Hikmet-i Kur'aniye ise, nokta-i istinadı, kuvvete bedel "hakk"ı kabul eder. Gayede menfaate bedel, "fazilet ve rıza-yı İlahi"yi kabul eder. Hayatta düstur-u cidal yerine, "düstur-u teavün"ü esas tutar. Cemaatlerin rabıtalarında; unsuriyet, milliyet yerine "rabıta-i dini ve sınıfi ve vatani" kabul eder. Gayatı; hevesat-ı nefsaniyenin tecavüzatına sed çekip, ruhu maaliyata teşvik ve hissiyat-ı ulviyesini tatmin eder ve insanı kemalat-ı insaniyeye sevk edip insan eder. Hakkın şe'ni, ittifaktır. Faziletin şe'ni, tesanüddür. Düstur-u teavünün şe'ni, birbirinin imdadına yetişmektir. Dinin şe'ni, uhuvvettir, incizabdır. Nefsi gemlemekle bağlamak, ruhu kemalata kamçılamakla serbest bırakmanın şe'ni, saadet-i dareyndir.
(Bediüzzaman Said Nursi - 12. Söz'den)
Lügatler
|
Bedel: karşılık Düstur-u cidal :kavganın kuralı Düstur-u teâvün :yardımlaşmanın kuralı Fazilet :değer, meziyet, iyilik Gayat :gayeler, maksatlar Gemlemek: zaptetmek Hak :varlığı hiç değişmeyen,her hakka sahip,ibadete layık(Allah) Hevesat-ı nefsaniye : nefsin arzuları, boş batıl ve günah şeylere dair olan istekler Hikmet-i Kur’aniye : Kur’an’ın hikmeti, gayesi ve sırrı Hissiyat-ı ulviye :yüce hisler, yüce duygular İmdad :yardım, yardıma yetişmek İncizab :cezb edilme, çekilme İttifak :birlik, beraber hareket etmek için anlaşmak Kemalat :faziletler, iyilikler, mükemmellikler
|
Kemalat-ı insaniye :insanlıktaki mükemmellikler Maaliyat :yüksek fikirler, derin bilgiler Menfaat :fayda, kâr, gelir Nefis :insanın kendisi Nokta-i istinad :dayanak noktası Rıza-yı ilâhî :Allah’ın rızası, hoşnutluğu Saadet-i dareyn :iki dünya saadeti Sed :tıkamak, kapamak, engel, baraj Sevketmek :ileri sürmek, önüne katıp sürmek, göndermek, yollamak Şe’n :iş, tavır, hadise, vaka Tatmin :ikna etmek, rahatlatmak Tecavüz :haddini aşmak, zorlamak, söz veya hareketle ileri gitmek Tesanüd : dayanışma, yardımlaşma Teşvik :şevklendirmek, cesaret vermek, kışkırtmak Uhuvvet :kardeşlik, samimi dostluk
|