Aydınlık, 23 Temmuz 2012
O masalı 20 yıldır dinliyorduk.
1990 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Atlantik ülkelerinin Gladyo’yu tasfiye ettiği sürekli söylendi.
İtalya’da çetelere karşı yürütülen soruşturmalar, Türkiye’de "Gladyo operasyonu" diye reklâm edildi.
İtalya’dan gelen savcılar, "Hayır bizim yürüttüğümüz soruşturmalar Gladyo konusunda değildi" deseler de, masal devam etti.
Peki bunlar ne?
Peki El Kaide neyin nesiydi?
Afganistan’da ve arkasından Irak’ta yapılan "örtülü operasyonlar" neydi?
Türkiye’de Tayyip Erdoğan - Abdullah Gül ikilisini hangi gizli el bir dizi tertip ve darbeyle iktidar koltuklarına oturttu?
Ergenekon-Balyoz operasyonlarını hangi örgüt sahneliyor?
En son: Bir yıldır Suriye’de yürütülen iç yıkıcılığı kim tertipliyor ve yürütüyor?
Bush ve Obama’nın Haçlı Seferi Gladyo Seferidir
Atlantik Gladyosu, 1990’dan sonra tasfiye edilmemiş, tam tersine en etkin dönemine girmiştir.
2001 yılında New York’ta İkiz Kuleler’in yıkılmasından sonra ABD Başkanı Bush’un ilan ettiği Haçlı Seferi bir Gladyo seferidir ve bugün Suriye cephesinde devam ediyor.
Gladyo’nun 1990’dan sonra tasfiye edildiğini söyleyenler, ya Gladyo’nun ne olduğunu bilmiyorlar, ya da Gladyo’yu perdelemekle görevliler.
Atlantik ülkelerindeki yeraltı hükümeti
Gladyo, hep "derin devletin" terör faaliyetine indirgenmiştir.
Bu, çok ciddi bir yanlıştır.
Gladyo, Atlantik ülkelerindeki yeraltı hükümetleridir; önce olayı saptayalım.
Bu konuda en aydınlatıcı bilgiyi İtalya’nın eski Cumhurbaşkanı Cossiga vermiştir.
Cossiga, Gladyo’nun başı olduğunu ilan eden ender hükümet adamlarındandır.
Bildiklerini
İtalya’da anlattığı gibi, Nur Batur’a da söyledi ve
Sabah gazetesinde yayımlandı.
(Sabah, 17-18 Şubat 2009)
Cossiga, kendisiyle birlikte Giscard d’Estaing, Margareth Thatcher, Helmut Kohl ve Helmut Schmidt’in ABD’ye götürülerek eğitildiklerini ve arkasından İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya’da hükümetlerin başlarına getirdiklerini anlattı.
Böylece Avrupa ülkelerinde "demokrasi" denen rejimin, aslında bir Gladyo yönetimi olduğunu bütün açık yürekliliğiyle hikâye etti.
Aynı merkezde yetiştirilmişler
Cossiga, Atlantik ülkelerindeki Gladyo’nun askerlerden oluştuğu görüşünün yaygın olduğunu da vurgular.
Oysa Gladyo’nun çekirdeğinde seçilmiş yöneticilerin bulunduğunu belirtir.
Abdullah Gül’ün ABD’de özel eğitimden geçirildiği kurumun, bir zamanlar Cossiga ve diğerlerini yetiştiren merkez olması herkesin dikkatini çekti ve o merkez internet sitesindeki bilgileri değiştirmek durumunda kaldı.
Suriye’deki terörü yönlendiren ve örgütleyenler
Bir yılı aşan bir süredir Suriye’nin altı üstü karıştırılıyor, bombalar patlıyor, kitlesel kırımlar tezgâhlanıyor.
Bütün bu uygulamaların ABD merkezli tezgâh olduğu gizlenmiyor.
"Suriye muhalifleri" diye takdim edilen terör çetelerini örgütleyen, besleyen, silahlandıran ve eylemleri yönlendiren başta gelen merkezin Türkiye yönetimi olduğunu sağır sultan bile öğrendi.
Bunlar,
bütün dünyanın gözleri önünde cereyan ediyor.
Türkiye yönetiminin Suriye’deki terör faaliyetinden sorumlu
olduğunu herkes biliyor.
TBMM üyeleri dışında!!!
Amaç da gizlenmiyor.
Başta ABD, "Suriye’deki yönetimi değiştireceğiz" iddiasındadır.
Suriye’nin önde gelen yöneticilerinin katledilmesi üzerine Abdullah Gül’ün hemen Suriye’nin meşru yönetimini bir kez daha ve şiddetli vurgularla "gayrimeşru" ilan etmesi, Şam’daki terör eyleminin amacının resmi ağızlardan açıklanması oluyor.
Ortadoğu rejimlerini Gladyo değiştiriyor!
Ancak bu
amaç, yeni dile getirilmiş değil.
ABD’nin o zamanki Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, 2001
sonunda Ortadoğu ülkelerinin rejim ve sınırlarını
değiştireceklerini açıklamıştı.
Abdullah Gül de 1 Nisan 2002 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile "2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma" yaptı.
Abdullah Gül, bu anlaşmanın maddelerinin gizli olduğunu itiraf etmekle birlikte, aslında içeriğini bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştu:
Atlantik sisteminin patronu olan ABD emperyalizmi, 2001 sonunda Haçlı Seferi’ni ilan ediyor ve Büyük Ortadoğu Projesi’ni açıklıyor.
Bu yasadışı programın uygulanması için Atlantik Gladyosunun çeşitli ülkelerdeki şefleriyle gizli hizmet sözleşmeleri bağlanıyor.
Arkasından Irak’ın işgali, Türkiye’nin bölünmesi ve Diyarbakır’ın merkez yapılması, en son Suriye’deki rejimin değiştirilmesi operasyonları yürürlüğe konuyor.
Gladyo tam gaz faaliyettedir.
Bu yeraltı faaliyetinin elemanları da apaçık ortadadır.
İtalyan
Gladiosu'nun başı ve eski Cumhurbaşkanı Francesca Cossiga: Türkiye'deki
Gladio Avrupa merkezli yapının uzağındaydı, Türkiye
Gladio'nun koordinasyon komitesindeydi ama siyasi komitede
yoktu.
Daha bağımsız yapıdaydı…
NUR BATUR
Sabah, 17 Şubat 2009
Almanya, Fransa, İtalya, Norveç, Hollanda, Belçika, Yunanistan,Türkiye'den başka bağlantısız Avusturya, İsveç ve İsviçre'dede benzer örgütler kuruldu.
Özel Harekât'ın
merkezi bir komutanlığı yoktu.
Bu nedenleTürk Gladiosu'ndan kimseyle görüşmedim.
Ama Türkiye her zaman özel bir konumdaydı.
Elimde kanıt yok ama
sanki Türk ordusu Gladio'yu laik devleti korumak için devam
ettirmiş gibi görünüyor.
Türkler NATO'yu içişlerine karıştırmadı.
İtalya'da da Jandarma
İstihbarat Teşkilatı'nın içinde,
Ergenekon'a benzeyen, Gladio adlı gizli bir örgütün varlığı
ortaya çıktığı zaman hem İtalya hem de Avrupa sarsıldı.
Ama örgütle ilgili çok ciddi bir iddia ortaya atıldı.
Derin devletin içindeki Gladio,
komünistlerin iktidara gelişini önlemek için İtalya'da
siyasi cinayetler mi işlemişti?
İtalyan savcılar,
1970 ve 80'li yıllarda meydana gelen bombalı eylemleri ve faili meçhul
cinayetleri yıllarca
soruşturdular.
Sağ iktidarlar başlangıçta örgütün varlığını şiddetle
reddetti.
Ama Ergenekon soruşturmasında olduğu gibi İtalya'da da
telefonlar dinlendi.
Emekli generaller,
doktorlar, gazeteciler, gözaltına alındı...
Sorgulandı...
Herkes şaşkındı.
Neler oluyordu?
Polis sonunda, İtalya'da da toprak altına gömülmüş silahlar
bulunca, derin devletin büyük sırrını saklamaya çalışan
dönemin Başbakanı Gulio Andreotti, örgütün varlığını kabul
etmek zorunda kaldı.
Sonunda savcılara askeri arşivlerde inceleme yapma izni
verilince de, soruşturma derinleştirildi...
Ergenekon davasına ışık tutabilmek için, Gladio dosyasını
mercek altına almaya karar verdim.
