yitirdigim onca bilgime ragmen bu konuda türk okullarinda gereken
bilgiyi bedenime isledim.
Büyüklük tasliyorsun, cok derine düsebilirsin, kisir kurtun yavrusu.