Bütün ümmetinin bütün zamanlarda işlediği hasenatın bir misli onun defter-i hasenatına girmesi ve bütün kâinatın hakikatlarını, getirdiği nur ile nurlandırması, değil yalnız cinn ve insi ve meleği ve zihayatları, belki kâinatı ve semavatı ve arzı minnetdar eylemesi ve istidad lisanıyla nebatatın duaları ve ihtiyac-ı fıtri diliyle hayvanatın duaları, gözümüz önünde bilfiil kabul olmasının şehadetiyle milyonlar, belki milyarlar fıtri ve reddedilmez duaları makbul olan suleha-yı ümmeti her gün o zata (A.S.M.) salât ü selam ile rahmet duaları ve manevi kazançlarını en evvel o zata (A.S.M.) bağışlamaları ve bütün ümmetçe okunan Kur'anın üç yüz bin hurufunun herbirisinde on sevabdan ta yüz, ta bin hasene ve meyve vermesinden yalnız kıraat-ı Kur'an cihetiyle defter-i a'maline hadsiz nurlar girmesi haysiyetiyle o zatın (A.S.M.) şahsiyet-i maneviyesi olan hakikat-ı Muhammediye (A.S.M.), istikbalde bir şecere-i tuba-i Cennet hükmünde olacağını Allam-ül Guyub bilmiş ve görmüş ve o makama göre Kur'anında o azim ehemmiyeti vermiş ve fermanında ona tebaiyeti ve sünnet-i seniyesine ittiba ile şefaatine mazhariyeti en ehemmiyetli bir mes'ele-i insaniye göstermiş.
(Bediüzzaman Said Nursi - 11. Şua'dan)
Lügatler
|
Allâm-ül Guyub : gaybı, görünmeyen şeyleri bilen Allah Arz : yeryüzü,dünya Azim :büyük, yüce, çok ileri Belki :bilakis, aslında Bilfiil :fiilen, kendi çalışması ile Cihet :yön, taraf Cin :latif ve ruhani varlıklar Defter-i âmâl :amel defteri, iyilik ve kötülüklerimizin yazıldığı defter Defter-i hasenat : sevaplar ve iyiliklerin kaydedildiği defter Dua :yalvarma, yakarma, isteme Ehemmiyet: önem Evvel :ilk önce Ferman :emir,tebliğ, buyruk Fıtrî :yaratılıştan gelen, yapıyla alakalı, doğal Hadsiz : sayısız, sınırsız Hakikat-i Muhammediye : Hz. Muhammed’in hakikati, mânevî şahsiyeti Hasenat :güzellikler, iyilikler, güzel davranışlar ve işler Hasene :iyilik, güzellik, hayırlı amel, Allah rızasına uygun iş Haysiyet : itibar, değer, kıymet Hayvanat: hayvanlar, canlılar Huruf :harfler Hükmünde :benzeri, gibi İhtiyac-ı fıtri :yaratılıştan gelen doğal ihtiyaç İns: insan İstidat :potansiyel kabiliyet, yetenek, akıllılık, anlayışlılık İstikbal: gelecek İttiba :uymak, tabi olmak
|
Kâinat : evren, yaratılanların hepsi Kıraat-ı Kur’an :Kur’an’ı okuma Lisan :dil, lehçe Makam :yer, netice, durum, durulacak yer, rütbeli yer, derece, mevki Makbul :kabul olunan, beğenilen, sevaplı Manevî :manaya ait, ruhani Mazhariyet :sahip olma, nâil olma, erişme Melek :nurdan yaratılmış varlıklar Mesele-i insaniye :insanlık meselesi Minnettar : iyiliğe karşı teşekkür duyan, yapılan iyilikleri başa kakan Misil :benzer, eş, tıpkı Nebatat: bitkiler Nur : ışık,aydınlık, parlaklık Nurlandırmak :kalbini aydınlatmak Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Salât-ü selam :selam ve dua Semavat :gökler, semalar Sevab :hayır, hayırlı iş Suleha-yı ümmet :ümmetin salih kişileri Sünnet-i seniyye :Hz. Peygamberin(a.s.) en yüksek halleri, yaşayışı, tavırları, hareket düsturları Şahsiyet-i maneviye :manevi şahsiyet Şecere-i tuba-i Cennet :cennetteki Tuba ağacı Şefaat :af edilmek için aracılık etmek Şehadet : şahitlik, tanıklık Şua :ışık, parıltı Tebaiyet :tabi olma, uyma Ümmet : peygambere inanıp onun yolundan gidenler, mü’minler Zat : hürmete layık kimse, kişi Zîhayat : hayat sahibi, canlı
|