
Beyin yorgunluğundan kurtulmak için tavsiye ve öneriler
Şehir ve iş hayatının karmaşasından uzaklaşma zamanı gelip de günün sonunda evimize döndüğümüzde, hem fiziksel hem de beyin yorgunluğundan yakınırız, dinlenmek isteriz. Fiziksel yorgunluğumuz genelde uzanınca çabuk geçer. Peki ya beyin yorgunluğu? İşte Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ beyin yorgunluğundan kurtulmak için altın tavsiyelerde bulunuyor.
Öncelikle zeka ile beyin
arasında nasıl bir ilişki olduğunu anlatır mısınız?
Karşılaştığımız sorunları çözmek için üretilen ihtimalleri akıl belirler. Bu
ihtimallerin içinden çözüm en doğru olanı bulup uygulamayı zeka belirler. Zeka
genetik mirastır, akıl ise zaman içinde kazanılan eğitim ve tecrübe ile
gelişir. Genetik yapının da kontrolünde olan zeka, çevresel etmenler ve
iyi bir öğrenim hayatı ile maksimum seviyeye çıkar. Bir olay karşısında ihtimal
üretme aklı gösterir. Kişi ne kadar ihtimal üretiyor ise o kadar akıllı
demektir. Zeka ise o ihtimaller arasından en can alıcıyı alıp uygulamaktır. İş hayatında
başarılı olmak için akıllı ve zeki insanların bir araya gelmesi gerekir. Yani
beyni etkin kullanmak ve başarılı olmak için yalnız akıl yetmez, akıl ve zeka
beraber olmalıdır.

Beynimizin gerçekten
tamamını kullanıyor muyuz?
Maalesef henüz beyinimizin çok az bölümünü kullanmaktayız. Belki de beynin
hepsini kullanabilsek çok farklı bir dünya yaratabilir ve farklı boyutları
görüp algılayabilirdik. Fakat bugünkü dünya koşullarında normal zeka düzeyine
sahip insanlar, beyinlerini ancak % 3 – 10′u arasında
kullanabilmektedirler.
Beynin kullanılma
kapasitesini ve hafızayı arttırmak için neler yapılmalı?
1) Beslenmeye dikkat edilmeli. Özellikle sabahları iyi bir kahvaltı ile güne
başlanıp, gün içinde öğün atlamak ve hazır gıdalardan uzak durup doğal
beslenmek gerekir.
2) Zaman buldukça bol bol spor yapmak gerekir.
3) Eğitim hayatına önem verip, özellikle okumayı ihmal etmemek gerekir.
4) Beynimizi yoran stresli ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, zaman
zaman tatile çıkmak, stresli ortamdan zarar görmüşsek psikolojik destek almak
gerekir.
5) Sanatla olabildiğince fazla ilgilenmek, ilgi duyulan müzik, resim, el sanatı
vb. hobilerle ilgilenmek gerekir.
İnsanların bir kısmı
beyinlerinin sol, bir kısmı sağ tarafını mı kullanıyor. Bu neyi sağlıyor?
İnsanların birçoğu beyninin sol tarafını kullanır. Beynin sağ tarafı ritm,
hayal kurma, renkler, boyut, hacim, müzik gibi fonksiyonları yapar. Sol tarafı
ise; konuşma, matematiksel işlemler, diziler, sayılar ve analiz gibi konularda
üstündür.
Okuldaki eğitim düzeni, beyinin sadece sol tarafını geliştiren matematik, fen
bilgisi, Türkçe gibi derslere önem verirken; beyinin sağ tarafını geliştiren
resim, müzik, el sanatı gibi derslere pek fazla önem vermez. Bunun için sol
beyin daha fazla kullanılır. Halbuki; tarihte başarılı olan insanlara
baktığımız zaman bu kişilerin bilerek veya bilmeyerek sağ ve sol beyinlerini
geliştiren insanlar olduğunu görürüz. Sağ beynin; duyguların ve hayallerin
etkisinde olduğu ve bütünsel öğrendiği, bu yüzden bilgileri sırayla işleyen sol
lobun aksine daha hızlı ve etkili öğrendiği anlaşılmıştır.
Kadın ve erkek beyni
farklı şekilde mi dinlenir?
Kadın ve erkek beyninin dinlenmesi tabiî ki farklı değildir. İnsanı dinlendiren
iyi bir tatil, spor, hobiler vb. etkinlikler iki cins içinde geçerlidir.
Beyni dinlendirmek için
detoks öneriyor musunuz?
İki tür detoks yapmak lazım.
1) Gıda detoksu: Özellikle
belli zamanlarda fast –food gibi hazır gıdalardan, hayvansal kökenli
hazır gıdalardan, kızartmalardan ve aşırı içkiden uzak durmak gerekir. Hatta
protein ihtiyacını baklagillerden almak, eti olabildiğince kesmek gerekir.
Günümüzde doğal gıdaların azlığı maalesef birçok hastalığın oluşmasına zemin
hazırlamıştır. Bunun için yılın belli dönemlerinde gıda detoksu yapmak gerekir.
2) Zihinsel detoks: Beynimizi işgal eden ve enerjimizi olumsuz etkileyen kişileri ve mekanları hayatımızdan olabildiğince çıkarmamız gerekir. Örneğin, huzursuzluk veren iş ortamı, mutsuz ilişkiler vb.
Uyku beyni dinlendirmek
için en etkili yollardan biri mi? Hangi saatte uyumak daha yararlıdır?
Yeryüzünde uyumayan hiçbir canlı yoktur. Halkın uyumaz olarak bildiği akrep
bile uyur. Uyku canlılar için fizyolojik ve şart olan bir davranıştır. Beyni
dinlendir ve olumsuz düşüncelerden temizler. Vücut direncini artırır.
Metabolizmayı düzenleyen hormonların salınımı gün ışığıyla ve karanlıkla değişir.
İnsan vücüdu için faydalı olan gece uykusudur. Vücut metabolizması buna göre
ayarlanmıştır. 6-10 saat arasındaki gece uykusu yeterlidir.
Modern yaşamın getirileri, pek çok bireyin geceleri kendilerine uyku için daha
az zaman ayırmalarına neden olur. Bunun sonucu pek çok insan gündüz, özellikle
dış uyaranlar azaldığı zaman uyuklarlar. Bu da iş verimini düşürür,
konsantrasyonu azaltır, beynin daha çok yıpranmasına sebep olur. Uyku
yetmezliği; gece uykusunu uyuyan ve dinlenmiş bireyler için normal değildir.
Bunun için gece uykusunu önemsemeliyiz.
Şehir hayatının beynimiz
üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
Günümüzün şehir hayatında beynimizi daha fazla kullanmaktayız. Büyük
şirketlerde yoğun çalışmak, iş ile ilgili konularda zaman zaman eğitim almak
tabiî ki beynin gelişmesini olumlu etkiler. Ayrıca şehir hayatındaki sosyal
imkanları kullanmasını bilirsek, bu çok faydalı olur: Tiyatro, spor salonları,
müzik kursları vb. beynin sağ tarafını geliştirir. Bunun yanında, şehir
hayatının stresli yaşantısı, trafik, hava kirliliği, yoğun çalışma, vakitsizlik
ve buna bağlı sosyal ilişkilerinin azlığı beyni yorar. Demek ki şehir hayatı
beyni geliştirir ama aynı zamanda daha çok yorar.
Fiziksel olarak çalışan
biri ile bütün günü masa başında geçiren biri aynı oranda mı yorulur? Beynin
çok çalışması bedeni gerçekten yorar mı?
Dengeli bir yaşam için beyin yorgunluğu ile beden yorgunluğunun eşit olması
gerekir. Tüm günü haraketsiz masa başında geçiren kişinin beyni yorulur, fakat
bedeni buna paralel olarak yorulmaz. Eğer bedeni spor yaparak yormazsak bir
süre sonra beyin bedeni kendi kuralları ile yorar. Örneğin uykusuzluk başlar.
Fizik gücü ile çalışanlarda oluşan yorgunluk iyi bir uyku ve dinlenme ile
geçer. Fakat beyin yorgunluğunun geçmesi zaman alır.