İnsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan, o büyük insanın bir fihristesi ve hülasasıdır. İnsanda bulunan nümunelerin büyük asılları, insan-ı ekberde bizzarure bulunacaktır. Mesela: Nasılki insanda kuvve-i hafızanın vücudu, âlemde Levh-i Mahfuz'un vücuduna kat'i delildir. Öyle de: İnsanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir alet-i vesvese ve kuvve-i vahimenin telkinatıyla konuşan bir şeytani lisan ve ifsad edilen kuvve-i vahime, küçük bir şeytan hükmüne geçtiğini ve sahiblerinin ihtiyarına zıd ve arzusuna muhalif hareket ettiklerini hissen ve hadsen herkes nefsinde görmesi, âlemde büyük şeytanların vücuduna kat'i bir delildir.
Ve bu lümme-i şeytaniye ve şu kuvve-i vahime, bir kulak ve bir dil olduklarından, ona üfleyen ve bunu konuşturan harici bir şahs-ı şerirenin vücudunu ihsas ederler.
(Bediüzzaman Said Nursi - 13. Lem'adan)
Lügatler
Âlem :dünya, kâinat
Alet-i vesvese :vesvese sebebi, evham aleti
Bizzarure :zarureten, mecburen
Delil :ispat vasıtası, doğruyu gösteren
Fihrist :içerik listesi, içinde ne olduğunu gösteren katalog
Hadsen :sezerek, süratle intikal ve idrak ederek
Haricî : dışa ait
Hissen :hissederek, duyarak
Hülasa: özetle
İfsad :bozmak, azdırmak, karıştırmak, fesada uğratmak, fitne çıkarmak
İhsas :hissettirmek, bilmek, duyurmak, kapalıca anlatmak
İhtiyar :seçmek, istek, arzu, seçilmek
İnsan-ı ekber :en büyük insan
Kat’î :kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz
Kuvve-i hafıza :hafıza kuvveti, bellek
Kuvve-i vahime :vehim ve hayal duygusu, kuruntu hissi
Lem’a :parıltı, parlamak
Levh-i mahfuz :her şeyin yazılı olduğu Allah katındaki levha, ilm-i ilâhinin bir ünvanı
Lisan :dil, lehçe
Lümme-i şeytaniye :şeytan üssü, şeytanın kalpten vesvese yaydığı nokta
Muhalif :zıt, birbirine uymayan, karşı duran, karşı
Nefis :insanın kendisi
Nümune: örnek
Şahs-ı şerire :çok kötülük yapan şahıs, çok şerli kişi
Şeytani :şeytana ait, şeytan gibi
Telkinat :telkinler, fikir aşılamalar, zihinde yer ettirmeler
Vücud: beden, varlık, var olmak
Zıd :aksi, muhalif, ters