|
|
HAYATIN İÇİNDEN KAHVE MOLASI
Hüseyin BAYHAN
|

|
Herkes İçin Geçerli Bir Reçete
Hayat insanın karşısına tahmin bile edemeyeceği sürprizler
çıkarıyor. Olmaz, yapamam dediklerimizi yapıyoruz. Bu benim başıma gelmez
dediklerimiz, başımıza geliyor Tıpkı ölümle doğum gibi… Aşık olduğumuzu zannettiklerimize, gerçekten aşık
olmadığımızı. Taşkınlıklar duruluyor, duruluyoruz. Hayatın sürprizleri
hiç bitmiyor.
|

Hiç Kimse Kendisini Vazgeçilmez Sanmasın Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten
şikayetçi olan bir hasta gelmiş. Evet, bulundukları noktada kendilerini vazgeçilmez
gören;
|

|
NÜKTELER |
||
|
Bir İnsanı Tanıma Yolları Nelerdir? 'Bir adam Hz. Ömer (r.a.)'in yanında bir hususta şâhitlikte bulunmuştu. Ömer ibnü'l-Hattâb hazretleri ona, ' Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir,
dedi. ' İnsanın takvasını ortaya koyan, muamelesidir. Bu
adam, alış-veriş yaptığın bir kimse midir? ' Bununla, insanın ahlâkının güzel veya çirkin
olduğunu anlamaya imkân veren bir yolculuk yaptın mı? diye
sordu.
Mutlu Olmak İçin Hayattaki yaşama amacımız ne? -Malumunuz herkesin emin olduğu ve çoğunlukla verilecek cevap tabi ki de "mutlu olmak" içindir. Peki iyi hoşta doğduğumuz andan itibaren bize bu neden hiç anlatılmaz? Evde ve ya okulda nedense bundan hiç bahsedilmez nedense? Bize okulda yaklaşık yirmi yıl boyunca binlerce gerekli ve ya gereksiz bilgiler öğretildi,ezberletildi duruldu.Çünkü bilgilerle dolu olmak gerekiyordu,okumuş olmak kültürlü ve bilgili olmak için olmazsa olmazdı. Peki ya bu bilgiler bizi bilge yapacak mıydı? Cevap yok. Çocukken en çok sorulan sorulardan biri büyüyünce ne olacaksın? Hiç kimse kalkıp da John Lennon gibi mutlu olacağım demiyor, çünkü bizde her zaman bir yarış olayı vardır. Sen her daim komşunun oğlundan yada kızından bir adım önde olmalısın her kulvarda, çünkü beygirim ya ben. Onlardan daha fazla para, ün, şan, şöhret istemiyorum belki ben? yada çobanlık yapmak istiyorum belki çobanlık benim hayatımın keyifli geçmesi için gayet güzel bir yol olamaz mı yani? Ve ben bunu kalkıp çevremdekilere söylesem benim kafama bir şey falan düştü zannederler. Asıl konuya gelecek olursak nasıl mutlu olacağız biz. Öncelikle bildiğim şu kesin bir şey mutluluk bir şeylere sahip olunduğunda elde edilebilecek bir şey kesinlikle değil. Bir ev, araba, elbise, saat yada telefon gibi bir şeyi satın aldığınız da, buna sahip olduğunuzda bu şeyler kesinlikle sizi mutlu etmez. Yok hayır beni etti diyenler bu sözüm size, o sahip olmayı çok istediğiniz ve ona sahip olduğunuzda mutlu olacağınızı düşündüğünüz şey ile baş başa bir ada da kalsanız o sizi ne kadar mutlu edebilecek bir düşünün bakalım. Bir miktar para seni mutlu edecek sanıyorsan yanılıyorsun çünkü o miktar sahibi olduğunda sana yine yetmeyecektir emin olabilirsin, bu örnek ev daha çok ev,araba daha iyi bi araba şeklinde çoğaltılabilir. Mutluluk asla bir varış noktası değildir. Dünya gayreti sonucu geldiğin maddi noktayla mutlu oluyorsan bir uyarım var o nokta seni asla kesmeyecektir ve bu haz seni yine dürtükleyecektir. Yani hep daha fazlasını isteyeceksin bunu yapma. Eşyalarının tümü sende şu anda emanet ve nefesin durduğunda hepsini başkaları kullanacak yani sen kiracısın dostum bu hayatta. Peki sonuç: Bunları yapmayalım da biz nasıl mutlu olsak ki? Aldığın her nefes kardır önce bunu unutma. Bu dünyadan ne vazgeçilmezler geldi geçti. Ne güçlü ne zengin ne sultanlar öldü gitti sen hala yaşıyorsun ve ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin. Dostluklar kurmalısın sağlam, samimi içten arkadaşların olmalı. Hayatının akıp gidişini beraber izlediğin ve keyif aldığın insanlar. Son nefesini vereceğin dakika bir sayaç gibi saniyelerini sayarken ve sen sona ne kadar yaklaştığını bilmiyorsan eğer, her anının kıymetini bilmelisin ve zindan etmemelisin kendine hayatı. Kaderine yön verirken şunu asla unutmamalısın: Kader önüne ne getiriyorsa onu sakinlikle ve sevgiyle kucakla. Çok paran varsa bir çok kişinin hayatlarına dokun iyiliklerinle (maddi ve ya manevi). Ve işte senin paran bu sayede ölümsüz oldu.. Bedenimizin gereksinimleri o kadar az ki; bedenimizden acıyı uzak tutalım, kendimize yeni zevkler bulalım yeter. Doğamız bundan başka bir şey istemez. İnsanlar dostlarıyla birlikte bir dere kenarında, çimenlerin üstünde, koca bir ağacın gölgesi altında oturup neredeyse hiç para harcamadan hoş vakit geçirip rahatlayabilirler. Yani kısacası şu ki mal mülk mutlu etmiyor insanı, yaratanına aldığın bir nefes işin şükredebilirsek mutlu oluruz.
|