Nur deryasından günün sözü (11.01.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jan 11, 2026, 7:51:05 AM (2 days ago) Jan 11
to

Bütün eşyanın san'atındaki ihtimamat ve san'atkarane tasvirat ve mahirane tezyinat, bir ilm-i muhiti gösteriyor. Çünki binler vaziyet-i muhtemele içinde, muntazam ve müzeyyen, san'atlı ve hikmetli bir vaziyeti intihab etmek, derin bir ilim ile olur. Bütün eşyadaki şu tarz-ı intihabat, bir ilm-i muhiti gösteriyor.

Hem icad ve ibda'-ı eşyada kemal-i sühulet, bir ilm-i ekmele delalet eder. Çünki bir işde kolaylık ve bir vaziyette sühulet, derece-i ilim ve meharetle mütenasibdir. Ne kadar ziyade bilse, o derece kolay yapar.

İşte şu sırra binaen herbiri birer mu'cize-i san'at olan mevcudata bakıyoruz ki; hayret-nüma bir derecede sühuletle, kolaylıkla, külfetsiz, dağdağasız, kısa bir zamanda fakat mu'ciznüma bir surette icad edilir. Demek hadsiz bir ilim vardır ki, hadsiz sühuletle yapılır ve hakeza... Mezkûr emareler gibi binler alamet-i sadıka var ki, şu kainatta tasarruf eden zatın muhit bir ilmi vardır. Ve her şey'i bütün şuunatıyla bilir, sonra yapar. Madem şu kainat sahibinin böyle bir ilmi vardır; elbette insanları ve insanların amellerini görür ve insanlar neye layık ve müstehak olduklarını bilir, hikmet ve rahmetin muktezasına göre onlarla muamele eder ve edecek.

Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir zat seni bilir ve bakar, bil ve ayıl!..

 

(Bediüzzaman Said Nursi – 20. Mektub’dan)

 

Lügatler

Alamet-i sadıka : Doğru alametler, kesin belirtiler, şüphesiz işaretler

amel :iş, fiil, ibadet

Dağdağa :gürültü, boş yere telaş ve zorluklar

Delalet : delil olmak

Derece-i ilim :ilim derecesi

Emare :alamet,işaret, belirti, iz, ipucu

Eşya :nesneler, şeyler

Hadsiz : sayısız, sınırsız

Hakeza :öylece, bunun gibi, böyle

Hayret-nüma :hayret veren,hayret gösteren

Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye

İbda-ı eşya :her şeyin yeniden yaratılması

İcad :yaratma, var etme, vücuda getirmek

İhtimamat :özenmeler, fazla dikkat ve gayret etmeler

İlm-i ekmel :en mükemmel ilim

İlm-i muhit :sonsuz-sınırsız ilim

İntihab :seçmek, ayırıp beğenmek

Kâinat : evren, yaratılanların hepsi

Kemal-i suhulet :mükemmel bir kolaylıkla

Külfet :zahmet, sıkıntı, yorgunluk

Maharet :ustalık, beceriklilik

Mahirane :ustaca, becerikli olarak, hünerli olarak

Mevcudat :varlıklar, kâinattaki her şey

Mezkur :zikri geçen, önceden bahsedilmiş

Mu’cize-i sanat :sanat mucizesi

Mu’ciznüma :mucize gösteren

Muamele: davranış, işlem, birbiri ile işlem görme Muhit: etrafını kuşatan, çeviren

Mukteza :icab eden, lazım gelen

Muntazam :düzenli, tertipli, intizamlı

Müstehak :hak etmiş, kendisi kazanmış

Mütenasib :uygun, aralarında münasebet bulunan

Müzeyyen :bezenip süslenmiş

Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek

Sanatkârane :sanatlı olarak, sanata yakışır şekilde

Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat

suret : biçim, şekil

Sühulet : kolaylık

Şey’ :madde, eşya, varlık

Şuunat :işler, fiiller

Tarz-ı intibahat :uyanıklık, göz açıklığı, hassasiyet, farkındalık

Tasarruf etmek : dilediği gibi, dilediği yerde ve şekilde kullanmak

Tasvirat :şekil ve suret vererek anlatmalar, resimlendirmeler, şekiller

Tezyinat :süslemeler, donatmalar, ziynetler, süsler

Vaziyet :durum, hal

Vaziyet-i muhtemele :ihtimali durumlar, olası haller

Zat : hürmete layık kimse, kişi

Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages