Nur deryasından günün sözü (09.02.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Feb 9, 2026, 8:14:30 AM (11 days ago) Feb 9
to

Nefs-i insaniye, muaccel ve hazır bir dirhem lezzeti; müeccel, gaib bir batman lezzete tercih ettiği gibi, hazır bir tokat korkusundan, ileride bir sene azabdan daha ziyade çekinir. Hem insanda hissiyat galib olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı, ileride gayet büyük bir mükâfata tercih eder. Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müecceleden ziyade çekinir. Çünki tevehhüm ve heves ve hiss, ileriyi görmüyor belki inkâr ediyorlar. Nefs dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalb ve akıl susarlar, mağlub oluyorlar.

Şu halde kebairi işlemek, imansızlıktan gelmiyor, belki hiss ve hevesin ve vehmin galebesiyle akıl ve kalbin mağlubiyetinden ileri gelir.

 

(Bediüzzaman Said Nursi - 13. Lem'adan)

 

Lügatler

Azab :büyük sıkıntı, dünyada işlenen günahların âhiretteki cezası

Azab-ı müeccele :ertelenmiş azab

Batman : yaklaşık sekiz kg. a denk gelen bir ağırlık

Dirhem : yaklaşık üç grama denk olan bir ağırlık ölçüsü

Ehemmiyet: önem

Gaib :görünmeyen, göz önünde olmayan, kaybolmuş olan

Galebe :üstün gelme

Galib :üstün gelen, yenen, baskın olan, mağlup eden, çoğunluk

Heves :gelip geçici istek, nefsin hoşuna giden şey

His: duygu

Hissiyat : hisler, duygular

Hükmetmek :idare etmek, hakim olmak,yönetmek

İnkâr : reddetmek, karşı çıkmak

Kebâir :büyük şeyler, büyük günahlar

Lem’a :parıltı, parlamak

Lezzet-i hazıra :hazır lezzet, peşin ücret

Mağlubiyet :yenilen,bir kuvvetlinin idaresi altında olma

Mahall-i iman :iman yeri, inancın hissedildiği yer

Muaccel :acele olunmuş, peşin, vadesiz, mühletsiz

Muhakeme :iki tarafı dinleyip hüküm vermek, zihinde inceleme yapmak

Müeccel :mühletli, sonradan yapılmak üzere ertelenen,, peşin olmayan, tecil edilen

Nefis :insanın kendisi

Nefs-i insaniye :insanın nefsi, dünyevi ve haram zevklere bakan yönü

Tercih :üstün tutmak, seçmek

Tevehhüm :evhamlanmak, yok olanı var zannederek korkuya düşmek

Vehim :manasız korku, aslında olmayan şeyi var zannetmek

Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages