stres ve inanc

5 views
Skip to first unread message

sempatik han

unread,
Apr 29, 2010, 4:54:12 PM4/29/10
to sempatik-sevg...@googlegroups.com
> Stres ve İnanç
>
> Amerika Birleşik Devletlerinin Pensilvanya Eyaletinin
> Roseto isimli kasabasında 1960 yılındayız. İtalyan
> asıllı Katolik Amerikalıların oturduğu bu kasabanın
> özelliği kroner kalp hastalıklarının ABD geneline göre
> düşük olması. ABD`de kalp krizinden ölüm oranı 1000
> kişide 3,5 olmasına karşılık bu bölgede 1000 kişide
> sadece 1 olarak bulunmaktadır. Roseto`da ülser başta
> olmak üzere bir çok hastalık da, ülke ortalamasının
> altındadır. Bunun nedenini araştırmak için geniş bir
> alan çalışması yapılıyor. Beslenme
> alışkanlıklarından yaşam tarzına kadar pek çok
> değişken araştırılıyor. Ülke geneline göre tesbit
> edilen farklılıklar şunlar: Cadillac arabalar ve lükse
> düşkünlük, tüketim çılgınlığı daha az. Hızlı
> yaşantı tarzı benimsenmemiş. Muhafazakârlığa ve
> geleneklere önem veriliyor. Aile destekleri çok güçlü,
> yaşlılar aile içerisinde çok büyük saygı ve sevgi
> görüyorlar.
>
> 60`lı yılların sonunda değişkenler tekrar inceleniyor.
> 55 yaş grubunda kalp krizi ölüm oranı ABD geneline
> yaklaştığı gözleniyor. Değişen bir şey daha var,
> insanlar daha lükse düşkün, bireysellik ve bağımsız
> yaşama isteği bencillik boyutuna ulaşmıştır.
>
> Bilimsel sonuç: kültüre bağlı destekleyici
> özelliklerin değişmesi.(1)
>
> Kültür ve İnanç birbirlerini tamamlayan unsurlardır.
> Kültürü yaşam tarzına dönüştüren şey de inanç
> gücüdür.
>
> STRES NEDİR?
>
> İnsanın iç dengesini ve uyumunu bozan zorlama olarak
> tanımlanır. Fakat kedisi öldüğü için deprasyona
> girecek derecede incinebilir bir kişi, kimsenin
> dayanamayacağı bir acıya dayanabilmektedir. Bu nedenle
> stres kişiden kişiye değişebilen bir kavram olarak kabul
> edilmelidir.
>
> Günümüzde midesi yanan, başı ağrıyan, kalbi çarpan,
> göğsü sıkışan, endişe ve tedirginlik içindeki
> insanlar, rahatsızlığı ile stres arasındaki ilişkinin
> genellikle farkındadırlar.
>
> Stresin Kaynağı:
>
> Bireyin herhangi bir uyarana verdiği anlam o uyarının
> stresör olup olmadığını kararlaştıracaktır. Bir
> kişi düşününüz hayatı çok seviyor ve ölümden çok
> korkuyor. Birgün kalbinde bir çarpıntı olur ve
> vücudunun bir tarafı uyuşur. Kalb krizi ihtimali veya
> felç geçirme korkusu içinde uyanmaya başlar. En büyük
> sermayesi olan hayatı tehdit altındadır. Hekim hekim
> dolaşarak ikna olmaya çalışmaktadır. Fakat evrenin
> sırlarını beş duyu ile çözemeyen pozitif bilim ölüm
> konusunda çaresizdir. Yapılabilecek iki şey vardır:
>
> 1) İçki ve eğlenceyi yoğunlaştırarak devekuşu
> rolüyle gerçeklerden kaçmak.
> 2) Gerçek inancın verdiği teslim ve tevekkülle kadere
> sığınmak.
>
> İnançtaki lezzet o kişi için mânevî bir ilâç gibi
> tedavi edici olmuştur.
>
> Strese vücudun cevabı:
>
> Geçici kısa süreli stresle uzun süreli tekrarlayan
> stresin bedendeki tesirleri farklı olmaktadır. Bir durum
> beyin tarafından alınır ve tehlike olarak
> değerlendirilirse stres reaksiyonu başlar. Beyinde
> kortizol ve betaendorfin hormonları böbreküstü bezinden
> Adrenalin maddesi salgılanır. Bu salgılar kısa ve
> geçici durumlarda dokuları koruyucu, uzun salgılamalarda
> ise hastalık yapıcıdırlar (hipertansiyon, ülser...)
>
> Son yapılan araştırmalar tolere edilemeyen stresin
> vücutta savunma sistemini zayıflattığı, savunma
> sisteminin zayıflaması gizli ve bastırılmış önemli
> hastalıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği
> görüşünü doğrular niteliktedir. İran Şahı`nın,
> İsmet İnönü`nün, Nixon, Faruk Gürler`in siyasi
> kayıplarından kısa süre sonra ağır hastalıklara
> yakalanmalarında, yaşadıkları yoğun stresin büyük
> rolleri olmuştur.
>
> Stresi tanımak onu kontrol edebilmenin ilk adımıdır.
> Aşağıdaki belirtilerin bir kısmını kendisinde gören
> onunla baş edebilmek için çalışmaya başlamalıdır.
>
> -Saldırganlık veya kayıtsızlık.
> -Sıkıntı, gerilim hali, sinirlilik
> -Neşesizlik, durgunlaşma
> -Dinlenmekle geçmeyen yorgunluk
> -Unutkanlık, korkulu rüyalar
> -Karamsarlık, yalnızlık hissi
> -Yersiz suçluluk duyguları
> -Organik bir açıklaması olmayan: Ağız kuruluğu,
> üşüme titreme, vücutta uyuşma, karıncalanma hissi;
> sebebsiz çarpıntı soğukluk veya sıcaklık hisleri, baş
> ağrısı, baş dönmesi, idrar sıklaşması, mide
> bulantısı, kusma, ishal, uyku ve iştah bozuklukları,
> konuşma güçlükleri, uykuda diş gıcırdatma, görültü
> ve sese karşı aşırı duyarlılık.
>
> Bu belirtiler 3 günden fazla sürerse hekime gidilmelidir.
>
>
> Diğer insanlara yardım edebilmek için onlardaki stres
> belirtilerini bilmemizde fayda vardır.
>
> Gittikçe artan içki, sigara, hap kullanımı, kolay
> heyecana kapılma, ani patlamalar, öfke hali, yetersiz yeme
> içme, çocuksu tepkiler, huzursuzluk, gereksiz riske girme,
> eleştiriye aşırı duyarlılık.(2)
>
> DEĞİŞEN YÜCE DEĞERLER
>
> Ergenlik dönemine yaklaşmış bir genç düşününüz
> kimlik duygusu gelişmek üzere ve idealleri ile özdeşim
> kurmaya başlayacak. Bu gencin önüne sunulan Batı tarzı
> yaşantı biçiminin önerisi ile bu genç diyecektir ki:
> Zengin olmalıyım, meşhur olmalıyım, dünyaya bir defa
> geliyorum hayatın tadını çkarmalıyım, evim, arabam,
> kız arkadaşlarım olmalı, kimse bana karışmamalı.
>
> Ego idealinde hedef değer olarak bu öneriyi benimseyen
> gencin hayatını şu davranış ve düşünce kalıpları
> şekillendirecektir:
>
> Amacıma ulaşmam için en önemli aracım paradır
> Toplumda beğenilen, kabul gören kişiler para gücü
> olanlardır.
> Parasız rahat yaşamak mümkün değildir.
> Parası olan nasıl kazanırsa kazansın saygın duruma
> gelmektedir
>
> Bunlar gibi kabul gören günümüzde ön plana çıkarak
> değişen değerlerin hem bireysel hem toplumsal sonuçları
> olacaktır. İnsanlar farkında olmadan bir yarışma
> ortamında kendilerini bulmaktadırlar.
>
> Bireyler daha bencil, çıkarcı ve tüketim çılgını
> hâline gelmektedir. Sevgisiz ve acımasız insanlar daha
> başarılı olabilmekte, insanlar zengin olabilmekte ama
> mutlu olamamaktadır.
>
> Batı tarzı yaşantı biçiminde tahtından inen yüce
> değerler;
>
> Emek, çalışmak, dürüst olmak, insanlara faydalı
> olmak, iyilikte yarışmak, yardım sever olmak,
> kavgacılığı değil acıma duygusunu ön plana
> çıkarmak, tüketim çılgınlığı değil yetinme duygusu
> değil midir?
>
> Bugün batı toplumlarında istatistik neticelere göre
> stresin ve depresyonun anlamlı biçimde artışında yüce
> değerlerin geri plana itilmesinin rolü yok mudur?
>
> İnsanlardaki dizginlenemeyen hırs, beklenti düzeyinin
> yükseldiği kişinin gücünü aştığında ne kadar
> varlıklı olursa olsun fakir konumuna düşer ve böylece
> önlenemez stres başlar. Yetinme duygusu ne büyük şans
> ve zenginliktir.
>
> İNANÇLARIN ROLÜ
>
> Yirmi birinci yüzyıla doğru hızla yol alan dünyamızda
> ozon tabakasının delinmesinden çok çevreyi kaplayan
> kabul edilebilirliğin çok üstündeki stres
> atmosferlerinin önemi gündemimizdedir.
>
> Batı bilim adamları insanları hem zengin ve hem mutlu
> yapabilmek için büyük araştırma projeleri
> yürütmektedirler.(3)
>
> ABD Morrishtown Stres Tanı ve Tedavi Merkezi müdürü Dr.
> William Rosenblatt, yapılan uzun araştırmaların
> sonuçlarını şöyle özetlemektedir: Evli insanlar
> bekârlardan, dengeli beslenenler beslenme bozukluğu
> olanlardan, içki ve sigara kullanmayanlar tiryaki ve
> alkoliklerden, spor yapanlar hantal insanlardan, sağlam
> dinî inanca sahip olanlar inançsızlardan daha az strese
> maruz kalmaktadırlar.
>
> İnanan insanın en önemli sığınağı duadır. (1)
> yaşında bir çocuk düşününüz, en mutlu anının ne
> olduğu sorulduğunda konuşa bilse herhalde şunu
> söyleyecektir: Herhangi birşeyden hatta annemden korkup
> onun kucağına sığındığım andır. İşte insanda dua
> ile yalnız olmadığını anlayacaktır.
>
> Duanın üç önemli psikolojik faydası vardır:
>
> 1. Problemlerini kelimelerle ifade etmeye imkan verir.
> Problemin karışık ve belirsizlikten kurtulmasına yardım
> eder.
> 2. Dua kişiye yükünün paylaşıldığı, yalnız
> olmadığı duygusunu verir. En çaresiz ve ümitsiz
> durumlarda her şeyi duyan, her şeyi bilen ve gücü yeten
> bir kudrete inanmak, sığınmak ve güvenmek o kişiye
> sakinlik ve huzur verir. Güven duygusunun gelişmesine ve
> korkularını yenmesine yardımcı olur.
> 3. Çaresiz kişi pasiftir, bir şey yapamaktadır.
> Böylece yapmak konusunda bir adım atmış olur.(4)
>
>
> KAYNAKLAR
>
> 1. Baltaş A., Stres ve Başa Çıkma yolları, 6. Baskı,
> Remzi Kitabevi İst. 1988, s. 96-97.
>
> 2. Tarhan N. Kendi Stresini Yenmede Koruyucu ve Tedavi
> Edici Teknikler, (Ed: Tarhan N: Stres ve Hastalıklar, İst.
> Gri Ajans, 1990 s: 85-100
>
> 3. Fisher S. Life Events, Stress, and İllness (Ed Cooper
> C.L.Handbook of Stress, Medicine and Health. CRC Press, Inc.
> Florida, 1996 s:121-177.
>
> 4. Woloerg L.R. The Technique of Psychoterapy, vol:2.
> Fourth edition Grune And Strattan. Inc. Philadelphia. 1988
> p:965-1061, 1522
>
>
> Nevzat Tarhan (Prof.Dr.)
>
> http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=5248
>
>
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages