103- İslamiyetin müsellematını tamamen imtisal ettiği cihetle bihakkın daire-i dahiline girmiş zatta; meyl-üt tevsi' meyl-üt tekemmüldür. Lakaydlık ile haricde sayılan zatta meyl-üt tevsi', meyl-üt tahribdir. Fırtına ve zelzele zamanında; değil içtihad kapısını açmak, belki pencerelerini de kapatmak maslahattır. Laübaliler ruhsatlarla okşanılmaz; azimetlerle, şiddetle ikaz edilir.
104- Biçare hakikatlar, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.
(Bediüzzaman Said Nursi - Hakikat Çekirdekleri'nden 103-104)
Lügatler
Azimet :takva ile amel etmek, Allah’ın emirlerini hiçbir mazeret ileri sürmeden usul ve kaidelerine uygun olarak tam ve mükemmel olarak yerine getirmek
Bîçare: çaresiz
Bihakkın :hakkıyla, hakkını vererek
cihet :yön, taraf
Daire-i dahil :iç daire, iç bölüm
Hakikat :gerçek
Hariç:dış, dışında
İçtihad :dini hüküm çıkarmak
İkaz :uyarma, tenbih
İmtisal :uymak, benzemek, muvafakat etmek, örnek kabul etmek
Kıymetsiz :değersiz
Lakaydlık :alakasızlık, kıymet vermeyiş, karışmamak
Laubali :alakasız, kayıtsız, hürmetsiz, dikkatsiz
Maslahat :fayda, maksat, sulh yolu
meylü’t-tahrip : tahrip meyli,
arzusu
meylü’t-tekemmül :
mükemmelleşme meyli
meylü’t-tevsi
: genişletme eğilimi
müsellemât : dinin herkesçe kabul edilmiş esasları
ruhsat : izin, müsaade; kulların özürlerine
binaen, kendilerine bir kolaylık ve müsaade olmak üzere ikinci derecede meşru
olan şeyler, yolculukta Ramazan orucunun tutulmaması gibi
Zelzele :deprem
Zat : kişi