Google Groups no longer supports new Usenet posts or subscriptions. Historical content remains viewable.
Dismiss

ÜLKER AİLESİ HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ

2,942 views
Skip to first unread message

vatandas

unread,
Jan 10, 2009, 5:30:27 AM1/10/09
to
Bugün 4 milyar dolarlık bir servetleri olduğu iddia edilen Ülker ailesi
kimdi ? önce ailenin büyüğünü kısaca tanıyalım:

Adı, İslam'dı...

XX. Yüzyılın başında Kırım'dan Türkiye'ye göç etti. Kırklareli'nin
Karamehmet köyünde Numanzadelerin kızı Şakire'yle evlendi. 1911 yılında
oğlu Âsim dünyaya geldi. İslam Efendi Kırklareli'nde fazla kalamadı;
tekrar Kırım'a döndü. Dönüş nedeni büyük ihtimalle Balkan Savaşları olmalı.

Aşağıda vereceğimiz bilgilerin direkt Ülker ailesiyle bir ilgisi yok.
Ama, Kafkaslar'dan gelen göçmenler hakkında bilgi dağarcığımızı biraz
artıralım...

Klasik, resmî tarihin bize dayattığı bilgiler dışında Kırım göçleriyle
(1792-1860-1864-1891-1902-1910 gibi) ilgili ne biliyorsunuz? Örneğin,
Kırımçakları bilir misiniz?

"On altıncı yüzyılda, Kırımçak mezhebi Kırım'daki en büyük Yahudi
toplumu olarak boy gösterdi. Kırımçaklar, on dördüncü yüzyıl sonları ve
on altıncı yüzyıl başlarına kadar olan dönemde Tatar dilini konuşan,
Rabbinik Yahudilerdi. Lehçeleri, bazı Îbranîce sözcükler de
kullanmalarına karşın, Kırım Tatarcası'nı temel alıyordu (...)
Kırımçaklar birçok Kırım şehrinde - özellikle Bahçesaray, Karasu Bazar
(günümüzdeki adı Belogorsk'tur), EskiKırım, Kaffa, Kerch, Mangup,
Sivastopol, Simferopol, Yalta ve Yevpatoria- yaşamışlardı." (Kevin Alan
Brook, Hazar Yahudileri, 2005, s. 427-428.)

Peki ya, Karayları (Karaimleri) bilir misiniz?

760 yılında Irak'ta Anan ben David tarafından kurulan bu Yahudi mezhebi,
Torah'ın yazılı kurallarına bağlıydı. Talmud gibi benzeri sözlü yasaları
reddediyorlardı. Standart Yahudi takvimini de kullanmıyorlardı.

Daha basit anlatımıyla, Müslümanların nasıl Sünnî ve Alevî mezhepleri
varsa; Yahudilerin de vardı; Karaylar "Sünnî"ydi.

Bu mezhepte başlangıçta sadece İsrail kavminden insanlar vardı; ancak
kısa sürede başka ırklardan insanlar da bu mezhebe girmeye başladılar ve
bu başka ırklardan insanlar giderek çoğunluğu oluşturdular. Bir süre
sonra İsrail kökenliler tamamen yok oldukları gibi, Türklerin
dışındakiler de zamanla azınlığa düştüler. XIX. Yüzyılın sonlarına doğru
mezhep mensuplarının neredeyse tamamını Türkler oluşturmaya başladı.
Dolayısıyla kelime artık bir dini veya mezhebi ifade etmekten çok, bir
Türk kavmini temsil etmeye başladı. Tatarca konuşuyorlardı artık ve
dualarını da Tatarca etmeye başladılar.

"Musevî mezhebini kabul eden Hazar Türkleri "Karay" ismini aldılar.
Karayların en kesif kısmı Kırım Yarımadası'na yerleşmiş olan Türklerdi.
Fakat onlardan başka bilhassa Dağıstan mıntıkasında, Volga ve Don
nehirleri arasındaki Romanlar içerisinde de Musevîlik büyük rağbet
kazandı." (Hilmi Ziya Ülken, Türk Tefekkürü Tarihi, 2004, s. 76.)

"Karaylar, her yerleştikleri yerde Yahudi gibi karşılanırlardı. Ancak
XVIII. yüzyıl sonlarında Kırım, Rusların eline geçince, Rabbanilerle
(Yahudi mezhebi) Karaylar arasında kanun karşısında farklılıklar doğdu.
1795'te Kraliçe Katerina II, Yahudilere uygulanan çift vergiden
Karayları muaf tuta Ayrıca Karayların toprak edinmelerine izin verdi.
Kanun karşısında iki grup arasında eşitsizlik 1827'de daha da artırıldı
ve Kırım Karaylarıyla Kırım Tatarları gibi Çar I. Nikolas'ın koyduğu
zorunlu askerlik kanunundan hariç tutulurken Yahudilere bu hak
verilmedi." (Şalom, 1 mayıs 1985.)

Karay mezhebine mensup olan Türkler zamanla Kırım'dan da ayrıldılar.
Karayların bir kısmı direkt olarak İstanbul'a giderken, diğer bir kısmı
önce Romanya'ya, oradan Edirne'ye ve oradan da İstanbul'a gelip
yerleştiler ve "Karaköy" (eskiden Karayköy'dü) semtine adlarını
verdiler.18[F72F]

Tüccarlıkta başarılıydılar. Hatta Kapalıçarşı'da Karay Sokağı vardır.
Şalom gazetesinin araştırmasına göre, İstanbul'da eskiden bin Karay
ailesi vardı; sayısı son yıllarda azalmıştı.
Babası Mevlevî olan, ünlü yazar Refik Halit Karay gibi bu cemaatin
üyeleri zamanla Türk Müslümanlarla karışmışlardı...

Bu ufacık Kırım hikâyesinden sonra tekrar Ülkerlere dönelim: İslam
Efendi, Kırım'dan Kırklareli'ne geldi. Sonra tekrar Kırım'a döndü.19[F73F]

İslam Efendi'nin neden tekrar Kırım'a döndüğü konusunda ne yazık ki
bilgimiz yok; ancak tarihsel olaylara bakarak tahmin yürütebiliriz.
Elimizdeki tek bilgi, 26 Aralık 1912 tarihinde, Kırım'a bağımsızlık
yolunu açan bir gelişmenin olması. Bu tarihle, Kırım Halk Cumhuriyeti
ilan edildi İslam Efendi'nin Ülkesinin bağımsızlık kazanmasıyla birlikte
topraklarına döndüğünü düşünmemiz güçlü bir ihtimal.

Demek mesele, Bolşeviklik değildi İslam Efendi'nin, sosyalizmle bir alıp
veremediği yoktu.
Kırım 1920'de Bolşeviklerin eline geçti. 1921'de Kırım Muhtar Sovyet
Sosyalist Cumhuriyeti, Sovyet Birliğine katılma karan aldı. Yahudi
Tarihi yazan Yusuf Besalel, sosyalist devrimin ilk yıllarında
Yahudilerin kendi dillerinde eğitim gördüğünü, Stalin döneminde ise
Yahudilere baskıların arttığını yazmaktadır.

Ama bu baskılar, tüm Yahudi cemaatine değil, ağırlığını Yahudilerin
oluşturduğu Stalin'e muhalif olan Troçki liderliğindeki hareketeydi.

Kırımlı İslam Efendi'nin ikinci çocuğu Sabri 1920 yılında Kırım'da
doğdu. Sabri dokuz yaşına geldiğinde İslam Efendi, ikinci kez Türkiye'ye
dönme kararı aldı. Eşi Şakire ve üç oğlu, bir kızıyla (Âsim, Sabri ve
ailenin en küçüğü -ve genç yaşta vefat eden-Hakkı ile Sıdıka) birlikte,
1929'un ağustos ayında İstanbul'a geldi. Neden döndükleri konusunda
bilgi yok. Aile özel ailevî bilgilerini basına vermemekte çok kararlı
olduğu için, İslam Efendi'nin İstanbul'da ne iş yaptığını da bilemiyoruz.

Bildiğimiz, 21 Haziran 1934 tarihinde Soyadı Kanunu çıktığında, İslam
Efendi "Berksan" soyadını aldı. Ancak gelin görün ki, iki oğlu Âsim ve
Sabri nedense, on dokuz yıl sonra, 1953 yılında "Berksan" soyadını
bıraktılar, "Ülker" soyadını aldılar! Ama ilginçtir. Âsim Ülker daha iki
üç yaşında olan iki oğlu A. Selçuk ile Ö. Faruk'un soyadını
değiştirmedi; onlar "Berksan" soyadını devam ettirdiler!..

"Berksan"ın anlamı neydi ? Sözlüklerde yok, bilemiyoruz.

Yalçın Küçük'ün bu konuda bir iddiası var: "berg" Türkçe "berk"
yapılıyor. Aşkenazi Yahudilerinin dili olan Yidiş bir sözcük olarak
Yahudilerde en çok taşınan soyadlarından birisidir; Soğuk Savaş'ta
Sovyet casusu oldukları gerekçesiyle idam edilen Rosenbergleri
hatırlamayan herhalde yoktur; karıkoca Yahudi'ydiler. Sözcük Almanca
kökenlidir, yalnız artık daha çok Yahudilere işaret etmektedir. Aile
belki de bu belirgin işaretten çekinerek, Berk'i bırakıp Ülker soyadını
almıştı. (Tekelistan, 2004, s. 256.)

Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlük'e göre, "Ülker", Boğa burcunda yedi
yıldızdan oluşan takımın adıydı, (s. 1553.)

Tevrat'ın Eyüp babında da geçiyordu.

Öte yandan, bu ailede "soyadı meselesi" çok önemliydi.

Şöyle ki: Sabri Ülker'in kızı Ahsen Hanım'ın ilk eşinden olan oğlu
Ali'nin de soyadı daha sonra mahkeme kararıyla "Ülker" yapılacaktı...

"Dinci" olarak bilinen Ülker kardeşlenil önünü hep "laik" askerî
darbeler açtı:

27 Mayıs 1960. Ülkede döviz sıkıntısı had safhada Ama, askerler, Ülker'e
250 000 dolar döviz tahsis etti ! 12 Eylül 1980. Ülker, yaptığı
ihracatlardan aldığı vergi iadeleriyle büyüdü. Son 28 Şubat "postmodern
laik darbe"de, Ülker önce "yasaklı şirketler" arasında gösterildi. Türk
Silahlı Kuvvetleri (TSK) kantinlerinde Ülker ürünlerinin satılması
yasaklandı. Ama sonra nedense Ülker listeden çıkarıldı. Bu arada, mazlum
gösterilen Ülker'in satışla-rında patlama yaşandı! Listeye girip çıkan
Ülker grubu, TSK Mehmetçik Vakfı'na 500 000 dolar; Türk Silahlı
Kuvvetleri'ni Güçlendirme Vakfı'na 500 000 dolar ve TSK El Ele Vakfı'na
500 000 dolar, yani toplam 1,5 milyon dolarlık bağışta bulundu.

Ülker kardeşlerin en belirgin siyasî özellikleri antikomünist olmaları:
Sabri Ülker kurucusu olduğu "antikomünizmin kaleleri" Aydınlar Ocağı,
İlim Yayma Cemiyeti gibi örgütlere ve Tercüman gazetesi gibi yayın
organlarına para akıtıyordu. Elinin sıkı olmasıyla biliniyordu, ama bu
konularda nedense çok cömertti.

Bu bölüme son noktayı koymadan önce Ülker Grubu İstişare Konseyi
üyelerinin isimlerini vermek istiyorum:

- Yahudilerin Osmanlı'ya gelişlerinin 500. yılında kurulan "500. Yıl
Vakfı" kurucusu, Turizm ve Tanıtma eski bakanlarından CHP İzmir
milletvekili Alev Coşkun.

- Yahudi cemaati eski başkanı, Akmerkez'in ortaklarından Rifat Hassan.

- Bu kitapta bahsi geçen Rona Yırcalı.

- 27 Mayıs Anayasası'nın "teorisyeni" Prof. Hüseyin Nail Kubalı'nın
Talaş Amerikan Koleji mezunu20[F74F] oğlu, Danimarka fahrî konsolosu Ali
Nail Kubalı.

- 12 Eylül'ün Dışişleri bakanı, Emekli Büyükelçi İlter Türkmen.

- Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde başdanışmanlığını yapan Emekli
Korgeneral Turhan Özer.

- ANAP'lı, Adalet ve Millî Savunma eski bakanlarından Oltan Sungurlu...

Bu kitap çalışmasını sonlandırdığım günlerde, Ülker Grubu, Boyner
ailesi'yle ortak iş merkezi kurma projesine girmişlerdi...

(Yukarıda alıntıladığımız bölümler Soner Yalçın'ın Efendi-2, Beyaz
Müslümanların Büyük Sırrı Adlı Kitaptan aktarılmıştır. Kendi Yorumumuz
yoktur.)

okeyci

unread,
Jan 10, 2009, 8:12:32 AM1/10/09
to
vatandas schrieb:

Simdi bu bi cesit bi eti bisküvileri adina gizli propaganda oluyor
sekerim. Haksiz rekabete girer bu, töbesi bile affolunmaz :-)

Gidin pazar kavganizi baska yerde yapin canim, aaaaa. Ha, biz ML'lere
bakmayin siz; biz hem ülker'i hem Eti'yi hem de digerlerini halk adina
kamulastirir gecer gideriz diger islerimizi yapmaya :-)

vatandas

unread,
Jan 12, 2009, 3:51:46 AM1/12/09
to

Eti'nin sahibi kim?


> Gidin pazar kavganizi baska yerde yapin canim, aaaaa. Ha, biz ML'lere
> bakmayin siz; biz hem ülker'i hem Eti'yi hem de digerlerini halk adina
> kamulastirir gecer gideriz diger islerimizi yapmaya :-)

Sen uyuyorsun hala.

okeyci

unread,
Jan 13, 2009, 5:47:43 PM1/13/09
to
vatandas schrieb:

Bilmem. Ilgilenmiyorum.

>> Gidin pazar kavganizi baska yerde yapin canim, aaaaa. Ha, biz ML'lere
>> bakmayin siz; biz hem ülker'i hem Eti'yi hem de digerlerini halk adina
>> kamulastirir gecer gideriz diger islerimizi yapmaya :-)
>
> Sen uyuyorsun hala.

Bildigin bisey varsa annat, dinlerim yani.

vatandas

unread,
Jan 14, 2009, 6:27:48 AM1/14/09
to

O zaman ötmeyeceksin kıcı acikta kalmis bulbuller gibi.


>>> Gidin pazar kavganizi baska yerde yapin canim, aaaaa. Ha, biz ML'lere
>>> bakmayin siz; biz hem ülker'i hem Eti'yi hem de digerlerini halk
>>> adina kamulastirir gecer gideriz diger islerimizi yapmaya :-)
>>
>> Sen uyuyorsun hala.
>
> Bildigin bisey varsa annat, dinlerim yani.

Anlatiyorum ama senin anlayabildiginden daha fazlasini analtabilmem
mumkun degil tabi :-)

okeyci

unread,
Jan 14, 2009, 7:52:57 AM1/14/09
to

Ibnenin tekisin -)

vatandas

unread,
Jan 15, 2009, 3:54:33 AM1/15/09
to

Fettosculuk yapiyorsun, Vakit yazarlari agziyla tikkat et hehe :)

0 new messages