İtalyan Gladiosu'nu
ünlü savcı Felice Casson'un çökerttiği biliniyor...
Ama kimle konuşsam
bana tek bir isim verdi...
O isim, İtalya'nın eski Cumhurbaşkanı
Francesca Cossiga idi...
Cossiga'dan randevu istediğim zaman bana 2 gün randevu
vermesi konuşmak istemesinin güçlü bir işaretiydi.
Nitekim de öyle oldu.
Roma'daki evinde
toplam 4 saat konuştuk.
Hem Gladio'yu nasıl
kurup gizlediklerini ayrıntısıyla anlattı, hem de Ergenekon
soruşturmasına ışık tutabilecek açıklamalar yaptı.
Emekli
generaller, ünlü gazeteciler, üniversite profesörleri,
subaylar tutuklanıyor...
İtalya'da benzer bir olay yaşandı.
Bize İtalya'da da ortaya çıkan derin devleti anlatır
mısınız?
Evet derin
devlet ya da paralel devlet diyebiliriz...
Her şey 2'nci Dünya Savaşı'nda başladı.
Winston Churcill, Maliye Bakanı'na gizli bir örgüt kurulması
talimatını verdi.
Ama bildiğimiz istihbarat servisi değildi.
İngilizlerin Özel Harekât Servisi (SOE: Special Operation
Service) Nazilerin içine sızmakla görevlendirildi.
Amerikan OSS (Office for Strategic Service) adı
altında kurulan gizli örgüt de istihbarat topluyordu.
İkisinin benzer hedefleri vardı...
İtalya'da da faaliyet gösteriyorlardı.
Aslında savaş
bittiğinde İngiliz Servisi lağvedildi.
Amerika'da da lağvedildi ama 2'nci Dünya Savaşı'ndaki yapı
CIA'nın temelini oluşturdu.
Savaş sırasında doğrudan Başkan Roosevelt'le çalışan
OSS'nin İrlanda kökenli avukatı CIA'nın da ilk başkanı oldu.
CIA'da bir gelenek vardır.
CIA başkanları örgütün içinden olmazlar.
Mesela George Bush (ilk ABD başkanı) siyasetçiydi...
Soğuk Savaş
başlayınca, İngilizler Sovyetler'in Doğu Avrupa'yı işgalinin
önlenemeyeceğini, buna karşı gizli bir örgüt kurulmasını
teklif ettiler.
Amerikalılarla birlikte (Stay Behind Nets) SBN yani Özel
Harekâtçıları kurdular.
Bu yeni örgütler doğrudan orduya değil, istihbarat
servislerine bağlıydı.
Kuzey
Atlantik Teşkilatı ile ilgiliydi.
NATO askeri bir örgüttür...
Mesela eski Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle NATO'dan ayrıldı.
Ama ittifaktan ayrılmadı.
Özel Harekât Teşkilatı tamamen siyasi kanada bağlıydı…
Almanya, Fransa,
İtalya, Hollanda, Belçika, Norveç, Yunanistan ve Türkiye'de
kuruldu.
Ama bağlantısız olan
Avusturya, İsviçre ve İsveç'te benzer örgütler oluşturuldu.
En güçlü olan Almanya'dakiydi.
NATO ülkelerindekilerle bağlantısız ülkelerdeki gizli örgütler
sürekli temas halindeydi.
Türkiye'de de
Gladio'ya çok benzeyen bir örgüt kuruldu.
Ama Avrupa merkezli
yapının biraz uzağındaydı.
Türkiye, Gladio'nun koordinasyon komitesindeydi ama siyasi
komitede yoktu.
Yani daha bağımsız bir yapıdaydı.
Türk Gladiosu ancak bir savaş çıkması halinde katılacaktı.
Ama tatbikatlar organize eden komitede de değildi.
Diğer Avrupa ülkeleri birbirlerinin operasyonlarını
biliyorlardı ama Türkiye dışarıdaydı.
Örneğin Fransız ve İtalyan Gladiosu gizli tatbikat yaptığı
zaman Türkiye katılmıyordu.
Çünkü Türkiye uzakta kalıyordu.
* Türk Gladiosu'nun önde gelenleri kimlerdi ?
Bu nedenle ben Türk
Gladiosu'ndan kimseyle görüşmedim.
Ama şunu söyleyebilirim, Türkiye her zaman özel bir
konumdaydı.
