| Baştan
beri Türkiye'nin Ortadoğu bataklığından uzak durmasını
istedik. Ancak, üç dönem boyunca süren tamamen ters
istikamette sürdürülen dış politika elbette
Türkiye'nin de konumunu değiştirmiş, seçeneklerini de
değiştirmiştir. Doğrusu ben de açık bir karar noktasında değilim. Ya Suriye ve Irak Kürt bölgelerini de ilhak etmeye
yönelik kesin sonuçlu bir savaşı, ardında karşımıza
konulacak ambargo, abluka, siyasi ve ekonomik
baskıları göze almalı. İlk seçenekte bol kan ve gözyaşı var. İlk seçenek NeoOsmanlıcıların ve batılı oligarkların
bizi sürüklemek istediği şey. |
Bu yemi yemeye karar verdiğimiz andan itibaren
Amerika liderliğindeki müttefik güçlerle açık şekilde
savaşmayı göze almamız gerekir. Ortadoğu'da NeoOsmanlı sanıldığı kadar kolay
olmayacaktır. Doğrusu benim artık Türk halkı demekten kaçındığım
Anadoluda yaşayan insan kalabalığının böylesi zorlu
bir mücadeleye yetecek kültürel birikiminin, irade ve
kararlılığının, çalışkanlık ve azminin olduğunu asla
düşünmüyorum. Dolayısıyla benim önerim yol yakınken, çok daha fazla
zarar görmemişken eski statükoyu yeniden tesis etmeye
çalışmamızdır. Tablo böyle. Oraj POYRAZ |
Aydınlık, 02 Şubat 2014
28
Ağustos 2014.
Abdullah Gül’ün süresi dolmuş olacak.
7 ay kaldı.
Yeni cumhurbaşkanını halk seçecek ya.
Kampanyası da 28 Haziran’da başlıyor.
***
Gül İtalya ziyaretini fırsat bildi.
Kendi kampanyasını başlattı.
Mesajlarının özetini baştan vereyim.
Bir:
Öfke değil, denge adamıyım.
Sorun çıkarmam, sorun çözerim.
Kavga etmem, uzlaşma ararım.
İki:
Batı merkezli bölge politikası.
Ama bölge ülkeleriyle kavga çıkarmam.
Üç:
İçerideki kavgayı yatıştıracağım.
Erdoğan, Cemaat, Ulusalcılar, Kürtler...
Uzlaştıracağım.
Ve en önemlisi:
TSK’yı El Kaide bahanesiyle Suriye’ye sürme sinyali verdi.
***
Not:
Doğru mu, mümkün mü?
Ayrı tartışma konusu.
Fakat gönüllü müşterileri hazır.
CHP ve MHP yönetimleri.
Liberal aydınlar.
***
Gül’ün temel mesajlarına bakalım.
Telefon dinlemeleri.
Erdoğan, "Gül’ü dinlemişler" demişti.
Başbaşkanla aynı yerde durmak istemedi.
"Birşey söylemek istemiyorum"
Bir de "baba nasihatı":
"Bu
konuları aşıp Türkiye’nin önündeki asıl gündeme bakmak
lazım.
Kurcalarsan her yerden konuşulacak şey çıkar"
Yani:
Ülkeyi boş işlerle meşgul ediyorsunuz.
***
Ergenekon/Balyoz davaları?
Yeniden yargılama?
Olabilir:
"Kurunun yanında yaşda yanar deniyorsa, bunlarla tabii ki ilgilenip düzeltmek gerekir"
Fakat:
"Karmaşa yaratmadan, sanki kurumlar tamamen yanlışın içindeymiş gibi göstermeden yapmak gerekir"
Cemaat’e:
Hepsine
karşı çıkma.
Bazı tahliyeler olsun.
Erdoğan’a:
"Yaş"ın yanında "kuru"yu da tahliye etme.
***
Erdoğan’ı açıkça eleştiriyor.
3-4 yıl önce dostumuz çoktu:
"2014-15
önemli yıllar olacak.
Türkiye uluslararası platformlarda birçok zorlukla karşı
karşıya kalacak (Ermeni sorunu)"
"3-4 sene... çok da dostu olan bir ülke olarak bunları aşabilecek bir ülke olabilirdik diye düşünüyorduk"
"Türkiye’nin bugünkü tartışma konularından çıkması, toparlanması"gerekiyor.
İran’la işbirliği:
"İran’la yeni bir dönemin başlamış olması İran’ın Suriye konusunda angaje edilmesini sağlayabilir"
"Ruhani ile Suriye konusunda beraber hareket etmenin şart olduğunu konuştuk"
***
Gelelim Gül’ün en önemli mesajına.
El Kaide’yle ilgili olanlarına.
Hayati önemde demek hafif kalır.
TSK’yı Suriye’ye sürme hazırlığı gibi.
Amaç, masummuş gibi gösteriliyor.
Hedef:
El Kaide.
Niçin:
El Kaide herkes için tehlike.
Batı,
İran, Rusya, Suriye...
Tabii Türkiye için de.
Bu yüzden:
"TSK ben karışmayayım" dememeli.
***
Gül’ün söylediklerini genişçe aktaralım.
Belirsizlik var:
"Suriye’nin nasıl, ne zaman düzlüğe çıkacağı konusunda çok iyimser olmak için bir neden yok önümüzde"
Fakat:
"Bugün artık eli güçlü olan Şam"
El Kaide grupları:
"Belirsizlik ortamı içinde çok gruplar çıktı ortaya"
Bize de sıçrayabilir:
"Bunlar 900 kilometrelik sınırın ötesinde değil sınırınızda oluyorsa, nereye uzanacağını bilemezsiniz"
Çılgın militanlar var:
"Bu
ortamlar aşırılığı körükler ve yaratır...
Vatanı milleti kurtaracağız diye savaşa giden insanlar
sonunda öyle bir çılgınlık içine giriyorlar ki, işte
Afganistan’da gördük.
Nereye varacağı bilinmez"
***
"4-5
yıl önceki tehdit algılamamızla bugünkü tehdit algılamamız
arasında çok büyük fark var.
O zaman bizim için en büyük tehdit PKK terörüyle
mücadeleydi.
Bugün baktığımızda bu ortam içinde kaç tane grup
görüyoruz...
Güney sınırımızın daha zor olduğunu söylemek istiyorum"
***
Gül, bütün bunları niçin sıralıyor?
Şaşırtıcı.
Riskli.
Hatta tehlikeli.
Hedef Suriye.
Açıkça söylüyor:
"TSK da bugün ben karışmayayım derse, belki yarın gücünüzün yetmeyeceği bir güç çıkacak karşınıza"
TSK görevli:
"Bu konuları hep profesyonel uzmanlarımıza bırakmak gerekir"
Sorumluluk hükümette:
"Onların
da hiçbiri kendi başına iş yapamaz.
Tabii onların da hep sorumlu olduğu, siyasi istikameti
alması gereken makamlar var"
***
Şimdi biraz duralım.
Bir:
Gül
temkinlidir.
Ağzına geleni söylemez.
İki:
Söylemişse, uzun uzun düşünülmüştür.
Üç:
Batının istemediği bir şeyi yapmaz.
Dört:
Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde risk almaz.
Beş:
Sorun
gerçekten El Kaide olsa.
Sınırı kapatsak, Şam sorunu 1 ayda çözer.
Altı:
TSK’yı Suriye’ye sürmekten söz ediyorsa...
Temenni:
İnşallah, Gül ilk defa kendisi olmamıştır.
***
Ufacık bir soru!
ABD’nin "Kürt koridoru"nu PYD kuramadı.
El Kaide bahanesiyle TSK’ya mı kurduracaklar?
a45UyF587661-201307301451-10
| Kurmus
oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com |
Ayrilmak
isterseniz de : Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com |
Grup
Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
Arzu
ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |