Örneğin bir kasırga sonrasında; çatıları uçmuş evler, kökünden sökülüp
devrilmiş ağaçlar, şuraya buraya savrulmuş arabalar falan. Ya da bir
büyük su baskını; yıkılmış setler, çökmüş köprüler, ev içlerinden
sürüklenmiş eşya, şu bu.
Son ayların saçmalayışlarından sonraki Türkiye’nin manzarası bundan
farklı değil: Bilmem kaç büyüklükte bir depremle birbirine giren
kurumlar, bazısı kısmen yıkık, bazısında ciddi duvar çatlamaları,
neyin ne olduğu anlaşılmaz duruma gelmiş. Ayrıca her afetin ardından
görüldüğü gibi, şok geçiren, rasgele koşan ya da olduğu yerde
kalakalmış, ne yapacağını bilmez insanlar.
Bu toplum manzarasına tüy diken son sarsıntının binlerce kilometre
uzaktan, ta Amerika’dan, iki araba plakasının numaralarını bildiren
bir telefonla başladığına inanmak için insanın aklını kaçırmış olması
gerekiyor.
Öyle bir olaylar zinciri ki, toplumun bütün zayıflıklarını ortaya
dökmekle kalmamış, insanların kendilerine, ülkenin adamlarına ve
devletlerine olan güvenini de dibinden sarsmış. Üstüne üstlük, böyle
bir manzarayı iftiharla seyredip “Arı kovanına çomak soktuk” diye
övünen, ne kadar saygın olursa olsun hiçbir zanlıyı cezasız
bırakmamaya azmeden, televizyonlara çıkıp kendi siyasal dehalarını
dile getiren sözde devlet adamları.
Daha kötüsü, ne ile ve niçin suçlandıklarını bir türlü kestiremeyen
askerlerin, asıl görevlerini üzülerek bir yana bırakmak pahasına,
bütün bu saçmalıklara yanıt yetiştirmek için çırpınışları, pek
becerikli olmadıkları bir karşı-propaganda alanında ister istemez
birtakım basit hatalar yapmaları.
Üzücü olan şudur: Anlamsız biçimde başlatılıp sürdürülen ve belki de
çok sinsi bir yıpratma, bölme, birbirine düşürme, görevlilerdeki
özgüveni yıkma planının bir parçası olan bütün bu olaylar silsilesi
sonrasında, sıradan insanların “Geleceği böylesine kararmış bir ülkede
yaşanmaz” diyerek çekip gitmeye kalkması ve gidemeyenlerin de
çaresizlikten kahrolmaya başlamasıdır.
En iyisi, yaşananı bir uyku karabasanı sayıp uyanmak ve hiç değilse
bundan sonrası için akıllanmış olmak galiba..."
paranoyak hezeyanlar;->>
>On Jan 2, 9:21 pm, Rifat Albayrak <rifatalbay...@cox.net> wrote:
>> "B�YLE manzara ancak b�y�k do�al afetlerden sonra g�r�l�r.
>>
>> �rne�in bir kas�rga sonras�nda; �at�lar� u�mu� evler, k�k�nden s�k�l�p
>> devrilmi� a�a�lar, �uraya buraya savrulmu� arabalar falan. Ya da bir
>> b�y�k su bask�n�; y�k�lm�� setler, ��km�� k�pr�ler, ev i�lerinden
>> s�r�klenmi� e�ya, �u bu.
>>
>> Son aylar�n sa�malay��lar�ndan sonraki T�rkiye'nin manzaras� bundan
>> farkl� de�il: Bilmem ka� b�y�kl�kte bir depremle birbirine giren
>> kurumlar, baz�s� k�smen y�k�k, baz�s�nda ciddi duvar �atlamalar�,
>> neyin ne oldu�u anla��lmaz duruma gelmi�. Ayr�ca her afetin ard�ndan
>> g�r�ld��� gibi, �ok ge�iren, rasgele ko�an ya da oldu�u yerde
>> kalakalm��, ne yapaca��n� bilmez insanlar.
>>
>> Bu toplum manzaras�na t�y diken son sars�nt�n�n binlerce kilometre
>> uzaktan, ta Amerika'dan, iki araba plakas�n�n numaralar�n� bildiren
>> bir telefonla ba�lad���na inanmak i�in insan�n akl�n� ka��rm�� olmas�
>> gerekiyor.
>>
>> �yle bir olaylar zinciri ki, toplumun b�t�n zay�fl�klar�n� ortaya
>> d�kmekle kalmam��, insanlar�n kendilerine, �lkenin adamlar�na ve
>> devletlerine olan g�venini de dibinden sarsm��. �st�ne �stl�k, b�yle
>> bir manzaray� iftiharla seyredip "Ar� kovan�na �omak soktuk" diye
>> �v�nen, ne kadar sayg�n olursa olsun hi�bir zanl�y� cezas�z
>> b�rakmamaya azmeden, televizyonlara ��k�p kendi siyasal dehalar�n�
>> dile getiren s�zde devlet adamlar�.
>>
>> Daha k�t�s�, ne ile ve ni�in su�land�klar�n� bir t�rl� kestiremeyen
>> askerlerin, as�l g�revlerini �z�lerek bir yana b�rakmak pahas�na,
>> b�t�n bu sa�mal�klara yan�t yeti�tirmek i�in ��rp�n��lar�, pek
>> becerikli olmad�klar� bir kar��-propaganda alan�nda ister istemez
>> birtak�m basit hatalar yapmalar�.
>>
>> �z�c� olan �udur: Anlams�z bi�imde ba�lat�l�p s�rd�r�len ve belki de
>> �ok sinsi bir y�pratma, b�lme, birbirine d���rme, g�revlilerdeki
>> �zg�veni y�kma plan�n�n bir par�as� olan b�t�n bu olaylar silsilesi
>> sonras�nda, s�radan insanlar�n "Gelece�i b�ylesine kararm�� bir �lkede
>> ya�anmaz" diyerek �ekip gitmeye kalkmas� ve gidemeyenlerin de
>> �aresizlikten kahrolmaya ba�lamas�d�r.
>>
>> En iyisi, ya�anan� bir uyku karabasan� say�p uyanmak ve hi� de�ilse
>> bundan sonras� i�in ak�llanm�� olmak galiba..."
>
>paranoyak hezeyanlar;->>
Kimin paranoyak oldu�u belli.
"Ay beni �ld�recekler" --��killi B�z�
kimin paranoyak oldugu belli "ay bize psikolojik savas actilar, hemen
firkateynden parmak salliyalim!";->>iskilli-buzuk dingilde
(firkateynde).
>On Jan 3, 1:43�am, Rifat Albayrak <rifatalbay...@cox.net> wrote:
>> On Sat, 2 Jan 2010 00:28:34 -0800 (PST), "Grand Sen~or"
>>
>>
>>
>>
>>
>> <Grandse...@yahoo.com> wrote:
>> >On Jan 2, 9:21 pm, Rifat Albayrak <rifatalbay...@cox.net> wrote:
>> >> bundan sonras� i�in ak�llanm�� olmak galiba..."
>>
>> >paranoyak hezeyanlar;->>
>>
>> Kimin paranoyak oldu�u belli.
>> "Ay beni �ld�recekler" --��killi B�z�k
>
>kimin paranoyak oldugu belli "ay bize psikolojik savas actilar, hemen
>firkateynden parmak salliyalim!";->>iskilli-buzuk dingilde
>(firkateynde).
O anan�z� belleyece�im demektir. Paranoyakl�k ayr�. "Ay bana suikast
yapacaklar" deseydi paranoyakl�k olurdu.
Hadi bakal�m �rt�l� �denek paralar�n� fazla harcamay�n b�yle bo�
laflarla. Beslenme paran�z� keserler sonra bak.
Ulen Kubilay 300 bin kisilik orduyla koskoca Cin'i ele gecirdi be!
Kerkuk nerde Cin nerde;->>