Hiçbir zaman Türkler NATO'yu Türkiye'nin içişlerine
karıştırmadılar.
* Soğuk
Savaş'tan sonra Gladio'nun İtalya'da ve diğer ülkelerde
lağvedildiği söylendi.
Türkiye'de devam etti mi?
Elimde kanıt yok ama sanki Türk Ordusu Gladio'yu laik devleti korumak için devam ettirmiş gibi görünüyor.
* 45
yıl önce İtalya'da teşkilatı ne zaman ve nasıl kurdunuz?
Nasıl örgütün başına geçtiniz ?
1954 yılında kurduk.
Ben kuruluşundan bir süre sonra Savunma Bakan Yardımcılığı'na
atandım ve 5'inci departmandan da sorumlu oldum.
5'inci departman Özel Harekât Teşkilatı idi ve çok gizliydi.
Ordu İstihbarat Teşkilatları, Özel Harekat Teşkilatı'na
istihbarat aktarıyorlardı.
Ama Özel Harekâtçılar orduya bilgi vermiyordu sadece hükümete
bilgi veriyordu.
* Yani bütün Bakanlar gizli örgütlenmeyi biliyordu.
Sadece Başbakan,
Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı ve
İstihbarat Başkanı biliyordu.
Zaten İstihbarat
Savunma Bakanı'na bağlıydı.
İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan küçük bir istihbarat
teşkilatı vardı.
Onlar da Özel Harekâtçıları biliyordu.
Örgütün şemasını kasada saklıyorduk ama ben örgütün başında
olduğum için şemada bulunan herkesi tek tek biliyordum.
*
Maliye Bakanı'nın bilmemesi çok garip değil mi?
Para akışı Maliye Bakanlığı'ndan geçmiyor muydu?
Maliye Bakanı da
bilmiyordu.
Fonlar
istihbarat Teşkilatı'nın bütçesinin içindeydi.
Maliye Bakanlığı, parayı İstihbarat Teşkilatı'na veriyordu.
Ama Gladio'ya verildiğini bilmiyordu.
Bunu sadece Savunma Bakanlığı biliyordu.
Bütçede çok gizli ibaresiyle "Özel
teşkilata tahsis edildiği" yer alıyordu.
İstihbarat bütçesindeki hangi fonun Özel Harekât'a
verileceğini Savunma Bakanı biliyordu.
* Teşkilatı nasıl öğrendiniz?
Çok gizli bir brifing
verdiler"Size anlatacaklarımız çok gizlidir.
Listesini vereceğimiz kişiler dışında kimseyle
konuşamazsınız" dediler.
Operasyonlardan sorumlu olmayacağımı söylediler"Sadece
siyasi ve idari işlerden sorumlusunuz"
dediler"Sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan,
Başbakanlık Müsteşarı, Dışişleri, Savunma ve İçişleri
Bakanları ve İstihbarat Teşkilatı'nın Başkanı ve
Jandarma Genel Komutanı dışında kimseyle konuşamazsınız"
dediler.
Bunun dışında kimseye hiçbir şey söylemememi istediler.
Ve bir belge imzaladım.
***
Sabah, 17 Şubat 2009
2.Dünya Savaşı
sonunda Soğuk Savaş'ın başladığı günlerdi.
Özel bir programla Avrupa'dan 5 genç siyasetçi ABD'ye gitti.
Aralarında tek bir kadın vardı.
O da savaşın galiplerinden olan İngiltere'den Margareth
Thatcher'di.
Helmut Schmidt ve Helmut Kohl yenilip ikiye bölünen
Almanya'dan geliyorlardı.
Savaşın diğer galibi Fransa'dan Valery Gisgard d'Estaing
seçilmişti.
Yenilen İtalya'dan seçilen hukukçu ise Francesca Cossiga'ydı...
50 yıl sürecek Soğuk Savaş döneminde Avrupa'yı yönetecek olan 5 genç lider, ilk kez ABD'nin liderlik programında tanıştılar...
Ve beşi de Soğuk Savaş'ın kaderini çizdiler.
Beşi de Sovyetler Birliği'nin ve Varşova Paktı'nın dağılmasında rol oynayan güçlü liderler oldular...
Cossiga 55 yıl boyunca İtalya'yı yöneten kilit isimlerden ve Soğuk Savaş döneminde İtalya'da komünizme karşı savaşın en güçlü liderlerinden biriydi.
Hıristiyan Demokrat Parti'den parlamentoya girdiği zaman 30 yaşındaydı ve partinin lideri Aldo Moro'ya çok yakındı.
38 yaşında, Savunma Bakan Yardımcısı olduğu zaman Savunma Bakanı'ndan bile daha güçlü sayılıyordu.
Çünkü, sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın bildiği askeri istihbaratın içindeki Gizli Özel Harp Dairesi'nin yani Gladio'nun başına getiriliyordu.
Bu gizli görev
Cossiga'nın zirveye tırmanışının başlangıcı oldu.
Daha sonraki yıllarda İçişleri Bakanlığı'nı üstlenen Cossiga,
Gladio'nun yönetiminde hep önemli rol oynadı...
Avrupa'daki en büyük siyasi cinayetlerden biri olan İtalya
Başbakanı Aldo Moro'nun kaçırılıp öldürüldüğü sırada
İçişleri Bakanı'ydı...
Ama bu olay
Cossiga'nın siyasi hayatının sonu değil, zirveye
tırmanışının başlangıcı oldu.
Çünkü, İtalyan siyasi
hayatında bir ilki gerçekleştirip istifa edince halkın gözünde
bir kahraman oldu ve bir yıl sonra seçimleri kazanıp
Başbakanlık koltuğuna oturdu.
Cossiga, İtalya'nın
en genç Cumhurbaşkanı olarak tarihe adını yazdırdığı zaman ise
56 yaşındaydı.
Ve tarihin önemli bir dönüm noktasında, yani 45 yıl bütün
dünyada saklanan Özel Harpçiler'in yani Gladio'nun ilk dünyaya
açıklandığı zaman Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyordu.
Cumhurbaşkanlığı'nın
ardından tabii senatör olan Cossiga, 55 yıllık siyasi
hayatında popülaritesini hiç kaybetmedi.
Ne zaman konuşsa sadece İtalya'da değil Avrupa ve hatta
dünyada da büyük tartışmalar yarattı.
Nitekim, geçen yıl,
New York'daki İkiz Kuleler'e 11 Eylül 2001'de yapılan intihar
saldısını CIA ve MOSSAD'ın planladığını, böylece ABD'nin
Irak'ı işgal ettiğini iddia edince büyük gürültü koptu.
Tabii senatör olan 80 yaşındaki Cossiga'yı açık sözlü olduğu
için İtalyanlar hep sevdi.
Ona "sıra dışı bir siyasetçi" diye baktılar...
Bütün siyasi hayatı boyunca hep derin devletin içinde olduğu için ona "İtalya'nın kara kutusu" diyenler var.."Cossiga derin devletteki her şeyi bilir" deniliyor..
Cossiga şimdiye kadar bildiklerinin belki de ancak yarısını açıkladı...
4 saat süren söyleşimiz sırasında açıkladıkları bile, "derin dünyaya" ve Türkiye'ye bir pencere açmamızı sağladı...
***
İtalya'da da
Türkiye'deki gibi benzer silahlar toprak altında bulundu.
İtalyan Gladiosu'nun bir numarası Cossiga, "Bunlar,
Özel Harekâtçılara, jandarma stoklarından verilen
silahlardı" diyor…
İşte şaşırtan benzerlikler…
NUR BATUR
Sabah, 18 Şubat 2009
Özel Harekât'ın gizli karargâhı ya da merkezi nerdeydi?-Sardunya Adası'ndaydı.
Brifingden sonra beni Özel Harekât'ın karargâhına ve eğitim
merkezine götürdüler.
İstihbarata ait bir uçakla Sardunya'ya uçtuk.
Uçak sivil uçak gibiydi.
Resmi olduğu gösterecek hiçbir işaret yoktu...
Havaalanında otomobillerle değil helikopterle esas karargâha
uçtuk..
Helikopterin de üzerinde hiçbir işaret yoktu...
- Sürekli bir yapısı
vardı.
Savunma Bakanlığı'nın gizli 5'inci dairesinde çalışıyordu.
Yaklaşık 50 kişilik bir askeri personeldi bu.
Diğer bütün görevliler, kadın ya da erkek tamamen
gönüllülerden oluşuyordu.
Bu gönüllüler arasından eski subaylar, rezerv
askerler, eski direnişçiler seçildi.
Bunlar seçilirken komünist ya da faşist olmadıklarına
bakılıyordu.
Gönüllülerin arasında 3 tane de milletvekili vardı.
Bölgesel yönetimlerden çalışan sade insanlar da vardı...
-Evet hücreler
kuruldu.
Gönüllülere bu hücrelerde görev verildi.
Bu hücreler çatışma bölgelerinde görevliydi...
Çatışma alanları Kuzey Doğu İtalya'nın Varşova Paktı
ülkeleriyle sınır bölgesiydi...
Sovyetlerin
kontrolü altına giren ülkelerde, KGB'nin kontrolü altına
giren yerel yöneticiler ele geçirilecekti.
Bu ülkelerde yönetimlere sızmak ilk hedefti.
KGB'nin kontrolündeki
yöneticiler etki altına alınacak ve Batı'ya kaçmalarına
yardım edilecekti.
Yani hem yönetimlere sızılacak hem de yönetimlerde kopma
sağlanacaktı.
(filtretation and ex-filtration) Çok ender durumlarda
da sabotajlar düzenlenecekti.
Seçilenler önemli ve
tanınmış insanlar değildi.
Sade vatandaşlardı.
Çünkü tanınmış siyasiler seçilseydi, Sovyetler hemen tespit
edebilir ve tutuklardı.
Doktorlar, banka çalışanları, öğretmenler, alt kademedeki
sendikacılar gibi...
Merkez
Brüksel'deki Shape karargâhıydı...
Ama size
şaşıracağınız bir şey söyleyeyim.
NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri'nin ABD'li komutanının Özel
Harekât bağını bilmiyordu.
- Öyle ama örgütü
Amerikalı general bile bilmiyordu.
Tamamen gizliydi.
Sadece NATO Genel Sekreteri biliyordu.
Nasıl başardınız ?
Çünkü bütçede bütün
fonlar İstihbarat Servisi'ne verilmiş görünüyordu.
Ama hiçbir zaman Özel Harekât için verildiği belirtilmiyordu.
Amerika'da da CIA'ya bütçe verilir.
Ama CIA bunları nerede harcadığını bildirmez...
Özel Harekât Örgütü sırasında iki istihbarat teşkilatı
vardı.
Biri askeri istihbarattı, bu büyüktü...
Diğeri de İçişleri Bakanlığı'nın bünyesindeydi, bu çok
küçüktü.
2007'e kadar Savunma Bakanlığı'na bağlıydı…
Fonlar da CIA'dan geliyordu değil mi?
CIA'dan para
alırsınız ama bunu açıkça söylemezsiniz.
Ama şunu söyleyeyim bu örgütün esas beyni İngilizlerdi...
Amerikalılar değil...
İtalya'daki Gladio'ya para Amerikalılar'dan geldi.
Hayır tanımıyordu.
Sardunya'ya eğitime gittikleri zaman hiçbirisi diğerini
tanımıyordu.
Eğitim verenler ordudan bile olsa askeri kıyafetlerle eğitim
vermiyorlardı.
Ayrıca nerede eğitildiklerini bile bilmiyorlardı, çünkü
pencereleri karartılmış uçaklarla Sardunya'ya getirilip yine
aynı uçaklarla geri götürülüyorlardı.
Nerede olduklarını bilmiyorlardı.
Sardunya'daki eğitim merkezinde halen istihbarat servisi
elemanları eğitiliyor.
Evet tatbikatlar
sırasında yaşanan tatsız olaylar da oldu.
İçişleri Bakanlığım sırasındaydı.
İngiliz Özel Harekâtçılarıyla Sardunya'da bir gizli bir
tatbikat yapılıyordu.
Savaş oyununa göre, Sovyetler Sardunya'yı işgal ediyordu.
İngilizler paraşütlerle iniyor.
Sardunyalı gençler onları görüyor ve paralarını çalmak
istiyorlar.
Özel Harekâtçılar sert tepki gösteriyor.
İngiliz Özel Harekâtçılar daha da sert karşılık veriyor ve bir
İtalyan genç öldürülüyor.
İtalyan polisi, İngiliz Özel Harekâtçıyı tutukladı.
Olay bana intikal etti.
Derhal bırakın dedim.
İngiliz serbest bırakıldı.
* Böyle gizli bir örgütün başına sizi kim getirdi?
Aldo Moro seçti.
O sırada Savunma Bakanı Tremeloni'ydi ama böyle bir örgüte
karışmak istemedi.
Ben doğrudan Aldo Moro'yla görüşüyordum.
Zaten bu örgütün kurulmasına izin veren de Aldo Moro'ydu...
* Moro bu görev için neden özellikle sizi seçti?
Çünkü Aldo Moro
bana çok güveniyordu.
İkimiz de aynı Katolik örgütün içindeydik.
Ona hep Aldo diye
hitap ettim...
Çok yakındık...
Beni seçmesinin ikinci nedeni, o sırada Hıristiyan Parti 3
genç siyasetçi seçti.
Biri uluslararası ilişkilerde, diğeri iç güvenlik konularında
uzmanlaşacaktı.
Üçüncü siyasetçi de bendim ve benim savunma ve istihbarat
alanında uzmanlaşmam istendi.
Üçümüzü de ABD'ye gönderdiler.
ABD'deki genç liderler programına gittim.
* Bu programa katılan ve savaş sonrası Avrupa'sının yapılanmasında rol oynayan ünlü isimler var mı ?
-Evet var...
Margareth Thatcher, Helmut Kohl, Helmut Schmidt, Giscard
d'estaing...
Hepimiz çok gençtik...
*
Gladio'ya dönersek Gladio savcıların büyük çabaları
sonucunda ortaya çıkartıldı...
İtalyan Özel Harekâtçıları yargılandı.
Eğer bu kadar masum bir örgütse neden yargılandılar?
Bakın Gladio'nun tek
soruşturulduğu ve su yüzüne çıkartıldığı ülke İtalya'dır.
8 ülkeden sadece İtalyan Özel Harekâtçıları yargılandı, ama
serbest bırakıldı.
Parlamentoda kurulan komisyonlarda yaptıkları soruşturma
sonucunda, Gladio'nun yasal bir örgüt olduğuna ve hiçbir
iç siyasi komploya karışmadığına karar verildi.
* Türkiye'de
toprak altında silahlar bulundu.
İtalya'da da soruşturma sırasında benzer silahlar toprak
altında bulundu.
Silahların kaynağı neydi?
Evet bunlar Özel Harekâtçılara, jandarmanın stoklarından verilen silahlardı...
16 MART 1978-Aldo
Moro o sabah, evinden çıkıp otomobiline bindiği zaman adeta
bir koruma ordusu eşlik ediyordu.
Kısa bir süre sonra Moro'nun içinde bulunduğu otomobil
Roma'nın göbeğinde saldırıya uğradı.
Moro'nun korumalarıyla teröristler arasında şiddetli bir
çatışma yaşandı.
5 koruması ve şoförü öldüren teröristler iki kez başbakanlık
yapan Moro'yu alıp ortadan kayboldular.
Moro'nun kaçırıldığı gün, cebinde İtalyan siyasi tarihi
açısından bir dönüm noktası sayılan Bakanlar Kurulu listesi
vardı.
Yeni kabinesinde komünistlere de yer veren ünlü siyasetçi,
tarihi uzlaşmaya hazırlanıyordu.
O sırada, Andreotti başbakandı.
Cossiga ise İçişleri Bakanı'ydı...
Kızıl Tugaylar, Moro'ya karşılık hapisteki 13 teröristin
serbest bırakılmasını istiyordu.
Kızıl Tugaylar, 8 hafta boyunca Moro'yu Roma'da bir yerde
rehin tuttular.
Neredeyse her gün Moro'dan ailesine ve polise mektuplar
gönderdiler.
Andreotti ve Cossiga, ailesinin, yakınlarının hatta Papa Jean
Paul VI'nın ısrarlarına rağmen, Moro'yu kurtarmak için Kızıl
Tugaylar'la pazarlık yapmayı reddetti...
İtalyan polisi, 8 hafta boyunca Aldo Moro'nun rehin tutulduğu
yeri bulamadı.
55 gün sonra Moro'nun delik deşik olmuş cesedi, Roma'nın
göbeğinde, Hırıstiyan Demokrat Parti ve Komünist Parti Genel
Merkezleri'nin arasındaki bir sokağa park edilmiş kırmızı bir
Renault'nun bagajında bulundu.
Ölüm haberi
duyuluncu, otomobilin çevresinde binlerce insan toplandı.
İçişleri Bakanı Cossiga bile polis kordonu içinde otomobile
ulaşabildi.
Cossiga'nın sorumluluğu üstlenip istifa ettiği saatlerde ise
100 bine yakın Romalı, "Moro yaşıyor, terörizme karşı savaş"
sloganları atıyordu.
Moro cinayetiyle sayfalarca soruşturma raporu yayınlandı.
CIA'nın kontrolündeki Gladio'nun komünistlerin iktidara
gelişini önlemek için 'Kızıl Tugaylar'a sızdığı ve Moro'yu
öldürdüğü iddia edildi, ancak iddialar kanıtlanamadı.
Gladio
soruşturması, Savcı Felice Casson'un 1972 yılında üç
jandarmanın ölümüne yol açan Paeteano köyündeki bomba
olayına ait dosyayı, 12 yıl sonra yeniden açmasıyla başladı.
Casson, önce adli
soruşturmanın eksik yapıldığını, Marco Morin isimli bir
emniyet görevlisi patlayıcı uzmanının yalan ifade verdiğini
ortaya çıkardı.
Ardından da eylemde kullanılan bombanın sadece askerlerde
bulunduğunu saptadı ve 1970-80 yılları arasında meydana
gelen binlerce terör olayında gizli bir örgütün parmağı
olduğu kuşkusuyla soruşturmayı derinleştirdi...
Kuşku duyulan eylemlerin en büyüğü, 85 kişinin ölümüyle
sonuçlanan Ağustos 1980'deki Bologna Tren İstasyonu'ndaki
patlamaydı.
Casson, telefon
dinlemeleriyle soruşturmasını genişletirken, bazı emekli
subaylar, iş dünyası, medya ve hatta yargı mensupları bile
gözaltına alındı.
Bu arada Kuzey İtalya'da toprağa gömülü silahlar da
bulununca, düğüm çözülmeye başladı.
Sonunda, dönemin başbakanı Andreotti, önce reddettiği,
Gladio adlı gizli örgütün varlığını kabul etmek zorunda
kaldı.
O sırada Cossiga cumhurbaşkanıydı.
Bu arada İtalyan Senatosu da, bir komite kurup terör
olaylarını araştırmaya başladı.
Sonunda Andreotti, komisyona ve savcıya araştırmalarında her
türlü yardımı yapacağı sözünü verdi ve Savunma Bakanlığı'ndan
da bir rapor hazırlamalarını istediğini açıkladı.
Ekim 1990'da, Savunma Bakanlığı 10 sayfalık rapor hazırladı.
Raporu senatoya, Andreotti sundu.
Andreotti, bu raporla İtalya'da Gladio adlı bir gizli ordunun
aktif olduğunu ve bu ordunun hâlâ varlığını sürdürdüğünü
açıklıyordu.
Böylece, örgütün ikisi kadın 622 kişilik "hücre liderleri" listesi de
ortaya çıktı.
Her hücrenin liderinin belli sayıda Özel Harekâtçıyı
yönettiği, Gladiocuların sayısının 15 bine yaklaştığı da
saptandı.
Son aşamasında iki
ismin vereceği belgeler ve ifadeler bütün düğümü çözecekti.
Bunlardan ilki Genelkurmay Askeri İstihbarat Başkanı
General Inferilli, ikincisi ise Askeri İstihbarat
Daire Başkanı Amiral Martini'ydi.
Ancak iki kilit isim de, örgütün hiçbir terör eylemine
karışmadığını savundular.
Arşivlerdeki incelemede de örgütün terör eylemlerine
karıştığına ilişkin kesin kanıt bulunamadı ve Gladiocular
hapse atılmadı.
Avrupa'yı sarsan soruşturmada "Gladio"
45 yıl sonra gün ışığına çıktı ama terör eylemleri tam olarak
aydınlatılamadı.
O sırada, Sovyetler parçalanıp Varşova Paktı çökünce, NATO
için Gladio'ya ihtiyaç kalmadı ve ortadan kaldırıldı.
Böylece Avrupa'da bir dönem kapanmış oldu.
a45UyF587661-201307301451-10
| Kurmus
oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com |
Ayrilmak
isterseniz de : Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com |
Grup
Sayfamız
: http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
Arzu
ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |