Moris Levi'nin bugünkü yazısı

2 views
Skip to first unread message

Yusuf Azurlay

unread,
Mar 17, 2023, 4:34:37 AM3/17/23
to Yusuf Azurlay
Günaydın dostlar, Moris Levi'nin her Cuma Facebook'ta paylaştığı yazıları okumak iyi alışkanlıklarımdan biri. Beğeneceğinizi varsayarak iyi bir haftasonu dilerim.
Yusuf Azurlay

Mahatma (Yüce Ruh) Gandi oluşturduğu İngilizlere karşı pasif direniş örgütü ile konuşmalar yapmak için ülkeyi gezer bir yandan da çalışmalarını yürütebilmek için bağış toplardı. Yine bir gün Hindistan'ın doğusunda konuşma yaptıktan sonra izleyiciler görevlilere bağış vermeye başladılar. İşte o anda çok yaşlı iki büklüm bir kadın Gandi ile konuşmak istediğini belirtti. Kadının çok yoksul olduğu kıyafetinden anlaşılıyordu. Görevliler onu engellemeye çalıştılar ama Gandi kadını fark etti ve yerinden kalkarak kadının yanına gitti ona elini uzattı. Kadın hiç bir şey söylemeden Gandi'nin eline küçücük bir torba tutuşturdu ve arkasını dönüp uzaklaştı.
Gandi torbayı açtı ve içinde para buldu. Kadın pek az bir para vermişti. Bir süre dalgın dalgın avucunun içeresindeki bakır meteliklere baktı. O anda yanına gelen örgüte para toplamakla görevli olan kişi Gandi'ye parayı ona vermesini söylediğinde Gandi "yok vermem" anlamında başını salladı. Görevli Gandi^ye gülerek şunu söyledi;
- Mahatma, bugüne kadar ben senin için binlerce rupi değerinde bağışlar topladım ve sakladım. Bu birkaç metelik için bana güvenmiyor musun
Gandi, ciddi bir sesle cevap verdi;
- Şu birkaç metelik, toplanan binlerce rupiden daha değerli. Çok büyük bir serveti olan bir insanın verdiği çok sıfırlı bir çek, verenin servetine oranla hiç bir şey olabilir. Ama görmedin mi? Yaşlı kadının üzerine giyebileceği doğru dürüst bir giysisi yoktu. Belli ki karnını doyurmak her gün onun için acı verici bir uğraş. Yine de bize biriktirdiği bu metelikleri verdi. Bu azıcık para bize bugüne kadar verilmiş olan en büyük bağış, daha da ilerisi bu parayı almakla ben çok büyük bir sorumluluğu üstlendim, bu yüzden bu metelikleri saklamak istiyorum.
-------------------
Bağış vermenin servet ya da gelirle ilgisi yok. Herkesin yapabileceği şeyler var. Yerine göre zaman ayırıp dinlemek, ilgilenmek bile bağıştır. Bağış ile ilgili matematik işlemler de bağışı veren için “toplama-çıkarma" değil, daha fazla "orantılar" dır.
İbn Meymun (Rabbi Moşe ben Maimon) bağış vermeyi 8 basamaklı bir merdivene benzetir. Bu merdivenin en alt basamağı gönülsüzce ve herkese göstererek bağış vermektir. En üst 8. basamaktaki kişi ise bağış veren herkesten gizli ve kime ne için verdiğini öğrenmeye bile çalışmadan verebilen kişidir.
"Bağış" kelimesinin kökeni olan İbranice Tsedaka kelimesi, hernekadar dilimize "Sadaka" kelimesi olarak geçmişse de aynı zamanda "Adalet" demektir. Yani bağış yapan aslında toplumda var olmayan adaleti tesis etmektedir de. Yine aynı kökten gelen "Tzadik" kelimesi de adil, dürüst, günahsız ve bilge insan demektir. Yani insan bu mertebeye ancak kendisinin olanı, huzursuz olmadan ve kimseye göstermeden tanımaya çalışmadığı ihtiyaçlı ile paylaşabilirse ulaşabilir.
Son olarak da 2. Dünya Savaşının kurbanlarından Anne Frank'ın anılarında bir söz vardır onu paylaşayım;
“Bugüne kadar hiç kimse vermekten fakir olmadı.” demiş Anne Frank

Moris Levi 17.03.2023
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages