günaydın canlar..
bugün hepinizin bildiği gibi lgbt'nin onur yürüyüşü var..
bunu benden öğrenmeye ya da benim azmettirmemle katılmaya hiçbirinizin ihtiyacı da yok..
ben şu anda bütün türkiye'nin yeni anladığı bir gerçeği çok önceden keşfetmiş biriyim.. gençlerden al haberi..
gene de itiraf ediyorum ki son yıllarda okulumuzun öğrenci profili beni hayal kırıklığına uğratır olmuştu, bu kadar yanılmış olabilir miyim dedirtmişti.. gezi parkı beni sayıyla kendime getirdi.. imanım tazelendi..
bilirsiniz fazla konuşur, uzun yazarım.. ama bu kez kısa tutmak zorundayım.. çok zor koşullarda yazıyorum..
gezi sürecinin başından beri ihmal ettiğim, hatta inadına parkta çöp toplayarak, "zıplamayan" olmayarak üstüne gittiğim bel fıtığına bacak felç alametleri gösterince apar topar müdahale edildi.. ama ameliyat pek işe yaramamış görünüyor..
gene de pişman değilim.. gezi'yi yaşamak, en son günkü "temizlik" operasyonunda polisin saldırdığı anın (ben müdahale kelimesini komik buluyorum, bunun adı saldırıdır) fotoğraflarını çekebilmek, henüz gözlüklerini takmaya bile fırsat bulamamış direnişçilerin gözlerine solüsyon sıkabilmek ve gezi'ye ilk kez gelmiş, maskesiz, savunmasız, tecrübesiz, panik halinde ağlamaktan başka bir şey yapamayan orta yaşlı bir kadını sürükleye sürükleye o cehennemden çıkarmak her şeye değer.. gezi ve polisin tutumu bizzat içinde bulunmadan anlaşılacak gibi değildi.. hele bu medyayla.. her aşamasını kendi gözlerimle görebildiğim için çok şanslıyım.. ve son ana kadar "zıpladığım" için de :)
lgbt'yi gezi sayesinde keşfetmiş değilim elbette.. ben her zaman bu sıradışı, cesur, güçlü, güzel insanlara saygı duydum ve onları çok sevdim.. onur yürüyüşüne de katıldım.. en önde yürüyen gay annelerinin bu şartlarda gösterdikleri tavırla hep ülkem adına gurur duydum, umut besledim.. gezi süreci bana lgbt üyelerinin daima bildiğim duruşunu sadece bir kez daha gösterdi, o kadar.. bugüne kadar göremeyenlere de gösterdi; bu ülkede sürekli ötekileştirilen, mağdur bırakılmak istenen bir kitlenin birbirine sarılma, zor günde dayanışma kültürünü, gücünü, cesaretini becerisini.. aynı zamanda kendiyle ve dünyayla barışık, esprili, zeki duruşlarını.. artık her zamankinden güçlü ve asla yalnız değil.. ve eminim ki bugünkü yürüyüş bunu herkese bir kez daha gösterecek.. bu arada parkın merdivenlerinde toma'nın üstümüze sıktığı tazyikli suyun fotoğraflarını çekmeye çalıştığım bir sırada kolumdan çekiştirerek "ay kızlar kaçıyoruz" diyen ve hemen önümden ceylan gibi sekerek koşan o genç kadının inceliğine, zarifliğine, dişiliğine bir ömür kadınlık dersi alsam ulaşamam.. hep derdim bunu da, o koşullarda bir kez daha görmek çok güzeldi.. keşke bütün türkiye bunu görebilse..
bugün yürüyüşte olamayacağım için çok üzgünüm.. gidebilecek olanlar benim için de yürüsünler lütfen..
doktor iyileşsem bile 6 hafta oturarak dahi eylemlere katılmamı yasakladı.. gene de oturmayı becerebilseydim bugün bizim okuldaki tekerlekli sandalyeyi kaptığım gibi gelecektim.. olmadı..
bu arada içinizde üyeleri de bulunduğu için bildiğinizden emin olduğum gibi, msu'lü "küçük" bir grup kendi gezi forumumuzu kurduk.. grup neden küçük, söz konusu bizim okul olduğuna göre açıklamaya gerek yok sanırım.. gezi olayları sırasında katılmak zorunda kaldığım bir fakülte toplantısında birbirlerini sırayla dinleyerek konuşmayı bile beceremeyen idareci ve akademisyenlerden oluşan gayet iddialı bir topluluğa gezi'deki gençlerden hiçbir şey öğrenmemiş oldukları için utanç duyduğumu söyleme fırsatını bulmuş olmam bu konudaki yegâne tesellim.. ben öğrendim, yeniden umut etmeyi öğrettiler bana.. yeniden ülkemi ve insanını sevmeyi, güvenmeyi öğrettiler.. ölene kadar kendilerine şükran borçluyum.. sonuç olarak, forum hepinizin katkılarını bekler.. hatırlatmış olayım..
sizi seviyorum.. doğrularınız için direnmekten hiçbir koşulda vazgeçmeyeceğinizi biliyorum.. gurur duyuyorum sizinle..
gurur duyuyorum bugün o yürüyüşe katılacak bütün onurlu insanlarla..
ekşisözlüğe sempozyum katılımcısı seçerken bile bir kere bakmakta fayda vardır:)
işte bu da oradan..
sevgiler
gezi parkı'ndaki lgbt blok basın açıklaması:
siz, saygıdeğer gezi parkı direnişi bileşenlerine ve tüm anadolu kentlerinde devlet zulmüne karşı birleşen insanlığa duyurulur/bir sözümüz var.
bizler bu coğrafyada varoluşu için birçok mücadele vermiş ve hala vermekte olan insanlarız.
dişimizi tırnağımıza takıp, ekmeği için canını öne atan insanlarız.
sokakta yürüme hakkı elinden alınan, gündüzlerden uzaklaştırılan, gecelere mahkum edilen insanlarız.
eğitim hakkı olmayan, barınmak, yaşamak, güvenli bir şekilde nefes alma hakkı başkalarının ellerine bırakılmış;
erkeklik şiddetinin, küfürün, ayrımcılığın, ötekileştirmenin bir yaşam şekli biçildiği insanlarız.
şimdi bugün, hep beraber burada gösterdiğimiz bu muazzam direniş bir hikayeye dönüşmeden, siz duyarlı insanların dikkatini bir konuya çekmek istiyoruz.
bu barikatların ötesinde hayat bizler için tüm acımasızlığıyla devam ediyor.
erkek şiddeti, devlet ve polis şiddeti, zulüm devam ediyor.
yaşam mücadelemiz kaldığı yerden tüm vahşetiyle devam ediyor.
hatırlatmak isteriz, 2002’den bu yana sadece bizim bildiğimiz rakamlara göre 70 trans birey öldürüldü, geçtiğimiz yıl 18 trans kadın, nefret cinayetine kurban gitti. eşcinsel çocuklar aileleri tarafından kaçırıldı, öldürüldü. evlerimiz mühürlendi, yaşam alanlarımıza kurşun sıkıldı.
cinayet ve şiddet haberleriyle her gün artan, iktidarın söylemleriyle destek bulan sistematik şiddete bir son demek, homofobik ve transfobik tehditlere boyun eğmemek ve onurlu bir hayatı hak ettiğimizi cümle aleme duyurmak için bugün karşınızdayız ve yanınızdayız.
kepçelerin gezi parkı’na girdiği ilk günden beri, bizim de olan bu parkı, sizlerle beraber koruyor ve yarınlara taşıyoruz.
sizlerden bir ricamız var:
bugün burada yakaladığımız bu güneşli günlerin devamı için,
ayrımcılığa ve ötekileştirmeye maruz bırakılmış biz transseksüel ve eşcinsel bireyler için,
nefret cinayetlerine dur demek, lezbiyen-gey-biseksüel ve trans bireylerin hakları insan hakkıdır demek için,
sizleri 30 haziran pazar günü, saat 17’de istiklal caddesi’nde, bu yıl 11. kez düzenleyeceğimiz lgbt onur yürüyüşü’ne davet ediyoruz.
ayrica
verdiğimiz onurlu mücadeleye destek olmanızı ve burada paylaşılan dostluk ortamını mahallelerinize, evlerinize, iş yerlerinize taşımanızı istiyor, hak mücadelemizde sizleri bizlerle yoldaşlığa davet ediyoruz.
lezbiyen gey biseksüel trans blok
slogan olarak:
kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.