Fwd: Abdulkadir Budak ile Sohbet

11 views
Skip to first unread message

mavizaman

unread,
Feb 12, 2010, 3:58:59 AM2/12/10
to sefa-k...@googlegroups.com


---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: nihat kaçoğlu <n.ka...@hotmail.com>
Tarih: 11 Şubat 2010 17:07
Konu: Abdulkadir Budak ile Sohbet
Kime: mavi...@gmail.com


Sefa Bey, Abdulkadir Budak ile facebookta sohbet ettim.Bizden önce de Üçüncü Yeni diye bir akım kurulduğunu, kaybolup gittiklerini söyledi.Konuşmamız aynen aşağıdadır:
 
Nihat

Geçenki sözümden dolayı özür dilerim.

Abone olmam şiirimin yayımlanmasını gerektirmez.

Özür dilerim üstad.

16:45Abdülkadir

Sizi muaf tutarım da, okumad yazanlardan bıktım, usandım.

16:45Nihat

Çok haklısınız.Önce iyi bir okur olmak gerek iyi şair olmak için.

 

16:46Abdülkadir

Yüz okuyup bir yazacağız, onu da icabında yırtıp atabileceğiz. Şiir öyle kolay bir şey değil ki.

16:46Nihat

Evet ben de az yazıyorum.Sadece 70 şiirim var.

Yahya Kemal'e neden az yazıyorsun dediklerinde mısra haysiyetimdir demiş.

16:47Abdülkadir

Yazdıklarınız günümüz şiirinin gerisinde maalesef. Modern şairleri okumalısınız.

İkinci Yeni şairlerini örneğin.

16:48Nihat

Birinci Yebni ile İkinci Yeni'ye tepki olarak Sefa Koyuncu ile Üçüncü Yeni diye bir akım kurduk.Türkiye Gazetesi'nde tefrika edilecek Üçüncü Yeni akımı.Benden de bahsedecek.

Evet haklısınız eski şiir tarzında yazıyorum.

Günümüz şiirinden uzak.

Belki zamanla kendimi değiştiririm.

Tavsiyelerinizi dikkate alacağım.

16:50Abdülkadir

Sanimi olarak söylemek gerekirse bu iş akımla, takımla olmaz. Şair tektir ve tek olmalıdır. Ayrıca haberiniz yok, Üçüncü Yeni diye birileri daha çıkmıştı, kaybolup gittiler. Sizinki kopya olur.

16:50Nihat

Bilmiyordum.

16:51Abdülkadir

Ne yapın yapın, yeni çıkan YA ŞİİR OLMASAYDI adlı kitabımı alıp okuyun. Bir şairin el kitabı, başucu kitabı oldu...

16:51Nihat

Bu arada inanın İkinci Yeni şairlerini de okudum.Edebiyat bilgim iyi.Bütün şairler hakkında az çok malumat sahibiyim.

Ben böyleyim işte.Eski yazıyorum.umarım değişirim.

Tamam üstad o kitabı okumaya çalışacağım.

16:52Abdülkadir

Yapı Kredi Yayınlarından çıktı. O kitabı okuyun, bir daha yazışalım. Düşüncelerinizi öğrenmek isterim, sevinirim.

16:53Nihat

Tamam okumaya çalışırım.

Poetikanızı zaten az çok biliyorum.

Modern şiiri savunuyorsunuz.

Ama bana günümüz şairleri tad vermiyor bir Fuzuli kadar, bir Tevfik Fikret kadar.

16:54Abdülkadir

Geleneksel olanı modern ile buluşturmaya çalıştım hep. Eskinin içinde en yeniyi aradım.

16:54Nihat

Sizi daha dikkatle incelemeye çalışacağım.

16:55Abdülkadir

Yeni şairlerden tat almak için şiir zevkimizi değiştirebilmeli, geliştirebilmeliyiz.

Nihat

mesela Cemal Süreya'nın Üvercinka şiirine vurgunum.

16:55Abdülkadir

dalgın rüzgâr adlı toplu şiirlerimde ne yapmak istediğim açıkça görülebilir.

16:55Nihat

Ece Ayhan'ın Mor Külhan^'sine vurgunum.

İyi şiir her zaman iyidir

İster hece, ister serbest, ister aruz olsun.

Önemli olan iyi yazmak.

16:57Abdülkadir

Haklısınız, ne yazarsak yazalım en iyisi olmalı... Özür dilerim, derginin mart sayısını hazırlıyorum...

16:57Nihat

Tamam efendim, sohbet için teşekkürler üstad.





--
ÜÇÜNCÜ YENİ BİLİM, DİL, EDEBİYAT, SANAT VE KÜLTÜR HAREKETİ
Kurucu: Sefa Koyuncu-Yöneticiler: Afet Kırat-Harika Ufuk-Ceren Baloğlu-Kadir Çetin-Cemile Melek Şirin-Tuba Karabey- Sultan Yıldız Gül-Ahmet İdiz
3.YENİ ŞİİR-FORUM SİTESİ:
http://ucuncuyeni.forumotion.net/forum.htm
3.YENİ GRUPLARI
http://sites.google.com/site/3yenigruplari/
3.YENİ FACEBOOK GRUBU
http://www.facebook.com/group.php?gid=53234202589
3.YENİ SİTELERİ
http://www.mavizaman.com http://www.habernews.com
3.YENİ RADYO
http://ucuncuyeni.blogcu.com/radyo-ucuncu-yeni_29492401.html
3.YENİ RADYO KULÜBÜ
http://ucuncuyeni.groups.live.com/
Türk-İslâm medeniyetine bağlı isen, nesri kurallı, şiiri ölçülü yaz!

mavizaman

unread,
Feb 12, 2010, 4:01:55 AM2/12/10
to sefa-k...@googlegroups.com
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: nihat kaçoğlu <n.ka...@hotmail.com>
Tarih: 11 Şubat 2010 20:07
Konu: RE: Abdulkadir Budak ile Sohbet
Kime: mavi...@gmail.com


  Sefa Bey, söylediklerinize katılıyorum.Ortanca Dergisi'nin 25. sayısında yayımlanan "Unutulmuş Bir Muharrir:Nabizade Nazım" adlı yazımda geçiyordu, söylediklerinizin benzerini Nabizade Nazım söylemişti.Nabizade Nazım diyor ki::”Bizim şairlerce her şey şiir imiş:Mesela bir şahinin feryadı dahi şiir imiş!Kalemi kırıp ezmek dahi şiir imiş!Pir-i muganın miço yani muğbeçeyi çağırması dahi şi’r-i ulvi imiş!Zannederim ki öküz arabasının gıcırtısı dahi şiir olacak!” 
  Diğer taraftan asıl şiirin yani saf şiirin hece ve aruzla yani ahenkle, ölçüyle yazılan şiir olduğu hususunda sizinle hemfikirim.Biz Üçüncü Yeni şairleri olarak ölçülü şiiri, kurallı nesri savunmakta kararlı olmalıyız.Serbest vezinle yazılan şiircelerden beğendiklerim çoktur.Mesela Cemal Süreya'nın Üvercinka şiiri, Ece Ayhan'ın Mor Külhani'si, Özdemir Asaf'ın Lavinia'sı, Orhan Veli'nin İstanbul'u Dinliyorum şiiri, Edip Cansever'in Mendilimde Kan Sesleri ve daha biçok eseri çok beğeniyorum; ama bu demek değildir ki saf şiirin ölçülü şiir olmadığını söylüyorum.Gerçek ve halis şiir ölçüyle yazılan şiirdir.Dediklerinize aynen katılıyorum.Türkiye Gazetesi'nde Üçüncü Yeni Akımı hakkında yazı tefrika edeceğiniz için çok mutluyum.Umarım Üçüncü Yeni Akımı hak ettiği yere gelir, Milli Eğitim müfredatına girer.
  Selamlar.
  Nihat

Date: Thu, 11 Feb 2010 18:07:01 +0200
Subject: Re: Abdulkadir Budak ile Sohbet
From: mavi...@gmail.com
To: n.ka...@hotmail.com


Nihat Bey; röportajınızı okudum. Çok memnun oldum. Evet, Abdülkadır Budak'ın, "kaybolup gittiler" dediği, Üçüncü Yeni adıyla ortaya çıkanların olduğu doğrudur. Ancak, bunlar da vezinsiz kafiyesiz yazmışlardır. Yani, ayırt edici bir özellikleri yoktu. Abdülkadir Budak da öyle. Mevcutlardan farklılığı yok. Şimdi pek çok diyor ki; eskiyi yeni şiir içinde veriyorum. Biz ise tersini söylüyoruz; yeni ve moderni, eski şiirin içinde veriyoruz. Çünkü, şiiri nesirden ayıran özellik, ölçülü olmasıdır; ölçülü söz ve yazı şiirdir. Bu, Türklerde bin yılı aşkın süredir böyledir ve değişmeyecektir. Duygu, düşünce ve heyecanlarını vezin, kafiye, şekil ve anlamlı mısralarda, ahenk, estetik ve coşku (lirizm) içinde vermeyi başarabilenler şairdir. Bunu başaramayanların, şiir yerine nesir yazmaları daha uygun olur. Nitekim onlar da öyle yapıyorlar; düşünce, duygu ve heyecanlarını nesir olarak (vezinsiz, kafiyesiz) yazıyorlar. Buna bir diyeceğimiz yok; elbette herkes istediği gibi yazar. Ancak, vezinsiz kafiyesiz metinlere şiir denilmesi yanlıştır. Bunlara, şairane nesir veya şiirce denilmeli, gerçek (ölçülü kafiyeli) şiirden mutlaka ayrılmalıdırlar. İnternetteki TDK sözlüğüne girip, mensur şiir, şairane nesir ve şiirce kelimelerine bakarsak; bunlara, "Şiir yönü ağır basan düz yazı" anlamı verildiği görülür. Evet, aynen TDK'nın açıkladığı gibi, vezinsiz kafiyesiz metinler şiir değil, şiirce; yani, şiir yönü ağır basan düz yazılardır.
Dönemindeki Fransız şairlerinden etkilenerek, Türkiye'de serbest modasının başlamasının temellerini atan Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914): "Her güzel şey şiirdir: Ormanlarda kuşların hazin hazin ötüşü, derelerde suların latîf latîf çağlayışı hatta dağlarda kavalların garip garip aksedişi şiir olduğu gibi” demek garabetini gösteriyor. Bu tarif ideolojik bir hırs olsa gerek. Zira, Recaizade'nin sıraladıklarının şiir olmadığını ilkmektep çocukları bile bilir. Ormanlarda kuşların hazin ötüşü, derelerde suların lâtif lâtif çağlayışı hatta dağlarda kaval seslerinin aksedişi, olsa olsa şaire ilham veren unsurlar olur. Bu etkileyici güzelliklerin, vezin kafiye ahengi ile mısralara dökülmesi şiirdir. Diğer taraftan, gerçekten güzel bir nesirle de bunlar, romantik ve lirik ifade edilebilir, takdirle karşılar, alkışlarız; ancak, ölçü ve kafiye olmadığı sürece, nesir kökenlidirler; yani, şiirce...
Bir benzetme daha yaparak, değerlendirmeme son vereyim: Sahtekarlarca altın diye satılan, imitasyon altınlar, tıpkı gerçek altın gibi olsalar da altın değillerdir. Buradaki 'gibi' edatı, bu meselede sanki şifre anahtarı gibi. Serbest yazılanlar, şiire çok benzese de şiir değildirler. "Şiir gibi" dirler; tıpkı imitasyon altınlar gibi...
Selamlar
Sefa Koyuncu
 


 
11 Şubat 2010 17:07 tarihinde nihat kaçoğlu <n.ka...@hotmail.com> yazdı:

mavizaman

unread,
Feb 12, 2010, 4:02:27 AM2/12/10
to sefa-k...@googlegroups.com
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: nihat kaçoğlu <n.ka...@hotmail.com>
Tarih: 11 Şubat 2010 20:22

Konu: RE: Abdulkadir Budak ile Sohbet
Kime: mavi...@gmail.com


Bu arada "biz ise tersini söylüyoruz; yeni ve moderni, eski şiirin içinde veriyoruz" cümleniz hoşuma gitti.Aynen katılıyorum.Biz yeni olanı eski içinde veriyoruz.Selamlar.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages