Ben kendim mükerreren müşahede etmişim ki: Yüzde on ehl-i fesad yüzde doksan ehl-i salahı mağlub ediyordu. Hayretle merak ettim, tedkik ederek kat'iyyen anladım ki: O galebe kuvvetten, kudretten gelmiyor, belki fesaddan ve alçaklıktan ve tahribden ve ehl-i hakkın ihtilafından istifade etmesinden ve içlerine ihtilaf atmaktan ve zaif damarları tutmaktan ve aşılamaktan ve hissiyat-ı nefsaniyeyi ve ağraz-ı şahsiyeyi tahrik etmekten ve insanın mahiyetinde muzır madenler hükmünde bulunan fena istidadları işlettirmekten ve şan ü şeref namıyla riyakarane nefsin firavuniyetini okşamaktan ve vicdansızca tahribatlarından herkes korkmasından geliyor. Ve o misillü şeytani desiseler vasıtasıyla muvakkaten ehl-i hakka galebe ederler.
(Bediüzzaman Said Nursi - 13. Lem'adan)
Lügatler
|
Ağraz-ı şahsiye :şahsi garazlar, kişisel kin ve kötülükler Desise :gizli hile, oyun Ehl-i fesad :fesatlık çıkaranlar, bozguncular Ehl-i hakk :Hak ve hakikat yolunda olanlar Ehl-i salah :ıslah ehli, barışçılar Fenâ :yokluk, yok olmak, gelip geçicilik, ölüm, kötü Fesad :bozukluk, karışıklık, fenalık, haddi tecavüz edip zulmetmek Firavuniyet :isyankârlık ile Allah’ı tanımayış Galebe :üstün gelme Hissiyat-ı nefsaniye :nefis ve şehevi duygular Hükmünde :benzeri, gibi İhtilaf :anlaşmazlık, uyuşmazlık, karışıklık, ikilik İstidat :kabiliyet, akıllılık, anlayışlılık İstifade :faydalanma, yararlanma Kat’iyyen :kesinlikle, mutlaka, şüphesiz Kudret : güç, kuvvet, iktidar Lem’a :parıltı, parlamak Mahiyet : asıl,esas
|
Misillü: gibi Muvakkaten :geçici, devamlı olmayan Muzır : zararlı, zarar veren Mükerreren :tekrar eder şekilde Müşahede :gözlem Nam :isim, ad, lakap Nefis :insanın kendisi Riyakarane :gösteriş yaparcasına Şan ü şeref :namlı ve ünlü olmak Şeytani :şeytana ait, şeytan gibi Tahrib :harap etme, yıkma, bozma Tahribat :harap etmeler, yıkmalar, bozmalar Tahrik :yerinden oynatmak, kımıldatmak, hareketlendirmek Tedkik :hakikatı anlamak ve meydana çıkarmak için inceden inceye araştırmak Vasıta :aracı, iki şeyi birbirine ulaştıran Vicdan :insanın içinde iyiyi kötüden ayıran manevi duygu Zaif : zayıf, dayanıksız
|