Olumlu Olmanın Faydaları

3 views
Skip to first unread message

sempatik

unread,
Jan 5, 2010, 2:22:40 PM1/5/10
to sempatik-sevgi-ikinci bahar
Olumlu Olmanın Faydaları

"Enerjinizi kullanmayı öğrenin"
Prof. Yıldız Batırbaygil
Beyin öyle bir güçtür ki..
Kafadan geçen her düşüncenin Allah katında bir talep olduğuna
inanıyorum. İyi şey ister, güzel şeyler düşünürseniz cevabı aynen öyle
gelir. Ama hep korku ve kuşkuyla yaşarsanız aynen bunları da
çağırırsınız.
Trafik kazasından korkan insanlar hep kazaya uğrarlar. Eğer siz
korkuyla yola çıkar ve hep bunu beyninizde kurgulayıp etrafa negatif
enerji yayarsanız mutlaka şoföre kaza yaptırırsınız ,arabayı siz
kullanıyorsanız ve böyle korkularınız varsa araba kullanmayın...

Çocuğuna aşırı korumalı ana ve babalarının çocuklarına hep bir şeyler
olur .biri bir taş atsa bile gelir sizin çocuğunuzun kafasını bulur o
zaman siz şunu düşünürsünüz -ya onu kollayıp korumasam hep başına
olumsuz şeyler geliyor - Neden acaba ? Bu tıpkı (yumurtamı tavuktan
çıkar, yoksa tavuk mu)'yu andırmıyor mu?

Öyle mutsuz bir toplum olduk ki birbirimize günaydın diyemiyoruz, bir
araya geldiğimizde hep olumsuz olaylar konuşuyoruz, biri nasılsın dese
iyiyim demeye korkar olduk, işler nasıl deseler, derhal şikayet etmeye
ve her şeyin kötü ve daha da kötüye gittiğini söylüyoruz,
hastalıklarımızdan ve ölümlerden bahsediyoruz Hep para olmadığından
yakınıyoruz sanki bunu soran bizden para isteyecekmiş gibi. neyi YOK
diyorsanız, onu YOK etmeye devam etmeyin, sürekli şikayet edip etrafa
olumsuz ve zavallı görünerek her şeyin bereketini kaçırmayın.

Hep hastayım diyen insanlar mutlaka hasta olurlar beyin şartlanmaya
görsün hangi hastalıktan korkup çağırıyorsanız size onu getirir.

Sürekli param yok diyen insanlar paralarının bereketini öyle
kaçırırlar ki bir gün gelir bir de bakarlar gerçekten paraları bitmiş
ama bu bitiş ,
ani çıkan, hesapta olmayan mecburi harcamalar da olabilir, sağlığa
harcanması gereken miktarlar da olabilir.

Gelin bundan sonra Nasılsın diyenlere ÇOK İYİYİM ÇOK ŞÜKÜR demekle işe
başlayın.......

her yaşta sevgiye ihtiyacımız var. Sevgi sunulmazsa sevgi değildir.
Neyi severseniz sevin ama içinizde yoğun sevgi duyguları olsun.
Birisine sevginizi söylediğinizde hareketlerle bunu pekiştirdiğinizde
ona öyle güzel bir enerji yollarsınız ki, onun mutluluğunun enerji
şeklinde size geri dönüşünden aldığınız pozitifi başka hiçbir şeyde
bulamazsınız.

Yeni bebeği olmuş bir anne sıkıntıları varsa veya olumsuz bir kişiliğe
sahipse lütfen en olumlu olduğunda bebeğini kucağına alıp onu çıplak
tenine değdirsin. Eğer bebeklerinizin huzurlu ve sağlıklı bir bebek
olmasını istiyorsanız onu sakin kavgasız gürültüsüz ve pozitif bir
ortamda büyütmeye çalışın.
Kızgınken, sinirliyken kucağınıza almamayın ve ona sınırsız sevginizi
gösterin. Öpün koklayın ve bilin ki bu günler çok çabuk geçecek ve
bilin ki çok çabuk büyüyorlar. Bazı anne ve babalar çocuklarını çok
sevdikleri halde bunu ifade edemez ve gösteremezler. Neden ? Ne zaman
göstereceksiniz? Tanrı'nın verdiği bu armağana sevgiyi en güzel
şekilde göstermemiz bir şükür ve teşekkür değil mi ?

Beyin öyle bir güçtür ki , insan beyin gücünü kullanarak isterse
kendini felç de edebilir, öldürebilir de, kanserini de yenebilir.
Yeter ki beynini şartlandırabilsin.

Beynimizde yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi vardır. Her bir
hücre yaklaşık 7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır. Pratikte mümkün
değil ama teorikte beyindeki tüm sinir hücrelerinin aynı anda
enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilo voltluk
bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm elektrik
ihtiyacını karşılayacak güce sahiptir.

Size tıp kitaplarına girmiş bir olayı anlatmak istiyorum:
Et taşımaya yarayan soğutuculu bir tren, temizlenmek için bir
istasyonda duruyor. İşçiler vagonları temizlemeye başlıyorlar, işçinin
biri bir vagonu temizlerken diğer işçi o vagonu boş sanıp kapısını
dışardan kilitliyor. Biraz sonra tren hareket ediyor, ve bir durak
sonra et almak üzere bir istasyonda duruyor. Kapalı kalan işçinin
vagon kapısı açıldığında işçinin donarak öldüğü görülüyor. Fakat bir
bakıyorlar ki, vagonun ısısı normal ısıda yani dondurucuya
geçirilmemiş. Ama kapalı kalan işçi bunu bilmediği, donarak öleceğini
sandığı için beyin aynen donmanın şartlarını hazırlayarak, donmanın
tüm belirtilerini göstererek vücudunu buna uyduruyor.

Yani beyninizi olumlu şeylere kanalize edin .Bazı insanlar vardır, hep
konuşurken daha yaşasam 1-2 sene daha yaşarım diye konuşup sık sık
bunu tekrar ederler ve kendilerine adeta bir ölüm zamanı belirlerler.
Ben bu laftan çok korkarım ,eğer bunu inanarak söylerlerse beyinlerini
öyle bir şartlarlar ki , öyle bir kurgularlar ki gerçekten dedikleri
zamanda ölürler. Bu yüzden kaç yaşında olursanız olun hep bir
hedefiniz ve hayalleriniz olsun ki uzun yaşayabilesiniz. İnsan hayal
ettiği müddetçe yaşarmış. Ne doğru bir laf değil mi?

Dün bitti. Dünün tekrarı yok aynı rüyalar gibi.

Yarın, hiç bilmiyoruz, iyi şeylerde olabilir kötü de .

Ama şu anımı biliyorum,ayağım kırık bu yazıyı yazıyorum ama eşim
yanımda çocuklarım sağ ve ben bu yüzden dünyanın en mutlu insanıyım ve
yarınımı da bilmediğim için bu anımı en iyi, en keyifli ve en pozitif
şekilde değerlendiririm.

Bilmediğim bir geleceği düşünerek de bu anımı zehir edemem.

Siz de böyle yapın ve hayatınızı birbirine karıştırmamak kaydıyla 3'e
bölün.

Dün, bugün,yarın diye...
Biz ani stresleri çok severiz.

Çünki ani streste vücutta Adrenokortikotrop hormon (ACTH) artar ve
hafıza, algılama, enerji süper olur.
Yani bu hormon strese karşı vücudun bir sigortasıdır. Ama siz bu
stresi kısır döngüye çevirirseniz yani sürekli beyninizde kurarsanız,
hep bunu düşünürseniz, gelen olumlu şeylerin hepsi geri gider.
Yani unutkanlıklar, enerji kayıpları, isteksizlikler, migren, mide-
bağırsak şikayetleri, uykusuzluklar, beyin tümörler, tansiyon iniş-
çıkışları, vücudun muhtelif yerlerinde uyuşmalar, mutsuzluk, hatta
depresyon ,kalple ilgili şikayetler ve kansere zemin hazırlamış
olursunuz.
Bunları kendinize niye reva göreceksiniz ki ?

Akıllı, kontrollü ve olumlu olmak yeterli.

Eğer büyük bir strese girdiyseniz kendinize hobiler bulun, yani
kafanızı dağıtın.
Başka işlere kanalize olun ki stres yaratan faktörün etkisi azalsın
veya sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeylerle uğraşın.
Bunları da yapamıyorsanız dua edin, duaların insanlarda yarattıkları
mistik etki onların pozitiflenmesini sağlar.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages