Bu tek yanlı haberler bir yana ABD'li hukukçular ve Türk tarihçiler Osmanlı korsanları ile ABD arasındaki münasebetleri farklı bir açıdan yorumluyor. 2006 yılında Bilim ve Ütopya Dergisi'nin tarihçi yazarları olayı bütün belgeleriyle ve gerçek hikayesiyle gün yüzüne çıkardı. Somalili korsanların Türkiye'yi mağdur ettiği şu günlerde, Türk korsanların ABD'yi nasıl perişan ettiğini bir kez daha hatırlamak ilginç olsa gerek...
Korsanlar 11 gemiye el koydu
Avrupa'ya göre mutevazi de olsa, yeni bir denizci devlet olmayı arzulayan ABD, 18. yüzyılın sonlarına doğru denizlerde boy göstermeye başlar. 1783 yılında ABD bandıralı askeri gemiler ilk kez uluslararası sulara açılır. 25 Temmuz 1785'te, Atlantik'te Cadiz açıklarında, ABD bandıralı ilk gemi Cezayir açıklarında bulunan Osmanlı korsanlarınca ele geçirilir. Bu gemi, Boston limanına bağlı, Kaptan Isaac Stevens'in idaresindeki Maria'dır. Daha sonra Philadelphia Limanına bağlı, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de Osmanlılarca yakalanır. 1793 Ekim ve Kasım aylarında tam 11 ABD gemisi bu şekilde Osmanlı korsanlarınca kaçırılır ve ünlü Osmanlı denizcisi Barbaros Hayrettin'in adıyla özdeşleşmiş Fas'a getirilir. Osmanlı korsanları ile başa çıkamayan ABD hükümeti çareyi anlaşma yapmakta bulur.
ABD bu anlaşmayı hiç unutmadı
Amerikan Kongresi, 27 Mart 1794 tarihinde, Osmanlı denizcilerine karşı koyacak güçte savaş gemileri inşa edilmesi veya satın alınması için, Başkan George Washington'a 700 bin altına yakın harcama yetkisi tanır. Ancak askeri gemiler inşa edene kadar deniz ticaretinde aldıkları darbenin maliyetinin bir hayli yükseleceğini düşünen George Washington, 5 Eylül 1795'te Osmanlı korsanları ile anlaşma yapmayı kabul ettiğini açıklar. Anlaşmaya göre ABD, Cezayir'deki esirlerin iadesi ve gerek Atlantik'te, gerekse Akdeniz'de ABD sancağı taşıyan hiçbir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642 bin altın ve yılda 12 bin Osmanlı altını (yaklaşım 216 bin dolar) ödeyecektir. Dili Osmanlıca olan ve 22 maddeden oluşan anlaşma, ABD'nin tarihinde yabancı bir dille imzalanan tek anlaşmadır. Aynı zamanda yabancı bir devlete vergi ödemeyi kabul eden tek Amerikan belgesidir.
Osmanlı korsanları ile yapılan anlaşma ABD tarihinde çok önemli bir vaka kabul edildiğinden dolayı bugün Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde anlaşma metni derslerde inceleniyor.
OSMANLI KORSANI HASAN DAYI WASHİNGTON'U DİZE GETİRDİ
Gegorge Washington, anlaşma imzalamak için dönemin padişahı 3. Selim'e elçi gönderdi. Padişah ABD elçisine, hiç adını duymadığı bu yeni devletin liderinin kendisine denk olamayacağını belirtip Washington'ın ancak bir Osmanlı vilayetine denk olabileceğini dolayısıyla anlaşmaya imzayı Cezayir Beylerbeyi'nin atacağını söyler. Akdeniz'de zamanla büyük bir güç haline gelen Türk deizcilerinin reislerine 'Cezayir Dayısı' denildiğinde ABD ile yapılan anlaşmanın altında Cezayir Beylerbeyi Hasan Dayı ile ABD Başkanı George Washington'ın imzaları yer alıyor.
ANLAŞMANIN ORJİNAL İLK 3 MADDESİ
Bismillahirahmanirrahim
1. Fasıl
İbtida ki faslın kavi u kararı oldur ki işbu 1210 senesinde hala Merikan Ceziresi Eyaletlerine mutasarrıf dostumuz Cor-co Vaşinto (George Washington) her biri zebtinam Merika hakimi ile ocağımız Mahruse-i Cezair-i Garbta sahib-i devlet olan saadetlü Hasan Paşa (Cezayir Dayısı Hasan Paşa) -yesserellahü ma ye-zid vema yeşa- Hazretlerinin rey ve as-ker-i mansure Ağası ve kul kethüdası ve sair erbab-ı divan ve cümle asakir-i mansure ve canibinin reayaları ittifakıyla bu sulh ve selahımız ve metin ve muhkem olub sabit olmuştur. Ba'del yevm sulhü-müze muhalif ve mugayir ve fasid idicek bir söz kalmamış.
2. Fasıl
İkinci faslın kavi u kararı oldur ki Merikan hakimi dostumuzun gemileri gerek büyük ve gerek küçük ve kezalik anların hükmünde olan reayasının gemileri mahruse-i Cezayir iskelesi veyahut taht hükmünde olan iskelelere varurlar ise adet-i kadim üzere rızklarından ötürü sattıklarında sair İngiliz ve Felemenk sevid bazerkanlarının vire geldüği ve anlara akdo-lunan gümriği 100 guruşta beş guruş gümrük alına. Ziyade taleb olunmaya. Ve bir dahi budur ki satılmayan rızkların yine gemiye koyup götürmek murad ettiklerinde bir kimesne anlardan bir şey talep itmeye. Ve mezkur iskelelerde bir kimesne anları incidüb alıkomalayalar.
3. Fasıl
Üçüncü faslın kavi u karan oldur ki Merikan hakimi dostumuzun gerek korsan ve gerek bazargan ve gerek Ceza-ir'in korsan ve bazargan gemileri ruy-i deryada birbirlerine rastgelüb buluştuklarında aramaktan ve birbirlerin incitmekten beri olup rivayet ve hürmet ile birbirlerinden yollarına gitmeden bir kimesneye mani olmaya. Ve biri dahi budur ki içlerinde herkangı cins olursa olsun yolcu oldukta rızkları ve malları ve eşyalarıyla her ne canibe giderler ise birbirin incidüb bir şeylerin almaya ve bir yere götürmeyeler ve eğtendürmeyeler ve hiçbir vecihle birbirlerine zarar-u ziyan itmeyeler.
Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.