SİVRİHİSARDA YETİŞEN BÜYÜKLER

745 views
Skip to first unread message

gunay...@gmail.com

unread,
Feb 22, 2008, 3:33:38 AM2/22/08
to sivrihisar
SİVRİHİSARDA YETİŞEN BÜYÜKLER


YUNUS EMRE


Yunus Emre, özbe öz Sivrihisarlı bir Türkmendir. Tahsilini Selçuk
Medresesi'nde tamamlamıştır. Taptuk Emrenin yanında ilmini ve feyzini
doruğa çıkarmıştır. Yunus Emre Sivrihisar'da bir külliye kurmuştur. Bu
külliye eskiden hapishane olarak kullanılan yerde idi. Şimdi Hükümet
Konağı'dır. Eskiden Sivrihisar'a bağlı olan Sarıköy'de çiftçilik
yapmış pirinç ekip kaldırmıştır. Sivrihisar'daki Ahi teşkilatında
görev yapmıştır. Şeyh Baba Yusuf 5,5 asır önce yazdığı Mahbub-ul
Mahbup adlı eserinde Yunus Emre'nin Sivrihisar'da doğup büyüdüğünü
belgelemiştir. Yunus Emre Müzesindeki belgeler, 19. göbek soyu ve
türbedarı olan Kamil Yakan hoca tarafından Prof. Gölpınarlı'ya 1948
yılında Sivrihisar'da verilmiştir.
Gönüller sultanı, sevgi ve hoşgörü aşığı yunus emre, xııı. Yüzyılda
yaşamış bir türkmen dervişidir. Anadolu'da birliğin bozulduğu, moğol
ordularının yakıp yıktığı, insanların umutsuzluğa kapıldığı bir
dönemde, şiirleriyle bir sevgi seli oluşturmuş, insanlara manevi
huzuru, sevgi ve hoşgörü gibi islam'ın özündeki değerleri anlatmıştır.
13. Ve 14. Yüzyıllar Anadolu'nun büyük siyasal çalkantılar geçirdiği
dönemlerdir. Bu dönemde Ahmet yesevi ile başlayan Türk tasavvuf
hareketi, aynı dönemde ve aynı bölgede yaşayan mevlana ve yunus emre
ile doruk noktasına ulaşmıştır.


AZİZ MAHMUD HÜDAYİ HZ.

Aziz Mahmud Hüdayi miladi 1543 yılında Sivrihisar'da doğdu. Babası
alim ve fazıl birisi olan Mahmud oğlu Fazullah'tır. Tahsilini
Sivrihisar'da yaparak icazet almış. Kadı Nazırzade'nin mahiyetinde
çalıştıktan sonra Bursa Kadılığı yapmıştır. Dört yıl Bursa kadılığı
yaptıktan sonra gördüğü rüyanın tesiri altında kalarak kadılığı
bırakıp Şeyh Üftade Hazretlerine intisap etti. Üç yıl sonra
Sivrihisar'a gelerek bir müddet kaldı. Bu zaman zarfında Aziz Mahmud
Hüdayi külliyesini kurup cami, imaret ve kütüphane tesis etmiştir.
Aziz Mahmud Hüdayi manevi bir işaret alarak ailesi ile birlikte
İstanbul´da Üsküdar'a yerleşti. Fatih Camii'nde vaizlik, müfessirlik
ve muhaddislik yaptı. Çeşitli kerametleriyle ün yapan Hüdayi miladi
1628 yılında vefat etti.


HIZIR BEY

Hızır Bey Nasreddin Hoca'nın torunu olan, Ordu ve Sivrihisar kadısı,
müderris Celaleddin Emin Arif'in oğludur. 6 Ağustos 1407 yılında
doğmuştur. Hızır Bey ilk tahsilini babası Celaleddin Arif'ten almış
daha sonra Molla Yegan'ın öğrencisi olmuş, Bursa medresesinde akli ve
nakli ilim tahsil etmiştir. Arap alimleri ile yaptığı münarazalarda
ilmi üstünlüğünü gösterip Fatih Sultan Mehmet'in dikkatini çekmiştir.
Fethi müteakip İstanbul'un ilk kadısı ve belediye başkanı olmuştur.
Sinan Paşa, Molla Yakup Paşa, Müftü Ahmet Paşa olmak üzere üç erkek ve
iki kızı vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe birçok eseri vardır. En
meşhur eseri 105 beyitlk Kaside-i Nunniyesidir. Mezarı Fatih Camii
avlusundadır.




ŞEYH BABA YUSUF

Şeyh Baba Yusuf, Hacı Bayram Veli Hz.'nin halifesidir. Bayrammiye
Tarikatine mensuptur. Beyazıt Camii'nin ilk kürsü vaizidir. Keramet
sahibi bir veli olduğu belgelerle sabittir. Kurşunlu camiiyi Şeyhi ve
mürşidi olan Hacı Bayram Veli´nin bir işareti üzerine yaptırmıştır.
Oğlu Hamdi Baba da evliyalardandır. Şeyh Baba Yusuf Hz. hicri 918
yılında vefat etmiştir. Eyüp Sultan mezarlığında medfundur.


SEYYİT NURETTİN

Seyyit Nurettin Sivrihisar medreselerinin yetiştirdiği büyük
Alimlerden biridir. Selçuk Medresesinde Müderrislik yaptığı biliniyor.
Mezarı garaj kahvesinin bulunduğu yerde iken kaldırılarak Kurşunlu
mezarlığına nakledilmiştir.Talebelerinden en meşhuru Tıp ilmiyle
maruf, Sivrihisar'lı Karaca Ahmet Sultan'dır.


NASREDDİN HOCA

Türk düsünce tarihinin büyük dehasi gercek bir halk filozofu,yalniz
yasadigi13. yüzyilin degil bütün zamanlarin en büyük nüktecisi, Türk
zekasini, mizah dehasinin en önemli temsilcisi Nasreddin Hoca, hicri
605, miladi 1208 yilinda Sivrihisar´in Hortu köyünde dogmustur.Bir
köyü bu gün "Nasreddin Hoca" olarak isim degistirmistir.Yapilan
incelemelerde Nasreddin Hoca`nin bu köyde 23 yasina kadar yasadigi,
babasinin medresesinde okudugu, sonra Sivrihisar medresesini
bitirdigini görmekteyiz.
Zamanina göre, Hoca ve ailesi kisin Sivrihisar`da oturmakta yazinda
bir yayla özelligi tasiyan gercekten tabiatin bütün güzelliklerini
koynunda saklayan Hortu Köyünde oturduklari görülmektedir. Hoca
babasının ölümü üzerine bir müddet köyde imamalik yapmis,
Sivrihisar`da da vaizlik görevini üzerine almistir.23 yasina kadar
sürsürdügü köy imamligi ve vaizlik görevini Mehmet efendi adli
halefine devretmistir.
1237 yilinda Sultan 1. Alaaddin Keykubatin son saltanat devirlerinde
Sivrihisar`daki yüksek öğrenimini tamamlayarak, Akşehir`e
yerleşmiştir. O devirde ömenli bir kültür merkezi olan Aksehir`de
zamanin ünlü alimleri Seyyid Mahmut Hayrani ve Seyyid Haci Ibrahim
Sultandan dersler almış ve Seyyid Mahmut Hayrani`ye intisap etmistir.
Aksehir`de uzun süre Müderrislik (Profesör) kadilik yapan o devirde
cok dogu ve bati kaynaklarina göre babasi Hortu köyünün imami olan
Abdullah efendi, annesi Sidika Hatun`dur.Hocamizin dogdugu Hortu Hoce
Nasireddin adi ile anilan, zamanla halkin dilinde Hoca Nasreddin,
Nasreddin Hoca seklinde söylenen hocamiz 1284 Yilinda Aksehir`de vefat
etmistir.Türbesi sehir mezarliginda bulunmaktadir. Yanlari acik olan
ve kapisinda kocaman bir kilit bulunan hocanin kabri bu günde pek cok
insan tarafindan ziyaret edilmekte ve dünyada "Kahkahalar Atilan" tek
kabir olma özelligini korumaktadir.


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages