
Kukla Kadirov hükümetinin Caharkale (eski Grozny) de Gudermes ve Argun daki şantiyelerinde inşaat faliyetlerini yürüten Azeri kökenli Süveyş Mehmedzade’ye ait Penta inşaat işçileri yaklaşık 6 aydır maaş alamadıklarını ve şantiye alanında kukla Kadirov hükümetinin desteği ile şirket sahibi Azeri Süveyş Mehmedzade'nin silahlı korumalarının, Argun şantiyesini basıp işçileri tehdit ettiği ve şantiye dışına çıkmalarını yasakladığı ve silahlı adamlar tarafından rehin alındıkları söyleyerek Türkiye Hükümeti yetkilileri ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun kendilerini kurtarması çağrısında bulunuyor.
Hatırlanacağı gibi daha öncede web sitemizde buna benzeyen Çeçenistan’da mahsur ve Türkiye'ye dönemiyor haberini geçtiğimiz günlerde duyurmuştuk ( bakınız link )
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun bizi kurtarmasını istiyoruz
Penta inşaat şirketinin silahlı adamları tarafından adeta esaret hayatı yaşayan ve şantiye alanından dışarı çıkmaları yasaklanan işçiler korumalar tarafından sürekli tehdit edildiklerini ifade ediyor.
Türkiyedeki yakınları tarafından sağlık durumlarından endişe edilen işçiler,fırsat buldukları vakitlerde cep telefonlarından internete girip yakınlarıyla sosyal paylaşım sitesi facebook'tan yazışıyor.
Türk işçiler, içinde bulundukları durumu cep telefonları ile Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, Dışişleri Bakanlığı'na, İçişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Moskova Konsolosluğu ve basın yayın organlarına mail atarak duyurmaya çalışıyor. Ancak bu çabalarına rağmen sonuç alamadıklarını ifade eden Türk işçiler, daha önce konsolosluktan gelen yetkililerin ise kendileriyle görüşmediğini iddia eden işçiler şimdi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun kendilerini kurtarmasını talep ediyor.
Şantiyelerde 480 Türk işçisi bulunuyor
Rusya kuklası Kadirov hükümetinin başkent Caharkale (eski Grozny) bölgesi Gudermes ve Argun şantiyelerindeki inşaatlarında çok sayıda Türk inşaat işçisi çalışıyor. 6 ay önce ülkeye giden işçiler, yaklaşık 5 aydır maaş alamadıklarını söylüyor. Ailelerine para gönderemeyen işçiler, daha fazla dayanamayıp 2 ay önce iş bıraktıkları bilgisini veriyor. İşi bırakmalarının ardından şirket sahibi Azeri Süveyş Mehmedzade'nin silahlı korumalarının, Argun şantiyesini basıp işçileri tehdit ettiği ve şantiye dışına çıkmalarını yasakladığı öğrenildi. Diğer şantiyelerde kalan işçiler ise parasız kaldıklarını, kimsenin kendilerini arayıp sormadığını söylüyor.
Van, Ercişli inşaat işçisi Cemal Kartal, telefonla verdiği bilgide, «Penta İnşaat isimli şirketin, 5 aydır kendilerine ödeme yapmadığını iddia ederek, İş bıraktık, 2 aydır çalışmıyoruz. Şantiye alanında silahlı kişiler bekliyor. Sürekli tehdit ediliyoruz. Dışarı çıkamıyoruz. Hakkımızı alarak ülkemize dönmek istiyoruz» diye konuştu.
Şantiyede
480 Türk işçisinin bulunduğunu belirten Kartal, şirketin patronu
olduğunu söylediği Azeri Süveyş Mehmedzade ile de görüşemediklerini ve
Türkiye’nin Moskova Konsolosluğu ve İçişleri Bakanlığı’na durumları
hakkında bilgi verdiklerini söyleyen Kartal, pasaportlarının şirket
yetkililerinin elinde olduğunu ve pasaportları olmadan Türkiye’ye de
dönme ihtimalleri bulunmadığını kaydetti.
Aracı bir kurum
vasıtasıyla Çeçenistan’a geldiklerini söyleyen Veli Yaşar isimli bir
diğer Türk işçi ise Grozni Valisi’nin kendileriyle görüştüğünü, ancak
yabancı bir ülkenin vatandaşı oldukları için valiliğin bu konuda bir
karar veremeyeceğini söylediğini aktardı.
Bizler Türk vatandaşı değil miyiz?
«Bizler Türk vatandaşı değil miyiz? Çeçenistan'da rehin konumuna düşmüş Türk işçilerine neden yardım elinizi uzatmıyorsunuz. » diyerek tepkilerini dile getiren işçilerden, havuz ustası 2 çocuk babası Adem İlkazi, «Buraya, çoluk çocuğumuza daha iyi şartlarda bakmak için geldik ama şu an çok zor durumdayız. Maaş alamadığımız için işi bıraktık. Paramız olmadığı için dışarı çıkamıyoruz. Argun şantiyesindeki arkadaşlarımızın durumu daha vahim. Patronun silahlı korumaları tarafından sürekli tehdit ediliyorlar. Dışarı çıkmalarına da izin verilmiyor. Tek haberleşme aracımız ise cep telefonlarımızın interneti. Birçok yere mail attık ama sonuç alamadık. Medya da sesimizi duymadı. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Türklüğümüzden utanır olduk. Sayın bakanımız Davutoğlu'ndan yardım istiyoruz.» dedi.
Şantiyelerdeki işçilerin psikolojileri son derece bozuk
Aralarında, ailesi Van depreminde zarar gören, yakınlarını kaybeden işçilerin de bulunduğu şantiyelerdeki işçilerin psikolojilerinin son derece bozuk olduğu bildirildi
Argun şantiyesi işçilerinden 2 çocuk babası kalıp ustası Nihat Yıldız ise şantiyede çalışan herkesin çok zor durumda olduğunu bildirdi.
Yıldız, «Konsolosluktan gelen yetkililer bizimle hiç muhatap olmadı. Tehdit ediliyor ve baskı altında tutuluyoruz. Elimiz kolumuz bağlı. Ailelerimiz orada biz burada perişanız. Ne olacağımız ise belli değil. Yemeklerimiz veriliyor ama hepimizin psikolojisi çok bozuk. Azeri patronumuz Süveyş Mehmedzade'nin ise nerede olduğu belli değil. Korumaları, ellerinde otomatik silahlarla geziyor. Biran önce Türkiye'ye dönmek istiyoruz.» dedi.
Kurban Bayramı’nda ailelerinden uzak kalmanın üzüntüsünü yaşadıklarını da kaydeden işçiler, bir an önce maaşlarını alarak yasal olarak memleketlerine dönmek istediklerini, Türk makamlarının kendilerine yardım eli uzatmasını istedi.
Bu arada hatırlatalım; Türk medya kanallarından duyurulan bu dram karşısında adeta kulaklarını tıkayan, Rusya kuklası Kadirovun Türkiye şubeleri ve onların ana sponsoru S.Türksoy, kendi medya kaynaklarında bu konulara hiç değinmedikleri gibi hala bahsi geçen inşaat şirketin reklamını yapmakta ve hiçbir şey olmamışçasına basmakalıp laflar ile Türk-Çeçen kardeşliği yada Müslüman Türk halkı edebiyatını devam ettimektedir.
Kafkasya halkına yapılan zulüm ve soykırım gerçeklerini Dünya kamuoyuna anlatmaya çalışan Shamil-Online web sitemize her fırsatta çeşitli bahaneler ile dil uzatan Türkiyeli Kadirovcu takımının ve onların Türkiye ana sponsoru Seyfullah Türksoy’un Çeçenya rehin kalan Türk inşaaat işçilerinin içinde bulundukları bu dram karşısında ne tavır alacakları ayrı bir merak konusu.
ShamilOnline.org
* * *
Okuduğunuz haber hazırlanmadan önce, Çeçenistan'daki yakınlarının dramı hakkında çağrıda bulunan bir okuyucumuzun Editörümüze ulaştırılan kısa mektubu:
(resmi büyütmek için üstüne tıklayınız)