(RizeOcak) Gençler İçin Örnek Ülkücü: Rıza Bekin Paşa -Prof. Dr. Turan Yazgan

7 views
Skip to first unread message

Resul Kursat Sahsi

unread,
Apr 27, 2010, 9:22:06 AM4/27/10
to gazilibo...@googlegroups.com, rize...@googlegroups.com
Gençler İçin Örnek Ülkücü: Rıza Bekin Paşa

Hakkın rahmetine kavuşan Rıza Bekin Paşa, gerçekten karşısında ezildiğim, büzüldüğüm nadir insanlardan biri olarak, yaşadığım sürece, hafızamdan asla silemeyeceğim büyük şahsiyettir. Sık sık vakfımızı ziyaret ederdi, Paşam siz zahmet etmeyin, ben geleyim diye her defasında söylememe rağmen o bana bu fırsatı vermezdi. Onun büyüklüğü, onun tevazuu, onun insanlığındaki derinlik, kolay kolay anlatılamaz.

Atatürk, Nahçıvan üzerinde, Afganistan üzerinde önemle durmuş. Çünkü bir gün bütün imparatorluklar gibi Sovyetler Birliği'nin de çökeceğini ve Türk Dünyasına giden yolların açık kalmasını ve buna hazırlanmak gerektiğini düşünüyordu. Bunu bilen Stalin, Zengezur'u Azerbaycan'dan alıp Ermenilere peşkeş çekti ve Türk Dünyasıyla aramıza bir hançer soktu, o hançer, son yıllarda yine hem Rusların, hem Batı'nın desteğiyle genişletildi. Türk Birliği, hem Amerika'nın, hem Avrupa'nın, hem de Rusya'nın korkulu rüyası. Irak'ta yaptıkları savaş, bilin ki, Türkiye'ye karşı yaptıkları savaştır. Afganistan'da yaptıkları savaş bilin ki Türkiye'ye karşı yapılan savaştır. Ermenistan'ı desteklerken de Türkiye'ye karşı savaştıklarını çok iyi biliyorlar. PKK'yı desteklemeye devam ederlerken de, bunun çok şuurundaydılar. Parlamentolarına Tarih yazdırırken de aynı düşünceden hareket ediyorlardı, ediyorlar...

İşte bunların olabileceğini çok iyi bilen Atatürk, Türk Dünyasındaki Türklerden gençleri yetiştirmeye çok önem verdi ve hakikaten Gagauz elinden, Doğu Türkistan'dan, Afganistan'dan Türk çocuklarını buraya getirip, bu topraklarda, bu idealle yetişmesi için elinden geleni yaptı. Rıza Bekin de bu maksatla Türkiye'ye getirildi.

Biz, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı olarak, 1989 - 1990'larda Bakü'ye ve Yakutistan'a kadar bütün Türk coğrafyasına gittiğimiz zaman bizi Atatürk'ün resimleriyle ve Türk bayraklarıyla, her türlü engele rağmen, hava alanını terketmeden, karşılayanlar kimlerdi? İşte onlar Türkiye'de olduğu gibi, Türk Dünyasında Atatürk'ün, Gaspıralı'nın idealiyle yetişmiş âlimlerimizin, şairlerimizin yetiştirmiş olduğu insanlardı. Yani sonradan Turancı diye, Türkçü diye, kafatasçı diye hem Sovyetler'de hem de Türkiye'de itilen kakılan bizlerdik. Bizlerin oradaki uzantılarıydı. Atatürk'ün Türkiye'ye getirtip yetiştirdiği Gazi Rıza Bekin Paşa da işte onlardan biridir.

Rıza Bekin Paşa, aynı maksatla Türk bürokrasisinin girdabından, Doğu Türkistanlı çocukları kurtarıp eğitime başlatmak için çırpındı durdu. Bunu yakın arkadaşları elbette çok iyi bilir ama ben de çok yakından biliyorum. Bu çocuklara oturma müsaadesi almak, eğitim hakkı vermek, burs sağlamak ve yetiştirmeye çalışmak. Bu çocukların belki bugün göremedikleri, bugün takdir edemeyecekleri kadar güç bir iştir, gerçekten güç bir iştir ama o sıkılmadan, bıkmadan, usanmadan, ama asla eğilmeden, bükülmeden başardı ve yüzlerce çocuğumuzu Türkiye'de kendisi gibi eğitime tabi tutulma imkânına kavuşturdu.

Doğu Türkistan ile ilgili bir programda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Konferans Salonu'nda ben de bir konuşma yapmış ve çok kısa olarak demiştim ki; Türk gençlerinin nerede yaşarlarsa yaşasınlar, bugünkü "Kızılelma"sı Doğu Türkistan'dır. Ama Çin hayranı olan Maocular Türkiye'de hemen bizi, tabii Rıza Bekin Paşa başta olmak üzere, CIA ajanı ilan ettiler. Kişi kişiyi, tabii kendisi gibi bilir. Rıza Bekin Paşa'yı Amerikan ordusu, Rus ordusu müşterek gelse, yakasından tutsa, onun tüyünü bile kıpırdatamazdı. Onu fikrinden döndürmek, onu Çin'in, bilmem kimin menfaatine hizmet edecek bir uşak haline getirmek, dünyada hiçbir gücün başaramayacağı bir işti. İşte bildiğim Rıza Bekin Paşa, böylesine dik, böylesine sağlam, namuslu, şerefli, haysiyetli, eğilmek-bükülmek nedir bilmeyen, gerçekten muhteşem bir insandı, muhteşem bir dosttu.

Onun ölümüne, Allah'ın emri olarak, elbette diyeceğimiz bir şey yok, ama gençlerimize diyeceğimiz şeyler var. Bugün basını, yayını, hatta okullarıyla Türkiye, sizleri Türk milletinin milli menfaatleri istikametinde yönlendirecek çalışmalar yapmıyor. Bundan dolayı da içimiz yanıyor ama sizler çok şükür, böyle büyük evlatlar yetiştirmiş bir milletin çocuklarısınız, torunlarısınız. Bu örnekleri daima gözünüzün önünde tutun ve bu örneklerin nasıl ebediyen yaşadığını ve yaşayacağını görerek, istikametinizi ona göre, doğru çizin. En doğru yol; Allah'ın iradesi olarak Türk yaratıldıysanız ki öyle yaratıldınız, Türklüğe hizmet yoludur. Başka bir yol asla yoktur! Bu yolda ölmek elbette kaderde vardır ama ölmek hiç de önemli değildir. Yeter ki ölünceye kadar bu yolda karınca kararınca da olsa çalışın, didinin, fikren çarpışın. Örneğiniz merhum Rıza Bekin Paşamızdır.

Bileceğimiz şey şudur; bugün dünyada nehirlerin akışı, Türk Dünyası'nın Dilde, Fikirde, İşte Birliği'ne doğrudur. Bu akışın yönünü şu veya bu istikamette değiştirmiş olabilirler ki değiştirdiler. Dünyanın gözünün önünde, hepinizin gözünün içine baka baka Çin'de Doğu Türkistan'da çok küçük bir azınlık olan Çin nüfusu bugün büyük çoğunluğa geçti. Doğu Türkistan, yani 10 bin yıllık Türk vatanı, Türkiye'nin de gözünün içine baka baka, dünyanın jandarması olduğunu iddia edenlerin de gözünün içine baka baka işgal edildi, kimsenin tüyü kıpırdamadı. Sadece bizim içimiz yandı. İçimiz devamlı sızladı. Bir vatandan olduk, ama bu ebedi değildir, o vatan bizimdir. Tek karışı için, tek taşı için ölmeye hazır milyonlar yetişecektir. Yarın değil Çin, Rusya ile birleşse, Amerika da onlarla beraber olsa, yine de o vatan bizim olacaktır. Uzun süreli, güç gibi görünen idealler olmasaydı, Mustafa Kemal, askerinin %80'inin ayağında çarık olmadığı halde, 9 günde Afyon'dan İzmir'e gelemezdi. O bu idealle, bu hayalle büyüdü, bu hayalle yaşadı. Güçlü hayal, güçlü potansiyel kuvvettir. En büyük güç manevi güçtür, maneviyat gücüdür. Maneviyat gücü ancak ve ancak ideal denilen besinle beslenir. İdealiniz büyük olmalı, yüksek olmalı. Kısa vadeli, uzun vadeli hiç önemli değil. Ebediyete kadar belki, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir ideal de olabilir ama mutlaka idealist olmak zorundasınız ki, fizik gücünüzü on misli, yüz misli arttırmış olarak iş başarabilesiniz.

Osmanlı'nın bütün borçlarını ödesin, bütün yabancı şirketlerin hepsini millileştirsin, hepsine Türk damgası vursun ve alt yapının çok önemli bir kısmını kayıtsız şartsız gerçekleştirsin, bütün ağır sanayimizi kursun, demiryollarını inşa etsin ve dimdik, dik başlı olarak, dünyanın hiçbir devletine boyun eğmeden, bütün cumhurbaşkanlarına, krallarına 16. asırdaki Türk padişahı gibi diz çöktürsün. İşte Atatürk'ün manevi gücü. İşte bu güçle beslenmiş olan Rıza Bekin Paşa da hastalıklarına rağmen, bütün imkânsızlıklara, bütün yokluklara, bütün engellere rağmen başarmak istediği işleri başarmış ve bana göre huzur içinde, Allah'ın rahmetine kavuşmuştur. Allah gani gani rahmet eylesin ve gençlere de her birinin birer Rıza Bekin Paşa olma idealiyle büyümesini nasip etsin.

Tanrı Türkü Korusun



 
 Prof. Dr. Turan Yazgan
 
 

Koç Kırat'a Binip İnem Sazan'a
Bir Düzen Vereyim Yoldan Azana..





Hotmail: Microsoft tarafından sağlanan güvenlikle, güçlü ve Ücretsiz e-posta. Hemen edinin.

--
www.rizeulkuocaklari.net
 
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:14.0pt;font-family:Verdana">
Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz.<span style="color: #7E92B8">
</span>Âl-i İmrân / 139</span></b></p>
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages