İknadaki artistik kanıtlar ilk öğesi olarak karşımıza çıkar ve
bir çok boyutu söz konusudur. Her insan karşılaştığı herhangi
bir sunuş sırasındaki bir şekilde etkilenir ve belli şartlar
gerçekleştiğinde belirli şeylere ikna olur. Örneğin bağzı
durumlarda ikna faaliyetini gerçekleştiren izleyenler için yabancı,
başka deyişle izleyenlerin hiç tanımadıkları bir kişide
olabilir. Ancak izleyiciler ikna sırasında gördüklerine
dayanarak iknacılar hakkında bir takım yargı ve kararlar verir.
Bu karara yardımcı olan etkenler; konuşmacının fiziği, giyimi,
konuşma şekli ve hareketleri olabilir. Kimi zaman ise iknacının
ortaya koyduğu dürüst tavır, deneyim,mizah gücü gibi özellikleri
yada bu konularda geçmişten gelen bir unvanın olması ikna'yı
kolaylaştırır.
İknaya muhattap olan dinleyicilerin açıkça algılayabildikleri
bu özellikleri Aristo, unvan (reputation) diye adlandırmaktadır.
Yine bu bağlamda ele alınabilecek diğer bağzı karakteristik
özellikler de söz konusudur. Bu özellikler de iletinin
etkinliğinde önemli rol oynar. Bunlar; ses etkinliği, seçilen
kelimeler, göz teması, jestler ve benzeri olarak sıralanabilir.
Bunların tümü Aristo tarafından karizma diye
adlandırılmaktadır. Örnek verilecek olursa; bir iknacı sunusunu
kuvvetli bir lisan, özenle seçilmiş kelimeler, hazırlanmış
jestler ve iyi bir tonlama ile sunmalıdır. Bu onun izleyenleri ikna
etmesinde önemli yararlar sağlayacaktır.
İşte tüm bu artistik kanıtlar insanın karizmasını başka
deyişle, Aristo'nun dediği gibi ethos'unu oluşturmaktadır.