Kamu Hastanelerin de ya da genel olarak sağlık kurumlarında maliyetlerin minimize edilmesi, çıktıların ise maksimize edilmesi, yeni üretim tekniklerinin geliştirilmesi ve uygulanması kaynak kullanımında tasarrufu destekleyecek donanımlardan yoksun olması gibi faktörlerin ve aynı zamanda kamu kurumlarının ve yönetiminin verimsizliğinden yola çıkarak başlatılan özerkleştirme çalışmaları kamu sağlık sisteminde eşitlik olduğu ama verimsiz olduğu, Özel sağlık sisteminde ise tam aksine eşitsizlik olduğu ama buna rağmen verimin daha yüksek olduğu özerkleştirme taraftarlarınca söylenmektedir. Özerkleştirmeden Özelleştirmeye giden bu yolda sağlıktaki eşitsizliklerin artacağı gerçektir. Özerkleştirme kamunun eşitlikçi tarafını özelin ise verimlilik tarafını harmanlayarak ve yumuşatarak oluşturulan bir modeldir.
Özerk bir sağlık kurumu, bir kamu kurumudur. Merkezi kamusal organizasyonların belirlediği standartlarda hizmet üretir, kimileri seçimle belirlenmiş üyelerden oluşan bir yönetim kurulunca yönetilir; buna karşılık mali anlamda piyasa ilişkileri içinde davranır, yatırımlarına, çalıştıracağı personel sayısına, personel almaya, çıkarmaya kendisi karar verir, sağlık finansman kurumuyla sözleşme yaparak hizmet üretir ve diğer özerk ve özel nitelikli sağlık kuruluşlarıyla rekabet eder.
Böylece sistem özel ve özerk nitelikli sağlık kurumlarından oluşur. Kurumlar arasındaki rekabetin hizmetin fiyatını ucuzlatacağı ve kalitesini artıracağı varsayılır. Rekabeti düzenleyen kurum olarak ise yine özerk ve özel nitelikli sağlık sigortası kurumları devreye sokulur. Bir başka ifade ile, hizmet üreticisi özerk ve özel sağlık kurumları, hizmeti finanse eden özerk ve özel nitelikli sigorta kurumları karşısında rekabete girerler. Sigorta kurumları ancak en kaliteli sağlık hizmetini, en ucuza üreten sağlık kurumlarıyla sözleşme yaparlar. Sözleşme sistemi, hizmeti üreten kurumları maliyetlerini düşürmeye, kaliteyi ise artırmaya yönlendirir. Burada, rekabete dayanamayan kurumların kapanacağı sonucu ortaya çıkabilir. Anlaşıldığı gibi, bu sistem finansal araçlarla denetlenen özel bir sistemdir. Onu saf özel sağlık sisteminden ayıran da burasıdır. Özerkleştirme iki alt strateji üzerine oturur. Bunlardan birincisi sağlık bakanlığının sorumluluk ve yetki alanlarının sınırlanmasıdır. Sağlık Bakanlığı’nın hizmet üretme işlevinin elinden alınması ve yetkilerinin denetim ile sınırlandırılması planlanır. İkinci alt strateji ise önce hastanelerin, sonra da birinci basamak sağlık kurumlarının (örneğin Aile Sağlığı Merkezlerinin ve aile hekimlerinin) işletme haline getirilmesidir. Bu sistemde her hastane, her aile hekimi bir işletmedir.