1. AĞIRŞAK:İğ denilen aleti alt tarafına dönmesini kolaylaştırmak için
takılan ortası delik tahta.
2. AĞIZBAĞI: Çuvalların ağzını bağlamaya yarayan ip.
3. AHRAZ:Anlamakta güçlük çeken
4. ALAÇIK: Yanları açık üstü örtülü kulübe.
5. ALLASEN:Karşısındakine bir şey için ısrar etme
6. ALAMAT VERME:Israr karşısında direnmede söylenen söz
7. AN: Sınır
8. ANNAH:Şaşkınlık belirtir.
9. ANNAT:arabaya sap yüklemede kullanılan üç parmaklı ağaçtan yapılmış
diren.
10. ANITMAK: Sağına soluna bakarak yürümek
11. APILAMAK: Emeklemek.
12. APUCAK: Tarlayı ölçmede kullanılan elle çevrilerek kullanılan 2 m.
üçgen tahta
13. ASTAR: Üzeri kamışla kapanmış tavan.
14. AYAKCAK: Üzerine tahta koyarak kullanılan dört ayaklı sergen
15. BAĞIRCAK: Koyunu uyku sırasında çobanın ayağına bağladığı kalın ip
16. BAĞMAT: Bağ bekçisi
17. BEKAR: Harmanda çalıştırılan işçi.
18. BIÇKI: Ot biçmede kullanılan ay biçiminde bıçak,orak
19. BİDİGİCİK:Azıcık
20. BOBAÇÇA:Papatya
21. BORDA KAPI: Köy evlerinde arabaların girmesi için yapılmış iki
kanatlı büyük kapı
22. BÖN:İnsanlara yakın olmayan,soğuk
23. BULAMA:Yoğurtla sütün karıştırılarak kaynatılmasından elde edilen
tatlı
24. BUMBAR: Büyük baş hayvanların bağırsaklarına bulgur doldurarak
yapılan yemek
25. BÜNELEK: İneklerin sıcak havalarda sineklerden kaçması
26. CANBAZ: Hayvan ticareti yapan kimse
27. CEDDÜKE: Çeşit
28. CIBARTMAK:Dövmek
29. CILK: Bozuk yumurta
30. CİBİR CİBİR:Büyük yara
31. ÇAPUT PALA: yün veya çaput eskilerinin içinden ip şekline
getirilerek dokunan kilim
32. ÇAR: Tülbent
33. ÇEÇ: Samandan ayrılmış tahıl yığını
34. ÇEKKEL :Pullukların çamurlarını kazımada kullanılan ucu keskin
alet
35. ÇENEL: çatının kenarı
36. ÇENTİK: bir eşyanın tanınması için kenarını bıçakla kesmek
37. ÇEPİŞ: dişi keçi
38. ÇEVRE: Boyuna bağlanan ince büyük mendil
39. ÇIKILAMAK: Nevaleyi bir beze sararak işe gitme
40. ÇIMKI: Hayvanları otlatırken kullanılan ince uzun sopa
41. ÇIRPI: Ağaç dallarından yakmak için kesilen ince çubuk
42. ÇIRPILAMA:Ağaçların küçük ince dallardan arındırılması
43. ÇİLBİR: Yağda pişirilmiş yumurtayı yoğurtla karıştırılarak yapılan
yiyecek
44. ÇİMTMEK:Bir kişinin bir yerini bükmek
45. ÇONE:Çobanın yardımcısı
46. DAHLEMEK:Birini hatalarından veya inadından dolayı
uyarmak,paylamak.
47. DANİKAVAK:Boyu uzun ,aklı kısa olan
48. DEĞİŞİCİ:Merkeple köy köy dolaşıp yün yumurta eski naylon
karşılığı yiyecek ve eşya değiştirerek satış yapan
49. DELİK: Köy evlerinde küçük pencere
50. DERECE:Tarlalardaki sapları harmana getirmek için ağaçlardan
yapılmış köşeleri direkli araba
51. DIĞA:Haşarı çocuk
52. DIZIKMAK:Hızlı koşmak
53. DOBİŞ:Kısa boylu şişmanca
54. DOK: Kalın yünlü kumaş
55. DOLLUK:Ambar
56. DONYAĞ:Bitkisel yağlar
57. DÜBÜR:Vücudun herhangi bir yerinin hastalık nedeniyle şişmesi
58. DÜRGE: Yufka yapmak için açılmış hamur
59. DÜRÜ: Düğünden sonra damadın yakınlarına götürdüğü hediyeler
60. ECİNİ CÜCÜNÜ ÖĞRENMEK:Bir konuda kapsamlı araştırma yapmak.
61. EĞİŞMEK:Eğilmek
62. EKMEK KATIĞI YAPMAK:Herhangi bir yiyeceği ekmekle birlikte yemek
63. ELCİK: Tırpanın ucunda tutulacak U şeklinde sap
64. ELİNİ KOYNUNA KOYMAK: Evlendirmek
65. ELLİK: Eldiven
66. ENİ KONU:Etraflıca,teferruatlı
67. ESİRAN: Ekmek hamuru kesmede kullanılan ucu sivri metal alet
68. EZA: Kibritin ateş çıkaran kahverengi yeri
69. FITA: Kadınların hamama girerken bağladığı desenli örtü
70. FİNİ: Küçük ev köpeği
71. GAGİ:Kız çocuklarının yanlış davranışlarında onlara yakıştırmak
söylenen söz
72. GALYA KUYUSU:Cehennem
73. GART:Yaşlı
74. GARTLAÇ:Kalın yufka
75. GASARI KIRILMAK:Onuru kırılmak
76. GAVİ: Sıkı, sağlam
77. GAYRAK:Bıçak tırpan gibi kesici aletleri bilemeye yarayan taş
78. GAZBAZ:Önlük
79. GELEME:Nadas olan tarlada biten ot.
80. GEVİNMEK:Koyunların dişleriyle kaşınması
81. GIDIM GIDIM:Bir şeyi azar azar vermek veya almak.
82. GIRNATA:Zurna
83. GIRTLIK: Koyun yününü kesmeye yarayan makas
84. GIYGAÇ:Kapıyı az aralı bırakmak
85. GİRE:Pazar,kapalı gün
86. GİRERTESİ:Pazartesi,açık gün
87. GONURSU:Alışılmamış koku
88. GÖBÜT:Karnı büyük olan
89. GÖCE DOLMASI:İnce bulgurla kalın bulgurun karıştırılarak yapılan
yemek
90. GÖLERTMEK:Yenmek
91. GÖLLE:Buğday tanelerinin yıkanıp pişirilmesi şeker katılarak
yenmesi
92. GÖYNEK:Eskiden erkeklerin iç çamaşırı yerine giydikleri kalın
beyaz uzunca dikilmiş giysi
93. GÖZEMEK:Çorapların veya fanilaların eskiyen yerlerini yeniden
örmek
94. GÖZER:Arpa buğday vb. tahılları yabancı maddelerden ayıklamak için
elem yapan geniş gözlü kalbur
95. GULÜ:Hindi
96. GUVANMAK:Sevinmek.
97. GÜBBÜR GÜBBÜR: İri yapılı sağlam kişi
98. GÜVEYİ KALDIRMAK: Düğünden bir gün sonra damat ve ailesini en
yakınlarının sırayla yemeğe davet etmesi
99. GÜVEM:Yaz aylarında çıkan hayvanların kanını emerek beslenen büyük
sinek
100. HACET:Ödünç alınan
101. HANGIRDA:Nerede
102. HANTIR HANTIR:İştahla yemek yiyen
103. HARÇ EVİ:Kiler
104. HARÇ GÖRMEK:Alışveriş yapmak
105. HARILDAMAK:Sobanın aniden yanması
106. HASİDE.Nişastadan yapılan tatlı
107. HATIL:Büyükbaş hayvan yemliği
108. HAVIR HAVIR: Çok sıcak
109. HAYAT: Bahçe, avlu
110. HAYTA:Çok gezen
111. HELİK:Yapıda kullanılan küçük taşlar
112. HELİME:Sütten ayrılmış fakat pişirilmemiş yağ
113. HELKE: Kova
114. HERENİ:Kazanın küçüğü kap
115. HEYBE ATMAK:Kandırmak
116. HIRATASIZ:Kimseye minnet etmeyen
117. HOL:Tavukları yumurtlamaya alıştırmak için kümese konulan yumurta
118. HOLLUK:Tavukların yumurtlaması için yapılan yer
119. İDARE:Ahır veya ağılları aydınlatmada kullanılan gazyağı ile
ışıtan küçük lamba
120. İĞ: Yünü ip haline getirmede kullanılan iki ucu sivri ortası
şişkince tahta
121. İLEN(e uzatılarak okunur):Leğen
122. İMİK:Boğaz
123. İPİNİ EĞİRİP İĞİNİ ASMAK: yaşlanıp iş yapamaz olmak
124. İZİNİN ÜSTÜNE GELMEK:gidip hemen geri dönmek
125. KABA:ineklerin kurumuş dışkıları
126. KABALAMA:Ayrıntıya girmeden
127. KAK KURUSU: Elma armut kurusu
128. KANIRMAK: Çiviyi sökmek için geriye doğru sökmek
129. KARGABEYNİ:Bağ tatlısı ile yoğurdun karıştırılmasında yapılan
tatlı yiyecek
130. KAŞ:avluları sınırlandırmak için taş veya tuğladan yapılmış duvar
131. KAVURGA:Mısır patlağı
132. KELETE:dokunmuş çuval
133. KEMÇİK:Az yiyen
134. KEMRE:Hayvan gübresinin sıkıştırılarak kare biçiminde kesilerek
kurutulan yakacak
135. KERPİŞLE: Kerpiç yapmak için kazılan topraklık
136. KES: İri saman
137. KEŞİR: Havuç
138. KETEN DİKENİ: Top halinde olan bir diken çeşidi
139. KILALAMAK:Baş örtüsünü iyi bağlamak
140. KIRMA:Arpanın ezilmiş hali
141. KİKİRDEMEK:Gülmek
142. KOMPİL:patates
143. KOMPİL PİDESİ:Patatesi doğrayarak içine konulup pişirilen bazlama
ekmeği.
144. KOPSA: Uzun süre ekilmemiş,ot bürümüş tarla
145. KÖN: toz ve tane halindeki hayvan gübresi
146. KÖSMEK:Yormak
147. KÖSTEK KESMEK:yeni yürümeye başlayan çocuğu mezarlıkta yürüterek
arkasından su dökmek
148. KÖSTEK:hayvanların iki ayağını bağlamak
149. KÖSTÜ:Köstebek
150. KÖSTÜRMEK:Kısa süreli yan gelip uyumak
151. KULLAP:Kapı kilidi
152. KÜMPET: Tuğla veya kerpiçle örülerek yapılmış kuzine biçimindeki
soba
153. KÜSKÜ:Ekşimik veya peyniri torbalara sıkıştırmak için kullanılan
kalınca sopa
154. KÜŞTERELEMEK:Ağacı törpüleme
155. LAPŞIŞTI:Sözünü bilmeyen,hantal yapılı kişi
156. LİBA:Sonbaharda sabahları yere düşen çiğ
157. LÖŞ:Çok ağır gövdeli
158. MADİK ATMAK:aldatmak
159. MALAMA:Taneli samanı toplamada kullanılan tahta sıyırgı
160. MATAKÜLLE OKUMAK:hatasını kapatmak için sözleri başka yöne
çevirme
161. MATÇALI: Kız çocukları için kötü anlamında
162. MAYHAR:Kadınların üst ve alt giysilerini erkeklere karşı saklamak
amacıyla üzerlerine giydikleri
uzun elbise
163. MAYIS: Hayvan gübresinin ıslatılmışı
164. MAZAMORT: beğenilmeyen
165. MESMOSUZ:lüzumsuz davranışları olan
166. MUZUR:Yaramaz
167. MÜDARA:Kimseden yardım beklemeden işini görmek
168. NAMLI: Birkaç destenin bir araya getirilerek yapılan sap yığını
169. NARGINA ERMEK:Bir eşyayı kırmak,dağıtmak.
170. OBAH:Beklenmeyen bir durum karşısındaki şaşkınlık ifadesi
171. ONATÇA:Düzgün iş yapmak
172. ORAK: harman zamanı
173. OŞURTMAK:abartmak
174. ÖLLÜNKÖRÜ:Kızgınlık sonu söylenen söz
175. ÖRTME:iki odanın arasında kalan salon tipinde yer
176. ÖSSET:Hemen
177. PAPARA:Ekmek kırıntılarından yapılan yemek.
178. PARPILAMAK:azarlamak
179. PAT: Harman İşçilerin yatması için ahır içinde yapılmış yüksek
yer
180. PİŞİRGEÇ:Yufka pişirirken çevirmede kullanılan ucu yası uzun sopa
181. SAFTİRİK:Saf kişi
182. SAĞAN:tabak
183. SALTAN:Kendi başına, ayağına takılanın olmaması
184. SALTA DURMAK:Emir altında rahat hareket ettirmemek.
185. SANTIR:Duymayan, sağır
186. SAPLA SUYU (deyim)onulmaz hastalık sonu ölüm olan
187. SAPLAĞA: Su almak için kullanılan yuvarlak uzun saplı tas
188. SAPLICAN:Üşütme sonucu karın ağrısı oluşması
189. SAPMA:Mezarlarda ölünün konduğu yer
190. SARKA: Düğün veya nişanlarda kadınların üstüne giydiği işlemeli
yöresel giysi
191. SAYACAK:ekmek pişirirken tepsileri üstüne koymaya yarayan 3
ayaklı demir
192. SEÇİMLE: Kuzuları emzirdikten sonra koyunlardan ayırmada
kullanılan bölünmüş yer
193. SEKİ:Köy evlerinin önünde yazın oturmak veya ayakkabıları koymak
için üstü kapalı önü açık
yüksek yer
194. SELEK:Eli açık
195. SELERE VERMEK:Çok yorulmak
196. SEN SEN BEN BEN:Söylenilen her lafa karışan
197. SERGEN: Mutfaklarda hayvanlardan yiyecekleri korumak için tavana
asılmış geniş tahta
198. SEVAYİ:sarkanın altına giyilen şalvar
199. SEYİRTMEK:Koşmak
200. SEYSENA:Gelin eşyası
201. SINDIRGIYI SEĞİRTMEK:Sürekli gezmek
202. SIRACALI : Kız çocukları için kötü anlamında
203. SIYIRGI:Samanı ileri götürmek için kullanılan tahta parçası
204. SİKKE:Hayvanları zincir veya iple bağlayarak yere çakılan kalın
demir
205. SOFRAALTI: Yer sofrasında sini tepsi altına serilen örtü
206. SOĞUK GEÇİĞİ:Üşütme sonucu hastalanma
207. SOLAK:Pancar sulamada kullanılan motor
208. SOMUN:fırında pişirilmiş yuvarlak ve kalın ekmek
209. SONUSUZ:Yüzü gülmeyen,asık suratlı kişi
210. SOYKA:İş yapmaz kişi
211. SÜNDÜRME: Kuş avlamak için çatallı atkıç
212. SÜREK:Hayvanların uzun süreli kıra çıkması
213. SÜRGÜÇ:bulaşıkları yıkamak için kullanılan bez parçası
214. SÜTLÜK:Eskiden buzdolabı yokken süt ve süt ürünlerini korumak
için bahçede yapılan yüksek
yer
215. SÜVARİLİK:Erkek pantolonlarının eskiyen yerlerine büyük yama
yapılması
216. ŞAPIRDAK:Herkese yalakalaşan
217. ŞARAPHANE:üzümden pekmez yapmak için hazırlanmış yer
218. ŞIRLAK: Yağdanlık
219. ŞİNİK: Buğday ölçmeye yarayan yaklaşık 15-16kg tahıl alan ölçü
aleti
220. ŞİŞEK:1 yaşındaki dişi kuzu
221. TAPINDIRIK: Kuyudan su çekmek için ipi çekerken makara görevi
gören çatal ağaç
222. TARA: Nacak
223. TARKTURK:Beğenilmeyecek derecede
224. TAV:Tarlaların yağmur sonucu ekilecek duruma gelmesi.
225. TELDOLAP:yiyecekleri saklamak için kapakları ince telli çekmeceli
mutfak dolabı
226. TELEK. Tavuk hindi tüyü
227. TELİS: Seyrek dokunmuş büyük çuval
228. TEMEK: Samanın koyulması için yapılmış küçük pencere
229. TENTİRİS: Çok düzenli
230. TERKİ atların koşumu
231. TEVZİR:laf getirip götüren
232. TEZEKLİK:Hayvan gübrelerinin kışın yakmak için kurutulup
depolandığı yer
233. TINAZ:Taneli samanı toplama
234. TIRKAZLAMAK:kapıyı arkasından kilitlemek
235. TOKLU:Bir yaşındaki dişi kuzu
236. TOSBAĞA:kaplumbağa
237. TURLUK:hayvan yemlerinin depolandığı
238. TUZLAĞA:büyük baş hayvanların tuz ihtiyacını gidermek için ağıl
veya ahırların önlerine konan
büyük düz taşlar
239. TÜNEK:Tavuk,hindi gibi hayvanların gece üzerinde barındıkları
ağaç
240. ULUK:Yavaş iş yapan
241. UNMAK:zıplamak
242. UNUNU ELEYİP ELEĞİNİ ASMAK: işin kendisinden geçmesi
243. USTURUPLU:Düzgün ,istenildiği gibi
244. ÜNNEMEK:Uzaktaki bir kişiye seslenmek
245. ÜSTÜNKÖRÜ:Gelişi güzel,alelade
246. UZESAN:Sağ salim
247. VALA:Yemin etme (vallahi billahi)
248. VALE: çaput kırpıntısı
249. VANGIRGAMAK: Çok konuşmak
250. VEDDETİNE: kendi bildiğine hareket etme
251. VESAİT: Vasıta,araç
252. YABANLIK:Şehirde,düğün veya bayramda giyilen yeni elbise
253. YATIK: tahta su kabı
254. YAYMAK: Hayvanları otlatmak
255. YAYVAN: ağzı geniş tabak
256. YEDEK: koyunların boynuna takılan çan
257. YELİKMEK: Çok şımarmak
258. YENGE: gelin veya damadın sağdıcı
259. YOZ:İki yaşındaki koyun
260. YUMAK: ekmek pişirmek için yuvarlanmış hamur
261. YÜKLÜK yatak yorgan gibi eşyaların konulması için yapılmış özel
bölme
262. ZABIN: parasız
263. ZALLANZORT:Dağınık iş yapmaz kişi
264. ZERZEVAT:Çeşit
265. ZEVLE:öküzleri arabaya koşmak için boyunlarına takılan uzun demir
266. ZEVZEK: her işe karışan
267. ZIĞDALAMAK:Çok üşümek
268. ZILGIDI YEMEK:Yaptığı yanlıştan sonra cezalanacağını
söylemek,korkmak.
269. ZINGILDAMAK: Sallanmak
270. ZINGIRDAMAK: Çocukların ağlaması
271. ZIPPIR: büyük olmasına karşın olgun davranışlarda bulunmayan
272. ZIR:Sadece
273. ZIRNIK VERMEMEK: Hiçbir şey vermemek
274. ZITKI SIYRILMAK: Başkasından soğumak
275. ZİVTİNMEK: Söylemek istediği bir şeyi çekinerek söylemeye çalışma
davranışı.
276. ZOTTİRİK:Dağınık,işe yaramayan kimse
277. ZULA:Gizli
278.