Cenab-ı Hakk'ın ihsan ve keremiyle sizlerle gayet kudsî ve gayet ehemmiyetli ve gayet kıymetdar ve her ehl-i imana menfaatli bir hizmette, taksim-i mesaî kaidesiyle iştirak etmişiz. Tesanüdümüzden hâsıl olan bir şahs-ı manevînin fevkalâde ehemmiyet ve kıymeti ve üstadlığı ve irşadı bize kâfidir.
Madem bu zamanda her şeyin fevkinde hizmet-i imaniye bir kudsî vazifedir; hem kemmiyet, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset daireleri ebedî, daimî, sabit hizmet-i imaniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyas olmaz. Risale-i Nur'un talimatı dairesinde bize bahşettiği feyizli makamlara kanaat etmeliyiz. Haddimden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ile müfritane âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlas lâzımdır. Onda terakki etmeliyiz." Elhak, bunda tam terakki etmişsiniz.
(Bediüzzaman Said Nursi – Emirdağ Lahikası 1’den)
Lügatler
|
Âlî :üstün, yüce , çok büyük Bahşetmek :bağışlamak, vermek, ihsan etmek Cenâb-ı Hakk :Hakkın kendisi olan yücelik sahibi Allah Daimi : devamlı Ebedi: sonsuz Ehemmiyet: önem Ehl-i iman :Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler Elhak :tam doğrusu, Hakkın ta kendisi Fevkalade : adetin üstünde, yüksek bir şekilde Fevkınde :üstünde, yukarıda, üstün olarak Feyz :ilim, irfan, bereket, bolluk Had :sınır, hudut, derece Hâsıl : meydana gelen Hizmet-i imaniye :iman kurtarma hizmeti, imana davet hizmeti Hüsn-ü zan :iyi fikirde bulunup iyi olacağını düşünmek İhlâs :sırf Allah rızası için beklentisiz ve samimi iş yapmak İhsan :iyilik, lütuf, bağışlamak, vermek İrşad :uyarmak, doğru yolu göstermek, Hak ve hakikatı öğretmek İrtibat :bağlanmak, alakalanmak, muhabbet ve dostluk etmek İştirak :ortak olmak, ortaklık etmek Kâfi :yeten, yetişen, yeterli Kaide :esas, temel,düstur, kanun, nizam, kural
|
Kanaat :helalle yetinmek, kısmetine razı olmak, aç gözlü olmamak Kemiyet :miktar, sayı oluş, sayısal değer Kerem :izzet, şeref, ihsan, yardım, inayet, ikram edicilik Keyfiyet : bir şeyin esası, içyüzü, nitelik, özellik kıymet :önem, değer, bedel Kıymetdar : kıymetli, önemli, değerli Kudsî :mübarek, kutsal Lâhika :mektup, ilave Makam :yer, netice, durum, durulacak yer, rütbeli yer Menfaat :fayda, kâr, gelir Mikyas :ölçü aleti, ölçek Muvakkat : geçici, devamlı olmayan Müfritane :ifrat eden, aşırı giden, haddini aşan, ölçüsüz ve taşkın hareket eden Mütehavvil :bir halden bir hale geçen, değişken Nisbeten :kıyasla, oranla Sadakat :dostluk, bağlılık, vefalı olmak Sebat :kararlı olmak, yerinden ayrılmamak, sözde durmak Şahs-ı manevi :bir şahıs gibi hareket edet şirket, cemaat, cemiyet gibi ortaklıklar Taksim-i mesai :çalışmaları bölüşmek, işleri paylaşmak Talimat :bir iş hakkında hareket tarzını bildiren emirler Terakki :ilerlemek, yükselmek,artmak Tesanüd : dayanışma, yardımlaşma Üstad :hoca, usta
|