|
Mutluluk
Mutluluk bazen küçük bir hediye, bazen bir bakış, sıcak,
candan bir el, çocuğumuzun aldığı diploma vs. olabilir. Mutluluk nerede,
niçin ve nasıl algılandığına, kişisine, yerine ve zamanına bağlıdır.
Şuna inanıyorum ki, servet, güç ya da güzellik başlı başına bir mutluluk
sağlamaz. Elindekiyle yetinmesini bilmeyen insanın, dünyayı da bağışlasan
mutlu olma şansı yoktur.
Mutluluk.
Küçük ve az şeylerle yetinmek, elindekiyle mutlu olmasını bilmektir. Beklenti
ve isteklerinizi abartmadan sınırlı tutmak, iç ve aile içi huzurun mutluluğu
için neden sayılabilir. Dışa dönük gösteriş, moda, lüks, şan, şöhret ya da
salt mevki, para gücü gibi değerler mutlu olmak için yeterli bir neden
sayılmaz…
Hayat bir sınavdır, sahip olmak istediklerinizle değil, elinizdekiyle mutlu
ve huzurlu olmanın yollarını öğrenin. Çünkü mutluluk mutlu olmayı arzu eden
ve buna gayret edenlerin hakkıdır.
Önemli olan sorumluluklarınızın bilincinde olabilmektir. Tartışmaların,
kavgaların esiri olmadan, seviyenizi ve aklınızı kullanmayı ve korumayı
öğrenin. Belki, bunun açınızdan pek kolay olmadığını düşünüyorsunuz, doğru
ama imkansız olduğunu söyleyemezsiniz. Dikkatlerinizi geleceğinize yönelterek
planlı, programlı ve kararlı davranarak istekleriniz doğrultusunda hareket
etmeyi gerçekleştirebilirseniz, mutlu olmamanız için hiç bir neden kalmaz.
Çünkü emek verilmeden, çaba harcanmadan hiç bir şey kendiliğinden olmaz.
Etrafınıza bakıp bir düşünün lütfen. Bu kısa süreli yaşam
için bu kadar kırıcılık, bu kadar gerilim, bu kadar sıkıntıya, inada gerek
var mı?
Nedense birçok insan anlayışın, dinleyişin, hoşgörü, saygı, sevgi ve
geleceğinin yerine salt inadı koyarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ve o
acıyı hem kendisi çekiyor, hem de başkalarına çektiriyor.
Düşünün ki, ne kadar yaşayacağımızın belli olmadığı bir dünyada, ömrümüzü
hırgür içerisinde geçirmenin bir anlamı var mı?. İnsan olarak herkesin
sevgiye, mutluluğa, anlaşılmaya, güvene, insan gibi yaşamaya hakkı ve
ihtiyacı var. Bütün bunları hak etmek için de öncelikle kötü huylarınızdan
vazgeçip, özveride bulunabilecek bir çaba içine girmelisiniz.
Mutluluk ya da mutsuzluk denince nedense akla ilk gelen evlilikler oluyor.
Evli ve mutsuz çiftlere öncelikle şunu söylemek isterim. Evlilik kurumunuza
saygı, güven, sevgi, hoşgörü, açıklık, dürüstlük, alçak gönüllülük gibi,
birbirilerini anlama, dinleme anlayışını ve içselliğini yerleştiremezseniz,
bilmelisiniz ki, hiç bir tutum yada davranış sizin mutlu ve huzurlu olmanızı
sağlayamaz…
“Mutluluk gökten zembille inmez. Hakketmesini bilenler içindir” .. Az
ile yetinmeyi bilmek, özenti ve gösterişlerden uzak, kendisi olabilmeyi
başarmak, mutluluğun hala en temel belirleyicisidir. Paranın ve ekonomik
gücün, güzelliğin, göreceli değerler olduğunu unutmamak gerek. Yalnız başına
asla ve asla mutluluğun belirleyicisi değildirler.
Öyle veya böyle hayatı yaşamak, yaşamı da güzelleştirmek gerek. Mutluluk bir
çabadır, bir uzlaşma kültürüdür, kendine güvendir, bir iç derinliği, iç
zenginliği ve iç güzelliğidir. Mutlu olmak için her şeyi oluruna bırakmak
yetmiyor, onun için çalışıp emek vermek gerekir. Her şeyini insan kendi
üretmek zorundadır. Mutluluk bize bağışlanmış bir eser değildir. Yaşamı
anlamlandırmak için sevgi almak, sevgi vermek gerek. Çünkü insanın varlığını,
mutluluğunu hissedebileceği ve hissettirebileceği tek yer yüreğidir.
Mutlu bir yuva kurmayı, mutlu olmayı, mutlu yaşamayı herkes arzu ve hayal
edebilir. Ama onun gerekliliklerini yerine getirmekse size bağlıdır. Tabi bu
yaşadığınız hayata hangi açıdan baktığınız, gördüklerinizin neresinde
durduğunuz, öngörülerinize göre gerçek değerlerin neler olduğuyla da
ilintilidir.
Kavgadan, kargaşalardan uzak, hayata gülerek ve
gülümseyerek bakabildiğimiz saygı ve sevgi kültürümüzü pekiştirerek, yaşamı
omuzlarımızda bir yükmüş gibi görmediğimiz an, yükümüz hafifleyecektir.
Üstelik hayat bize çok daha renkli ve zevkli gelecektir.
|