RAMAZAN RİSALESİ-1-BİRİNCİ NÜKTE

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Feb 19, 2026, 6:23:21 AM (yesterday) Feb 19
to

                  29.MEKTUB 2.RİSALE OLAN 2.KISIM

                                    RAMAZAN RİSALESİ

Ramazan-ı Şerife dairdir

Birinci kısmın âhirinde şeair-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden şeairin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu ikinci kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir.
Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden "Dokuz Nükte"dir.

بِسْمِاللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

1شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِى اُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدَى وَ الْفُرْقَانِ

BİRİNCİ NÜKTE

Ramazan-ı Şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir. Hem şeair-i İslâmiyenin âzamlarındandır.

İşte Ramazan-ı Şerifteki orucun çok hikmetleri; hem Cenâb-ı Hakk'ın Rububiyetine, hem insanın hayat-ı içtimaiyesine, hem hayat-ı şahsiyesine, hem nefsin terbiyesine, hem niam-ı İlâhiyenin şükrüne bakar hikmetleri var.

Cenâb-ı Hakk'ın Rububiyeti noktasında orucun çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

Cenâb-ı Hak, zemin yüzünü bir sofra-i nimet suretinde halkettiği ve bütün enva'-ı nimeti o sofrada 2
مِنْحَيْثُلاَيَحْتَسِبُ bir tarzda o sofraya dizdiği cihetle, kemal-i Rububiyetini ve rahmaniyet ve rahîmiyetini o vaziyetle ifade ediyor. İnsanlar gaflet perdesi altında ve esbab dairesinde o vaziyetin ifade ettiği hakikatı tam göremiyor, bazan unutuyor. Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i îman birden muntazam bir ordu hükmüne geçer. Sultan-ı Ezelî'nin ziyafetine davet edilmiş bir surette akşama yakın "Buyurunuz" emrini bekliyorlar gibi bir tavr-ı ubudiyetkârane göstermeleri, o şefkatli ve haşmetli ve külliyetli rahmaniyete karşı, vüs'atli ve azametli ve intizamlı bir ubudiyetle mukabele ediyorlar. Acaba böyle ulvî ubudiyete ve şeref-i keramete iştirak etmeyen insanlar insan ismine lâyık mıdırlar?

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

1- "O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur'ân, o ayda indirilmiştir." Bakara Sûresi: 2:185.
2- “Umulmadık yerlerden.”(Talak Suresi, 65: 3)

 

Lugatler

Âhir: son

Âzam: en büyük

Azamet: büyüklük, yücelik

Beyan etmek: açıklamak, izah etmek

Cenâb-ı Hak: Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah

Cihet: taraf

Ehl-i iman: Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler

Envâ-i nimet: nimet çeşitleri

Erkân-ı hamse: beş esas, şart

Esbab: sebebler

Gaflet: duyarsızlık, umursamazlık

Hakikat: doğru, gerçek

Halk etme: yaratma

Haşmetli: büyük, görkemli

Hayat-ı içtimaiye: toplum hayatı

Hayat-ı şahsiye: kişisel hayat

Hikmet: gaye, fayda

İntizam: düzen, tertip

İştirak etmek: katılmak

Kemâl-i rububiyet: Allah’ın terbiye ediciliğinin mükemmelliği

Külliyetli: kapsamlı

Mukabele etmek: karşılık vermek

Muntazam: düzenli, intizamlı

Nebze: az miktar

Nefis: insanı daime kötülüğe, maddi zevk ve isteklere sevk eden kuvvet

Niam-ı ilâhiye: Allah’ın verdiği nimetler

Nükte: ince ve anlamlı söz

Rahîmiyet: Allah’ın her bir varlıkta tecelli eden merhamet ediciliği

Rahmâniyet: Allah’ın bütün varlıkları kaplayan merhamet ediciliği

Ramazan-ı Şerif: Şerefli Ramazan ayı

Rubûbiyet: Rablık; Allah’ın her bir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeylari vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması

Savm: oruç

Sofra-i nimet: nimet sofrası

Sultan-ı ezeli: hüküm ve saltanatının başlangıcı olmayan

Suret: biçim, görünüş, şekil

Şeâir-i İslâmiye/şeâir: işaretler, İslama sembol olmuş iş ve ibadetler

Şeref-i kerâmet: şerefli vazife, görev

Tavr-ı ubûdiyetkârâne: kulluğa yakışır tavır, hareket

Ubûdiyet: kulluk

Ulvî: yüce, büyük

Vüs’at: genişlik

Zemin: yer, dünya

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages