Bir düşünün Türkiye'de sabotaj, suikast, tedhiş operasyonları yapmayı öğreten bir özel şirket var. Oraj POYRAZ
Aydınlık, 4 Eylül 2012
Açıkça, "ben suç işleyeceğim, suç işlemeyi öğreteceğim" diye davul çalıyorlar.
Demekle kalmıyor, şirket kurmak için başvuruyorlar.
"Tamam, sen bunları yapmaya ruhsatlısın" diyorlar kendilerine.
O kadar
pervasızlar ki, şaşarsınız.
Değneksiz dolaşıyorlar…
Saflıklarından mı, yoksa en ziyade müsaadeye mazhar olmalarından mı?
"Devran, bizim devran" dedikleri kesin.
Bütün marifetlerini resmi internet sitelerinde hiç çekinmeden ilan etmişler.
Gayri nizami harple sınırlı değil faaliyetleri.
Hafif
silahlar çerez onlar için.
Füze, tank, uçak, savaş gemisi eğitimi bile veriyorlar.
Kara, deniz, hava harekatı öğretiriz diyorlar.
Orduları yeniden organize ediyorlar.
SADAT- Uluslararası Savunma Danışmanlık inşaat, Sanayi ve Ticaret A.Ş'den söz ediyorum.
Kurucu heyete bakınız.
Hepsi irticai konumları nedeniyle ordudan atılmış ya da emekli edilmiş eski asker.
Başlarında kıdemli özel harpçi Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi.
AKP ile
iç içeler.
İki taraf da saklamıyor zaten.
Eski Kontrgerilla bunların çırağı bile olamaz.
Gizliydi ama devletin içindeydi.
Türkiye'de faaliyet gösterirdi sadece.
Devlet dışındaki sivil unsurları ise, bazı ülkücü gruplar, ancak yardımcı rollerdeydi.
Küreselleştik ya.
Açık faaliyet gösteriyor ve temel bazı unsurları devlet denetiminin dışında, özelleştirilmiş.
Eskisi
sadece gayri nizami harple iştigal ederdi.
Yenisi anahtar teslimi ordu da kuruyor.
Faaliyet alam Türkiye'yle sınırlı değil, bütün islam coğrafyası.
BOP
coğrafyası da diyebiliriz.
Küreselleşmiş bir nevi.
Değişmeyen tek şey, patron: Amerika.
Bakmayın SADATçıların anti-Batı söylemlerine.
Her
yerde ABD ile aynı hedefe ateş ediyorlar.
Suriye'de yaptıklarından belli değil mi?
İstanbul’un göbeğinde ‘yasal’ kontrgerilla merkezi: SADAT
TSK’dan atılan irticacı askerler Suriyeli çeteleri eğitiyor, silahlandırıyor.
Suriyeli
ve yabancı militanlar, AKP Hükümeti’nin özel bir şirket olarak
kurdurduğu SADAT tarafından eğitiliyor ve silahlandırılıyor.
SADAT görünüşte yasal bir şirket.
Gerçekte ise bir Kontrgerilla merkezi gibi örgütlenmiş
Aydınlık, 03 Eylül 2012
Suriye’de iç savaş çıkaran Suriyeli ve yabancı eylemcileri eğitmek ve silahlandırmak üzere kurulan İstanbul’daki merkezi bulduk.
SADAT (Uluslararası Savunmak Danışmanlık İnşaat, Sanayi ve Ticaret AŞ) adlı merkez, 28 Şubat sürecinde ordudan atılan veya çıkarılan AKP çizgisindeki emekli askerler tarafından kuruldu.
ASDER (Adaleti Savunanlar Derneği) adlı bir derneğin şemsiyesi altında faaliyet gösteriyor.
Her ikisinin de başında İslamcı bir emekli tuğgeneral var.
Aydınlık’a bilgi veren istihbarat çevreleri tarafından "İslamcı Kontrgerilla" olarak adlandırılan SADAT, kendi internet sitesinde verdikleri "eğitim hizmetleri"ni açıkça ilan etmiş.
Bu "hizmet"lerin hepsi hem Türk yasalarına göre, hem de uluslararası hukukta ağır suç kapsamına giriyor.
Aydınlık’a iki farklı MİT kaynağından gelen bilgilere göre, SADAT üç önemli alanda faaliyet yürütüyor:
Para aktarma: Körfezden gelen dolarlar, Türkiye’de çeşitli kuruluşların örtülü ödeneğinden ayrılan paraların bir kısmı Suriye muhalefetine ASDER/SADAT tarafından ulaştırılıyor.
Askeri
eğitim:
Özellikle gayri nizami harp (gerilla harekatı, sokak
savaşı, sabotaj, suikast, keskin nişancılık vs.) eğitimi
veriliyor.
Bu, kendi internet sitelerinde açıkça yazıyor.
Silah
tedariki ve sevki: Her
türlü silah tedariki, bunların eğitimi ve mahalline sevki.
Bu da internet sitelerinde verdikleri "hizmet"ler
arasında sayılıyor.
Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, SADAT’ın çeşitli yerlerde açtığı eğitim kamplarında bugüne kadar yaklaşık 2800 kişi gayri nizami savaş eğitimini tamamladı.
Bilindiği gibi gibi askeri literatürde gayri nizami savaş, düzenli ordular dışında yürütülen, yasalara bağlı olmayan, gerilla tipi, sokak savaşı gibi yürütülür.
Askeri
eğitimler hâlâ sürüyor.
Mevcut kamplarda 300-400 kişilik bir grubun eğitimi devam
ediyor.
Hedefin, bu sayıyı 4500’ün üzerine taşımak olduğu ileri sürülüyor.
Bu
merkezin ilk çekirdeği, 2000 yılında Adaleti Savunanlar
Derneği (ASDER) olarak kuruluyor.
Derneğin kurucuları, 28 Şubat sürecinde TSK’dan atılan ve
çıkarılan askerler.
ASDER,
2002 sonunda iktidara gelmesinden sonra AKP’nin askeri
cenahtaki faaliyetlerinin merkezi olarak perde gerisinde
faaliyet yürüttü.
Ordu içindeki uzantıları aracılığıyla belge, bilgi sızdırmada
etkin rol oynadı.
ASDER üyeleri, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarında etkin görev aldı.
Bilgisayar ortamında sahte belge üretmede bu üyelerin de bulunduğu ileri sürülüyor.
Suriye kriziyle birlikte ASDER, AKP hükümetinin de talebiyle askeri alanda faaliyet gösterme kararı aldı.
Zira, Ağustos 2011’den itibaren Suriye muhalefeti silahlı saldırılarını artırmış, AKP hükümeti de Suriye yönetimiyle ilişkilerini kesmişti.
Bugünlerde ASDER’in asker üyeleri, AKP hükümetinden gelen talep üzerine, başlarında kıdemli özel harpçi Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi olduğu halde SADAT’ı kurmaya karar verdiler.
Kurucular,
SADAT’ı kurmadan önce AKP hükümetiyle geniş istişarelerde
bulundular.
Kendileri de bunu saklamıyor.
Başvuru yaptıktan sonra, Milli Savunma, Gümrük ve Ticaret Bakanlıklarından gelen önerilere göre kuruluş sözleşmesinde bir takım değişiklikler yaptılar.
Bakanlıklarla
istişarelerden sonra SADAT’ın kuruluşu tescil edildi.
Şirket sözleşmesi 28 Şubat 2012 tarihli Ticaret Sicili
Gazetesi’nde yayımlandı.
Sicil numarası 809300/0.
SADAT’ın Yönetim Kurulu Başkanı emekli özel harpçi Adnan Tanrıverdi, neden böyle bir şirket kurduklarını anlatırken, İslam ülkelerinde kanlı bir değişim başladığını, istikrarın çok uzun zaman alacağını, bu süreçte onlara "yardımcı" olmak amacıyla yola çıktıklarını vurguluyor.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: Emekli Kurmay Albay Fethi Kıran.
Yönetim Kurulu Üyeleri: Emekli Jandarma Binbaşı Bülent Demir, Emekli Tank Kıdemli Başçavuş Nurettin Yavuz, Emekli Kıdemli Personel Başçavuş Reşat Fidan.
Kurucular: 28 Şubat sürecinde Ordudan çıkarılan veya emekli edilen 23 subay ve assubay.
Şirket merkezi: Adnan Kahveci Mahallesi, Caner Sokak, No: 3 Beylikdüzü / İstanbul
Paket paket eğitim: Sabotaj, suikast, pusu...
SADAT’a ait resmi internet sitesi, faaliyet alanlarını harita üzerinde gösteriyor.
Buna
göre İslam coğrafyası faaliyet alanı olarak seçilmiş.
ABD’nin ilan ettiği BOP coğrafyası ile örtüşüyor.
Buna Balkanlar’daki Arnavutluk ve Bosna ile Güneydoğu Asya’daki Endonezya gibi Müslüman ülkeler eklenmiş.
Şirketin amacı şöyle ifade ediliyor:
"Özellikle ve öncelikle yönetim değişikliğine uğrayan İslam Ülkelerinin Silahlı Kuvvetlerinin yeniden organize edilmesinde, ihtiyaç duyacakları savunma danışmanlığı, lider seviyesindeki askeri ve güvenlik personelinin eğitimini, askeri ve güvenlik alanlarında gerekli araç, silah ve malzemenin tespit ve tedariki faaliyetlerini, Devletimizin politikalarının bir parçası olarak ve Devletimizin çıkarlarını gözeterek, gereken sahalardaki izinler ilgili Bakanlıklardan alınmış olarak, konularında mütehassıs emekli askeri personelden yararlanarak teşkil edilen ekipmanlar vasıtasıyla yürütecektir"
Duyuruda açıkça anlatıldığı gibi, amaç askeri, faaliyet alanı çok geniş.
Gereken izinleri hükümetten (ilgili bakanlıklardan) aldıklarını söylüyorlar.
Yani, şirket sözleşmesi tescilinin ötesinde özel bir "onay" ve "izin" mekanizmasından söz ediyorlar.
Ayrıca, SADAT’ın örtülü faaliyet yürütebileceği de, kuruluş duyurusunda şöyle ima ediliyor:
"Resmi
makamlarımızın yetişemediği, ilgilenmediği veya ilgilenmek
istemediği alanlarda ve ilgili bakanlıkların istekleri
doğrultusunda, bir nevi akredite olarak...
hizmeti kâr amacının önüne geçirerek vücut bulmuş bir
ticari kuruluştur"
SADAT, şirket açıklamasında Türkiye’de "ilk" ve "tek" olduklarının da altını çiziyor.
SADAT,
bu genel amacını nasıl gerçekleştireceğini, hangi "hizmetler"i ve
hangi "eğitimler"i
vereceğini kendi resmi internet sitesinde (www.sadat.com.
tr) ayrıntılı olarak yazmış.
Bunların ana başlıkları şöyle:
"Genel eğitim paketleri: a) Tek er muharebe ve küçük birlik taktikleri kursu, b) Özel birlik temel kursu, c) Özel birlik ileri ihtisas kursu, d) Havacılık kursları"
"Alternatif uzmanlık kurs paketleri: a) Kara harekatı, b) Deniz harekatı, c) Hava harekatı, d) Keskin nişancılık, e) Koruma, f) Tahrip, g) Gayri nizami harp, i) İleri tek er muaherebe, j) Tank avcılığı (zırhlı araç tahribi/sağlam ele geçirme)"
SADAT, kendi internet sitesinde, "gayri nizami harp" (GNH) kurslarında neleri öğrettiklerini de şöyle saymış:
"GNH’te teşkilatlanma, istihbarat, mukavemet harekatı, gerilla harekatı, kurtarma-kaçırma harekatı, özel kuvvetler harekatı, gizli deniz harekatı, hava harekatı, psikolojik harp harekatı, muhabere ve muhabere emniyeti, lojistik, GNH kuvvetlerine karşı harekat, GNH’de liderlik, GNH’de ilk yardım"
Peki, bu kursları bitirenler neleri öğrenmiş oluyorlar?
SADAT’ın
internet sitesi bu soruya da cevap veriyor.
Yine yorumsuz aktarıyoruz:
"Başta psikolojik harp ve harekat olmak üzere, sabotaj, baskın, pusu, tahrip, suikast, kurtarma ve kaçırma, tedhiş (yani terör), sokak hareketleri türü eylemlerde ve gizli etkinliklerden oluşan harekat teknikleri"
Bunlar hem Türk yasalarına göre, hem de uluslararası hukuka göre açık ve ağır suç teşkil eden faaliyetler.
Kontrgerilla talimnamesiyle aynı
SADAT’ın eğitim ve kursları ile, NATO’nun Türkiye’de kurdurduğu SüperNATO’nun talimnamesi aynı özellikleri taşıyor.
12 Mart 1971’den sonra Türkiye kamuoyunun "Kontrgerilla" olarak tanıdığı bu kuruluşun ST 31-15 adıyla bilinen talimnamesi, Türkiye‘de ilk kez 1964’te "hizmete özel" olarak yayımlandı.
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanının imzasıyla ve "Sahra Talimnamesi 31-15" adıyla yayımlanan talimname, ABD Kara Kuvvetleri’nin "Field Manual 31-15" adıyla kullandığı belgenin birebir çevirisiydi.
Talimnamede gayrinizami harp unsurlarının yani kontrgerilla elemanlarının tedhiş, sabotaj, suikast gibi eylemler yapabileceği ve öldürme yetkisi olduğu vurgulanıyordu.
Aydınlık bugün, Suriye’deki iç savaşın perde arkasına ait önemli bir dosyayı açıklamaya başlıyor.
Dosyamız, Suriye’de iç savaş çıkaran çeteleri eğiten ve silahlandıran İslamcı Kontrgerilla’yla ilgili.
İlk bölümde İslamcı Kontrgerilla’nın nasıl ve kimler tarafından kurulduğunu, hangi "hizmetleri" yürüttüğünü anlatacağız.
Önce Aydınlık bu bilgilere nasıl ulaştı, nerelerden topladı o konuda okuyucularımıza bilgi vermek istiyoruz.
İlk
bilgi, önemli bir MİT kaynağından geldi.
Kaynak özetle şunları söyledi:
"Adaleti
Savunanlar Derneği diye bir dernek var.
Oradan, buradan gelen paralar Suriye muhalefetine bu
dernek üzerinden dağıtılıyor"
İlk tepkimiz "itiraz" şeklinde oldu:
"Adaleti
sevenler falan diyorsunuz, belli ki bunlar hukukçu, avukat
falan.
Avukatlarla gizli operasyon yürütülmez, bir yanlış anlama
olmasın"
MİT kaynağı ısrar etti:
"Adlarına
bakmayın, pek hukukla uğraşmıyorlar.
Zeten başlarında emekli bir İslamcı general var.
Bir araştırın, başka şeyler de görürsünüz"
Doğrusu,
bir süre bu bilgiyi üzerinde pek durmadık.
Fakat başka bir vesileyle derneği araştırma ihtiyacı doğdu.
Araştırdıkça büyük ve önemli bir organizasyonla karşılaştık.
Elimizdeki
dosya kabardıkça kabardı.
ASDER ve çevresindeki kuruluşlar boylu boyunca Suriye
operasyonlarının içindeydi.
ABD’nin Irak işgali sırasında örtülü operasyonlarda ve "pis" işlerde kullandığı ünlü Blackwater gibi, aslında devletin uzantısı olan, "özel" bir şirket vardı karşımızda.
Bir
başka MİT kaynağına sorduk elimizdeki bilgileri.
İkinci kaynak elimizdeki bilgileri hem teyid etti, hem de yeni
bilgiler verdi.
Başka araştırmalarımızla birlikte Gladyo’nun önemli bir merkezi ortaya çıktı.
Kaynaklarımızdan gelecek yeni bilgilerle bu dosyayı daha da derinleştirmeyi planlıyoruz.
Emekli
Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, kıdemli bir özel harpçi.
Bir süre Özel Harp Dairesi’de yöneticilik de yaptı.
Biyografisinde bunları açıkça yazıyor.
1996’da TSK’den kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevkedilen bir isim.
Kendisi de emekliye sevkini dini görüşlerine bağlıyor.
İslamcı
görüşlerini hiçbir zaman saklamadı.
AKP’yle de hep yakın ilişkiler içinde oldu.
22
Haziran 2012’de Suriye’nin Türk jetini düşürmesi üzerine,
ASDER Onursal Başkanı, SADAT’ın Yönetim Kurulu Başkanı Emekli
Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, çok sert bir açıklama yapmıştı.
Tanrıverdi açıklamasında, SADAT olarak yürüttükleri örtülü
operasyonları da üç maddede tek tek tarif etmişti:
"ÖSO’nun
(Özgür Suriye Ordusu) organize olmasına" yani
kurulmasına, eğitimine "etkin
mücadelesine" yani
silahlı hareketlerine destek verilmeli.
Üçüncüsü ise, "özel
girişimler himaye edilimeli", yani
SADAT gibi kuruluşlara "destek
verilmeli, kaynak aktarılmalı" diyor.
"Muhalefetin açık ve dolaylı yollardan desteklenmesi"ni özenle vurguluyor.
Burada da SADAT’ın rolüne gönderme yapıyor.
a45UyF587661-201307301451-10
| Kurmus
oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: Ozgur_Gunde...@yahoogroups.com |
Ayrilmak
isterseniz de : Ozgur_Gundem...@yahoogroups.com |
Grup
Sayfamız
: http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ |
Arzu
ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ |