|
1.1.MUKADDİME
Bu Sekizinci Hüccet-i İmaniye
1 , vücub-u vücuda ve vahdâniyete delâlet ettiği gibi, hem
delâil-i kat’iye ile rububiyetin ihatasına ve kudretinin azametine delâlet
eder. Hem hâkimiyetinin ihatasına ve rahmetinin şümulüne dahi delâlet ve
ispat eder. Hem kâinatın bütün eczasına hikmetinin ihatasını ve ilminin
şümulünü ispat eder.
Elhasıl, bu Sekizinci Hüccet-i İmaniyenin
herbir mukaddimesinin sekiz neticesi var. Sekiz mukaddimelerin herbirinde,
sekiz neticeyi delilleriyle ispat eder ki, bu cihette bu Sekizinci
Hüccet-i İmaniyede yüksek meziyetler vardır.
Said
Nursî
Dipnotlar
- Arapça İbareler - Haşiyeler :
1 : Sekizinci Hüccet-i İmâniye tabiri,
Asâ-yı Mûsa mecmuasına giren imânî risalelerin sıraları itibariyledir. Bu
Münâcat Risalesi Asâ-yı Mûsa’da sekizinci sıradadır. (Hazret-i Üstad’ın
talebeleri)
|
Lügatler :
azamet : büyüklük,
yücelik cihet : yön, taraf delâil-i kat’iye : kesin
deliller delâlet : delil olma, işaret etme ecza :
kısımlar, bölümler elhasıl : kısaca, özetle hâkimiyet
: egemenlik, hükümranlık hikmet : Allah’ın herşeyi belirli
gayelere yönelik olarak, anlamlı, faydalı ve yerli yerinde yaratma
sıfatı Hüccet-i İmaniye : iman delili ihata : içine
alma, kapsama kudret : güç, kuvvet ve iktidar meziyet
: üstün özellik mukaddime : başlangıç, giriş rahmet :
İlâhî şefkat, merhamet rububiyet : Rablık; Cenâb-ı Hakkın herbir
varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri
vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında
bulundurması şümûl : kapsamlılık,
kuşatıcılık vahdâniyet : Allah’ın bir ve benzersiz olması ve
hiçbir ortağının bulunmaması vücub-u vücud : Allah’ın varlığının
zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması
|