
“NAMAZI OLMAYANIN DİNİ YOKTUR ..!” (H.Ş.)
Bu mevzuda Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi Ve Selem) Efendimiz-den varid olan Hadis’i Şeriflerin zikrinde:
“Size cehenneme sokan nedir? ‘Biz namaz kılanlardan değildik’ derler.” (Müddessir: 42-43)
“Bizimle münafık, müşrik ve kâfirler arasında iman sözü yanı ayırıcı temel unsur namazdır. Namazı terkeden kimse muhakkak kâfir olur.” (Tirmizi İman 9, Nesei Salat 8, İbn Mace İkamet 77)
“Muhakkak namaz, insan ile küfür ve şirk arasında bir perdedir. Namazı terketmek bu perdeyi kaldırmaktır.” (Müslim, İman, H. 134 (82))
“Yalnız O’na yönelin ve O’na karşı gelmekten sakının; namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden olmayın!” (Rum:31)
İbnu Umer (Radıyallâhu Anh)’dan, şöyle dedi: Resûlullah (Sallal-lahu Aleyhi Ve Selem) şöyle dedi: “Namaz’ı olmayanın din’i yoktur...” Bu Hadis’i Tebarini Mu’cemus’Sağir da (60) hasen bir senedle rivayet etmiştir.
Umer İbnu'l-Hattab (Radıyallâhu Anh)’dan, şöyle dedi: Adamın biri gelerek Resûlullah (S.A.V.)'e şöyle dedi: “Ya Resûlellah, Allah katında İslâm’da, (en efdal) olan nedir, söyler misin” Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Ve Selem)’de “Vaktinde namaz kılmaktır” dedi. “Zira namaz’ı terkedenin dini yoktur” Bu Hadis-i Beyhaki Şuabu-lman da rivayet etmiştir. El-Kenz (21618)
Bu mevzuda Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi Ve Selem)’in ashabından varid olan eser’lerin zikrinde. İbnu Mes’ud (Radıyallâhu Anh)’dan, şöyle dedi: “Her kim ki, NAMAZ’ı terkederse onun DİN’i yoktur.” (Taberâni Mu’cemu’l-Kebir ve Bu Eser’i Buhâri Tarihu’l-Kebir de (7/95)) rivayet etmiştir.
Hz. Enes (Radıyallahu Anh)’ten nakledilen bir rivayet, Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’in Bir seferinde şunu söyledi:
“Ey oğulcuğum; elinden geldiği nisbette namazı bırakma, zira bu takdirde melekler daima sana rahmet okurlar.” dedi.
Yine diğer bir defasında: “Ey Enes; rükû edince ellerinle dizlerini sıkı tut, parmaklarını birbirinden ayır, dirseklerini yanlarına yapıştırma. Ey oğulcuğum, rükûdan doğrulunca her uzvun tam olarak yerine gelsin, zira Cenâb-ı Hâkk, kıyamet gününde, rükû ve secde arasında bellerini tam doğrultmayana nazar etmez. Ey oğulcuğum; secde edince de alın ve ellerini yere tam koy. Horozun yeri gagalaması gibi (secdeden çabuk kalkarak) gagalama, (secdede kollarını yere sererek) köpeklerin veya tilkilerin yatışı gibi yere serilme. Namazda sağa sola nazar atmaktan sakın; eğer mutlaka bunu yapacaksan bari nafilede yap, farzda yapma.” dedi. İslam’da namazın, diğer ibadetlerde hiç bulunmayan bir yeri vardır. Zira O, dinin direğidir. O, olmayınca din ayakta durmaz.
Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi Ve Selem) efendimiz, namazla ilgili “Dinimizin özüdür” şeklinde önemle çok defa hadis-i şeriflerinde namaz konusunda bizi uyarmıştır. Bu uyarılardan bazıları şunlardır:
“İşin başı İslam, İslam’ın direyi namaz, en zirvesi ise Allah yolunda cihad’dır.”
“İslam’da namaz, bir baş gibidir. Namazı olmayanın dini yoktur.” “Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği şey onun namazıdır. Namazı iyi ise diğer amelleri de iyi olur. Namazı bozuk ise diğer amelleride bozuk olur.” (Tabercuu)
Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi Ve Selem) efendimiz, Dünyadan ayrılıp irtihal edeceği zaman son olarak ümmetine vasiyette bulunduğu şey namazdır: “Namaz! Namaz! Bir de emriniz altındaki köleler. Dinden en son kaybolacak ibadet namazdır. Namaz zayi odlumu bütün din zayı olmuş gibidir.”
Cenab-ı Hakk (Celle Celalühü) Kur’an-ı Kerimde namazla ilgili şöyle buyuruyorlar: “(Rasülum) sana vahyedilen Kitab’ı (Kur’an-ı) oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülüklerden alıkoyan allah’ı anman (ibadetlerin) en büyüyüdür.” (Ankebut: 29/45)
Namazın hiçbir şekilde terki uygun görülmemektedir. Yolculukta, korku halinde, hastalıkta… vb. gibi her durumda kılınması gerekir.
Kul hakkı hariç diğer günahlar için tevbe edilmesi kaydıyla affolunma ümidi vardır. Ama namaz için affolunma diye bir durum söz konusu değildir.
Ayrıca dikkat etmek gerekir ki; Oruçtan önce, Zekâttan önce, Hacc’dan çok önce namaz! Tesettürden önce namaz! İçki ve faiz yasağından önce yine namaz!
Demek; insanlar önce imanın tadına erecek, Tevhîd’in hakikatini kavrayıp hayatlarının merkezine Allah (Celle Celalüh)’ı koyacaklar, hemen ardından Tevhîd’in pratiği olan namazla Tevhid şuurunu sürekli zinde tutacak ve İslam’ın hukuk ilkelerini peyderpey, aşama aşama yaşayacaklar. Böylece, mü’minlerin bütün iş ve ilişkilerinin merkezine Kur’ân ve namaz yerleşecek ve halka halka zekâtla, oruçla, haccla ve bir bütün olarak ifade etmek gerekirse cihad ile tüm hayatlarını İslam’ın güzellikleri şekillendirecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle; Müşerref olduğumuz Mübarek Cumanızı en kalbî duygularımla tebrik eder, tüm Âlem-i İslam’ın kurtuluşuna vesile olması temennisiyle…, Cenab-ı Allah’tan iki cihan saadetleri niyaz ediyorum.
14.12.2012
Hüseyin BULUT